logo
05 MAYIS 2026

Firdevs cennetini isteyin...

06.05.2009 00:00:00
İbn-i Mes'ud ( r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.v) "Allah'ın kitabından bir harf okuyanın, okuduğu harfe karşılık sevabı vardır. Bir iyilik on katıyla değerlendirilir. Elif, Lâm, Mîm bir harftir demiyorum. Elif de harftir, lâm da harftir, mim de harftir" buyurmaktadır (Hadis hasen, sahîhtir, Tirmizî ).

 

Yine Ebû Hüreyre radiya'llâhu anh'den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki:"Her kim Allâh'a ve O'nun Resûlüne îmân eder de namaz kılar ve Ramazan'da oruç tutarsa, onu Cennet'e koymak Allah üzerine (sanki) bir hak olur. O kimse ister Allah yolunda cihâd etsin, isterse içinde doğduğu toprağında, (evinde) otursun". Bunun üzerine Ashâb: "Yâ Resûla'llâh! (Bu haberi) halka müjdelemez miyiz?" demişlerdi. Resûl-i Ekrem (şöyle) söyle (yerek istidrâk eyle) di:"- Cennet'te yüz derece vardır ki, Allah onları Allah yolunda cihâd eden mücâhidler için hazırlamıştır. İki derece arasındaki mesâfe, gökle yer arasındaki mesâfe gibidir. Siz Allah'dan (Cennet) istemek dilediğinizde Ondan Firdevs'i isteyin!. O, Cennet'in efdalidir ve Cennet'in en yücesidir".Sahîh-i Müslim'de, Ukbe b. Âmir (r.a)'den şöyle bir hadis rivayet edilmiştir: "Biz, Suffa'da iken Resûlullah (s.a.v) dışarı çıkıp: "Günah işlemeksizin ve akrabalık bağını koparmaksızın Buthan'a yahut Akik'a kadargidip oradan iri hörgüçlü iki deve getirmeyi hanginiz ister?" diye sordu."Ya Resûlallah! Biz bunu isteriz" dedik. "Öyle ise sizden herhangi birimescide gider de celil ve aziz olan Allah'ın kitabından iki âyet öğrenir yahut okursa bunlar onun için iki deveden daha hayırlıdır. Üç âyet onun için dört deveden daha hayırlıdır. Bu âyetlerin sayıları arttıkça, o kadar deveden daha hayırlıdır."İbn Mes'ud (r.a) Hz. Peygamber (s.a.v)'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Bir kavme, Allah'ın kitabını en iyi okuyanları imamlık eder" (Müslim).Câbir b. Abdullah (r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav), Uhud'da öldürülenlerden iki kişiyi biraraya getirdikten sonra: "Bunlardan hangisi Kur'an'la daha fazla haşır neşirdi?" diye sorar; birine işaret edilldiği takdirde, önce onun defin işlemini yapardı (Buhârî-Tirmizî, Nesaî, İbn Mâce).İmrân İbn Husayn (r.a) anlatıyor: Bana Kur'an okuyan bir kadın uğradı, okudu sonra karşılık istedi ardından da bu isteğini geri alarak şöyle dedi: Hz. Peygamber (s.a.v) buyurdu ki: "Kim Kur'an okursa karşılığını Allah'dan istesin. Bir zaman gelecek insanlar Kur'an okuyacaklar da karşılığını insanlardan isteyecekler" (Hadis hasendir, Tirmizî)

İBB Davası'nda 32. gün

Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının 32. gününde, "Cebeci Maden Sahası'nda yapılan hafriyat dökümü nedeniyle kamu zararı oluştuğu" iddiasından yargılanan Ahmet Güldü savunmasını yaptı

05.05.2026 13:20:00 / Güncelleme: 05.05.2026 14:48:38
Haber Merkezi
İBB Davası'nda 32. gün
İBB Davası'nda 32. gün
Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 32. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.

77'si tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı duruşmaya, görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ile diğer tutuklu sanıklar katılırken, babası Hasan İmamoğlu tutuksuz sanıklar arasında yer aldı.

