logo
24 MART 2026


ELVEDA YA ŞEHR-İRAMAZAN

12.12.2001 00:00:00
Ramazan Yazıları

ORUCUN SOSYAL BÜNYEDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

Cenab-ı Hakk'ın, yeryüzünün halifesi ve kainatın en güzel meyvesi olarak yarattığı insana yapılmasını emretmiş olduğu, görev ve sorumluluklarda yine insanın ve dolayısıyla toplumun mutlak yararı vardır. Zira İslam, maddi-manevi sıkıntılar içerisinde çırpınan, huzur ve mutluluğa susayan insanlığa, ab-ı hayat olarak sunulmuş bir dindir.

İnsan olarak fani dünyayı idrak ederken, herşeyin bir bedelinin olduğunu görüyoruz. Bu maddi sahada böyle olduğu gibi manevi alanda da değişmez bir kuraldır. Mesela iyi bir sporcu olmanın, başkasına muhtaç olmadan yaşamanın, Allah'ın rızasını kazanıp iki cihan saadetini elde etmenin, ilim ve dirayet sahibi olmanın... bedeli tek kelime ile çalışmak, çok çalışmaktır. Bu durum aynı zamanda bazı fedakârlıkların gösterilmesini de gerektirir.

Başarılı bir sporcu olmak isteyen kimse, herkes kahve köşelerinde, sinema ve eğlence yerlerinde zaman öldürürken, o çalışmak zorundadır. Allah'ın rızasını elde etmek isteyen mü'min, sabah karanlığında uykusunu ve sıcak yatağını terk ederek Rabb'inin huzuruna durur. Bir ay boyunca belirli bir zaman süresince yemesini, içmesini ve şehevi arzularını frenleyerek nefsin isteklerine karşı en büyük fedakârlığı gösterir. Canının yongası olan malından, Allah yolunda sarfeder vs.

Sosyal bünyenin huzur ve mutluluğu, refah ve gelişmesi, doğruluk, adalet, dayanışma ve Allah'ın yasaklamış olduğu fiillerden kaçınma, emirlerine sarılma gibi prensiplere dayanır. Peki bu prensipler, sosyal yapıda nasıl te'sis edilecek, hangi yollarla temin edilecektir. Bu konularda oruç ibadetinin rolü nedir? Maddi ve manevi hastalıklardan uzak olan fertler, huzurlu ve sağlam bir sosyal bünyeyi meydana getirirler. İslâm, kişiye yapmasını emrettiği görevlerle maddi ve manevi problemlerin halledilmesini hedef almış, sağlam ve dinamik bir sosyal yapının temellerini atmıştır.

Oruç ibadetinin, fert ve toplumun maddi-manevi mes'elelerinin halledilmesinde, yardımlaşma, dayanışma, sevgi ve saygının te'sisinde, sosyo-ekonomik alanlarda gelişme ve kalkınmanın sağlanmasında büyük bir yeri vardır.

Ferdin sağlığını ciddi olarak tehdit eden kalb ve damar hastalıklarının büyük çoğunluğunun düzensiz ve aşırı beslenmeye dayandığı bir gerçektir. Bu durum da ferdin teşebbüs gücünü zayıflattığı gibi psikolojik dengesini de bozmaktadır. Zira ruhsal bozukluklar, maddi hastalıklarla yakından ilgilidir. Aynı durum ailesi ve çevresini de olumsuz yönde etkiler. Kişi kendi iç dünyasında huzursuz olduğu gibi, ailesi de huzursuzluk içindedir.

