logo
28 EYLÜL 2026

Galatasaray darphane kuruyor

Başkan Dursun Özbek'in "en büyük hayalim" diyerek müjdelediği 165 bin metrekarelik Aslantepe Vadisi projesinin finansal haritası netleşti

11.06.2026 11:50:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray darphane kuruyor
Galatasaray darphane kuruyor
Yaklaşık 200 milyon dolarlık yatırımla Galatasaray'ı sadece maç günü gelirlerine bağımlı olmaktan kurtaracak olan Aslantepe Vadisi projesi; ticari alanları, performans salonları ve dev sponsorluklarıyla kulübün kasasına her yıl 30 milyon dolar taze nakit girişi sağlayacak. Amatör branşları tek çatı altında toplayarak yıllık 15 milyon dolarlık kira ve lojistik yükünü de ortadan kaldıracak olan bu "mali bağımsızlık sigortası", yaratacağı toplam 45 milyon dolarlık ekonomik değerle Galatasaray'ı 365 gün kesintisiz sıcak para üreten bir finans devine dönüştürecek.






Başkan Dursun Özbek'in "en büyük hayalim" diyerek müjdelediği 165 bin metrekarelik Aslantepe Vadisi projesinin finansal haritası netleşti. Finansal kriz girdabından gayrimenkul hamleleriyle çıkmayı hedefleyen Galatasaray, bu dev hamleyle hem milyonlarca dolarlık kira yükünden kurtulacak hem de her yıl kasasına yaklaşık 45 milyon dolar koyacak.






PROJE KESİNTİSİZ PARA ÜRTECEK

Başkan Dursun Özbek'in mali konularda sona yaklaşıldığını belirttiği ve yaklaşık 200 milyon dolarlık yatırım bütçesiyle hayata geçirilecek bu dev merkez, sarı-kırmızılıları sadece maç günü gelirlerine bağımlı olmaktan kurtararak 365 gün kesintisiz sıcak para üreten bir finansal dev haline getirecek.






PEK ÇOK EK MALİYET YÜK OLMAYACAK

Proje bittiğinde Galatasaray; Sinan Erdem ve Burhan Felek gibi spor salonlarına her yıl ödediği milyonlarca liralık kira bedellerinden, sporcu konaklama yüklerinden ve dağınık tesis yapısının getirdiği lojistik maliyetlerden tamamen kurtulacak.

Tüm amatör branşların idari ofisleri, antrenman sahaları ve kamp merkezleri tek bir çatı altında toplanacağı için operasyonel harcamalar minimuma inecek ve yıllık yaklaşık 15 milyon dolar kulübün kasasında kalacak.






30 MİLYON DOLAR TAZE PARA GİRİŞİ

Vadi İstanbul aksına bağlanacak 165 bin metrekarelik alanda yer alacak restoranlar, ticari mağazalar, bin 500 araçlık otopark ve organizasyonlara kiralanacak 300-800 kişilik "Black Box" performans salonu kulübe sürekli nakit akışı sağlayacak.

Ayrıca kurulacak modern salonların isim hakları ve küresel markalarla yapılacak yeni entegre sponsorluk sözleşmeleriyle birlikte kulübün kasasına her yıl 30 milyon dolar taze nakit girişi olacak.






AMATÖR BRANŞLAR KENDİNİ DÖNDÜRECEK

Bankalar Birliği anlaşmasından çıkan ve Riva ile Florya projelerinden gelecek 900 milyon dolar'lık dev gelirle tüm borçlarını sıfırlamak isteyen Galatasaray2da, Aslantepe Vadisi bir "mali bağımsızlık sigortası" görevi görecek. Her yıl yaratılacak toplam 45 milyon dolarlık bu devasa ekonomik değer, tüm amatör branşların futbol takımının bütçesine yük olmadan kendi kendini tamamen fonlamasını sağlayacak.

İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?

27.09.2026 19:32:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:47:50
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?
İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?
Fenerbahçe'nin 6 maçlık istatistik tablosu "iyi bir top çevirme ve kontrol oyunu" oynadığını söylese de futbol "kriz çözme, fiziksel temasları kazanma ve ceza sahası hâkimiyeti" oyunu. Hava topu hâkimiyetinin kaybolması, kaleye gelen tehlikelerin artması ve geniş kadroya rağmen belirli mevkilerdeki yetersizlikler, istatistiksel tablonun altındaki çatlakları ve camiadaki huzursuzluğu açıklıyor.

