logo
20 MAYIS 2026

Fransa'nın Afrikalı çelişkisi

Milli takımının neredeyse tamamı Afrikalı futbolculardan oluşan Fransa'da 10 siyahiden 9'unun ayrımcılığa maruz kaldı ifade edildi

 

25.09.2023 11:44:00
Anadolu Ajansı
Fransa'nın Afrikalı çelişkisi
Fransa'nın Afrikalı çelişkisi

AA'nın siyahilere yönelik ırkçılığı ele aldığı 3 haberden oluşan haber dosyasının ikinci bölümünde, Siyahi Dernekleri Temsilci Konseyi (CRAN) Kurucusu ve Başkanı Patrick Lozes, Fransa'daki siyahilerin günlük hayatta karşılaştığı ırkçılığı ve ayrımcılığı değerlendirdi.

Lozes, bağımsız araştırma şirketi Ipsos'un Fransa'daki siyahilere ilişkin yaptığı ankete dikkati çekerek, "Ankete katılanların söylediği şey, hayatın pek çok alanında ayrımcılık olduğu yönünde. Fransa'daki siyahilerin yüzde 91'i günlük hayatta ayrımcılığa maruz kaldığını söylüyor. Bu da ülkedeki ayrımcılığın çok büyük ve neredeyse her siyahi Fransız'ı ilgilendirdiği anlamına geliyor." dedi.

Siyahilerin özellikle ev ve iş ararken ayrımcılıkla karşılaştığını kaydeden Lozes, şu değerlendirmede bulundu:

"Telefon edip ev istediğinizi söylediğinizde, görüştüğünüz kişi size telefonda evin müsait olduğunu söylese de siyahi olduğunuzu anladığında evin müsait olmadığını söyleyebilir ve bu olaydan 5 dakika sonra arayan başka birine ev tekrar müsait olabilir. Ya da iş hayatında tüm meslektaşlarınız terfi alırken, siz yıllar geçse de terfi edemezsiniz. İş başvurularında özgeçmiş gönderirsiniz ve birkaç dakika sonra size pozisyonun kapandığı bilgisi verilir. Oysa sizden birkaç dakika sonra aynı pozisyona başvuran başka birine pozisyon hala açıktır."

Lozes, ayrımcılığın toplu taşıma gibi en temel hizmet alanlarında da yaşandığının altını çizerek, bazı Fransızların, otobüs ya da trene binerken "siyahilerin kendilerinden sonra binmesi gerektiğini" düşündüğünü aktardı.

"Siyahilere karşı önyargı var"

Siyahilerin, Fransa Ulusal Meclisinde, orduda üst düzey görevde ya da şirketlerin yönetici pozisyonlarında yeterince yer almadığına işaret eden Lozes, "Siyahilere karşı ön yargı var. İnsanlar siyahilerin yeterince yetenekli olmadığını düşünüyor. Bu bir engelleme." diye konuştu.

Lozes, Fransa Boyun Eğmeyen Partisinden (LFİ) siyahi milletvekilli Carlos Martens Bilongo'nun, 2022'de Ulusal Meclis'te yaptığı bir konuşma sırasında, aşırı sağcı milletvekili Gregoire de Fournas tarafından ırkçı sözlerle saldırıya uğradığını anımsatarak, şöyle devam etti:

"Bilongo, konuşurken milletvekillerinden biri 'Afrika'ya geri dön' dedi. Bunu bir parlamento üyesine, Fransız parlamento üyesine söyleyebilir misiniz' Beyaz olsaydı, kimse bunu yapamazdı. Kesinlikle şok ediciydi ama siyahilerin sokakta karşılaştıkları da tam olarak bu. Ulusal Meclis'e seçildiğinizde bile parlamento üyesi meslektaşlarınız size karşı ırkçı olabiliyor. Bu çok çirkin. Hükümet, Fransa'da tüm insanların eşit olmadığını artık kabul etmeli. Ülke olarak kesinlikle harika değerlerimiz var. Ben Fransız'ım, değerlerimizle gurur duyuyorum ancak değerlerimizin rengi ne olursa olsun herkes için geçerli olmalı."