Çalışan her nesnenin, dinlenmeye ihtiyacı olduğu gibi, bir yıl boyunca türlü-türlü yiyecek ve içeceği büyük bir gayretle özümlemeye çalışan midenin ve diğer organların da dinlenmeye ihtiyacı vardır. İstirahate çekilen organlar gelecek on bir ay için daha iyi çalışacak, hastalanma riskleri azalacaktır. Peygamberimiz (sav): "Oruç tutunuz ki sağlıklı olasınız" buyurarak, oruç ibadetinin ferdin bedensel ve ruhsal sağlığı açısından önemini belirtmişlerdir. Maddi ve manevi sahalarda gelişme ve kalkınma; bilgili, becerikli, bütün bunların üzerinde sağlıklı insanlar sayesinde mümkün olacaktır. Yine bu alanda gelişme ve kalkınma, toplum huzur ve sükununun sağlanmasında önemlilik arzeder. Atalarımız, "Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur" diyerek sağlığın fert ve toplum hayatındaki yerini veciz bir şekilde ifade etmişlerdir. Diğer taraftan oruç, insana sabretme, zorluklara karşı dayanma melekesini de kazandırır. Böylece aşırılıklardan, taşkınlıklardan, ümitsizlikten koruyarak, sakin, hoşgörülü, azimli ve kararlı bir ruh yapısının oluşmasında hakim rolü oynar. Bu da sosyal yapının huzur ve mutluluğunun sağlanmasında gerekli olan insan tipini ortaya koyar. Nitekim Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de:

"Ey iman edenler, oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı, ta ki korunasınız" buyurarak orucun, kişiyi Allah'ın yasaklamış olduğu işlerden korumasındaki önemini belirtmiştir.

Allah'tan korkan, emirlerine bağlanan insan, haksızlık yapamaz, yalan söyleyemez, ölçü ve tartıya hile karıştıramaz, başkasının malı, canı ve namusuna göz dikemez, emanete ihanet edemez... vs. Hayatını bu çerçeve içerisinde sürdüren insan, Allah'ın rızasını elde ederek uhrevi hayatını mamur edeceği gibi, sosyal bünyenin huzur ve sükununun temin edilmesinde de en büyük teminatı teşkil edecektir.

Yukarıda mealini verdiğimiz Bakara sûresinin 183. ayeti, bir anlamda İslâm'ın insana ve toplum düzenine verdiği önemi açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Zira kalbin de Allah korkusu olmayan insan, sorumluluk duygusundan yoksun insandır, şehevi ve gadabi dugularının esiri olarak Allah'ın yasaklamış olduğu işlerden yakasını kurtaramaz. Sosyal bünyede kanayan bir yara ve sorun bir varlıktır artık o. Diğer yanda, içki, kumar, fuhuş ve gece hayatı gibi etkenler, maddi bünyesini yapratıp her türlü hastalığa zemin hazırlar. Bu bir anlamda ruhsal dengenin de yıkımı demektir. Çünkü Allah'ın yasaklamış olduğu fiillerle mutlu olmanın mümkün olmadığı gün ışığı gibi ortadadır.

devamı var...

Hasan ARAL

Ramazan mektebi

Oruç sayesinde sağlam bir vücuda, sıhhatli bir kalbe ulaşan Müslüman, en muhtaç olduğu bir zamanda nefsinin yeme, içme ve cinsi münasebet isteklerine boykot ilan edip, iradesinin kuvvetlendirebilmektedir. Allah'a itaat, nefse isyan, şeytanı perişan etmekte, büyük cihad böyle gerçekleşmiş olmaktadır. Allah'ın Resûlü (sav) "şeytan vücudunuzda kan gibi dolaşır, onun geçiş yollarını açlıkla tıkayınız"

buyurup dikkatimizi çekmiştir. İmam-ı Gazali, "Oruçtan maksat, Allah'ın ahlakı ile ahlaklanmak ve imkân insbetinde meleklere benzemektir. İnsan şehvete karşı kullanmak üzere akılla mücehhez oluşu bakımından hayvanlardan üstün, şehvetinin kendini istila etmesi bakımından da meleklerden aşağıdır. Şehvetini terk ettiği ölçüde meleklik makamına yükselirken, şehvetine mağlup olduğu ölçüde de hayvanlar tabakasına düşebilir". Hz. Resûlullah, "Oruç günahlara karşı kalkandır" buyurmaktadır.

