logo
17 EYLÜL 2026

Edirne'de balya işçilerinin sıcak havada zorlu mesaisi

Edirne'de haziran ayında başlayan biçim ve balya sezonunda sona yaklaşılırken, 35-40 derece sıcaklıkta çalışan işçiler ekmek parası için tarlalarda ter döküyor

15.08.2026 16:28:00
İHA
 
Edirne'de balya işçilerinin sıcak havada zorlu mesaisi
Edirne'de balya işçilerinin sıcak havada zorlu mesaisi
Edirne'nin Büyükdöllük köyünde haziran ayında başlayan biçim ve balya sezonunda sona yaklaşılırken, 35-40 dereceyi bulan sıcaklıklara rağmen işçiler ekmek parası için çalışmayı sürdürüyor. İşçiler, yaklaşık iki aydır köylerde balyaların taşınması ve istiflenmesi işinde ter döküyor.






"Şimdiki gençler artık bu işi yapmıyorlar"

Büyükdöllük Köy Muhtarı Ahmet Kezer, biçim ve balya sezonunun sonuna geldiklerini belirterek, "Haziran ayının yirmisinden beri sezondayız. Yani biçim ve balyaya girdik. Balyada artık sonlara geldik. Burada iki üç günlük işimiz var daha. Ondan sonra sonlayacağız. Uzunköprü'den gelen vatandaş arkadaşlarımız var. Onlar bize burada taşımada yardımcı oluyorlar. Hayvanlara vereceğimiz samanı evlerimize indiriyorlar. Yevmiyeleri balyaya 25 bin lira. İndir bindir 25 bin lira para alıyorlar. Bin tane balya çekse 25 bin TL para alıyorlar, aralarında bölüşüyorlar. 35 derece, 40 derece sıcaklardan haziran ayından beri o arkadaşlar hâlâ uğraşıyorlar. Bize kalsa biz yapamayız. Önceden belki babalarımız yapıyordu ama şimdiki gençler artık bu işi yapmıyorlar. Allah razı olsun Uzunköprü'den kardeşlerimiz bize geliyorlar. Haziran'dan bu zamana kadar burada kalıyorlar. Onlara kalacak yer gösteriyoruz. Ailelerinden ayrı bu zamana kadar bizim kahrımızı çekiyorlar ve işimizi yapıyorlar. Bittikten sonra da Uzunköprü'ye, memleketlerine dönüyorlar" dedi.








"Mecbur ekmek parası"

Traktör römorkuna tarladaki balyaları yükleyen Tayfun Bozkurt ise sıcak hava altında çalışmanın zorluğuna rağmen ekmek parası için mücadele ettiklerini belirterek, "Sıcak hava bizi çok zorluyor. Ama her şeyden öncesi mücadele etmek zorundayız. Sıcak hava şartları bizi tabii ki de zorluyor ama çalışmadan da olmuyor. Mecbur ekmek parası. Gurbetteyiz, ailemizi bırakıp zor şartlar altında buraya geliyoruz. Sağ olsun muhtarım da bize öncelik ediyor. Bizi zor zamanlarda yalnız bırakmıyor" dedi.








"İşin sonlarına doğru geldik"

Balya işçisi Nazir Bozkurt da, "On seneden beri geliyoruz. Zor da olsa alıştık. Yapacak bir şey yok. İşin sonlarına doğru geldik. Ekmek davası diyelim" diye konuştu.








"Para kazanmak da bayağı bir zor"

Her yıl balya işinde çalışmak için bölgeye geldiklerini belirten Sezer Çolak ise "Buraya her sene geliriz. Otuz, kırk bin balya falan yaparız. Otuz derecenin altında bazen çalışıyoruz, bazen yirmi beş oluyor, kırk oluyor. Para kazanmak da bayağı bir zor yani. Onun için mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.













İstanbul Havalimanı'ndan uyuşturucu operasyonu: Şüpheli, pilot kıyafeti ile kaçtı

İstanbul Havalimanı'nda düzenlenen uyuşturucu operasyonunda piyasa değeri toplam 206 milyon TL olduğu değerlendirilen 51 kilo 500 gram kokain ele geçirildi. Şüpheli şahıslarından biri pilot kıyafeti ile havalimanından kaçtı

15.09.2026 13:15:00
İHA
 
İstanbul Havalimanı'ndan uyuşturucu operasyonu: Şüpheli, pilot kıyafeti ile kaçtı
İstanbul Havalimanı'ndan uyuşturucu operasyonu: Şüpheli, pilot kıyafeti ile kaçtı
İstanbul Havalimanı'nda 13 Eylül günü Meksika'dan Türkiye'ye gelen Orlando Antonio Vıana Florez isimli şahıs "Gümrüğe tabi eşyam yok" anlamına gelen Yeşil Hattı geçip giriş yapmaya çalıştı.






Gümrük Kontrol Noktasında görevli Gümrük Muhafaza Memurları tarafından durdurulan şahısın kabin bagajı X-RAY cihazından geçirildi. Şahsın kabin bagajında şüpheli yoğunluk tespit edildi.

İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Geliş Salonunda bulunan İstanbul Havalimanı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amirliğimizde yapılan kontroller sonucunda; 23 paket içerisinde toplam brüt ağırlığı 26 kilo 340 gram olan kokain olduğu tespit edildi.

Suça konu olayla bağlantısı olduğu düşünülen Andres Felipe Hıncapıe Arango ve Ivan Enrique De Castro Hernandez isimli şahıslar tespit edildi. Ivan Enrique De Castro Hernandez isimli şahıs pilot kostümü ile olmak üzere her iki şahıs havalimanından çıktığı belirlendi.








