logo
28 EYLÜL 2026

Emre'nin tercihi İspanya

Sivasspor’un başarılı futbolcusu Emre Kılınç, Milli Takım'da olmanın hayatının en mutlu anı olduğunu belirterek, "Futbol hayatımın beni en mutlu eden olayı şu an burada (Milli Takım'da) olmak olabilir. Çünkü hayallerin en üst seviyesi Milli Takım'dır, ülkemize hizmet edebilmektir" dedi

01.04.2019 00:00:00
 
Emre'nin tercihi İspanya
Emre'nin tercihi İspanya
Sivasspor'da gösterdiği başarılı performans ile A Milli Takım'dan davet alan Emre Kılınç, TamSaha dergisine açıklamalarda bulundu. Milli Takım'da oynamanın kendi hayallerinin en üst seviyesi olduğunu belirten Kılınç, kimseyi mahcup etmeyeceğini ve kendisini geliştireceğini söyledi.

Soru-cevap şeklinde gerçekleşen röportajda, Emre Kılınç'ın açıklamaları şu şekilde: Adını Milli Takım aday kadrosunda görmek, kimseyi şaşırtmadı. Zaten futbola başladığı günden beri vaatlerde bulunuyordu. Sadece yere doğru basmak için bile özel eğitim alan bir futbolcu, Sivasspor'un ardından artık uluslararası platformda kendisinden beklentileri yerine getirmeye başlıyordu. Milli Takım kampında bir araya geldiğimiz 25 yaşındaki oyuncuyla Sivas, Sivasspor, Robinho, Kone gibi geniş bir yelpazede sohbet ettik. Hayatındaki en büyük mutluluğun ay-yıldızlı formayı giymek olduğunu söylerken de gördük ki, aldığı dersler gerçekten işe yaramış, ayakları yere sağlam basıyor.

23 Ağustos 1994'te Sakarya'da başlayan hayat yolculuğunu ve futbol hikayeni anlatabilir misin?

Benim için her zaman futboldan daha ziyade önemli olan okuldu. İlkokulu Pamukova'da, Lise 1'i Adapazarı merkezde okudum. O zamana kadar hayatımda futbol yoktu. Lise 2'de başladım. Bir akrabamız Bolu'ya gitti. Kardeşi Kartal'da oynuyordu. "Sen de git. Futbolda kendini göstereceğin yeteneğin var" dediler. "İyi" dedim, "Gideyim." "Nereye gidersin, Kartal'a mı, Bolu'ya mı?" Akrabam küçüktü, bize sahip çıkamaz. Benden de küçüktü. Ufuk abimiz var, "Bolu'ya onun yanına gidelim." Bolu'daki denemelerde beğendiler, sağ olsunlar. Futbol hayatımız başladı.

Ailenin bu kararına tepkisi nasıl oldu?

Anadolu Lisesi'nde okuyordum o zamanlar. Her şeyden önce yine okulum geliyordu. Futbolcuların hepsinin gittiği okul vardı, düz liseydi. Ben Anadolu Lisesi'nde okuduğum için annemler "Düz lisede ne işin var" diye delirmişlerdi. A takıma imza atmaya geldiğim zaman bile annem için en önemli şey okuldu. Ama ondan sonra okula fazla önem veremedik.

Ailende futbol oynayan başka kimse var mı?