İsmail Kartal'ın bu sezonki Fenerbahçe'si, 2023-24 sezonunda 99 gol atıp 99 puan alan Fenerbahçe'sine oranla pas kalitesini ve rakip yarı sahadaki top kontrolünü artırdı; daha az top kaybı yapıyor. Hücum üretkenliği de o sezonda olduğu gibi üst seviyede seyretmeye devam ediyor.






Peki, buna rağmen daha 6. hafta dolmadan İsmail Kartal'ın istifa etmesinin ve devre arasında bek, 8 numara, sol kanat oyuncusu ve santrfor transferlerinin konuşulmaya başlanması neden?

Yani hemen hemen takımın yüzde 40'ının değişmesi gerektiğinin Başkan Aziz Yıldırım tarafından bile kabul edildiğinin iddia edildiği dillendirilir oldu.

Taktiksel olarak istatistikler, zayıf rakiplere karşı domine edilen maçlarda çok yüksek. Ancak şampiyonluğu getiren; derbiler veya doğrudan rakiplerle oynanan kritik maçlardır. O maçlarda yaşanan aksamalar, taraftarın hafızasında istatistiklerden çok daha derin iz bırakır.






Kurtarış sayısındaki artış: Livakovic 1.9 kurtarıyordu, Ederson 2.8 kurtarıyor. Kalecinin maç başına yaptığı kurtarış sayısının artması, takımın kalesinde daha fazla ve daha net tehlikeler gördüğünün kanıtı.

Topu geri kazanmanın 58.4'ten 45.8'e düşmesi, takımın ön alandaki baskı şiddetinin azaldığını gösteriyor.
Hava topu kazanma oranının %55.6'dan %41.7'ye gerilemesi, duran toplarda ve rakibin uzun toplarla çıkışlarında takımı çok savunmasız bırakıyor.

Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu belirsizliği

Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu yetenekli ve lig standartlarında fark yaratabilecek bir millî değer olsa da mevcut milyonlarca Euro net maaş yükü ve şu anki saha içi çıktısı teraziye konulduğunda, maddi karşılığını henüz veremediği net bir şekilde görülüyor

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu belirsizliği
Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu belirsizliği
Oyuncunun bu maaşın altındaki baskıyı kırabilmesi için düzenli ilk 11 oynayıp skoru sırtladığı bir döneme girmesi şart.

Fenerbahçe, geçen sezon başında Benfica kendilerini Şampiyonlar Ligi'nden eledikten sonra parayı bastırıp Kerem Aktürkoğlu'nu aldı... Millî futbolcunun sarı-lacivertli formayı giymesinde dönemin yöneticisi, daha sonra başkan adayı da olan Hakan Safi'nin büyük payı oldu.






Safi, Kerem'in sarı-lacivertli formayı giydiği sürece maaşının tamamını ödemeyi taahhüt etti. Geçen sezonun tamamını da ödedi. Ancak eylül başında Aziz Yıldırım'dan hesap sormak için (locası iptal edildiği için) geldiği kulüpten beklediğini alamadan ayrılan Safi, iddialara göre ödemeyi durdurdu.

Kulüpten gelen bilgilere göre Kerem'in maaşı artık Fenerbahçe yönetimi tarafından ödeniyor. Peki Kerem, yılda kazandığı milyonlarca Euro maaşı hak ediyor mu?






Geçen sezon 8 gol ve 7 asistle 15 gole etki eden Kerem, maç başına 12.5 top kaybı yaptı. Bu sezon bu oranı 7.2'ye düşürmüş görünse de bunda aldığı sürenin azalması etkili.

Geçen sezon 34.9 km/s maksimum hıza ulaşırken bu sezon 32.1 km/s seviyesinde kalmış. Sezon başı fiziki olarak hazır olmaması veya özgüven düşüklüğü göze çarpıyor.

Kerem, ceza sahası çevresinde topla buluştuğunda dikine giden, risk alan bir yapıda. Özgüveni düştüğünde ve skor üretemediğinde hücum akışını kesen top kayıpları taraftarın ve basının gözüne daha çok batıyor.

