logo
20 EKİM 2026

"Ekonomi sermayenin değil, insanın hizmetinde olmalı"

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Fransa'daki sokak hareketleri üzerinden küresel sistemi eleştirerek; gençlerin eğitim, barınma ve gelecek kaygısı taşımadığı adil bir düzen için tek çözümün Prof. Dr. Haydar Baş'ın Millî Ekonomi Modeli olduğunu vurguladı

20.10.2026 15:12:00 / Güncelleme: 20.10.2026 15:16:15
Haber Merkezi
 
"Ekonomi sermayenin değil, insanın hizmetinde olmalı"
"Ekonomi sermayenin değil, insanın hizmetinde olmalı"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP)  Genel Başkanı Hüseyin Baş Fransa olaylarını değerlendirdi.

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "1789'da Fransa'da halk, "Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik" diyerek ayrıcalıklara başkaldırdı." diyen Hüseyin Baş, "Bir ülke zenginleşirken gençleri geleceğinden umudunu kesiyorsa, orada bir şeyler yanlış demektir" ifadelerini kullandı.

Hüseyin Baş'ın açıklaması şöyle:

"1789'da Fransa'da halk, "Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik" diyerek ayrıcalıklara başkaldırdı. Mutlak krallık sarsıldı; yurttaşlık ve halk egemenliği fikri dünyayı değiştirdi. Ancak tarih gösterdi ki siyasi devrimler, tek başına ekonomik adaleti getirmeye yetmiyor. Bugün Fransa'da ve Avrupa'da gençler yeniden sokaklarda: Eğitim, barınma, geçim ve gelecek için… Bir ülke zenginleşirken gençleri geleceğinden umudunu kesiyorsa, orada bir şeyler yanlış demektir.

"Ekonomi sermayenin değil, insanın hizmetinde olmalı"

BTP olarak çözümümüz açık: Ekonomi sermayenin değil, insanın hizmetinde olmalı. Vatandaşın alım gücü yükselmeli, üretim artmalı ve refah hakça paylaşılmalı. Gençler nitelikli eğitim almalı, iş bulmalı ve ülkelerinde gelecek kurabilmeli. Devlet adaleti sağlamalı, millî kaynaklar milletin refahına dönüşmeli. Bağımsızlık yalnızca siyasi değil, ekonomik bağımsızlıktır. Özgürlük yalnızca seçmek değil, insanca yaşayabilmektir. Eşitlik yalnızca sözde değil, hayatın içinde olmalıdır.

"Türkiye'nin ihtiyacı Milli Ekonomi Modeli"

Türkiye'nin ihtiyacı; üretimi artıran, tüketimi destekleyen, refahı adil paylaşan ve gençlerine umut veren bir düzendir. İşte bu düzenin temelini, ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu ve BTP'nin parti programı hâline getirdiği Millî Ekonomi Modeli oluşturuyor. Yalnızca ülkemizin değil, küresel ekonomik krizlerle mücadele eden insanlığın sorunlarına da çözüm üretmeyi hedefleyen bu modelin özünde insan, üretim ve hakça paylaşım vardır. Bu modeli hayata geçirmek için çok çalışmak, başarmak ve milletimize hak ettiği refahı sunmak en önemli görevimizdir.

İSTİKBAL BİZİZ. BİZ GELECEĞİZ."


Mekke İttifakı Anlaşması TBMM’de

Mekke İttifakı Anlaşması'na ilişkin kanun teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu. Anlaşmanın Meclis gündemine gelmesiyle birlikte Türkiye'nin askerî sorumlulukları, Suudi Arabistan'la ilişkileri ve olası bölgesel çatışmalardaki rolü yeniden tartışılmaya başlandı

20.10.2026 13:33:00
Haber Merkezi
 
Mekke İttifakı Anlaşması TBMM’de
Mekke İttifakı Anlaşması TBMM’de
Mekke İttifakı Anlaşması'na ilişkin kanun teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu. Anlaşmanın Meclis gündemine gelmesiyle birlikte Türkiye'nin askerî sorumlulukları, Suudi Arabistan'la ilişkileri ve olası bölgesel çatışmalardaki rolü yeniden tartışılmaya başlandı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasında savunma ve güvenlik iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Ancak anlaşmanın Türkiye'ye hangi somut yükümlülükleri getireceği ve olası bir savaş durumunda nasıl uygulanacağı merak konusu.

ANLAŞMADA NELER VAR?

