Erol Mütercimler'den olay açıklama: Maraş açılmadı
Meltem TV’de yayımlanan Akıl Oyunu programında bu hafta açıldığı ilan edilen KKTC’deki kapalı Maraş bölgesiyle ilgili çarpıcı açıklamalar yapan Araştırmacı-yazar Erol Mütercimler, “Şimdi açılan plajdır, kentin kendisi değil. Derinya Plajı 2018 yılında Mağusa belediyesi tarafından halkın kullanımına açılmıştı” dedi






2018 yılında zaten açılmıştı
Kapalı Maraş meselesinin yarım asra yakın bir süredir çözülemediğine işaret eden Mütercimler, "Maraş sorunu 46 yıldır çözülemeyen bir sorundur, ama dediğim gibi şu anda plaj kısmı temizlenerek halka açılıyor. Zaten bu Derinya Plajı 2018 yılında Mağusa belediyesi tarafından halkın kullanımına açılmıştı. Dikkat edin burası 2018'de zaten açılmıştı. Şimdi açılan plajdır, bir daha altını çizerek söylüyorum kentin kendisi değil. Peki, bu açılışa kimler tepki gösteriyor, hangi kesimler tepki gösteriyor? Rum tarafı, Yunanistan ve Avrupa Birliği (AB) tepki gösteriyor. Avrupa Birliği'nin tavrı anlaşılabilir, zira Avrupa Birliği üyesi çok sayıda devletin burada mülkleri var."
AB statükonun devamını arzuluyor
Meltem TV'deki programda Avrupa Birliği için Kıbrıs sorununun çözümünün öncelikleri açısında ilk 10 sırada bile olmadığını ifade eden Erol Mütercimler, Avrupa Birliği'nin mevcut statükonun korunmasından yana olduğuna dikkatleri çekti. Erol Mütercimler şunları söyledi: "Rum kesimi, Yunanistan ve Avrupa Birliği, Kıbrıs'taki sorunları hep çözümsüzlüğe mahkûm ediyorlar. Annan Planı, Türkiye ve KKTC 'evet' demesine rağmen onlar 'hayır' dediler reddedildi. Rumlar aç gözlülükten Annan Planı referandumuna 'hayır' dediler. Rum tarafı 'evet' deseydi Maraş bölgesi şu an Rum tarafındaydı. Avrupa Birliği için Kıbrıs sorunu öncelikle çözülmesi gereken bir mesele değil. AB'nin ilk 10 önceliği arasında Kıbrıs yer alıyor mu bilemiyorum. Ama emin olduğum bir şey var; Avrupa Birliği için Kıbrıs'ta şu anda mevcut olan statükonun korunması tercih edilen şeydir. Zaten Yunanistan Avrupa Birliği üyesi, Kıbrıs Rum Kesimi de Avrupa Birliğine üye edildi. Dolayısıyla Türkiye'nin tezleri açısından bu sorunun çözümsüzlüğe bırakılması Avrupa Birliği açısından hiçbir sorun teşkil etmemektedir."















































































