logo
19 TEMMUZ 2026

Erciyes bulutlarla ve Kuvayı Milliye ile kucaklaştı

12.07.2001 00:00:00
 
Hafta sonunda Gazetemiz yazarlarından, Baki Bektaş Bey'in başkanlığında Kayseri'de bir toplantı gerçekleştirildi. Yer olarak Erciyes dağı seçilmişti. Yaklaşık 2250 m tırmandıktan sonra Tekir yaylasında, göl kıyısında civar illerden gelen temsilcilerle başlayan toplantı yaklaşık 8 saat sürdü.

Yaylanın doyumsuz havası, ceketsiz yakalandığımız serinliği, dağlardan süzüle süzüle gelen kar sularının ferahlığı ve Erciyes'in gözümüz önüdeki heybeti altında sürdü toplantı...

Namaz vakitleri arasında buz gibi sularla abdest aldık. Yükseklerdeki karların Haziran sıcağı altında nasıl erimeden Allah'ın giydirdiği bembeyaz kaftanı, 3500 m'lik boyu ve Kayseri'nin ufuklarından dünyaya şahin bakışı ile Erciyes; din, vatan, bayrak, millet aşkı ile tepeye tırmanan Kuvayı Milliye ruhunun neferlerinin, "vermem bir çakıl taşını" diyerek göğsündeki taşları avuçlayıp bu topraklarda gözü olanlara doğru haykırışları Erciyes ile bütünleşmişti.

Erciyes'in yüksek yaylalarındaki yörük çadırları beyaz güvercinler gibi pervazlara konup "Bu vatan bizimdir bizim kalacak" nakaratlarını tekrar edercesine Erciyes'in göğsünde Türk adetinin, Türk cesaretinin, Türk heybetinin, Türk kültürünün tarihî süsleri, desenleri, habercileriydiler...

Neden bu vatanın taşına, toprağına göz dikildiğini anlayamayanlara tavsiyem Anadolu'ya gitsinler gezip görsünler.. Ankara'dan Kayseri'ye gelene kadar dümdüz ovalarla nakış nakış işlenmiş bağday, arpa, yulaf, pancar, mercimek tarlalarını bir görsünler de ondan sonra IMF'nin neden bu hububatı yok etmek istediğini anlasınlar.

Yahudi'nin GAP bölgesinde, Ermeni'nin Ağrı dağında, Yunan'ın ve diğerlerinin şurada buradaki hain emellerinin, iştahlarının neden hala rüyalarını süslediğini anlayamayanlar gidip bu toprakları yüzlerine sürsünler, görmeyen gözleri mutlaka açılacaktır.

Evet, Kayseri seyehatimizin tabii güzelliklerini anlatmaya ara verip gelişimizin gerçek sebebi olan manidar toplantımızdan bahsedeyim.

Sayın Baki Bektaş Bey toplantının açılışında özetle şöyle diyordu:

"Ülkemizin üzerinde oynanan oyunlar, korkunç boyutlara ulaşmıştır. Gaziantep'teki toplantının ardından yoğun istek ve teklifler üzerine (Türkiye'nin geleceği hakkında sözü, fikirleri, kararlılığı ile) Prof. Dr. Haydar Baş Bey mutlaka icraatın başında olacaktır. Vatanın bütünlüğü, milletin birlik ve beraberliği hususunda özünü, kendi inancı, kendi örfünden, kendi tarih ve milletinden alan Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in ufuk açıcı, gönülleri buluşturucu, insanları kaynaştırıcı fikir ve tavsiyeleri insanımızın içine düşürüldüğü kriz ve bunalımların tek çıkış yolu olarak gözükmektedir.

Bize düşen yılmadan, büyük bir azimle millet için çalışmaktadır".

Sözlerine şöyle devam etti Baki Bektaş:

"Bize ne derler, ne demezler diyerek insanların bakış açısına göre tavrımızı, hareketimizi belirlemiyoruz.

