logo
07 MART 2026


Malatya: Depremin ardından bir şehrin ruh hâli

25.02.2026 00:00:00

Malatya'da bugün sadece binalar değil, bir şehrin ruhu yeniden inşa edilmeye çalışılıyor. 6 Şubat 2023… Türkiye'nin hafızasına kazınan o büyük felaketin üzerinden iki yıl geçti. Fakat deprem, şehirlerin takviminde yalnızca bir tarih değildir. Deprem; hayatın ritmini, ekonomiyi, aileyi ve toplumun ruh hâlini derinden etkileyen uzun soluklu bir imtihandır. Bu yıl dönümü vesilesiyle Malatya'da gerçekleştirdiğimiz ziyaretler, fizikî yıkımın ötesinde sosyal ve ekonomik yaraların hâlâ taze olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Malatya bugün hâlâ büyük bir şantiye görünümünde. Şehrin merkezinde yükselen yeni konutlar ilk bakışta yeniden inşanın sembolü gibi görünse de gündelik hayatın ritminde belirgin bir durgunluk hissediliyor. Çarşılar eski canlılığından uzak, ticaret zayıf ve esnaf belirsizlik içinde. Deprem sadece binaları yıkmamış; ekonomik düzeni ve şehir hayatının alışılmış akışını da derinden sarsmış durumda. Ziyaret ettiğimiz her noktada aynı cümleyi duyduk: "Binalar yükseliyor ama şehir hâlâ toparlanamadı." Gerçekten de Malatya'da hissedilen en temel duygu, yeniden inşa sürecinin henüz insanların hayatına tam anlamıyla yansımamış olmasıdır.

Malatya ekonomisinin temel direği olan kayısı üretimi de son dönemde yaşanan zirai don felaketiyle ağır bir darbe almış. Bu zarar sadece bir sezonluk değil; önümüzdeki yılların verimini de etkileyecek uzun vadeli bir kayıp olarak değerlendiriliyor. Tarımdaki bu gerileme, deprem sonrası toparlanmaya çalışan şehir ekonomisini daha da kırılgan hâle getirmiş durumda. Ancak Malatya'da karşılaştığımız tablo yalnızca ekonomik değildir. Vatandaşların en çok dile getirdiği husus, şehrin ruh hâlidir. Deprem sonrası oluşan psikolojik yorgunluk, güvensizlik ve sosyal çözülme günlük hayatın her alanına yansımış durumda. İnsanlar arasındaki güven bağlarının zayıfladığı, sosyal ilişkilerde bir gevşeme ve kopuş yaşandığı açıkça hissediliyor. Özellikle gençler ve çocuklar açısından sosyal risklerin artması, ailelerin ve eğitim camiasının üzerinde en çok durduğu başlıkların başında geliyor.

Aile yapısındaki çözülme de dikkat çekici bir başka gerçek. Boşanma oranlarının artması, anne-baba-çocuk ilişkilerindeki kırılmalar ve eğitim ortamlarına yansıyan sosyal dağılma, depremin yalnızca fizikî değil, sosyolojik bir yıkım da meydana getirdiğini gösteriyor. Şehirlerin yeniden inşasının sadece betonla değil; güçlü aile yapısı ve sağlam toplumsal dokuyla mümkün olacağı gerçeği, Malatya'da daha net hissediliyor. Şehirde yürütülen inşaat çalışmaları elbette önemli. Ancak Malatya'nın kimliği ve tarihî dokusunun yeterince dikkate alınmadığı yönünde güçlü bir kanaat oluşmuş durumda. Yeni yapılan konut ve alanlarda şehrin kültürel hafızasına, mimari karakterine ve tarihî birikimine riayet edilmemesi, Malatya'ya yapılan en büyük vefasızlıklardan biri olarak görülüyor. Bir şehir sadece binalardan ibaret değildir; hatıralarıyla, kültürüyle ve ruhuyla yaşar. Eğer bu kimlik korunmazsa ortaya çıkan yapı yeni ama ruhen yabancı bir şehir olur.

Bu ziyaretlerimizde gördüğümüz tablo, deprem bölgesinin sadece imara değil, güçlü bir sosyal ve ekonomik diriliş programına ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ziyaretlerimiz sırasında Malatya'nın yeniden ayağa kalkması için gayret gösteren birçok kıymetli isimle bir araya geldik. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve değerli ekibine, Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği Başkanı Sayın Salih Karademir'e ve Malatya Vuslat TV Genel Yayın Müdürü Sayın Necdet Akboğa'ya gösterdikleri ilgi, misafirperverlik ve şehir için ortaya koydukları samimi gayretler dolayısıyla teşekkür ediyorum. Ayrıca sahadaki çalışmalarımız boyunca bizlere eşlik eden ve şehrin meselelerine dair samimi değerlendirmelerini paylaşan BTP Malatya İl Başkanı Sayın Mehmet Kutlu'ya ve kıymetli teşkilat mensuplarına da teşekkür ediyorum. Şehrin yeniden ayağa kalkması adına ortaya koydukları gayretler takdire şayandır. Bu tür sivil ve kurumsal çabalar, Malatya'nın yeniden dirilişinin en güçlü dayanaklarıdır. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların yapılmasıyla mümkün değildir.

Ekonominin canlandırılması, tarımın desteklenmesi, esnafın güçlendirilmesi ve en önemlisi insanların moral ve güven duygusunun yeniden inşa edilmesi gerekmektedir. Deprem sonrası oluşan toplumsal yorgunluğu giderecek, gençleri ve aileyi merkeze alan sosyal politikalar artık bir zorunluluktur. 6 Şubat'ı anmak, sadece geçmişi hatırlamak değildir.

Aynı zamanda şehirlerin yeniden dirilişi için sorumluluk almaktır. Malatya bugün hâlâ büyük bir imtihanın içindedir.

Malatya'da gördüğümüz gerçek şudur: Yıkılan binalar yeniden yapılabilir. Ama asıl inşa edilmesi gereken, bir şehrin kimliği, umudu ve güven duygusudur. Çünkü şehirler betonla değil; kimlik, hafıza ve insanla yaşar. Şehirler önce ruhlarıyla ayağa kalkar.

 
 
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.