Babam DSİ'den emekli. Annem ev hanımı... Bir kız kardeşim var. Ailemde, yakın çevremde futbol oynayan başka kimse yok. Sadece Pamukova'dan çıkan Güven Varol var. Futbolu, profesyonel yaşamı, zaten bir tek ondan dolayı biliyorduk. Köye gittiğim zaman Ufuk abi ve diğer abilerle futbol oynuyorduk. Bizim orada Fenerbahçe Spor Kulübü vardı, oraya da gidiyordum. Ama daha çok okula önem veriyordum. Eğitim her şeyden önce gelir. Annem, "Önce okul" diyordu. Sabahları gidiyordum futbola, oradan çıkıyordum hemen dershaneye koşa koşa Ondan sonra akşam gel, bir daha ders. Baktığınız zaman şu an üniversite okumuyorum ama her zaman bizim için önce eğitim geliyordu. Annemler şu an mutlu ama yine de okumamı istiyorlardı. Hayvanları çok seviyorum. Cumhuriyet Üniversitesi'nin içinden geçerken dikkatimi çekmişti Veterinerlik Fakültesi. 'Puanlarına bakalım' dedik, yapabilir miyiz, kazanabilir miyiz? Ben okuyamazsam bile eşim üniversiteyi bitiriyor, o olur. O, Bolu İzzet Baysal Üniversitesi'nde İngilizce Uluslararası İlişkiler okuyor.

Öğretmenlerin ne diyordu futbol hakkında?

Okul takımımız vardı. İlkokulda Taci Hoca ile Suat Hocamız vardı, sağ olsunlar, kulaklarını çınlatıyor gibi oluyorum. Taci Hoca, Suat Hoca ile birlikte çok üstümüzde dururdu. Hep oynamam için destek olurdu. "Her zaman futbol aklının bir köşesinde bulunsun" derdi. Hatta Taci Hoca, İstanbul'a, yakın deplasmanlarıma hala gelir. Onlar hep futbola yönlendirmeye çalışırlardı. Hızlıydım. Atletizm de yapabilirdim ama koşmayı futbolcular genelde fazla sevmezler. Hızlıyım, topla ilişkilerim iyi. Ayak tekniğim kötü sayılmaz, sol ayağım iyidir. Her şeyden önemlisi futbolu sevmek... Ben mesela herkesten önce sahada idmana çıkarım. İdman biter, hocalar içeri sokmaya çalışırlar, girmeyiz. İdmandan sonra ekstra şut çalışırız. U16 Türkiye Şampiyonası'na gitmiştik Antalya'da. Orada hem gol kralı olmuş hem de Fair Play Ödülü almıştım. Çok faul yapılıyordu. Hiç sarı kart yememiştim. Benimle birlikte Recep Niyaz da aynı gol sayısına ulaşmıştı. Ben Boluspor'daydım, Recep Niyaz da Denizlispor'da.

Fiziki eksiğini nasıl kapatıyorsun?

Vücuttan ziyade yere basış daha önemli futbolda. Fizik olarak sahada diğerlerinden belki zayıf gözükebiliyoruz ama yere sağlam basmak, kuvvetli olmak çok önemli. Bunun için özel çalışmalar yapıyorum, bunu geliştirmeye yönelik özel dersler alıyorum. Eksiğimiz ne varsa her zaman geliştirmemiz gerekiyor. Kısa boylu oyuncular yere daha sağlam basar. Herkes bizi ortalamaya göre zayıf görüyor ama önemli olan yere basış. Koordinasyon çok önemli.

Seni en çok zorlayan sağ bek kim?

Söyleyeceğim ilk isim Skubiç olabilir. Geçen sene deplasmanda beş yemiştik Konyaspor'dan. Aslında benlik bir şey de yoktu. Eto'o'nun vurduğu topu ceza sahası içinde tamamlayan bir sağ bek. Öyle bir oyuncu Skubiç.

"Büyük" diye tabir edilen takımlara karşı başarılı sonuçlar alırken, beklenmedik rakiplere karşı beklenmedik sonuçlar almanızın sebebi ne?