Okan Buruk’un hayali gerçek olsaydı: Murıqı - Osımhen

Okan Buruk'un ilk tercihi Vedat Muriqi'yi transfer etmekti

27.09.2026 17:16:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk’un hayali gerçek olsaydı: Murıqı - Osımhen
Okan Buruk’un hayali gerçek olsaydı: Murıqı - Osımhen
Sadece bu birkaç haftalık kısa veriler bile gösteriyor ki; Muriqi'in ceza sahası içi soğukkanlılığı ile Osimhen'in durdurulamaz atletizmi ve şut hacmi birleştiğinde, Süper Lig stoperlerinin bu ikiliyi durdurma şansı neredeyse sıfırdı. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk'un istediği hücum hattı oluşturulabilseydi Süper Lig'in çok üzerinde bir skor üretkenliğine ulaşırlar, sezon erken biterdi.






Okan Buruk'un ilk tercihi Vedat Muriqi'yi transfer etmekti... Hatta o dönemde Okan Buruk, Rizespor'da beraber çalıştığı, hatta Fenerbahçe'ye gitmeden önce Galatasaray'a gelmesi için ikna ettiği Kosovalı oyuncuyu aradı. Muriqi de Galatasaray formasını giymeye "evet" dedi.






OAK BURUK ISRARLA İSTEDİ

Ancak o dönemde henüz Icardi'nin durumu belli değildi. Galatasaray, yabancı kısıtlamasındaki +4 kuralının değişeceğine inanıyordu. Buruk'un ısrarına rağmen Muriqi'ye "Biraz bekle," denildi. Ancak Muriqi, Mallorca ile İspanya 2. Ligi'nde oynamak istemediği için acele ediyordu.







AZİZ YILDIRIM İŞİ BİTİRDİ

Tam da o arada Aziz Yıldırım seçildi. Işık hızıyla Muriqi işi bitti. Kosovalı da Türkiye'deki yuvasına döndü. Akıllarda ise şu soru kaldı: Ya +4 kuralı değişseydi ve Galatasaray da Deniz Gül'ü değil de Vedat Muriqi'yi alsaydı ne olurdu? Sadece bu sezonun istatistikleri bile "Şimdiden sezon bitmişti," dedirtecek cinsten!







OSIMHEN - MURIQI İKİLİSİ YIKAR GEÇERDİ

İkilinin en büyük avantajı, birbirlerinin eksiklerini kusursuz tamamlayan özelliklere sahip olmaları... Zaten Okan Buruk da Muriqi'de ısrar etti.

Maç başına 11.5 pas (%81 isabet) ve geride top karşılama kabiliyetiyle Muriqi; sırtı dönük oyunda stoperleri üzerine çeken, uzun topları indiren ve takımı öne taşıyan klasik bir pivot santrfor.







Maç başına 34.5 km/h maksimum hız, 13.4 depar ve 8.8 şut gibi inanılmaz atletik verileri olan Osimhen ise Muriqi'in stoperleri bağladığı anlarda arkaya sarkacak, derinlemesine koşularla savunma dengesini bozacak tam bir patlayıcı güç.

İlkay Gündoğan'ın derdi ne?

İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? 

27.09.2026 17:05:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
Galatasaray'da geçen sezon 24 maçta 15 kez ilk 11 başlayan İlkay Gündoğan'ın, bu sezon yedek kulübesine çekilmesi ve sadece maç sonlarında hamle oyuncusu olarak kullanılması; Okan Buruk'un, Alman milli takımının eski kaptanının fiziksel temposunu Süper Lig ve Avrupa yoğunluğu için yetersiz bulduğunu gösteriyor.






İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? Yoksa Okan Buruk'la mı arası bozuk? Alman milli takımının kaptanlığını yapan, Man City'de yıllarca Guardiola'nın prensi olan, bir sezon oynadığı Barcelona'da istatistikleri parçalayan İlkay, Galatasaray kariyerine başladığı günden beri düşüşte. Peki bunun sırrını istatistikler nasıl açıklıyor?