1. Bir ülkeye saldırı, üç ülkeyi de ilgilendirecek

Anlaşmanın kamuoyuna açıklanan çerçevesinde, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının diğer tarafları da ilgilendiren ortak bir tehdit olarak değerlendirilmesi öngörülüyor. Bu yönüyle anlaşma, NATO'nun kolektif savunma ilkesine benzetiliyor. Ancak bu durum, diğer ülkelerin otomatik olarak savaşa gireceği anlamına gelmiyor.

2. Ortak savunma ve askerî iş birliği

Anlaşmayla üç ülke arasında savunma kapasitelerinin geliştirilmesi, askerî eğitim, savunma teknolojileri ve güvenlik koordinasyonunun artırılması hedefleniyor. Tarafların bölgesel güvenlik sorunlarına karşı birlikte hareket etmesi amaçlanıyor.

3. Suudi Arabistan'a askerî güç konuşlandırılması gündemde

İttifak kapsamında askerî kuvvetlerin ve savunma kabiliyetlerinin Suudi Arabistan'a konuşlandırılmasına yönelik hazırlıklar da gündeme geldi. Bu gelişme, Türkiye'nin hangi askerî sorumlulukları üstleneceği ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin olası görevlerinin kapsamı konusunda soru işaretleri doğurdu.

TÜRK ASKERİ YEMEN'DEKİ ÇATIŞMALARIN TARAFI OLACAK MI?

Anlaşmayla ilgili en önemli tartışmalardan biri, Türkiye'nin Suudi Arabistan'a verebileceği askerî desteğin bölgesel çatışmalara etkisi.

Özellikle Yemen'deki savaş ve Suudi Arabistan'ın bölgedeki askerî rolü dikkate alındığında, Türkiye'nin bu ittifak üzerinden yeni askerî sorumluluklar üstlenip üstlenmeyeceği tartışılıyor.

Ancak anlaşmanın imzalanması, Türkiye'nin Yemen'de savaşa katılacağı veya bölgeye kesin olarak asker göndereceği anlamına gelmiyor. Böyle bir görevlendirmenin şartları, hukuki dayanağı ve kapsamı ayrıca değerlendirilmek zorunda.

EN KRİTİK SORU: TÜRKİYE HANGİ DURUMDA SAVAŞA GİRECEK?

Kanun teklifinin Meclis gündemine gelmesiyle birlikte yanıt bekleyen soruların başında Türkiye'nin askerî yükümlülüklerinin sınırları geliyor.

- Taraflardan birine saldırı olduğunda Türkiye hangi adımları atmak zorunda kalacak?

- Askerî destek otomatik mi olacak, yoksa her olay için ayrı karar mı alınacak?

- Türk askerinin yurt dışında görevlendirilmesinin kapsamı ne olacak?

- Suudi Arabistan'ın bölgesel güvenlik politikaları Türkiye'nin askerî sorumluluklarını nasıl etkileyecek?

- Anlaşmanın uygulanmasında komuta ve karar alma mekanizması nasıl işleyecek?

Anlaşmanın bütün uygulama ayrıntıları kamuoyuna açık bilgilerden henüz net biçimde anlaşılamıyor. Bu nedenle Meclis görüşmelerinde yükümlülüklerin açıkça ortaya konulması önem taşıyor.

GÖZLER MECLİS'TE

Kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulmasıyla süreç parlamentoya taşındı. Teklifin komisyon ve Genel Kurul aşamalarında nasıl ele alınacağı, Türkiye'nin üstleneceği sorumlulukların kapsamının anlaşılması açısından belirleyici olacak.

Mekke İttifakı, yalnızca diplomatik bir yakınlaşma değil, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikası ve olası askerî yükümlülükleri bakımından da önemli sonuçlar doğurabilecek bir anlaşma. Kamuoyunun yanıt beklediği temel soru ise şu: Türkiye bu ittifakla bölgesel güvenliğe katkı mı sağlayacak, yoksa kendisini yeni çatışmaların içinde bulma riskiyle mi karşı karşıya kalacak?

Ezine'de 39 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ezine ilçesinde sahil güvenlik ve emniyet ekiplerince karada 39 kaçak göçmen yakalandı

20.10.2026 11:22:00
İHA
 
Ezine'de 39 kaçak göçmen yakalandı
Ezine'de 39 kaçak göçmen yakalandı
Ezine ilçesinde bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığı ve Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri harekete geçti.

Bölgeye Sahil Güvenlik İstihbarat Şube Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Kolluk Destek Timi (Kumkale/Koldestim) ve Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.

Ekipler tarafından 19'u çocuk olmak üzere toplam 39 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezi'ne (GÖKSEM) teslim edildi.