Bizim oyun stilimiz onlara yönelik. Biz de hemen hemen onlar gibi oyun sergilediğimiz için... Büyük takımlara karşı oynarken mecburen kapanıyoruz. Başakşehir'e iki senedir yenilmedik. İyi kapanıyoruz, hızlı hücuma çok iyi çıkıyoruz. Geçen sene de aynıydık. Ben vardım, Bifouma vardı. Hızlı oyunculara sahiptik. Bu sene de Diabate var, Douglas var, ben varım, Erdoğan var. Şu ana kadar fazla forma şansı gelmemiş olsa bile Erdoğan çok yetenekli bir oyuncu. Bir de büyük takımlara karşı futbolcular daha motive oluyor. Ama kapanan takımlara karşı sıkıntı yaşayabiliyoruz. Konsantrasyon çok önemli futbolda. Beşiktaş'tan bir gol yedik, Başakşehir'den gol yemedik. Ligin en çok gol atan takımlarından bahsediyorum. Ama Kasımpaşa'dan üç, Erzurum'dan dört yedik. Gol atıyoruz, gol atar atmaz gol yiyoruz. Fenerbahçe maçında hakeza aynısını yaşadık. O konsantrasyonu tam sağlayamıyoruz. İki senedir aynı problemi yaşıyoruz. Üst taraf kırılma maçı oynuyoruz. Kazansak, üst tarafı yakalayacağımız, Avrupa hayalimizin artık gerçek olmaya başlayacağı maçları kazanamıyoruz. Ondan sonraki iki-üç maçta da çok problem yaşıyoruz. Düşme hattına yaklaştığımız zaman o kırılma maçları geliyor, kiminle oynarsak oynayalım istediğimiz sonucu alıyoruz. İlk devre Beşiktaş'a karşı oynadık, kazandık. İçeride Rizespor ile berabere kaldık. Başakşehir'e gittik, yendik. Düşme hattına yaklaştığımız zaman o kırılma maçlarını hep kazanıyoruz. Keza Yeni Malatyaspor maçı Yine düşme hattına çok yaklaştık, o maçı kazandık. Ondan önce Akhisarspor'u yendik, kazanmamız gereken bir maç. "Üst tarafı yakalayacağız" dediğimiz, kendimize hedef koyduğumuz zaman üç maç kaybediyoruz.

Robinho'nun senin futboluna katkısı oldu mu?

Tabii oldu. Robinho'nun bütün şehre katkısı oldu. Tartışmaya bile gerek yok. Robinho'dan bahsediyoruz. Televizyondan izlediğimiz, hayalini kuramayacağımız oyuncuyla takım arkadaşıydık. Şimdi Başakşehir'e de katkı sağlıyor. Kendi alışık olmadığı, bu yaşına kadar hiç oynamadığı bir mevkide oynuyor. Devre arası kamptayız. "Kulüp Robinho'yu istiyor" dediler. Samet Hoca (Aybaba) dedi ki; "Robinho olmaz. Çok üst seviye oyuncu. Yüksek paralara gelir." Samet Hoca da içten içe istemez mi Robinho'nun takımında olmasını! Kampı bitirdik, geldik. Bir akşam telefonum çalıyor, Samet Hoca aradı. "Efendim hocam!" dedim. "Ne yapıyorsun?" diye sordu. "Hocam, dinleniyorum" cevabını verdim. "İyi" dedi. "Bari bol bol dinlen. İdmanları en üst seviyede yap. Ekstra idman yap. Robinho geldi. Kendine dikkat et, ona göre." Robinho öyle bir oyuncu... Hepimize katkısı oldu. İnanamıyorsunuz nasıl geldiğine Robinho, Sivas'a geliyor. Atıyorum, Kasımpaşa olur, İstanbul, bildiği şehir, duymuştur. İstanbul, dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Sivas'ı hiç bilmiyor. Roberto Carlos, Cicinho, onlarla görüşmüş, oradan biliyor. Şehir olarak onu cezbedecek hiçbir şey yok ama inanılmaz bir insandı. Hiç öyle lüksle falan alakası yoktu. Tek önem verdiği, çocuklarının eğitimiydi. Şehirde, dışarıda bir kişi bile görmemiştir Robinho'yu. Çarşıda gezerken, bir AVM'de, bir kafede oturup kahve içerken kimse görmemiştir. Geliyordu idmana, işini yapıyordu, gidiyordu, çocuklarıyla, ailesiyle vakit geçiriyordu.