Otelde yapılan aramalarda 25 kilo 160 gram olan uyuşturucu madde daha çıktı

Çalışmaların devamında, Andres Felipe Hıncapıe Arango isimli şahıs ise yanında bulunan kabin valizini Meksika uyruklu Roberto Carlos Serrano Astorga isimli şahsın konaklama yaptığı otele teslim edip ayrıldığı tespit edildi.

Andres Felipe Hıncapıe Arango isimli şahıs konaklama yaptığı otelinde yakalandı. Kabin valizini teslim alan Roberto Carlos Serrano Astorga isimli şahıs ise valizi otel odasına bıraktığı ve otelden ayrıldığı öğrenildi. Şahsa ait otel odasında yapılan aramada; toplam brüt ağırlığı 25 kilo 160 gram olan uyuşturucu maddelerden Kokain olduğu düşünülen beyaz renkli toz madde tespit edildi.

Yakalanan toplam 51 kilo 500 gram uyuşturucu maddelerin yaklaşık olarak piyasa değerinin 206 Milyon TL olduğu öğrenildi. Şüpheli iki şüpheli şahıs sevk edildiği mahkemece tutuklanırken, diğer iki şüpheli ise aranıyor.

Ölülere bile yaş sebze meyve faturası kesmişler

Yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları değerlendirilen 41 büyük dağıtıcı firma ve bunların yöneticilerine yönelik düzenlenen operasyonun Bursa ayağında 5 şüpheli hakkında işlem başlatıldı

15.09.2026 12:29:00
İHA
 
Ölülere bile yaş sebze meyve faturası kesmişler
Ölülere bile yaş sebze meyve faturası kesmişler
Vergi Denetim Kurulu raporlarında yer alan tespitlerde ise bazı firmaların gerçek dışı müstahsil makbuzları düzenlediği, bazı belgelerin hayatta olmayan kişiler adına hazırlandığı ve bazı kişilerin ise adlarına düzenlenen belgelerden haberdar olmadıklarını beyan ettikleri ortaya çıktı.






İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yaş sebze ve meyvenin tarladan tüketiciye ulaşana kadar geçtiği süreç mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığı Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi verileri ile Vergi Denetim Kurulu tarafından hazırlanan raporlar incelendi.

Yaklaşık 1250 çiftçinin beyanına başvurulan soruşturmada, tedarikçi konumundaki bazı firmaların çiftçilerden aldıkları ürünleri gerçek alış fiyatının üzerinde gösterecek şekilde müstahsil makbuzu düzenledikleri, ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise yüksek gösterdikleri ve tedarik zincirini gereksiz şekilde uzatarak fiyatları yukarı yönlü etkiledikleri yönünde tespitlere yer verildi.









Bursa'dan 5 şüpheli

41 şüpheli yöneticinin bulunduğu soruşturma kapsamında Bursa'dan 5 şüpheli dosyada yer aldı.

Bursa'daki şüphelilerin Yıldırım, Nilüfer, İznik ve Osmangazi ilçeleriyle bağlantılı olduğu belirlendi. Soruşturma listesinde Ahmet D., Sabri B., Casım A., Ayşenur A. ve İsmail S. isimleri yer aldı.

Bursa bağlantılı firmalar arasında Ahmet D.'nin Yıldırım ilçesi Gökdere'deki firması, Sabri B. ve Casım A.'nın Nilüfer'deki faaliyetleri, bir gıda şirketinin İznik'teki adresi ile başka bir gıda şirketinin Osmangazi'deki adresi bulunuyor.

Hayatta olmayan 49 kişi adına 2,5 milyon liralık makbuz

Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici tespitlerden biri ise Ahmet D. hakkında hazırlanan bölümde yer aldı.

Vergi Denetim Kurulu raporuna göre, Ahmet D. tarafından 01 Ocak 2025-31 Mart 2026 tarihleri arasında daha önce hayatını kaybetmiş 49 kişi adına toplam 87 müstahsil makbuzu düzenlendiği tespit edildi. Söz konusu belgelerin toplam tutarının ise 2 milyon 524 bin 987 lira 35 kuruş olduğu belirlendi. Raporda, bazı kişilerin ölüm tarihlerinin belge düzenlenmesinden yıllar önce olduğu görülürken, bu kişilerin adına düzenlenen belgelerin gerçek bir ürün teslimine dayanıp dayanmadığının ayrıca araştırıldığı belirtildi.









"Ürün satmadım, firmayı tanımıyorum" dediler

Raporda yer alan ifadelerde bazı kişilerin, adlarına düzenlenen müstahsil makbuzlarından haberlerinin olmadığını söyledikleri görüldü.

Örneğin Y. G. isimli kişinin adına düzenlenen toplam 1 milyon 59 bin 975 liralık müstahsil makbuzlarıyla ilgili olarak herhangi bir ürün satmadığını, zirai faaliyeti ve üretimi bulunmadığını ve Ahmet D.'yi tanımadığını beyan ettiği kaydedildi. Yusuf K. ise adına düzenlenen belgelerden haberdar olmadığını, ürün satmadığını ve Ahmet D.'nin çalışanı olduğunu ifade etti.

Raporda bazı kişilerin ise Ahmet D.'nin yanında çalıştıkları ve köylülerden ürün topladıkları yönündeki ifadelerine yer verildi. Bir başka kişinin adına 7 milyon 932 bin 22 lira 25 kuruş tutarında müstahsil makbuzu düzenlendiği, bu kişinin ise kendisinin üretmediği bazı ürünlerin kendi adına belgelerde yer aldığını söylediği aktarıldı.

