logo
28 EYLÜL 2026

Galatasaray çeyrek final için İngiltere’de

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanşında yarın deplasmanda İngiliz ekibi Liverpool ile karşılaşacak

17.03.2026 13:18:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray çeyrek final için İngiltere’de
Galatasaray çeyrek final için İngiltere’de
Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanşında yarın deplasmanda İngiliz ekibi Liverpool ile karşılaşacak.

UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanşında Galatasaray yarın TSİ 23.00'te Anfield'da İngiliz ekibi Liverpool ile karşı karşıya gelecek. Sarı-kırmızılılar, İstanbul'da oynanan ilk maçı 1-0'lık skorla kazandı.

Cimbom, rövanşta müsabakayı kazanır ya da berabere kalırsa adını çeyrek finale yazdıracak. Liverpool 1 farkla yenerse mücadele uzatmalara gidecek. Ev sahibi ekibin 2 ve üstü farkla sahadan galip ayrılması durumunda ise Aslan, Avrupa'ya veda edecek.







En son 2012-2013 sezonunda çeyrek final oynadı

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde bu zamana kadar çeyrek finalde 6 kez mücadele etti. Sarı-kırmızılılar, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası adıyla düzenlenen organizasyonda 1962-1963, 1969-1970 ve 1988-1989 sezonlarında, Şampiyonlar Ligi adıyla oynanmaya başlanmasından sonra da 1993-1994, 2000-2001 ve 2012-2013 sezonlarında son 8 takım arasında yer aldı.

7. randevu

Galatasaray ile Liverpool bugüne kadar resmi maçlarda 6 kez karşı karşıya geldi. Bu karşılaşmalarda sarı-kırmızılılar 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. Aslan, İngiliz takımına karşı galibiyetleri son 3 müsabakada elde etti.
Aslan, Liverpool ile bu sezon lig aşamasında ve son 16 turunda oynadığı iki mücadeleyi 1-0'lık skorlarla kazandı.







İngiliz takımlarıyla 27 maça çıktı

Galatasaray, bugüne kadar İngiliz takımlarıyla 27 kez mücadele ederken, 7 galibiyet, 9 beraberlik ve 11 mağlubiyetle sahadan ayrıldı. Aslan, bu süreçte Manchester United, Arsenal, Chelsea, Liverpool, Leeds United, West Bromwich Albion, Tottenham ve Manchester City ile karşılaştı.

Liverpool, Türk takımlarıyla 14 kez oynadı

Liverpool ise Türkiye'den Galatasaray dışında Beşiktaş ve Trabzonspor ile karşı karşıya geldi. İngiliz temsilcisi, bu maçlarda 6 galibiyet elde ederken, 2 kez berabere kaldı ve 6 defa da mağlup oldu. Liverpool, Türk takımlarına karşı oynadığı son 3 maçta sahadan yenilgiyle ayrıldı.







Avrupa kupalarında 340. Karşılaşma

Galatasaray, Avrupa kupalarında bugüne kadar 340 maça çıktı. Bu müsabakalardan sarı-kırmızılılar 121 kez galip gelirken, 128 defa da mağlup oldu. 90 karşılaşma ise berabere sona erdi. Geride kalan mücadelelerde Cimbom rakip fileleri 468 kez havalandırırken, kalesinde 514 gol gördü.

Devler Ligi'nde 134. Müsabaka

UEFA Şampiyonlar Ligi adıyla düzenlenen turnuvada 133 karşılaşma oynayan Galatasaray, bu maçların 34'ünü kazanırken, 67'sini ise kaybetti. 32 maç da berabere tamamlandı. Aslan 139 gol atarken, kalesinde 226 gole engel olamadı.







Okan Buruk'un Avrupa karnesi

Okan Buruk, Galatasaray teknik direktörü olarak Avrupa kupalarında 37 maç oynadı. Buruk, Şampiyonlar Ligi grup ve elemelerde 25, Avrupa Ligi'nde de 12 olmak üzere oynadığı bu 37 müsabakanın 15'inden galip ayrılırken, 13'ünde yenildi ve 9 müsabakada da berabere kaldı.

Şampiyonlar Ligi'nde bu sezon 17 gol attı

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde bu sezon oynadığı maçlarda rakip fileleri 17 kez havalandırdı. Sarı-kırmızılılarda gollerin 7'sini Victor Osimhen kaydederken, Yunus Akgün ve Noa Lang 2'şer, Mario Lemina, Barış Alper Yılmaz, Gabriel Sara, Sacha Boey ve Davinson Sanchez de 1'er gol sevinci yaşadı. Atletico Madrid mücadelesinde ise Marcos Llorente kendi kalesine attı.







Liverpool ligde Tottenham'a son dakikada puan kaybetti

Premier Lig'in son şampiyonu Liverpool, bu sezon istediği sonuçları almakta zorlanıyor. Kırmızılar, ligde çıktığı çıktığı 30 müsabakada 14 galibiyet, 7 beraberlik ve 9 mağlubiyetle 49 puan topladı ve averajla 5. sırada yer alıyor. Kırmızılılar, ligde son olarak Tottenham'ı konuk ederken, son dakikalarda yediği golle 1-1 berabere kaldı.

