logo
14 EYLÜL 2026

Fenerbahçe'nin Talisca'yı göndermesi o kadar da kolay değil

Fenerbahçe Talisca'yı gözden çıkardı... Ancak Sambacıyı elden çıkarmak hiç de kolay değil. 'Gitmem' diye diretmeye devam ederse zaten UEFA'dan ceza alan ve gözlem altında olan sarı-lacivertlilerin canı daha fazla acıyabilir.
 

02.09.2026 11:07:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'nin Talisca'yı göndermesi o kadar da kolay değil
Fenerbahçe'nin Talisca'yı göndermesi o kadar da kolay değil
Talisca gitmek istemiyor... Gitmemek için ayak diretiyor. Suudi Arabistan'da kaldığı dönemde yaşam tarzı yüzünden çok sıkıntı yaşadı. O nedenle Türkiye'ye kaçtı. Sambacıyı Fenerbahçe elden çıkarmak istiyor. Tek talibi Abu Dabi takımı Al-Jazira. Ancak Talisca'nın da kendisine göre bir savunması var:






- İran ile İsrail arasında yavaşlamış gibi görünen ama süren bir savaş var. Savaşın sıcak olduğu dönemlerde İran, Birleşik Arap Emirlikleri'ni sürekli bombaladı. Orada arkadaşlarım vardı, çok korktuklarını söylediler.

- Ben gidersem olası bombaların altında kalmak istemiyorum. Ailemi bu riske atmak istemiyorum. Ailemi böyle bir durumla yüz yüze bırakmak istemiyorum.

- Beni göndermek istiyorsanız alacaklarımın tamamını ödeyin gideyim. Ben Fenerbahçe'de oynamaktan memnunum, aldığım paranın karşılığını da verdiğimi düşünüyorum.






Al-Jazira ile Fenerbahçe'nin anlaştığı bir ortamda Talisca'nın böyle bir çıkış yapması sıkıntı yarattı. FIFA talimatlarına göre kulüpler; geçerli bir fesih nedeni veya oyuncunun onayı olmadan sözleşmeyi tek taraflı feshedemez. Talisca gitmeye yanaşmazsa Fenerbahçe oyuncunun maaşını son kuruşuna kadar ödemek zorunda.






Transfer gerçekleşmezse Al-Jazira'dan gelecek olası bonservis geliri ortadan kalkar. Üstüne üstlük Talisca'nın yüksek maaş maliyeti kulübün bütçesinde kalmaya devam eder; bu da zaten UEFA'dan ceza alan Fenerbahçe'nin başını yine derde sokar.






Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.

İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar

Roma maçı sonrası yaşanan istifa krizi ve Samandıra'ya geri dönüş sürecinde İsmail Kartal’ın futbolcularıyla yaptığı kritik toplantının şifrelerine gazetemiz ulaştı. Fenerbahçe Teknik Direktörü; özellikle krizin atlatıldığını, dedikodulara kulak asılmamasını istedi. Herkesin Gaziantep maçına tam konsantre olması gerektiğini anlattı

14.09.2026 12:31:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar
İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Roma maçından sonra gitti, geldi. Gitti, yine geldi. Hafta içinde 2-3 gün boyunca İsmail Kartal'ın ne olacağı konuşuldu. Sadece kamuoyu, camia ya da taraftar konuşmadı; futbolcular da bu konuyu konuştu.






Kartal ise yaşanan süreçle ilgili Samandıra'ya döndükten sonra futbolcularına açıklama yaptı, yaşananları değerlendirdi. Herkesin beklentilerinin aksine bu kez çok daha dingin, daha az iddialı ama futbolcularına kendilerine güvendiğini anlatan bir konuşma yaptı.

Amaç; oyunculara olan güvenin devam ettiği, bunun yönetimle kendisi ve taraftar arasında bir gidip geliş olduğunu anlatmaktı. Çünkü Roma maçından sonra Kartal, soyunma odasında oyunculara veda edip gitmişti. Yaklaşık 36 saat boyunca hiçbir futbolcuyla konuşmamıştı.






