logo
05 MAYIS 2026

Gönül Dostları

20.01.2002 00:00:00
Mazhar-ı Cân-ı Cânân

Evliyânın büyüklerinden. İnsanları Hakk'a dâvet eden, doğru yolu göstererek hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" denilen âlim ve velîlerin meşhûrlarındandır. İsmi, Şemseddîn Habîbullah'tır. Babası Mirzâ Cân'dır. Onun ismine izâfeten Cân-ı Cânân denilmiştir. 1699 (H.1111) veya 1701 (H.1113) senesinde Ramazân-ı şerîfin on birinde Cumâ günü doğdu. 1781 (H.1195) senesinde şehîd edildi. Hazret-i Ali'nin neslinden olup, seyyiddir. Ceddi, ileri gelen devlet adamlarından olup, Teymûriyye sultanlarına yakınlıkları vardı. Bütün dedeleri, mürüvvet, adâlet, şecâat, sehâvet (cömertlik) ve dîne son derece bağlı olmalarıyla tanınmış, beğenilen ve medhedilen bütün üstün vasıflara sâhip idiler. Ayrıca herbiri, devlet idâresinde mevkî ve makam sâhibiydi. Babası Mirzâ Cân, mevkî ve makâmı terk edip, fakirliği ve kanâatı tercih etti. Servetini Allah için fakirlere dağıttı. Kızının nikâhı için ayırdığı yirmi beş bin rub'iyye mikdârındaki altını, bir dostunun şiddetli bir sıkıntıda olduğunu işitince, tamâmen ona hediye etti. Babası, memleketinde, merhameti, üstün ahlâkı, insânî meziyetlerinin üstünlüğü ile tanınmış bir zâttı. Zamânın mürşid-i kâmillerinden olan Şah Abdürrahmân Kâdirî'nin sohbetinde kemâle geldi.

Mazhar-ı Cân-ı Cânân Hazretleri, küçük yaşta iken alnında rüşd ve hidâyet nûru parlıyordu. Zêkâ, fehm ve anlayışının parlaklığını gören firâset erbâbı, onun yüksek bir fıtrata, yaratılışa sâhib olduğunu söylerlerdi. Babası, onun terbiye ve tâliminde, ilim öğrenmesi husûsunda çok dikkat gösterdi. Daha küçük yaşta ilim, mârifet öğrenmeye ve çeşitli mahâretler kazanmağa başladı. Kıymetli ömrünü çocukluğundan îtibâren gâyet iyi değerlendirip, hebâ etmedi. İlim ve mârifeti yanında ayrıca çeşitli sanat ve mahâretleri öğrendi. Kendisi şöyle demiştir: "Çocukluğumda İbrâhim aleyhisselâmı rüyâmda görüp, çok iltifât ve ihsânlarına kavuştum. Yine çocukluğumda Hazret-i Ebû Bekr'i ne zaman hatırlayıp ismini ansam, mübârek sûreti karşıma çıkardı. Rûhâniyetini gözümle görürdüm. Bana çok iltifâtta bulunurdu".

Yine şöyle anlatmıştır: "Çocukluğumda idi. Bir kimse babamla konuşuyordu. İmâm-ı Rabbanî Hazretlerinden bahsettiler. Ben o anda İmâm-ı Rabbânî Hazretlerinin rûhâniyetini gördüm. Bana oradan kalkmam için işâret etti. Bu hâli babama söyleyince; "Anlaşıldı ki, sen onların yolundan istifâde edeceksin" dedi. Alllah-ü teâlâ benim tînetime, sünnet-i seniyyeye ittibâ etme, uyma hasletini yerleştirmiş".

Mazhar-ı Cân-ı Cânân Hazretlerinin fıtratında, yaratılışında bir yükseklik, büyükler yolunda ilerlemeye büyük bir kâbiliyet, onları sevmek ve muhabbet gösterme husûsiyeti vardı. "Aşk ve muhabbet, benim tînetimin hamurunun mayasıdır" buyurdu. Zamânın meşhûr âlimlerinden onun hâlini görenler; "Bu çocuk, aşıkâne bir mizâca sahiptir" demişlerdir. Babası ona; "Senin dünyaya gelişin benim için çok mübârek oldu. Çünkü senin doğduğun sene, ben dünyaya ait bağlılıkları, dünyaya düşkün olmayı terk edip, kanaatı tercih ettim" demiştir.