Üsküdar'da Yeni Parti sürprizi


 
Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminde Cumhur İttifakı'nın adayı belli oldu: Muhammed Emin Sarıoğlu... Başkan vekilliği seçiminde CHP ve Yeni Parti aday çıkarmadı.

20.10.2026 11:04:00
Haber Merkezi
 
Üsküdar'da Yeni Parti sürprizi
Üsküdar'da Yeni Parti sürprizi

Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminde Cumhur İttifakı'nın adayı Muhammed Emin Sarıoğlu oldu.
Üsküdar Belediye Meclisi, Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gülketin'in 15 Ekim'de Düzce'de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmesinin ardından yeniden başkan vekili seçmek üzere belediye meclis salonunda toplandı.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Cumhur İttifakı'nın adayının Muhammed Emin Sarıoğlu olduğunu bildirdi.

Başkan vekilliği seçiminde CHP ve Yeni Parti aday çıkarmadı.Dolayısyla Sarıoğlu'nun başkan vekili seçilmesi bekleniyor. Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ise hapse atılmış durumda.

Konserdeki çifte ölümün nedeni belli oldu

Şişli'deki 5 bin kişilik konserde fenalaşarak hayatını kaybeden Furkan Aksu ve Mahmud Sami Ramazanoğlu'nun kesin ölüm nedeni Adli Tıp raporuyla netleşti. İstanbul Valisi Davut Gül, trajik olayın konser alanındaki yiyecek veya içeceklerden değil, uyuşturucu kullanımından kaynaklandığını duyurdu

19.10.2026 16:10:00 / Güncelleme: 19.10.2026 16:12:19
Haber Merkezi
 
Konserdeki çifte ölümün nedeni belli oldu
Konserdeki çifte ölümün nedeni belli oldu
İstanbul Şişli'deki İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Unreal x Jeton" adlı elektronik müzik konserinde yaşanan ve tüm Türkiye'nin gündemine oturan trajik ölümlerin ardındaki sır perdesi aralandı.

Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı etkinlikte fenalaşarak hastaneye kaldırılan üç gençten ikisi hayatını kaybetmişti. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve sahte alkol ya da zehirlenme şüphelerini doğuran olayın kesin nedeni, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan ilk raporla kesinleşti.


Olay nasıl gelişti?


17 Ekim gecesi, saat 21.00 ile 04.00 arasında gerçekleştirilen ve yalnızca 18 yaş üstü katılımcıların alındığı elektronik müzik partisinde saat 03.15 sıralarında Furkan Aksu (29), Mahmud Sami Ramazanoğlu (24) ve T.M. (33) isimli üç genç aniden fenalaştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine hızlıca olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından gençleri Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk etti.

Hastanede doktorların gösterdiği yoğun çabaya rağmen Furkan Aksu ve Mahmud Sami Ramazanoğlu kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yoğun bakımda tedavisi süren T.M.'nin ise hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi.


Vali Davut Gül'den son açıklama: "Uyuşturucu kaynaklı"


Olayın ardından başlatılan geniş çaplı adli ve idari soruşturma devam ederken, İstanbul Valisi Davut Gül basın mensuplarına yaptığı açıklamada konuya dair resmi detayları paylaştı. Valiliğin yaptığı açıklamaya göre, ölümlerin konser alanı veya organizasyonla bir ilgisi bulunmuyor.

Vali Davut Gül, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Konu konserle ilgili değil. Konsere giden üç hemşehrimiz maalesef farklı uyuşturucular kullanmışlar. Bunlar adli tıp raporlarında tespit edildi. Dolayısıyla uyuşturucudan kaynaklı bir ölüm hadisesi meydana geldi. Konserle ya da konserde yenilen ve içilen ürünlerle ilgili bir problem yok. Tarım Müdürlüğümüz numuneleri aldı. Ayrıca ölüm ve yaralanma olduğu için adli süreç devam ediyor."

Soruşturma kapsamında İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin konser alanında yaptığı aramalarda ise herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı belirtildi. Organizasyon firmasının tüm yasal izin ve belgelerinin eksiksiz olduğu kaydedildi.


Cenazeler ailelerine teslim edildi


Hayatını kaybeden gençlerin cenazeleri, Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu morgunda yapılan otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından acılı ailelerine teslim edildi.

Furkan Aksu'nun (29) cenazesi, tören ve defin işlemleri için memleketi Zonguldak'a gönderildi. Aksu bugün memleketinde toprağa verildi.

İşlemleri tamamlanan Mahmud Sami Ramazanoğlu'nun (24) cenazesi de ailesi tarafından teslim alınarak son yolculuğuna uğurlanmak üzere nakledildi.