O ilk karşılaşmada Kartal; Roma karşılaşmasının ardından soyunma odasında duygusal bir refleksle hareket ettiğini, o anki yüksek tansiyon ve sıcağı sıcağına yaşanan hayal kırıklığıyla veda kararı aldığını dürüstçe kabullendi.

Başkan ve yönetimle gerçekleştirdiği değerlendirme toplantılarına değinerek, karşılıklı fikir alışverişi sonrası kulübün geleceği ve takımın menfaatleri doğrultusunda görevinin başında kalması gerektiğine ikna olduğunu oyuncularına aktardı.






Yaşanan çalkantıdan bağımsız olarak kadro kalitesine, oyuncuların yeteneğine ve karakterine olan inancını tazeledi. Alınan mağlubiyetlerin ya da yönetimsel krizlerin bu güveni sarsmadığını belirtti.

Yüksek perdeden iddialı ve duygusal nutuklar atmadı. Kendi payına düşen hataları kabul eden; daha gerçekçi, ayakları yere basan bir duruş sergilediğini ifade etti.

Yaşanan bu sürecin geride kaldığını, dedikodulara ve dış etkenlere kulak asmadan herkesin sahaya ve yaklaşan maçlara konsantre olması gerektiğini net bir dille söyledi.

Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?

Trabzonspor'da geçen sezon beklentilerin üzerine çıkan Felipe Augusto; düşük topla buluşma sayısına rağmen ceza sahasında yüksek verimlilik sağlayarak sistemin işlemesini sağlayan bir yetenekti. Mohamed Salah ise sisteme uymaktan ziyade, sistemin tamamen onun etrafında kurulmasını talep eden yüksek maliyetli bir süperstar profili. Trabzonspor'a hangisinin daha fazla fayda sağladığı ise soru işareti

14.09.2026 12:24:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?
Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?
Trabzonspor'a Hüseyin Cimşir de çare olamadı. Fatih Tekke'nin istifasından sonra teknik direktör arayışlarına yeniden gaz verildi. Ancak yeni transferlerin takıma faydası da mercek altına alındı. Bir yanda Felipe Augusto, diğer yanda Mohamed Salah... Kefeye koyduğunuzda ikisi arasında kıyas bile kabul edilmez; direkt Mısırlı oyuncu tercih edilir. Ancak bu tercih; Inter, Liverpool, Real Madrid, Fenerbahçe ya da Galatasaray gibi parayla kadro kuran takımlar için geçerli olabilir.






Trabzonspor gibi altyapıdan yetiştirdiği oyuncularla ve geçen sezondan itibaren 5 yıllık bir program çerçevesinde planlama yapan bir kulüpte Salah ve Augusto'yu karşılaştırırsanız, ortaya Trabzonspor'un yaşadığı gibi bir çöküş çıkar.






Augusto geçen sezon 13 golünün tamamını ceza sahası içinden buldu. 5 kafa ve 8 sol ayak golüyle ceza sahasında gerçek bir bitirici performansı sergiledi. xG beklentisi 8.50 iken 13 gol atarak beklentinin belirgin şekilde üzerinde bir bitiricilik yakaladı. Ayrıca az pas alarak (maç başı 22.3 topla buluşma) bu skor üretkenliğine ulaştı.






Salah ise 4 golle maç başına 0.8 gol istatistiği yakalamış olsa da maç başına 55.6 kez topla buluşuyor. Yani takım hücumunun merkezine oturuyor ve oyunu domine etmesi bekleniyor. Salah maç başına 3.8 kilit pas ve 28.4 isabetli pas atıyor; ancak bunun bedeli 17.4 top kaybı yapmak oluyor. Augusto ise maç başına sadece 7.6 isabetli pas atıp 6.2 top kaybı yapıyor. Böylece takımın oyununu bozmadan, az kaynak tüketerek maksimum skoru alıyordu.