Müstahsil makbuzları tek tek incelendi

Vergi Denetim Kurulu, yalnızca müstahsil makbuzlarını değil, belgelerde yer alan ürünlerin gerçekten üretilip üretilmediğini de araştırdı.

Raporda; üreticilerin beyanları, arazi büyüklükleri, üretim kapasiteleri, ürünlerin hasat dönemleri, kantar ve nakliye belgeleri, Hal Kayıt Sistemi bildirimleri ile banka ve ödeme hareketlerinin birlikte incelendiği belirtildi.

İncelemelerde bazı müstahsil makbuzlarının gerçek bir ürün teslimine dayanmadığı, bazı kişilerin çiftçilik yapmadığı, bazı kişilerin ilgili firmayı tanımadığını veya firmaya ürün teslim etmediğini beyan ettiği kaydedildi. Bazı belgelerdeki ürün miktarlarının üreticilerin arazi büyüklüğü ve makul üretim kapasitesiyle de açıklanamadığı belirtildi.

22 ilde 109 adres için arama

Soruşturma kapsamında Türkiye genelinde 41 büyük dağıtıcı firma ve 41 şüpheli yönetici hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin adreslerine yönelik operasyonun 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği bildirildi.

Soruşturmanın; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden sürdüğü öğrenildi.
Vergi Denetim Kurulu raporunda araştırmanın ilk aşamasında riskli olduğu değerlendirilen 207 firma arasından yüksek tutarlı müstahsil makbuzlarıyla öne çıkan 15 firmanın seçildiği, ikinci aşamada ise 26 firma hakkında tespitler yapıldığı belirtildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü, delillerin toplanmasının ardından adli sürecin devam edeceği bildirildi.

18 yıllık faili meçhul cinayette 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde 2008 yılında işlenen ve 18 yıldır faili meçhul olarak kalan Sedat Ünal cinayetiyle ilgili gözaltına alınan 7 şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi

15.09.2026 12:17:00
İHA
 
18 yıllık faili meçhul cinayette 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
18 yıllık faili meçhul cinayette 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı, Ürgüp İlçe Jandarma Komutanlığı ve JASAT öncülüğünde oluşturulan özel ekip tarafından dosya yeniden ele alındı. Cinayete ilişkin yıllar önce elde edilen kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtları yeniden incelendi. Yapılan değerlendirmelerde, Ünal'ın olay gecesi son olarak görüldüğü ruhsatsız kumarhane ile cesedinin bulunduğu bölge arasındaki hareketlilik ve şüpheliler arasındaki irtibatlar yeniden mercek altına alındı.






Soruşturma kapsamında Ünal'ın öldürülerek atıldığı değerlendirilen bölgeye geldiği belirlenen Murat B.ve Hakan G. ile maktulle kumarhanede birlikte oyun oynadığı tespit edilen Durdu T. ve Yılmaz B., kumarhane işletmecisi Tahsin G. ile olay sırasında kumarhanede bulunan Tarkan G. ve Akif G. hakkında kasten öldürme suçundan işlem başlatıldı.









Kayseri ve Antalya'da eş zamanlı operasyon

Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz günlerde Kayseri ve Antalya'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler, jandarmadaki işlemleri için Nevşehir'e getirildi.









Jandarmadaki sorgu ve işlemleri tamamlanan 7 şüpheli, bugün geniş güvenlik önlemleri

Öte yandan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, 11 Eylül'de yaptığı açıklamada, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde 2008 yılında öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal'ın dosyasının yeniden ele alındığını ve 7 şüpheli hakkında kasten öldürme suçundan adli işlem başlatıldığını açıklamıştı.













Virajı alamayan kamyon dehşet saçtı: 1 ölü, 1 yaralı

Bursa'nın İznik ilçesinde virajı alamayan kamyon, yol kenarında park halinde bulunan araca çarptı. Kazada kamyonda bulunan 1 kişi hayatını kaybederken, otomobil sürücüsü yaralandı

13.09.2026 16:37:00
İHA
 
Virajı alamayan kamyon dehşet saçtı: 1 ölü, 1 yaralı
Virajı alamayan kamyon dehşet saçtı: 1 ölü, 1 yaralı
Kaza, saat 14.00 sıralarında İznik-Yenişehir Karayolu'nun Derbent Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 07 TCA 07 plakalı kamyon, virajı alamayarak yol kenarında park halinde bulunan 59 ABK 976 plakalı araca çarptı.






Yaşanan kaza sonrası otomobilde bulunan bir kişi olay yerinde hayatını kaybederken, otomobil sürücüsü ile kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. 






Araçta sıkışan yaralılar, itfaiye ekiplerince kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
Kaza ile ilgili tahkikat başlatıldı.