Gözler şimdi, hastanede yaşam mücadelesi veren T.M.'den gelecek iyi haberlere ve olayla ilgili yürütülen adli soruşturmanın yargı aşamasına çevrilmiş durumda.

İstanbul'da barajlardaki doluluk oranı arttı

Son yağışların ardından İstanbul'daki barajların doluluk oranı belirgin bir şekilde arttı

19.10.2026 15:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da barajlardaki doluluk oranı arttı
İstanbul'da barajlardaki doluluk oranı arttı
İstanbul'da geçtiğimiz haftada etkili olan şiddetli yağışların ardından barajlardaki doluluk oranı belirgin bir şekilde arttı. Bu oran bir haftada yüzde 16'lik artışla yüzde 53,14 oldu.

Megakent İstanbul'da geçtiğimiz hafta etkili olan şiddetli yağış, barajlardaki doluluk oranının artmasını sağladı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ)'nin 19 Ekim verilerine göre, geçtiğimiz hafta yüzde 37 civarında olan doluluk oranında yaklaşık yüzde 16'lik bir artış oldu. Böylece bu oran yüzde 53,14'e yükseldi.

İstanbul barajlarında son durumu:

Ömerli Barajı: yüzde 77,39

Darlık Barajı: yüzde 88,83

Elmalı Barajı: yüzde 79,97

Terkos Barajı: yüzde 36,98

Alibey Barajı: yüzde 76,6

Büyükçekmece Barajı: yüzde 30,35

Sazlıdere Barajı: yüzde 31,95

Istrancalar Barajı: yüzde 61,73

Kazandere Barajı: yüzde 8,08

Pabuçdere Barajı: yüzde 3,76



"İstanbul'da 6 kişi, Kocaeli'de 2 kişi vefat etti"

İstanbul Valisi Davut Gül, "İstanbul'umuzda 6 kişi vefat etti, 1 kişi kayıp. Kocaeli'de vefat edip Pendik'e kadar sürüklenen 2 kişi, jandarma arama kurtarma ekiplerimiz tarafından bulundu. Biz buradaki işgalleri kaldırmak istiyoruz. Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde kentsel dönüşüm ofisi çalışmaya başladı. Tarımsal zararların tamamını tespit ettik. Yaklaşık 60 milyon liralık bir zarar var. Başta burada yıkılan binalar olmak üzere, dükkanlar, iş yerleri ve evlerin zararlarını da bugünden itibaren ödemeye başlayacağız" dedi

19.10.2026 14:33:00
İhlas Haber Ajansı
 
"İstanbul'da 6 kişi, Kocaeli'de 2 kişi vefat etti"
"İstanbul'da 6 kişi, Kocaeli'de 2 kişi vefat etti"
İstanbul Valisi Davut Gül, sel felaketinin ardından Ayazağa'da devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan kayıp 3 vatandaş için yapılan çalışmalara değinerek, "Birisini dün, birisini de bugün bulduk. Şu an itibarıyla 6 hemşehrimiz vefat etti. 1 hemşehrimiz de kayıp. Arama çalışmaları devam ediyor. Avrupa Yakası'nda yağışlar azaldı ve bugün durdu. Anadolu Yakası'nda özellikle Şile'de yağışlar çok fazla etkisini gösterdi. Şile'de birçok evi, iş yerini su bastı. Hamdolsun, herhangi bir can kaybı, mahsur kalan kimse de yok. Sular da çekilmeye başladı. Orada da ekiplerimiz hem suların tahliyesini hem de çekilen yerlerde zararların tespit edilmesini takip ediyor, tespit ediyorlar. Burada da bugün 6'ncı gün. Önemli bir kısmını geride bıraktık. Bunların içerisinde yıkılacak yerler vardı.

Arkada görüldüğü gibi yıkımlar burada tamamlandı. Yıkımlarla ilgili hemşehrilerimiz sorular soruyor. Bazen sosyal medyada bizlere soruluyor, sizlere soruluyor. Ayazağa'da her gördüğümüz yeri yıkmıyoruz, yıkmayacağız. Bunun mantığı şu arkadaşlar; İstanbul'un her tarafında olduğu gibi burada da derenin bir yatağı var. Dolayısıyla derenin yatağının neresi olduğu teknik olarak belli. Bunun dışında da dereler ıslah, rehabilite ediliyor. Bununla ilgili çalışma yapılıyor. Bu da teknik bir çalışma. O derenin yatağı neredeyse, ıslah nerede yapılacaksa, proje nereyi kapsıyorsa ve orada bir işgal varsa ya da yıkılması gereken bir bina varsa bunun yıkılması sağlanır. Yoksa etrafınıza baktığınızda 'Şu bina da yıkılsın, bu bina da yıkılsın' ne böyle bir niyetimiz var ne de bunun gerçekliği var" diye konuştu.