Italiano itiraf ettirdi

Beşiktaş'ın ilk 5 haftada sahaya koyduğu futbol ve istatistikler şampiyonluk garantisi vermese de takımın bu sezon daha az üreten ve daha çok bireysel hataya açık yapısını geride bırakıp çok daha olgun, ceza sahası çevresinde bitirici bir takıma dönüştüğünü itiraf ediyor

14.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Italiano itiraf ettirdi
Italiano itiraf ettirdi
Tabii ki daha çok erken... Tabii ki henüz ligin ilk 5 haftalık süreci tamamlandı. Konuşmak için her ne kadar çok erken olsa da siyah-beyazlıların aldığı galibiyetler, camia içindeki birleşme ve yayılan enerji Beşiktaş camiasının umutlarını artırıyor. Şampiyonluk konuşmak ya da büyük laflar söylemek için çok erken olsa da istatistikler siyah-beyazlıların bu sezon çok can yakacağını açık açık itiraf ediyor.






Bu sezon Beşiktaş İtalyanı ile topu değil, oyunu koşturan bir takım haline geldi. Takım maç başına 3.9 km daha fazla kat etmesine rağmen depar sayısı 155.5'ten 110.4'e düştü. Bu tezat, Beşiktaş'ın sahada kontrolsüzce koşturmak yerine pozisyon sadakatini artırdığını, topa sahip olarak rakibi yorduğunu net biçimde ortaya koyuyor.






Uzun top isabet oranının yüzde 48'den yüzde 64.6'ya yükselmesi ve isabetli uzun top sayısının 24.8'e çıkması, savunmadan çıkışların rastgele şişirme değil, bilinçli ve adrese teslim uzun paslarla yapıldığının en net göstergesi.






Topla oynamanın yüzde 61.2'ye çıkması ve rakip yarı sahada maç başına 238 isabetli pas yapılması (geçen sezona göre +48 pas), takımın artık ceza sahası çevresinde daha uzun süre baskı kurduğunu kanıtlıyor.






Geçen sezon 34 maçta gole neden olan 9 hata yapan takım, bu sezon ilk 5 haftada gole neden olan hata yapmadı. Maç başına yenilen golün 0.8'e gerilemesi savunma disiplininin arttığına da işaret ediyor.

Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar

İsmail Kartal'ın istifası ile yaşanan gitgelli süreç sonunda bugün oynanacak Gaziantep maçında Fenerbahçe için tek seçenek 3 puan. Zaten pamuk ipliğine bağlı olan puslu havanın dağılması galibiyet dışında alınacak her türlü skor kaos demek. 3 puan dışında Kadıköy hattında deprem etkisi yaratacak kararlar kaçınılmaz hale gelecek. O yüzden Fenerbahçe belki de sezonun en kritik maçına çıkacak

14.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar
Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar
Fenerbahçe'de fırtına gibi bir hafta tamamlandı… Hafta Kadıköy'de alınan Beşiktaş derbisi yenilgisinin stresi ile başladı. O stresle Roma maçına çıkıldı. Hiç de kötü bir oyun yoktu. Ancak 1-1'lik beraberlik ve tribünden gelen su şişesi İsmail Kartal'ın istifasına neden oldu. Yıldırım kabul etmedi. İsmail Kartal inat etti. Çözümü Oğuz Çetin ve Cihan Kamer sundu. İsmail Kartal 1 gün aranın ardından takımın başına döndü.






Bugün Gaziantep deplasmanında belki de Fenerbahçe için sezonun en kritik maçı oynanacak. Galibiyet gelirse her şey güllük gülistanlık olur. Ancak aksi bir durumda Fenerbahçe'de bambaşka şeyler konuşulmaya başlar:






Roma maçı sonrası yaşanan istifa sürecinin aslında "çözülmediği", sadece pansuman yapıldığı savunulanların sesi yükselir. "İstifası engellenen hocayla yola devam edilmez" görüşü hakim olur. İstifa talebi bu kez camiada gelişir; İsmail Kartal'ın devam etmesi zorlaşır.






Oğuz Çetin ve Cihan Kamer'in müdahalesiyle sağlanan ateşkesin işe yaramadığı iddiaları artar. Yönetim kurulunun kriz yönetimi performansı ve kararlılığı sert şekilde sorgulanır.






Beşiktaş derbisi yenilgisi ve Roma maçındaki gerginliğin üzerine gelecek bir kayıp, takımdaki özgüveni tamamen bitirir. "Takım kırılgan, baskıyı kaldıramıyor" eleştirileri tavan yapar.