Manisa'da apartmandaki çatlaklar korkuttu

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde zemin oturması nedeniyle kolon ve duvarlarında tehlikeli yarıklar oluşan Emirali Apartmanı, hem bina sakinleri hem de çevredekiler için büyük risk oluşturuyor. Hukuki mücadelesini sürdüren ve korkudan geceleri gözüne uyku girmediğini söyleyen bina sakini Halit Erbulut, facia yaşanmadan yetkililerin acil olarak binada inceleme yapmasını ve karar vermesini istiyor

12.09.2026 12:50:00 / Güncelleme: 12.09.2026 12:54:09
İHA
 
Manisa'da apartmandaki çatlaklar korkuttu
Manisa'da apartmandaki çatlaklar korkuttu
Manisa'nın Turgutlu ilçesine bağlı Sefa Mahallesi Subaşı Sokak No: 1 adresinde bulunan Emirali Apartmanı'nın yapımına 2010 yılında bir müteahhit tarafından başlandı. İddiaya göre müteahhidin inşaatı yarım bırakması üzerine, temeli atılmış ve kolonları dikilen inşaat projesini binada hak sahibi olan Turgutlulu esnaf Halit Erbulut devralarak 2011 yılında binayı tamamladı. Ancak aradan geçen yıllar içerisinde zemin oturmasına bağlı olarak binada ufak çaplı çatlamalar başladı. Zamanla bu çatlaklar büyüyerek yapının taşıyıcı sistemlerini de tehdit eden tehlikeli yarıklara dönüştü.






Kendi oturduğu ve dairelerinin bulunduğu binadaki durumu fark eden Halit Erbulut, özel mühendisler getirterek binada inceleme yaptırdı. Yapılan incelemelerde binanın statiğinin tamamen bozulduğu ve yaşanabilecek en ufak bir depremde veya farklı bir sarsıntıda yıkılabileceği tespiti yapıldı. Bunun üzerine Erbulut, inşaata ilk başlayan müteahhite karşı hukuk mücadelesi başlattı. Turgutlu mahkemelerinde görülen davayı kaybeden Erbulut, yılmayarak dosyayı istinafa taşıdı.

"Gerekli mercilere başvurdum ancak hiçbir sonuç alamadım"

Binada yapılacak işlemler için bir sonuç alamadığını belirten Erbulut, "Bu binada yaşıyorum. Binamda zeminden kaynaklı oturmalar oldu. Gerekli mercilere başvurdum ancak hiçbir sonuç alamadım. Ancak çarem kalmadı ve bu binada yaşıyorum. 2011 yılında projesi hazır temeli atılmış ve kolonları dikilmiş bir inşaat durumundan ben devraldım. Binada 8 yıl kadar oturduktan sonra çatlaklar oluşmaya başladı. Biz bunu oturmaya bağlı olduğunu düşündük ancak devam edince tadilat yaptırdık. Ancak tadilat sonrasında da çatlaklar devam etmeye başladı" dedi.








"Apartmandaki herkes korkup kaçtı"

Apartman sakinlerinin binayı terk ettiğini kendisinin de binadan taşınacağını ama binanın çevreye de tehdit oluşturduğunu belirten Erbulut, "Apartmandaki herkes korkup kaçtı. Ben de çıkmayı düşünüyorum. Ancak benim bu apartmandan çıkmam bir şeyi değiştirmiyor. Depremde ve ya bir yıkılma durumunda çevreden geçenlere zarar vereceğini düşünüyorum. Yetkililerin gelip bu konuyla ilgili ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı.








"Benim de üzerime düşen ne varsa ben de yapayım"

Binada yapılacak işlemler için adli süreç başlattığını ancak bir sonuç alamadığını ifade eden Erbulut, "Adli süreçte bir hakime düştük. Hiçbir çalışma yapılmadı. Sonra başka bir hakim devraldı davayı ancak bir kere keşfe geldi. Sonrasında da dosyayı reddederek kapattı. İstinaf yolu açıktı ancak 2-3 yıl sürebileceğini öğrendim. Ancak bu süreçte acil bir şekilde binayla ilgilenilmesi gerekiyor. Binayla ilgili güçlendirmeyse güçlendirme, yıkılması gerekiyorsa yıkılması kararı alınsın. Benim de üzerime düşen ne varsa ben de yapayım" dedi.








Temel iki parça atılmış, oturma sınırı aşılmış

Öte yandan, mahkeme sürecinde dosyaya giren bilirkişi heyeti ve itiraz tutanakları ise binadaki vahim tabloyu gözler önüne serdi. İtiraz dilekçelerinde yer alan Turgutlu mahkemelerinin raporlarına göre; binada zemin-yapı ilişkisinin doğru kurulamadığı belirlendi. Tanıklara ve raporlara yansıyan en çarpıcı detay ise binanın temelinin iki parça halinde dökülmüş olması. Birlikte hareket etmesi gereken temelin ayrı hareket etmesi nedeniyle binanın ara sokağa doğru yattığı ifade edildi. İnşaat mühendisliği açısından maksimum 2,50 santimetre olması gereken zemin oturmasının söz konusu binada 5,92 santimetreye ulaştığı ve yapının statik açıdan ciddi şekilde zorlandığı kayıtlara geçti.






Kendi oturduğu ve dairelerinin bulunduğu binadaki durumu fark eden Halit Erbulut, özel mühendisler getirterek binada inceleme yaptırdı. Yapılan incelemelerde binanın statiğinin tamamen bozulduğu ve yaşanabilecek en ufak bir depremde veya farklı bir sarsıntıda yıkılabileceği tespiti yapıldı. Bunun üzerine Erbulut, inşaata ilk başlayan müteahhite karşı hukuk mücadelesi başlattı. Turgutlu mahkemelerinde görülen davayı kaybeden Erbulut, yılmayarak dosyayı istinafa taşıdı.