"Siyahiler daha fazla polis kontrolüne maruz kalıyor"

Fransız polisinin siyahilere karşı etnik profilleme yaptığını dile getiren Lozes, "Siyahilere günlük hayatta neler olup bittiğini sorduğunuzda, çoğu kontrol edildiğini söyler. Siyahi olmayanlara göre daha fazla polis kontrolüne maruz kalıyorlar. Her polisin ırkçı olduğunu söylemiyorum ancak polis teşkilatı içinde ırkçılık olduğunu, insanlarla konuşma ve insanlara davranış şekillerinde ırkçılık olduğunu kabul etmeliyiz." şeklinde konuştu.

Lozes, siyahilerin ten rengi yüzünden kriminalize edilmesinin yanlış olduğunu vurgulayarak, "Sırf ten rengimiz yüzünden kendi ülkemizde ırkçılığa maruz kalmamalıyız. Bu adil değil. Takdir ettiğim ve sevdiğim bu ülke için adil değil. Fransa'nın dünyada eşitliğin olduğu bir ülke olarak tanınmasını isterim, ırkçılığın değil." ifadesini kullandı.

"Fransız medyasında görev yapan gazetecilerin çok azı siyahi"

Medyanın, siyahi algısı üzerindeki etkisine de değinen Lozes, "Gazetelerin, bir yerde suç işlendiğinde sadece suçu haber yapmasına rağmen suçu bir siyahi işlediğinde neden suçun siyahi kişi tarafından işlendiğini vurguladıklarını anlamıyorum. Suç başlı başına korkunç bir şey, ayrıca ırkçılığı vurgulamak için kullanılmamalı. Gazeteler, haber diline dikkat etmeli ve ırkçılığa ırkçılık katmamalı." değerlendirmesinde bulundu.

Lozes, diğer yandan Fransız medyasının siyahilere yönelik ırkçılık sorunlarına geçmişe kıyasla daha fazla yer verdiğine işaret ederek, şunları dile getirdi:

"Medyanın ırkçılığı konuşuyor olması ve eşitlik talebimize yer veriyor olması kesinlikle harika bir şey ancak onlara şunu sormak istiyorum, 'Kendinize bir bakın, şirketlerinize bakın, bizimle röportaj yapan gazetecilere bakın 'Çalışanlarınızın hepsi beyaz mı' Çeşitliliğe yer veriyor musunuz'' En popüler gazete Le Monde ya da herhangi bir televizyon kanalında gazetecilerin çok azı siyahi. Bu yüzden medyaya diyorum ki ırkçılığı haberleştirmek çok güzel ama kendinize bakmalı ve insanlardan yapmalarını istediğiniz şeyi önce kendiniz yapmalısınız."

"Hükümet ırkçılıkla ilgili sorularımıza yanıt veremiyor"

Fransa'da en büyük sorunun siyahilere yönelik ırkçı ve ayrımcı uygulamaların görmezden gelinmesi olduğunu kaydeden Lozes, "Fransa için ülkede ayrımcılık yapıldığını kabul etmek ve bu ayrımcılıkla mücadele etmek önemli ancak hükümet, neredeyse tüm siyahilere zarar veren ayrımcılık sorunları olduğunu kabul etmiyor." ifadesini kullandı.

Lozes, Fransa'da laiklik ilkelerine aykırı olduğu ve Vichy dönemi kimlik belgelerini hatırlattığı gerekçesiyle, nüfus sayımında etnik istatistiklerin yapılmasına karşı çıkıldığını belirterek, "Hükümete ayrımcılığın artıp artmadığını sorduğumuzda cevap alamıyoruz. Cevap veremiyorlar çünkü ellerinde etnik istatistik yok. Ülkede yaşayan siyahilerin sayısını resmi olarak bilmiyoruz. Sadece kendi anketlerimiz var ancak ülkedeki etnik azınlığı belirlemenin bir derneğin değil hükümetin görevi olduğunu düşünüyorum." görüşünü paylaştı.

"Medya, aklandığımı söylemekten ziyade soruşturulmamla ilgilendi"

Kariyeri boyunca kendisinin de ayrımcılığa maruz kaldığını anlatan Lozes, "Buna şimdi gülüyorum ama ilk kez takım elbiseyle şirketime gittiğimde kimse patronun ben olduğumu düşünmemişti çünkü siyahileri yönetici pozisyonunda görmeye alışkın değiller." şeklinde konuştu.