"Zarar tespitleri tamamlandı, artık bunlar rakamlandırılıyor"

Bölgedeki işgalleri bütün kurumlarla birlikte ortadan kaldırmak istediklerini söyleyen Vali Gül, "Biz derelerin akabileceği, derelerin yatağında gidebileceği ve buradaki işgalleri bütün kurumlarla birlikte ortadan kaldırmak istiyoruz. Diğer çarpık yapılaşmayla ilgili olarak Ayazağa başta olmak üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum buraya geldiğinde yaptığı toplantıda burada Kentsel Dönüşüm Ofisi'nin kurulacağını beyan etmişti. Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde bu kentsel dönüşüm ofisi çalışmaya başladı. Bu şu demek; hemşehrilerimizin kendi binalarıyla ilgili bir dönüşüm niyetleri varsa, binalarının daha sağlıklı bir şekilde yapılması talepleri varsa buraya gidecekler. Arsasına, imarına, ada bazlı bir birleşme olup olmadığına kadar etrafında yapılabilecek ilave tedbirler var mı, bunu oturacaklar orada görüşecekler. Arkadaşlarımız, hafta sonu da başlayarak Kentsel Dönüşüm Ofisi'nde hemşehrilerimize bu bilgileri veriyorlar. Zarar tespitleri tamamlandı. Artık bunlar rakamlandırılıyor.

Zarar tespiti yapılmayan, gözden kaçan, müracaat etmeyen hemşehrilerimiz, meydanda bulunan AFAD koordinasyon tırına müracaat ettiklerinde arkadaşlarımız gidip yerinde tespit ediyorlar. Tarımsal zararların tamamını tespit ettik. Yaklaşık 60 milyon liralık bir zarar var. Bazıları küçükbaş hayvan bazıları sera gibi. Onların teslimine başlandı. Bu hafta içerisinde tamamı da hemşehrilerimize teslim edilmiş olacak. Başta burada yıkılan binalar olmak üzere, dükkanlar, iş yerleri ve evlerin zarar ziyanlarını da bugünden itibaren ödemelere başlayacağız. Pendik'te, Gebze'de kaza geçirip Pendik'e kadar sürüklenen 2 vatandaşımız vardı. Onların da arama çalışmaları devam ediyordu, kendilerine ulaşıldı. Maalesef ikisi de vefat etmişti, Allah'tan rahmet diliyoruz. Şu an aranan sadece 1 hemşerimiz kaldı. O hemşerimizi de kısa sürede bulmayı ümit ediyoruz" dedi.

"İstanbul'da 6 kişi, Kocaeli'de 2 kişi vefat etti"

Kendisine yöneltilen sorulara da yanıt veren Gül, "İstanbul'umuzda toplam da 6 kişi vefat etti, 1 kişi kayıp. Kocaeli'de vefat edip Pendik'e kadar sürüklenen 2 kişi, jandarma arama kurtarma ekiplerimiz tarafından bulundu. Dolayısıyla Kocaeli ve İstanbul'da toplamda 8 kişinin cenazesi İstanbul'da bulunmuş oldu. 1 kişinin de arama çalışmaları devam ediyor. 19 bin 300 ihbar geldi. Her bir ihbara arkadaşlarımız giderek yerinde tespit yapıyor. Bu ihbarların bazıları evin çatısının akması şeklinde de olabiliyor. Bazıları bodrum kat ya da kotu düşük olan yerlerde eşyaların tamamının ziyan olduğu yerler olarak da karşımıza çıkabiliyor. Dolayısıyla birbirinden farklı sıkıntıları olan 19 bin 300 civarında ihbarın olduğu bir afet yaşadık. Burada da tespit edilen, şu an itibarıyla ev olarak 2 bin civarında ciddi anlamda zarar gören hemşehrimiz var. Onların zararları, ziyanları verilmeye başlandı. Daha küçük zararı olup cuma günü ödediğimiz 5 bin 200 hemşerimizin 10'ar bin liralık paraları vardı.