Kendisi ilim tahsilini şöyle anlatmıştır: "Fârisî lisanını ve diğer bazı bilgileri babamdan, Kur'ân-ı Kerîm'i, tevcid ve kırâat ilmini Kârî Abdürresûl'den, aklî ve naklî ilimleri de zamanımızın âlimlerinden öğrendim. Hâcı Muhammed Efdal'den, tefsir ve hadis ilmi öğrendim. On beş yaşında iken kendisinden ilim öğrendiğim hoam Hâcı Muhammed Efdal, bana bir tekke hediye etmişti. Bunun bereketi ile zihnim iyice açıldı. Hiçbir şeyi okuyup öğrenmekte zorluk çekmedim. Tahsilimi tamamladıktan sonra, bir müddet de talebelere ders verdim. Onaltı yaşında babam vefat etti. Vefat etmeden önce şöyle vasiyet etti: "Bütün vaktini, kemâlâtı, olgunlukları ve üstün dereceleri elde etmek için harca. Kıymetli ömrünü boş şeylerle geçirme." Babamın vasiyetine uyarak, ilim öğrenmeye ve öğrendiğim ilimle amel etmeye devam ettim. Bir gece rüyamda evliyadan bir zâtı gördüm. Mezarından kalkıp yanıma geldi ve kendi külahını başıma koydu. Bu rüyadan sonra gönlümde makam ve mevkî arzusu hiç kalmadı. Tasavvufa yönelme arzusu iyice fazlalaştı.

Nisan ayında en az 26 kadın katledildi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na göre geçen ay en az 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü

05.05.2026 16:22:00 / Güncelleme: 05.05.2026 16:28:51
Haber Merkezi
Nisan ayında en az 26 kadın katledildi
Nisan ayında en az 26 kadın katledildi
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na göre geçen ay en az 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 23 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu geçen aya ilişkin verilerini yayımladı. Buna göre Türkiye'de nisanda en az 26 kadın öldürülürken, 23 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Rapora göre öldürülen 26 kadından 20'sinin hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 4'ü ekonomik bahanelerle, 1'i barışmayı kabul etmemesi bahanesiyle, 1'i de bebeğini aldırmadığı bahanesiyle öldürüldü.

Kadınların yüzde 69'u evlerinde öldürüldü

Katledilen 26 kadından 10'u evli olduğu erkek, 2'si eskiden evli olduğu erkek, 2'si birlikte olduğu erkek, 1'i babası, 1'i akrabası, 1'i oğlu ve 1'i tanıdığı tarafından öldürüldü. Kadınların 18'i evinde, 2'si sokakta, 1'i otelde, 1'i arabada, 1'i su kenarında ve 1'i boş arazide öldürüldü. 2 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Kadınların yüzde 69'u evlerinde katledildi.

Cinayetlerin 16'sı ateşli silahlarla, 2'si boğularak, 7'si kesici aletlerle, 1'i de darbedilerek öldürüldü.

Türkücü İzzet Yıldızhan tahliye edildi

Ümraniye'de, amatör futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın (21) hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin 10 sanık hakkında hazırlanan iddianame ağır ceza mahkemesince kabul edildi

05.05.2026 14:03:00
Anadolu Ajansı
Türkücü İzzet Yıldızhan tahliye edildi
Türkücü İzzet Yıldızhan tahliye edildi

Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi, Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 7'si tutuklu 10 sanık hakkında hazırlanan iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı.

İddianamenin kabulünü kararlaştıran mahkeme, tensip zaptı hazırlayarak ilk duruşmanın 22 Haziran'da yapılmasına karar verdi.

Mahkeme, sanık şarkıcı İzzet Yıldızhan'ın yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti.

