logo
06 TEMMUZ 2026

Ehl-i Beyt'in gür sesi Bursa'dan yankılandı

23.10.2011 00:00:00
 
Bursa'da Merinos Atatürk Uluslararası Kongre Merkezi'nde dün başlayan Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda binlerce Ehl-i Beyt sevdalısı buluştu. Birçok ulusal televizyon kanalından da canlı olarak yayınlanan sempozyum, Batılılarca mezhep çatışmasına sürüklenmek istenen İslam aleminin dikkatini birlik ve beraberliğin gerçek adresi Ehl-i Beyt'e çekti

Uluslararası katılımla Bursa'da düzenlenen Uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumu Bursa Merinos Atatürk Uluslararası Kongre Merkezi'nde Ehl-i Beyt pınarından feyiz alan binlerce kişinin katılımıyla dün başladı. Uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumu İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Hafız Mustafa Yıldırım ve bülbül sesli hafızlar tarafından Kur'an-ı Kerim Tilaveti icra edildi. Özellikle Ehl-i Beyt'in vurgulandığı ayetler okundu. Ardından protokol konuşmaları yapıldı. Türkiye'nin dört bir yanından ve yurt dışından binlerce kişi Bursa'da Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda buluştu. 30 ülkeden 100'den fazla alim ve akademisyenin katıldığı sempozyumun ilk gün oturumlarını yerli ve yabancı çok sayıda gazeteci de takip etti. Bursa'nın en büyük kongre merkezi olan Bursa Merinos Atatürk Uluslararası Kongre Merkezi'nde dün saat 09.30'da başlayan sempozyum bugün yapılacak oturumlarla sona erecek. Sempozyumun kapanış konuşmasını Rahmetenlil Alemin başta olmak üzere Ehl-i Beyt ile ilgili İmam Ali, Hz. Fatıma, İmam Hasan, İmam Hüseyin, İmam Zeynelabidin Es-Seccad, İmam Cafer Es-Sadık adıyla 7 büyük eser kaleme alan Prof. Dr. Haydar Baş yapacak.

Tarihi bir sempozyumUluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumu'nun dün yapılan oturumlarında Türkiye'den ve yurt dışından pekçok alim ve ilim adamı tebliğ sundular. Sempozyumun ilk gününde tebliğ sunan alimlerden biri de Suriye Şam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yuva'ydı. Prof. Dr. Yuva "Hz. Ali'nin Devlet Adamlarına Öğütleri" başlıklı tebliğine katılımcılara "Ehl-i Beytim Nuh'un gemisine benzer, ona binen kurtulur, binmeyen helak olur" hadisini hatırlatarak başladı. Sempozyumun önemine dikkatleri çeken Prof. Dr. Mehmet Yuva, sempozyumun İslam dünyasına yönelik mezhep çatışması senaryolarını ortaya koyması açısından tarihi bir önemde olduğunu söyledi. Suriye Şam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yuva şunları söyledi: "Prof. Dr. Haydar Baş Beyefendi'nin gayretleriyle tanzim edilen Peygamber Ocağı Ehl-i Beyt Sempozyumu, emperyalist devletlerin ve bölgesel temsilcilerinin islam coğrafyasına yönelik uygulamaya koydukları yeni sömürgecilik ajandalarının mihenk taşını oluşturan mezhep fitneciliğini teşhir etmesi, bu kahredici tehlikeye dikkat çekmesi ve ortaya koyacağı tavsiyelerle kamuoyunu daha duyarlı hale getirmesi bakımından tarihi bir öneme haizdir." Sempozyumun ilk gün oturumlarında tebliğ sunan Seyyid Mehdi Aksu ise sunumunda "gerek TV programlarında gerek salon toplantılarında yapmış olduğu konuşmaları ile ve gerekse İmam Ali, Hz. Fatıma, İmam Hasan, İmam Hüseyin, İmam Zeyn-ül Abidin, İmam Cafer Sadık unvanlı yaklaşık her biri bin sayfalık olan doyumsuz eserleri ve şu anda baskıda olan yaklaşık dokuz yüz sayfalık İmam Rıza eserini kaleme alarak Kuran'ın seçilmiş zümresi Peygamber ve Ehlibeytine hizmetlerinden dolayı Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın hizmetlerinden dolayı al-i cenaplarına teşekkürlerimi sunarım. Rabbim çıkmış olduğu bu kutsal yolda yar ve yardımcısı olsun" dedi.