"Yaptığım iş esasen ofis işidir"

Duruşma, "Cebeci Maden Sahası'nda yapılan hafriyat dökümü nedeniyle kamu zararı oluştuğu" iddiasından tutuklu yargılanan Ahmet Güldü'nün savunmasıyla devam etti. Tutuklu sanık Ahmet Güldü, Kuzey İstanbul şirketinde ofisboy olarak çalıştığını, bankadan para çekme ve yatırma işlerinin görevleri arasında olduğunu belirtti.

Kuzey İstanbul Modern şirketinde 2014 yılında ofis boy olarak işe girdiğini, şirkette 10 yıldır çalıştığını ifade eden Güldü, "Yaptığım iş esasen ofis işidir, yani diğer yerlere evrak götürür; noter, ticaret odası, trafik şube müdürlüğü, elektrik ve su abonelikleri tarzında işler yapardım. Bankadan para çekme ve para yatırma işlemleri de görevlerimin arasında bulunurdu. Ancak bu işlemleri kendi inisiyatifimle değil, bana verilen talimatlar doğrultusunda yapardım. Yaptığım işe göre talimat aldığım kişiler değişir. Örneğin noter, vergi dairesi, trafik şube müdürlüğü işlerinde şirketin idari işler müdürü olan genel sorumlulardan talimat alınırdı. Banka işlemlerinde finans bölümünde çalışan Adem Başer'den, ayrıyeten de Murat Gülibrahimoğlu'ndan talimat almışlığım vardır. Benim görevim, bana söylenen idari ve günlük işleri yerine getirmekten ibarettir" diye konuştu.

"Bir emekçi olarak, çalışan olarak nasıl tutuklanabilirim?"

Cebeci Maden sahası ile alakalı hiçbir görevi bulunmadığını, hafriyat döküm işinden de maden işinden de anlamadığını aktaran Güldü, şu savunmayı yaptı:

"Murat Gülibrahimoğlu ile en son yurt dışına çıkmadan önce görüştüğümü ve sonrasında ise görüşmediğimi kendilerine ilettim. Ayrıca bana, eski patronumun hesabına 5.000.000 TL yatırdığım ve 169.000.000 TL çektiğim yönünde sorular geliyor. Benim yıllar içinde yatırıp çektiğim tutarı hâlâ bilmiyorum, bilmem de mümkün değil. Ben de bunun işimin bir parçası olduğunu, talimatla hareket ettiğimi ve bu nedenle suç işlediğimi düşünmedim. Çektiğim ve yatırdığım paraların toplam tutarını bilmem zaten mümkün değil ki? Başkanım, ben tutuklandığımda gerçekten çok şaşırdım. Bir emekçi olarak, çalışan olarak nasıl tutuklanabilirim? İfadeye çağrılabilirim ama 'nasıl tutuklanabilirim?' diye kafamdan soru işaretleri geçti. Çünkü savcı bana doğrudan hangi suçu işlediğimi açık şekilde söylemedi. Eğer ne ile suçlandığımı açıkça anlatsaydı ben de kendimi ona göre savunmaya çalışırdım. Ama o gün neye karşı ayrıntılı savunma yapmam gerektiğini tam olarak bile anlayamadım. Daha sonra örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklandığımı öğrendim."

"Belediye yönetiminin değişmesi, çalışma hayatımda bir değişiklik yaratmamıştır"

Sanık Güldü, 2014 yılında işe girdiğini, 2025'e kadar aynı işe devam ettiğini belirterek, "Belediye yönetiminin değişmesi, Sayın Ekrem İmamoğlu'nun başkan olması; benim çalışma hayatımda, görevimde, gelirimde, günlük iş işleyişimde herhangi bir değişiklik yaratmamıştır. Ben aynı şekilde çalışmaya devam ettim. İddianamede yer verilen suçlamaların kapsamı ile benim görev ve sorumluluğum arasında somut bir bağ kurulması mümkün değildir" şeklinde konuştu.