İddianameden

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ümraniye Tatlısu Mahallesi'nde 19 Mart'ta park halindeki araçta arkadaşıyla oturan Kubilay Kaan Kundakçı'nın, olay yerine iki araçla gelen sanıklardan birinin silahla ateş etmesi sonucu ağır yaralanması ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin iddianame hazırlanmıştı.

İddianamede, güvenlik kamerası görüntülerinin bilirkişi incelemesine göre, hayatını kaybeden Kundakçı'nın içinde bulunduğu aracın önüne iki aracın yanaştığı, araçtan inen şüpheli Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun belinden silah çıkararak maktulün bulunduğu aracın ön yolcu kapısını açıp ateş ettiği anlatılıyor.

Kundakçı'nın ölümcül yaralanmaya yol açan tek kurşunla hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, sanıkların olaydan saatler önce bölgeye gelip gittikleri, saldırının spontane değil planlı olabileceğine yönelik kuvvetli şüphe oluştuğu kaydediliyor.

HTS kayıtları, cep telefonu incelemeleri ve kriminal raporlara göre, olay öncesi sanıklar arasında yoğun irtibat bulunduğu, olay sonrası bazı temasların devam ettiği vurgulanan iddianamede, sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun, "kasten öldürme", Aleyna Tutuş ve Zuhal Kalaycıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

Sanıklar Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece ve Bilal Kadayıfçıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 10 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülen iddianamede, Metin Kadayıfçıoğlu'nun "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "suçluyu kayırma" suçlarından 1 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

İddianamede, sanık Engin Taşkıran hakkında "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 6 aydan 10 yıla kadar, sanıklar İzzet Yıldızhan ve Ahmet Özkoç'un ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi

Eylem Tok, ABD'deki cezaevinden gönderdiği mektupta Kemerburgaz’daki ölümlü kazanın ardından oğlu Timur Cihantimur’u kaçırmasının sorumluluğunu üstlendi. Eylem Tok, “Eğer bir hata varsa en büyük sorumluluk anne ve babası olarak bize aittir” dedi

05.05.2026 10:58:00
Haber Merkezi
Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi
Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi
İstanbul Kemerburgaz'da 1 Mart 2024'te meydana gelen ölümlü trafik kazasının ardından oğlu Timur Cihantimur'u önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçıran yazar Eylem Tok, Boston'daki tutukluluğunun sürdüğü cezaevinden 3 sayfalık bir mektup gönderdi.

Avukatı aracılığıyla kamuoyuna yansıyan mektupta Tok, "Eğer bir hata varsa bunun en büyük sorumluluğu anne ve babası olarak bize aittir. Evladımızı çok sevdik, çok koruduk; belki de bazı anlarda gerekli sınırları koyamadık. Bunun yükünü her gün yüreğimde taşıyorum" ifadelerine yer verdi.

Mektubunda olay gecesi "içgüdüsel" davrandığını savunan Tok, 16 yaşındaki oğlunu korumak dışında bir amacı olmadığını belirterek, "Bir annenin kendi çocuğunu koruma çabası, başka bir ailenin acısını hafifletmez. Bunun bilincindeyim ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum" dedi.

Hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ailesine başsağlığı dileyen Tok, "Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim" ifadelerini kullandı. Ayrıca kaza yerine gitmediğini, telefonları almadığını ve polisin aranmasını engellemediğini iddia etti.

Kaza ve kaçış süreci

Kaza, Eyüpsultan Kemerburgaz Belgrad Ormanı yolunda saat 23.50 sıralarında meydana geldi. Timur Cihantimur'un ehliyetsiz kullandığı 34 EEG 06 plakalı araç, yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan üç ATV'ye çarptı. Kazada 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybetti; Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan yaralandı. Tanıklara göre araç aşırı hızlıydı ve kaza sonrası sürücü olay yerinden uzaklaştı.

Eylem Tok, oğlu Timur'u olay yerinden aldıktan sonra eşi Bülent Cihantimur'u bilgilendirdi. Anne-oğul, 2 Mart 2024'te önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçtı. Türkiye'nin iade talebi üzerine 14 Haziran 2024'te Boston'da yakalandılar. Her ikisinin de tutukluluk hali devam ediyor. Timur Cihantimur ayrı bir soruşturmayla "taksirle öldürme ve yaralama" suçlamasıyla yargılanıyor.