Ehl-i Beyt yitik bir hazinedirSempozyumun ilk gün konuşmacılarından biri de Seyyid Musa Aydın'dı. Ehl-i Beyt'in yitik bir hazine olduğunu dile getiren Musa Aydın sunumunda bu mübarek birlikteliğin, Ehlibeyt hazinesinin keşfi ve ümmetin istifadesine sunulması ve böylece Yüce Resul'ün (s.a.a) emanetlerinin sahiplenilmesi ve Ümmetin birlik ve beraberliğine yönelik önemli bir adımın atılmasına vesile olmasını temenni etti. Seyyid Musa Aydın, "Bu mübarek buluşmayı sağlayan ve bu önemli imkanı bize sunan kardeşlerime, özellikle sayın Prof. Haydar Baş Bey'e şükranlarımı sunuyor, bu önemli buluşmanın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" dedi.

Kimler katılıyor?Sempozyuma pekçok ülkeden ve Türkiye'den .ok sayıda ilim adamı katıldı. Sempozyum katılımcılarından bazıları şöyle: Suriye Şam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yuva, Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu, Prof. Dr. Ünal Emiroğlu, Prof. Dr. Ömer Saracoğlu, Prof. Dr. Ata Selçuk, Seyyid Hasan Hüseyin Bayram, Makedonya Ehl-i Beyt Bektaşi Derneği Dedesi Muttalip Baba, Seyyid Ali Yeral, Seyyid Musa Aydın, Seyyid Mehdi Aksu, İlhan Tok, Muharrem Ercan, Mustafa Yıldırım, Prof. Dr. Mehmet Yuva, Prof. Dr. İbrahim Arslanoğlu, Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, Dr. Abdel Nasser Jabri -Lübnan, Ali Khazem-Lübnan, Haydar Shaydullın-Rusya, Rustam Batrov-Tataristan, Suriye Diyanet İşleri Fetva Kurulu Başkanı Dr. Eş-Şeyh Alaattin Zaterî, Mohamad Adıb Alhamwı Bakır-Suriye, Mohamad Khır Alturchan-Suriye, Salıh Mahdi Bager El-Hakeem-Irak, Amina Kermallı-Tanzanya, Xosrof Kerımov -Azerbaycan, Rousen Gulıyev-Azerbaycan, Rauf Memedov-Azerbaycan, Salman Najafov-Azerbaycan, Dünyamalı Valıyev-Azerbaycan, Karacabey Cemevi Dedesi Muharrem Ercan Dede, Mehmet Emin Koç, Abdullah Terzi, Muharrem Bayraktar, Recep Şahin, Müslim Karabacak.

Trump'ın Ankara programı şekilleniyor: Programda Anıtkabir ziyareti yok

Ankara’da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi öncesi ABD Başkanı Donald Trump’ın programı da netleşmeye başladı. Daha önce basına yansıyan haberlerin aksine ABD Başkanı Donald Trump’ın resmi programında Anıtkabir ziyaretinin bulunmadığı belirtildi

06.07.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Trump'ın Ankara programı şekilleniyor: Programda Anıtkabir ziyareti yok
 Trump'ın Ankara programı şekilleniyor: Programda Anıtkabir ziyareti yok
Ankara'da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi öncesi ABD Başkanı Donald Trump'ın programı da netleşmeye başladı. Daha önce basına yansıyan haberlerin aksine ABD Başkanı Donald Trump'ın resmi programında Anıtkabir ziyaretinin bulunmadığı belirtildi.

Reuters Beyaz Saray muhabiri Hümeyra Pamuk, X hesabından Beyaz Saray'ın paylaştığı Trump'ın 7-8 Haziran NATO Zirvesi süresince Ankara'daki programını aktardı. Programda Anıtkabir ziyareti bulunmadığı görüldü. Pamuk, "Değişmeyeceği anlamına gelmez ama şimdilik durum bu" ifadelerini kullandı.

Programda Trump'ın NATO Genel Sekreteri ile görüşmesi, NATO aile fotoğrafına katılması ve liderler çalışma oturumunda yer alması öngörülüyor. Trump'ın ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile karşılama töreni ve ikili görüşmeye katılması, akşam saatlerinde de NATO liderleri sosyal yemeğinde yer alması planlanıyor.

AP ve Reuters, Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi sırasında Erdoğan'ın yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ve Suriye Cumhurbaşkanı ahmet Şara ile de görüşeceğini aktardı.

