Evde görünmeyen emek: Milyonlarca kadının karşılıksız mesaisi
Kadınlar evde sadece temizlik yapmıyor; çocuk büyütüyor, yemek hazırlıyor, yaşlı ve hasta bakıyor, alışveriş yapıyor, evin bütçesini yönetiyor
09.10.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Kadınlar evde sadece temizlik yapmıyor; çocuk büyütüyor, yemek hazırlıyor, yaşlı ve hasta bakıyor, alışveriş yapıyor, evin bütçesini yönetiyor.
Türkiye'de milyonlarca kadın için mesai saati sabah başlayıp gece bitiyor. Ancak bu emeğin önemli bölümü ücret bordrosuna girmiyor, emeklilik primi oluşturmuyor ve milli gelir hesaplarında doğrudan bir ücret olarak görünmüyor.
TÜİK'in 2025 Zaman Kullanım Araştırması bu görünmeyen emeğin boyutunu ortaya koydu. 15 yaş ve üzerindeki kadınlar, günde ortalama 4 saat 3 dakikayı hane halkı ve aile bakımına ayırıyor. Erkeklerde bu süre yalnızca 58 dakika.
Böylece kadınlar erkeklerden günde yaklaşık 3 saat daha fazla ücretsiz ev ve bakım işi yapıyor. Çalışmayan kadınlarda ise süre 4 saat 33 dakikaya çıkıyor. Çalışan kadınlar dahi işlerinin yanında günde ortalama 2 saat 38 dakikayı hane ve aile bakımına ayırıyor.
EVDE YAPILAN İŞİN LİSTESİ UZUN
Ev hanımının günlük emeği yalnızca "ev temizliği" olarak değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo eksik kalıyor. Bir evin günlük işleyişi içinde;
Yemek planlamak, yemek yapmak ve mutfağı toplamak,
Ev temizliği ve düzenini sağlamak,
Çamaşır yıkamak, kurutmak, ütülemek ve yerleştirmek,
Alışveriş yapmak ve evin ihtiyaçlarını takip etmek,
Çocukların bakımını üstlenmek,
Çocukların eğitim ve okul ihtiyaçlarıyla ilgilenmek,
Hasta ve yaşlı aile bireylerine bakmak,
Ev bütçesini ve faturaları takip etmek,
Aile bireylerinin günlük ihtiyaçlarını organize etmek,
Çocukların duygusal ve sosyal gelişimiyle ilgilenmek gibi çok sayıda iş bulunuyor.
Bu işlerin önemli bölümü profesyonel olarak dışarıdan satın alındığında ücret karşılığı yapılıyor. Ancak aynı işleri aile içinde kadın yaptığında çoğu zaman "ev işi" denilerek ekonomik değeri görünmez hale geliyor.
PEKİ NEDEN MAAŞ YOK?
Temel sorun, ev içindeki ücretsiz bakım ve ev işlerinin geleneksel olarak "aile içi sorumluluk" kabul edilmesi.
Ücretli çalışan bir kişinin yaptığı iş sosyal güvenlik sisteminde kayıt altına alınırken, aynı işi kendi ailesi için ücretsiz yapan kişinin emeği aynı şekilde sigortalılık ve emeklilik hakkı doğurmayabiliyor.
Oysa TBMM'de 2026 yılında sunulan bir kanun teklifinde de ücretsiz ev içi emek ve bakım emeğini sürekli yerine getirenlerin sosyal güvenlik haklarının düzenlenmesi ve bakım hakkının temel bir sosyal hak olarak kabul edilmesi önerildi. Teklifin mevcut durumu komisyonda.
Daha önce de TBMM'ye ev içi emeğin değerinin tanınması amacıyla teklifler sunuldu. 2022 tarihli bir teklifte, hane içinde ücretsiz çalışanların sigortalı sayılması ve sigorta giderlerinin genel bütçeden karşılanması öngörülmüştü.
HAYDAR BAŞ YILLAR ÖNCE "EV HANIMI MAAŞI" DEMİŞTİ

Bu tartışmanın Türkiye'deki eski siyasi önerilerinden biri Prof. Dr. Haydar Baş'ın "ev hanımı maaşı" projesiydi.
