logo
20 TEMMUZ 2026

Günaydın Talabani!

22.10.2004 00:00:00
 
Irak Kürdistan Yurseverler Birliği (IKYB) lideri Celal Talabani, Irak'ta bozulan güvenlikten ABD ve müttefiklerini sorumlu tuttu. Talabani, Mısır'da yayımlanan El Ahram gazetesine verdiği demeçte,''Bu ciddi tırmanışın arkasında, Amerikan yanlışları ve koalisyon güçlerinin Iraklılara karşı yaptığı saçmalıklar bulunuyor" dedi.

Talabani, Mısır'da yayımlanan El Ahram gazetesine verdiği demeçte,''Bu ciddi tırmanışın arkasında, Amerikan yanlışları ve koalisyon güçlerinin Iraklılara karşı yaptığı saçmalıklar bulunuyor" dedi.

Hiçkimsenin, Amerikan birliklerinin Irak vatandaşlarını alaya almasını ve işkence etmesini kabul edemeyeceğini belirten Talabani, "Iraklıları yere atıp, postallarını kafalarının ve boyunlarının üzerine koyuyorlar. Buna bir de Ebu Garib'teki korkunç şeyleri ekleyin" diye konuştu.

Talabani, Irak'taki geçici hükümetin bu şartlar altında en makulü olduğunu ve ülkenin bazı kesimlerinde otorite kazanmaya başladığını söyledi.

IKYB lideri, hükümetin, seçim konusunda bir politika belirleyebildiği takdirde seçimlerin zamanında yapılabileceğini belirtti.

BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, kalıcı çözümün Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini esas alan adil bir anlayışla mümkün olduğunu vurgulayarak, "Kıbrıs davası dış güçlerin projeleriyle şekillendirilemez" dedi

20.07.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş  Kıbrıs Barış Harekatının 52. yıl dönümünü kutladı.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri, "Kıbrıs Barış Harekâtı, yalnızca bir askeri operasyon değil; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, garantörlük hakkının ve mazlumun yanında olma kararlılığının tarihe vurduğu mührün adıdır" dedi.

Hüseyin Baş'ın mesajı şöyle:

"Kıbrıs Barış Harekâtı, yalnızca bir askeri operasyon değil; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, garantörlük hakkının ve mazlumun yanında olma kararlılığının tarihe vurduğu mührün adıdır.

20 Temmuz 1974'te Mehmetçik, Kıbrıs'a savaş değil; barış, güvenlik ve umut götürmüştür. Bugün Kıbrıs Türkü kendi toprağında özgürce yaşayabiliyorsa, bunun temelinde o tarihi irade vardır.

Kıbrıs meselesi dün olduğu gibi bugün de Türkiye'nin milli davasıdır. Bu dava; uluslararası baskılarla, günübirlik hesaplarla veya dış güçlerin projeleriyle şekillendirilemez. Kalıcı çözüm; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve siyasi iradesini esas alan adil bir anlayışla mümkündür.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda, güçlü, tam bağımsız ve kendi kararlarını kendi veren bir Türkiye; Doğu Akdeniz'de de barışın ve istikrarın en büyük teminatıdır.

Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yıl dönümünü gururla kutluyor; aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor, Kıbrıs Türk halkının Barış ve Özgürlük Bayramı'nı yürekten kutluyorum."


Kıbrıs’ın hürriyet destanı

Akdeniz’in kalbinde Türk varlığını yok etmeye yönelik Enosis hayallerine darbe vuran 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, adadaki soykırım girişimini durdurarak ezber bozdu. Bu tarihi zaferin arkasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çelikten iradesiyle birlikte, ömrünü Kıbrıs Türkünün bağımsızlığına adayan efsanevi lider Rauf Denktaş’ın diplomatik ve askeri dehası yatıyor

20.07.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Kıbrıs’ın hürriyet destanı
Kıbrıs’ın hürriyet destanı
1960 yılında kurulan ortaklık cumhuriyeti, Rum tarafının Türkleri adadan silme ve Yunanistan ile birleşme (Enosis) emelleri yüzünden kısa sürede çöktü. 1963 Kanlı Noel saldırılarıyla başlayan katliamlar, 15 Temmuz 1974'te EOKA-B lideri Nikos Sampson'ın yaptığı faşist darbe ile zirveye ulaştı. Ankara, garantörlük hakkını kullanarak adadaki Türklerin can güvenliğini korumak adına tarihi kararı aldı.

20 Temmuz 1974 sabahı, Başbakan Bülent Ecevit'in "Biz aslında savaş için değil, barış için; yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz" sözleriyle harekât başladı. Türk jandarma komandoları ve paraşütçüleri havadan Kıbrıs topraklarına inerken, deniz piyadeleri Yavuz Çıkarma Plajı'ndan karaya ayak bastı.