Roma maçında su şişesi atılmasıyla beliren taraftar tepkisi, yönetimi ve teknik ekibi doğrudan hedef alan kitlesel bir protestoya dönüşür.






Zirve yarışında puan farkının açılması ihtimaliyle birlikte şampiyonluk inancı ciddi şekilde zedelenir. Medyada ve camiada radikal değişim, kongre veya teknik direktör değişikliği senaryoları yüksek sesle dillendirilmeye başlar.

Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı

Fenerbahçeli futbolcular Gaziantep maçı öncesinde büyük bir belirsizlik, otorite boşluğunun getirdiği rahatsızlık ve kariyerlerini koruma içgüdüsüyle gelişen profesyonel bir bıkkınlık içinde

14.09.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı
Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı
Fenerbahçeli futbolcular Gaziantep maçı öncesinde büyük bir belirsizlik, otorite boşluğunun getirdiği rahatsızlık ve kariyerlerini koruma içgüdüsüyle gelişen profesyonel bir bıkkınlık içinde. Adeta bir cenderenin içine sürüklendiler. İsmail Kartal'a destek açıklaması yapmamaları da hocaya tepkiden çok, kulüp içindeki yangına benzin dökmeme ve kendilerini güvenli alanda tutma çabası olarak öne çıktı.






Hep camia, taraftar ya da kamuoyu tarafından bakıyoruz... Bir de bu işin asıl aktörleri var. Beşiktaş yenilgisi ile başlayan, Roma beraberliği ile yükselen ve İsmail Kartal'ın istifa edip döndüğü süreci birebir yaşayan Fenerbahçeli futbolcuların durumları neredeyse tamamen unutulmuş durumda.






Aslında Fenerbahçe'de yaşanan, Fatih Tekke'nin Ferencváros maçından sonra istifa edip döndürülüp Amed maçından sonra görevi bıraktığı sürece çok benzeyen bir süreç yaşanıyor.






İşin ilginci ise bu süreçte hiçbir Fenerbahçeli futbolcunun "Hocamıza inanıyoruz, onu geri istiyoruz" açıklaması yapmaması. Bu durum bile soru işareti yaratırken, sarı-lacivertli futbolcuların nasıl bir psikolojik durum içinde olduğu herkesin merak konusu.






İsmail Kartal'ın yaşadığı süreci yönetim ile hoca arasındaki bağın koptuğu şeklinde değerlendiren oyuncular var. Futbolcu grubu bu güvensizliği hisseder. "Yarın kimin kalacağı, hangi sistemle oynanacağı belirsiz" duygusu hâkim olmuş durumda. Futbolcuların saha içi motivasyonu ve hocaya olan bağlılık duygusu zedelendi.






Saha sonuçları ne olursa olsun, bir teknik adamın istifa noktasına gelmesi soyunma odasında suçluluk ve huzursuzluk yaratır. Üst üste gelen çalkantılı süreçler futbolcularda mental tükenmişlik oluşturdu. Hangi taktiğe, hangi disipline odaklanacaklarını şaşırmış durumdalar.






Takımdaki belirsizlik anlarında futbolcu, kolektif başarıdan ziyade kendi durumunu düşünmeye erken başladı.

İsmail Kartal ne zaman bırakacak?

İsmail Kartal’ın 'dönmemek üzere' gittiği, Aziz Yıldırım’ın 'dönecek' demesine rağmen dönmediği ancak ertesi gün idmana çıktığı süreçte Fenerbahçe’nin psikolojisi bozuldu. Oyuncular 'Bugün var, yarın var mı?' diye soruyor

13.09.2026 17:38:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
Aziz Yıldırım ise kendisinin ikna edemediği Kartal'ın Cihan Kamer ve Oğuz Çetin tarafından ikna edilmesiyle karizmayı çizdirdi. Taraftar 'samimiyetsizlik' seziyor. Kartal ise ilk kötü sonuçta koltuğunun sallanacağından emin.






İsmail Kartal gitti, geldi. Gitti, yeniden geldi. Dün idmana çıkmayan Fenerbahçe Teknik Direktörü, bugün takımının başında Gaziantep maçı hazırlıklarına katıldı.
 