Buna ilaveten bugün itibarıyla yaklaşık 2 bin 500 hemşehrimize daha 10'ar bin lira yatıracağız. Ancak asıl hemşehrilerimizin beklediği, bizim de tespit ettiğimiz 2 bin civarındaki ev, yaklaşık 900 iş yerinin olduğu, yavaş yavaş müracaatlar da halen gelmeye devam ediyor. Kabaca 3 bin ev ve iş yerinin ciddi anlamda zarar gördüğünü tespit ettik. Bunların zarar, ziyanları da bugün başlayarak ödenmeye başlanacak. 10 bin liralar hasar tespitinin dışında afetten bir şekilde etkilenen hemşehrilerimize Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın bir can suyu, acil yardım olarak aktardığı para. Dükkan sahiplerinin eşyalarının önemli bir kısmı zaten sular altında kalmıştı. Kendileri kiracıydı, bizler, hem zarar gören malzemeler hem de taşınmayla ilgili bu süreçte yeni bir düzen kurmaları için bir para aktaracağız. Onların yeniden düzen kurmalarını ve mağdur olmamalarını sağlayacağız. Ne zaman; bugün ve yarın" diye konuştu.

"Derenin projesini İSKİ yaptı"

Derenin projesini İSKİ'nin yaptığını söyleyen Davut Gül, "Bu proje şu ana göre yapılıyor; ne kadarlık alanda su toplayacak' Yağış miktarları, 50-100 yıllık geçmişe dönük, tüm tahminleri planlanarak bir planlama yapıyorlar. Bunun neticesinde derenin bu kadar alandaki suyu toplayıp toplayamayacağı ve suyun nereden geçeceği belirleniyor. Teknik çalışmalara uygun olarak, suyun geçeceği güzergahta bir işgal varsa diğer kurumlar imkanlar ölçüsünde destek oluyor" ifadelerini kullandı.

Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, YENİ Parti'den istifa etti. Girgin yoluna bağımsız devam edeceğini belirtti

İzmir Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, YENİ Parti'den istifa etti. Girgin yoluna bağımsız devam edeceğini belirtti

19.10.2026 14:07:00
Haber Merkezi
 
 Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, YENİ Parti'den istifa etti. Girgin yoluna bağımsız devam edeceğini belirtti
 Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, YENİ Parti'den istifa etti. Girgin yoluna bağımsız devam edeceğini belirtti
CHP'den iki dönemdir Karaburun belediye başkanı olarak seçilen İlkay Girgin Erdoğan, 29 Temmuz'da CHP'den istifa edip YENİ Parti'ye katılmıştı. Dün YENİ Parti 1. Olağan kongresinde oy kullanan Erdoğan bugün partisinden istifa ettiğini duyurdu. Erdoğan'ın AKP ile temasta olduğu iddia ediliyor.

Erdoğan, bağımsız devam edeceğini ifade ederek şu açıklamayı yaptı:

"Siyasi yaşamım boyunca, hangi görevde bulunursam bulunayım, önceliğim her zaman Karaburun'a ve hemşerilerime hizmet etmek oldu. Halkımızın iradesine duyduğum saygıyı, ortak aklı ve kamu yararını bütün sorumluluklarımın üzerinde tuttum. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı anlayışla hareket etmeye devam edeceğim. Gelinen noktada, yaptığım değerlendirmeler sonucunda YENİ Parti üyeliğimden istifa etme kararı aldım. Bu kararım, Karaburun'a olan bağlılığımda, hemşerilerime karşı taşıdığım sorumlulukta ve ilçemizin geleceği için çalışma kararlılığımda herhangi bir değişiklik anlamına gelmemektedir. Karaburun Belediye Başkanı olarak görevime bağımsız şekilde devam edeceğim. Bizim için esas olan, Karaburun'un ihtiyaçları, hemşerilerimizin beklentileri ve ilçemizin geleceğidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ayrım gözetmeksizin tüm hemşerilerimizin belediye başkanı olmaya, Karaburun için çalışmaya ve üretmeye devam edeceğim."

İstanbul'u vuran sel felaketinin bilançosunu açıklayan Vali Davut Gül, selde 3 bin ev iş yerinin hasar gördüğünü söyledi. Vali Gül İstanbul ve Kocaeli'nde hayatını kaybedenlerin sayısının 8'e yükseldiğini belirtti

İstanbul'u vuran sel felaketinin bilançosunu açıklayan Vali Davut Gül, selde 3 bin ev iş yerinin hasar gördüğünü söyledi. Vali Gül İstanbul ve Kocaeli'nde hayatını kaybedenlerin sayısının 8'e yükseldiğini belirtti