Bu yolda nice iftiralar, kampanyalar olacaktır. Bunlar karşısında haksız ve yüreksiz olanlar korkar. Bizim kimseden korkumuz yoktur".

Baki Bey'in sohbetinden sonra teker teker görüşler ortaya konup değerlendirmeler yapıldı.

Gördüm ki:

Hesabını sadece Allah rızasına göre yapanlar Kuvayı Milliye ruhu ile şu yüksek tepede buluşmuşlar. Hani şairin dediği "Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır" sözünün yüreklerde bayraklaştığını gördüm. Ayaklarında çarık sırtlarında heybeleri ile Anadolu'yu şereflendiren ahlak, edep, cesaret erleri (Alperenler) gibi Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in etrafında ciddiyet, samimiyet ve aşkla bu kutsi harekette göreve baş konduğuna şahit oldum.

Erciyes'in bağrından akan saf ve berrak su ile konuştum. "Sen şifa oluyorsun. Serinlik verip insanı ferahlatıyorsun. Dağları aşıp duruyorsun. İşte memlekete huzuru getirecek Kuvayı Milliye'nin fikir pınarları Türkiye ve dünyaya akmak için ayağa kalktılar".

Hayırlı olsun!...

Mustafa SABRİ

Bu kez Ukrayna katliam yaptı


 
Rusya’nın Tambov ve Moskova bölgelerine düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırılarında 7 kişinin hayatını kaybettiği, 48 kişinin yaralandığı, bir petrol tesisi ile çeşitli lojistik merkezlerinde hasar meydana geldiği bildirildi. Saldırılar sonrası bölgeden yoğun duman yükseldi.
 

18.07.2026 14:29:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Bu kez Ukrayna katliam yaptı
 Bu kez Ukrayna katliam yaptı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın Tambov ve Moskova bölgelerinde iki lojistik merkezine saldırı düzenlediklerini bildirdi.
Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'nın şehirlerine yönelik saldırılarına karşılık olarak Rusya'daki bazı hedeflere saldırıları sürdürdüklerini belirtti.

Öte yandan Ukrayna Ordusu İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi, bu gece Rus gölge filosuna ait olduğunu öne sürdüğü 13 gemiye saldırılar düzenlediklerini bildirdi.

Rusya da öldürüyor

Ukrayna'nın Harkiv kentinde Rusya'ya ait bir "Banderol" füzesinin yola isabet ettiği saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi yaralandı. Ukrayna polisi, saldırının meydana geldiği bölgede inceleme yürüttü.

Malatya'da deprem


 
 Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

18.07.2026 06:36:00 / Güncelleme: 18.07.2026 07:14:58
Haber Merkezi
 
Malatya'da deprem
Malatya'da deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 06.20'de, merkez üssü Malatya merkezde bulunan ve ilin en kalabalık ikinci ilçesi olan Battalgazi'de 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin yerin 15.59 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.
 
Saha taramaları başladı
 
Malatya Valisi Seddar Yavuz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ekiplerin saha taramalarına başladığını, an itibarıyla olumsuz bir tespit ve ihbar alınmadığını bildirdi.
Yavuz, depremden etkilenenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Olumsuz bir durum yok
 
Öte yandan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen deprem sonrası olumsuz bir tespitin olmadığını, tüm ihbarları değerlendirdiklerini bildirdi. Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi: "Güzel Malatya'mıza geçmiş olsun. Battalgazi'de meydana gelen deprem sonrası şu an itibarıyla herhangi bir olumsuz tespit olmamakla birlikte tüm ihbarları değerlendiriyoruz."

Çevre illerde de hissedildi
 
AFAD, Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası olumsuz bir durumun bulunmadığını bildirdi.
AFAD'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de meydana gelen ve Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Şanlıurfa illerimizde hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."

Zayıflama iğnesi kullanmak isteyenler, iki kere düşünsün!


eslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal, "Sadece zayıflama iğnelerine güvenerek kilo kaybetmek önemli riskleri beraberinde getirebiliyor. Bu risklerden en önemlisi hızlı kilo kaybı ile birlikte kas dokusunun da kaybedilmesi" dedi. 