İLKAY GÜNDOĞAN'IN BÜYÜK DÜŞÜŞÜ

İlkay, Barcelona döneminde maç başına 79,3 topla buluşma ile oyunun merkezindeki ana orkestra şefiydi. Manchester City'de de bu oran 59,5 seviyesindeydi. Galatasaray'da ise topla buluşma sayısı önce 51,2'ye, bu sezon başında ise maça sonradan dahil olduğu kısıtlı sürelerde 17,0'ye kadar geriledi. Okan Buruk'un direkt, hızlı ve geçiş hücumlarına dayalı oyunu, İlkay'ın temposunu ayarladığı sabırlı set oyunlarından oldukça farklı.







GALATASARAY'IN HIZINA ULAŞAMADI

Barcelona ve City dönemindeki fiziki gücünden sonra Galatasaray'daki geçen sezonunda 34,5 km/h hıza ulaşsa da bu sezonki fiziksel ölçümü 25,6 km/h seviyesinde kalmış durumda.







OKAN BURUK'UN SİSTEMİNE UYMUYOR

Ilımlı bir krizin varlığı teknik tercihlerle doğrulanıyor. Okan Buruk, orta sahada tempolu, ikili mücadele kazanan ve çabuk dikey geçiş yapan oyuncuları tercih ediyor. İlkay ise pozisyon alan, pas temposunu düşürüp organize eden bir profile sahip.







YAŞLILIĞA BAĞLI GERİLEME

İstatistikler, İlkay'ın kalitesini kaybetmediğini; ancak yaşa bağlı fiziksel gerileme ve Galatasaray'ın pres odaklı oyun sistemi yüzünden maçın merkezinden uzaklaştığını kanıtlıyor.

Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi

Italiano; ön alanda pres, yüksek topa sahip olma oranı, rakip yarı alana yerleşme ve üretkenlik konularında Barcelona felsefesini Beşiktaş'a başarıyla kopyalamış durumda. Eksik kalan ve "çalamadığı" tek şey ise Barça'nın top kaybettiği andaki kusursuz savunma mekanizması ve stoperlerin arkaya sarkıtılan toplardaki pozisyon hatasını sıfıra indirme becerisi.
 

27.09.2026 16:25:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi
Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano büyük bir dürüstlük gösterdi. "Barcelona'ya yıllardır hayranım." dedi. Hatta daha da ileri gitti: "Ara sıra bir şeyler çalmaya çalışıyorum ama onların zihniyetini kopyalamak ve yeniden üretmek zor." itirafında bulundu.






Italiano'nun bahsettiği "Barcelona zihniyeti ve felsefesi" ile Beşiktaş'ın bu sezon Süper Lig'de 6 maçlık seride ortaya koyduğu istatistik verileri incelendiğinde bazı hırsızlıklar net şekilde rakamlara yansıdı.






Barcelona felsefesinin temeli, maçı ve tempoyu topla kontrol etmektir (Cruyff & Guardiola öğretisi). %62,7'lik topla oynama oranı ve %87,7'lik pas isabeti, Italiano'nun Beşiktaş'a rakibi topla yıpratan, oyunu domine eden bir hükmetme kimliği kazandırdığını gösterdi.






Italiano'nun takımı kendi sahasında pas çevirip vakit geçirmek yerine oyunu rakip yarı sahaya yıkıyor. İsabetli pasların yarısından fazlasının (245 pas) rakip yarı alanda gerçekleşmesi ve orada bile %82,2 gibi yüksek bir başarı oranına ulaşılması, Barça'nın meşhur "iki üçüncü bölge yerleşimi" stratejisiyle birebir örtüştü.






Barcelona'nın topla oynama yüzdesinin gizli kahramanı, top kaybedildiği anda yapılan 5 saniyelik agresif prestir. Maç başına yapılan 52,5 top geri kazanımı ve 111,2 depar, Italiano'nun oyuncularına topu kaptırdıkları an hücum bölgesinde boğucu pres yaptırdığını doğruladı.






Barça modeli, ceza sahası çevresinde sürekli hareketlilik ve opsiyon yaratma üzerine kuruludur. Maç başına 17,8 şut ve 8,3 korner, takımın rakip ceza sahasına yerleşip sürekli bir baskı dalgası ürettiğinin kanıtı. 13 ceza sahası içi gol de bu baskının doğal bir sonucu.

