logo
28 EYLÜL 2026

Fon dolandırıcılığıyla ilgili ilk kez konuştu

Ankaragücü Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, fon dolandırıcılığıyla ilgili sessizliğini bozdu. Belözoğlu, "Bir süpermarket çalışanına değil, banka müdürüne güvendik" ifadelerini kullandı

29.01.2024 12:55:00
AA
 
Fon dolandırıcılığıyla ilgili ilk kez konuştu
Fon dolandırıcılığıyla ilgili ilk kez konuştu
MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, hayatında birçok şey yaşadığını bazı insanları da hayatından çıkardığını söyledi. Emre Belözoğlu, futbolu bıraktıktan sonra Fenerbahçe'deki sportif direktörlük görevinden, kariyer hedeflerine, 3 Temmuz sürecinden, kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasına kadar birçok konu hakkında açıklamalarda bulundu.

"Üstünü çizdiğim çok insan da var"

Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım ve Ali Koç gibi iki güçlü başkanla çalıştığını vurgulayan Emre Belözoğlu, şöyle konuştu: "Hiç kimseye kırgınlığım yok. Bu kadar uzun da değil hayat. Sonuçta profesyonel kararlar alınıyor. Sayın Aziz Yıldırım ve Sayın Ali Koç'la yaşanmışlıklarımız, hatıralarımız var. Anlaşamadığımız yerler de olmuştur ama birbirimizi gördüğümüzde Ali Başkan'la da Aziz Başkan'la da sarılırız, oturur konuşuruz. Bayramlarda, kandillerde mesajlaşırız, acılarımızı da güzel günlerimizi de konuşuruz. Benim için büyük üzüntüler var ama kariyerimde hiçbir zaman Fenerbahçe'nin yeri olmayan üzüntüler bunlar. Birazcık daha bireyselleştirdiğimiz ilişkilerimde beni çok büyük gama, hayal kırıklığına uğratan insanlar var. Hayat bazen insanların altını çizer, bazen de üstünü çizer. Fenerbahçe, Aziz Yıldırım, Ali Koç benim için altı çizilenlerdendir ama üstünü çizdiğim çok insan da var. Üstünü çizdiklerim artık hayatımda olmayacak."

"Bir süpermarket çalışanına değil, banka müdürüne güvendik"

Emre Belözoğlu, mağdur olduğu ve kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasıyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Biz bir bankacılık işlemi yapacağımızı düşünerek, kuzenim vasıtasıyla bir yatırıma giriştik. Daha sonra işin ikinci, üçüncü gününde renginin değişmesine şahit olduk. Bize bankacılık işlemi yapıldığına dair kağıtlar verildi. Biz yine de buna güvenmedik ve bankaya kendisini şikayet ederek, bankanın müfettişlerini getirttik. Daha sonra da polislerin gelmesini isteyerek hukuksal haklarımızı kullandık. Şu an bu sürecin takipçisiyiz. Ne yazık ki popülist bir şekilde, insanların acılarından, yaşamış oldukları sıkıntılarından beslenen bir güruh var. Onlara söyleyebileceklerim, Allah onlara vicdan versin. Burada bir süpermarket çalışanı değil, bir banka müdürünün, bankacılık işlemi yaptığını söyleyerek, elimize bankanın kendi ürettiği kağıtlarla vermiş olduğu şeylere inandık. Onun dışında söyleyecek bir şeyim yok."

"3 Temmuz çok zor bir süreçti"

Emre Belözoğlu, 3 Temmuz sürecinde çok zor zamanlar yaşadıklarını ancak Fenerbahçe'nin o dönemde yanında olduğu için de şeref duyduğunu aktardı. O dönemde birçok kesimin Fenerbahçe'nin karşısında olduğunu vurgulayan Belözoğlu, "Bizim adımıza çok zorlayıcı bir süreçti. Yöneticilerimizin hapiste olduğu, kulübün başında bir Ali Koç, bir Aykut Kocaman dışında kimsenin olmadığı bir süreçti. Biz sporcular ve takım kaptanları olarak sahip çıktık. Taraftar, Fenerbahçe'yi, camiayı ayakta tutu. Bugün konuşurken bazen yaşanmışlıkları tebessümle hatırlıyoruz ama çok zordu. Türkiye'de de camiaların ve taraftarların da içindeki insanlar bu süreci unutabiliyor. Biz 3 Temmuz sürecine gerçekten o gün Fenerbahçe'nin yanında olmamız gerekiyorduk ve olduk."