Sahur ve iftarıyla Müslüman, günboyu tuttuğu orucuyla, bir ayın her anında bayramı yaşamakta, ne ulvi bir makama erişip, ne büyük hedefe koşmaktadır! Ahireti kazanabilme yarışında eline geçen tüm fırsatları değerlendirip, ibadet, itaat ve zikirle dostluğu bir ömür devam edecek şu müjdeler ona nasib olacaktır: "Kur'an ve oruç kıyamet gününde şefaatçıdırlar". Bir başka hadis-i şerifte de "Oruçlu için iki ferahlık vardır. Biri iftar zamanıdır. Diğeri de kıyamet günü, mükâfatını almak üzere Rabb'ının huzuruna çıktığı andır".

Birçok rahatsızlığın iradeyi kullanamamaktan kaynaklandını vurgularsak, orucun irademiz üzerindeki etkisini, maddi ve manevi hastalıklarımızın tedavisine katkısını daha iyi anlamış oluruz. Dehlevi: "Oruç kabir kazdırıcı değil, nefsin zehirlerine karşı panzehirdir" diyor. Ve şimdi de tıp ilminin tesbitlerini okuyalım: Oruç vücuttaki besin depolarını harekete geçirip yağ yakımı ve yıkımını süratlendirmektedir. Şişmanlık, damar sertliği, tansiyon yüksekliği, felç, kalb ve beyin rahatsızlıklarından oruçla korunabilinmektedir. Karaciğer ve sindirim sistemlerimiz oruç sayesinde günde ortalama dört saat kendini tamir imkânı bulmaktadır. Fazla yemek yemenin, aşırı beslenmenin insana kuvvet kazandırmadığı, aksine bir takım hastalıklara yol açtığı da ilgniç bir şekilde ifade edilmektedir. Yine oruç tutan kişilerde sinir bozukluğu ve diğer bunalımlara az rastlandığı, orucun kalb ve mideyi dinlendirdiği şeklindeki tesbitler tıbbın tesbitleridir.

Ramazan ve orucun dünya Müslümanlarının refahına, soğuk ve sıcak savaş halinde olanların zaferine vesile olması şeklindeki duamızı, dileğimizi her sahur ve iftar vakitlerinde tekrarlamamızı tavsiye ediyor, Gavs-ı Azam Abdülkadir Geylani (ks) ile bitiriyorum: "Receb, cefayı terk içindir. Şaban amel ve vefa içindir. Recep, sıdk ve tevbe, Şaban muhabbet Ramazan ise karabet (yakınlık) ayıdır. Receb hürmet, Şaban hizmet, Ramazan nimet ayıdır..."

Saffet DEMİR

Fıkıh Köşesi

Zekata bağlı olan ve olmayan mallar

Dünden devam...

Ancak bunlar temel ihtiyaçlar dışında olup kıymetleri en az nisab miktarına ulaşınca, sahipleri zengin sayılır. Her ne kadar zekât vermekle yükümlü olmazlarsa da, kendileri zekât ve sadaka alamazlar ve bunlar üzerine fıtır sadakası ile kurban kesmek vacib olur.

Bir kimsenin kendi malı olduğu halde elinden çıkıp da faydalanamadığı ve eline bir daha geçmesi de düşünülemediği mallardan zekât verilmez. Bu mallara "Mal-ı zimar" denir. Bu durumdaki mallar "nami=çoğalıcı" sayılamayacaklarından zekâta bağlı olmazlar. İsbatı mümkün olmayıp inkâr edilen alacak paralar, zorla alınan, çalınan, el konulan ve geri alınması umulmayan mallar, denize düşüp çıkarılması mümkün görülmeyen mallar, kırda gömülüp yerleri unutulmuş geçer paralar ve kaybolmuş diğer mallar bu kısımdandır. Bunlar elden çıktığı için ve bunlardan yararlanılmadığı için, ele geçmedikleri müddetçe zekâta bağlı olmazlar. Fakat bunlar tekrar ele geçince bakılır: Nisab miktarına ulaşır da zekâta bağlı mallardan olursa ele geçtileri tarihten itibaren bir yıl son bulunca, zekâtlarını vermek gerekir.