İlk aşamada Lefkoşa-Girne hattında güvenli bir koridor oluşturuldu. Cenevre'de yürütülen diplomatik görüşmelerden Rum ve Yunan tarafının oyalama taktikleri nedeniyle sonuç alınamayınca, 14 Ağustos'ta "Ayşe tatile çıksın" şifresiyle İkinci Harekât başlatıldı. Türk ordusu, adanın kuzeyinde bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) sınırlarını oluşturan bölgeyi tamamen güvenceye aldı.

Mücadelenin siyasi dehası: Rauf Denktaş

Kıbrıs Barış Harekâtı askeri bir zafer olmasının ötesinde, arkasında çok güçlü bir siyasi ve diplomatik hazırlık barındırıyordu. Bu hazırlığın mimarı, hayatını Kıbrıs Türk halkının haklarına adayan Rauf Raif Denktaş'tı.

Denktaş, 1950'li yıllardan itibaren Dr. Fazıl Küçük ile birlikte Kıbrıs Türkünün direniş örgütü olan Türk Mukavemet Teşkilatı'nın (TMT) kurulmasında öncü rol üstlendi. Rum çetelerinin baskılarına karşı Türk köylerini örgütleyen Denktaş, halkına yalnızca liderlik etmedi; aynı zamanda bir mücahit olarak sahada bizzat görev aldı.

Diplomatik cephenin yılmaz savunucusu

Harekât öncesinde ve sonrasında Denktaş, uluslararası arenada Kıbrıs Türk halkının sesini duyurmak için adeta zamanla yarıştı. Birleşmiş Milletler (BM) kürsülerinden Londra ve Atina'daki müzakere masalarına kadar her platformda Rum tezlerini çürüttü. Londra'da sürgündeyken bile adaya gizlice sandalla çıkmaya çalışacak kadar büyük bir cesaret sergileyen Denktaş, Kıbrıs Türkünün azınlık statüsüne düşürülmesini engelleyen en büyük set oldu.

1974 zaferinden sonra kurulan Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ve ardından 15 Kasım 1983'te ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucu cumhurbaşkanı oldu. Denktaş, ömrünün son nefesine kadar KKTC'nin bağımsızlığını ve Türkiye'nin adadaki etkin garantörlük hakkını tavizsiz bir şekilde savunmaya devam etti. Bugün Kıbrıs'ta Türk varlığı özgürce devam ediyorsa, bu durum Mehmetçiğin cesareti ve Denktaş'ın adanmış ömrünün ortak eseridir.

Tarih belli oldu; Özgür Özel’in “Yeni Parti” hamlesinde start veriliyor!

CHP’ye ilişkin mutlak butlan kararının ardından yeni yol haritasını hazırlayan CHP lideri Özgür Özel’in, daha önce dile getirdiği, “Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız ” sözlerinin ilk somut adımı 27 Temmuz Pazartesi günü atılıyor

20.07.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
Tarih belli oldu; Özgür Özel’in “Yeni Parti” hamlesinde start veriliyor!
Tarih belli oldu; Özgür Özel’in “Yeni Parti” hamlesinde start veriliyor!
CHP'ye ilişkin mutlak butlan kararının ardından yeni yol haritasını hazırlayan CHP lideri Özgür Özel'in, daha önce dile getirdiği, "Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız " sözlerinin ilk somut adımı 27 Temmuz Pazartesi günü atılıyor. Özel'in öncülüğünde kurulacak partinin kuruluş dilekçesi pazartesi günü İçişleri Bakanlığı'na verilecek. Kuruluş süreci öncesinde Özel'in, yarın gerçekleştirilecek CHP grup toplantısında son kez CHP Grup Başkanı sıfatıyla kürsüye çıkması bekleniyor.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38'inci Kurultayının iptali ve parti yönetimine yönelik mutlak butlan kararı, üzerinden 56 gün geçtikten sonra 17 Temmuz Cuma günü Yargıtay'a ulaştı.

Yargıtay, bugün başlayan adli tatil öncesi dosyayı görüşmediği için Özgür Özel ve kendisini destekleyen milletvekillerinin yeni parti için çalışmaları bugün itibarıyla netlik kazandı. Özel'in "Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız" sözlerinin ilk somut adımı, 27 Temmuz Pazartesi günü atılacak. Edinilen bilgiye göre, Özel'in öncülüğünde kurulacak partinin kuruluş dilekçesi pazartesi günü İçişleri Bakanlığı'na verilecek.