Geçen hafta basına yansıyan haberlerde ABD Başkanı Trump'ın 7 Temmuz'da Ankara'da ilk olarak Anıtkabir'i ziyaret edeceği iddia edilmişti.

NATO Zirvesi, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenleniyor. NATO'nun duyurusuna göre zirvede 2025 Lahey Zirvesi'nden bu yana kaydedilen ilerleme ve ittifakın öncelikleri ele alınacak.

Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında

23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor

06.07.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor.

6 Temmuz'da İBB davasının 62. günü; "casusluk" davasının 2. günü ve 'sahte diploma' davasının 5. günündeki duruşmalar görülüyor.

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor ve yanındaki heyet Silivri'de duruşmaları takip ediyor.

İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşma olan "casusluk" davasından diploma davası duruşmasına geçme talebi kabul edildi.

Ekrem İmamoğlu, 5 Temmuz'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "3 dava tek cümle: Demokrasiyi savunuyorum" dedi.

İmamoğlu geçen hafta, yargılandığı üç ayrı dava için kendisinden 6 Temmuz'da savunma istenmesine tepki göstermişti.

Açıklamasında, "Bir insan aynı gün üç ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken Mahkeme Başkanı'nın 9 Temmuz'da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür. Neden 9 Temmuz ısrarı?" diye sormuştu.

Savunmasının "kısıtlandığını" savunan İmamoğlu, 9 Temmuz sonrası Türkiye'de ne olacak?" demişti.

İmamoğlu hakkında bugün görülen davalarda son durum şöyle:

'Casusluk' davası: İmamoğlu'nun önce 'diploma davası'na geçmesi talebi kabul edildi
Davada Ekrem İmamoğlu ile birlikte gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılanıyor.

6 Temmuz'da İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşmada avukatı aynı saate denk gelen diploma davasına katılabilmesi için salondan ayrılmasına izin verilmesini talep etti.

Mahkeme bu talebi kabul ederek, diğer duruşma sona erdiğinde yeniden salona getirilmesine karar verdi.

Mahkeme, bir önceki duruşmada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vermiş; dosyadaki kritik dijital delillerin incelenmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan (MİT) ek rapor talep etmişti.

Sanıklara yöneltilen temel suçlama, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 328/1 maddesi uyarınca "siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek".

Haklarında 20 yıla kadar hapis cezası istenen sanıklar suçlamaları kesin dille reddediyor; iddianamenin somut delillere dayanmadığını ve davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını savunuyor.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 12 Haziran tarihli yaz kararnamesiyle davanın mahkeme heyeti değiştirilmişti.

Avukatı 6 Temmuz'daki duruşmada, İmamoğlu hakkında son bir yılda açılan çeşitli davalarda yargıç ve heyet değişiklikleri yaşandığını, bunun farklı kaygılar doğurduğunu savundu.

Ancak geçmişte yaptıkları benzer başvurulardan sonuç alamadıkları ve yargılamanın uzamasını istemedikleri için bu celsede reddi hakim talebinde bulunmayacaklarını belirtti.

Avukat Hasan Fehmi Demir, yeni atanan mahkeme başkanının sanıkları yeniden dinlemesinin uygun olacağını belirtirken, iki tanığın SEGBİS üzerinden değil, yüz yüze ve mahkeme salonunda dinlenmeleri gerektiğini savundu.

Diploma davası
Ekrem İmamoğlu'nun, iptal edilen üniversite diplomasına ilişkin "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması da bugün görülecek.

Savcılık bu dosyada İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istiyor.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, önceki celsede İstanbul 5'inci İdare Mahkemesi'nde görülen diploma iptaline ilişkin davanın sonucunun beklenmesine karar vermişti.

İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025'te aldığı kararla, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden yapılan yatay geçişin usulsüz olduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nun lisans diplomasını iptal etmişti.

Suçlamaları reddeden İmamoğlu bu karardan bir gün sonra gözaltına alınmış ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ilan edildiği 23 Mart 2025'te "yolsuzluk" suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı olmak için en az lisans düzeyinde yükseköğrenim yapmış (üniversite mezunu) olmak gerekiyor.

İBB davası
İstanbul Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda yoğun tartışmalar ve gerginliklerle devam eden davada, 59'u tutuklu toplam 414 sanık yargılanıyor.

2 Temmuz'daki 61. celsede, mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında savunma sırası ve takvimi nedeniyle sert bir tartışma yaşandı.

Mahkeme heyeti, yaşanan gerginliğin ardından İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi.