Liverpool, Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı 9 müsabakada 20 gol atarken, kalesinde 9 gol gördü. Liverpool'da Dominik Szoboszlai, bu kulvarda 4 golle ön plana çıktı.

Davinson Sanchez cezalı

Sarı-kırmızılılarda, Liverpool karşılaşmasında defansta önemli bir eksik bulunuyor. Cimbom'da Liverpool ile İstanbul'da yapılan mücadelede sarı kart gören Kolombiyalı futbolcu Davinson Sanchez, cezalı duruma düştü ve rövanşta görev alamayacak. Aslan'da Arda Ünyay, Renato Nhaga ve Can Armando Güner de UEFA'ya verilen listede bulunmuyor.







6 futbolcu sarı kart sınırında

Galatasaray'da, Liverpool maçı öncesinde 6 futbolcu sarı kart sınırında yer alıyor. Sarı-kırmızılılarda Uğurcan Çakır, Ismail Jakobs, Abdülkerim Bardakcı, Roland Sallai, Victor Osimhen ve Noa Lang sarı kart görmeleri halinde çeyrek finale yükselmesi durumunda ilk maçta oynamayacak.
Teknik Direktör Okan Buruk da sarı kart ceza sınırında bulunuyor.







Deplasmanda Galatasaray taraftarı yer alamayacak

UEFA, Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turu rövanşında İtalya'da Juventus ile oynanan müsabakadaki taraftar olayları nedeniyle Galatasaray'a bir sonraki deplasman maçında seyirci cezası vermişti. Bu nedenden dolayı Galatasaray taraftarı, Anfield'da tribündeki yerini alamayacak.

Szymon Marciniak düdük çalacak

Liverpool ile Galatasaray arasında oynanacak karşılaşmayı Polonya Futbol Federasyonu'ndan hakem Szymon Marciniak yönetecek. Marciniak'ın yardımcılıklarını Tomasz Listkiewicz ile Adam Kupsik yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Pawel Raczkowski olacak. Müsabakada VAR'da İtalya Futbol Federasyonu'ndan Marco Di Bello, AVAR'da da Daniele Chiffi görev alacak.

Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu belirsizliği

Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu yetenekli ve lig standartlarında fark yaratabilecek bir millî değer olsa da mevcut milyonlarca Euro net maaş yükü ve şu anki saha içi çıktısı teraziye konulduğunda, maddi karşılığını henüz veremediği net bir şekilde görülüyor

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu belirsizliği
Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu belirsizliği
Oyuncunun bu maaşın altındaki baskıyı kırabilmesi için düzenli ilk 11 oynayıp skoru sırtladığı bir döneme girmesi şart.

Fenerbahçe, geçen sezon başında Benfica kendilerini Şampiyonlar Ligi'nden eledikten sonra parayı bastırıp Kerem Aktürkoğlu'nu aldı... Millî futbolcunun sarı-lacivertli formayı giymesinde dönemin yöneticisi, daha sonra başkan adayı da olan Hakan Safi'nin büyük payı oldu.






Safi, Kerem'in sarı-lacivertli formayı giydiği sürece maaşının tamamını ödemeyi taahhüt etti. Geçen sezonun tamamını da ödedi. Ancak eylül başında Aziz Yıldırım'dan hesap sormak için (locası iptal edildiği için) geldiği kulüpten beklediğini alamadan ayrılan Safi, iddialara göre ödemeyi durdurdu.

Kulüpten gelen bilgilere göre Kerem'in maaşı artık Fenerbahçe yönetimi tarafından ödeniyor. Peki Kerem, yılda kazandığı milyonlarca Euro maaşı hak ediyor mu?






Geçen sezon 8 gol ve 7 asistle 15 gole etki eden Kerem, maç başına 12.5 top kaybı yaptı. Bu sezon bu oranı 7.2'ye düşürmüş görünse de bunda aldığı sürenin azalması etkili.

Geçen sezon 34.9 km/s maksimum hıza ulaşırken bu sezon 32.1 km/s seviyesinde kalmış. Sezon başı fiziki olarak hazır olmaması veya özgüven düşüklüğü göze çarpıyor.

Kerem, ceza sahası çevresinde topla buluştuğunda dikine giden, risk alan bir yapıda. Özgüveni düştüğünde ve skor üretemediğinde hücum akışını kesen top kayıpları taraftarın ve basının gözüne daha çok batıyor.

Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?

Galatasaray Seyrantepe'deki stadının çimlerinden çok çekti

27.09.2026 17:18:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?
Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?
Galatasaray Seyrantepe'deki stadının çimlerinden çok çekti. Didier Drogba'lı Schalke maçındaki çamur deryasından, Belhanda'nın yönetimle yollarının ayrılmasına neden olan zemin isyanına kadar Yeni Sami Yen yüzünden birçok kriz yaşandı. 