18.07.2026 02:06:00
MURAT ÇORBACI
 
Zayıflama iğnesi kullanmak isteyenler, iki kere düşünsün!
Zayıflama iğnesi kullanmak isteyenler, iki kere düşünsün!

Obezite uzun yıllar boyunca yalnızca fazla yemek yemek ya da irade eksikliğiyle açıklanmaya çalışıldı. Oysa obezite; hormonlardan genetik yatkınlığa, bağırsak-beyin iletişiminden metabolizmaya kadar birçok mekanizmanın birlikte rol oynadığı kronik ve karmaşık bir hastalık. Son yıllarda tüm dünyada büyük ilgi gören GLP-1 reseptör agonistleri yani zayıflama iğneleri de bu bakış açısını değiştiren önemli gelişmeler arasında. Bu ilaçların sadece iştahı azaltmaya yardımcı olmadığını, ayrıca kişinin gün boyu zihnini meşgul eden, sürekli ne yiyeceğini düşündüren ve bilim dünyasında 'yemek gürültüsü - food noise' olarak tanımlanan içsel dürtüyü de baskılayabildiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal, "GLP-1 ilaçları kilo verme sürecinde önemli bir destek sağlayabilir. Ancak bu ilaçlar yağları yakan bir mucize değil; doğru beslenme, düzenli hareket ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları oluşturabilmek için biyolojik bir fırsat sunuyor. Longevity (uzun ve sağlıklı yaşam) yaklaşımında hedef yalnızca kilo vermek değil, metabolik sağlığı ve kas kütlesini koruyarak uzun yıllar sağlıklı yaşayabilmektir" dedi.

Yaşam tarzı değişikliği şart

Ardal, "Elde edilen sonuçlar yalnızca ilacın değil, yaşam tarzı değişikliğinin de başarısını yansıtıyor" ifadelerini kullandı. İlacın bırakılmasının ardından kaybedilen kilonun korunmasının tamamen yaşam alışkanlıklarına bağlı olduğunu belirten Ardal, "Sadece zayıflama iğnelerine güvenerek kilo kaybetmek önemli riskleri beraberinde getirebiliyor. Bu risklerden en önemlisi hızlı kilo kaybı ile birlikte kas dokusunun da kaybedilmesi. Direnç egzersizleri ve yeterli protein alımıyla desteklenmeyen kilo kaybı, metabolizma hızının yavaşlamasına, vücut kompozisyonunun bozulmasına ve ilacın bırakılmasının ardından kiloların daha hızlı geri alınmasına neden olabilir" uyarısında bulundu.

Doğal yolu var mı?

GLP-1 hormonunun her öğünden sonra vücudumuz tarafından doğal olarak da salgılandığını vurgulayan Ardal, "GLP-1'i artıran tek bir mucize besin ya da sihirli bir yöntem yok. Asıl önemli olan, vücudun bu hormonu doğal olarak üretebileceği metabolik ortamı oluşturabilmek. Şunlar yapılabilir:

1. Sofranızı hormonlarınız için hazırlayın: Zeytinyağı, avokado ve tahin gibi sağlıklı yağlar; yumurta, yoğurt, balık ve kaliteli protein kaynakları ile liften zengin, özellikle prebiyotik özellik taşıyan soğan, pırasa ve hindiba gibi sebzeler GLP-1 salınımını destekleyebiliyor. Ayrıca öğünlerde lif, protein ve sağlıklı yağları karbonhidrattan önce tüketmek hem tokluk hormonlarının daha etkili çalışmasına hem de kan şekeri kontrolünün iyileşmesine katkı sağlayabiliyor.

2. GLP-1 sadece mutfakta desteklenmiyor: Kısa yürüyüşler, kaliteli uyku, etkili stres yönetimi ve gece boyunca sindirim sistemine dinlenme fırsatı veren düzenli beslenme aralıkları da bağırsak-hormon dengesini olumlu yönde etkiliyor." 