Lozes, Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olmak için 2011'de CRAN'daki başkanlık görevinden ayrıldığını, aynı yıl aralık ayında hakkında soruşturma başlatıldığını ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Şeffaflık açıkça kabul etmemiz gereken değerlerden biri. Kamuya açık bir pozisyondaysanız soruşturma yapılabileceğini kabul etmelisiniz. Hiç kimse yasaların üstünde olmadığı gibi yasalara karşı da gelemez ancak bu soruşturmanın yürütülme şekli adil değildi. Siyahi olmasaydım, soruşturma daha kısa sürerdi ama çok uzun sürdü. Neyse ki tamamen aklandım. Soruşturmanın haber yapılması kadar sonucunun da haber yapılmasını beklerdim ancak medya aklandığımı söylemekten ziyade soruşturulmamla daha çok ilgilendi." AA

İBB davasında 40. gün

Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. 11. haftasına giren İBB davasının 40. günü başladı. Davada, "Savcılık tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'nin son avukatı savunma yapmaktan vazgeçti

20.05.2026 11:47:00
Haber Merkezi
İBB davasında 40. gün
İBB davasında 40. gün
Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. 11. haftasına giren İBB davasının 40. günü başladı. Davada, "Savcılık tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'nin son avukatı savunma yapmaktan vazgeçti.

Duruşma, Kültür A.Ş.'nin tutuklu eski genel müdürü Serdar Taşkın'ın savunmasıyla başladı.

Taşkın, savcılık sorgusunda isnat edilen eylemler hakkında hiçbir soru sorulmadığını söyledi. 23 Mart 2025'te tutuklandığını belirten Taşkın, 14 ay sonra dahi hakkında hiçbir somut delilin olmadığını belirtti.

Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu

20.05.2026 11:44:00
Haber Merkezi
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar ise şöyle:

"Dün malum 19 Mayıs'tı. Bir milletin küllerinden yeniden doğmaya başladığı gün. Cesaret ile inancın vatan toprağında buluştuğu gün. Makamlara sarılmışların ardından milletin 'devlet başa' deme iradesidir. 19 Mayıs bir milletin içinde kopan fırtınadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de kuruluşunun ilk adımıdır. Kutlu ve mutlu olsun.

Bu milletin geleceğini ne mandacılar ne de yabancı ülkelerde yazılanlar kurtaracaktı. Bu vatanın çocukları kendi geleceklerini ne Saray hesaplarına ne de terör örgütünden medet umanların cazgırlığına teslim etmeyecektir.

"ÖCALAN'IN SON SUÇU SON ŞEHİDİMİZİN KATLİDİR"
Öcalan'ın son suçu son şehidimizin katlidir. Terörsüz Türkiye'nin yolu Türk milletinin iradesinden geçer. Hukukun üstünlüğünden geçer. Yasaklardan arınmış Türkiye'den geçer.

Ne şehit ne de gaziler feda ettikleri, her birimizin hayat vadettikleri için mübarektirler ve öyle yaşayacaklardır. Türk devletin geleceği bir terör hükümlüsünün dediklerine fena edilemez. Türk milliyetçiliği teröristi yeni sıfatlarda meşrulaştırmaya göz yummayacak. Herkes haddini bilecek.

"CUMHURİYET'İN SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM"
Öcalan'ın statüsü bellidir. Bir terör hükümlüsüdür. Ona rol biçilemez. Sarayın savcıları oturadursunlar, Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum. Malum şahısların ellerine tutuşturulan raporların dolaşıma sokullması da teröre yardımdır. Cumhuriyet'e sahip çıkmak için ey savcılar, ey bu milletin gençleri neyi bekliyorsunuz. Bu kardeşlik, barış değildir. Bu ihanettir.

Kardeşlik iddiası PKK'ya meşrulaştırmak değildir. Kürtleri PKK'nın temsil iddiasından kurtarmaktır. Örgüt baskısından kurtarmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle ilgili tek kurumu vardır o da milli güvenlik kurumudur. MGK'yı mı feshetmeye çağırıyorsunuz? Karnınızdan konuşmayı bırakın. Bu artık kesindir, sen içimizdeki İrlandalısın."

Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı

Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul’da yakalandı

20.05.2026 11:09:00
İhlas Haber Ajansı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul'da yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Almanya'da önde gelen büyük uyuşturucu kaçakçılarından biri olduğu değerlendirilen ve hakkında "difüzyon mesajı" ile arama kararı bulunan V.B. adlı uyuşturucu kaçakçısının Türkiye'ye giriş yaptığı MİT unsurlarınca tespit edildi.