Hukuki gelişmeler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Şubat 2026'da hazırladığı iddianamede, Eylem Tok ve eski eşi Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli için "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, ailenin kazadan hemen sonra delil kararttığı ve Timur'u yurt dışına çıkardığı vurgulandı.

ABD mahkemesi, Türkiye'nin iade talebini Şubat 2025'te kabul etmişti ancak Eylem Tok'un avukatlarının itirazı üzerine süreç geçici olarak durduruldu. Tutukluluk kararları ise Ekim 2024'teki üçüncü duruşmada da onandı.

Aci ailesinin durumu

Olayın ardından Oğuz Murat Aci'nin eşi Şükriye Aci şikayetinden vazgeçti ve yasal varislerle sulh sağlandı. Bu karar, Aci ailesi içinde tartışmalara yol açtı. Özer Aci (ölenin babası), "Benim oğlumun kanını sattı" diyerek tepki gösterdi. Şükriye Aci ise para iddialarını yalanladı ve aile içi baskıdan söz etti. Eylem Tok'un mektubunda bahsettiği "helalleşme", bu sulh anlaşmasına işaret ediyor.

Eylem Tok mektubunda sessiz kalmayı tercih ettiğini ancak "eksik ve önyargılı yorumlar" nedeniyle konuşma ihtiyacı duyduğunu da belirtti. "Kimseye bilerek ya da isteyerek zarar vermediklerini" savunan Tok, sürecin hem hukuki hem insani bir sınav olduğunu ifade etti.

Olay, Türkiye'de uzun süre gündemde kalmış, ehliyetsiz araç kullanımı, aile korumacılığı ve adalet tartışmalarına yol açmıştı. Eylem Tok ve Timur Cihantimur'un iade süreci ile Türkiye'deki davalar devam ederken, Tok'un cezaevinden gönderdiği mektup kamuoyunda yeni tartışmalara neden oldu.

Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor


 
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, çay ve kahvenin sanıldığı gibi vücutta sıvı kaybına yol açmadığını, aksine böbrek taşı riskini azaltabildiğini belirterek, taş oluşumunda belirleyici faktörün çay tüketimi değil, yetersiz su alımı olduğunu bildirdi. 

05.05.2026 10:32:00
AA
Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor
Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, çay ve kahvenin sanıldığı gibi vücutta sıvı kaybına yol açmadığını, aksine böbrek taşı riskini azaltabildiğini belirterek, taş oluşumunda belirleyici faktörün çay tüketimi değil, yetersiz su alımı olduğunu bildirdi. Günde 4-6 bardak çay veya 3-5 fincan kahve tüketiminin hidrasyon açısından suyla benzer etki gösterdiğini aktaran Salabaş, düzenli tüketimde kafeinin 'sıvı attırıcı' etkisinin ortadan kalktığını ve klinik olarak anlamlı sıvı kaybı oluşmadığını aktardı.

Salabaş, "Yarım milyonu aşkın kişinin takip edildiği çalışmalarda düzenli çay içenlerde böbrek taşı riskinin yüzde 27'ye kadar daha düşük bulundu. Yüz binlerce kişiyi kapsayan başka araştırmalarda ise kahve tüketimi taş riskini yüzde 26 ile 31 arasında azalttığı kaydedildi. Türkiye verilerine göre böbrek taşı hastalarının yüzde 46'sı günde 1 litrenin altında su tüketiyor. Taş oluşumunda belirleyici faktör çay tüketimi değil, yetersiz su alımıdır. 'Çay dehidratasyon yapar' veya 'Her çayın yanında su içilmeli' gibi yaygın öneriler, güncel bilimsel verilerle desteklenmemektedir" ifadelerini kullandı.