Partinin adının "Yeni Parti" olacağı, kuruluş aşamasında yer alacak Kurucular Kurulu'nun ağırlıklı olarak milletvekillerinden oluşturulacağı öğrenildi.

Yarın son kez CHP grup toplantısı yapacak
Kuruluş süreci öncesinde Özgür Özel'in, yarın gerçekleştirilecek CHP Grup Toplantısı'nda son kez CHP Grup Başkanı sıfatıyla kürsüye çıkması bekleniyor. Özel'in konuşmasında mutlak butlan kararının ardından yaşanan süreci değerlendirmesi ve yeni döneme ilişkin mesajlar vermesi öngörülüyor.

Mutlak butlan kararının ardından yaptığı açıklamalarda mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Özel, parti kurulacağının işaretini "Ya bir yol açacağız ya bir yol bulacağız" diyerek vermişti. Parti kaynakları, kuruluş dilekçesinin verilmesiyle birlikte bu söylemin siyasi karşılığının hayata geçirilmiş olacağını değerlendiriyor.

En az 70 milletvekilinin geçmesi bekleniyor
Özel'in yeni parti için bu hafta bir dizi görüşme gerçekleştirmesi de bekleniyor. 21 Temmuz Salı günkü haftalık grup toplantısının ardından seçilmiş CHP il başkanlarıyla bir araya gelecek olan Özel; 22 Temmuz Çarşamba günü ise PM ve MYK toplantılarına başkanlık edecek. Özel'in bu hafta partisinin milletvekilleriyle de bir araya gelmesi bekleniyor.

Yeni partinin kuruluşunun ardından TBMM'de geniş çaplı bir geçiş süreci yaşanacak. İlk aşamada en az 70 milletvekilinin yeni partiye katılmasının beklendiği ifade ediliyor.

Kuruluş işlemlerinin tamamlanmasının ardından parti yönetimi ve Meclis grubunun oluşturulmasına ilişkin takvim de kamuoyuyla paylaşılacak.

Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan derneğin eski Yönetim Kurulu Üyesi ve Saymanı Hüseyin Küçük ve Fatih Eke'nin emniyet ifadesine ulaşıldı

 

20.07.2026 13:51:00
Anadolu Ajansı
 
Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı
Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde şüpheli Hüseyin Küçük, net tarihini hatırlamadığını, Ahbap Derneği Yönetim Kurulu'nda yer aldığını ve Mayıs 2024'ten sonra da ayrıldığını söyledi.

Derneğin 2022 ile Mayıs 2024 arasında saymanlık görevini yürüttüğünü belirten Küçük, bu süreçte derneğe yapılan bağışların amacına uygun şekilde harcanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için çalıştığını öne sürdü.

Küçük, deprem döneminde bazı günler 50-60 sözleşme düzenleyip imzaladıklarını, yüzlerce alım işlemi gerçekleştirdiklerini anlatarak, alımların piyasa rayicinin altında olduğunu iddia etti. Küçük, denetimlerde de bu malzemelerin deprem bölgesindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığının ortaya konulduğunu savundu.

Ahbap Derneğinin topladığı yardım miktarına ilişkin Küçük, "Bildiğim kadarıyla 4 milyar TL civarında para toplandı. Bu para, depremin ilk gününden itibaren bölgeden gelen ihtiyaçlar çerçevesinde ve özellikle bölgedeki AFAD yetkililerinin, vali ve kaymakamların bize ilettiği ihtiyaç skalasına uygun olarak harcanmış ve deprem bölgesine ulaştırılmıştır." beyanında bulundu.

Küçük, derneğin faaliyetlerinin denetlendiğini öne sürerek, "Hem İstanbul Valiliği hem de İçişleri Bakanlığı tarafından bu süreçleri doğru ve düzgün yaptığımıza dair dernek incelenmiş ve raporlanmıştır. En son 2025 senesinde İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri incelemelerini yapmış, benim dernek yönetiminden ayrıldığım 2024 Mayıs ayı da dahil olmak üzere herhangi bir suistimal ve problem görmemişlerdir." ifadelerini kullandı.

Derneğe yönelik denetim sürecinde herhangi bir yönlendirmesinin bulunmadığını savunan Küçük, depremin ilk günlerinde Ahbap Derneğinin yoğun kamuoyu baskısıyla karşı karşıya kaldığını, bu nedenle yönetim kurulu olarak tedirginlik yaşadıklarını ve sürecin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için derneğin denetlenmesi gerektiğini düşündüklerini ifade etti.