Kartal'ın "bir daha dönmemek üzere" gitmesine rağmen dönmesi; Aziz Yıldırım'ın "dönecek" demesine rağmen Kartal'ın dönmemesi ama kendisini Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'in ikna etmesi camiada, taraftarda ve futbolcular arasında değişik psikolojik bir ortam oluşturdu.







Bir gün önce "bir daha dönmemek üzere" veda edip antrenmana çıkmayan bir teknik adamın iki gün içinde geri dönmesinin, oyuncularda profesyonel güven kaybı yaratması muhtemel. Hoca ve oyuncular arasındaki otorite bağı zedelenirken, "Bugün var, yarın var mı?" düşüncesi takımdaki ciddiyeti ve odaklanmayı olumsuz etkileyebilir.






Yıldırım'ın "Dönecek" demesine rağmen hocanın ikna olmaması, ardından devreye Kamer ve Çetin gibi aracıların girmesiyle geri dönmesi, Yıldırım'ın otorite çatlağını ortaya çıkardı. Yönetimin kriz çözme becerisi bilmeden de olsa tartışmaya açıldı. Krizin farklı figürlerle çözülmesi iç dinamiklerdeki zafiyet olarak yansıdı.






Taraftar arasında tam bir "kaos ve samimiyetsizlik" havası hâkim. Bir yanda kulübe ve yönetime karşı derin bir güvensizlik oluşurken diğer yanda "kulübün profesyonellikle değil, hatır-gönül ve kişisel ilişkilerle yönetildiği" algısı pekişti. Bu da camiada umutsuzluk ve kutuplaşmayı artırdı.
 
İsmail Kartal ise karar alma süreçlerinde yönetimle zaman zaman görüş ayrılıkları yaşayarak hareket alanını daralttı. Sahaya çıktığında üzerindeki beklenti ve baskı çok daha yüksek olacak; olası bir puan kaybında bu yönetimsel süreçler yeniden gündeme gelecektir.

Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!

El Chadaille Bitshiabu aleyhine '3 kilo fazlası var' diyerek itibar suikastı yapıldı. Fransız stoperin 88 kiloya gerilemesi ise uzmanlara göre 'caydırıcı kütle avantajını' kaybetmesi anlamına gelir
 

13.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!
Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!
Sezon başında Leipzig idmanlarının tamamını eksiksiz tamamlayan, hatta Almanya Kupası ilk maçında yer alan El Chadaille Bitshiabu aleyhine '3 kilo fazlası var' diyerek itibar suikastı yapıldı. 1.96 boyu olan 91 kiloluk Fransız stoperin 88 kiloya gerilemesi ise uzmanlara göre 'caydırıcı kütle avantajını' kaybetmesi anlamına gelir.






Galatasaray ve özellikle Okan Buruk'un yaptırdığı transferler üzerine oyunlar oynanmaya devam ediyor... Bu kez de yeni transfer El Chadaille Bitshiabu'nun kilolu olduğuna dair dedikodular üretilmeye başlandı. Bunu üretenler ise hafta içinde "Abdülkerim Bardakcı sakat, Sporting maçında oynamayacak" dedikodularını çıkaranlarla aynı cenahlar. Bu cenahlar, Okan Buruk'un kendilerini "sakat değil" diye yalanlamasının hemen ardından Sporting karşısına Ismail Jakobs'la çıkmasının intikamını "Bitshiabu'nun 3 kilo fazlası var" diyerek almaya çalışıyor.






Kongo DC asıllı Bitshiabu 1.96 boyunda olmasına rağmen şu anda 91 kilo... "Kilolu" denebilecek bir durumu yok. 1.96 m boyundaki modern bir stoper için 90-95 kg aralığı kilolu olmaktan ziyade atletik, kaslı ve kalıplı bir stoper fiziğini temsil eder. Bitshiabu iddia edildiği gibi 88 kiloya düşerse sırtı dönük top saklayan güçlü santrforlara (örneğin Lukaku ya da Vlahovic...) karşı omuz omuza mücadelelerde caydırıcı kütle avantajını yitirebilir.






