logo
28 EYLÜL 2026

"G.Saray'da oynarken F.Bahçeliydim"

Medipol Başakşehir'in takım kaptanı Emre Belözoğlu, bugünlere gelmesinde en büyük vesilenin Galatasaray camiası olduğunu söyledi

10.01.2017 00:00:00
 
Deneyimli futbolcu, hem Galatasaray hem de Fenerbahçe'de forma giymesiyle ilgili, "Çocukluğumda ailem Fenerbahçeli olduğu için Fenerbahçeliydim. Galatasaray altyapısında yetiştim. Galatasaray altyapısında çok ciddi ve iyi bir eğitim aldım. İlk profesyonel hayatıma Galatasaray'da başladım. Bugünlere gelmemde en büyük vesile Galatasaray camiasıdır. Bunu hiçbir zaman inkar etmedim. Bu fazla gündeme gelmese de Galatasaray camiası ve taraftarı tarafından önemli bulunmasa da bunu samimice söylüyorum ama bu çocukluğumda Fenerbahçeli olduğum gerçeğini değiştirmez." ifadelerini kullandı. Galatasaray'da futbol hayatını tamamlamış birçok futbolcunun da geçmişte başka takımları tuttuğunu bildiğini ifade eden Emre, şöyle devam etti: "Bizler profesyonel insanlarız. O gün için Galatasaray'ın başarısı için elimden gelen her şeyi yaptım. 4 yıl üst üste şampiyon olduk, UEFA Kupası ve Süper Kupa'yı kazandık. Ben o taraftarın o dönem için sevdiği bir oyuncuydum. Tercihimden dolayı bana karşı bir sevgisizlik beslediler ama canları sağ olsun. Benim için bir sıkıntı yok. Tabi ki insanların futbolu profesyonel meslek olarak görmeyi unutmamaları gerekiyor. O gün itibarıyla ben böyle bir karar vermiş olabilirim, insanlar katılmayabilir ama saygı duymak zorundadırlar. Bir gün Galatasaray'da oynarken Fenerbahçe'de oynayacağım, Fenerbahçe'de oynarken, Başakşehir'de oynayacağım hiç aklıma gelmezdi. İşte kader dediğimiz olay bu."

"Kocaman'la Fenerbahçe'de çalışmak isterim"
Emre Belözoğlu, Atiker Konyaspor'u çalıştıran Fenerbahçe'nin eski futbolcusu ve teknik direktörü Aykut Kocaman'la şartların oluşması halinde sarı-lacivertli kulüpte çalışmak istediğini kaydetti. Aykut Kocaman için "Çok değerli bir insan." yorumuna yapan Emre, "Aykut Kocaman ile Fenerbahçe'de çalışmak isterim. Aykut Kocaman çok sevdiğim bir büyüğüm. Bir gün böyle bir imkan olursa, o isterse, günün şartları gereği ben de istersem, bu benim için çok büyük bir onur olur. Birbirimizi geç tanısak da geç anlayabilsek de benim için çok değerli bir insan." dedi.

"Kariyerimin en büyük başarısı olur"
Emre, Allah'ın kendisine çok başarılı bir kariyer nasip ettiğini ve bu nedenle her zaman şükrettiğini belirtti. Medipol Başakşehir ile bu sezon başarılı bir dönem geçirdiklerini kaydeden deneyimli futbolcu, şöyle konuştu: "Avrupa kupaları, lig şampiyonlukları, oynadığım liglerde kupalar kazandım. Birçok takımda hep başarılı dönemler geçirdim. Başakşehir'deki şampiyonluk kariyerimin en büyük başarısı olur. Çünkü bu bütçeler ve oyuncu kalitemizi diğer büyük takımlarla kıyasladığımızda çok geride olduğumuzu kabul etmek gerekiyor. O şekilde bana bıraktırırlar mı, ben bırakmak ister miyim, bir şeyleri yaşamadan karar vermek kolay değil. Sezon sonunu bir görelim, ondan sonra karar veririz."