Sakarya doğumlusun ama Sivaslılar, seni kendi evlatları gibi görüyor!

Sivas'a 22 yaşında geldim. Emre Kılınç'sam, şu an Milli Takım'daysam buralara gelmemde Sivas'ta yaşayan Sivaslısının, Sivas dışında yaşayıp maçlarımıza gelen taraftarlarımızın hepsinin, yönetimin, takım arkadaşlarımın katkısı var. 22 yaşında alt ligden gelmişim, beraber şampiyon olduk. O yüzden kendi evlatları gibi görmeleri çok doğal. Şehirde de maçlarda bazen bir-iki uğultu oluyor tabii ama dışarı çıktığımız zaman hiç kimseden hiçbir zaman eleştiri almıyoruz. Kimsenin de aldığını düşünmüyorum. Çarşıya çıkıp, karşılaşıp insanlarla "Ya sen öyle kötüydün, böyle kötüydün, senden bir şey olmaz, sen zarar veriyorsun", öyle bir şey kesinlikle olmuyor. Sivas, futbola aşık bir şehir... Bütün insanların ağzında Sivasspor var. Herkes bir şekilde takip ediyor, maçlara gelemese bile Şampiyonluğa oynadıktan sonraki dönemde biraz kopukluk olması doğal çünkü taraftarlar hep o seviyeleri bekliyor. Oraları yakalayamadığınız zaman bu dünyanın her yerinde oluyordur taraftarların eksilmesi.

Kone gibi tecrübeli bir oyuncu ile takımın ilişkisi nasıl?

Kone ile ilişkimiz çok iyi. Takımın hocası gibi Kone'nin ihtiyar sevincini aslında ilk ben yapmıştım. Sergiy Rybalka ile kampta PS oynuyorlardı birkaç arkadaş. Oyunda vardı ihtiyar sevinci. "Yarın gol atarsan bu sevinci yap" dedi. Bizim de Erzurumspor maçımız var içeride Ben de golü atınca hemen koşa koşa yanıma geldi. Aklıma da geldi o sevinci yapması. O günden sonra gelenek oldu. Rybalka attığı zaman o hareketi yapıyor. Yaşı biraz ilerlediği için o sevinç artık Kone'nin sevinci oldu. Herkes ona yordu. Kone şu an kulübün hocası gibi. Oynasa da oynamasa da problem yapan bir oyuncu değil. Oynamadığı zaman insanlar, "Bu Kone nasıl oynamıyor, kesin morali bozuktur. Sorun çıkartır" diye düşünüyordur. Öyle bir şey kesinlikle yok. Oynasa da oynamasa da her zaman yüzde 100 destek verir. Kone ile Robinho ile oynamak sahada her zaman yanında bir yaşam koçuyla yaşıyormuşsun gibi bir his. Sonuçta saha içinde, saha dışında her zaman size öğütler veren insanlar bunlar. Çok tecrübeli oyuncular. Takımı inanılmaz sahipleniyorlar. Sanki Sivaslı biri takımı nasıl sahipleniyorsa onlar da o kadar sahipleniyorlar. O yüzden onlarla beraber oynamak hepimiz için çok büyük bir şans, her zaman bize bir artı. Ziya abimin maşallahı var. Belki de buralara gelmemde en büyük pay Ziya abimindir. Arkalı önlü oynadığımız için biraz da Çok destek oluyor, her zaman beni beslemeye çalışıyor. Defansın arkasına koşu yapıyorum, hiçbir zaman es geçmez. O pasları en iyi şekilde atar. Sol ayağı, oyun bilgisi çok iyidir. Dediğim gibi, buralara gelmemdeki en büyük pay Ziya abimindir. Mert Hakan Yandaş bence kazanmamız gereken en büyük değer olabilir. Çok yetenekli bir futbolcu. Alt liglerde 60-70 golü bulunan bir oyuncu ki, bir orta saha oyuncusu, santrfor da değil. Gol vuruşu, oyun bilgisi inanılmaz iyi. İki ayağını da çok iyi kullanıyor. Türk oyuncuya yönelmemiz gerektiğini düşünüyorum. Türk ile yabancı arasında üç-dört gömlek fark yoksa her zaman Türkün oynaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bizim evladımız. Mert Hakan, arkasında durduğumuz zaman bizi pişman edecek, mahcup edecek bir oyuncu da değil. Herkes biliyor, antrenmanlarımızı izleyen hocalarımızın hepsi farkında.