"Şirkette yasa dışı işlere şahit de olmadım"

Şirkette muhasebe kayıtları tutan, e-fatura, e-arşiv veya defter sistemleri kullanan, sahte fatura düzenleyen ya da piyasadan sahte fatura temin eden bir kişi olmadığını söyleyen Güldü, "Şirkette bu tür yasa dışı işlere şahit de olmadım. Finans işleri benim görev alanımda da değildir. Ben şirkette günlük işlerini yapan, talimatla hareket eden bir çalışan olarak görevimi yaptım. Bu nedenle para transferleri veya banka hareketlerinden yola çıkılarak benim sahte fatura yöntemiyle para aktardığım ya da örgüte bilerek ve isteyerek kazanç sağladığım sonucuna varılması doğru değildir" savunmasını yaptı.

Sanık Güldü, cezaevinde 70 kişiyle aynı koğuşta kaldığını de belirterek, "Hepsi de uyuşturucu mahkumu. Ben nasıl bir suç işledim ki bu devlet beni uyuşturucu mahkumunun içine atıyor? Ben uyuşturucu maddesinin isimlerini bilmezdim ya. Hani yaşam koşullarını geçtim; ben uyuşturucu maddenin isimlerini bilmezdim. Seneye üniversite sınavlarına hazırlanacak evladım; 'Baba istersen okulu bırakırım' diyor bana. Ben bunu duyacak bir ebeveyn olmadım eşimle beraber, bir baba olmadım. Bunun vebali kimdeyse Allah'a havale ediyorum. Benim eşim buraya gelebilmek için -çalışmak ayıp değil- gündelik işe gidiyor" dedi.

Üzerine atılan suçları kabul etmeyen Güldü, tahliyesine ve beraatine karar verilmesini istedi.

Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi

Eylem Tok, ABD'deki cezaevinden gönderdiği mektupta Kemerburgaz’daki ölümlü kazanın ardından oğlu Timur Cihantimur’u kaçırmasının sorumluluğunu üstlendi. Eylem Tok, “Eğer bir hata varsa en büyük sorumluluk anne ve babası olarak bize aittir” dedi

05.05.2026 10:58:00
Haber Merkezi
Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi
Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi
İstanbul Kemerburgaz'da 1 Mart 2024'te meydana gelen ölümlü trafik kazasının ardından oğlu Timur Cihantimur'u önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçıran yazar Eylem Tok, Boston'daki tutukluluğunun sürdüğü cezaevinden 3 sayfalık bir mektup gönderdi.

Avukatı aracılığıyla kamuoyuna yansıyan mektupta Tok, "Eğer bir hata varsa bunun en büyük sorumluluğu anne ve babası olarak bize aittir. Evladımızı çok sevdik, çok koruduk; belki de bazı anlarda gerekli sınırları koyamadık. Bunun yükünü her gün yüreğimde taşıyorum" ifadelerine yer verdi.

Mektubunda olay gecesi "içgüdüsel" davrandığını savunan Tok, 16 yaşındaki oğlunu korumak dışında bir amacı olmadığını belirterek, "Bir annenin kendi çocuğunu koruma çabası, başka bir ailenin acısını hafifletmez. Bunun bilincindeyim ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum" dedi.

Hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ailesine başsağlığı dileyen Tok, "Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim" ifadelerini kullandı. Ayrıca kaza yerine gitmediğini, telefonları almadığını ve polisin aranmasını engellemediğini iddia etti.

Kaza ve kaçış süreci

Kaza, Eyüpsultan Kemerburgaz Belgrad Ormanı yolunda saat 23.50 sıralarında meydana geldi. Timur Cihantimur'un ehliyetsiz kullandığı 34 EEG 06 plakalı araç, yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan üç ATV'ye çarptı. Kazada 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybetti; Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan yaralandı. Tanıklara göre araç aşırı hızlıydı ve kaza sonrası sürücü olay yerinden uzaklaştı.