Salabaş, günlük sıvı tüketiminin 2-2.5 litre olması gerektiğini belirterek, çay ve kahvenin bu miktara dahil edilebileceğini ancak su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yeşil çayın antioksidan içeriği sayesinde böbrek sağlığını destekleyebileceğini de ifade eden Salabaş, yapılan laboratuvar çalışmalarında çayın içindeki doğal bileşenlerin taş kristallerinin böbrek dokusuna tutunmasını azalttığını belirtti.

Hatay'da 37 kaçak göçmen yakalandı

Hatay'da jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen dron destekli operasyonda 37 göçmen yakalandı.

05.05.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da 37 kaçak göçmen yakalandı
Hatay'da 37 kaçak göçmen yakalandı
Hatay'da jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen dron destekli operasyonda 37 göçmen yakalandı.

Hatay İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince göçmen kaçakçılığıyla mücadele çalışmaları aralıksız sürüyor. Jandarma ekiplerinin çalışmaları neticesinde; 4 Mayıs günü Yayladağı ilçesi Yukarıpulluyazı Mahallesi'nde dron destekli icra edilen faaliyet sonucunda yabancı uyruklu 37 düzensiz göçmen yakalandı.

Yakalanan şahıslar hakkında gerekli yasal işlemlerin yapıldığı öğrenildi.

Hastaneye kaldırılan aileden acı haber

Mersin'in Bozyazı ilçesinde memleketine gelen polis memuru baba, eşi ve 2 çocuğu mide bulantısı, kusma şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan aileden 2 çocuk hayatını kaybetti

04.05.2026 15:08:00
İhlas Haber Ajansı
Hastaneye kaldırılan aileden acı haber
Hastaneye kaldırılan aileden acı haber
Olay, Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak'ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru M.T. (39), eşi E.T. (33), çocukları A.T. (7) ve Ö.S.T. (4) ile hafta sonu memleketi Mersin'in Bozyazı ilçesine geldi. Yakınlarında kalan aile rahatsızlanınca, kusma ve mide bulantısı nedeniyle haber verilen sağlık ekipleri, aileyi hastaneye sevk etti. Hastaneye kaldırılan aileden önce Ö.S.T., ardından A.T. yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ambulansla Mersin Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.

Olayla ilgili savcılık ve jandarma ekipleri tarafından incelemelerin sürdürüldüğü bildirildi.

Doğum izninde 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyenler için başvurular bugün başladı

Doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasıyla, 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyen anneler için başvurular bugün başladı

04.05.2026 12:33:00
AA
Doğum izninde 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyenler için başvurular bugün başladı
Doğum izninde 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyenler için başvurular bugün başladı
Doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasıyla, 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyen anneler için başvurular bugün başladı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasıyla 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyen anneler için başvuruların bugün başladığı bildirildi.

Doğum iznini tamamlamış ancak 24 haftalık süreyi doldurmamış annelerin 8 haftalık ilave izinden yararlanabildiği belirtilen açıklamada, ek düzenlemenin 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan tüm anneleri kapsadığı vurgulandı.

Açıklamada, "Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde başvuru yapılabiliyor. 15 Mayıs Cuma günü mesai saati bitimine kadar başvurular devam edecek. Anneler, ilave izin kullanmak istediklerine ilişkin bir dilekçeyle çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabiliyor." ifadelerine yer verildi.

İstanbul'da "sahte belgelerle ikamet izni" operasyonu: 31 gözaltı

İstanbul'da sahte belgelerle yabancı uyruklu kişilere ikamet izni aldırdığı iddia edilen 31 şüpheli yakalandı. Şebeke üyelerinin, ikamet izni başvuruları sırasında ibraz edilen belgeler üzerinde oynadıkları, sahte içerikli taahhütnamelerle göçmen kaçakçılığı suçuna karıştıkları anlaşıldı

04.05.2026 09:16:00
İHA
İstanbul'da "sahte belgelerle ikamet izni" operasyonu: 31 gözaltı
İstanbul'da "sahte belgelerle ikamet izni" operasyonu: 31 gözaltı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, yabancı uyruklu kişilere sahte belgelerle ikamet izni temin eden bir şebekeyi tespit etti. Çetenin Türkiye'deki bazı yabancılar için sahte belgeler düzenledikleri ve sahte içerikli taahhütnamelerle göçmen kaçakçılığı suçuna iştirak ettikleri anlaşıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde yapılan çalışmalarda, kimlik bilgileri ve açık adresleri tek tek belirlenen şüphelilerin yakalanması için operasyon başlatıldı.