Bazı mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu trafiğini yönettiği ve çeşitli ülkeler arasında uyuşturucu sevkiyatına yön verdiği değerlendirilen V.B.'nin, "arama' çağrısından önce Türkiye'ye giriş yaptığı ancak yasal çıkış kaydının bulunmadığı anlaşıldı.

Yapılan incelemelerde, uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B.'nin Almanya tarafından "uyuşturucu ticareti" suçu kapsamında difüzyon mesajı ile uluslararası seviyede arama kararı çıkarıldığı kaydedildi. Yakalama kararının ardından güvenlik ve istihbarat birimleri zanlının peşine düştü.

İstanbul'da kaldığı yeri belirleyen MİT unsurları, durumu polise bildirdi. Zanlı, dün Şişli'de narkotik polisi tarafından yapılan operasyon ile gözaltına alındı. Almanya makamlarınca uyuşturucu kaçakçıları arasında gösterilen V.B., İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Zanlının, emniyetteki işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi'ne teslim edileceği öğrenildi.

Batman merkezli 17 ildeki yasa dışı bahis operasyonunda 121 şüpheli yakalandı

Batman merkezli 17 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 121 şüpheli gözaltına alındı

20.05.2026 10:00:00
AA
Batman merkezli 17 ildeki yasa dışı bahis operasyonunda 121 şüpheli yakalandı
Batman merkezli 17 ildeki yasa dışı bahis operasyonunda 121 şüpheli yakalandı

Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, yasa dışı bahis ve sanal kumar siteleri üzerinden elde edilen "kara paraların" çeşitli hesaplara, ardından kripto hesaplara aktarılarak aklandığını tespit etti.

143 şüphelinin 19 milyar 300 milyon lirayı aşkın işlem hacmi gerçekleştirdikleri belirlendi.

18 Mayıs'ta Batman, İstanbul, Kocaeli, Antalya, İzmir, Balıkesir, Zonguldak, Konya, Adana, Aydın, Erzurum, Siirt, Adıyaman, Zonguldak, Sivas, Ağrı ve Diyarbakır'da 200 ekip ve 700 personelin katılımıyla gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda, 121 şüpheli yakalandı.

Bu kişilerin ikametlerinde yapılan aramalarda bazı dijital materyale el konuldu, 2 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

22 şüphelinin de yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. 

Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

20.05.2026 09:32:00 / Güncelleme: 20.05.2026 09:39:03
AA
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 7,03 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Malatya'da ihbar yok

Malatya Valisi Seddar Yavuz, AA muhabirine, tüm Malatya ve civarındaki illere geçmiş olsun dileklerini iletti.

Saha tarama çalışmalarının devam ettiğini anlatan Yavuz, "Şu ana kadar bir olumsuzluk ihbarı almadık. Arkadaşlarımız sahada tarama çalışması yapıyor. Herkese geçmiş olsun, Allah böyle afetleri kimseye yaşatmasın." diye konuştu.

Civar illerden hissedildi

Deprem, Malatya'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ, Kayseri ve Sivas'tan da hissedildi.

Sarsıntının hissedilmesiyle vatandaşların binalardan ayrılmaya çalıştıkları ve boş alanlarda bekledikleri görüldü. 

AFAD'dan depreme ilişkin açıklama

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin, Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa'da da hissedildiğini, halihazırda deprem sonrası olumsuz bir durum bulunmadığını bildirdi.

AFAD'ın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da meydana gelen ve Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa illerimizde de hissedilen 5,6 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."

Gıda raflarına bakanlık ayarı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda israfını önlemek için Son Tüketim Tarihi ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi uygulamalarını ayırdı. Son tüketim tarihi geçen riskli ürünler raftan tamamen menedilirken, tavsiye edilen tüketim tarihi geçen gıdalar indirimli özel reyonlarda satılabilecek

19.05.2026 17:43:00
Haber Merkezi
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerindeki tarih kargaşasını önlemek ve gıda israfının önüne geçmek amacıyla market raflarında tarihi geçmiş ürünlerin satışına yönelik radikal bir düzenlemeyi hayata geçirdi.

81 ildeki gıda esnafına, sanayicilere ve belediyelere gönderilen yeni talimat doğrultusunda, marketlerde Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) yönetimi tamamen birbirinden ayrılıyor ve TETT'si geçen bazı ürünlerin israf edilmemesi için "özel reyon" şartı getiriliyor.