"Futbola devam edeceksem Başakşehir ile olur"
Emre Belözoğlu, ara transfer döneminde Fenerbahçe'den transfer teklifi aldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Deneyimli futbolcu, Başakşehir ile sözleşmesinin sezon sonuna kadar devam ettiğini hatırlatarak, "Sezon sonuna kadar Başakşehir'in sözleşmeli oyuncusuyum. Fenerbahçe'nin bana ulaşmış bir teklifi de yok. Sezon başında, sadece yönetici bir büyüğümüzle bir görüşmem olmuştu. Sayın Başkanımız Göksel Gümüşdağ benim manevi ağabeyimdir, sezon sonunda onunla oturur, konuşuruz. Benim adıma hangisinin doğru olacağı konusunda karar veririz. Sezon sonunda futbola devam edeceksem bu büyük ihtimalle yine Başakşehir ile olur." değerlendirmesinde bulundu. Fenerbahçe'den sportif direktörlük için de bir teklif almadığının altını çizen Emre Belözoğlu, "Henüz böyle bir teklif yok. Fenerbahçe'den ayrıldığım dönemde bana idari bir görev teklif edilmişti ama ben kabul etmemiştim. Bu 1,5 sene önce olan bir olay. Şu an böyle bir şey konuşulmuyor. Teknik direktörlük ve sportif direktörlüğün belirli eğitimleri var. Hiçbir zaman bir yere sadece futbolcu kimliğimle gelmek istemiyorum. Eğitimi almadan yönetici pozisyonunda olmak istemiyorum." şeklinde konuştu. Emre, Çin ve Katar'dan geçmişte çok teklif aldığını kaydederek, "Hali hazırda böyle bir düşüncem yok ama hayat ne getirir bilemeyiz. Sezon sonunda böyle bir teklif olursa oturup değerlendiririz. Şu an Başakşehir'in konsantre olduğumu herkes biliyor. Bir şeyler olmadan konuşmak doğru olmaz. Karşımıza farklı fırsatlar çıkarsa değerlendiririz." diye görüş belirtti.

"Örnek olduk"
Hedefinin Medipol Başakşehir'in başarısı olduğunun altını çizen 36 yaşındaki futbolcu, takımın başarısının ana sebebinin sistemli kulüp yapısından kaynaklandığını söyledi. Emre, Göksel Gümüşdağ ve Abdullah Avcı'yı başarının temel mimarları olarak göstererek, "Küçük paralarla büyük hayalleri gerçekleştirmek isteyenlere örnek olduk. Biz oyuncular da her maça ayrı ayrı konsantre oluyoruz. Takımımız içinde çok değerli oyuncular var. Fenerbahçe, Galatasaray ya da Beşiktaş'taki kadar kaliteli oyuncularımız yok ama ben ilk yarı itibarıyla takım oyununu sistemli bir şekilde onlardan çok daha iyi ortaya koyduğumuzu düşünüyorum." sözlerine yer verdi. Türkiye'de büyük takım taraftarlarının bile kendi takımlarının olmaması durumunda Medipol Başakşehir'in şampiyonluğunu istediğini savunan Belözoğlu, "Diğer takımlardaki arkadaşlarımız, hocalarımız da bizi takdir ediyor ama bizim için çok kolay değil. Artık herkes bizi büyük takım havasıyla karşılıyor, özellikle deplasman maçlarında. Bunun için sistem kadar, kaliteli oyuncuların da ortaya bir şeyler koymasıyla maçları çevirebilirsiniz. İkinci yarıda bizi çok daha zorlu maçlar bekliyor. Biz de buna hazırlanıyoruz." şeklinde konuştu.

"3 Temmuz süreci beni Fenerbahçe'ye daha fazla bağladı"
Ligin 18. haftasında oynayacakları Fenerbahçe karşılaşmasının bir kırılma maçı olmayacağını iddia eden Emre, "Bizim için şu an önemli olan Fenerbahçe değil, Kayserispor maçı. Fenerbahçe'yi yeneriz, yeniliriz bunu bilemem. Herkesin önünde telafi için süre olacaktır. Önemli olan istikrarı devam ettirmemiz. Kayserispor'u da yenersek ilk yarıyı 39 puanla bitirmiş olacağız. Aynı puanı topladığımızda şampiyonluğun gelebileceğine inanıyorum." diye konuştu. "Fenerbahçe kulübüm, camiam." sözlerini kullanan Emre Belözoğlu, "Büyük fotoğrafa baktığımda kendimi Fenerbahçe camiasına çok ait hissettim. 3 Temmuz sürecinden sonra yaşadıklarım beni Fenerbahçe'ye çok daha fazla bağladı. Sokakta da Fenerbahçe taraftarı bana çok büyük teveccüh gösteriyor. Fenerbahçe'ye karşı oynamak benim için kolay değil ama ben Medipol Başakşehir'in bir oyuncusuyum ve onların başarısı için buradayım. Fenerbahçe maçında da sahaya çıkıp elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım. Bir gün futbol bittiğinde yine Fenerbahçe'nin bir taraftarı olarak hayatıma devam edeceğim. Gün gelir çalışma imkanım olursa Fenerbahçe Kulübü içinde çalışmaya devam edeceğim. Bu benim Fenerbahçeli olduğum gerçeğini değiştirmez, çıkıp elimden geleni yapacağım." ifadelerini kullandı.

