Milli servetleri kullanamayanlar bir yanda. Milletin yer altında yatan binlerce ton madenini kullanamayanlar bir yanda. Bu ülkeyi borç içine sokmak adına verilen çabalar başka bir yanda. Mesela İstanbul, bu ülkenin en kalabalık şehri olarak pek çok ülkeden daha çok nüfusa sahip ve dünyanın göz bebeği bir şehirdir.Tarihi, ekonomik alt yapısı, ticaret yollarının kesiştiği noktada olması bu şehirde hiçbir zaman yoksul olmaması gerekir dedirtiyor insana. Lakin bırakın şehirde yaşayan İstanbul halkını, belediyenin fakirleştirildiğini görüyoruz.Rakamlar oldukça ilginç. İstanbul belediyesi yayınladığı bütçe raporunda şu ifadeleri kullanmış:"Dış borç geri ödeme takvimine göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2016, İSKİ' nin 2024, İGDAŞ' ın ise 2025 yılına kadar geri ödemesi sürecek."Tarihi görünce içimiz rahatladı. 2025 yılında eğer bir daha hiç borç alınmaz ise ki bu asla olmayacak, borcumuz bitiyormuş. İstanbul halkı sadece belediyenin bugünkü borçlarını ödemesi 2025 yılında bitiyor. Ortada böyle bir gerçek varken sanki bir şeyler yapıyormuş gibi şaşalı açılışlar yapmak tuhaf değil mi? Fakat bu AKP iktidarının genel bir duruşu oldu. Milyarlarca dolar borç batağında yüzerken dev ekranlarda minik açılışlar yapmak. Minik diyorum zira bu ülke için ortaya konmuş bu ülkenin büyüklüğü nispetinde bir değer yok ortada.Fiskobirlik Sayın Bakan'a, "valla çiftçinin borcunu ödeyemeyebiliriz" diye bir açıklama yaparken insanın aklına şöyle bir soru geliyor: Zaten çiftçiye asla hak etmediği sadaka babından para vereceksin. Dışarılarda kapı kapı dolaşıp milyarlarca dolar borç topluyorsun. Çiftçinin üç kuruşluk hesabını ödeyemiyorsun. İyi ama sen bu borç parayı ne yapıyorsun? Sayın Başbakan sanki bu soruyu duymuşçasına akşam saatlerinde bir açıklama yaptı ve şöyle dedi;"30'dan fazla tedbir aldık, ama bu tedbirlerin sana yansıması şöyle olmuştur, böyle olmuştur. Sen bunun farkında değilsin"Kendi milletini bu denli yerden yere vuran bir Başbakan sanırım olmamıştır. Karşılıklı yazınca ortaya bir kara mizah çıkıyor;Millet: Sayın Başbakan kriz bizi vurduBaşbakan: Yok vurmadı teğet geçti.Millet: Sayın Başbakan bir şeyler yapın. Açız.Başbakan: Yapıyoruz sen farkında değilsin.Millet: Sayın Başbakan anamız ağladıBaşbakan: Ananı da al, git !!!Millet: Sayın Başbakan hem borç alıyorsun, hem bizi aç bırakıyorsun. Bu nasıl hesap?Başbakan: Borç yiğidin kamçısıdır.
Cüneyt Sezer / diğer yazıları
- Durun demek zor mu efendiler? / 29.07.2009
- Fark var, yola devam martavalı / 23.07.2009
- Demek ki neymiş? / 22.07.2009
- Bilen var bilmeyen var / 16.07.2009
- Gana ile Türkiye arasındaki / 14.07.2009
- TÜSİAD, abisinin emrine uydu / 20.06.2009
- Hisarcıklıoğlu'ndan sanatsal yaklaşımlar / 18.06.2009
- Hırsıza ikram adet olmuş / 16.06.2009
- Başbakan'ın dilinden anlayan var mı? / 13.06.2009
- Magazin ekonomisi / 06.06.2009
- Fark var, yola devam martavalı / 23.07.2009
- Demek ki neymiş? / 22.07.2009
- Bilen var bilmeyen var / 16.07.2009
- Gana ile Türkiye arasındaki / 14.07.2009
- TÜSİAD, abisinin emrine uydu / 20.06.2009
- Hisarcıklıoğlu'ndan sanatsal yaklaşımlar / 18.06.2009
- Hırsıza ikram adet olmuş / 16.06.2009
- Başbakan'ın dilinden anlayan var mı? / 13.06.2009
- Magazin ekonomisi / 06.06.2009

























