Yeni prosedür

Bakanlığın attığı bu adım, tüketicilerin en çok yanıldığı iki kavram arasındaki çizgiyi kesin olarak netleştiriyor.

Süt, peynir, yoğurt, tereyağı, et ve et ürünleri gibi mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve halk sağlığı riski taşıyan gıdalarda STT kriteri tavizsiz uygulanacak. Son Tüketim Tarihi bir gün bile geçmiş ürünlerin rafta bulundurulması kesinlikle yasak olup, tespit edilen işletmelere ağır idari para cezaları kesilecek.

Bakliyat, makarna, un, şeker, bitkisel sıvı yağlar ve çay gibi kolay bozulmayan, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi geçtiğinde sadece aroma veya tazelik gibi kalite kaybı yaşayan gıdalar için ise yeni bir formül geliştirildi. Bu ürünler, tadı ve kokusu bozulmamış olmak kaydıyla marketlerde kurulacak "özel reyonlarda" uygun fiyatlarla halka arz edilebilecek.

Amaç, tonlarca gıda israfını önlemek

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilendirici kılavuzlarda, tüketicilerin sadece Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ibaresi geçtiği için aslında tamamen güvenilir ve yenilebilir olan tonlarca gıdayı çöpe attığı vurgulanıyor. Bu düzenleme ile hem milyarlarca liralık ekonomik kaybın önüne geçilmesi hem de dar gelirli vatandaşların güvenilir gıdaya daha uygun fiyatlarla ulaşması hedefleniyor.

Ambalajlarda bilgi şeffaflığı artıyor

Düzenleme sadece reyon ayrımıyla sınırlı kalmıyor. Bakanlık, tüketicilerin etiketleri okurken yanılgıya düşmemesi için gıdanın adı ve net miktarının ambalajın en görünür yerinde (temel görüş alanında) yer almasını zorunlu kıldı. Tüketicinin doğrudan görebileceği bu yeni tasarım formatına uymayan eski etiketli ürünler, raf ömrüne bakılmaksızın 31 Aralık 2026 tarihinden sonra piyasada barındırılmayacak.

Gıda denetim ekipleri, 81 ilde marketlerin bu kurallara uyup uymadığını, özel reyonların standartlarını ve Son Tüketim Tarihi takibini sıkı abluka altına almış durumda.

Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi

CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 23 Aralık 2025'te Ankara'da düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı dâhil 8 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazasına ilişkin sabotaj iddialarını güçlendiren çok kritik uçuş kayıtlarını paylaştı

19.05.2026 11:20:00
Haber Merkezi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
23 Aralık 2025 tarihinde Ankara sınırları içinde düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Ahmed el-Haddad ile beraberindeki heyetin ölümüne yol açan uçak kazasıyla ilgili gizem perdesi aralanıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kazanın arkasında bir sabotaj ihtimalini doğrudan güçlendiren resmi uçuş belgelerini ve çarpıcı radar kayıtlarını kamuoyu ile paylaştı.

Yavuzyılmaz'ın FlightRadar verilerine dayandırdığı belgelere göre, olay günü havalimanında uluslararası havacılık kuralları çiğnenerek yan yana getirilen yabancı jetlerden şüphelisinin, kazanın hemen ardından İsrail'e gittiği kesinleşti.

'Kör noktada' şüpheli buluşma

Haber kaynağı olan açıklamalara göre, olayın kronolojik gelişimi ve güvenlik ihlalleri zinciri şu şekilde gerçekleşti:

1 No'lu Apron Yerine 5 No'lu Apron: Libya Genelkurmay Başkanını taşıyan uçak, 22 Aralık'ta Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptığında, teamüllere göre yabancı devlet yetkililerinin ağırlandığı güvenli "1 No'lu apron" yerine; havalimanının en uzak ve adeta kör noktası olarak bilinen "5 No'lu aprona" park ettirildi.

İsrail Jeti Aynı Apronda: 23 Aralık günü Libya askeri heyeti ve mürettebatı otelde istirahat ederken, diplomatik ilişkisi bulunmayan düşman bir ülkeye ait 4X-CNA tescil numaralı şüpheli bir jet de aynı 5 No'lu aprona giriş yaptı.

1 Saat 41 Dakikalık Gizemli Süre: Uluslararası güvenlik ve havacılık protokollerine tamamen aykırı olan bu durum neticesinde, iki uçak apronda tam 1 saat 41 dakika boyunca yan yana kaldı.

