HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 MAYIS 2021, PERŞEMBE

Erdoğan olan-bitenleri "doğru" okumalı

15.09.2005 00:00:00
AKP iktidarının, toplumdan istediği "3 yıllık koltuk müddeti" doluyor.Başbakan Tayyip Erdoğan'ın şahsında AKP iktidarına yönelik yoğun toplumsal tepki, "yumurtalı saldırılar"dan "kuru sıkılı saldırılar"a, "kuru sıkıdan bozma silahlı saldırılar"a dönüştü.Tepki ciddi ve ağır?Erdoğan, kendi adına ve Türkiye'nin geleceği adına, gelişen olayları "doğru" okumalı? Doğru okumalı ki, ülke daha çok kaosa, daha çok yoksulluğa, daha çok borç batağına, daha çok sömürüye, daha çok yokoluşa sürüklenmesin? AKP iktidarı ile sürükleneceği kadar sürüklendi çünkü.Akl-ı selim şart?Saldırı sonrası, Başbakan'ın "Olayı bireysel olarak görüyorum ve çok önemsemiyorum? İş ciddi miydi onu da bilemem, ama teşebbüs ortada" açıklamasını duyunca, gelişmeleri "doğru" okuyamadığını bir kez daha fark ettim.Erdoğan, kamuoyu karşısında bu değerlendirmeyi yapabilir, hatta bu yaklaşım reel-politik bağlamda doğru da olabilir. Ancak Başbakan'ın, gerçekten külahını önüne koyup Türkiye manzarasını "bağımsız bir akıl" ile yeniden tefekkür etmesini; üzerine AB, ABD, IMF, Ömer Çelik, Egemen Bağış ve fındık mevsimi olması münasebetiyle son günlerde ortalıkta gözükmeyen ve Erdoğan'ın "aklının yarısı" olduğu iddia edilen fındık tüccarı danışmanın gölgeleri düşmemiş "akıl-ı selim" ile düşünmesini arzu ediyorum.Erdoğan, "iki satırlık şiir mağduriyeti"nden kendisine "iktidar postu" çıkartılırken, gerçekten Türkiye'ye sunacağı hiçbir çözümünün olmadığını herkesten daha iyi biliyordu, herkesten daha net görüyordu. Görmezlikten geldi, bilmezlikten geldi veya göremedi. Neden; ben bilemem, orasını Erdoğan daha iyi bilir. Aşk gözü kör eder kabilinden "koltuk aşkı" mı köreltti, yoksa "belediyeden tanış danışmanları" mı; orasını Erdoğan bilir.Görmezlikten gelme lüksü yok?Görünen çok ciddi bir gerçek var; Erdoğan'ın, artık bugün Türkiye'nin sürüklendiği noktayı görmezlikten gelme lüksü yoktur? Çünkü ülkenin, bu badirelere sürüklenişinde kendisinin de hatırı sayılır katkısı vardır.3 yıllık AKP iktidarı üstüne Erdoğan yumurta sağanağına tutuluyor, kurusıkı bozmalarına muhatap oluyorsa, ne Erdoğan ne de bir başkası "olaylar bireysel" diye geçiştiremez.Görüşü ne olursa olsun, bugün Erdoğan'a "ekmek arası kurusıkı"yla yanaşan Mustafa Bağdat, 3 Kasım seçimlerinde Erdoğan'ı baş tacı edenlerdendi? Bağdat'ın sakallı babası ve ailesi de öyle.Seçim öncesinde Atlantik ötesinden esen rüzgar, nice kronik farklı partilileri AKP'nin tarafına sürüklemiştir; ama 3 yıllık AKP iktidarının milletimiz ve devletimiz adına "tam bir fiyasko" ile neticelendirmesi toplumu derin bir şoka sokmuştur.Millet hala şoktadır? 3 yıllık mühlet dolarken ayıkma hızı artmaktadır. Vatandaş ayıktıkça, Erdoğan'a ve AKP'ye tepki vermektedir. İşte tam da bu noktada aklı başına yarım yamalak düşenler, bazen yumurtaya, bazen kurusıkıdan bozmalara sarılmaktadır.Erdoğan, gelişen olayları "doğru okuyup" bu "toplumsal tepki"yi çıkartamaz ise, hem kendisine yazık eder, hem de ülkemize?Toplum, köşeye sıkıştırılmış kedi gibiTablo ortadadır; AB, ABD ve IMF Türkiye'yi hangi düzeyde köşeye sıkıştırdı iseler, AKP de vatandaşı o nispette köşeye sıkıştırmış vaziyettedir.Cepte metelik kalmamıştır. Sokakta emniyet kalmamıştır. Kendi mahallemizde ve uluslar arası arenada "Türklük onuru ve asaleti" bile ciğeri beş para etmez domuz çobanlarının sürülerince ayaklar altına alınmış, başımıza çuvallar geçirilmiştir.Terör almış başını gitmiştir. Nitekim Erdoğan dün, "Yeni yasalar, özellikle terör örgütleri için çok farklı bir zemin oluşturdu. Alanlarını genişletti. Çok ciddi bir zaaf oluştu" diyerek gelinen noktayı itiraf etmektedir. Dışarıda Türkiye ve içeride Türk milleti tam köşeye sıkışmıştır.Vatandaş "köşeye sıkıştırılmış kedi" gibi vaziyet almıştır.Bu köşeye sıkıştırma işinin, dışarıda "AB, ABD ve IMF" tarafından, içeride ise "AKP" tarafından sürdürüldüğü herkesçe ma'lumdur. 3 yıllık AKP macerası ve Erdoğan'ın ifadesiyle "bu şarkı" burada bitmiştir. Toplum, 3 yıl önce mağduriyet rüzgarıyla "baş tacı" ettiği Erdoğan'ı, şimdi "omuzlardan yere" indirmiştir? Erdoğan ve AKP kurmayları inanmak istemeseler de, bu şarkı burada bitmiştir.Türkiye'yi ehil ellere teslim etme vakti"Devlet idaresi"ni "belediye idaresi"ne hiç ama hiç benzememesi münasebetiyle, Erdoğan'ın yakın dostlarının bile artık haklı olarak seslendirdikleri gibi; devlet işleri, belediye idaresinden tanışık danışmanların aklı ile ve hazırlıksız politikalarla ancak buraya kadar yürür. Dolayısıyla vakit, Erdoğan'ın akl-ı selim sahiplerine danışma, çözüm sahiplerinin kapısını çalma vaktidir. Türkiye'yi, çözümü olan ehil ellere teslim etme vaktidir. Aksi halde ne mi olur?Güngörmüş Anadolu'muzda şu hikaye anlatılır? Sürüsüne kurtlar dadanan çoban, köyün danışman mevkiindeki büyüğü olan Ali Ağa'ya geliyor, sürekli akıl danışıyormuş. Ali Ağa, her defasında "Ateş yak; kurtlar dumandan kaçar. Etrafı tel örgüyle çevir; kurtlar geçemez" türünden tavsiyelerde bulunuyormuş. Fakat bunların hiçbirisi fayda vermiyor; kurtlar, koyunları kapıp kapıp götürüyor, parçalamaya devam ediyormuş.Yedinci, sekizinci akıl alma da fiyaskoyla sonuçlanınca; çoban son bir kez daha gelmiş Ali Ağa'ya? "Efendim, bana vereceğiz yeni bir akıl var mı?" demiş.Ali Ağa, "Bizde akıl çok da evladım" demiş, "sende koyun kaldı mı?"Türkiye kaldı mı, Türkiye?
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.