Eylem Tok, oğlu Timur'u olay yerinden aldıktan sonra eşi Bülent Cihantimur'u bilgilendirdi. Anne-oğul, 2 Mart 2024'te önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçtı. Türkiye'nin iade talebi üzerine 14 Haziran 2024'te Boston'da yakalandılar. Her ikisinin de tutukluluk hali devam ediyor. Timur Cihantimur ayrı bir soruşturmayla "taksirle öldürme ve yaralama" suçlamasıyla yargılanıyor.

Hukuki gelişmeler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Şubat 2026'da hazırladığı iddianamede, Eylem Tok ve eski eşi Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli için "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, ailenin kazadan hemen sonra delil kararttığı ve Timur'u yurt dışına çıkardığı vurgulandı.

ABD mahkemesi, Türkiye'nin iade talebini Şubat 2025'te kabul etmişti ancak Eylem Tok'un avukatlarının itirazı üzerine süreç geçici olarak durduruldu. Tutukluluk kararları ise Ekim 2024'teki üçüncü duruşmada da onandı.

Aci ailesinin durumu

Olayın ardından Oğuz Murat Aci'nin eşi Şükriye Aci şikayetinden vazgeçti ve yasal varislerle sulh sağlandı. Bu karar, Aci ailesi içinde tartışmalara yol açtı. Özer Aci (ölenin babası), "Benim oğlumun kanını sattı" diyerek tepki gösterdi. Şükriye Aci ise para iddialarını yalanladı ve aile içi baskıdan söz etti. Eylem Tok'un mektubunda bahsettiği "helalleşme", bu sulh anlaşmasına işaret ediyor.

Eylem Tok mektubunda sessiz kalmayı tercih ettiğini ancak "eksik ve önyargılı yorumlar" nedeniyle konuşma ihtiyacı duyduğunu da belirtti. "Kimseye bilerek ya da isteyerek zarar vermediklerini" savunan Tok, sürecin hem hukuki hem insani bir sınav olduğunu ifade etti.

Olay, Türkiye'de uzun süre gündemde kalmış, ehliyetsiz araç kullanımı, aile korumacılığı ve adalet tartışmalarına yol açmıştı. Eylem Tok ve Timur Cihantimur'un iade süreci ile Türkiye'deki davalar devam ederken, Tok'un cezaevinden gönderdiği mektup kamuoyunda yeni tartışmalara neden oldu.

Hatay'da 37 kaçak göçmen yakalandı

Hatay'da jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen dron destekli operasyonda 37 göçmen yakalandı.

05.05.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da 37 kaçak göçmen yakalandı
Hatay'da 37 kaçak göçmen yakalandı
Hatay'da jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen dron destekli operasyonda 37 göçmen yakalandı.

Hatay İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince göçmen kaçakçılığıyla mücadele çalışmaları aralıksız sürüyor. Jandarma ekiplerinin çalışmaları neticesinde; 4 Mayıs günü Yayladağı ilçesi Yukarıpulluyazı Mahallesi'nde dron destekli icra edilen faaliyet sonucunda yabancı uyruklu 37 düzensiz göçmen yakalandı.

Yakalanan şahıslar hakkında gerekli yasal işlemlerin yapıldığı öğrenildi.

Baharda cilt sorunlarına karşı 7 etkili önlem


 
Kış aylarının soğuk, rüzgarlı ve kurutucu etkisinin ardından bahar mevsimine geçiş, cildimiz için önemli bir adaptasyon sürecini beraberinde getiriyor. Kış boyunca düşük nem, soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen uzun süreler cildin bariyerini zayıflatabiliyor ve kuruluğa neden olabiliyor. 