Sık sık hibrit çimlendirmeye geçildi. Drenaj kanalları sil baştan yapıldı. Rulo çim takviyeleri uygulandı. Ancak köklerin stadın mikrokliması nedeniyle tabana tutunamıyor. Uzmanlara göre yine tutunamayacak.






Galatasaray'ın maçlarına ev sahipliği yapan Sami Yen Spor Kompleksi açıldığı 2011 yılından bu yana gündemden düşmeyen zemin, mimari ve konum tartışmalarının sürekli odağında kaldı.






Uzmanlara göre Sami Yen'de devam eden yenileme çalışmaları kapsamında rulo çim ekimin yeni tamamlandı... Ancak Başkan Özbek'in de dediği gibi "Çim denen olay canlı bir varlık. Günün koşullarına, şartlarına ve mekanına göre farklılık gösteren bir canlı." Yani iş bitmiyor aslında daha yeni başlıyor.






Her şey tam planlandığı gibi yolunda gitse bile konunun uzmanlarına göre Sami Yen'de en erken maç oynanma tarihi 15 Ekim. Böyle bir durumda Kasımpaşa maçının başka bir stada alınması gündemde. Ancak Başkan Özbek "5 Ekim itibarıyla Ali Sami Yen Rams Park çimleri hazır hale gelecek." dedi. Yine Başkan Özbek'in de itiraf ettiği gibi stadın mimari yapısı zorlukları gündeme getiriyor.






Stadın Seyrantepe'deki tepe konumuna inşa edilmesi nedeniyle, bölgenin sert rüzgârlara ve değişken hava koşullarına açık olduğu sıkça vurgulandı.

Yüksek konum yüzünden çim sahanın ihtiyaç duyduğu doğal hava sirkülasyonu ile nem dengesinin ideal oranlarda sağlanamadığı, bunun da köklerin yere tutunmasını zorlaştırdığı iddia edildi.

Stadın dik tribün yapısı ve yüksek çatı tasarımı, sahanın özellikle güney ve batı cephelerinin yeterince doğal güneş ışığı almasını engelliyor.







Yılın büyük bölümünde sahanın önemli bir kısmı gölgede kaldığı için çim canlılığını sürekli kaybediyor. Bu sorunu aşmak için milyonlarca euroluk yapay güneş ışığı cihazları ve havalandırma fanları satın alındı. ancak bu sistemler bile zaman zaman doğal ışığın ve rüzgârın yerini tutamıyor.

Stadyum projesinin mimarı Mete Arat ve ekibi, tasarım aşamasında Türkiye'nin iklim koşullarını ve futbol sahasının ihtiyaç duyduğu iklimlendirme parametrelerini yeterince dikkate almamakla suçlandı.







Çatı sahanın üzerine çok fazla kapanıyor. Güneş açısını kesiyor. Tribünlerin dik. Saha adeta çanak içerisinde kalarak "hava almayan bir kuyu" haline geliyor.

Stadyumun üstünün açılır-kapanır çatı olarak tasarlandı. Sonradan bu projeden vazgeçildi. Ancak mevcut mimari bu değişime göre havalandırma açısından revize edilmedi.

Okan Buruk’un hayali gerçek olsaydı: Murıqı - Osımhen

Okan Buruk'un ilk tercihi Vedat Muriqi'yi transfer etmekti

27.09.2026 17:16:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk’un hayali gerçek olsaydı: Murıqı - Osımhen
Okan Buruk’un hayali gerçek olsaydı: Murıqı - Osımhen
Sadece bu birkaç haftalık kısa veriler bile gösteriyor ki; Muriqi'in ceza sahası içi soğukkanlılığı ile Osimhen'in durdurulamaz atletizmi ve şut hacmi birleştiğinde, Süper Lig stoperlerinin bu ikiliyi durdurma şansı neredeyse sıfırdı. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk'un istediği hücum hattı oluşturulabilseydi Süper Lig'in çok üzerinde bir skor üretkenliğine ulaşırlar, sezon erken biterdi.






Okan Buruk'un ilk tercihi Vedat Muriqi'yi transfer etmekti... Hatta o dönemde Okan Buruk, Rizespor'da beraber çalıştığı, hatta Fenerbahçe'ye gitmeden önce Galatasaray'a gelmesi için ikna ettiği Kosovalı oyuncuyu aradı. Muriqi de Galatasaray formasını giymeye "evet" dedi.






OAK BURUK ISRARLA İSTEDİ

Ancak o dönemde henüz Icardi'nin durumu belli değildi. Galatasaray, yabancı kısıtlamasındaki +4 kuralının değişeceğine inanıyordu. Buruk'un ısrarına rağmen Muriqi'ye "Biraz bekle," denildi. Ancak Muriqi, Mallorca ile İspanya 2. Ligi'nde oynamak istemediği için acele ediyordu.







