Kavram olarak festival: Çoğunlukla belli bir yerde ve belli zamanlarda düzenlenen sanat gösterileri… Bir sanatçı veya sanat için düzenlenen gösteriler… Belli bir bölgenin ürününü veya tarihi değerini tanıtmak amacıyla yapılan şenlik anlamlarına gelmektedir.
Yaklaşık çeyrek yüzyıldır siyasal iktidarlarını sürdüren Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), bizzat genel başkanlarının itiraf ettiği gibi, kültürel iktidarı "ele geçirememişlerdir". Bu arkadaşların yanıldıkları husus, kültürün ele geçirilecek bir şey olduğu anlayışıdır. Oysa kültür, ele geçirilmez; bir birikim, bir sindirim ve bir kazanımdır. İşte AKP bugüne kadar siyasal iktidarı kazansa da, kültürel kazanımda başarılı olamamıştır.
Bunu başaramayan iktidar çareyi sanat etkinliklerini peş peşe yasaklamakta bularak, sanat karşıtlığına ahlak kılıfı giydirmeye kalkışmışken, şimdilerde kılıf dahi aramadan ve de gerekçe göstermeden yasakları sürdürmektedir. Maarif sorununun çözümünü mektepleri kapatmakta bulan anlayış gibi…
"Kedi erişemediği ciğere pis der" atasözü durumu açıklar. Atasözlerimiz halkımızın düşüncesini, duygusunu anlatır. Bunun için "Hikmet-ül avâm" da denir. Kedi ve ciğer meselesine gelince; insanlar elde edemeyeceklerini anladıkları şeyler hakkında kötü konuşurlar. Onları kötülemekte bir sakınca görmezler. Çekinmeden insan olduklarını dahi unutarak kötü sözler söylerler.
Şüphesiz, insan düşünceleriyle bir hesaplaşma içine girince sadece kendisini değil, aynı zamanda insanın insanlaşma sürecini de yargılar. Nietzsche şöyle diyor: İki temel sorunu vardı insanlığın; adaletsizlik ve anlamsızlık… Birine karşı hukuku buldu, diğerine karşı sanatı… Ama insanlar hukuka ulaşamadı, sanat da insanlara…
Sanatı insanlara ulaştıracak sanatçıdır. Bu anlamda sanatçıların varlığı çok önemlidir.
Atatürk'ün sözlerine kulak verelim: "Bir insan isterse her mesleğe sahip olabilir; marangoz, terzi, doktor, mühendis, öğretmen, hatta cumhurbaşkanı bile! Ama sanatkâr olamaz."
Siyasal iktidarın eleştirilere tahammülü yok. Sanatçıların iktidara karşı eleştirel tutum takınmaları onları hasım durumuna getirmiştir. Gazetecilerin ve yazarların tutuklanması, basılmayan kitapların toplatılması derken sıra sanatçılara gelmiştir. İktidar, kendini eleştiren kişi ve kurumlara karşı hangi yol ve yöntem bulabilirse bulup hizaya çekmek istemektedir.
Bir iktidarın, sanata, edebiyata, bilime, sivil toplum örgütlerine saldırmaya başlaması, bu tür etkinlikleri "terörün arka bahçesi" olarak görmesi, demokrasi adına son derece tehlikeli bir durumdur.
Bugün bütün dünyada sözü edilen demokratik kültür politikaları neden bizde yok!?
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023


























































