05.05.2026 08:29:00
MURAT ÇORBACI
Baharda cilt sorunlarına karşı 7 etkili önlem
Baharda cilt sorunlarına karşı 7 etkili önlem

Kış aylarının soğuk, rüzgarlı ve kurutucu etkisinin ardından bahar mevsimine geçiş, cildimiz için önemli bir adaptasyon sürecini beraberinde getiriyor. Kış boyunca düşük nem, soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen uzun süreler cildin bariyerini zayıflatabiliyor ve kuruluğa neden olabiliyor. Bahar aylarıyla birlikte ise sıcaklık artıyor, nem oranı değişiyor ve güneş ışınları daha güçlü hissedilmeye başlıyor. Ayrıca bahar aylarında artan ağaç ve çimen polenleri ile küf sporları gibi çevresel alerjenler de daha yoğun hale geliyor. Bu çevresel etkenler nedeniyle, cilt bakımına dikkat edilmediğinde; ciltte kuruluk, hassasiyet, kızarıklık, pullanma,  lekelenme ve yağ üretiminin artmasına bağlı akne oluşumu gibi sorunlar gelişebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, "Kışın uygulanan yoğun ve besleyici bakım rutinlerinin bahar aylarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi, cildin bu geçiş sürecine daha sağlıklı  uyum sağlaması için çok önemlidir" dedi.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, bahar aylarında cilt sağlığı için dikkat edilmesi gereken 7 kuralı anlattı.
1. Cildinizi günde iki kez temizleyin. Özellikle akşam temizliği; makyaj, güneş koruyucu ve gün boyunca biriken çevresel kirletici etkenlerin uzaklaştırılması açısından önemli.
2. Güneşten korunmayı rutin haline getirin. Bahar aylarında UV ışınlarının yoğunluğu artmaya başlıyor ve bu durum ciltte fotoaging (ışığa bağlı yaşlanma) ile pigmentasyon artışına, yani cilt lekelerinin gelişimine yol açabiliyor.

3. Mevsime uygun nemlendirici kullanın. Cilt bariyerinin sağlıklı olması, çevresel faktörlere karşı cildin direncini artırıyor. Ancak kış aylarında kullanılan yoğun ve yağ bazlı nemlendiriciler, bahar aylarında bazı cilt tiplerine ağır gelebiliyor ve gözeneklerin tıkanmalarına neden olabiliyor.
4. Mevsim geçişlerinde, cilt yüzeyinde biriken ölü hücreler, cildin mat ve cansız görünmesine yol açabiliyor. Cilt sağlığı için haftada 1-2 kez nazik peeling uygulamalarını önerdiklerine işaret etti.

5. Günde 2-2.5 litre su için. Yeterli sıvı alımı, vücudun genel metabolik fonksiyonlarının yanı sıra cilt sağlığı için de önem taşıyor.

6. Cilt bariyerini destekleyen içerikleri tercih edin. Mevsim geçişleri bazı kişilerde cilt hassasiyetini artırabiliyor. Bu nedenle cilt bakım ürünlerinde bariyer onarıcı içeriklerin bulunması fayda sağlayabilir. Güçlü bir cilt bariyeri cildin çevresel stres faktörlerine karşı daha dirençli olmasını sağlar. Seramidler, niasinamid, panthenol ve hyaluronik asit gibi içerikler cildimizin üst tabakasında bariyer fonksiyonunu destekleyerek, ciltten su kaybını azaltmaya yardımcı olur.

7. Cildi tahriş edebilen ürünlerden kaçının. Alkol oranı yüksek tonikler, yoğun parfüm içeren kozmetikler veya aşındırıcı peeling ürünleri bazı ciltlerde hassasiyeti artırabiliyor. Özellikle mevsim geçişlerinde cilt bariyeri daha kırılgan hale gelebileceği için bu tür ürünlerden kaçınılması öneriliyor.

İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi

İBB iştiraki Halk Ekmek AŞ, normal ve kepekli ekmek fiyatlarına yüzde 25 zam yaptı. Zamla birlikte 250 gramlık normal ve kepek ekmeğin fiyatı 10 liradan 12,5 liraya yükseldi 

04.05.2026 18:35:00
Haber Merkezi
İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi
İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Halk Ekmek AŞ, normal ve kepekli ekmek fiyatlarına yüzde 25 zam yaptı. Zamla birlikte 250 gramlık normal ve kepek ekmeğin fiyatı 10 liradan 12,5 liraya yükseldi. Yeni fiyatlar bugün itibarıyla tüm Halk Ekmek satış noktalarında uygulanmaya başlandı.