AZİZ YILDIRIM İŞİ BİTİRDİ

Tam da o arada Aziz Yıldırım seçildi. Işık hızıyla Muriqi işi bitti. Kosovalı da Türkiye'deki yuvasına döndü. Akıllarda ise şu soru kaldı: Ya +4 kuralı değişseydi ve Galatasaray da Deniz Gül'ü değil de Vedat Muriqi'yi alsaydı ne olurdu? Sadece bu sezonun istatistikleri bile "Şimdiden sezon bitmişti," dedirtecek cinsten!







OSIMHEN - MURIQI İKİLİSİ YIKAR GEÇERDİ

İkilinin en büyük avantajı, birbirlerinin eksiklerini kusursuz tamamlayan özelliklere sahip olmaları... Zaten Okan Buruk da Muriqi'de ısrar etti.

Maç başına 11.5 pas (%81 isabet) ve geride top karşılama kabiliyetiyle Muriqi; sırtı dönük oyunda stoperleri üzerine çeken, uzun topları indiren ve takımı öne taşıyan klasik bir pivot santrfor.







Maç başına 34.5 km/h maksimum hız, 13.4 depar ve 8.8 şut gibi inanılmaz atletik verileri olan Osimhen ise Muriqi'in stoperleri bağladığı anlarda arkaya sarkacak, derinlemesine koşularla savunma dengesini bozacak tam bir patlayıcı güç.

İlkay Gündoğan'ın derdi ne?

İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? 

27.09.2026 17:05:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
Galatasaray'da geçen sezon 24 maçta 15 kez ilk 11 başlayan İlkay Gündoğan'ın, bu sezon yedek kulübesine çekilmesi ve sadece maç sonlarında hamle oyuncusu olarak kullanılması; Okan Buruk'un, Alman milli takımının eski kaptanının fiziksel temposunu Süper Lig ve Avrupa yoğunluğu için yetersiz bulduğunu gösteriyor.






İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? Yoksa Okan Buruk'la mı arası bozuk? Alman milli takımının kaptanlığını yapan, Man City'de yıllarca Guardiola'nın prensi olan, bir sezon oynadığı Barcelona'da istatistikleri parçalayan İlkay, Galatasaray kariyerine başladığı günden beri düşüşte. Peki bunun sırrını istatistikler nasıl açıklıyor?






İLKAY GÜNDOĞAN'IN BÜYÜK DÜŞÜŞÜ

İlkay, Barcelona döneminde maç başına 79,3 topla buluşma ile oyunun merkezindeki ana orkestra şefiydi. Manchester City'de de bu oran 59,5 seviyesindeydi. Galatasaray'da ise topla buluşma sayısı önce 51,2'ye, bu sezon başında ise maça sonradan dahil olduğu kısıtlı sürelerde 17,0'ye kadar geriledi. Okan Buruk'un direkt, hızlı ve geçiş hücumlarına dayalı oyunu, İlkay'ın temposunu ayarladığı sabırlı set oyunlarından oldukça farklı.







GALATASARAY'IN HIZINA ULAŞAMADI

Barcelona ve City dönemindeki fiziki gücünden sonra Galatasaray'daki geçen sezonunda 34,5 km/h hıza ulaşsa da bu sezonki fiziksel ölçümü 25,6 km/h seviyesinde kalmış durumda.







OKAN BURUK'UN SİSTEMİNE UYMUYOR

Ilımlı bir krizin varlığı teknik tercihlerle doğrulanıyor. Okan Buruk, orta sahada tempolu, ikili mücadele kazanan ve çabuk dikey geçiş yapan oyuncuları tercih ediyor. İlkay ise pozisyon alan, pas temposunu düşürüp organize eden bir profile sahip.







YAŞLILIĞA BAĞLI GERİLEME

İstatistikler, İlkay'ın kalitesini kaybetmediğini; ancak yaşa bağlı fiziksel gerileme ve Galatasaray'ın pres odaklı oyun sistemi yüzünden maçın merkezinden uzaklaştığını kanıtlıyor.

Reis "Salah'sız Trabzonspor" için çare arıyor

Thomas Reis'in elinde Mohamed Salah, Muçi ve Onuachu gibi bireysel yeteneği tavan yapmış bir hücum hattı var. Ancak takımdaki "hücum yıldızları" ile Alman teknik adamın talep ettiği yüksek eforlu pres, savunma disiplini ve koşu mesafeleri (Melih Kabasakal 10,9 km, Pina 18 depar) arasındaki dengeyi kurmak, 29 günde çıkılacak 8 zorlu maç öncesinde büyük bir sınav olacak

27.09.2026 16:35:00
Haber Merkezi
 
Reis "Salah'sız Trabzonspor" için çare arıyor
Reis "Salah'sız Trabzonspor" için çare arıyor
Milli araya Galatasaray galibiyetiyle giren Trabzonspor'u dönüşte "deve dişi" gibi bir fikstür bekliyor. Bordo-mavililer, 10 Ekim'de Samsunspor deplasmanına gidecek; 15 Ekim'de Konferans Ligi'nde Finlandiya ekibi KuPS'a konuk olacak. 19 Ekim'de Beşiktaş'ı Papara Park'ta ağırlayacak olan Trabzonspor, 3 gün sonra —22 Ekim'de— Konferans Ligi'nde İskoç ekibi Hearts'ı konuk edecek.