PSG altyapısında oynarken henüz 13-14 yaşlarında 1.90 üzerine çıktı, devasa fiziğiyle dikkat çekti. O dönemde fiziki üstünlüğü ve hızlı büyümesi kamuoyunda "yaş tespiti" ve "erken fiziksel gelişim" tartışmalarına konu oldu; ancak kariyerinin hiçbir döneminde performansını olumsuz etkileyen veya tıbbi ya da disiplinsel anlamda bir "kilo" sorunu yaşamadı.






Leipzig'in sezon başı hazırlık kampı Donaueschingen'de yapıldı. Bitshiabu da Alman ekibinin sezon başı kamp dönemine eksiksiz katıldı, fiziksel ve taktiksel hazırlıklarını tamamladı. Sezonun ilk resmi mücadelesi olan DFB-Pokal karşılaşmasının maç kadrosunda da yer aldı, sonra Galatasaray'a geldi.

Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?

İtalyan ekibiyle sözleşme yenilemeyerek Beşiktaş'a transfer olan Dusan Vlahovic'in kararını eski takım arkadaşı eleştirdi

13.09.2026 07:14:00
Haber Merkezi
 
Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?
Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?
Juventus'un eski oyuncularından Claudio Marchisio, İtalyan ekibiyle sözleşme yenilemeyerek serbest statüde Beşiktaş'a transfer olan Dusan Vlahovic'in kararını eleştirdi.






Marchisio, Corriere dello Sportun YouTube kanalında yayımlanan "Se Fossi Tu" (Senin Yerinde Olsaydım) programında Vlahovic'in ayrılık sürecini değerlendirdi. Eski İtalyan millî takım oyuncusu, Sırp santrforun yerinde olması hâlinde Juventus'un sunduğu fırsatları ve 9 numaralı formayı paradan üstün tutacağını savundu. Juventus'ta kalmak adına daha yüksek bir maaş teklifini reddedeceğini ifade eden Marchisio, Vlahovic'in Şampiyonlar Ligi'nde yer almayan bir takıma gidişini sorguladı.






"Onun yerinde olsaydım tamamen farklı davranırdım. Juventus'un ona sunduğu fırsatı —sadece maddi yönden değil— 9 numaralı formayı giyme, ilk 11'de yer alma ve kulübün birincil forveti olma ayrıcalığını her şekilde değerlendirirdim."






"Sonuçta kendimi Şampiyonlar Ligi'nde oynamayan ama yine de önemli bir kulüp olan Beşiktaş'ta bulmuş bir Vlahovic var. Ben bu süreci kesinlikle farklı yönetirdim. Juventus'ta kalabilmek adına daha yüksek bir maaş teklifinden vazgeçer miydim? Kesinlikle evet."

Galatasaray'a şaşırtan Bitshiabu gerçeği

Galatasaray transferin son günlerinde Fransız futbolcu El Chadaille Bitshiabu'yu kadrosuna katmıştı. Teknik direktör Okan Buruk oyuncuya Sporting maçında forma şansı vermemişti. Nedeni çok geçmeden belli oldu

12.09.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'a şaşırtan Bitshiabu gerçeği
Galatasaray'a şaşırtan Bitshiabu gerçeği
Galatasaray'ın sezon başında Leipzig'den kiraladığı El Chadaille Bitshiabu'nun Sporting karşılaşmasında forma giymemesi dikkat çekmişti. Teknik direktör Okan Buruk'un savunmada tercihini farklı bir isimden yana kullanmasının arkasındaki sır perdesi aralandı.






İddialara göre, 21 yaşındaki Bitshiabu fiziksel açıdan hazır olmaması nedeniyle tercih edilmedi. 1.96 metre boyundaki Fransız savunmacının fazla kilolarının bulunduğu ve fiziksel olarak istenilen seviyeye gelmesinin zaman alabileceği konuşuluyor. Genç stoper için özel bir çalışma programı hazırlanacağı öğrenildi.

Bitshiabu'nun istenilen seviyeye ulaşmasının ardından saha içindeki performansının değerlendirileceği ve forma planının buna göre şekilleneceği de kulislerde konuşuluyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.