İmamoğlu, mahkemenin savunmaları 9 Temmuz'a kadar tamamlama planına itiraz ederek, üst üste farklı davalarının bulunduğunu söyledi ve "Burada insanüstü bir gayretle hakkımızı savunuyoruz. Savunmaların 9 Temmuz'a yetişmesi mümkün değil" dedi.

Gerginlik sırasında izleyici sıralarında bulunan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ile mahkeme başkanı arasında da tartışma çıkmış ve duruşmaya bir süre ara verilmişti.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık savunmalarının 9 Temmuz'da tamamlanmasını hedefliyor.

Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, "Suç örgütü kurmak ve yönetmek" başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor.

Savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu sürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

İmamoğlu ise davayı "siyasi" olarak nitelendiriyor ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor.

Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı

Japon Deprem Uzmanı Moriwaki: "Çanakkale Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi"

06.07.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye ve Çanakkale'nin deprem riskini değerlendirdi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu ve bunun için her zaman tedbirli olunması gerektiğini vurguladı. Kentsel dönüşümün büyük önemine değinen Yoshinori Moriwaki; binanın sağlamlığının, baktığı cephe ve metrekaresinden daha önemli olduğunu söyledi. Çanakkale'nin risk değerlendirmesini yapan Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var. Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi" dedi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var.

Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi. Hocalar yeni keşifleriyle fay hatlarının fazla olduğunu söylüyor. Evet böyle ama Japonya'da bakıldığında da mutlaka fay hattı sayıları artıyor. Bunlar yeni de olabiliyor önceki fay hatlarının bölünmüş kolları da olabilir. Bu hocaların bu konuları bulup haberleştirmesiyle deprem riski arttı mı diye sorarsanız hayır derim. Teknolojinin gelişmesiyle görebildiğimiz fay oranları arttı" diye konuştu.

Yoshinori Moriwaki, sözlerine şöyle devam etti: "Kentsel dönüşüm devlet ve belediye tarafından yapılmaya çalışılıyor. Ama Japonya'ya baktığımızda depremde zarar gören bir bina hemen mühürleniyor.

Japonya'da tek tarafın kararı ile mühürlenirken Türkiye'de 2 tarafın yüzde 50 yüzde elli imkanı var. Kentsel dönüşüm için sadece devlet ve belediye değil vatandaşlara da yardım yapmak lazım. Ben de Japonya'da eski bir evde yaşadım. Eskiden güney tarafa bakıyordu şimdi doğu tarafına bakıyor ya da metrekare küçülebiliyor. İleride büyük deprem geldiğinde sıkıntı var ama bina sağlam bunu herkesin kabul etmesi gerekiyor."

Usta oyuncu Zihni Göktay yaşamını yitirdi

Türk tiyatrosuna 28 yıl oynadığı "Lüküs Hayat" ile damgasını vuran sanatçı Zihni Göktay hayatını kaybetti

06.07.2026 05:37:00
AA
 
Usta oyuncu Zihni Göktay yaşamını yitirdi
Usta oyuncu Zihni Göktay yaşamını yitirdi

Sanatçının kızı Zeynep Göktay Dilbaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, babasının vefat ettiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:

"Sene başında Ankara turnesinde yaşadığı kalça kırığının ardından artan sağlık sorunlarına rağmen, yaşama sevincini, çevresine duyduğu merakı ve son ana kadar yeniden sahneye çıkıp, çok sevdiği seyircisine kavuşma umudunu hiç kaybetmedi. Seyircisi, sevenleri ve hayatına dokunduğu herkes tarafından büyük bir sevgiyle kucaklandı. Babamız adına bu süreçte ilgi gösteren, arayanı soran ve yanında olan herkese gönülden minnettarız."

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da sosyal medya hesabında şunları kaydetti:

"Türk tiyatrosunun asırlık çınarı, geleneksel tiyatromuzun büyük temsilcisi Zihni Göktay Hocamızı ne yazık ki kaybettik. Onu tanıyan herkes, Zihni Hocamızın insan sıcaklığı ve sevgisi ile nasıl özel bir değer olduğuna şahit olmuştur. Eminönü Halkevi'nden yetişerek tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları'nın yaşayan bir anıtı haline gelen ustamız, sahnelerimizdeki tuluat geleneğinin ve kavuklu ruhunun en görkemli ismiydi. O sadece üstün yeteneğiyle değil, vatanın her köşesindeki insana sanatı taşıma arzusu, halkın içinden hiç kopmayan mütevazı duruşu ve sahneye olan sarsılmaz sadakatiyle hepimize ilham oldu.

