Rivayet o ki, Hocaefendi'nin onursal başkanı olduğu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı yıllardır devam ettirdiği Abant Platformu'nun on yedincisini gerçekleştirmiş geçtiğimiz günlerde.Geriye doğru on altı tanesini ve sonuç bildirilerini ve özellikle sonuncusunda dile getirilen zırvaları okuduğunuz zaman başlığımızı hafif bulacağınızdan emininiz.Ne yapalım ki gazete aracılığı ile ancak bu kadarı mümkün olabiliyor.Evet, hiç abartmıyoruz; Abant'ta on yedinci defa amuda kalktılar.Yıllardır bunu hep yapıyorlar.Güya çözüm arıyormuş gibi yapıp, milletin kafasına nerde paslı çiviler varsa bulup-buluşturuyorlar ve hayasızca çakıyorlar.İşin en acı tarafı; bunun adını da kalkıp "hizmet" koyuyorlar ve kitlelere yutturuyorlar.Milletten toplanan yardımlarla, himmetlerle lüks otellerde millete ve değerlerine, birlik ve beraberliğine küfrettirme platformlarından sadece birisi bu amuda kalkılan yer.Daha ne platformlar var, daha ne müsait zeminler ve zamanlar var?Zaten gazetenizde köşe ayırdığınız, her gün yaklaşık ayrılıkçı fikirlerini topluma saçmasına "hizmet" ettiğiniz bir adamın "bütün Türkiye kürdistandır" demesi için bir çuval para harcamanıza, lüks oteller kiralamanıza ve Abant'ta amuda kalkmanıza ne gerek vardı?Bölücülük yapmanın, bölücülük yapanlara platformlar hazırlayıp zehirlerini kusmalarına zemin oluşturmanın adı ne zamandan beri "hizmet" oldu acaba?Devletin Valisi, o bölgede dokuz yıl görev yaptığını, aklı başında hiçbir vatandaşımızın ayrı bir devlet istemediğini ısrarla vurguluyor fakat özel seçtiğiniz konuşmacılarınızdan birisi bu bölgede bir kürt devleti kurulmadıkça sorun bitmeyecektir diyor.On yedincisinin adını "Kürt sorunu" koydunuz, birisine bütün Türkiye kürdistandır dedirttiniz, diğerine bir kürt devleti kurulmazsa sorun bitmez dedirttiniz, bir başkasına bilmem ne densiz laflar ettirdiniz ve böylece bir "hizmet" zincirini daha tamamlamış oldunuz.Bu millet bir gün anlayacak kimin kimlere hizmet ettiğini ama inşallah fazla geç olmaz.Abant'ta amuda kalkanları dinlerseniz, zannedersiniz ki, mesela bu yılın ilk altı ayında elektriğe yüzde kırk zam gelmiş ama bu sadece Kürtlere gelmiş, mesela kuraklık etrafı kasıp kavuruyor ama bu sadece Kürtleri ilgilendiriyor, mesela devlet beş yüz milyar dolar borca sokulmuş ama bunu sadece Kürtler ödeyecek!Altı senedir koca ülkeyi inim inim inleten, iğneye-ipliğe muhtaç eden iktidarın fikir platformunun da aynı yer olduğunu düşünürseniz,bu platformun "kürt sorununu da" nasıl çözeceğini anlarsınız.Amuda kalkanların her türlü tasallutundan Allah muhafaza etsin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Neden niçin nasıl? / 20.01.2026
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025






























































































