Başbakan Erdoğan 12 Eylül referandumunda hayır diyecek olanları darbe Anayasasına destek vermekle suçluyor.Hayır diyecek olan bizler de doğal olarak "ne alaka?" diyoruz.Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki 1982 Anayasası da milletin tam isteklerini karşılar mahiyette değildir ama bugün yapılmak istenilen değişikliklere bakıyoruz yeni hazırlanan Anayasa 1982 Anayasasına dua okutturacak cinsten?Biz 8 yıllık AKP iktidarının icraatlarından memnun değiliz.Memnun olmadığımız bir iktidara daha geniş haklar sağlayan, ülkede kontrolsüz tek güç yapan bir Anayasa'yı savunmamız elbette ki beklenemez.Başbakan Erdoğan durmadan detay olan değişiklik maddelerini öne sürüp evet oyu toparlamaya çalışıyor. Halbuki Anayasa değişiklik paketine hayır diyen bizler hiçbir zaman bu maddelerden rahatsız değiliz. Eğer bu maddeler ayrı ayrı oylansaydı birçok maddeye belki de evet diyecektik. Hatta paketteki bazı maddeleri referanduma bile götürmeye gerek yok, hükümet direkt olarak bunları hayata geçirebilirdi, bundan da hiçbir muhalefet partisi rahatsız olmazdı.Ama maksat bu değil de AKP hükümetinin tahakkümünü artıracak olan maddeleri geçirmek olunca pakete çoğu madde çeşni olarak konuldu. Maalesef propagandalar da bu detay maddeler üzerinden yapılıyor, millet kandırılmaya çalışılıyor.Rahatsız olduğumuz maddeler Anayasa mahkemesi ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısının değiştirilmesi, bunların ABD ve AB taşeronu olan siyasilerimizin kontrolüne sokulması, Danıştay'ın peşkeşleri durdurmaya yönelik karar verme yetkilerinin kaldırılması, YAŞ kararlarına müdahale edilerek askerin de ABD ve AB adına kontrole alınması?Bunlar demokrasinin gereği olan kuvvetler ayrılığı prensibini ortadan kaldırıp taşeron siyasilerimizi ülkenin kontrolsüz tek hakimi kılıyor.AKP iktidarının ABD ve AB taşeronluğuna soyunmasından zeten rahatsız olan bizler niye böyle bir sürece evet diyelim?Bizler darbe Anayasasına taraf değiliz, bilakis AKP iktidarının ABD ve AB adına sivil bir darbe yapmasına karşıyız.Lütfen kelime oyunlarıyla milleti kandırmayın.Başbakan Erdoğan, bu paketin her şey olmadığını, yapılması gerekenin daha geniş tabanlı Anayasa değişikliğine taban hazırlamak olduğunu vurguluyor.Yani bu paket bir geçsin, önümüzdeki Anayasa mahkemesi, HSYK, asker gibi engeller önce bir kalksın, sonra biz yapacağımızı biliriz anlamında?Yani Başbakan, "Bana güvenin, her türlü yetkiyi verin, gerisini merak etmeyin" diyor.Tamam da Sayın Başbakan, size ve hükümetinize bu 8 yıllık icraatlarda sonra nasıl güveneceğiz?Madenlerimizi, karlı kamu kuruluşlarımızı, değerli arazilerimizi yabancılara haraç mezat satan siz, işçiyi, memuru, emekliyi, çiftçiyi, esnafı perişan eden, borç batağına sokan siz, sıfır terörle ülkeyi devralıp, terörün palazlanmasına sebep olan politikaları ve söylemleri ortaya koyan siz, geldiğiniz günden beri ABD'nin ve AB'nin bir dediğini iki etmeyen, millete ise sırtını dönen siz?Size nasıl güvenelim, millet nasıl güvensin? 8 yıllık iktidarınızda neler yaptığınıza bakınca, Allah muhafaza, referandumda evet çıkarsa ondan sonra bu milletin başına geleceklerden korkuyoruz.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Tencerenin sesi, koltuğun gürültüsünü yenecek mi? / 27.05.2026
- Trump’tan İran'la anlaşma bahanesiyle Abraham Anlaşması dayatması! / 26.05.2026
- Yaşlanan Türkiye, eriyen gelecek / 25.05.2026
- "Mutlak butlan" kararı ve demokrasinin geleceği / 24.05.2026
- Dolar imparatorluğundan “milli paralar” eksenli çok kutupluluğa / 23.05.2026
- Bir ömrün nihayetinde mahcubiyet ve sessizlik / 22.05.2026
- Siyasetin yaşlı prangaları ve 38 yaşındaki devrim / 21.05.2026
- Sorun anayasa değil, anayasanın uygulanmaması / 20.05.2026
- 19 Mayıs ruhu bize çaresizliği değil, çare üretmeyi emreder / 19.05.2026
- Trump’ın Çin ziyareti ve küresel güç savaşının perde arkası / 18.05.2026
- Trump’tan İran'la anlaşma bahanesiyle Abraham Anlaşması dayatması! / 26.05.2026
- Yaşlanan Türkiye, eriyen gelecek / 25.05.2026
- "Mutlak butlan" kararı ve demokrasinin geleceği / 24.05.2026
- Dolar imparatorluğundan “milli paralar” eksenli çok kutupluluğa / 23.05.2026
- Bir ömrün nihayetinde mahcubiyet ve sessizlik / 22.05.2026
- Siyasetin yaşlı prangaları ve 38 yaşındaki devrim / 21.05.2026
- Sorun anayasa değil, anayasanın uygulanmaması / 20.05.2026
- 19 Mayıs ruhu bize çaresizliği değil, çare üretmeyi emreder / 19.05.2026
- Trump’ın Çin ziyareti ve küresel güç savaşının perde arkası / 18.05.2026























