Sanata, insana ve tiyatroya duyduğu o eşsiz sevgiyle, ömrünün son anına kadar sahnede dolu dolu, yürekten bir hayat yaşadı. Türk tiyatrosunun kurucu babası Muhsin Ertuğrul ile bizzat çalışmış, onun yakın arkadaşı ve ekolün dev ismi Vasfi Rıza Zobu'nun tezgahından geçmişti. O, tiyatroyu 'insanı insanla, insanca anlatma sanatı' olarak gören o eski, disiplinli ve ahlaki ekolün son neferlerindendi. Mekanın cennet olsun Zihni Hocam. İBB Kültür ve İBB Şehir Tiyatroları Ailesi olarak bu tarifsiz acıyı derinden hissediyor, kıymetli ailesinin ve tüm sevenlerinin hüznünü yürekten paylaşıyoruz. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

Usta tiyatrocu Zihni Göktay'ın eşi Sevinç Göktay, Ocak 2022'de yaşama veda etmişti.

Sanatçı Göktay, 2 Aralık 1945'te İstanbul'da dünyaya geldi.

Profesyonel kariyerine 1964'te Ankara Meydan Sahnesi'nde başlayan sanatçı, İstanbul Şehir Tiyatrolarına geçtiği 1973'e kadar bu görevini sürdürdü.

Göktay, 1978-1996 yıllarında İstanbul Radyosu Radyo Tiyatro Şubesi'nde birçok oyunda yönetmen ve oyuncu olarak görev aldı.

Türk tiyatrosunda tuluat geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak kabul edilen sanatçı, 28 yıl oynadığı "Lüküs Hayat" operetindeki performansıyla unutulmazlar arasına girdi. Sanatçı, 36 yılda 72 oyunda rol aldı.

RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), NATO Zirvesi hakkında yayınladığı yazılı basın açıklamasında kamu yararı ve millî güvenlik perspektifinin gözetilmesi, yayınların ölçülü, toplumsal hassasiyetler gözetilerek yapılması konusunda basını uyardı

05.07.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz
RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), NATO Zirvesi hakkında yayınladığı yazılı basın açıklamasında kamu yararı ve millî güvenlik perspektifinin gözetilmesi, yayınların ölçülü, toplumsal hassasiyetler gözetilerek yapılması konusunda basını uyardı. Yayıncı kuruluşların Türkiye'nin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket etmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor; tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz" denildi.

Aralarında gazetecilerin de bulunduğu ikinci dalga NATO gözaltılarının ardından basına bir uyarı da RTÜK'ten geldi. RTÜK, yayınların titizlikle takip edildiğini hatırlatarak zirvenin "Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracağını" kaydetti.

RTÜK'ün açıklamasının tamamı şöyle:

"KAMUOYUNA VE YAYINCI KURULUŞLARIMIZA

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara, ülkemizin bölgesel ve küresel barışa katkı sunacağı önemli bir uluslararası diplomasi buluşmasına ev sahipliği yapacaktır. Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracak olan bu zirve, devletimizin vakarını ve asil milletimizin ev sahipliğini uluslararası alanda sergileyeceğimiz önemli bir süreçtir.

Küresel güvenlik ve diplomasi başlıklarının yoğunlaştığı bu kritik dönemde, yayıncı kuruluşlarımızın haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve millî güvenlik perspektifimizi gözetmeleri büyük önem arz etmektedir. Yayınların, teyit edilmiş bilgiye dayalı, ölçülü, toplumsal hassasiyetleri gözeten ve dezenformasyondan uzak bir anlayışla yürütülmesi temel beklentimizdir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor; tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz.

Yayıncı kuruluşlarımızın ülkemizin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket edeceklerine inanıyor, tüm medya mensuplarımıza görevlerinde başarılar diliyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

İstanbul Barosu'ndan NATO Zirvesi öncesi operasyonlara tepki: Demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı

İstanbul Barosu, NATO Zirvesi öncesindeki gözaltıların "Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı olduğunu, hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamaların, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına geldiğini" belirtti

05.07.2026 19:50:00
Haber Merkezi
 
İstanbul Barosu, NATO Zirvesi öncesindeki gözaltıların "Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağı olduğunu, hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamaların, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına geldiğini" belirtti.

İstanbul Barosu'ndan yapılan yazılı açıklamada, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin hemen öncesinde, sabaha karşı İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde operasyonlar düzenlendiği anımsatıldı.