Ard Arda Kalkış ve Kaza: Sürenin dolmasıyla birlikte önce şüpheli jet Esenboğa'dan havalandı. Ondan kısa bir süre sonra kalkış yapan Libya heyetini taşıyan uçak ise havalandıktan yalnızca 15 dakika sonra Ankara'nın Haymana ilçesi yakınlarında düşerek çakıldı. Kazada uçaktaki 8 kişiden kurtulan olmadı.

Uçuş kayıtları İsrail'i işaret ediyor

Deniz Yavuzyılmaz, daha önce gündeme getirdiği bu güvenlik ihlallerinin ardından, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) kameralarının da olay günü çalışmadığını iddia etmişti. Yavuzyılmaz, sabotaj iddialarını bir üst boyuta taşıyan son uçuş kayıtlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Sabotaj ihtimalinin gündeme geldiği bu güvenlik ihlallerinin ardından; İşte bu şüpheli jetin, Libya uçağının düştüğü olay günü, Esenboğa'dan çıkış yapıp hangi ülkeye gittiğini tespit ettik. İsrail'e! Kaynak: 23.12.2025 tarihli Flight Radar 4X-CNA tescil no'lu jetin uçuş kayıtları."

Güvenlik zafiyeti Meclis gündeminde

Daha önceki araştırmalarında bu şüpheli jetin Ankara'ya gelmeden önce Kudüs'teki üçlü ittifak toplantısıyla ilişkili olarak Tel Aviv, Atina ve Larnaka hatlarında uçuş yaptığını da belgeleyen CHP'li Yavuzyılmaz, hükümete güvenlik protokollerinin neden işletilmediği konusunda sert sorular yöneltti.

Uluslararası diplomatik ve askeri dengeleri sarsacak nitelikteki bu iddiaların ardından, havacılık uzmanları ve adli makamların Esenboğa'daki kaza kırım ve radar kayıtlarına ilişkin incelemelerini derinleştirmesi bekleniyor.


İstanbul merkezli 3 ilde DEAŞ operasyonu: 110 gözaltı

Terör örgütü DEAŞ'a yönelik İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonlarda, illegal derneklerde ders düzenledikleri, küçük yaştaki çocuklara örgüt ideolojisi doğrultusunda eğitim verdikleri ve DEAŞ'a para topladıkları iddia edilen 110 şüpheli yakalandı

19.05.2026 10:08:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul merkezli 3 ilde DEAŞ operasyonu: 110 gözaltı
İstanbul merkezli 3 ilde DEAŞ operasyonu: 110 gözaltı
Terör örgütü DEAŞ'a yönelik İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonlarda, illegal derneklerde ders düzenledikleri, küçük yaştaki çocuklara örgüt ideolojisi doğrultusunda eğitim verdikleri ve DEAŞ'a para topladıkları iddia edilen 110 şüpheli yakalandı.

Emniyet kaynaklarına dayanan bilgilere göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, aşırı uç radikal terör örgütü DEAŞ'ın Türkiye'deki faaliyetlerine yönelik geniş çaplı bir çalışma gerçekleştirdi.



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, örgüt yanlısı faaliyet yürüttüğü belirlenen bazı kişilerin, DEAŞ yanlısı şahıslara sözde liderlik ederek kendilerine ait illegal derneklerde ders düzenledikleri, yaşı küçük çocuklara örgüt ideolojisi doğrultusunda eğitim verdikleri tespit edildi.

Söz konusu kişilerin grup genelinde DEAŞ terör örgütüyle iltisaklı faaliyetlerinden dolayı cezaevlerinde bulunan şahıslar için örgüte lojistik destek sağlamak amacıyla sempatizan kitleden para topladıkları, grup içerisinde yapılan örgütsel toplantılarda radikal söylemlerde bulundukları belirlendi.

Ayrıca, şüphelilerin örgüte taban kazandırmak amacıyla çalışma yürüttükleri, giderleri karşılamak ile örgütsel propaganda yapmak amacıyla kitap/dergi satışı yaptıkları anlaşıldı.
Emniyet ekiplerince yapılan tespitlerin ardından operasyon için düğmeye basıldı. Bu sabah İstanbul merkezli 3 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda, 110 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. İkametlerde yapılan aramalarda 4 tüfek, bu silahlara ait 90 kartuş, çok sayıda yasaklı yayın ve örgütsel doküman ile birlikte dijital materyaller ele geçirildi.