26 Ekim'de Çaykur Rizespor deplasmanına çıkacak, 1 Kasım'da Gaziantep FK'yı sahasında ağırlayacak, 5 Kasım'da ise Konferans Ligi'nde Alman ekibi Freiburg'u konuk edecek. Bordo-mavililer, bu maçtan 3 gün sonra, 8 Kasım'daki Alanyaspor deplasmanıyla bu yoğun periyodu tamamlayacak.






Trabzonspor, 10 Ekim ile 8 Kasım arasındaki 29 günlük süreçte 8 resmi karşılaşmaya çıkacak ve yaklaşık 5 bin 74 kilometre yol kat edecek.






Bunun farkında olan teknik direktör Thomas Reis, milli ara öncesinde takımına izin verirken "Hepinize ihtiyacım olacak" uyarısında bulundu ve sağlık ekibinden sakatlığı bulunan isimlerin milli ara sonrasına yetiştirilmesini istedi.






Reis'ı bu 29 günlük 8 maçlık yoğun periyotta en fazla zorlayacak temel konu; takım savunması ve Salah'a bağlı skor üretiminin getirdiği dengesizlik olacak. 3 günde bir maça çıkılacak ve toplam 5.074 km yol kat edilecek bu süreçte, 30'lu yaşlarının ortasındaki bir ana yıldızın bu tempoyu fiziksel olarak kaldırması zor. 






Salah dinlendirildiğinde veya markaja alındığında hücum aksiyonlarındaki alternatif organizasyon eksikliği açığa çıkıyor. Diğer forvetler Onuachu ve Franculino'nun toplam gol katkısının sadece 3 olması sebebiyle Reis, bu iki oyuncusunu da acilen devreye sokmak zorunda kalacak.

Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi

Italiano; ön alanda pres, yüksek topa sahip olma oranı, rakip yarı alana yerleşme ve üretkenlik konularında Barcelona felsefesini Beşiktaş'a başarıyla kopyalamış durumda. Eksik kalan ve "çalamadığı" tek şey ise Barça'nın top kaybettiği andaki kusursuz savunma mekanizması ve stoperlerin arkaya sarkıtılan toplardaki pozisyon hatasını sıfıra indirme becerisi.
 

27.09.2026 16:25:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi
Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano büyük bir dürüstlük gösterdi. "Barcelona'ya yıllardır hayranım." dedi. Hatta daha da ileri gitti: "Ara sıra bir şeyler çalmaya çalışıyorum ama onların zihniyetini kopyalamak ve yeniden üretmek zor." itirafında bulundu.






Italiano'nun bahsettiği "Barcelona zihniyeti ve felsefesi" ile Beşiktaş'ın bu sezon Süper Lig'de 6 maçlık seride ortaya koyduğu istatistik verileri incelendiğinde bazı hırsızlıklar net şekilde rakamlara yansıdı.






Barcelona felsefesinin temeli, maçı ve tempoyu topla kontrol etmektir (Cruyff & Guardiola öğretisi). %62,7'lik topla oynama oranı ve %87,7'lik pas isabeti, Italiano'nun Beşiktaş'a rakibi topla yıpratan, oyunu domine eden bir hükmetme kimliği kazandırdığını gösterdi.






Italiano'nun takımı kendi sahasında pas çevirip vakit geçirmek yerine oyunu rakip yarı sahaya yıkıyor. İsabetli pasların yarısından fazlasının (245 pas) rakip yarı alanda gerçekleşmesi ve orada bile %82,2 gibi yüksek bir başarı oranına ulaşılması, Barça'nın meşhur "iki üçüncü bölge yerleşimi" stratejisiyle birebir örtüştü.






Barcelona'nın topla oynama yüzdesinin gizli kahramanı, top kaybedildiği anda yapılan 5 saniyelik agresif prestir. Maç başına yapılan 52,5 top geri kazanımı ve 111,2 depar, Italiano'nun oyuncularına topu kaptırdıkları an hücum bölgesinde boğucu pres yaptırdığını doğruladı.






Barça modeli, ceza sahası çevresinde sürekli hareketlilik ve opsiyon yaratma üzerine kuruludur. Maç başına 17,8 şut ve 8,3 korner, takımın rakip ceza sahasına yerleşip sürekli bir baskı dalgası ürettiğinin kanıtı. 13 ceza sahası içi gol de bu baskının doğal bir sonucu.

Italiano'nun "Kopyalamak zor, tamamen yapamıyoruz." dediği noktalar da var.