Italiano'nun "Kopyalamak zor, tamamen yapamıyoruz." dediği noktalar da var.






Stoperleri orta sahaya kadar çıkararak oynamak, rakibe arkada geniş alanlar bırakır. 6 maçta yenilen 7 gol ve yenilen gole sebep olan 3 bireysel hata, savunma çizgisini çok önde kurmanın ödenen bedeli.
122,5 top kaybı, takımın sıkışık alanda sürekli dikine ve riskli paslar denediğini gösteri.

Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?

Guendouzi, fiilî cezasının 1 maçını (Roma maçında) çekti. Kalan 2 maçlık cezası ise 1 yıl süreyle ertelendi. Bu sayede 14 Ekim 2026'daki Aston Villa karşılaşmasında ve sonraki maçlarda sahadaki yerini alabilecek. Önündeki 1 yıl boyunca UEFA maçlarında disiplinsizlik yapmazsa bu 2 maçlık cezayı hiç çekmeyecek. Peki Fenerbahçe, masadaki zaferi nasıl kazandı? İşte cevabı...

27.09.2026 15:29:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?
Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?
Lyon'un terbiyesiz taraftarlarının ailesine, çocuklarına varana kadar küfürler etmesi üzerine çıldıran Matteo Guendouzi, Fransa deplasmanında belki de haddini aşan hareketler yapmıştı. UEFA, Fransız oyuncuyu 2'si ertelenmeli 4 maçla cezalandırınca Fenerbahçe hemen harekete geçti. UEFA Disiplin Yönetmeliği'nin 11 ve 15. maddelerinin ihlal edilmediğini, eylemlerin yalnızca fiziksel bütünlüğü koruma amaçlı (orantılı tepki) gerçekleştiğini gösteren kamera kayıtlarını sundu.






Lyon'un kaleci antrenörü Ferreira'nın tüneldeki ilk fiziksel saldırısını ve rakibin Guendouzi'ye yönelik hakaretlerini iletti. "Haksız tahrik" maddesi uyarınca olası cezaların kaldırılmasını talep etti.






UEFA cezanın tamamını kaldırmadı; ancak ceza, 2'si bir yıllık denetim süresine tabi olmak üzere ertelenmiş toplam 3 maçlık men cezası olarak karara bağlandı. Fransız yıldız, 14 Ekim 2026 tarihinde oynanacak Aston Villa karşılaşmasında forma giyebilecek.






Karar tarihinden itibaren başlayacak 1 yıllık denetim süresi boyunca UEFA organizasyonlarında benzer bir disiplin ihlali yapmaması; sportmenliğe aykırı hareket, kural dışı sertlik veya hakem ile rakibi taciz etmekten kaçınması gerekiyor. 






Kırmızı kart görmese dahi maç içinde veya maç sonunda hakeme, rakip futbolculara, kulübede duran ekibe veya taraftara yönelik ciddi sportmenliğe aykırı hareket, fiziksel müdahale, kavga, hakaret ya da sözlü taciz veya provokasyon içinde olmaması gerek. 
 
Eğer bu 1 yıl içinde yeni bir ihlalde bulunmazsa ertelenmiş olan bu 2 maçlık ceza otomatik olarak tamamen silinecek.

Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?

Altyapıdaki skor baskısı ve metodsuzluk yüzünden Türkiye, İskandinavya'nın aksine elit santrfor yetiştirmekte sınıfta kalıyor

27.09.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?
Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?
Fransa maçından sonra bir kez daha santrfor derdimiz ortaya çıktı. Türkiye'de yetenekli çocuk sıkıntısı yok... Bunun aksini iddia eden de yok. Ancak yeteneği işleme, doğru pozisyona evirme ve sabırla olgunlaştırma sistemimiz olduğunu iddia eden de yok. İsveç ve Norveç'in yaptığı gibi oyuncu fazlalığını değil, metodu ve sabrı organize ettiğimiz gün Türkiye'nin elinde de elit santrforlar olacak. Ancak bizde o sabır var mı?






"80 milyonluk ülkeden bir santrfor çıkmıyor" gibi sığ bir açıklama ile Türkiye'nin santrfor eksiği açıklanamaz... Çünkü o zaman birisi karşınıza çıkar; "Dünyanın en kalabalık ülkesi Hindistan'ın tarihinde bir tane Dünya Kupası yok" der. "Dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi Çin'in bir tane elle tutulur futbolcusu yok" der. Bu kısır döngü de uzar gider.






