logo
03 MART 2026


Elazığ Ziyaretleri: Yeniden İnşa mı, Yeniden Kalkınma mı?

26.02.2026 00:00:00

6 Şubat depremlerinin yıl dönümü vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz Elazığ ziyaretleri, deprem coğrafyasındaki şehirlerin sadece fiziki değil; ekonomik ve sosyal açıdan da uzun soluklu bir mücadele içinde olduğunu bir kez daha gösterdi. Deprem, şehirlerin hafızasında yalnızca bir tarih değil; yıllar sürecek bir yeniden yapılanma sürecidir. Elazığ'da yaptığımız basın, sivil toplum ve esnaf ziyaretlerinde en çok dile getirilen husus, geçici toparlanma ile kalıcı kalkınma arasındaki fark oldu. Vatandaşlar açıkça şunu ifade ediyor: Yaralar sarılıyor, fakat şehir hâlâ güçlü bir ekonomik ve sosyal diriliş programına kavuşmuş değil.

Türkiye genelinde 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde yaklaşık 14 milyon vatandaş doğrudan etkilendi. Yıkılan veya ağır hasar alan bina sayısı yüz binlerle ifade edilirken, sadece konut inşası için ayrılan bütçe yüz milyarlarca lirayı buldu. Ancak rakamların büyüklüğü, şehirlerin aynı ölçüde ayağa kalktığı anlamına gelmiyor. Elazığ'da da hissedilen temel sorun tam olarak budur: Fizikî inşa ile ekonomik ve sosyal toparlanma aynı hızda ilerlemiyor. Elazığ, deprem tecrübesi olan bir şehir.

2020 depremi ve ardından 2023 felaketleri, şehrin dayanıklılık kapasitesini ciddi biçimde test etti. Bu nedenle Elazığ halkı, sürecin yalnızca konut üretimiyle çözülemeyeceğini çok net görüyor. Görüştüğümüz esnaf ve sivil toplum temsilcilerinin ortak cümlesi şu oldu: "Konut yapılıyor ama üretim ve istihdam aynı hızla artmıyor."

Bugün Elazığ'da esnafın en büyük beklentisi, ticaretin yeniden canlanmasıdır. Deprem sonrası yaşanan göç hareketleri, tüketim hacmini daraltmış; şehir ekonomisinin çarklarını yavaşlatmıştır. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin önemli bir kısmı ya kapanmış ya da düşük kapasiteyle faaliyet göstermektedir. Genç nüfusun bir bölümünün büyük şehirlere yönelmesi ise uzun vadede Elazığ'ın üretim ve beşerî sermaye potansiyelini zayıflatabilecek bir risk oluşturmaktadır. Oysa Elazığ, sanayi, tarım ve eğitim potansiyeli yüksek bir şehir. Organize sanayi bölgelerinin kapasite artırımı, tarımsal üretimin desteklenmesi ve üniversite-şehir-ekonomi entegrasyonunun güçlendirilmesi hâlinde Elazığ sadece toparlanan değil, büyüyen bir şehir olabilir. Ancak bunun için kısa vadeli yardım politikalarının ötesinde uzun vadeli kalkınma stratejisi gereklidir.

Bu ziyaretlerimizde gördüğümüz tablo, deprem sonrası şehir politikalarının yalnızca konut üretimiyle sınırlı kalamayacağını açık biçimde göstermektedir. Şehirlerin gerçek anlamda ayağa kalkabilmesi için üretim, istihdam ve sosyal hayatı merkeze alan bütüncül bir kalkınma yaklaşımına ihtiyaç vardır. Aksi hâlde şehirler yeniden yapılır; fakat gerçek anlamda yeniden kurulamaz. Deprem bölgesine bugüne kadar ayrılan kaynakların büyüklüğü ortadadır. Fakat asıl mesele, bu kaynakların şehirleri kendi kendine yeten üretim merkezlerine dönüştürecek şekilde planlanıp planlanmadığıdır. Sadece konut üretimine dayalı bir yeniden inşa süreci, şehirleri ekonomik açıdan bağımlı ve kırılgan bırakabilir. Oysa deprem sonrası şehir politikası; üretim, istihdam ve sosyal hayatın yeniden inşasını birlikte ele almak zorundadır.

Elazığ'da gözlemlediğimiz en önemli unsur ise dayanışma ruhunun hâlâ güçlü olmasıdır.

Vatandaşlar bütün zorluklara rağmen birbirine tutunarak ayakta kalmaya çalışıyor. Bu dayanışma, şehirlerin en büyük sermayesidir. Ancak dayanışmanın kalıcı bir dirilişe dönüşebilmesi için güçlü bir ekonomik ve sosyal vizyonla desteklenmesi gerekir. Bugün Elazığ için temel soru şudur:

Yeniden yapılanma süreci sadece binaları mı ayağa kaldıracak, yoksa şehri ekonomik ve sosyal olarak da güçlendirecek mi? Deprem bölgesine bakarken sadece yıkımı değil, geleceği de konuşmak zorundayız. Elazığ ve benzeri şehirler için artık ikinci aşamaya geçilmelidir: Konut inşasından üretim ekonomisine, yardım politikalarından kalkınma stratejisine, geçici toparlanmadan kalıcı dirilişe… 

Ziyaretlerimiz kapsamında Elazığ'ın önemli yerel medya kuruluşlarından Kanal 23 TV Genel Yayın Müdürü Sayın Selami Ağar ve Kanal Fırat TV Genel Yayın Müdürü Sayın Zeki Akbıyık'ı ziyaret ederek bir araya geldik; deprem sonrası şehrin mevcut durumu ve geleceğine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve Elazığ'ın meselelerinin gündemde tutulması adına ortaya koydukları sorumlu yayıncılık anlayışı dolayısıyla kıymetli ekiplerine de teşekkür ediyorum. Ayrıca ziyaretlerimiz süresince şehrin ekonomik ve sosyal yapısına dair kapsamlı değerlendirmelerde bulunan BTP Elazığ İl Başkanı Sayın Sebahattin Can Kiraz ve kıymetli teşkilat mensuplarına da teşekkür ediyorum. Deprem sonrası süreçte şehrin sorunlarının ve çözüm yollarının gündemde tutulmasına yönelik gayretleri, Elazığ'ın geleceği adına önemli bir katkı sunmaktadır. 

Elazığ'ın ihtiyacı olan şey yalnızca yeniden yapılanma değil; stratejik bir şehir vizyonudur. Çünkü şehirler sadece inşa edilerek değil, planlanarak büyür. Ve unutulmamalıdır ki: Bir şehrin gerçek dirilişi, üretim ve umut yeniden başladığında gerçekleşir.

 
 
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.