Stoperleri orta sahaya kadar çıkararak oynamak, rakibe arkada geniş alanlar bırakır. 6 maçta yenilen 7 gol ve yenilen gole sebep olan 3 bireysel hata, savunma çizgisini çok önde kurmanın ödenen bedeli.
122,5 top kaybı, takımın sıkışık alanda sürekli dikine ve riskli paslar denediğini gösteri.

Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi

İsmail Kartal'ın başarılı olduğu önceki üç dönemde de ortak payda, hücum hattında farklı profillerdeki iki güçlü golcünün yarattığı sinerjiydi. Muriqi pivot rolünü tek başına üst düzey oynasa da yanına hamle yapabileceği ikinci bir profildeki forvetin eksikliği, Fenerbahçe Teknik Direktörü'nün idealindeki hücum esnekliğine tam olarak ulaşamadığını gösteriyor.

27.09.2026 16:20:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi
Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi
Bu sezon yeniden seçilerek Fenerbahçe'de başkanlık koltuğuna oturan Aziz Yıldırım; son dakika şapkadan adını çekerek takımın başına teknik direktör olarak getirdiği İsmail Kartal'ın eline unundan suyuna, tereyağından fıstığına kadar pek çok kaliteli malzemeyi verdi ve baklava yapmasını istedi. Ancak unuttuğu bir şey vardı: Kartal'ın baklava yapması için şekere de ihtiyacı vardı ama Yıldırım şekeri esirgedi.






Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın teknik direktörlük kariyerindeki forvet tercihlerine ve verilere bakıldığında; oyun sisteminin temelinde "tamamlayıcı forvet ikilisi" (pivot ve bağlantı oyuncusu + bitirici ve dinamik forvet) mantığıyla hareket ettiği görülüyor. Ancak bu sezon Aziz Yıldırım yönetimi, Kartal'a Vedat Muriqi ile pivot forveti verse de yanına bitirici ve dinamik bir forvet koymadı. Bugün Muriqi'nin yanında Ollie Watkins olsaydı çok daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.






2014-15 sezonunda Emmanuel Emenike (fiziksel gücüyle defansı yıpratan, kanat/pivot karakterli) ve Moussa Sow (ceza sahası içi bitiriciliği ve esnekliği yüksek golcü) ikilisi ortalığı yaktı.






2021-22 sezonunda 21. haftadan sonra Serdar Dursun (klasik pivot forvet, sırtı dönük oynayan, top tutan) ve Enner Valencia (savunma arkasına koşan, hareketli bitirici) takımı Şampiyonlar Ligi'ne taşıdı. Serdar'ın getirdiği fiziksel üstünlük Valencia'ya alan açmış ve Fenerbahçe ligin ikinci yarısına damga vurmuştu.






2023-24'teki 99 puanlık sezonda Edin Dzeko (dünya çapında bir pivot/bağlantı santrforu; 46 maçta 25 gol, 10 asist) ve Michy Batshuayi (dinamik, ceza sahası bitiricisi; 43 maçta 24 gol) ikilisi vardı. Dzeko oyunu akıtan ve stoperleri çeken rolü üstlenirken Batshuayi hamle oyuncusu veya ikinci bitirici olarak işi tamamladı.






Kartal, kariyeri boyunca tek bir baskın santrfora yük binmesinden ziyade, yanına savunma arkası koşuları yapacak veya skoru paylaşacak ikinci bir bitirici eklediğinde maksimum verimi aldı. Şu an Muriqi'nin yükünü hafifletecek, maçın gidişatına göre yanına geçecek ya da onu ikame edecek benzer kalitede bir partneri bulunmuyor.






Muriqi'nin 10 maçta 7 gollük performansı bireysel anlamda harika olsa da uzun bir lig maratonunda sakatlık, kart cezası veya form düşüklüğü yaşandığında B planının olmaması Kartal'ın elini zayıflatıyor.

Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?

Galatasaray'ın Chelsea'ye çıkmış diyerek aldığı Ugochukwu ile PSG'den yetişmiş diye getirdiği Bitshiabu, istatistiklerin detayına inildiğinde temel futbol gereksinimlerinde ciddi gedikleri olan isimlerdi

27.09.2026 16:15:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?
Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?
Galatasaray'ın Chelsea'ye çıkmış diyerek aldığı Ugochukwu ile PSG'den yetişmiş diye getirdiği Bitshiabu, istatistiklerin detayına inildiğinde temel futbol gereksinimlerinde ciddi gedikleri olan isimlerdi. Taktiksel olgunluk ve zihinsel devamlılık kazanamadıkları takdirde, genç yaşta yüksek bonservislerle anılıp 24-25 yaşına geldiklerinde alt seviye takımlara kiralanan oyuncular kervanına katılmaya aday olduklarını Galatasaray'ın scout ve teknik ekibi göremedi. İşte yeni transfer için camiada konuşulan eleştiriler...






