Geçtiğimiz Nisan ayında Çanakkale savaşlarının 90. yıldönümü törenlerine katılmak için Çanakkale'ye gelen Avustralya Başbakanı John Howard ve Yeni Zelanda Başbakanı Helen Clark, Orman Bakanı Osman Pepe'ye bir teklifte bulunmuşlardı. Clark ve Howard, Çanakkale'nin uluslararası bir statüye kavuşturulması, tarih ve doğa parkı olarak Çanakkale'de savaşan yedi ülke tarafından ortak bir yönetimle yeniden ele alınmasını teklif etti. Teklif, Gelibolu Yarımadası'nın savaşta büyük kayıplar veren Türkiye, İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda, Fransa, Kanada ve Hindistan arasında oluşturulacak ortak bir uluslararası platform tarafından dönüşümlü olarak yönetilmesini öngörüyordu. Bu teklif hayata geçseydi, Türkiye kendi topraklarını yedi yılda bir yönetecek duruma düşecekti.Avustralya'nın "Gelibolu ve çevresini kültürel mirasımız olarak kabul edin" talebine Türkiye önce 'İnsani yaklaşımlarla' sıcak bakıyordu. Ancak Avustralya'nın "Kültürel mirasımız olarak kabul edilen yerlerin 5 Km. etrafındaki olaylara kendi mahkemelerimiz bakar" dayatması, Türkiye tarafından kabul edilemez bulundu. Ve bu ahlaksız teklif, Bakan Pepe tarafından hemen reddedildi. Ama teklifin sahipleri öyle kolay kolay vazgeçecek gibi görünmüyorlardı. Kabul görmeyen teklif sahipleri tekliflerini Başbakan Erdoğan'a da iletilecekleri söyleniyordu. Herhalde iletmiş olmalılar ki, geçtiğimiz ay Gelibolu yarımadası konusunda bazı gelişmeler oldu.Avustralya tarafı ısrarlı isteklerine geçerlilik kazandırmak için Dışişleri Bakanlığına başvurmuşlar. Bu başvurudan sonra Dışişlerinden ilgili kurumlara bir talimat gönderilmiş. Bize gelen bilgilere göre bu talimatta "Bilindiği üzere Türkiye ve bu ülkeler, Lozan Antlaşması'nda açık ve ayrıntılı biçimde ifade edildiği şekilde, Gelibolu Milli Parkı'nı korumak ve bu amaçla yakın işbirliği yapmak yükümlüğünü üstlenmişlerdir" ifadeleri yer almakta.Söz konusu talimatta Lozan'ın ilgili taraflara verdiği hak, tüm Gelibolu milli parkını kapsadığı ifade ediliyor. Oysa Lozan, ilgili taraflara yalnızca mezarlıkları ve kemiklikleri olan alanlarda düzenleme hakkı veriyordu. Bu da en fazla 100 dönüm kadar bir alana tekabül ediyordu ve bu hakkı ilgili ülkeler zaten uzun zamandır kullanmaktaydı. Bu aşamadan sonra verilecek herhangi bir taviz zaten AB sürecinde delik deşik olan Lozan'ın bir kez daha yara almasını sağlayacaktır.Avustralya'nın taleplerine yeşil ışık yakmak olarak değerlendirilebilecek bir adım da Dışişleri Bakanlığının, Gelibolu milli parkının yönetim yetkisini Orman Bakanlığından alıp, Kültür Bakanlığına vermesi oldu. Gelen bilgilere göre milli parkın orman bakanlığından alınıp kültür bakanlığına bağlanması da Avustralya'nın talebiymiş. Görünüşe bakılırsa bu talep hemen yerine getirilmiş. Eğer Gelibolu yarımadası konusunda Çanakkale'de savaştığımız altı ülkenin talep ettiklerini kabul edersek, egemenliğimiz Çanakkale müdafaasında almadığı bir yara almış olacaktır. Artık "Çanakkale geçilmez" sloganını da bir kenara atmak gerekecektir. Çünkü Çanakkale geçilmiş ve Gelibolu işgal edilmiş olacaktır.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024

























