Senden her zaman büyük beklentiler oldu. Bu beklentileri nasıl yönetiyorsun?

Yükselişim Sivasspor'a transfer olunca başladı. Bolu'da da aynı şeyleri duyuyordum. Kimseyi mahcup etmemeye çalışıyorum. Bu bizim mesleğimiz. İhanet etmek zaten bize yakışmaz. Her zaman kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Taraftarlar da top bizdeyken heyecanlanıyorlarsa ne mutlu bana.

Mental olarak olgunlaştın mı?

Gol atma işi tecrübe ile alakalı. 'Golü koklamak, golü düşünmek' derler. Bolu'da orta sahada mücadelenin içinde olmaya çalışıyordum. Kenardan orta gelirdi, içeri girmez, dönen top beklerdim. Bir adım atsam gol atacağım, orada kalırdım. Dönen toplar bana gelir diye beklerdim. Geliştikçe daha çok kaptığımız bir özellik gibi oldu. Mental olarak olgunluğa ulaştığımı düşünmüyorum. Profesyonel hiçbir futbolcu da ulaşmaz. Her zaman bir ekstrası, bir üstü daha vardır. Her geçen sene tecrübeyi üstümüze katıyoruz. O olgunluk saha içinde gösteriliyor ama her zaman daha iyisi vardır. Bazen aslında sakin kalamıyoruz. Hakeme bazen faul çaldığında niye sarı kart göstermedin diye tepki gösteriyoruz, bazen niye faul çalmadın diye. Sakinlikten öte, olgunluk buralarda ortaya çıkıyor. Sonuçta vermediyse vermiyor. Darbe aldıysak, kırmızı kart gerekiyorsa zaten VAR'dan artık uyarıyorlar.

Sivas'ın soğuğu meşhurdur!

Sivas'ın soğuğuna biz denk gelmedik Allah'a şükür. Bir-iki denk gelmişliğimiz oldu da fazla soğuk yaşamadık. Bir Kayseri maçı anlatıyorlar, bir de Trabzonspor maçı eksi 30'larda. Douglas ile David Braz bambaşka bir ortama geldiler. Geldikleri yer Brezilya. Hava güzel, sıcak, deniz, kum. Burada bunların hiçbiri yok. Bambaşka bir ortama geldiler. Ama çok uyumlu insanlar, güler yüzlüler. Çok güzel bir arkadaşlığımız var. Takımı da çok sahipleniyorlar. Zaten takımımızda öyle çatlak ses hiçbir zaman olmadı.

Sağ ayağını niçin kullanıyorsun?

Koşmak için. Bu aralar kullanmaya başladım. Her maçta iki-üç tane ters top atmaya başladım. Sağ ayağımın üstünde de çalışmaya başladım ama maçta aslında o anki heyecanla fazla aklıma gelmiyor. Pozisyon olduğu zaman her şekilde kullanmaya çalışıyorum. Bu aralar ters toplarda yüzde 100 isabetle devam ediyorum. Kuvvetlenmem lazım. Oyun bilgisini her zaman geliştirmem, teknik olarak gelişmem lazım. Sağ ayağımı oyunun içine katmam gerekiyor. İki ayağını kullanan bir oyuncu, her zaman öndedir. Topu önüne alıyorsun, karşında adam var, "Soluna çeker zaten" diyor. Solunu kapatıp, sağına yönlendirmeye çalışıyor. Sağına çekiyorsun, pozisyon yakalasan her zaman en iyi vuruşu yapamıyorsun. Ama öbür türlü olduğu zaman adam ne tarafı kapatacağını bilemez.