"Gerekli mercilere başvurdum ancak hiçbir sonuç alamadım"

Binada yapılacak işlemler için bir sonuç alamadığını belirten Erbulut, "Bu binada yaşıyorum. Binamda zeminden kaynaklı oturmalar oldu. Gerekli mercilere başvurdum ancak hiçbir sonuç alamadım. Ancak çarem kalmadı ve bu binada yaşıyorum. 2011 yılında projesi hazır temeli atılmış ve kolonları dikilmiş bir inşaat durumundan ben devraldım. Binada 8 yıl kadar oturduktan sonra çatlaklar oluşmaya başladı. Biz bunu oturmaya bağlı olduğunu düşündük ancak devam edince tadilat yaptırdık. Ancak tadilat sonrasında da çatlaklar devam etmeye başladı" dedi.

Beşiktaş'ta İETT otobüsüyle iş makinesi çarpıştı:1'i ağır 5 yaralı

İstanbul Beşiktaş'ta seyir halindeki İETT otobüsüyle iş makinesi çarpışması sonucu 1'i ağır 5 kişi yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı

12.09.2026 12:10:00
İHA
 
Beşiktaş'ta İETT otobüsüyle iş makinesi çarpıştı:1'i ağır 5 yaralı
Beşiktaş'ta İETT otobüsüyle iş makinesi çarpıştı:1'i ağır 5 yaralı
Kaza, saat 09.00 sıralarında Beşiktaş ilçesi Nispetiye Mahallesi Ahmet Adnan Saygun Caddesi üzerinde meydana geldi. Ortaköy istikametine seyreden İETT otobüsüyle iş makinesi çarptı. Kaza sonucu 1'i ağır 5 kişi yaralandı.






Olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılara ilk müdahale olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapıldı. Polis ekipleri ise çevrede güvenlik önlemi aldı. 






Müdahalenin ardından yaralılar ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazaya karışan otobüs çekici yardımıyla olay yerinden kaldırılırken, kazanın sebebine ilişkin inceleme başlatıldı.

Dolandırıcıların 'Sınavsız ehliyet' oyunu bu kez pes dedirtti

Son dönemlerde çeşitli yöntemler geliştiren dolandırıcılar, özellikle sosyal medya platformlarında yayılan "sınavsız ehliyet" ve "joker kursiyer" şeklindeki paylaşımlarla vatandaşları ağlarına düşürmeye çalışıyor. Reklam veren dolandırıcıların ise sosyal medya üzerinden mesajlaştıkları kişilere 'sizin yerinize joker adayımız giriyor sınava siz ön ödemeyi yapın' şeklindeki konuşması ise dikkat çekti

11.09.2026 12:29:00
İHA
 
Dolandırıcıların 'Sınavsız ehliyet' oyunu bu kez pes dedirtti
Dolandırıcıların 'Sınavsız ehliyet' oyunu bu kez pes dedirtti
İnternet siteleri ve uygulamalar üzerinden dolandırıcılık faaliyetleri her geçen gün artıyor. Özellikle internet üzerinden çok çeşitli taktikler geliştiren dolandırıcılar, kolay yoldan ehliyet almak isteyen vatandaşları hedef alıyor. Dolandırıcılar, sosyal paylaşım siteleri üzerinden 'sınavsız ehliyet' veya kendi hazırladıkları sahte paylaşım videoları ile ağlarına düşürdüğü vatandaşları dolandırıyor. Reklam veren dolandırıcıların ise sosyal medya üzerinden mesajlaştıkları kişilere 'sizin yerinize joker adayımız giriyor sınava siz ön ödemeyi yapın' şeklindeki konuşması ise dikkat çekti.






"Sürücü kursları haricinde ehliyet alınmamaktadır"

Ehliyet belgesinin yalnızca Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurumlar tarafından verildiğine dikkat çeken Konya Sürücü Kursları Derneği Başkanı Selman Ceylan, "Özellikle sosyal medyada "ehliyetsiz ehliyet" gibi çeşitli paylaşımların dolaştığını görmekteyiz. Bu paylaşımlar nedeniyle vatandaşlarımızın kafasında doğal olarak bazı soru işaretleri oluşmaktadır. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek istiyoruz; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak faaliyet göstermekte olan sürücü kursları haricinde ehliyet alınmamaktadır. Ehliyet almak isteyen adaylarımız, Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatı kapsamında gerekli eğitimleri tamamladıktan ve sınavlardan başarıyla geçtikten sonra ehliyetlerini alabilmektedir. Vatandaşlarımızdan ricamız, ehliyet konusunda duydukları her habere itibar etmemeleri ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı sürücü kurslarından konularla ilgili bilgi almalarıdır. Biz, Konya Sürücü Kursları Derneği olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini önemsiyoruz" dedi.








"Başka bir kişinin sınava girmesi mümkün değildir"

Dernek başkanı Selman Ceylan, "Burada vatandaşlarımızın özellikle dikkat etmesi gereken bir konu var. Sürücü belgesi sınavlarında adayın yerine başka bir kişinin sınava girmesi mümkün değildir. Bunun nedeni ise nüfus dairesinden gelen fotoğraf ile kursa kayıt esnasında verilen kimlik fotoğrafının birbirleriyle aynı olması gerekliliğidir. Kontroller ise şu şekilde yapılmaktadır, Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan elektronik sınavlarda, kursa kayıt esnasındaki fotoğraf ile nüfus dairesinden gelen fotoğraf ve sınava giren kursiyerin yüzü eşleştirilerek aday sınava alınmaktadır. Bu şekilde bir kişinin yerine başka bir kişinin sınava girmesi mümkün olmamaktadır" ifadelerini kullandı.