Para yönünden sıkıntısı olmayan Avrupa devleri, 17-18-19 yaşındaki çıtır oyuncular için 10-15-20 milyon euro'ları gözlerini kırpmadan verebiliyorlar... Çünkü bu yaşlarda aldıkları oyuncular kendi sistemlerine, dillerine, yemeklerine, ortamlarına ve idmanlarına dâhil hemen her duruma çabuk adapte oluyorlar.






Ancak Fenerbahçe'nin son dönemde daha düşük bütçelerle yaptığı Fayed, Emre Demir, Burak Kapacak, Mimovic, Tresor Doh ve Jin-ho gibi transferlerde olduğu gibi devler de bu oyuncular yüzünden karavana atıyor.

Galatasaray bu transfer döneminde Chelsea'ye kadar yükselen Ugochukwu ile PSG'den çıkan Bitshiabu'yu ciddi kiralama bedelleri ve ciddi satın alma opsiyonlarıyla kiraladı.






Ancak Ugochukwu son maçta girdikten 5 dakika sonra kırmızı gördü. Bitshiabu ise henüz sahalara teşrif etmedi.

Peki bu iki genç oyuncu "Çok para ödenip, 24-25 yaşına geldiğinde unutulacaklar" listesinde yerlerini mi alacaklar, yoksa kendilerinden beklenen patlamayı yapacaklar mı?






Ugochukwu'nun geçen sezon 35 maçlık Premier League'deki Burnley karnesi ilk bakışta etkileyici görünse de savunma ve oyun kurma becerilerindeki aksaklıkları açıkça ortadaydı.

Maç başına 6,1 top kaybı ve toplamda gördüğü 2 kırmızı kart (1'i doğrudan, 1'i çift sarıdan), oyuncunun baskı altında ve yüksek tempoda karar verme yetisinin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyordu. Galatasaray'a geldikten hemen sonra 5 dakikada kırmızı görmesi tesadüf değil, bu sürekliliğin bir devamı.






Maç başına sadece 33,0 topla buluşma ve 18,8 isabetli pas, merkez orta saha ve ön libero oynayan bir oyuncu için oldukça düşük. Oyunu yönlendirmekten ziyade oyunun gerisinde kalıyordu.

Maç başına 1,5 top çalma ve 0,5 pas arası mütevazı kalırken; 1 gole neden olan hata ve 1 penaltıya neden olma istatistiği, kritik anlardaki konsantrasyon kaybını kanıtlıyordu.






Bitshiabu'nun Leipzig'deki 11 maçlık performansı, pas yüzdesiyle (%93) göz boyayan fakat gerçek bir stoper sertliğinden uzak bir profil çizdi.






1,96 m'lik boyuna rağmen maç başına kazandığı hava topu mücadelesi sadece 0,9 (%45). Toplam ikili mücadele kazanma oranı %47'de kaldı. Maç başına 0,7 top çalma yapabilen bir stoperin savunmada caydırıcılığından bahsetmesi zor. %93 pas isabeti ilk bakışta harika tınlasa da bu pasların 31,7'si kendi yarı sahasında risksiz, enine ve geriye yapılan paslar. Rakip yarı sahada yarattığı tehdit yok denecek kadar az (kilit pas 0,2, sıfır orta). 9,3 km koşu mesafesi ve 61 dakika ortalama süre, tempolu oyunlara uyum sağlamakta zorlandığını ve 90 dakikalık fiziksel devamlılığının henüz oluşmadığını gösteriyor.

FIFA'ya ültimatom

Dört büyük ligin ortak ültimatomu, küresel futbolun yönetim gücünü FIFA'dan sermaye sahiplerine kaydırma savaşıdır

27.09.2026 15:40:00
Haber Merkezi
 
FIFA'ya ültimatom
FIFA'ya ültimatom
Premier Lig, Bundesliga, LALIGA ve Serie A'nın yayımladığı ültimatom tadındaki bildiri basit bir protesto değil; futbolun yönetim mekanizmasındaki güç dengesini siyasi bürokratlardan (FIFA) sermaye sahiplerine (Ligler ve Kulüpler) kaydırma savaşı. FIFA doğrudan bir savaşı göze alamazsa, liglere yönetim kurullarında ve takvim planlamasında resmi söz hakkı tanıyacak tavizler vermek zorunda kalacaktır.






Dünya futbolunun en büyük 4 liginin (Premier Lig, Bundesliga, LALIGA ve Serie A) yayımladığı ültimatom tonundaki bildiri, Avrupa kulüp futbolunun FIFA yönetimine karşı açtığı doğrudan bir kurumsal ve hukuki savaşın resmi belgesi oldu.

Metnin diplomatik dili bir kenara bırakıldığında, verilmek istenen mesajlar çok net.






Yayın gelirlerinin, yıldız oyuncuların ve küresel futbol ekonomisinin %80'inden fazlasını elinde tutan ligler, FIFA'ya "Sektörü biz finanse ediyoruz ama kararları sen tek başına alıyorsun," diyor.