Hulusi Akar, Washinton'da konuştu


 
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD'de bulunan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "F-35 programının durdurulmasının gerekçesi S-400, o kalkınca zaten doğrudan F-35 başlayacak" dedi.
 

18.07.2026 01:04:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Hulusi Akar, Washinton'da konuştu
Hulusi Akar, Washinton'da konuştu

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD'ye gitti. Akar ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Üyesi milletvekilleri, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği konutunda basın mensuplarının sorularını cevapladı. Burada konuşan Akar, Washington'a yaptıkları ziyaretle, ülkeler arasında, Amerika gibi yakın ilişki içerisinde oldukları ülkelerdeki diyaloğun güçlendirilmesine, karşılıklı güvenin pekiştirilmesine önem verdiklerini söyledi.

Kongre üyeleri ile de görüştüler

Beraberlerindeki heyetle, ABD Kongre üyeleri ve farklı düşünce kuruluşlarıyla görüşmeler yaptıklarını belirten Akar, "Burada savunma ve güvenlik konuları, bizim Amerika'yla olan ilişkilerimizdeki en önde gelen konulardan biri. Burada işbirliğimizi bölgesel ve küresel gelişmeler kapsamında ele aldık. Bütün görüşmelere genel olarak baktığımızda gerçekten son derece pozitif, son derece verimli, son derece yapıcı bir atmosferde gerçekleşti." ifadelerini kullandı. Akar, askeri, savunma ve bilimsel anlamda Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin her zamankinden çok daha önemli olduğunu muhataplarına söylediklerini aktardı.
Ankara NATO Zirvesi'nin başarısının ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkilerin, ziyaret için olumlu bir zemin oluşturduğuna dikkati çeken Akar, görüşmelerinde, Türkiye-ABD arasındaki savunma, güvenlik ve işbirliğinin yalnızca iki ülke için değil, NATO'nun caydırıcılığı, NATO bakımından da önemli olduğunu, Avrupa Atlantik Güvenliği açısından da stratejik öneme sahip olduğunu dile getirdiklerini söyledi.

S-400 konusu bir şekilde çözülecek

ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA), S-400 ve F-35'e ilişkin Akar, liderlerin bu konuda görüşmeler yaptığını ve belli bir çerçeve çizildiğini belirterek, şöyle devam etti: "Bu 'S-400 BAE'ye gidiyor falan' demedik biz, demiyoruz. Bunun bir an önce çözülmesi için, bir an önce bir yola konulması için mutabakat sağlandığını ve yakın bir zamanda bazı gelişmelerin olabileceğini, aramızdaki bu sıkıntı olan hususun çözüleceğini kendileriyle konuştuk, görüştük. Bu konuda zaten onların kendi kanallarından aldıkları bilgiler var. O bilgiler çerçevesinde bize pozitif cevaplar verdiler.
S-400 konusu bir şekilde çözülecek. Bu konuda birtakım gelişmeler bekliyoruz, umuyoruz, temenni ediyoruz ve olacak gibi görünüyor. Bunun sonunda da önemli ve pozitif gelişmeler olacak şekilde niteliyoruz S-400 konusunu. F-35 programının durdurulmasının gerekçesi S-400, o kalkınca zaten doğrudan F-35 başlayacak. F-35 konusunda bizim elimiz çok güçlü aslında. Şundan güçlü, biz F-35'in bin yani rakam olarak gerçekten tam bin parçasını yapan bir millettik, yapan bir devlettik, yapan bir ülkeydik. Biz bunu bir şekilde çözeceğiz. Çözülecek görünüyor."


Patriot'lar gelecek

Akar, Türkiye'deki hava savunma sistemlerine yönelik Çelik Kubbe Projesi üzerinde çalışmaların devam ettiğini aktardı. "NATO ve ikili anlaşmalar kapsamında bir-iki Patriot bataryası geldi-geliyor Türkiye'ye." diyen Akar, bu konuda farklı ülkelerle de görüşmelerin sürdüğünü belirtti.