"Vatandaşlarımızın kesinlikle itibar etmemesini istiyoruz"

Ceylan, "Adayların öncelikle zorunlu olarak almaları gereken teorik eğitimleri; trafik, motor ve ilk yardım eğitimlerini tamamlamaları, ardından yine zorunlu olarak almaları gereken direksiyon eğitimlerini tamamlayarak bu sınavlardan başarılı olmaları gerekmektedir. Bu eğitimlere devam edilmesinin, ilerleyen zamanlarda meydana gelebilecek kazaların önüne geçilmesine katkı sağlayabileceğini düşünmekteyiz. Dolayısıyla 'jokerle sınava girilirse sınavsız veya başkasının yerine sınava girerek ehliyet alınır' şeklindeki söylemlere vatandaşlarımızın kesinlikle itibar etmemesini istiyoruz" diye konuştu.




















Firari uluslararası uyuşturucu kaçakçısı İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı

İstanbul Emniyeti, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT tarafından yapılan ortak operasyonda "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak" ve "Uyuşturucu Madde Ticareti" suçlarından aranan ve yurtdışında 2 tonluk uyuşturucu madde ticaretinden sorumlu İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı

11.09.2026 07:00:00 / Güncelleme: 11.09.2026 11:09:34
İHA
 
Firari uluslararası uyuşturucu kaçakçısı İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı
Firari uluslararası uyuşturucu kaçakçısı İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile müşterek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT Başkanlığı ve EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığının destekleriyle yürütülen çalışmalarda "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak" ve "Uyuşturucu Madde Ticareti" suçlarından aranan İslam Yakut'un yurt içinde ve yurt dışında bulunduğu yerlerden suç faaliyetlerini sürdürdüğü belirlendi.








2 ton uyuşturucudan sorumlu

İslam Yakut'un kriptolu haberleşme sistemleri üzerinden örgüt üyelerine talimat verdiği, liderliğini yaptığı suç örgütü aracılığıyla uluslararası uyuşturucu madde sevkiyatını organize ettiği, yurt içinde ve yurt dışında ele geçirilen toplam 2 ton uyuşturucu maddeden sorumlu olduğu tespit edildi.

Sarıyer'de yakalandı

Yapılan çalışmalar sonucunda şahsın İstanbul'da bulunduğu ve Sarıyer ilçesindeki bir adreste saklandığının belirlenmesi üzerine İslam Yakut dün düzenlenen operasyonda yakalanarak gözaltına alındı. Şahsın saklandığı adreste yapılan aramalarda; İslam Yakut için düzenlenen D.G. adıyla hazırlanan sahte yurtdışı kimlik belgesi ele geçirildi. Konu ile ilgili gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ettiği öğrenildi.









Örgütü 2024 yılında çökertilmişti
 
Öte yandan 2024 yılında suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonda, örgütün diğer lideri E.Y. ile birlikte örgüt yönetici ve üyeleri yakalanarak tutuklanmış, suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerine el konulmuştu. Emniyet kaynaklarından operasyona yönelik yapılan açıklamada, "2024 yılında gerçekleştirilen operasyonla suç örgütünün faaliyetlerine son verilerek örgüt yapısı çökertilmiş, firari durumda bulunan İslam Yakut isimli şahsın yakalanmasına yönelik çalışmalar aralıksız sürdürülmüştür. Yürütülen çalışmalar neticesinde İslam Yakut isimli şahsın da yakalanmasıyla suç örgütü tamamen etkisiz hale getirilmiştir." ifadelerine yer verildi.İHA

Kurumsal güvenin çöküşü: Polise, yargıya ve meclise inanmamak

Bir ülkede vatandaş polise güvenmiyor, yargının adalet dağıttığına inanmıyor, Meclis’in kendi iradesini temsil ettiğini düşünmüyorsa sorun artık yalnızca tek tek kurumların değil, devlet ile toplum arasındaki güven ilişkisinin sorunudur

11.09.2026 00:20:00
Yaşar Cebesoy
 
Kurumsal güvenin çöküşü: Polise, yargıya ve meclise inanmamak
Kurumsal güvenin çöküşü: Polise, yargıya ve meclise inanmamak
Bir ülkede vatandaş polise güvenmiyor, yargının adalet dağıttığına inanmıyor, Meclis'in kendi iradesini temsil ettiğini düşünmüyorsa sorun artık yalnızca tek tek kurumların değil, devlet ile toplum arasındaki güven ilişkisinin sorunudur.

Toplumların ayakta kalmasını sağlayan yalnızca yasalar, kurumlar ve devlet mekanizmaları değildir. Bunların üzerinde daha önemli bir unsur vardır: güven.

Vatandaşın polise başvurduğunda korunacağına, mahkemeye gittiğinde hakkını arayabileceğine, Meclis'e baktığında kendi iradesinin temsil edildiğine inanması gerekir.

Bu güven zedelendiğinde ise ortaya çok daha derin bir toplumsal kriz çıkar.







Polise güven azalırsa ne olur?

Polis, vatandaşın güvenliğinin en temel güvencelerinden biridir. Ancak vatandaşın kolluk kuvvetlerinin herkese eşit davrandığına ilişkin inancı zayıflarsa, insanlar sorunlarını devlet mekanizmaları yerine farklı yollarla çözmeye yönelebilir.

Devletin otoritesi korkuyla değil, hukuka ve adalete dayalı güvenle güçlenir.







Yargıya güven sarsılırsa hukuk yara alır

Bir toplum için en tehlikeli eşiklerden biri yargıya olan güvenin kaybolmasıdır.

Vatandaş "Haklı olsam bile hakkımı alamam" düşüncesine kapılırsa hukuk düzeninin en önemli dayanağı ortadan kalkmaya başlar.

Yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve bütün vatandaşlara eşit mesafede olduğu algısı yalnızca hukukçular için değil, toplumun tamamı için hayati önem taşır.

Çünkü adalet duygusu kaybolduğunda, hukuka bağlılık da zayıflar.







Meclis temsil makamıdır

Demokrasinin temel kurumlarından biri olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin toplumdaki karşılığı da büyük önem taşır.

Vatandaş, seçtiği milletvekilinin kendi sorunlarını gündeme getirdiğine, Meclis'in ülkenin gerçek meselelerini tartıştığına ve millet iradesinin burada etkili olduğuna inanmalıdır.

Meclis'in etkisiz olduğu düşüncesinin yaygınlaşması ise seçmenin siyasete ve demokratik süreçlere olan ilgisini ve güvenini aşındırabilir.







Asıl tehlike: "Hiçbir kuruma güvenmiyorum"

Polise, yargıya veya Meclis'e yönelik eleştiriler tek başına demokratik bir sorun değildir. Aksine, demokratik toplumlarda kurumların eleştirilmesi doğaldır.

Asıl tehlike, kurumların tamamına yönelik ortak bir güvensizlik duygusunun yerleşmesidir.

Vatandaşın zihninde "Polise güvenemem, mahkemeden adalet bekleyemem, Meclis de beni temsil etmiyor" düşüncesi kökleşirse, devlet ile vatandaş arasındaki bağ zayıflar.

Bu nedenle mesele yalnızca kurumların itibarını korumak değildir.

Mesele, vatandaşın yeniden adalete, hukuka ve devletin kurumlarına güvenmesini sağlamaktır.

Çünkü devletin en güçlü dayanağı yalnızca sahip olduğu yetki değil, vatandaşının duyduğu güvendir.

MSB Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Aktürk: "2 PKK'lı terörist teslim oldu"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla gerçekleştirdiği görev ve faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde; 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuştur" dedi

10.09.2026 16:36:00
İHA
 
MSB Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Aktürk: "2 PKK'lı terörist teslim oldu"
MSB Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Aktürk: "2 PKK'lı terörist teslim oldu"
Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetleri ile savunma sanayisindeki gelişmelere ilişkin bilgi verdi.






42 ülkeden 542 iletişimci NATO İletişimciler Konferansı'nda buluştu

NATO İletişimciler Konferansı'nda stratejik iletişim, dezenformasyonla mücadele ve müttefikler arası koordinasyonun ele alındığını aktaran MSB Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Aktürk, konuşmasına şu şekilde devam etti:

"Sahip olduğu tecrübe ve uzmanlıkla NATO'nun yüksek hazırlık seviyesinin desteklenmesine katkı sağlayan Komutanlığımız, değişen güvenlik ortamı, gelişen konseptler ve artan ihtiyaçlar doğrultusunda müttefiklerin birlikte çalışabilirliğinin artırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığımız, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğimizin koordinatörlüğünde, 7-10 Eylül tarihleri arasında 42 ülkeden alanında uzman 542 iletişimcinin katıldığı NATO İletişimciler Konferansı'na ev sahipliği yapmıştır. NATO'nun stratejik iletişim kapasitesinin geliştirilmesi, dezenformasyona karşı dayanıklılığın artırılması ve müttefikler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunulan söz konusu konferansta, güncel güvenlik ortamına ilişkin iletişim yaklaşımları, stratejik iletişimin geleceğine yönelik eğilimler, değişen bilgi ve iletişim ortamının beraberinde getirdiği fırsat ve sınamalar, bilişsel alandaki gelişmeler ile yapay zeka araçlarından etkin şekilde yararlanılmasına ilişkin hususlar ele alınmıştır."

2 PKK'lı terörist teslim oldu

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele kapsamında çalışmaların azim ve kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Tuğamiral Aktürk, "Ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla gerçekleştirdiği görev ve faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde; 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuştur" diye konuştu.









"Iğdır ve Hakkari hudut hatlarında yapılan arama ve tarama faaliyetlerinde yaklaşık 7 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi"

Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, "Hudutlarımızda ise; sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 790 şahıs yakalanmış, 887 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 10 bin 445, engellenen kişi sayısı da 49 bin 394 olmuştur. Ayrıca bu hafta içerisinde Iğdır ve Hakkari hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 7 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" şeklinde konuştu.

"Libya'nın doğu ve batı bölgelerindeki Silahlı Kuvvetler mensubu 362 misafir askeri personelin katılımıyla icra edilen 'Komando Temel Eğitimi' başarıyla tamamlanmıştır"

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ikili ilişkiler ve NATO başta olmak üzere uluslararası görevler kapsamında bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğünü belirterek, "40'ıncı Komando Eğitim Tugay Komutanlığımız tarafından Libya'nın doğu ve batı bölgelerindeki Silahlı Kuvvetler mensubu 362 misafir askeri personelin katılımıyla icra edilen 'Komando Temel Eğitimi' başarıyla tamamlanmıştır. Libya'nın birlik ve bütünlüğü ile kalıcı istikrarına büyük önem veren ülkemiz, 'Tek Libya, Tek Ordu' hedefi doğrultusunda Libya'nın doğusu ve batısıyla ilişkilerini geliştirmeye ve askeri eğitim ve iş birliği faaliyetlerini sürdürmeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.