Arasında İstanbul Barosu üyesi ve aynı zamanda Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Başkanı Ezgi Önalan ile Yunusemre Işık'ın da bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Yine Birinci Meclis önünde baromuz üyeleri Pınar Akbina Karaman, Doğan Zafer Çıngı ve Fettah Ayhan Erkan ile Tacettin Çolak, İbrahim Kıvılcım Çolak ve Sait Kıran'la birlikte birçok yurttaş bu gözaltılara eklenmiştir.

Son haftalarda ülke genelinde uygulamaya konulan yaygın yasaklar, gözaltı ve tutuklama işlemleri ile savaş halinde bile koruma altında olan temel hak ve özgürlüklerin keyfi biçimde ve kitlesel olarak yok edilme sürecine dönüşmüş bulunuyor. Öyle ki daha geçen hafta düzenlenen operasyonlar kapsamında, içlerinde meslektaşlarımız Doğa İncesu, Semra Demir ve Kürşat Bafra'nın da bulunduğu onlarca kişi hukuka aykırı şekilde tutuklanmıştı. Bu operasyonlar Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kullanılamaz kılmaya, muhalefeti sindirmeye ve demokratik toplumu cezalandırmaya yönelik açık bir gözdağıdır. Hukuk devletiyle bağdaşmayan bu uygulamalar, temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alınması anlamına gelmekte ve hak özneleri üzerinde caydırıcı etki yaratılması amaçlanmaktadır.

Avukatların üstlendikleri davalar, mesleki faaliyetleri, düşünceleri veya üyesi oldukları meslek örgütleri ve dernekler nedeniyle hedef haline getirilmeleri, Avukatlık Kanunu'nun avukatlık mesleğinin bağımsızlığını güvence altına alan hükümleri göz ardı edilerek sabaha karşı ev baskınlarıyla gözaltına alınmaları, yalnızca meslektaşlarımızın değil, savunma makamının ve adil yargılanma hakkının da hedef alınması anlamına gelmektedir. İstanbul Barosu olarak, gözaltındaki meslektaşlarımız ve yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyor; savunma makamının bağımsızlığına, hukuk devletine ve temel hak ve özgürlüklere yönelik her türlü müdahaleye karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ve meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

Namık Zeybek'in açtığı tazminat davasında karar: Oktay Saral tazminat ödeyecek

ATA Partisi Genel Başkanı Namık Zeybek'in, sosyal medya paylaşımı nedeniyle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'a açtığı manevi tazminat davasında karar çıktı

05.07.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Namık Zeybek'in açtığı tazminat davasında karar: Oktay Saral tazminat ödeyecek
Namık Zeybek'in açtığı tazminat davasında karar: Oktay Saral tazminat ödeyecek
ATA Partisi Genel Başkanı Namık Zeybek'in, sosyal medya paylaşımı nedeniyle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'a açtığı manevi tazminat davasında karar çıktı. Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi, Saral'ın Zeybek'e 10 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.

ATA Partisi Genel Başkanı Namık Zeybek'in, Cumhuriyet'in 102. yıl dönümünde düzenlenen Cumhuriyet Balosu'nda yaptığı konuşmanın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral hakkında açtığı manevi tazminat davası karara bağlandı. Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada Zeybek, Cumhuriyet'in 102. yılına atıfla 29 bin 102 lira manevi tazminat talep ederken, mahkeme talebin bir kısmını kabul ederek Saral'ın 10 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verdi.

Kararın ardından ATA Partisi tarafından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sayın Oktay SARAL bu videoyu alıntılayarak, hakaret içeren ifadelerle yeniden paylaşmıştır.

ATA PARTİ Genel Bakanı kişilik haklarına yönelen bu saldırıyı, avukatı Ahmet DİNÇ vasıtasıyla yargıya taşımıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu günü ifade eden 29 rakamı ve konuşmanın Cumhuriyetimizin 102. yıldönümünde yapılmasından dolayı, bu iki rakam birleştirilerek 29.102,00TL tutarında manevi tazminat davası açılmıştır.

Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi davayı kabul ederek, Sayın Oktay SARAL'ın manevi tazminat ödemesine hükmetmiştir. Mahkemenin 2025/661 Esas sayılı dosyada verdiği karar, ifade özgürlüğü ile hakaret arasındaki ayırım ve hukuki sınır bir kez daha ortaya koymuştur. Bu karar ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde hiçbir makam, unvan veya kişinin hukukun üstünde olmadığı teyit edilmiştir.