"Bu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca çok sinirlendim"

Derneğin harcamalarının doğru şekilde denetlenmesi amacıyla Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) tarafından anlık denetim yapılmasını talep ettiklerini belirten Küçük, "Bu denetim tabii ki o dönemde çok detaylı bir denetim değildi. Biz gelen paranın doğru harcandığı denetlensin diye kendimiz istedik. Bir de uluslararası denetim olsun istedik. İsmini şu an hatırlamadığım bir şirket de denetime geldi. Bu gelen denetim elemanlarıyla önceden bir tanışıklığımız yoktur." ifadelerini kullandı.

Küçük, çek görüntülerinin telefonunda bulunmasına ilişkin ifadesinde şunları söyledi:

"Biz Ahbap Derneği yönetiminden ayrıldıktan sonra Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi adına Haluk Levent çek çıkartmış. Bu çekler bir sürü kendi ticari alacak verecek meselelerinde kullanılmış. Tabii ben hem avukat olmam hem Ahbap Derneği eski yönetim üyesi olmam ve Haluk Levent'i tanıyan biri olmam sebebiyle o dönemde bu çekleri Haluk Levent'ten alan bazı şahıslar benim numarama bir şekilde ulaşarak, çeklerin ödenmesi alınmayınca çeklerin görüntüsünü bana atarlardı. Ben de bu çeklerle ilgili bir bilgimin olmadığını söylerdim."

Çeklerin alacaklısıyla veya tarafıyla yan yana gelmediğini iddia eden Küçük, "Bu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca çok sinirlendim, hem Haluk Levent'e hem de cirosu olan Yeliz Kaya ile çok esaslı kavgalar ettim. Sadece ve sadece bu olayı doğru bulmadığım için bu tepkiyi gösterdim. Telefonumda bulunan çeklerin bir kısmı, daha sonra bu çekler ödenince Yeliz Kaya tarafından 'Abi bu çekleri toparlıyoruz.' diye bana göndermiş olabilir. Çeklerin kesildiği ve alındığı tarihte ben Ahbap Derneğinde bulunmuyordum." beyanında bulundu.

Küçük, görev yaptığı dönemde Ahbap Derneği Yönetim Kurulunun toplumda saygınlığı bulunan, alanlarında başarılı isimlerden oluştuğunu savunarak, şunları kaydetti:

"2024 Mayıs ayına kadar Yönetim Kurulunun herhangi bir usulsüzlüğe izin vermesi mümkün değildir. Ekonomik durumları iyi, saygınlıkları üst düzey insanlardır. Zaten dosya kapsamında iddia edilen usulsüzlüklerin tamamı 2024 yılı tarihinden sonradır. Yeni Yönetim Kurulundaki kişilerin hepsi Ahbap çalışanlarından oluşturulmuştur. Daha doğrusu biz Yönetim Kurulundan gönderilerek kendisine 'hayır' diyemeyecek çalışanlardan oluşan bir Yönetim Kurulu oluşturmuştur. Olayın aslı budur. İş ve işleyişten anlayan biz deneyimli kişileri uzaklaştırıp, iş ve işleyişten uzak kendi kişisel işlerine hizmet edecek bir dernek yapısı oluşturduktan sonra, derneği kullanarak her türlü çek, senet, gayrimenkul işlerine girmiş ve birçok insanı mağdur etmiştir."

Fatih Eke'nin ifadesi

Şüpheli Fatih Eke de ifadesinde, bir dönem kripto borsası ile pay alım satımıyla ilgilendiğini belirterek, 2023 yılının sonlarına doğru reklam amacıyla kurduğu "Nigella Chain" isimli ekosistemi, Haluk Levent'in satın almak istemesi üzerine 2025 yılının başında kendisine sattığını söyledi.

Haluk Levent'in bu coinin ismini "HLK" olarak değiştirdiğini belirten Eke, "Bu satış ile ilgili Haluk Levent bana çekler verdi. Bu çeklerin de tamamının karşılığını alamadım. Bu konu ile ilgili dava açıldı ve Haluk Levent bu konudan dolayı ceza da almıştı. Bu coinler Türk borsasında yoktu. Zaten Türkiye dışına ve içine de transferi mümkün değildi. Bu işler için ücreti mukabilinde yazılımcı olarak çalışanlarım vardı. Ancak herhangi bir ortağım yoktu. Haluk Levent'e sattıktan sonra bu kripto işleri ile herhangi bir uğraş içerisinde bulunmadım." ifadelerini kullandı.

Şüpheli Eke, Haluk Levent ile coin satışı nedeniyle ticari ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda Yeliz Kaya aracılığıyla hesaplarına miktarını hatırlamadığı tutarlarda para gönderildiğini öne sürerek, kalan ödemenin çek karşılığında yapılmasının kararlaştırıldığını ancak bu tutarın yalnızca bir kısmını tahsil edebildiğini, geri kalanını ise halen alamadığını kaydetti.