Örnek: Yıllarca inkâr edilip bir delil ile isbatı mümkün olmayan yüz bin liradan ibaret bir alacaktan dolayı bu geçmiş yıllar için zekât gerekmez. Fakat daha sonra borçlunun ikrarı veya şahid ve sened gibi bir delille alacak isbat edilip tahsil edilse, bu alacağın isbatı anından itibaren zekâta bağlı olur. Aradan bir yıl geçince de zekâtını ödemek gerekir. Ancak para sahibinin zekâta tâbi başka malı da bulunursa, o zaman bunların zekâtı ile beraber, o ele geçirilen malların da zekâtını vermek gerekir, bunlar üzerinden bir sene geçmesi beklenilmez.

İnsanlara borçlanıp da, onlar tarafından ödenmesi istenen bir borcun karşılığında aynı miktarda borçlunun eline geçer para veya ticaret malı veya saime hayvan bulunursa, bu zekâta tabî olmaz. Ödünç alınmış paralar, yok olmuş eşya bedeli, zevcelere ödenecek mehir paraları, geçmiş yıllara ait zekât borçları, hep bu borç kısmındandır. Bunun için bir kimsenin temel ihtiyaçlarından başka elinde nisab miktarı geçer parası veya ticaret eşyası bulunduğu halde, bu miktara denk borcu bulunsa, kendisine zekât farz olmaz.

Bir kimsenin nisabdan fazla malı olduğu halde, bir miktar da borcu bulunsa bakılır: Eğer bu mevcut malından borcu çıktıktan sonra nisabdan noksan olmamak üzere bir malı kalırsa, yalnız bu malın zekâtı gerekir. Fakat nisab miktarından (iki yüz dirhem gümüş kıymetinde) az bir şey kalırsa, bundan zekât gerekmez.Ömer Nasuhi - Bilmen Büyük İslam İlmihali

Gönül Dostları

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî

Şeyh İsmâil de; "Efendim bugün kalblerimizi hüzün ve kederle doldurdunuz. İnşâallah bu emir gelmez de ömrünüz uzun olur" dedi. Mevlânâ Hâlid Hazretleri; "Ey İsmâil! Biz Şam'a ancak ölmek için geldik. Buraya geliş gayemiz bundan başka bir şey değildir. Cenab-ı Hak, Beyt-i mukaddesi ve Nebiyy-i Zîşânı ziyareti ve hâcc-ı ekberi, bize geçmiş senelerde nasîb etti. İnşâallah saâdet-i ebediyyeye nail oluruz. Başka şey istemiyoruz. Bâzı inkarcıların size yapacağı ezâ ve cefadan korkuyoruz. Bilhassa falan kimsenin ezâ ve cefasından korkuyoruz. Hak teâlâya yalvararak duâ ediyoruz ki, size eziyet verecek olan o kimse fazla yaşamasın. Çünkü sevdiklerimize iftirâ ederek zahmet verir" buyurdu. Buyurdukları gibi, kendilerinden kısa bir müddet sonra o kimse öldü.

Hacı Hâlî Efendi, Sultan Mahmûd Hanın saray hizmetçisiydi. Halil Efendi hacca gitmeye niyet etti. İstanbul'dan Üsküdar'a geçtiğinde, Üsküdar mezârlıklarının içinden bir zât, elinde bir mektup olduğu halde hızlı adımlarla ona doğru koşarak geldi ve:

"Aman Hacı Halîl Efendi şu mektubu alın! Lütfen Şam'a vardığınızda, velilerin önderi, ariflerin büyüğü Mevlana Hâlid-i Bağdâdi Hazretlerine verin. Buyurduklarını ve mektubu verdiğiniz tarihi de unutmayın. Döndüğünüzde cevabı alırız" dedi ve yine kabristanlığa doğru yürüyüp uzaklaştı.

