logo
28 EYLÜL 2026

Futbolda devrim: Total futbol

Dünya futbolunda takımların fizik kapasiteleri birbirine yaklaştıkça, sistemler ve oyun tarzlarındaki farklılıklar ön plana çıkıyor

25.03.2016 00:00:00
 
Günümüzde başta FIFA olmak üzere tüm paydaşlar, izleyenler için futbolu daha hoş ve cazip hale getirmek adına çalışırken, takımların formasyon arayışları tarihsel süreçte gelişime büyük katkı sağladı.  Milli futbolcu Arda Turan'ın da formasını giydiği, milyonlarca futbolseverin ilgiyle takip ettiği Barcelona ile özdeşleşen "tiki taka", son yıllarda izlerken en çok keyif veren ve konuşulan oyun tarzı olarak dikkati çekiyor. Rinus Michels'in 1969'da Hollanda'da Ajax'ta uygulamaya başladığı adeta devrim niteliği taşıyan "total futbol" anlayışı, günümüz oyun formasyonlarına da öncülük ediyor. Michels'in bu anlayışla Hollanda'da yakaladığı başarı, dün 68 yaşında vefat eden öğrencisi Johan Cruyff'u da yıldızlaştırdı. Cruyff'un teknik adamlığında, total futbol felsefesi ve Barcelona'nın altyapısında yaptığı çalışmalarla ortaya çıkan "tiki-taka", Pep Guardiola döneminde en üst seviyeye ulaştı. Kısa ve çabuk paslaşmalarla verkaça dayanan bu sistemde amaç, topa fazla sahip olup, isabetli pas yüzdesiyle oynamak ve gole gitmek.  


Tarihsel süreçte oyun formasyonları
Avrupa'da günümüzdekine benzer haliyle 19. yüzyılın ortalarında oynanmaya başlanan, ilk dönemlerde 11 futbolcunun 9'unun hücumda yer aldığı futbolda, değişen kurallar sistemleri zorunlu kıldı. 1900'lü yıllardan önce özellikle Macaristan'da dikkati çeken ve Avrupa'da da uygulanan 2-3-5 şeklindeki dizilişten oluşan piramit sisteminde, sahada beşer hücum ve savunma oyuncusu yer aldı.  1925'te dönemin dikkati çeken sistemi Arsenal Teknik Direktörü Herbert Chapman'ın ortaya koyduğu WM oldu. Uzun yıllar uygulanan bu sistemde, sahaya savunma oyuncuları M harfi, hücum oyunları da W harfi şeklinde (3-2-2-3) dizildi. 1954'e kadar takımların oyun planlarında yer alan WM sistemine karşı, Macarlar 3-3-4 şeklinde dizilişli MM sistemini ortaya koydu. 1958'de İsveç'te düzenlenen Dünya Kupası'nı kazanan Brezilya, hücum zenginliği oluşturan 4-2-4 sistemiyle de oyun anlayışına yeni bir tarz getirdi. 1930'larda Avusturyalı teknik direktör Karl Rappan, savunma odaklı stratejiye sahip sürgü sistemini tanıttı. Buna benzer anlayışla 1960'larda catenaccio sistemi (1-3-3-3, 1-4-4-1, 1-4-2-3), İtalya ile popüler oldu. Bu sistemde savunma arkasına sarkan bir libero bulunuyordu. Kalabalık defansın esas alındığı oyun anlayışında adam adama savunma ön plana çıktı. 

Futbolda devrim: Total futbol
1970'e gelinirken total futbol kavramı ortaya çıktı. Rinus Michels'in Ajax'ta uygulamaya başladığı, 1974 Dünya Kupası'nda Hollanda Milli Takımı ile uluslararası arenaya çıkardığı bu anlayışta, takımdaki bütün oyuncuların her mevkide görev yapabilmesi gerekiyordu. Kondisyonlar üst seviyede olmak zorundaydı, tempolu ve hızlı oynamak gerekliydi. Michels'in 1971'de Ajax'tan ayrılıp Barcelona'ya giderken Katalan ekibine taşıdığı bu sistemi saha içinde uygularken en önemli aktörü efsane Johan Cruyff oldu. Teknik direktörlük kariyerine başladığı Ajax'ta total futbol anlayışıyla elde ettiği başarıların ardından 1988'de Barcelona'nın başına geçen futbol efsanesi Cruyff'un altyapıda başlattığı çalışmalar, günümüzde beğeniyle izlenen "tiki-taka" tarzını oluşturdu. 1980 Dünya Kupası'nda takımlar genelde 4-4-2 sisteminde oynadı. 3-5-2 sisteminin en önemli temsilcisi ise Almanya oldu. Video analizin gelişmesiyle oyun planlarının kolay çözümlenmesi, takımların oyun sistemlerinde alternatif kurguları beraberinde getirdi. Teknik adamların gelişen antrenman bilimlerinden olabildiğince yararlanması ve artan imkanlar güçlü yahut güçsüz ayrımının kalmamasına neden olurken, rakibe göre birden fazla sistemi sahada uygulayabilen takımların daha başarılı olması dikkati çekti.