Söz konusu satış için toplam 7 milyon dolar karşılığında anlaştıklarını öne süren Eke, kendisine yaklaşık 3 milyon dolar tutarında çek verildiğini, kalan 4 milyon doların ise yaklaşık 1 milyon dolarlık kısmının nakit ve banka hesabı üzerinden gönderildiğini ifade etti.

Eke, ifadesinde şunları söyledi:

"(Haluk Levent) Benim Ahbap Derneği için Hatay Samandağ'da bir okul yapmamı istemişti. Adı da Nigella Sörf Merkezi idi. Projeyi satın alınca 1,5 milyon dolar da okul için bu satış hesabında kendisi (Haluk Levent) düşüş yaptı. Geriye kalan 1,5 milyon dolar da yazılımcı ve diğer teknik tarafa borcum vardı. Bunları ödeyeceğini söyledi ama ödemedi. Ben kullandığım çeklerden ödenmeyen kısmını, kullandığım kişiler benden tahsil etmek istedi. Bu nedenle zor durumda kaldım. Bana küçük küçük paralar gönderiyordu. Bu sebepten dolayı işlerim zarar gördü. Ayrıca okul projesi de parası benden kesilmiş olmasına rağmen atıl kaldı. Ben okulun yapılmamasını öne sürerek parasını istediğimde de 250 bin dolar civarında ödeme yaptı. 'Üstünü de istemiyorum yeter ki bana vermiş olduğun çekleri öde.' dedim."

Eke, kendi hesabından Yeliz Kaya'ya gönderilen paraların, Haluk Levent'in kendi şirketinin reklam yüzü olması nedeniyle Levent'in talimatıyla Kaya'nın hesabına aktarıldığını öne sürdü.

Şüpheli Fatih Eke, "Haluk Levent ile aramızda bir ticari ilişki gerçekleşmiştir ve bu ticari ilişkiden kaynaklı da mağdur olmuşumdur. Benim Ahbap Derneği ile herhangi bir bağlantım yoktur. Suçsuzum ve mağdurum." beyanında bulundu. 

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü İzmir'de törenle kutlandı

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla İzmir'de tören düzenlendi

 


20.07.2026 13:50:00
Anadolu Ajansı
 
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü İzmir'de törenle kutlandı
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü İzmir'de törenle kutlandı

Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen törene, İzmir Vali Yardımcısı Nusret Şahin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Gökhan Çelik, Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkan Vekili Albay Ali Ercan Şahin, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay ve gaziler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Başkonsolosluğu, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilciliği, Türkiye Muharip Gaziler Derneği ile Kıbrıs Türk Kültür Derneği tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu.

KKTC İzmir Başkonsolos Vekili Alpbuğra Bahadır Gültekin, 20 Temmuz'un Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin en şanlı sayfası olduğunu vurguladı.

Gültekin, "20 Temmuz, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı zulme, tecride ve yok edilme tehlikesine karşı Mehmetçik ile Mücahit'in kol kola, omuz omuza yazdığı destansı bir özgürlük mücadelesinin mihenk taşıdır." dedi.

Türkiye'nin garantörlük hakkını kullanarak adaya müdahalede bulunduğu hatırlatan Gültekin, "Pladini Plajı'na azimle karaya ayak basan, Gönyeli semalarından çelik bir iradeyle süzülen ve Atak Tepe'de canı pahasına geçit vermez bir duvar ören Türk askeri, Kıbrıs'ın kaderini o gün yeniden çizmiştir. Anavatan Türkiye her dönemde olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının güvenliği, refahı ve uluslararası toplumda hak ettiği yeri alabilmesi için çabalarını sürdürmektedir." ifadelerini kullandı.

"Bugünleri gördüğüm için çok mutluyum"

İzmir Müze Gemiler Müdürlüğü tarafından yıl dönümü kapsamında "Kıbrıs Şafakta Parlayan Hürriyet Sergisi" ziyarete açıldı.

Gazilerin de yer aldığı protokol üyeleri, Kıbrıs Barış Harekatı'nı anlatan resimleri inceledi.

Kıbrıs Gazisi Hüseyin Özçelik, resimleri gördükçe o günü tekrar yaşadığını, gururlu olduğunu belirtti.

Gazilerden Ahmet Dilşeker de Kıbrıs'a tüm insanlığa barış getirmek için gittiklerini belirterek, "Bugünleri gördüğüm için çok mutluyum. O kadar çok gururluyum ki anlatamam. Aynı 52 yıl önce olduğu gibi o duygularla şimdi buradayım." diye konuştu.