Ramazan Sofrası

MEYVA TATLISI

( 4 Kişilik)

Malzeme : 200 gr. krema, 200 gr. dondurma, 12 ad. kiraz şekerleme, 4 ad. incir şekerleme, 4 ad. portakal şekerleme, 10 gr. vişne, şeker ve nişasta.

Tarif : Krema oval bir tencereye konup, üzerine dondurma ilave edilip, az karıştırılr. İçine küp doğranmış şekerleme çeşitleri atılıp, karıştırılır. Güzel bir forma kaba konup şoklanır. Vişne kaynatılıp az şeker ve nişasta ile sos bağlanır. Tabağa soğuk vişne sos dökülür, üzerine şok kremalı dondurma konur, nane yaprağı ile süslenerek servis edilir.

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde parfüm dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde başladı

24.03.2026 10:34:00 / Güncelleme: 24.03.2026 12:38:30
İHA
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti.



Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından kabul edildi.



Tutuklu şüpheliler İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Altay, Onay Yürüklü, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve tutuksuz sanık Ömer Akat ile soruşturma sürecinde cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal'ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında dava açıldı.



7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin ilk duruşma bugün başladı. Taraf sayısının fazlalığı nedeniyle adliyedeki duruşma salonlarının kapasitesinin yetersiz kalacağından yargılama, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki 250 kişi kapasiteli duruşma salonunda gerçekleştiriliyor.

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin 7 şüpheli tutuklandı

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu, Zuhal Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da bulunduğu 8 şüpheli sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Savcılık işlemleri tamamlanan 7 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi

24.03.2026 06:16:00
İHA
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin 7 şüpheli tutuklandı
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin 7 şüpheli tutuklandı
Ümraniye'de Kars36 Spor futbolcusu Kubilay Kaan Kundakçı'nın öldürülmesine ilişkin soruşturma sürüyor. Kundakçı, rapçi Vahap Canbay ile şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu'nu barıştırmak amacıyla gittiği görüşmede silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmişti.

Kundakçı'nın cenazesi dün memleketi Sakarya'da toprağa verilmişti.

Cinayetin aydınlatılması için çalışma başlatan polis ekipleri, aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, annesi, türkücü İzzet Yıldızhan ile birlikte toplam 10 şüpheliyi gözaltına aldı. Aleyna Kalaycıoğlu, Zuhal Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun aralarında bulunduğu 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sabah saatlerinde Kartal Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.


3 şüpheli serbest bırakıldı



B.K. savcılık ifadesinin ardından herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmaksızın, Z.K. ve A.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


7 şüpheli tutuklandı



Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, İzzet Yıldızhan'ın da aralarında bulunduğu 7 şüpheli nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu

Yaşlılık demek yeni sorunlar demek... Sağlık sorunları ister istemez uç veriyor. Buna bazen yalnızlık da eşlik edebiliyor. Peki ne yapmalı? İşte 10 tavsiye...

24.03.2026 00:20:00
MURAT ÇORBACI
Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu
Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu


1. Her gün mümkün olduğunca uzun ve orta hızda yürüyüş yapın. Ancak yaşlılıkta düşme riski olduğu için güvenli bir yürüyüş yeri bulmanız gerekir.
2. Varsa evinizdeki merdivenleri günde birkaç kez çıkmak da iyidir.

3. Formda kalmak için koşu ve tempolu yürüyüş yararlıdır.
4. Yüzme de yararlı sporlardan biridir. Yaşlılıkta golf ve diğer bazı sporlar da oynanabilir.

5. Günde ortalama 7-8 saat kaliteli uyku çok önemlidir.
6. Bol su içmek vücut fonksiyonlarınızı iyileştirmeye yardımcı olur. Sık sık idrar yapıyorsanız, gece su içmeyin çünkü düşme riskini artırır ve uykunuzu bozabilir.

7. Yoksullara yardım eden gruplara katılın ve hasta insanları ziyaret edin, bu ruh sağlığınızı iyileştirecektir.
8. Olumlu düşünün ve her zaman umutlu olun. Mümkün olduğunca olumlu şeyler izleyin, konuşun, duyun.