19.10.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul'u vuran sel felaketinin bilançosunu açıklayan Vali Davut Gül, selde 3 bin ev iş yerinin hasar gördüğünü söyledi. Vali Gül İstanbul ve Kocaeli'nde hayatını kaybedenlerin sayısının 8'e yükseldiğini belirtti
 İstanbul'u vuran sel felaketinin bilançosunu açıklayan Vali Davut Gül, selde 3 bin ev iş yerinin hasar gördüğünü söyledi. Vali Gül İstanbul ve Kocaeli'nde hayatını kaybedenlerin sayısının 8'e yükseldiğini belirtti
İstanbul'u vuran sel felaketinin bilançosunu açıklayan Vali Davut Gül, selde 3 bin ev iş yerinin hasar gördüğünü söyledi. Vali Gül İstanbul ve Kocaeli'nde hayatını kaybedenlerin sayısının 8'e yükseldiğini belirtti.
İstanbul ve Kocaeli'de yaşanan sel felaketlerinde selde kaybolan 2 kişinin cansız bedeninin bulunmasıyla can kaybı sayısı 8'e yükseldi. İstanbul'da kayıp 1 kişiyi daha arama çalışmaları devam ediyor. İstanbul'da sel ve su baskınları nedeniyle 3 bin ev ve iş yerinin hasar gördüğünü söyleyen İstanbul Valisi Davut Gül, "60 milyon liralık bir zarar var. Bugünden itibaren ödemelere başlanacak" dedi.

8 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi kayıp
İstanbul Valisi Davut Gül selden zarar gören Ayazağa'daki enkaz kaldırma, temizlik ve yıkım yapılan alanlarda incelemelerde bulundu. Burada açıklamalarda bulunan Vali Gül, "Dün 3 hemşerimiz arama çalışmaları devam ediyordu. Birisini dün, birisini de bugün bulduk. Şu an itibarıyla 6 hemşerimiz vefat etti. 1 hemşerimiz de kayıp. Kocaeli'nde vefat edip Pendik'e kadar sürüklenen 2 kişi, jandarma arama kurtarma ekiplerimiz tarafından ölü olarak bulundu. Dolayısıyla Kocaeli ve İstanbul'da toplamda sekiz kişinin cenazesi İstanbul'da bulunmuş oldu. 1 kişinin de arama çalışmaları devam ediyor" diye konuştu.

Kentsel dönüşüm için çalışmalar başladı
Dere yataklarındaki işgalleri kaldırmak istediklerini dile getiren Vali Gül, "Çrpık yapılaşmayla ilgili olarak Ayazağa başta olmak üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum buraya geldiğinde yaptığı toplantıda burada Kentsel Dönüşüm Ofisi'nin kurulacağını beyan etmişti. Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde bu kentsel dönüşüm ofisi çalışmaya başladı. Bu şu demek. Hemşehrilerimizin kendi binalarıyla ilgili bir dönüşüm niyetleri varsa, binalarının daha sağlıklı şekilde yapılmasını talep ediyorlarsa buraya gidecekler. Arsasına kadar, imarına kadar, ada bazlı bir birleşme olup olmadığına kadar, etrafında alınabilecek ilave tedbirler bulunup bulunmadığına kadar teknik konuları orada görüşecekler. Arkadaşlarımız, hafta sonu da başlayarak Kentsel Dönüşüm Ofisi'nde hemşehrilerimize bu bilgileri veriyorlar" bilgilerini paylaştı.
Ayazağa'daki yıkılan yapılarla ilgili temel problemleri sıralayan Vali Gül şunları dile getirdi:
"Yapılar dere yatağındaydı. Binalar depreme dayanıksızdı. Orada olan yerler tapusuz ve ruhsatsızdı. Dolayısıyla hemşehrileri mağdur etmeden bu yıkımı gerçekleştirdik. Toplamada 16 dükkân burada, 3 dükkân mahallenin girişinde olmak üzere toplam 19 dükkân, 2 konut, 1 Kuran kursu, 1 stadyum ve tribünler yıkılmış olacak. Ayrıca orman tarafından başlayarak derenin ıslahı ile ilgili çalışmalar başladı"

CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu

CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu. 2 haftadır görevini bağımsız sürdüren Kotan, Yeni Parti’ye üye oldu. Kotan’a parti rozetinin salı günü düzenlenecek törenle takılacağı bildirildi

18.10.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu
CHP’den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yeni partisi belli oldu
CHP'den istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan'ın yeni partisi belli oldu. 2 haftadır görevini bağımsız sürdüren Kotan, Yeni Parti'ye üye oldu. Kotan'a parti rozetinin salı günü düzenlenecek törenle takılacağı bildirildi.

Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, 1 Ekim 2026 tarihinde CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla partisinden istifa etti. Kotan'ın istifasının hemen ardından gerçekleştirilen Konyaaltı Belediyesi'nin ekim ayı meclis toplantısı tartışmalara neden oldu.