Harekatta astsubay olarak görev yapan gazilerden Recep Arslan ise dizinde şehit olan çavuşu unutamadığını anlatarak, "Dizimde son nefesini verdi. O, hep gözümün önünde ne zaman hatırlasam gözlerim yaşarır. Allah rahmet eylesin. Kıbrıs'a 3 kez gittim. Her gidişimde Kıbrıs'ı devletleşmiş olarak gördüm. Zaman geçtikçe Kıbrıs bir devlet oldu. Ondan da gurur duydum." ifadelerini kullandı.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'deki "mutlak butlan" dosyasını Yargıtay'a gönderdi. Adli tatil öncesi son iş gününde Yargıtay kararı bozarsa Özgür Özel yönetimi dönecek; onarsa Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi görevde kalıp Eylül'den itibaren kurultay takvimini işletecek

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'deki "mutlak butlan" dosyasını Yargıtay'a gönderdi. Adli tatil öncesi son iş gününde Yargıtay kararı bozarsa Özgür Özel yönetimi dönecek; onarsa Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi görevde kalıp Eylül'den itibaren kurultay takvimini işletecek

20.07.2026 10:58:00
Haber Merkezi
 
  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'deki "mutlak butlan" dosyasını Yargıtay'a gönderdi. Adli tatil öncesi son iş gününde Yargıtay kararı bozarsa Özgür Özel yönetimi dönecek; onarsa Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi görevde kalıp Eylül'den itibaren kurultay takvimini işletecek
  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'deki "mutlak butlan" dosyasını Yargıtay'a gönderdi. Adli tatil öncesi son iş gününde Yargıtay kararı bozarsa Özgür Özel yönetimi dönecek; onarsa Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi görevde kalıp Eylül'den itibaren kurultay takvimini işletecek
Türkiye bugün siyasetin en kritik günlerinden birini yaşayacak. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin (BAM) CHP'deki "mutlak butlan" davasına ilişkin dosyayı Yargıtay'a göndermesiyle temyiz süreci resmen başladı. Yargıtay'ın karar verebilmesi için ise önünde yalnızca bir iş günü bulunuyor.

Yargıtay'ın BAM'ın mutlak butlan kararını bozması halinde, Özgür Özel yönetiminin CHP'de yeniden göreve dönmesinin önü açılabilecek. Yargıtay'ın dosyayı onaması durumunda ise mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu görevini sürdürecek. Bu durumda, Merkez Yönetim Kurulu'nun aldığı karar doğrultusunda kurultay sürecinin eylül ayında başlatılması bekleniyor.

Yargıtay'dan bugün karar çıkmaması halinde dosyanın 1 Eylül sonrasına kalması bekleniyor. Böyle bir durumda daha önce açıklanan takvim doğrultusunda Özgür Özel ve ekibinin yeni siyasi oluşumun kuruluşunu kamuoyuna duyuracağı belirtiliyor.

Yargıda "toplu izin kullanımı" anlamına gelen adli tatil bugün başlıyor. Tatil süresince adliyelerde görev yapacak nöbetçi mahkemeler, tutuklusu bulunan ve acil nitelik taşıyan davalara bakacak. Diğer davalarda ise yeni adli yılın başlamasına kadar yargılamalara ara verilecek.

Yüksek yargı organları Danıştay ve Yargıtay'da da nöbetçi heyetler görev yapacak. Danıştay'daki nöbetçi heyet esastan karar veremeyecek, yalnızca yürütmenin durdurulması taleplerini karara bağlayabilecek. Yargıtay'da ise hukuk ve ceza olmak üzere iki nöbetçi daire görev yapacak. Nöbetçi ceza dairesi, tutuklu sanıklarla ilgili dosyalara bakacak.

İzmit Belediyesi operasyon: Belediye başkanı ve eşi gözaltına alındı

İzmit Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, eşi Murat Hürriyet ve CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan'ın da bulunduğu 31 şüpheli hakkında 5 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. Şüphelilere "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlamaları yöneltiliyor

20.07.2026 09:10:00 / Güncelleme: 20.07.2026 10:41:06
İHA
 
İzmit Belediyesi operasyon: Belediye başkanı ve eşi gözaltına alındı
İzmit Belediyesi operasyon: Belediye başkanı ve eşi gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli ifadeleri, etkin pişmanlık beyanları ve gizli tanık anlatımları doğrultusunda İzmit Belediye Başkanlığının düzenlediği bazı ihaleler mercek altına alındı.

Adli sürecin, belediye tarafından düzenlenen ihalelerde usulsüzlük yapıldığına yönelik bulgular üzerine başlatıldığı öğrenildi.



Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre; ihaleyi kazanan firmalar ile ihaleye teklif veren firmaların belediye yetkilileriyle akrabalık ilişkilerinin bulunduğu ve belediye ile iş yapan firmalardan komisyon adı altında para alındığı iddiaları yer alıyor. Ayrıca, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'in eşi Murat Hürriyet'in ihale süreçleri, personel alımları ve kadro belirlemelerinde doğrudan bağlantısının bulunduğu öne sürülüyor.



5 ilde eş zamanlı operasyon



Söz konusu tespitler üzerine savcılık talimatıyla, şüpheliler hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından İzmit, İstanbul, Ankara, Antalya ve Kırıkkale olmak üzere 5 ilde bugün eş zamanlı operasyon başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çok yönlü ve titizlikle sürdürülen operasyonda haklarında işlem yapılan ve aralarında belediye bürokratları, siyasi parti temsilcileri ile firma yetkililerinin bulunduğu 31 şüphelinin isimleri ve unvanları şu şekilde sıralandı:
Fatma Kaplan Hürriyet - İzmit Belediye Başkanı
Murat Hürriyet - Belediye Başkanı Eşi
Ömer A. - İzmit Belediyesi Bekaş Genel Müdürü
Gökhan Ercan - CHP İzmit İlçe Başkanı
Leyla K. - İhale Sorumlusu
Seyhan Ö. - Mali İşler Müdürü
Hamit İlker U. - Meclis Üyesi, Harita Mühendisi
Nusret Ömürhan Y. - Özel Kalem
Figan Ç. - Eski Ruhsat Müdürü
Burak G. - Fen İşleri Müdürü
Engin E. - Eski Küçükçekmece Belediye Başkan Aday Adayı
Mehmet E. - Destek Hizmetleri Müdürü
Hakan O. - Bekaş Bando Şefi
İrfan C. - Başkan Şoförü
Hüseyin D. - Eski Zabıta Komiseri
Özlem Kırma D. - Satın Alma İşleri Müdür Yardımcısı
Yusuf K. - Rem Peyzaj İnşaat Taahhüt Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
Demet I. - Şahıs Firması
Zekiye Köstekli O. - Tasfiye Hâlinde Özek Prodüksiyon ve Danışmanlık Tic. Ltd. Şti.
Adem O. - Yenibifikir Temizlik İlaçlama ve Taahhüt Sanayi Tic. Ltd. Şti.
Fatih Y. - YK Turizm Otomotiv ve İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti.
Kenan Y. - YK Turizm Otomotiv ve İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti.
Yasin O. - Zirvetur Araç Kiralama Tic. Ltd. Şti.
Remzi G. - Nursel Asfalt Nakliyat İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
Çetin S. - MDS İşletmecilik Çevre ve Sağlık Sanayi Tic. A.Ş.
Ramazan K. - Kırıcılar İnşaat Tarım ve Hayvancılık Peyzajcılık Sanayi Tic. Ltd. Şti.
Yüksel K. - Uygar Asfalt İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
Cemil Ç. - Bekaş Bilişim Bayındırlık İnşaat Özel Sağlık Eğitim Enerji Gıda Turizm Sanayi ve Tic. A.Ş.
Ali Han Ü. - DBSA İnşaat Hırdavat Müşavirlik Petrol Sanayi Tic. Ltd. Şti.
Nihat Ö. - Arı Pazarlama Hırdavat Taahhüt
Selin Evren Özoğlu - Avukat


28 kişi gözaltına alındı 



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında alınan şüpheli ifadeleri, etkin pişmanlık ifadeleri ve gizli tanık beyanları doğrultusunda yürütülen çalışmalar sonucu İzmit Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen bazı ihaleler incelendi.

İnceleme sonucu İzmit Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen ihalelerde, ihaleyi kazanan firmalar ile ihaleye teklif veren firmaların belediye yetkilileriyle akrabalık ilişkilerinin bulunduğu, belediye ile iş yapan firmalardan komisyon adı altında para alındığı, belediye başkanının eşinin ise ihale süreçleri, personel alımları ve kadro belirlemelerinde doğrudan bağlantısının bulunduğu yönündeki tespitler üzerine adli süreç başlatıldı.
 