9. Affedin ve unutun. Dünyada her şey geçicidir. Herkese sevgi gösterin. Bu, içsel şifa bulmanıza ve fiziksel sağlığınızı iyileştirmenize yardımcı olacaktır. Bu, hayatta mutluluk için önemlidir.
10. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinizi vaktinde yerine getirin. Günde en az yarım saat Kur'an-ı Kerim okuyun veya dinleyin. Düzenli olarak dua edin.

Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı

Konya'nın Seydişehir ilçesinde yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 15 kişi yaralandı

23.03.2026 16:00:00 / Güncelleme: 23.03.2026 16:02:51
İHA
Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı
Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı
Kaza, Seydişehir Antalya kara yolunun 14'üncü kilometresi Madenli Mahallesi yol ayrımı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya'dan Konya istikametine seyir halinde olan Metro Turizm'e ait 42 ALM 699 plakalı yolcu otobüsü, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak refüj bariyerlerine çarpıp yan yatarak sürüklendi.



Kaza ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada otobüste bulunan yolculardan 15'i yaralandı.



Yaralılar ambulanslarla Seydişehir Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralılardan 4'ünün sağlık durumunun ciddi olduğu öğrenildi.



Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.

Katar şehitlerine hüzünlü tören

Katar'da helikopterin düşmesi sonucu şehit olan ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can, Ankara'da son yolculuklarına uğurlandı

23.03.2026 15:30:00 / Güncelleme: 23.03.2026 15:32:59
AA
Katar şehitlerine hüzünlü tören
Katar şehitlerine hüzünlü tören
Katar'da düşen helikopterde şehit olan Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can için Çankaya'daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde öğle namazını müteakip cenaze töreni düzenlendi.

Şehitlerin ailesi ve yakınları taziye dileklerini kabul ederken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da aileleri yanlarında bulunarak teselli etti.

Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, bazı kuvvet komutanları, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, AK Parti Genel Başkan yardımcıları Kürşad Zorlu ve Ömer İleri, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, bazı milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, Katar'dan askeri yetkililer ve çok sayıda vatandaş da katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gönderdiği çelenk de Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nin avlusunda yer aldı.

Şehitlerin cenazesi, cenaze namazının ardından tekbirler eşliğinde cenaze arabasına konuldu.

Polislerden oluşan bando eşliğinde cenaze arabasına taşınan şehitlerden Kahraman'ın cenazesi toprağa verilmek üzere Cebeci Şehitliğine, Can'ın cenazesi ise Güdül'e götürüldü.

Bayram ziyaretinde gözaltına alınan gazeteci tutuklandı

İsmail Arı, 21 Mart akşamı bayram ziyareti için gittiği Tokat'ın Turhal ilçesinde gözaltına alınmış, ardından soruşturmanın yürütüldüğü Ankara'ya getirilmişti

23.03.2026 13:08:00
Haber Merkezi
Bayram ziyaretinde gözaltına alınan gazeteci tutuklandı
Bayram ziyaretinde gözaltına alınan gazeteci tutuklandı
İsmail Arı, 21 Mart akşamı bayram ziyareti için gittiği Tokat'ın Turhal ilçesinde gözaltına alınmış, ardından soruşturmanın yürütüldüğü Ankara'ya getirilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, Arı'nın katıldığı bir yayındaki ifadelerine ve sosyal medya paylaşımlarına dayanmakta ve İsmail Arı'nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ailesi ve Bilal Erdoğan'ın yönetimindeki vakıfların kamu kaynaklarını kullandığına dair bir yayında sarf ettiği sözler soruşturmaya gerekçe gösterilmiş.

İsmail Arı; kamu kurumlarındaki yolsuzluklar, usulsüzlükler, Menzil Tarikatı'nın ticari ilişkileri (Menzil'in Kasası kitabı) ve son olarak Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasına dair yaptığı haberlerle tanınan bir gazetecidir.

BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı, bugün çıkarıldığı mahkemece "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklandı.

Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi

Bursa'da tarihi çarşıda iki grup arasında çıkan kavga, adeta meydan muharebesine döndü. Yumrukların havada uçuştuğu anlar saniye saniye kameraya yansırken, panik yaşayan vatandaşlar olay yerinden uzaklaşmaya çalıştı

23.03.2026 10:46:00
İhlas Haber Ajansı
Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi
Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi
Olay, merkez Osmangazi ilçesi Kapalı Çarşı'da meydana geldi. Çarşı içerisinde henüz bilinmeyen bir nedenle iki grup arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda onlarca kişinin dahil olduğu olayda taraflar birbirine yumruk ve tekmelerle saldırdı.

Yaşanan arbede sırasında çevrede alışveriş yapan vatandaşlar büyük korku yaşadı. Bazı vatandaşlar kavgayı ayırmak için araya girerken, bazıları ise o anları cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Kavgayı ayırmakta güçlük çeken vatandaşların ardından bölgeye ulaşan ekipler, tarafları ayırarak ortamı sakinleştirdi. Polis ekiplerinin müdahalesiyle kavga sonlandırılırken, tarafların bir süre sonra dağıldığı öğrenildi.

Ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, bu eğitim ve öğretim yılının ikinci ara tatilinin ardından dersbaşı yaptı

 

23.03.2026 10:34:00
Anadolu Ajansı
Ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı
Ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı

Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) takvimi doğrultusunda ikinci dönem ara tatili 16-20 Mart tarihlerinde uygulandı.

Öğretmenler, ara tatilde mesleki çalışma programlarını okula gitmeden çevrim içi olarak gerçekleştirdi.

İkinci ara tatilin ardından ülke genelinde merkez ve tüm ilçelerde yaklaşık 18 milyon öğrenci, 1,2 milyon öğretmen dersbaşı yaptı.

Ankara'nın Yenimahalle ilçesindeki Nasreddin Hoca Ortaokulu'ndaki öğrenciler de sabah saatlerinde okullarına geldi.

Bahçede İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından öğrenciler sınıflarına geçti. Öğretmenler de ara tatilin ardından ilk dersini verdi.

Okulun 5. sınıf öğrencilerinden Mehmet Akif Bican, ara tatilde bol bol kitap okuduğunu ve ailesiyle vakit geçirdiğini söyledi.

Ramazan Bayramı dolayısıyla büyüklerini ziyaret ettiğini belirten Bican, "Onlardan harçlık topladım. Özellikle bol bol dinlendim ve ders çalıştım." dedi.

6. sınıf öğrencisi Sena Kalem de ara tatil sonrası sınavları başlayacağı için ders çalıştığını aktardı.

Aynı zamanda ara tatilde dinlenme fırsatı bulduğunu da kaydeden Kalem, "Bayram dolayısıyla büyüklerimi ziyaret ettim, bayramlaştım. Ellerini öptüm ve şeker topladım." diye konuştu.

LGS sınavı 14 Haziran, YKS 20-21 Haziran'da yapılacak

Resmi ve özel ortaokullar ile imam hatip ortaokullarının 8. sınıflarında öğrenim gören öğrenciler, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, Anadolu imam hatip liseleri, proje okulları, mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına seçilmesi amacıyla Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav 14 Haziran'da yapılacak.

Lise son sınıf öğrencileri ile mezunlar, 20-21 Haziran'da Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) heyecanını yaşayacak. YKS birinci oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) 20 Haziran'da, ikinci oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve üçüncü oturum Yabancı Dil Testi (YDT) ise 21 Haziran'da yapılacak.

2025-2026 eğitim öğretim yılı ikinci dönemi 26 Haziran'da sona erecek.