İsrail şımarıklaştı

Akar, ABD'nin Türkiye'nin müttefiki olduğunu, ABD ile çalışmaya gayret gösterdiklerini vurgulayarak, İsrail'in ABD'de yapmaya çalıştığı Türkiye karşıtlığına ilişkin şunları kaydetti: "Amerika'nın dikkat etmesi gereken konuları var. Bir dost olarak kendilerine, bu İsrail konusunu, İsrail'in çok şımarık davrandığını, İsrail'in Amerika'yı istismar ettiğini, İsrail'in Amerikan parasıyla birtakım işler yapmaya çalıştığını, binlerce insanın ölümüne sebep olduğunu, 70 binden fazla insanın ölmesine sebep olduğunu, binlerce gazeteci, binlerce sağlık personeli, binlerce Birleşmiş Milletler personeli olduğunu, dolayısıyla Amerika'nın bu konuda artık İsrail'in bu şımarıklığına bir 'dur' demesi gerektiğini, bölgedeki istikrarın, bu çatışmanın yayılması, önlenmesi bakımından da bunun şart olduğu, bir şekilde bunun tedbir alması gerektiğini de ifade ettik."

İstanbul'da toplu ulaşıma zam


 
stanbul'da toplu ulaşıma yüzde 10 zam yapıldı. Elektronik tam bilet 42 liradan 46.20 liraya, "Mavi Kart" aylık abonman ücreti 3 bin 298 liradan 3 bin 628 liraya, okul servislerinde 0 ile 1 kilometre arasındaki mesafe ücreti ise 4 bin 51 liradan 4 bin 456 liraya yükseltildi.

17.07.2026 19:25:00
HABER MERKEZİ/AA
 
İstanbul'da toplu ulaşıma zam
İstanbul'da toplu ulaşıma zam

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde kentte otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 10 zam yapılmasına ilişkin teklif, AK Parti grubunun "hayır" oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul edildi.
İBB Meclisi temmuz ayı toplantılarının üçüncü oturumu Meclis 2. Başkanvekili Gencay Özcan başkanlığında Saraçhane'deki belediye binasında yapıldı.

İşte zamlı tarife

Bu kapsamda, elektronik tam biletin 42 liradan 46.20 liraya, öğrenci biletinin 20.50 liradan 22.55 liraya, "Mavi Kart" aylık abonman ücretinin 3 bin 298 liradan 3 bin 628 liraya, öğrenci aylık abonman ücretinin 593 liradan 653 liraya çıkarılması istendi. Metrobüste 1 duraklık yolculuk ücreti 30.07 liradan 33.08 liraya, 34-43 ve üstü duraklık yolculuk ücreti 62.35 liradan 6859 liraya çıkarılması teklifte yer aldı.

Marmaray da zamlandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın işlettiği Marmaray'da ise 1-3 istasyon arası yolculuk ücretinin 34 liradan 37.40 liraya, 36-43 istasyon arası yolculuk ücretinin ise 74.70 liradan 82.17 liraya yükseltilmesi önerildi.
Deniz yolu taşımacılığında Üsküdar-Eminönü seferinin ücretinin 53.20 liradan 58.52 liraya, Kadıköy-Eminönü ile Kadıköy-Beşiktaş seferlerinin ücretinin 59.28 liradan 65.21 liraya, Bostancı-Adalar sefer ücretinin 156.26 liradan 171.89 liraya çıkarılması teklif edildi.