3 Temmuz sürecinde Türk futboluna da zarar verildiğini dile getiren Belözoğlu, "Ülkemiz adına ve spor camiası adına yaşanabilecek en talihsiz olaylardan birisiydi. Taraftar azaldı, yatırımcılar azaldı, spora yönelik ilgi azaldı. Sadece Fenerbahçe üzerinden de değerlendirmemek lazım, büyük fotoğrafa bir karalama var. Fenerbahçe çok daha güçlü bir şekilde daha sonra yine şampiyon oldu. Hatta 3 Temmuz sürecinden sonraki sezonda da biz şampiyonluğu son maçta kaybettik." dedi.

"Fenerbahçe'de futbol oynamak kolay değildir"

3 Temmuz sürecinden sonra Fenerbahçe takım otobüsünün kurşunlandığını da hatırlatan Belözoğlu, "Olaylar öyle üst üste geldi ki... Fenerbahçe'de futbol oynamak kolay değildir. Başarılı giderken bile orada olmak kolay değildir. Fenerbahçe'ye şampiyonluklar yetmez, zor bir camiadır. Kolay şeyler yaşanmadı. Yabancı oyuncuları da anlayışla karşılamak lazımdı. Böyle bir iftiranın içinde de herkes kalmak istemeyebilir, ciddi bir yüktür. O gün durduğumuz yerden dolayı hiç pişman değilim ve o dönemde Fenerbahçe'de olmaktan büyük bir şeref duydum." diye konuştu.

"Sportif direktörlük benim istediğim bir yer değildi"

Emre Belözoğlu, Fenerbahçe'de yaşadığı sportif direktörlük dönemini ve o dönem yapılan transferlerle ilgili de değerlendirmelerde bulunarak, "Sportif direktörlük kurumu benim istediğim bir yer değildi. Teknik adam olarak çalışmak istiyordum. Başkanımıza da iletmiştim ama başkanımızın ricasıyla süreç ve ona verdiğim sözle devam etmiştim. Fenerbahçe'nin o dönemde transfer limitleri kapalıydı. Başkanın, bankaları teker teker gezip izinleri alabilmek için ne kadar mücadele ettiğini bire bir gördüm. Transfer yapılırken herkesi sihirbaz olarak nitelendiriyorlardı, bizi de böyle ilan ettiklerinde bunu kabul etmiyorduk. Çünkü biz ortadan kaybolacak sihirbazlar değiliz, her türlü sorumluluğu da üstümüze alırız." diye konuştu.

Genç teknik adam, Fenerbahçe'ye o dönem kısıtlı imkanlarla çok önemli transferler yaptıklarını söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Vedat Muric'in transferi üzerinden kazanılan 16-17 milyon avro dışında bir gelirimiz yoktu. Bugün Fenerbahçe 100 milyon avroluk bir takım. Biz o gün itibariyle 16-20 milyon avroluk bir takım kurduk. 16 oyuncu gitti, 16 oyuncu geldi. O şartlara rağmen Fenerbahçe son haftada şampiyonluğu kaybetti. Kime göre iyi sportif direktör, kime göre kötü. Kime göre iyi teknik direktör, kime göre değil. Çok samimi gelmiyor bu yorumlar artık bana. En sonuna kadar en maksimumunu vererek yapmaya çalıştım. Her yanlış üzerinden Emre değerlendirilemez, her başarılı işten sonra da 'Emre doğru yaptı' diye değerlendirilemez. İyi işleri birine, kötü işlerine birine mal edemezsiniz. O süreçte Ali Koç, Emre Belözoğlu ve Erol Bulut vardı, herkes elinden geleni yaptı."