Emre Belözoğlu, yeni transferleri Egemen ve İrfan Can'ın kendilerine güç katacağına inandığını da söyleyerek, şöyle konuştu: "Egemen çok karakterli bir oyuncu, yıllarca beraber oynadık. Şampiyonluk yaşamış, şampiyonluğu kovalayan takımlarda forma giymiş bir oyuncu. Onun tecrübesine çok ihtiyacımız vardı. Doğru bir transfer olduğunu düşünüyorum. İrfan Can da son dönemde gördüğüm en yetenekli oyunculardan bir tanesi. Kendini geliştireceğini ve burayı basamak olarak kullanıp çok daha iyi takımlara belki de Avrupa'ya gidebilecek bir oyuncuya dönüşmesini istiyorum. O potansiyel onda var. Kulübümüz tarihinin en büyük bonservis bedeli ödenerek transfer oldu. O da bunun bilincinde."

"Arda ve Burak konusu artık kapanmalı"
Deneyimli futbolcu, Arda Turan'ın ve Burak Yılmaz'ın yeniden A Milli Takım'a davet edilmesiyle alakalı olarak ise, "Emre Belözoğlu ismi bu anlamda çok abartıldı. Fatih hocamızın oyuncularına nasıl baktığını çok iyi bilirim. Oyuncularına kızar ama hiçbir zaman kötülüğünü istemez. Geçmişte bana da kızmıştı. Arda ve diğer arkadaşlarımız kendine yakışanı yapmıştır. Milli takıma her sporcu farklı duygular ile gidiyor. Bizler bu ülkenin evlatlarıyız, milli takıma giderken hiçbir zaman başka şeyler düşünüp gitmemişizdir. En çok birliğe ihtiyaç duyduğumuz dönemlerde, kendi değerlerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Arda ve Burak konusu artık kapanmalı." sözlerini kullandı. 18 yaşındaki hırsının devam ettiğini söyleyen ve ruhunun yaşlanmadığını ifade eden 36 yaşındaki futbolcu, "Profesyonel yaşantı olarak, 20-25 yaşımdan çok daha doğru yaşıyorum. Yaşamak da zorundayım. Bu seviyelerde oynamak kolay değil. Bu hırsım her zaman devam edecektir. Halı sahada arkadaşlarımla oynarken de tavla oynarken de yine aynı Emre olacağım. 21. seneme giriyorum 1-2 sene daha oynayabilecek miyim? Ona sezon sonu karar vereceğim." şeklinde konuştu.

"Fenerbahçe'yi tercih ettim"
Emre Belözoğlu, oynadığı deplasman maçlarında rakip taraftarların özellikle kendisine tepki göstermesinin, vermiş olduğu kararlarla ilgili olabileceğini dile getirdi. Özellikle Fenerbahçe'de oynadığı dönemde çok ön planda olduğunun altını çizen Emre, şunları kaydetti: "Vermiş olduğum kararlar her futbolcunun verebileceği kolay kararlar değildi. Geçmişte Galatasaray'da oynadım, belki Türkiye'ye döndüğümde herkes Galatasaray'da oynamamı bekliyordu, Fenerbahçe'yi tercih ettim. Bu kararları almak için bir karakter ortaya koymak gerekiyor. Bu tepkiler vermiş olduğum kararların, aldığım pozisyonun, durumun, sahadaki oyuncu kimliğimin getirdiği şeyler bunlar. Sahadaki oyuncu profilimin eleştirilebilir bir profil olduğunu her zaman söylüyorum."

Barcelona ve Real Madrid'den teklif
Emre Belözoğlu, Abdullah Avcı'nın, "Emre, Barcelona ya da Real Madrid'e gitmeliydi." sözleriyle ilgili olarak ise şu ifadeleri kullandı: "20 yaşında Avrupa'ya gittiğimde o dönem dünya futbolunun en iyi ligi İtalya'ydı. Genelde popüler oyuncular İtalya'yı tercih ediyordu. Inter'le ikinci mukavelemi imzalamadan önce bu saydığımız takımlardan teklifler almıştım zaten. Benim kendi adıma söyleyebileceğim eleştiri, talihsizlik diyeyim ona sakatlıklarımın çok olmasıydı. Bu da fizik yapımla alakalı. Elimden geldiğince İtalya'da, İngiltere'de ve İspanya'da ülke futboluna ve ülkemize hizmet etmeye çalıştım. Sakatlıklar izin verseydi daha uzun seneler kalabilirdim. Daha profesyonel yaşasaydım, daha farklı takımlarda, daha uzun seneler oynayabilirdim."

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.