Bağımsız Türkiye Partisi ebedi Genel Başkanı Haydar Baş, 2015 yılında, iktidara gelmeleri halinde her Türk kadınının )o zaman ki para ile) 1.500 TL ev hanımı maaşı alacağını açıklamıştı. Baş, ev hanımlarını ailenin temel unsuru olarak gördüğünü belirterek bu ödemeyi aile politikasının bir parçası olarak savunmuştu.
Baş'ın önerisi yalnızca aylık ödeme ile sınırlı değildi. Açıklamasında kadınların sosyal emeklilik statüsüne tabi olacağını ve prim ödemeden sigortalı olacaklarını, doğum yapan kadınlara 15 bin TL doğum ikramiyesi, çocuk başına da 250 TL çocuk maaşı verileceğini söylemişti. Çalışan kadınlar için de 5 bin TL asgari ücret ve emekli kadınlar için 5 bin TL maaş önerisini açıklamıştı. (o günkü rakamlar)
Baş'ın önerisinin temel yaklaşımı, ev kadınlığını ekonomik değeri olmayan bir "boş zaman" faaliyeti olarak değil, ailenin devamını sağlayan bir emek olarak kabul etmekti.
KADINLAR AYNI ZAMANDA İNSAN MÜHENDİSİDİR
Prof. Dr. Haydar Baş: "Annelerim, bacılarım yemek, ev bakımı, çamaşır, çocuk bakımı. Derken akşama kadar hiç durmadan çalışmaktadır.
Ailesine hizmet ediyor. Çamaşırını yıkıyor, yemeğini, ütüsünü yapıyor. Her türlü hizmeti görüyor. Bu işçi değil midir? Başkasının işletmesinde çalışırken işçi oluyor evinde çalışıyor işçi olmuyor.
Her kadın, aynı zamanda bir toplum mühendisi ve bir ilk öğretmen vazifesi de görmektedir.
Kadının aile içerisinde üstlendiği bu görev, aynı zamanda çok ciddi bir kamu hizmetidir. Dolayısı ile devlet tarafından bütün ev hanımlarına maaş verilmesi, Milli Devlet tezinin sosyal uygulamalarından kabul edilmektedir.
Kadın bir ana, insanı yetiştiren bir muallime olması sebebiyle ayrı bir yere ve şerefe sahiptir." Diyordu.
Türkiye'de milyonlarca kadın için mesai saati sabah başlayıp gece bitiyor. Ancak bu emeğin önemli bölümü ücret bordrosuna girmiyor, emeklilik primi oluşturmuyor ve milli gelir hesaplarında doğrudan bir ücret olarak görünmüyor.
TÜİK'in 2025 Zaman Kullanım Araştırması bu görünmeyen emeğin boyutunu ortaya koydu. 15 yaş ve üzerindeki kadınlar, günde ortalama 4 saat 3 dakikayı hane halkı ve aile bakımına ayırıyor. Erkeklerde bu süre yalnızca 58 dakika.
Böylece kadınlar erkeklerden günde yaklaşık 3 saat daha fazla ücretsiz ev ve bakım işi yapıyor. Çalışmayan kadınlarda ise süre 4 saat 33 dakikaya çıkıyor. Çalışan kadınlar dahi işlerinin yanında günde ortalama 2 saat 38 dakikayı hane ve aile bakımına ayırıyor.
EVDE YAPILAN İŞİN LİSTESİ UZUN
Ev hanımının günlük emeği yalnızca "ev temizliği" olarak değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo eksik kalıyor. Bir evin günlük işleyişi içinde;
Yemek planlamak, yemek yapmak ve mutfağı toplamak,
Ev temizliği ve düzenini sağlamak,
Çamaşır yıkamak, kurutmak, ütülemek ve yerleştirmek,
Alışveriş yapmak ve evin ihtiyaçlarını takip etmek,
Çocukların bakımını üstlenmek,
Çocukların eğitim ve okul ihtiyaçlarıyla ilgilenmek,
Hasta ve yaşlı aile bireylerine bakmak,
Ev bütçesini ve faturaları takip etmek,
Aile bireylerinin günlük ihtiyaçlarını organize etmek,
Çocukların duygusal ve sosyal gelişimiyle ilgilenmek gibi çok sayıda iş bulunuyor.