Yılmaz Vural: "Bu oyun tarzı 105 bin kişilik stat yaptırıyor"
"Tiki-taka" oyun tarzını teknik direktör Yılmaz Vural, bu sistemin, Barcelona Kulübünün stadının kapasitesini 105 bine yükseltmesine neden olduğunu söyledi. Bu tarzı Barcelona'dan başka oynayan takımın olmadığını ifade eden Vural, "Top ayağa oynanmalı. Topun yukarı kaldırılması futbolda önemli sıkıntılar getirir. Yukarı kalkan top, bir kere oyun temposunu bozar. Top aşağıya indirilirken zaman kaybı var. Topu aşağıya indireceğiniz zaman 3 saniye kaybetseniz, bunun futboldaki koşu karşılığı 20 metredir. Bu topu indirene kadar rakip 20 metreden gelip oyununuzu güçleştirir. Ayağa oynamalısınız ki, tempo bozulmasın. Literatürden 'stop' kelimesi kalktı. Hep alıp götürme var." ifadelerini kullandı.  

Barcelona'nın ayağa oynamayı iyi uyguladığını anlatan Vural, şu değerlendirmeyi yaptı: "Futbolda isminden anlaşılacağı üzere topun ayağa oynanması gerekir. Barcelona bunu gayet iyi uyguluyor. Her zaman hücumda bile rakip kadar sayısı oluyor. Savunma yapacağım, rakip benden az olacak, bana gol atacak, böyle bir şey yok. Ben atak yaptığımda neden benim sayım rakip kadar değil veya en azından ondan bir fazla olamıyor? Olamaz çünkü çok geri çekilip hızlı atak yaparsanız, uzun vurulan topun herkes gerisinde kalıyor, mecbursunuz iki üç adamla hücuma. Bu oyun tarzı, doğru bir oyun tarzıdır. Bu oyun tarzını bütün dünyanın uygulaması lazım. Adamlar şimdi 105 bin kişilik stat yapıyor. 80 bin kişi stada sığmıyor, bu oyun tarzı 105 bin kişilik stat yapmak zorunda bırakıyor." Yılmaz Vural, "tiki-taka" tarzını oynamak için özel oyunculara ihtiyaç olmadığını aktararak, "Bu tamamen bir eğitilme olayıdır. Çok alt seviyede takımlarla üst seviyede ekiplere karşı başarılı oldum. İstanbul'a geldik, büyük takımları yendik. Hep bu anlayışla oynattım. Cesaretli olunması gerek." şeklinde konuştu.

Rasim Kara: "Bir maçta 3-4 sistemle oynadım"
TFF Bölgeler Sorumlusu Rasim Kara, teknik adamlık kariyerinde sistemlere fazla bağlı kalmadığını, rakibi şaşırtmaya yönelik oyun planları hazırladığını ifade ediyor. Oyun sistemleriyle ilgili sorusunu cevaplayan Kara, Beşiktaş'ı çalıştırdığı dönemde bir sistemi ortaya koyacak kaliteli oyunculardan kurulu bir kadroya sahip olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Sistemler sahaya çıkarken önemli ama ben sistemlere çok bağlı kalmadım. Rakibi analiz ediyorsun, ona göre önlem alıyorsun. Tabii ki, rakibin zayıf ve kendi güçlü yönlerine göre bir taktik sistem ortaya koyuyorsun. Hiçbir maçı bir sistemle başlayıp, bir sistemle bitirmedim. Diğer takımlarda çalıştığım zaman da öyle. Bütün maçlar bir strateji. Senin oyun sistemin belliyse benim ki de belliyse sen bana göre bir oyun planı hazırlıyorsun ancak benim bazı durumlarda seni aldatmam gerekiyor. Bilmediğin bir şey yaparsam, sen çözüm buluncaya kadar ben gol atabilirim. Ben maça iki santrforla başlardım, 15 dakika sonra çift açıklı kurguya dönerdim, santrforsuz oynardım. Yani rakip savunmanın ve hocanın kafasını karıştırmaktan yanaydım. Çok da başarılı olduk." Maçlarda sistemler üzerinde değişiklik yapmaktan yana olduğunu vurgulayan Kara, "Top rakipteyken sen gerekeni yapmıyorsan, top sendeyken bütün prensipleri yerine getirmiyorsan, istediğin sistemle oyna gol atamazsın. O yüzden savunma ve hücum prensiplerini uygulayarak sistemde değişiklikler yapmaktan yanayım. Bir maçta 3-4 sistemle de oynadım" şeklinde görüş bildirdi. 

Arda Turan: "Tiki-taka'yı oynamak kolay değil"
Barcelona'da forma giyen milli futbolcu Arda Turan, İspanya'da yaptığı açıklamada, "tiki-taka" tarzını sahaya yansıtmanın kolay olmadığını belirtmişti.  Arda Turan, beIN Sports'a verdiği röportajda, bu oyun planına alışmak için elinden geleni yaptığını anlatarak, "Tiki-taka'yı oynamak kolay değil. Dışarıdan satranç gibi kolay bir oyuna benziyor ama uygulaması hiç de kolay olmayan bir sistem. Sahada herkesin pozisyonu, görevleri var ve herkes bu görevleri yerine getirmeye çalışıyor." ifadelerini kullanmıştı.

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.