FIFA'nın hem turnuva düzenleyip devasa paralar kazanmasının hem de aynı zamanda kendilerini denetleyen bağımsız bir otorite gibi davranmasının çıkar çatışması olduğunu savundular.






Yaklaşan FIFA seçimleri ve Gianni Infantino yönetimi hedef alındı. Ligler, istedikleri reformların sözünü vermeyen adayı desteklemeyeceklerini ve meşruiyetini sorgulatacaklarını ilan etti.

Peki 4 büyüklerin istediği olmazsa bizi neler bekliyor?






FIFA takvimine girmeyen veya tek taraflı dayatılan turnuvalara (örneğin genişletilmiş Kulüpler Dünya Kupası) kulüplerin as kadrolarını göndermemesi veya oyuncuları serbest bırakmaması.

Kulüpler Birliği (ECA) ve Dünya Ligler Forumu ile birleşerek FIFA'dan bağımsız kendi uluslararası turnuva takvimlerini ilan edebilir ya da Uluslararası Maç Takvimi protokolünü imzalamayı reddedebilirler.






FIFA, bu ligleri "zengin Avrupa kulüplerinin çıkarını korumakla" ve "dünya futbolunun geri kalanının (Afrika, Asya, Güney Amerika) gelişmesini engellemekle" suçlayacak.

FIFA'nın güç üssü ligler değil, 211 üye ülke federasyonudur. Zayıf ve gelişmekte olan ülke federasyonlarına daha fazla para aktarma sözü vererek oy çokluğunu elinde tutmaya çalışacak.






Resmi cevabında "diyaloğa açığız" diyerek masaya oturmayı teklif edecek, ancak 100 günlük bağlayıcı ültimatomları sulandırmak için komisyonlar kuracak.

Türkiye'nin yerini İtalya belirleyecek

Türkiye, Fransa yenilgisi sonrası geçiş oyununun belirleyici olacağı kritik İtalya sınavında boyunun ölçüsünü alacak

27.09.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye'nin yerini İtalya belirleyecek
Türkiye'nin yerini İtalya belirleyecek
İtalya maçı, Fransa maçına kıyasla topun iki kale arasında daha çok gidip geleceği, her iki takımın da net pozisyonlar bulabileceği ve geçiş oyununu daha iyi oynayanın kazanacağı bir "ölçü" maçı olacak. Fransa karşısında "en üst seviyenin uzağında" olduğumuz kanıtlandı... Ancak Türkiye, İtalya maçında 3. sınıf değil ama belki de 2. sınıfın iyileri arasında olduğunu gösterebilir.

Fransa seviyesinde değiliz... Belki daha fazla gol beklentisi yarattık, belki zaman zaman dişe diş oynadık ama Fransızlar bizi Kocaeli'de sahamıza hapsetti. Eğri oturup doğru konuşup eksiklerimizi görmemiz gerek.






Belki de bizim için sınav aslında İtalya maçıdır... Çünkü sahasında Belçika'ya 2-0 yenilen, son Dünya Kupası'na bile katılmayan İtalya'yı ağırlayacağımız maç bize boyumuzun ölçüsünü gösterecek.

Peki bizi İtalya karşısında nasıl bir maç bekliyor?

Fransa karşısında alınan 1-0'lık mağlubiyet ve maçın istatistikleri, Türkiye'nin tepe seviye takımlarla arasındaki farkı net bir şekilde özetledi.






Şut sayısı (12-12) ve gol beklentisi (1.21 - 1.17 xG) kâğıt üzerinde kafa kafaya görünse de topa sahip olma oranındaki ciddi fark (%36 - %64), atılan isabetli paslar (272 - 560) ve çalımlardaki ezici üstünlük (%40 - %76) Fransızların oyunu ve tempoyu tamamen kontrol ettiğini ortaya koydu.






İtalya'nın sahasında Belçika'ya 2-0 yenildiği maçın istatistikleriyle birlikte değerlendirdiğimizde, önümüzdeki Türkiye-İtalya maçı için bizi farklı dinamikler bekliyor olacak.






İtalya, Belçika karşısında %56 topa sahip olup 21 şut atmasına ve 1.70 xG üretmesine rağmen bitiricilik sorunu yaşadı ve kalesinde 2.76 xG vererek 2-0 kaybetti. Belçika'ya karşı maçı domine etmeye çalışan ama geçiş hücumlarında ciddi açıklar veren bir İtalya vardı. Bu durum, Türkiye karşısında reaksiyon göstermek isteyecek ve maça ön alanda yoğun baskıyla başlayacak bir rakibe işaret ediyor.






Fransa maçı gösterdi ki pasla çıkmaya çalışırken yaptığımız top kayıpları bizi sahamıza hapsetti. İtalya da ön alanda basacaktır; ilk baskıyı kırabilirsek İtalya savunmasını az adamla yakalama fırsatımız yüksek.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.