"Şimdi hedeflerimizi belirleyerek bu doğrultuda çalışma vakti"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, NSosyal hesabından ara tatil sonrası okulların açılmasına ilişkin paylaşımda bulunarak, şunları kaydetti:

"Sevgili öğrencilerim, bayram sevinciyle birleşen ara tatilde dinlenerek zihinlerinizi tazelediniz. Arkadaşlarınızla oyunlar oynayarak tatilin tadını doyasıya çıkardınız. Bu kısa aranın ardından bugün okullarımıza kavuştuk. Şimdi hedeflerimizi belirleyerek bu doğrultuda çalışma vakti. Yeni dönemde sizlere rehberlik eden ve her zaman sizi destekleyen kıymetli öğretmenlerimize çalışmalarında kolaylıklar, sizlere başarılar diliyorum. Haftanız güzel olsun." 

D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu

D100 karayolunun Çerkeş kesiminde Ramazan Bayramının son gününde dönüş yoğunluğu yaşanıyor

22.03.2026 20:29:00
İhlas Haber Ajansı
D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu
D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu
D100 karayolunun Çerkeş kesiminde Ramazan Bayramının son gününde dönüş yoğunluğu yaşanıyor.
Çankırı'nın Çerkeş ilçesinden geçen D100 karayolunda, Ramazan Bayramı'nın son gününde dönüş trafiği yoğunlaştı. Bayram için memleketlerine giden vatandaşların geri dönüşe geçmesiyle birlikte, İstanbul'u Karadeniz'e bağlayan bu güzergâhta zaman zaman trafik akışı yavaşladı.
Yetkililer, sürücülerin hızlarını düşürmeleri, güvenli takip mesafesini korumaları ve trafik kurallarına titizlikle uymaları gerektiğini vurguladı.İHA

Katar'da 3 şehit verdik


 
 
Katar'da düşen helikopterde 1 TSK personeli ile 2 ASELSAN teknisyeni şehit oldu. Helikopterin düşüş nedeni 'teknik arıza' olarak açıklandı. 

22.03.2026 19:07:00 / Güncelleme: 22.03.2026 19:13:49
Haber Merkezi/AA
 Katar'da 3 şehit verdik
 Katar'da 3 şehit verdik

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Katar'da düşen helikopterde bulunan 4 Katar Silahlı Kuvvetleri ve 1 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile 2 ASELSAN teknisyeninin şehit olduğunu bildirdi.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye ile Katar arasındaki askeri işbirliği ve koordinasyon faaliyetlerinin, mevcut anlaşma ve planlamalar çerçevesinde kesintisiz sürdürüldüğü vurgulandı.

Eğitim faaliyetleri yürütülüyordu

Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim faaliyetleri yürüten Katar Silahlı Kuvvetlerine ait bir helikopterin önceki akşam ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğrayıp denize düştüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Başlatılan arama kurtarma faaliyeti ile helikopterin enkazına ve şehitlerimizin naaşına ulaşılmıştır. Kazada, helikopterde bulunan 4 Katar Silahlı Kuvvetleri personeli, 1 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile 2 ASELSAN personeli teknisyen şehit olmuştur. Kaza kırımın kesin nedeni, Katar makamlarınca yapılacak inceleme sonucunda belirlenecektir. Bu elim kazada hayatını kaybeden tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Katar Silahlı Kuvvetlerine, ASELSAN'a, Türk milleti ile kardeş Katar halkına başsağlığı dileriz."

Şehit Binbaşı'nın ailesine haber verildi

Katar'da helikopterin düşmesi sonucu şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin'in Isparta'daki ailesine şehadet haberi ulaştırıldı. Binbaşı Taştekin'in şehadet haberi, Gülcü Mahallesi'nde yaşayan ailesine Isparta Vali Yardımcısı Hamdullah Süphi Özgödek tarafından verildi.

 
Katar'dan yapılan açıklama
 
Katar İçişleri Bakanlığı da, bu (22 Mart) sabah rutin görevi sırasında teknik arıza nedeniyle ülke kara sularına düşen helikopterdeki 7 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını açıkladı. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Katar'da düşen helikopterde bulunan 4 Katar Silahlı Kuvvetleri ve 1 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile 2 ASELSAN teknisyeninin şehit olduğunu bildirmişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.