Taksiler ve minibüsler de artık zamlı

Taksimetre açılış ücretinin 65.40 liradan 71.94 liraya, mesafe ücretinin kilometre başına 43.56 liradan 47.92 liraya, zaman tarifesi ücretinin saatte 544.45 liradan 598.90 liraya, kısa mesafe ücretinin ise 210 liradan 230 liraya yükseltilmesi talep edildi.
Minibüslerde "indi-bindi" diye tarif edilen kısa mesafe ücretinin 4 kilometreye kadar olan mesafede 39 liradan 43 liraya, 4 ila 7 kilometre arasında 41 liradan 45 liraya, 7 ila 11 kilometre arasında 42 liradan 46 liraya, 11 ila 15 kilometre arasında 43 liradan 47 liraya, 15 ila 20 kilometre arasında 47 liradan 52 liraya, öğrenci ücretinin ise 25 liradan 28 liraya yükseltilmesi istendi.
Okul servis ücretlerinde 0 ila 1 kilometre arası mesafe ücretinin 4 bin 51 liradan 4 bin 456 liraya, personel servis ücretlerinin ise 2 bin 284.54 liradan 2 bin 512.99 liraya yükseltilmesi talebi söz konusu gündem maddesinde yer alırken yeni tarifenin 20 Temmuz'dan itibaren geçerli olacağı kaydedildi. Megakentte toplu ulaşıma 12 Şubat 2026 tarihinde yüzde 20 zam yapılmıştı.

Araç çekme ve yediemin otopark ücreteri de arttı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde, yediemin otopark ve araç çekme ücretlerine yüzde 25 ila 42.86 arasında değişen oranlarda zam yapılmasına karar verildi. Buna göre, araç çekme ücretinin yüzde 38.90 zamla 1800 liradan 2 bin 500 liraya, 5 kilometreye kadar özel taşıma ücretinin 1800 liradan 2 bin 500 liraya, ilave kilometre ücretinin ise yüzde 42.86 zamla 70 liradan 100 liraya yükseltilmesi istendi. Yediemin otoparklarının günlük ücret tarifesinin motorlu bisikletlerde yüzde 40 zamla 50 liradan 70 liraya, motosikletlerde yüzde 30 zamla 100 liradan 130 liraya, otomobillerde yüzde 25 zamla 200 liradan 250 liraya çıkarılması istendi.

Kreşlerdeki yeni tarife

İBB Meclisi'nde ayrıca belediyenin işlettiği kreşlerin 5 bin lira olan aylık ücretinin yüzde 60 zamla 8 bin liraya yükseltilmesi kararlaştırıldı. Zamlı tarife, 1 Eylül'den itibaren geçerli olacak.

Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj

Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada iki yıl sonra çok önemli gelişmeler yaşandı. Dosyaya dahil olan yeni avukatların talebi doğrultusunda, genç kızın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için "diatom" testi başvurusu yapıldı; o gece sahilde bulunan tüm telefonları tespit edecek özel bir sinyal takip cihazı Van'a gönderildi

17.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj
Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş ve 18 gün süren aramaların ardından Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde cansız bedeni bulunmuştu.

O günden bu yana kamuoyunun yakından takip ettiği şüpheli ölüm dosyasında, ailenin Konya Barosu'na kayıtlı yeni avukatı Abdurrahman Karabulut'un devreye girmesiyle birlikte iki yıldır yapılmayan kritik adımlar atılmaya başlandı. Resmi raporlarda yer alan şüpheli bulgulara ve ailenin cinayet iddialarına rağmen netleşmeyen olay için Adalet Bakanlığı tarafından bölgeye özel bir sinyal tespit cihazı gönderildi.

Boğulma mı cinayet mi? 'Diatom' testi çözecek

Bugüne kadar adli mütalaalarda genç kızın ölüm nedeni "suda boğulma" olarak geçse de, Adli Tıp Kurumu'nun resmi raporlarında Rojin'in akciğerlerinde su bulunmadığı ve vücudunda iki farklı erkeğe ait DNA profili tespit edildiği kaydedilmişti. Olay gecesi cenazeye nakil sürecinde temas etmiş olabilecek güvenlik görevlileri dahil 413 kişiden DNA örneği alınmasına rağmen somut bir sonuca ulaşılamamıştı.

Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş, kızının öldürüldükten sonra suya atılıp atılmadığını kesin olarak ortaya çıkaracak "diatom" testi için savcılığa resmi başvuruda bulunduklarını açıkladı. Bu test, şüpheli ölümlerde kişinin canlıyken mi boğulduğunu yoksa öldürüldükten sonra mı suya bırakıldığını hücre yapısındaki mikroorganizmalar (diatomlar) aracılığıyla kanıtlıyor.

Son çare 'fethi kabir'

Baba Nizamettin Kabaiş, Adli Tıp Kurumu'nun elinde bulunan mevcut doku ve sıvı örneklerinin diatom testi için yetersiz kalması durumunda kızının Diyarbakır'daki mezarının açılacağını (fethi kabir) duyurdu. Kızının acısıyla iki yıldır can çekiştiğini belirten acılı baba, şu ifadeleri kullandı:

"Kızımın akciğerinde su yok, vücudunda iki erkek DNA'sı var. Bu açık bir cinayettir, neresi intihar? Kabrinin yeniden açılması ailemiz için çok zor ve ağır bir karar olacak ama ölüm sebebinin karanlıkta kalması, bu belirsizlik çok daha zor. Son noktaya gelinirse adaletin yerini bulması için o mezarı açtıracağız."

Sinyal tespit cihazı ve karanlıkta kalan 15 dakika

Soruşturmanın seyrini değiştirecek bir diğer önemli hamle ise teknik inceleme kanadından geldi. Adalet Bakanlığı'nın bizzat devreye girmesiyle Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen özel bir teknik takip cihazı, Rojin'in kaybolduğu gece Van Gölü kıyısında ve yurt çevresinde sinyal veren tüm cep telefonlarını tek tek geriye dönük olarak tarayacak. Bu sayede o gece bölgede bulunan ve şüpheli hareket sergileyen herkesin kimliği tespit edilerek ifadelerine başvurulacak.

Ayrıca avukatlar, Rojin'in bir güvenlik kamerasının görüş açısından çıkıp diğerine girdiği an arasında saptanan "15 dakikalık karanlık zaman farkı" ve olay yerini gören 360 derecelik kameranın o esnada arızalı olduğu iddiaları üzerine yoğunlaştı. Savcılıktan teslim alınan son 3 güne ait tüm ham kamera kayıtları, beyaz bir araç iddiasıyla birlikte teknik ekiplerce yeniden mercek altına alındı.

Aileye gelen tehdit mesajları incelemede

Öte yandan, hukuki süreci sabote etmek amacıyla aileye yönelik psikolojik baskıların sürdüğü ortaya çıktı. Baba Nizamettin Kabaiş, davadan vazgeçmeleri yönünde sürekli hakaret içerikli ve korkutma amaçlı tehdit mesajları aldıklarını, son olarak askere giden oğluna dahi bu tip mesajlar atıldığını söyledi. Mesajları atan kişilerin cinayet şüphelileriyle bir bağlantısı olup olmadığının tespiti için siber suçlarla mücadele ekipleri geniş çaplı bir inceleme başlattı.

Dosyayı yakından takip eden Adalet Bakanlığı, Van ve Diyarbakır Baroları ile sivil toplum kuruluşları, iki yıldır süren sis perdesinin bu yeni teknolojik aramalar ve adli tıp testleriyle tamamen aralanacağını öngörüyor.

Nasuh Mahruki tutuklandı

Eski AKUT Başkanı Ali Nasuh Mahruki, sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili yaptığı paylaşımlar nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.07.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Nasuh Mahruki tutuklandı
Nasuh Mahruki tutuklandı
AKUT'un kurucusu ve eski başkanı Nasuh Mahruki, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı 15 Temmuz paylaşımları nedeniyle tutuklandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan re'sen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Mahruki, sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Nasuh Mahruki'nin X hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin gerçekleştirdiği paylaşımlardaki ifadeler nedeniyle re'sen soruşturma başlattı. Başsavcılık, bu paylaşımların "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" suçunun unsurlarını taşıdığını değerlendirdi.