Bu kapsamda, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve belediye başkanının eşi Murat Hürriyet'in aralarında bulunduğu toplam 31 kişi hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından Antalya, Kırıkkale, İzmit, İstanbul ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve belediye başkanının eşi Murat Hürriyet'in de bulunduğu 28 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

 

İstanbul'da çete operasyonu: 37 gözaltı

İstanbul'da organize suç örgütüne yönelik yapılan operasyonda aralarında gümrük muhafaza memuru, zabıt katibi, denetimli serbestlik memuru, avukat ve polis gibi kamu görevlilerin de bulunduğu 37 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

20.07.2026 09:08:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da çete operasyonu: 37 gözaltı
İstanbul'da çete operasyonu: 37 gözaltı
İstanbul'da organize suç örgütüne yönelik yapılan operasyonda aralarında gümrük muhafaza memuru, zabıt katibi, denetimli serbestlik memuru, avukat ve polis gibi kamu görevlilerin de bulunduğu 37 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile yapılan ortak çalışmalarda çetelere karşı yeni bir operasyon başlattı.



İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde ve uluslararası alanda faaliyet gösteren, liderliğini yurtdışında bulunan bir şüphelinin yaptığı organize silahlı suç örgütüne yönelik daha önce yürütülen operasyonda yakalanan 2 şüpheliye ait dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde suç içerikli yazışmalar tespit edilmiş, bu kapsamda 19 Şubat tarihinde bir operasyon gerçekleştirilmişti. O tarihte yapılan operasyonu genişleten polis, yeni deliller ve belgeler ışığında bu sabah geniş çaplı bir operasyon daha gerçekleştirdi.

Devam eden soruşturmada elde edilen HTS, MASAK, log kayıtları ve diğer deliller doğrultusunda; suç örgütüyle bağlantısı bulunan şüphelilerin yakalanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarında gümrük muhafaza memuru, zabıt katibi, denetimli serbestlik memuru, avukat ve polis gibi kamu görevlilerin de bulunduğu 37 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüpheliler sorgulanmak üzere İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne götürüldü. Operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

KKTC'de Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü törenleri başladı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC), Kıbrıs Türk halkını özgürlüğe ve güvenliğe kavuşturan 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü dolayısıyla törenler başladı

20.07.2026 00:35:00
AA
 
KKTC'de Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü törenleri başladı
KKTC'de Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü törenleri başladı

KKTC'de "20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı" olarak kutlanılan Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünde başkent Lefkoşa'da 21 pare top atışı yapıldı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, kamu yayıncısı Bayrak Radyo Televizyon Kurumu'nda (BRT) bayram konuşması yaptı.

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kapsamında Kıbrıs Türkü'nün Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük ile Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ın anıt mezarlarında törenler düzenlendi.

Törenlere Cumhurbaşkanı Erhürman, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bazı bakanlar, askeri yetkililer ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

Girne'deki Boğaz Şehitliği'nde yapılan törende Erhürman anıt özel defterine şunları yazdı:

"20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 52'nci yılında, Kıbrıs Türk halkının varlığını, özgürlüğünü ve onurunu korumak uğruna verdiğiniz büyük mücadelenin önünde saygıyla eğiliyor, sizleri rahmet, minnet ve sonsuz şükranla anıyorum.

Sizler, Kıbrıs Türk halkının başı dik ve güven içinde yaşayabilmesi için canınızı feda ettiniz. Kıbrıs Türk halkı, sizlerin ve kahraman gazilerimizin fedakarlıklarını hiçbir zaman unutmayacaktır. Bizlere düşen en büyük görev, emanetinizi aynı kararlılıkla korumak ve çocuklarımıza barışın, adaletin ve güvenin hakim olduğu bir gelecek bırakmaktır."

Anıt özel defterine yazdığı yazıda, mücadelelerinin bu topraklarda bir daha acıların yaşanmaması, hiçbir çocuğun geleceğinden mahrum kalmaması ve halkın onuru ile yaşaması için olduğunu belirten Erhürman, şehitlerin manevi huzurunda saygı ile eğildiğini ifade etti. 

Adalet Bakanı Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009'da hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğünü açıkladı

19.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Adalet Bakanı Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması
Adalet Bakanı Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Paylaşımında Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma, milletimizin vicdanında derin iz bırakmış dosyalardan biridir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından çok yönlü yürütülen soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında işlem yapılmış; 27 şüpheli gözaltına alınmış, bunlardan 19'u tutuklanmış, 8'i hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Diğer 2 şüpheli ise cezaevinde tutuklu bulunmaktadır. Dosyada FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasına, örgütsel irtibatlara, 15 Temmuz Darbe Girişiminin baş aktörlerinden Adil Öksüz bağlantısına, ByLock yazışmalarına ve çok sayıda şüphelinin geçmişte FETÖ kapsamında işlem görmüş olmasına ilişkin hususlar titizlikle değerlendirilmektedir. Bu dosya, yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil; devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ'nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosyadır. Yargı makamlarımız, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir örgütlü yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmeyecektir. Bu vesile ile bir kez daha soruşturmayı titizlikle yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturma sürecinden görev alan tüm kamu görevlilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.