Bu işlerin önemli bölümü profesyonel olarak dışarıdan satın alındığında ücret karşılığı yapılıyor. Ancak aynı işleri aile içinde kadın yaptığında çoğu zaman "ev işi" denilerek ekonomik değeri görünmez hale geliyor.
PEKİ NEDEN MAAŞ YOK?
Temel sorun, ev içindeki ücretsiz bakım ve ev işlerinin geleneksel olarak "aile içi sorumluluk" kabul edilmesi.
Ücretli çalışan bir kişinin yaptığı iş sosyal güvenlik sisteminde kayıt altına alınırken, aynı işi kendi ailesi için ücretsiz yapan kişinin emeği aynı şekilde sigortalılık ve emeklilik hakkı doğurmayabiliyor.
Oysa TBMM'de 2026 yılında sunulan bir kanun teklifinde de ücretsiz ev içi emek ve bakım emeğini sürekli yerine getirenlerin sosyal güvenlik haklarının düzenlenmesi ve bakım hakkının temel bir sosyal hak olarak kabul edilmesi önerildi. Teklifin mevcut durumu komisyonda.
Daha önce de TBMM'ye ev içi emeğin değerinin tanınması amacıyla teklifler sunuldu. 2022 tarihli bir teklifte, hane içinde ücretsiz çalışanların sigortalı sayılması ve sigorta giderlerinin genel bütçeden karşılanması öngörülmüştü.
HAYDAR BAŞ YILLAR ÖNCE "EV HANIMI MAAŞI" DEMİŞTİ

Bu tartışmanın Türkiye'deki eski siyasi önerilerinden biri Prof. Dr. Haydar Baş'ın "ev hanımı maaşı" projesiydi.
Bağımsız Türkiye Partisi ebedi Genel Başkanı Haydar Baş, 2015 yılında, iktidara gelmeleri halinde her Türk kadınının )o zaman ki para ile) 1.500 TL ev hanımı maaşı alacağını açıklamıştı. Baş, ev hanımlarını ailenin temel unsuru olarak gördüğünü belirterek bu ödemeyi aile politikasının bir parçası olarak savunmuştu.
Baş'ın önerisi yalnızca aylık ödeme ile sınırlı değildi. Açıklamasında kadınların sosyal emeklilik statüsüne tabi olacağını ve prim ödemeden sigortalı olacaklarını, doğum yapan kadınlara 15 bin TL doğum ikramiyesi, çocuk başına da 250 TL çocuk maaşı verileceğini söylemişti. Çalışan kadınlar için de 5 bin TL asgari ücret ve emekli kadınlar için 5 bin TL maaş önerisini açıklamıştı. (o günkü rakamlar)
Baş'ın önerisinin temel yaklaşımı, ev kadınlığını ekonomik değeri olmayan bir "boş zaman" faaliyeti olarak değil, ailenin devamını sağlayan bir emek olarak kabul etmekti.
KADINLAR AYNI ZAMANDA İNSAN MÜHENDİSİDİR
Prof. Dr. Haydar Baş: "Annelerim, bacılarım yemek, ev bakımı, çamaşır, çocuk bakımı. Derken akşama kadar hiç durmadan çalışmaktadır.
Ailesine hizmet ediyor. Çamaşırını yıkıyor, yemeğini, ütüsünü yapıyor. Her türlü hizmeti görüyor. Bu işçi değil midir? Başkasının işletmesinde çalışırken işçi oluyor evinde çalışıyor işçi olmuyor.
Her kadın, aynı zamanda bir toplum mühendisi ve bir ilk öğretmen vazifesi de görmektedir.
Kadının aile içerisinde üstlendiği bu görev, aynı zamanda çok ciddi bir kamu hizmetidir. Dolayısı ile devlet tarafından bütün ev hanımlarına maaş verilmesi, Milli Devlet tezinin sosyal uygulamalarından kabul edilmektedir.
Kadın bir ana, insanı yetiştiren bir muallime olması sebebiyle ayrı bir yere ve şerefe sahiptir." Diyordu.













































