"Ekim 2023'ten bu yana yaşamını yitirenlerin toplam sayısı yaklaşık 75 bine ulaşmıştır"

Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in Lübnan ve Filistin'de sivillere yönelik saldırılarını kınadıklarını vurgulayan Aktürk, "İsrail, Lübnan ve Gazze'ye yönelik saldırılarını sistematik bir şekilde sürdürmekte ve bölge halkını göçe zorlamaya devam etmektedir. Lübnan'da, 2 Mart tarihinden bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 300'ü, yaralananların sayısı ise 12 bin 300'ü aşmıştır. Filistin'de ise sadece ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana bin 300'den fazla Filistinli hayatını kaybetmiş; Ekim 2023'ten bu yana yaşamını yitirenlerin toplam sayısı yaklaşık 75 bine ulaşmıştır. Dünya Gıda Programı, Gazze nüfusunun üçte ikisinin kritik veya acil düzeyde açlıkla karşı karşıya olduğunu bildirmiştir. İsrail'in bu yayılmacı ve soykırımcı tutumu karşısında uluslararası toplumun somut ve etkili tedbirler alma konusunda ortak bir sorumluluğu bulunduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

SOLOTÜRK, Fransa'da düzenlenecek Saint-Dizier Hava Gösterileri'ne katılması planlanıyor

Ertuğrul Fırkateyni Şehitlerini Anma Töreni kapsamında 16 Eylül'de İstanbul Beşiktaş'taki Barbaros Anıtı'nda anma töreni düzenleneceğini söyleyen Aktürk, "11 Eylül'de Mehteran Birlik Komutanlığımızca 'Yaşayan Miras Festivali' kapsamında Kütahya'da, Deniz Kuvvetleri Bando Komutanlığımız tarafından "Kültür Yolu Festivali" çerçevesinde Kayseri'de, 12 Eylül'de ise 6'ncı Kolordu Bölge Bando Komutanlığımız tarafından 'Kültür Yolu Festivali' çerçevesinde Kahramanmaraş'ta konserler düzenlenecektir. Ayrıca Ertuğrul Fırkateyni Şehitlerini Anma Töreni kapsamında 16 Eylül'de İstanbul Beşiktaş'taki Barbaros Anıtı'nda anma töreni icra edilecektir. 8-10 Eylül tarihleri arasında Mısır'da düzenlenen "2'nci El-Alameyn Hava Fuarı" kapsamında Türk Yıldızları Akrobasi Timimiz tarafından gösteri uçuşları gerçekleştirilmekte, 12-13 Eylül'de Fransa'da düzenlenecek 'Saint-Dizier Hava Gösterileri'ne ise SOLOTÜRK Gösteri Ekibimiz tarafından katılım sağlanması planlanmaktadır" ifadelerinde bulundu.

"ASELSAN tarafından Hava kuvvetleri Komutanlığımıza Hassas Güdüm Kiti ve Lazer Güdüm Kiti teslimatları başarıyla gerçekleştirilmiştir"

Savunma sanayiindeki son teslimatlara da değinen Aktürk, "Yerli ve milli savunma sanayi ürünlerimizle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkan ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmaları da devam etmektedir. Son bir hafta içerisinde; MKE tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmat; savunma sanayi paydaşlarımıza orta menzilli füze yakıt çubuğu ve Altay tankı ana silah sistemi, ASELSAN tarafından Hava kuvvetleri Komutanlığımıza "Hassas Güdüm Kiti" (HGK-84) ve "Lazer Güdüm Kiti" (LGK-82) teslimatları başarıyla gerçekleştirilmiştir" açıklamasında bulundu.

"MKE ile PGZ arasında, hava savunma sistemleri alanında iş birliğine yönelik Mutabakat Zaptı imzalanmıştır"

Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından gerçekleştirilen uluslararası fuar katılımları ve savunma sanayisi alanındaki iş birliklerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "MKE tarafından; 8-10 Eylül tarihleri arasında Mısır'da düzenlenen 2'nci El-Alameyn Hava Fuarı'na, 8-11 Eylül tarihleri arasında Polonya'da gerçekleştirilen MSPO Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'na katılım sağlanmaktadır. Söz konusu fuar kapsamında MKE ile Polonya'nın savunma sanayi kuruluşlarından PGZ arasında, hava savunma sistemleri alanında iş birliğine yönelik Mutabakat Zaptı imzalanmıştır" dedi.

Deniz Kuvvetleri, Girne ve Silivri açıklarında batan gemiler için arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor

Girne açıklarında ve Marmara Denizi'nde meydana gelen deniz kazalarının ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarına ilişkin değerlendirmede bulunan Aktürk, "30 Ağustos'ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Girne açıklarında alabora olan yolcu gemisinde kaybolan vatandaşlarımız ile 2 Eylül'de Marmara Denizi Silivri açıklarında iki ticari geminin çarpışması sonucu batan geminin kayıp mürettebatına yönelik arama kurtarma faaliyetlerimiz, Deniz Kuvvetlerimize ait unsurlar tarafından 7 gün 24 saat esasına göre sürdürülmektedir. Söz konusu kazalarda hayatını kaybeden vatandaşlarımız ile Kıbrıs Türkü kardeşlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet; kederli ailelerine başsağlığı ve sabır diliyoruz" şeklinde konuştu
İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 104'üncü yıl dönümünü kutlayan Aktürk, Milli Mücadele'nin dönüm noktalarından Sakarya Zaferi'nin 105'inci yıl dönümünü de şimdiden kutladıklarını belirterek, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Milli Mücadele kahramanları, aziz şehitler ve ebediyete irtihal eden gazileri rahmet, minnet ve saygıyla andıklarını ifade etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.