Halk Ekmek AŞ'den yapılan açıklamada, zam kararının artan üretim maliyetleri nedeniyle zorunlu hale geldiği belirtildi. Un fiyatlarındaki yükseliş, enerji giderleri, nakliye maliyetleri ve genel enflasyon baskısı, şirketin bu adımı atmasında etkili oldu. Yetkililer, kaliteli ve hijyenik üretimi sürdürmek için fiyat güncellemesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Diğer ekmek çeşitleri ve ambalajlı ürünlerde ise şu an için bir değişiklik yapılmadığı öğrenildi.

Halk Ekmek, İstanbul'da dar gelirli vatandaşların temel gıda maddesi olan ekmeğe erişimini kolaylaştırmak amacıyla faaliyet gösteren önemli bir kurum. Şehir genelinde yüzlerce satış noktasıyla hizmet veren şirket, özellikle emekliler, öğrenciler ve düşük gelir grupları için uygun fiyatlı ekmek alternatifi sunuyor. Ancak son dönemde yaşanan genel ekonomik sıkıntılar, un ve enerji gibi girdi maliyetlerini önemli ölçüde artırdı. Türkiye genelinde de fırıncılar benzer maliyet baskıları nedeniyle zamlara gitmiş, standart ekmek fiyatlarında da artışlar yaşanmıştı.

Vatandaşlar arasında zam tepkileri hızlı yükseldi. Sosyal medyada birçok kullanıcı, "Ekmeğe her zam daha da zorlaştırıyor" yorumlarını yaparken, bazıları da maliyet artışlarını anlayışla karşıladıklarını ifade etti. Özellikle büyükşehirlerde yaşam maliyeti yüksek olduğu için bu tür zamlar dar kesimleri doğrudan etkiliyor. Bir ailenin günlük ekmek tüketimi göz önüne alındığında, aylık bütçeye yansıyacak ek yükün 100-150 lirayı bulabileceği hesaplanıyor.

İBB yetkilileri, zamın sınırlı tutulduğunu ve Halk Ekmek'in sosyal sorumluluk misyonunu sürdüreceğini belirtti. Şirket, üretimde verimlilik artırıcı önlemlerle maliyetleri kontrol altında tutmaya çalışacağını açıkladı. Önümüzdeki dönemde un destekleri veya belediye sübvansiyonları gibi adımların gündeme gelip gelmeyeceği ise merak konusu.

Yağışlar İstanbul'daki barajlara yaradı

İstanbul'da etkili olan yağışlı havanın ardından megakente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 71,7 oldu   

04.05.2026 17:29:00
İHA
Yağışlar İstanbul'daki barajlara yaradı
Yağışlar İstanbul'daki barajlara yaradı
Megakent İstanbul'da hafta sonu soğuk ve yağış hava etkili oldu. Özellikle dün gün boyu etkili olan yağışlı havanın ardından barajlarda doluluk oranı bir nebze olsun yükseldi. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre barajlardaki genel doluluk oranı yüzde 71,7'ye yükseldi. Dün ise bu oran 71,35 olarak kayıtlara geçmişti. Öte yandan en dolu baraj yüzde 94,86 ile Ömerli, en az doluluk oranına sahip baraj ise yüzde 46,11'le Istrancalar oldu.

İSKİ'nin verilerine göre 4 Mayıs  itibarıyla İstanbul'da baraj doluluk oranları şöyle:

Ömerli Barajı: Yüzde 94,86

Darlık Barajı: Yüzde 89,37

Elmalı Barajı: Yüzde 94,37

Terkos Barajı: Yüzde 58,73

Alibey Barajı: Yüzde 67,28

Büyükçekmece Barajı: Yüzde 56,83

Sazlıdere Barajı: Yüzde 46,11

Istrancalar Barajı: Yüzde 46,83

Kazandere Barajı: Yazde 60,08

Pabuçdere Barajı: Yüzde 60,34

Doğum izninde 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyenler için başvurular bugün başladı

Doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasıyla, 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyen anneler için başvurular bugün başladı

04.05.2026 12:33:00
AA
Doğum izninde 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyenler için başvurular bugün başladı
Doğum izninde 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyenler için başvurular bugün başladı
Doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasıyla, 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyen anneler için başvurular bugün başladı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasıyla 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyen anneler için başvuruların bugün başladığı bildirildi.