Uçaktan iner inmez gözaltına alınmıştı

Güney Afrika seyahatinden dönen Nasuh Mahruki, İstanbul'daki evinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Mahruki, gözaltına alınma sürecini sosyal medya hesabından "Güney Afrika'dan sabaha karşı geldik. Şimdi de polis arkadaşlarla Vatan Emniyet'e gidiyoruz" sözleriyle duyurdu.

Mahruki'nin ifadesi: 'Suç işleme kastım yoktu'

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adliyesi'ne sevk edilen Mahruki'nin tutuklanma talebine ilişkin sevk yazısında, paylaşımların "eleştiri sınırlarının ötesinde" olduğu ve "toplum içinde infial oluşturacak nitelikte" bulunduğu belirtildi.

Sulh Ceza Hakimliği'nde savunma yapan Nasuh Mahruki, paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu kabul etti, ancak suç işleme kastı taşımadığını belirterek suçlamaları reddetti. Mahruki'nin savunmasına rağmen mahkeme, delil durumu ve suçun niteliğini göz önünde bulundurarak tutuklama kararı verdi.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı

17.07.2026 11:00:00
AA
 
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faaliyetleri kapsamında Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza kırımına uğraması olayına ilişkin "tasarlayarak kasten öldürme" suçuna iştirak ettikleri belirlenen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara merkezli 10 ilde 30 adrese yönelik Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, şüphelilerden 19'unun tutuklanmasına, 8'inin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 şüpheli tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 19 kişi tutuklandı

 

17.07.2026 10:27:00 / Güncelleme: 17.07.2026 14:55:37
Anadolu Ajansı
 
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 şüpheli tutuklandı
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 şüpheli tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faaliyetleri kapsamında Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza kırımına uğraması olayına ilişkin "tasarlayarak kasten öldürme" suçuna iştirak ettikleri belirlenen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara merkezli 10 ilde 30 adrese yönelik Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, şüphelilerden 19'unun tutuklanmasına, 8'inin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) tarafından yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesindeki Türkiye'ye yönelik atıfların stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksun olduğunu belirterek, "Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" dedi

17.07.2026 10:21:00 / Güncelleme: 17.07.2026 10:26:26
İhlas Haber Ajansı
 
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, AB tarafından 15 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Belgedeki Türkiye'ye yönelik ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Avrupa Birliği tarafından 15 Temmuz tarihinde yayımlanan 'Ortak Anlayış' belgesindeki ülkemize yönelik atıflar stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksundur. Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.

Keçeli, belgenin NATO Ankara Zirvesi'nin ardından yayımlanmasına dikkati çekerek, "Bahse konu belgenin, Avrupalı müttefiklerin NATO bünyesinde kayda değer ilave sorumluluklar üstlendikleri yeni dönemin temellerinin atıldığı ve Türkiye'nin vazgeçilmez rolünün teyit edildiği tarihi NATO Ankara Zirvesi akabinde, bu gerçeği gölgelemeye çalışan bir üslupla kaleme alındığı görülmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

"AB, ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamamıştır"

Belgede Doğu Akdeniz'e ilişkin yer alan ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Belgede Doğu Akdeniz bağlamında dile getirilen asılsız iddialar, AB'nin ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamadığına işaret etmektedir" dedi.

"Kıbrıs meselesinde çözüm Rum tarafınca engellenmiştir"

Kıbrıs meselesinde yaşanan süreçleri hatırlatan Keçeli, şunları kaydetti:

"Kıbrıs meselesi açısından ise çözümün, 2004 yılında Kıbrıs Türk tarafının kabul ettiği BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddeden ve 2017 yılındaki Kıbrıs Konferansı'nda uzlaşmaz bir tutum benimseyerek sürecin sonuçsuz kalmasına sebebiyet veren Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğini bir kez daha hatırlatırız. AB'yi gerçekçi ve her iki tarafın menfaatlerine uygun bir vizyon ve söylem benimsemeye davet ediyoruz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.