ATA PARTİ Genel Başkanı Sayın Namık Kemal ZEYBEK, özellikle siyasette kullanılan dil ve üslupta hassasiyet ve nezaketin ön planda olması gerektiğine inanmaktadır.

ATA PARTİ hukukun üstünlüğü, yargının tarafsız ve bağımsızlığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi ile Anayasamızda belirtilen temel değerleri sonuna kadar savunmaya devam edecektir. Kamuoyuna saygıyla duyururuz."

RTÜK'ten kanallara 'NATO Zirvesi' uyarısı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında yayıncı kuruluşların, haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve milli güvenlik perspektifini gözetmesinin büyük önem arz ettiğini bildirdi

05.07.2026 12:13:00
Anadolu Ajansı
 
RTÜK'ten kanallara 'NATO Zirvesi' uyarısı
RTÜK'ten kanallara 'NATO Zirvesi' uyarısı

RTÜK'ün NSosyal hesabından yapılan açıklamada, Ankara'nın, 7-8 Temmuz tarihlerinde ülkenin, bölgesel ve küresel barışa katkı sunacağı önemli bir uluslararası diplomasi buluşmasına ev sahipliği yapacağı hatırlatıldı.

Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracak bu zirvenin, devletin vakarını ve asil milletin ev sahipliğini uluslararası alanda sergileyeceği önemli bir süreç olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Küresel güvenlik ve diplomasi başlıklarının yoğunlaştığı bu kritik dönemde, yayıncı kuruluşlarımızın haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve milli güvenlik perspektifimizi gözetmeleri büyük önem arz etmektedir. Yayınların teyit edilmiş bilgiye dayalı, ölçülü, toplumsal hassasiyetleri gözeten ve dezenformasyondan uzak bir anlayışla yürütülmesi temel beklentimizdir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor, tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz. Yayıncı kuruluşlarımızın ülkemizin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket edeceklerine inanıyor, tüm medya mensuplarımıza görevlerinde başarılar diliyoruz." 

Haziran ayında okyanus sıcaklıkları rekor kırdı

Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Pasifik Okyanusu'nda hızla güçlenen El Nino hava olayının küresel sıcaklıkları benzeri görülmemiş seviyelere çıkardığını duyurdu. Yapılan son ölçümlere göre dünya genelindeki okyanusların yüzde 80'inden fazlası şiddetli deniz sıcak dalgalarının etkisi altında kalırken, uzmanlar Temmuz ve Eylül ayları arasında aşırı hava olaylarının daha da tırmanacağı konusunda kritik uyarılarda bulunuyor

05.07.2026 11:40:00
Eyüp Kabil
 
Haziran ayında okyanus sıcaklıkları rekor kırdı
Haziran ayında okyanus sıcaklıkları rekor kırdı
Küresel iklim krizi, Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesinde yeniden canlanan güçlü El Nino salınımıyla birlikte geri dönülmez bir eşiğe doğru ilerliyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından Temmuz 2026 başında yayımlanan Küresel Mevsimsel İklim Raporu, dünya okyanuslarının tarihin en sıcak Haziran ayını geride bıraktığını ortaya koydu. Avrupa Birliği'nin deniz çevresi izleme sistemlerinden alınan verilere göre, Akdeniz, Kuzey Atlantik ve tropikal Pasifik başta olmak üzere küresel deniz yüzeyi sularının %80'inden fazlası aktif olarak "deniz sıcak dalgası" etkisi altında bulunuyor.

Sıcaklık rekorları peş peşe geliyor

WMO bilim insanı Alvaro Silva'nın yaptığı açıklamaya göre, güçlenen El Niño koşulları seragazı emisyonlarının yarattığı birikmiş ısıyla birleşerek karadaki ekstrem hava olaylarını da doğrudan tetikliyor.

Yaz mevsiminin henüz başında olunmasına rağmen Avrupa genelinde ekstrem sıcaklık dalgaları kaydedilmeye başlandı. Örgütün sözcüsü Clare Nullis, geçtiğimiz günlerde Almanya'da termometrelerin 41.7°C'yi göstererek yeni bir ulusal sıcaklık rekoru kırdığını belirtti. Benzer şekilde, Kuzey Amerika ve Asya'nın geniş kesimleri de erken başlayan aşırı sıcak hava dalgalarıyla (ısı kubbesi) mücadele ediyor.