Doğum iznini tamamlamış ancak 24 haftalık süreyi doldurmamış annelerin 8 haftalık ilave izinden yararlanabildiği belirtilen açıklamada, ek düzenlemenin 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan tüm anneleri kapsadığı vurgulandı.

Açıklamada, "Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde başvuru yapılabiliyor. 15 Mayıs Cuma günü mesai saati bitimine kadar başvurular devam edecek. Anneler, ilave izin kullanmak istediklerine ilişkin bir dilekçeyle çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabiliyor." ifadelerine yer verildi.

İstanbul'da "sahte belgelerle ikamet izni" operasyonu: 31 gözaltı

İstanbul'da sahte belgelerle yabancı uyruklu kişilere ikamet izni aldırdığı iddia edilen 31 şüpheli yakalandı. Şebeke üyelerinin, ikamet izni başvuruları sırasında ibraz edilen belgeler üzerinde oynadıkları, sahte içerikli taahhütnamelerle göçmen kaçakçılığı suçuna karıştıkları anlaşıldı

04.05.2026 09:16:00
İHA
İstanbul'da "sahte belgelerle ikamet izni" operasyonu: 31 gözaltı
İstanbul'da "sahte belgelerle ikamet izni" operasyonu: 31 gözaltı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, yabancı uyruklu kişilere sahte belgelerle ikamet izni temin eden bir şebekeyi tespit etti. Çetenin Türkiye'deki bazı yabancılar için sahte belgeler düzenledikleri ve sahte içerikli taahhütnamelerle göçmen kaçakçılığı suçuna iştirak ettikleri anlaşıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde yapılan çalışmalarda, kimlik bilgileri ve açık adresleri tek tek belirlenen şüphelilerin yakalanması için operasyon başlatıldı.

Bu sabah çok sayıda adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 31 şüpheli yakalandı.

Gözaltına alınan şebeke üyeleri sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülürken, soruşturma kapsamında sahte belgelerle ikamet izni alan kişilerin izinlerinin iptal edileceği öğrenildi.

Öte yandan belgeleri iptal edilecek kişiler için geri gönderme işlemlerine de başlanacağı aktarıldı.

Arnavutköy'de rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina boşaltıldı

İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde şiddetli rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina önlem amaçlı boşaltıldı

03.05.2026 19:45:00
AA
Arnavutköy'de rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina boşaltıldı
Arnavutköy'de rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina boşaltıldı
İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde şiddetli rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina önlem amaçlı boşaltıldı.

Yavuz Selim Mahallesi'ndeki Berat Camisi'nin minaresi şiddetli rüzgarın etkisiyle sallanmaya başladı.

Çevredeki vatandaşların bildirmesi üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Ekipler çevrede güvenlik önlemi alırken, caminin yanındaki 2 bina önlem amaçlı tahliye edildi.

Ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürüyor.

Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılıp çıkarılmayacağına dair soruyu yanıtladı

03.05.2026 17:21:00
Haber Merkezi
Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu
Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın'da düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali'nde gazetecilerle bir araya geldi.

Bakan Ersoy, konuya ilişkin gelen soru üzerine "Dokuz günlük tatil turizm açısından gayet olumlu olur. Ama bu kabinede tartışılıp alınacak bir karar" dedi.

Kurban Bayramı 27 Mayıs'ta başlayacak, 30 Mayıs'ta bitecek. 2016, 2018, 2019, 2021, 2023, 2024 yıllarında Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılması kararlaştırılmıştı.

Kabine Toplantısı için henüz belirlenmiş bir tarih yok.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.