En büyük hayalin ne?

Her zaman neyin hayalini kurar futbolcu? Milli Takım'a gelmenin, Milli Takım'da oynamanın Büyük takımlarda, Avrupa'da oynamanın hayalini kurar. İnşallah biz alternatif oluruz bundan sonra. Seçim, hocanın seçimi ama hocayı da o seçime iten futbolcunun kendi performansıdır. İyi olduğumuz sürece, iyi futbolcuyu kim neden istemesin! O yüzden hep en üst seviye oynayıp, hep en üst seviye performans göstermem gerektiğini düşünüyorum. Futbol hayatımın beni en mutlu eden olayı şu an burada (Milli Takım'da) olmak olabilir. Çünkü hayallerin en üst seviyesi Milli Takım'dır, ülkemize hizmet edebilmektir. En mutlu olay, burada bulunmam, burada kalabilmem, buraya gelmem olabilir.

Avrupa'da hangi ligde oynamak istersin?

Avrupa'ya gitsem, bir seçme hakkım olsa İspanya olur. Bana daha uygun. Kora kordan ziyade tekniğin ön plana çıktığı bir oyun oynanıyor. Mesela İtalya'da kora kor ikili mücadeleler, tempo var. Tempomun kötü olduğunu düşündüğümden değil ama İspanya'daki oyun göze daha hoş geliyor. Her şeyin her zaman daha iyisi vardır. Her takımın daha iyisi, her futbolcunun daha iyisi.



Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men

Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde

22.09.2026 22:21:00
Haber Merkezi
 
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde. Arjantin'de Icardi'nin ehliyetine el konulurken, İngiltere'de Trabzonspor'un yeni yıldızı Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı ve para cezası verildi.

Icardi'ye 2029'a kadar trafikten men

Arjantin'de Mauro Icardi hakkında dikkat çeken bir trafik yaptırımı uygulandı.

Buenos Aires Eyalet Ulaştırma Bakanlığı, Icardi'nin araç kullanırken görüntülendiği bir videoyu yayımladı. Bakanlık açıklamasında, futbolcunun süresi dolmuş ehliyetle araç kullandığı, araçta bulunan China Suarez'in emniyet kemerini çıkardığı ve Icardi'nin seyir halindeyken pencereden dışarı sarktığı belirtildi.

Açıklamaya göre Icardi'nin ehliyetine tedbir amacıyla el konuldu. Futbolcunun yeniden ehliyet alabilmesi için araç kullanmaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekiyor.

Arjantin basınında yer alan haberlere göre ise Icardi hakkında uygulanan trafikten men kararının 2029 yılına kadar geçerli olduğu öne sürüldü.

Salah'a 6 ay direksiyon yasağı

Sezon başında Süper Lig devi Trabzonspor'a transfer olan Mohamed Salah ise İngiltere'de hız sınırını aşması nedeniyle mahkeme tarafından cezalandırıldı.

Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı verilirken, ayrıca 660 sterlin para cezası uygulandı.

Mahkeme kararında Salah'ın ayrıca 120 sterlin mahkeme masrafı ve 264 sterlin mağdur ek ücreti ödemesine hükmedildi.

Salah'ın daha önce de trafik ihlali nedeniyle ceza aldığı ortaya çıktı. Mısırlı yıldız, 2022 yılında Stockport'ta hız sınırını aşması nedeniyle 200 sterlin para cezasına çarptırılmış ve ehliyetine 3 ceza puanı işlenmişti.

İki yıldız, iki farklı yaptırım

Icardi hakkında açıklanan yaptırım, ehliyetin tedbiren alınması ve yeniden ehliyet için sürüş uygunluğunun değerlendirilmesini içerirken, Salah hakkında mahkeme tarafından 6 aylık araç kullanma yasağı uygulanması dikkat çekti.

Bir tarafta 2029'a kadar uzandığı bildirilen men kararı, diğer tarafta 6 aylık direksiyon yasağı...

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.