2 hafta boyunca bağımsız olarak görev yapan Cem Kotan, bugün Yeni Parti'ye üye oldu. Kotan'a salı günü düzenlenecek törende Yeni Parti rozeti takılacağı belirtildi.

Oktay Saral hangi sözleri verdi?

Ankara’da er şehit aileleri ve er gazilerin eşit özlük hakları için başlattığı 48 günlük nöbetin ardından gözler, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın verdiği sözlere çevrildi

17.10.2026 17:40:00
Haber Merkezi
 
Oktay Saral hangi sözleri verdi?
Oktay Saral hangi sözleri verdi?
Ankara'da er şehit aileleri ve er gazilerin eşit özlük hakları için başlattığı 48 günlük nöbetin ardından gözler, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın verdiği sözlere çevrildi. Eylemlerine çözüm beklentisiyle ara veren platform, ekim ayının sonuna kadar somut adım atılmaması hâlinde kasım ayında yeniden meydanlara çıkma kararı aldı.

Peki, Oktay Saral hangi sözleri verdi? Meclis açıldığında gündeme taşınması beklenen talepler için neden henüz somut bir sonuç açıklanmadı?

OKTAY SARAL HANGİ SÖZLERİ VERDİ?

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, 28 Ağustos'ta gazilerle yaptığı görüntülü görüşmede, Meclis açıldığında taleplerin Cumhurbaşkanı'na ve ilgili yetkililere iletilmesi için girişimde bulunacağını belirtti.

Saral'ın açıklaması şöyleydi:

"Meclis açıldığında da bizzat Cumhurbaşkanımıza da inşallah bizzat yetkili arkadaşlara da sonuna kadar sizin almanız gereken haklar hususunda, sizin bir kardeşiniz olarak elimden ne geliyorsa yapacağım."

Saral, konuşmasının devamında da şu ifadeleri kullandı:

"Ben bir kardeşiniz olarak ekimde Meclis açıldığında inşallah sizlerin haklarını iade noktasında, verilmesi noktasında ne gerekiyorsa bunun sözünü ben size veriyorum."

Bu görüşmenin ardından gaziler, çözüm için ekim ayının sonuna kadar beklemek üzere eylemlerine ara verdi.

HANGİ HAKLAR İSTENİYOR?

Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu'nun temel talebi, rütbe ayrımı yapılmaksızın emsal özlük ve sosyal hakların sağlanması.

Platform, aynı vatan savunması için mücadele eden er gazileri ile rütbeli askerler arasındaki hak farklılıklarının giderilmesini istiyor. Talepler, gazilerin özlük ve sosyal haklarının yanı sıra şehit er yakınlarının haklarının da iyileştirilmesini kapsıyor.

SÖZLER TUTULMADI MI?

16 Ekim itibarıyla platformun açıklamalarına ve basına yansıyan bilgilere göre, gazilerin beklediği somut bir adım henüz duyurulmadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ekim ayında çalışmalarına başlamasına rağmen taleplerin karşılanmasına yönelik somut bir gelişme yaşanmadığı bildirildi.

Ancak burada önemli bir ayrım var: Oktay Saral'ın kamuoyuna yansıyan sözleri, hakların belirli bir tarihte kesin olarak yasalaşacağı garantisinden ziyade, konuyu Cumhurbaşkanı'na ve ilgili yetkililere taşıma ve çözüm için girişimde bulunma taahhüdüydü.

Dolayısıyla şu aşamada verilen girişim sözünün yerine getirilip getirilmediğine ilişkin kamuya açık, kesin bir sonuç bulunmuyor. Buna karşılık gazilerin taleplerinin karşılandığını gösteren bir düzenleme de açıklanmış değil.

KASIMDA YENİDEN MEYDANLARA ÇIKACAKLAR

Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu, ekim ayının sonuna kadar somut bir adım atılmaması ve yetkili makamlardan olumlu yanıt gelmemesi durumunda kasım ayında yeniden eylem yapacağını duyurdu.

Platformun mesajı açık: 48 gün boyunca sürdürülen hak arayışına çözüm beklentisiyle ara verildi; şimdi verilen sözlerin karşılığının görülmesi bekleniyor.

Şimdi gözler Oktay Saral'da, Cumhurbaşkanlığı'nda ve Meclis'te. Er şehit aileleri ile gazilerin eşit özlük hakları talebi için ekim sonuna kadar hangi somut adımların atılacağı, kasım ayında yeni bir eylem sürecinin başlayıp başlamayacağını belirleyecek.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.