"Şampiyonluğu Sivasspor maçında kaçırdık"

O kadroyla şampiyonluğu bir Sivasspor maçıyla kaçırdıklarını hatırlatan Belözoğlu, "Sonrasında da biz ayrıldık. Çok önemli bir tecrübeydi. Futbolu bıraktığım sene başkan bana bu görevi layık gördü. Erol hocayla da çalışmak keyifliydi. O da başarılı olmak isterdi. Son hafta şampiyonluk şansımızın olmasında Erol hocanın da payı vardı. Ben onlar kadar rahat konuşmam, herkese hakkını veririm." şeklinde konuştu.

"Mesut Özil transferi yanlış değildi"

Emre Belözoğlu, sportif direktörlüğü döneminde takıma dahil olan yıldız futbolcu Mesut Özil'le ilgili de şunları belirtti: "Ben elimdeki maddi güçle, maksimum katkı neyse yaparım. Mesut Özil'in geleceğine kimse inanmıyordu ama Sayın Başkanla ve benle görüştükten sonra ailesiyle birlikte geldi. Hala Türkiye'de yaşıyor. O gün Mesut geldiğinde herkes havalimanında karşılamaya geldi. Mesut'un başarısız olduğunu da kimse söyleyemez. Elinden geleni yaptı. Büyük fotoğraf da o günkü şartlar itibarıyla Mesut Özil transferi yanlış değildi."

"Arda Güler çok özel bir oyuncu"

Belözoğlu, şu an Real Madrid forması giyen Arda Güler'i överek, "Arda Güler çok özel bir oyuncu. Iniesta'yı, Zidane'ı, Xavi'yi izlerken keyif alırdık. Şimdi de bizim elimizde böyle bir cevher var ama oynaması lazım. Talihsiz sakatlık sürecini atlattı ve inşallah artık formayı alacak. Biz de sabırsızlıkla bekliyoruz." dedi. Ömer Faruk Beyaz'ın da çok yetenekli olduğunu vurgulayan Belözoğlu, Arda Güler'in ilk profesyonel imzayı kendi döneminde attığının hatırlatılması üzerine şunları dile getirdi: "Ömer Faruk'un da hala şansı var ileri seviye çıkabilmesi için. Arda Güler'in Gençlerbirliği'nden Fenerbahçe'ye katılım sürecinde emeği geçenler var. O dönem bizim gibi emeği geçen yöneticiler var. Profesyonel mukavelesi yapılırken yanında Emre Belözoğlu oturuyor diye Arda Güler'i Emre Belözoğlu çıkarmış olmuyor. Türk futbol kamuoyunda 'İlk onu ben oynattım, ilk ben çıkardım' sözlerine kimse itibar etmesin. Futbolcu bir yere geliyorsa en büyük pay sahibi kendisidir, yeteneğidir. Daha sonra ona şans verenlerin payı vardır ama tek kişi üzerinden değerlendirilmesi doğru değildir. Bunu yapanlar tribünlere oynayarak, göz boyamaya çalışıyor. Biz de öyle şeyler yok."

Futbolculuk kariyerinde Avrupa'da Inter, Newcastle United, Atletico Madrid'de forma giyen Emre Belözoğlu, teknik adamlık görevinde MKE Ankaragücü'nde çok mutlu olduğunu da vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: "Öncelikli hedefim MKE Ankaragücü'yle Avrupa kupalarında oynayan bir teknik adam olmak. Bu ne kadar yakın veya uzak bilmiyorum. Yapıp, yapamayacağımızı göreceğiz. Elimden gelen her şeyi yapacağım. Daha sonra tabii Avrupa'da büyük liglerde teknik adamlık yapmak istiyorum ama Avrupa'da emeğim olan takımlarda bir gün teknik direktörlük yaparsam çok mutlu olurum. Beni sevenlere de bunu yaşatmak isterim."

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.