İllegal derneklerde ders düzenledikleri, küçük yaştaki çocuklara örgüt ideolojisi doğrultusunda eğitim verdikleri ve DEAŞ'a para topladıkları iddia edilen 110 şüpheli İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı

Hatay'da polis ekipleri tarafından takibe alınan 2 araçta yapılan aramada 16 kaçak göçmen yakalanırken, olayla ilgili yakalanan 3 organizatör tutuklandı

19.05.2026 10:02:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı
Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı
Araç sürücüsüne trafik kurallarını ihlalden 15 bin TL ceza uygulandı.







Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yapılan çalışmalar aralıksız sürüyor. Polis ekiplerinin çalışmalarında 16 Nisan tarihinde Belen-İskenderun yolu üzerinde takip neticesinde durdurulan minibüs içerisinde yapılan aramada, Türkiye'de geçerli oturma izni olmadığı anlaşılan 16 yabancı uyruklu göçmen yakalandı.








Olayla ilgili olarak 3 organizatör yakalanarak gözaltına alındı ve çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. 






Ayrıca, araç sürücüsüne trafik kural ihlallerinden 15 bin TL idari para cezası yazılarak araç trafikten men edildi. Yakalanan yabancı uyruklu göçmenler gerekli incelemeler sonrası İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

Tarsus canavarı hala yakalanamadı


 
Mersin Valiliği, Tarsus'ta 6 kişiyi katleden 37 yaşındaki Metin Ö ile ilgili sabaha karşı açıklama yaptı. Açıklamada "Şüpheli şahsın, yasaklı madde bağımlılığı kaynaklı birçok kez hastane girişlerinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğu tespit edilmiştir. Olayla ilgili çalışmalar güvenlik birimlerimizce titizlikle sürdürülmekte olup adli ve idari süreç devam etmektedir" denildi.
 

19.05.2026 08:48:00 / Güncelleme: 19.05.2026 15:02:19
HABER MERKEZİ/AA
Tarsus canavarı hala yakalanamadı
Tarsus canavarı hala yakalanamadı

Mersin Valiliği, 6 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı saldırılara ilişkin, "Şüpheli şahsın, yasaklı madde bağımlılığı kaynaklı birçok kez hastane girişlerinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğu tespit edilmiştir. Olayla ilgili çalışmalar güvenlik birimlerimizce titizlikle sürdürülmekte olup adli ve idari süreç devam etmektedir" açıklamasını yaptı.

Olay 13.52'de yaşandı

Valiliğin açıklamasında, dün saat 13.52'de gelen ihbarla, Tarsus ilçesi Kadelli Mahallesi'nde silahlı saldırı meydana geldiği bilgisi alındığı belirtildi.
İhbarın ardından güvenlik ve sağlık birimlerinin olay yerine sevk edildiği bildirilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Yürütülen ilk incelemelerde saldırıyı gerçekleştirdiği değerlendirilen şahsın olay yerinden araçla ayrılarak farklı noktalarda vatandaşlarımıza yönelik silahlı saldırılarda bulunduğu saptanmıştır. Olaylar sonucunda 6 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 8 vatandaşımız yaralanmıştır. Yaralı vatandaşlarımızın tedavileri ilgili sağlık kuruluşlarında sürmektedir."

Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Şüpheli şahsın, yasaklı madde bağımlılığı kaynaklı birçok kez hastane girişlerinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğu tespit edilmiştir. Olayla ilgili çalışmalar güvenlik birimlerimizce titizlikle sürdürülmekte olup adli ve idari süreç devam etmektedir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz."

Hala yakalanamadı

Mersin'de Metin Ö. (37) lokanta ve farklı mahallelerde düzenlediği silahlı saldırılarda aralarında eski eşinin de olduğu 6 kişiyi öldürmüş, 8 kişiyi yaralamıştı. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatıldı. Sabah 09.00 itibariyle saldırgan yoğun taramaya rağmen yakalanamamıştı.


RTÜK'ten yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Mersin'de yaşanan silahlı saldırıyla ilgili yayın yasağı getirildiğini bildirdi.
RTÜK'ün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Tarsus 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı doğrultusunda, Mersin'in Tarsus ilçesinde meydana gelen olaya ilişkin yayın yasağı kararı verilmiştir. 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde, yayıncı kuruluşların söz konusu mahkeme kararına hassasiyetle riayet etmeleri önemle hatırlatılır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.