Kuraklık ve sel riski kapıda

Meteoroloji uzmanları, Temmuz ve Eylül ayları arasındaki çeyrekte El Niño etkisinin zirve yapacağını öngörüyor. Bu durumun küresel çaptaki yansımaları bölgelere göre şu şekilde listeleniyor:

Orta Amerika ve Karayipler: Ortalamanın çok altında yağış alarak ciddi bir kuraklık riskiyle ve su krizleriyle karşı karşıya kalacak.

Güneydoğu Asya ve Endonezya: Muson sezonunda beklenenden çok daha kuru bir dönem geçirecek, bu da tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini tehlikeye atacak.

Doğu Afrika: Eylül ve Aralık ayları arasındaki yağmurlu dönemde normalin üzerinde yağış alarak büyük sel felaketleriyle karşılaşma riski taşıyor.

Uzmanlar uyarıyor: "Ekstra bir sıcaklık artışı kapıda"

WMO yetkilileri, El Niño yıllarında küresel ortalama sıcaklıkların zaten üst seviyelere ulaştığını, ancak mevcut atmosferik kirlilik oranlarıyla bu durumun çok daha yıkıcı olabileceğini vurguluyor.

Okyanus ekosistemlerindeki mercan beyazlamalarından, tarımsal rekolte kayıplarına ve erken başlayan orman yangınlarına kadar geniş bir yelpazede acil durum önlemleri alınması çağrısı yapılıyor. Dünya genelindeki hükümetlerin su yönetimi, enerji altyapısı koruması ve erken uyarı sistemlerine yatırımlarını hızlandırması gerektiği ifade ediliyor.

Klima Bakımını İhmal Etmeyin Büyük Fatura Çıkabilir

Yaz aylarında klimalar evlerde ve iş yerlerinde en çok kullanılan cihazlardan biri haline geliyor

05.07.2026 11:15:00
Ahmet Turan Yiğit
 
Klima Bakımını İhmal Etmeyin Büyük Fatura Çıkabilir
Klima Bakımını İhmal Etmeyin Büyük Fatura Çıkabilir
Yaz aylarında klimalar evlerde ve iş yerlerinde en çok kullanılan cihazlardan biri haline geliyor. Ancak uzmanlara göre düzenli bakım yapılmadığında performans kaybı, yüksek enerji tüketimi ve iç ortam hava kalitesinde ciddi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Küçük bir bakım ihmali, yaz ortasında hem yüksek faturalar hem de beklenmedik arızalarla karşılaşmaya yol açabiliyor.

Enerji tüketiminde tasarruf sağlıyor 
Kullanıcıların en sık yaptığı hatalardan biri, klimanın yeterince serinletmediğini düşünerek sıcaklık ayarını sürekli düşürmek. Oysa sorun çoğu zaman cihazın bakımında ve filtre temizliğinde yatıyor. Kirlenen filtreler hava dolaşımını zorlaştırıyor, klima daha uzun süre çalışmak zorunda kalıyor. Bu da hem enerji tüketimini artırıyor hem de cihazın ömrünü kısaltıyor. Düzenli bakım sayesinde klimanın kapasitesi daha verimli kullanılıyor ve gereksiz enerji kaybı önlenebiliyor.

İç ortam hava kalitesini destekliyor 
Kapalı alanlarda geçirilen sürenin arttığı yaz aylarında, klimanın dolaşıma soktuğu havanın kalitesi büyük önem taşıyor. Filtrelerde biriken toz ve kir, yalnızca cihazın performansını değil, solunan havayı da olumsuz etkiliyor. Düzenli filtre temizliği, sağlıklı bir iç ortam havası için kritik bir adım olarak öne çıkıyor.

Küçük kontroller büyük sorunların önüne geçiyor 
Performans kaybı yaşayan klimalar her zaman ömrünü tamamlamış anlamına gelmiyor. Düzenli bakım ve kontroller sayesinde birçok teknik sorun büyümeden tespit edilebiliyor. Filtre temizliği, dış ünitelerin kontrolü ve gerektiğinde yetkili servis desteği almak, yaz aylarında kesintisiz konfor için olmazsa olmazlar arasında.

Yoğun kullanımın yaşandığı yaz döneminde düzenli bakım, klimaların daha verimli çalışmasına katkı sağlarken enerji tüketimini kontrol altında tutuyor ve cihaz ömrünü uzatıyor. Uzmanlar, bakımın yalnızca teknik bir gereklilik değil, konforlu ve sağlıklı bir kullanım deneyiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.