Bu sabah çok sayıda adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 31 şüpheli yakalandı.

Gözaltına alınan şebeke üyeleri sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülürken, soruşturma kapsamında sahte belgelerle ikamet izni alan kişilerin izinlerinin iptal edileceği öğrenildi.

Öte yandan belgeleri iptal edilecek kişiler için geri gönderme işlemlerine de başlanacağı aktarıldı.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var

Gaziantep ve Şanlıurfa'da şiddetli rüzgarın etkisiyle ağaçlar devrildi, bazı binaların çatıları uçarken, sokakta park halindeki araçlar büyük zarar gördü. Şanlıurfa'da bir kişi hayatını kaybederken, çok sayıda kişi yaralandı. Gaziantep'te ise olumsuz hava koşullarından kaynaklı kazalarda 23 kişi yaralandı.

03.05.2026 21:27:00
İhlas Haber Ajansı
Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var
Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var
Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var IHA
Gaziantep genelinde öğle saatlerinden sonra "süper hücre" fırtınası etkili oldu. Bir anda bastıran ve kısa sürede etkili olan fırtına kentin pek çok noktasında hayatı adeta felç etti.

Süper hücrenin etkisiyle aynı anda bastıran yağmur, dolu, hortum ve fırtına cadde ve sokaklar ile köprü altlarını göle çevirdi.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var 1IHA
Etkili olan yağmur, dolu ve fırtına sonrası çatılar uçtu, dereler taştı, ağaçlar kökünden söküldü. Hortumun da oluştuğu kentte sel meydana gelirken, araçlar zarar gördü.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var 2Anadolu Ajansı
Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezi (TOHM) binasının çatısının uçması sonucu yaralanan 3 kişi hastaneye kaldırıldı.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var 3Anadolu Ajansı
Gaziantep Valiliğinden yağışlarla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Büyükşehir Belediyemiz tarafından tedbirler alınmakta ve çalışmalar devam etmekle birlikte ilimizde etkili olan yoğun yağış ve fırtına nedeniyle Alleben Deresi üzerinde yer yer su taşkınları meydana gelmiştir. Vatandaşlarımızın herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmamaları açısından yağış etkisini kaybedene ve dere akışı normale dönene kadar hem Alleben Deresi hem de diğer dere yataklarına ve su akışının yoğun olduğu bölgelere yakın olan yerlerden uzak durmaları ve dikkatli olmaları gerekmektedir."

Şiddetli rüzgarın etkisiyle Birecik Köprüsü'nde seyir halindeki bir yük kamyoneti yan yattı. Fırtına nedeniyle duba restoranların halatları koparken, bir caminin minaresi yıkıldı. Devrilen ağaçlar ise araçlarda maddi hasara yol açtı.

Fırtına sonucu bir binanın çatısından kopan güneş paneli, otomobilin üzerine devrildi. Kazada otomobilde bulunan Nur Çakmak (22) ağır yaralandı. Vatandaşların ve polislerin çabalarıyla otomobilden güçlükle çıkarılan Çakmak, kaldırıldığı Birecik Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var.

Arnavutköy'de rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina boşaltıldı

İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde şiddetli rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina önlem amaçlı boşaltıldı

03.05.2026 19:45:00
AA
Arnavutköy'de rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina boşaltıldı
Arnavutköy'de rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina boşaltıldı
İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde şiddetli rüzgar nedeniyle minaresi sallanan caminin yakınındaki 2 bina önlem amaçlı boşaltıldı.

Yavuz Selim Mahallesi'ndeki Berat Camisi'nin minaresi şiddetli rüzgarın etkisiyle sallanmaya başladı.

Çevredeki vatandaşların bildirmesi üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Ekipler çevrede güvenlik önlemi alırken, caminin yanındaki 2 bina önlem amaçlı tahliye edildi.

Ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.