Burada bizim belki de sormamız gereken; Norveç ve İsveç gibi dünya futbolundaki yerleri orta ve alt seviyeler olan ülkelerin nasıl bu kadar üst seviye forvetler çıkardıkları, bizim onlardan en azından gelecek nesillerde forvet çıkarmak için ne yapmamız gerektiği olabilir.






Norveç spor yasalarına göre 13 yaşına kadar çocuk liglerinde puan durumu tutulmaz, sıralama yapılmaz ve çocuk elenmez. Haaland, 15 yaşına kadar 40 kişilik homojen bir arkadaş grubuyla elenme korkusu olmadan futbol oynadı. Geç fiziksel gelişim gösteren çocukların sırf daha minyon diye sistem dışına itilmesi engellendi.






Haaland çocukken akranlarına göre oldukça çelimsizdi. Antrenörleri ona "fizikle ezmeyi" değil; kör nokta koşularını, vücut açısını ve topsuz alan sezgisini öğretti. Boyu ve fiziği 16-17 yaşından sonra patladığında, zaten elit seviyede bir "pozisyon alma aklına" sahipti.

İskandinav futbol altyapılarında santrforlar küçük yaştan itibaren ceza sahası içi bitiricilik ve dikey koşu şablonlarıyla büyür. Forvet oyuncusundan sadece top saklaması değil, arkaya koşu atması ve geçiş hücumunu tamamlaması beklenir.






Oyuncular sadece takım antrenmanı yapmaz. 12-14 yaşından itibaren pozisyona özel (santrforlar için kafa vurma açısı, ilk temas, tek dokunuş bitiriciliği) bireysel antrenörlerle çalışırlar.

Türkiye'de U12, U14 seviyelerinde bile antrenörler maç kazanmak ve şampiyon olmak ister. Bu yüzden teknik kapasitesine bakılmaksızın sadece erken ergenliğe girmiş, hızlı ve güçlü çocukları santrfor yaparlar. Bu çocuklar altyapıda fiziğiyle fark yaratır ancak A takıma çıktığında fiziksel üstünlüğü kaybolunca sıradanlaşırlar.






Süper Lig takımları ani başarı baskısı nedeniyle hazır, 30 yaş üstü yabancı santrforlara yönelir. Altyapıdan çıkan 19-20 yaşındaki bir santrforun 3 maç üst üste gol atamama kredisi yoktur; ilk hatasında kulübeye çekilir veya alt liglere kiralanır.

Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor


 
Mert Günok kısa süre önce Milli Takım kariyerini noktaladığını açıklamıştı. 37 yaşındaki file bekçisinin aktif kariyeriyle ilgili kararını ise sezon sonuna doğru vermesi bekleniyor.

26.09.2026 18:32:00
Haber Merkezi
 
  Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor
  Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor

37 kez A Milli Takım formasını giyen Mert Günok, geçen hafta yayınladığı açıklamayla birlikte Ay-Yıldızlı kariyerine nokta koyduğunu belirtmişti. Gözler, Fenerbahçe'deki durumuna çevrildi. 37 yaşındaki futbolcunun, Sarı-Lacivertli ekipteki kontratı 30 Haziran 2028 tarihine kadar devam ediyor. Mert, 37 kez milli olmuştu.







1 Mart'ta 38 olacak

1.96 boyundaki file bekçisi, 1 Mart 2027'de 38 yaşına girecek. Mert bu sezon Şampiyonlar Ligi Elemeleri'ndeki 4 karşılaşmada görev aldı. Süper Lig'de ise henüz siftah yapamadı. Fenerbahçe'nin mevcut kadrosundaki kaleci rotasyonu şöyle:
Ederson
Mert Günok
Tarık Çetin






Veda vakti yaklaşıyor

2001 yılında Kocaelispor altyapısından Fenerbahçe altyapısına geçiş yapan tecrübeli kaleci, 2026 kışında Sarı-Lacivertliler'e dönmüştü. Mert'in sezon sonuna doğru kariyeriyle ilgili önemli bir karar alması bekleniyor. Eğer futbolu bırakırsa, kontratının son senesi öncesinde yeşil sahalara veda etmiş olacak. Kalırsa, 30 Haziran 2028 tarihi; hem sözleşmesinin hem de kariyerinin sonu olacak.

Fansa'ya çok güzel yenilen Türkiye, İtalya'ya da kaybederse ne olacak?


 
Uluslar Ligi'ne 1-0'lık Fransa yenilgisiyle başladık. Birçok kişi, mağlubiyete rağmen takımın performansından memnun kaldı. Ancak Pazartesi günü de İtalya karşısında kötü bir sonuç gelirse, ortalık fena halde karışabilir...
 

26.09.2026 18:17:00
Haber Merkezi
 
Fansa'ya çok güzel yenilen Türkiye, İtalya'ya da kaybederse ne olacak?
Fansa'ya çok güzel yenilen Türkiye, İtalya'ya da kaybederse ne olacak?

Dünya Kupası'nda büyük bir hüsran yaşayan A Milli Futbol Takımı, gruptan çıkamamıştı. Dev organizasyonda başarısız olan birçok ülkede bazı isimlerin görevine son verildi. Bazıları ise istifa etti... Ancak biz yolumuza aynı kadroyla devam ettik. Uluslar Ligi'ne ise 1-0'lık Fransa yenilgisiyle başladık.







İki yenilen takım karşı karşıya

İç sahadaki Fransa mağlubiyetine rağmen takımın mücadelesi birçok insanı memnun etti. Ancak unutulmaması gereken önemli bir ayrıntı bulunuyor. Bu karşılaşma tarihe yenilgi olarak geçti. Pazartesi günü ise yine kendi evimizde sahasında Belçika'ya 2-0 kaybeden İtalya ile oynayacağız. Eğer o maçı da kötü bir sonuçla kapatırsak bu kez "kadro kalitesi" gibi şeylerden bahsetmek pek mümkün olmayacak.







Montella devam eder mi?

Vincenzo Montella, Dünya Kupası'ndaki kolay gruptan bile çıkamayan hoca olarak görevinin başında... İtalya'ya da kaybedersek, Uluslar Ligi'ne 2'de sıfırla başlayan teknik adam olarak da devam edecek mi bilinmiyor. İtalyan çalıştırıcının Türkiye Futbol Federasyonu'yla mukavelesi 31 Temmuz 2028'e kadar sürüyor...

Enes Ünal davet bekliyor: Tamamen hazır

Sezon başında Getafe'ye katılan Enes Ünal, uzun süredir sakatlık problemi yaşamıyor. Düzenli forma süresi de alan 29 yaşındaki santrfor, Montella'dan davet bekliyor

26.09.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Enes Ünal davet bekliyor: Tamamen hazır
Enes Ünal davet bekliyor: Tamamen hazır
Bournemouth'tan ayrılan Enes Ünal, daha önce de formasını giydiği Getafe'ye bu sezon başında dönüş yaptı. Konferans Ligi elemelerinde çıktığı 2 karşılaşmada 2 gol kaydetti. La Liga'da ise 7 haftada 540 dakika şans buldu. Yani forma süresi gayet iyi... Enes, bu kulvarda 1 kez ağları havalandırdı.






34 KEZ FORMA GİYDİ

Bugüne kadar 34 kez A Milli Takım formasını giyen 29 yaşındaki santrforun, Teknik Direktör Montella'dan davet beklediği öğrenildi. İtalyan çalıştırıcı onu ilerleyen dönemde düşünürse, Enes hazır olacak. Bu arada Ay-Yıldızlılar'daki forvet sıkıntısı da çok uzun bir süredir devam ediyor.






BİRÇOK TAKIMDA OYNADI

Enes'in çok hareketli bir kariyeri oldu. 2015 yılında 4.4 milyon euro karşılığında Manchester City Kulübü'ne transfer oldu. Ardından şu takımların formasını giydi:






Genk (kiralık)
NAC Breda (kiralık)
Twente (kiralık)
Villarreal
Levante (kiralık)
Valladolid (kiralık)
Getafe
Bournemouth (kiralık ama sonra bonservisi alındı)
Getafe (2. dönem)
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.