logo
21 TEMMUZ 2026

Hacı adayları dikkat!

14.07.2001 00:00:00
 
Bakanlıkararası Hac ve Umre Kurulu, İstanbul'da yaptığı toplantıda, hacı adaylarını taşıyacak olan otobüslerin modellerine de sınırlama getirdi. Buna göre, en fazla 6 yıllık otobüsler kutsal topraklara gidecek ve araçlarda 40'dan fazla kişi taşınamayacak. Karayolunu seçen hacı adayları, seyahat yapmalarına engel olmadığını gösteren bir rapor ile sağlık durumlarının belgeleyecekler. Hacı adayları sağlık raporunu, tam teşekküllü bir hastaneden alacaklar. Rapor, daha önce hac sağlık ekibinde görev yapmış olan ve bölgeyi iyi bilen doktorların bulunduğu komisyonlardan alınabilecek.

Hacıları taşıyacak araçların modeli en fazla 6 yıllık olacak. Araçlar, yolun uzun olması nedeniyle 40'dan fazla yolcu taşıyamayacak. Bu kararı, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yanı sıra A Grubu Seyahat Acentaları uygulayacak.

BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, kalıcı çözümün Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini esas alan adil bir anlayışla mümkün olduğunu vurgulayarak, "Kıbrıs davası dış güçlerin projeleriyle şekillendirilemez" dedi

20.07.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş  Kıbrıs Barış Harekatının 52. yıl dönümünü kutladı.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri, "Kıbrıs Barış Harekâtı, yalnızca bir askeri operasyon değil; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, garantörlük hakkının ve mazlumun yanında olma kararlılığının tarihe vurduğu mührün adıdır" dedi.

Hüseyin Baş'ın mesajı şöyle:

"Kıbrıs Barış Harekâtı, yalnızca bir askeri operasyon değil; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, garantörlük hakkının ve mazlumun yanında olma kararlılığının tarihe vurduğu mührün adıdır.

20 Temmuz 1974'te Mehmetçik, Kıbrıs'a savaş değil; barış, güvenlik ve umut götürmüştür. Bugün Kıbrıs Türkü kendi toprağında özgürce yaşayabiliyorsa, bunun temelinde o tarihi irade vardır.

Kıbrıs meselesi dün olduğu gibi bugün de Türkiye'nin milli davasıdır. Bu dava; uluslararası baskılarla, günübirlik hesaplarla veya dış güçlerin projeleriyle şekillendirilemez. Kalıcı çözüm; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve siyasi iradesini esas alan adil bir anlayışla mümkündür.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda, güçlü, tam bağımsız ve kendi kararlarını kendi veren bir Türkiye; Doğu Akdeniz'de de barışın ve istikrarın en büyük teminatıdır.

Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yıl dönümünü gururla kutluyor; aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor, Kıbrıs Türk halkının Barış ve Özgürlük Bayramı'nı yürekten kutluyorum."


Kıbrıs’ın hürriyet destanı

Akdeniz’in kalbinde Türk varlığını yok etmeye yönelik Enosis hayallerine darbe vuran 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, adadaki soykırım girişimini durdurarak ezber bozdu. Bu tarihi zaferin arkasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çelikten iradesiyle birlikte, ömrünü Kıbrıs Türkünün bağımsızlığına adayan efsanevi lider Rauf Denktaş’ın diplomatik ve askeri dehası yatıyor

20.07.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Kıbrıs’ın hürriyet destanı
Kıbrıs’ın hürriyet destanı
1960 yılında kurulan ortaklık cumhuriyeti, Rum tarafının Türkleri adadan silme ve Yunanistan ile birleşme (Enosis) emelleri yüzünden kısa sürede çöktü. 1963 Kanlı Noel saldırılarıyla başlayan katliamlar, 15 Temmuz 1974'te EOKA-B lideri Nikos Sampson'ın yaptığı faşist darbe ile zirveye ulaştı. Ankara, garantörlük hakkını kullanarak adadaki Türklerin can güvenliğini korumak adına tarihi kararı aldı.

20 Temmuz 1974 sabahı, Başbakan Bülent Ecevit'in "Biz aslında savaş için değil, barış için; yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz" sözleriyle harekât başladı. Türk jandarma komandoları ve paraşütçüleri havadan Kıbrıs topraklarına inerken, deniz piyadeleri Yavuz Çıkarma Plajı'ndan karaya ayak bastı.

İlk aşamada Lefkoşa-Girne hattında güvenli bir koridor oluşturuldu. Cenevre'de yürütülen diplomatik görüşmelerden Rum ve Yunan tarafının oyalama taktikleri nedeniyle sonuç alınamayınca, 14 Ağustos'ta "Ayşe tatile çıksın" şifresiyle İkinci Harekât başlatıldı. Türk ordusu, adanın kuzeyinde bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) sınırlarını oluşturan bölgeyi tamamen güvenceye aldı.

Mücadelenin siyasi dehası: Rauf Denktaş

Kıbrıs Barış Harekâtı askeri bir zafer olmasının ötesinde, arkasında çok güçlü bir siyasi ve diplomatik hazırlık barındırıyordu. Bu hazırlığın mimarı, hayatını Kıbrıs Türk halkının haklarına adayan Rauf Raif Denktaş'tı.

Denktaş, 1950'li yıllardan itibaren Dr. Fazıl Küçük ile birlikte Kıbrıs Türkünün direniş örgütü olan Türk Mukavemet Teşkilatı'nın (TMT) kurulmasında öncü rol üstlendi. Rum çetelerinin baskılarına karşı Türk köylerini örgütleyen Denktaş, halkına yalnızca liderlik etmedi; aynı zamanda bir mücahit olarak sahada bizzat görev aldı.

Diplomatik cephenin yılmaz savunucusu

Harekât öncesinde ve sonrasında Denktaş, uluslararası arenada Kıbrıs Türk halkının sesini duyurmak için adeta zamanla yarıştı. Birleşmiş Milletler (BM) kürsülerinden Londra ve Atina'daki müzakere masalarına kadar her platformda Rum tezlerini çürüttü. Londra'da sürgündeyken bile adaya gizlice sandalla çıkmaya çalışacak kadar büyük bir cesaret sergileyen Denktaş, Kıbrıs Türkünün azınlık statüsüne düşürülmesini engelleyen en büyük set oldu.

1974 zaferinden sonra kurulan Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ve ardından 15 Kasım 1983'te ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucu cumhurbaşkanı oldu. Denktaş, ömrünün son nefesine kadar KKTC'nin bağımsızlığını ve Türkiye'nin adadaki etkin garantörlük hakkını tavizsiz bir şekilde savunmaya devam etti. Bugün Kıbrıs'ta Türk varlığı özgürce devam ediyorsa, bu durum Mehmetçiğin cesareti ve Denktaş'ın adanmış ömrünün ortak eseridir.

Tarih belli oldu; Özgür Özel’in “Yeni Parti” hamlesinde start veriliyor!

CHP’ye ilişkin mutlak butlan kararının ardından yeni yol haritasını hazırlayan CHP lideri Özgür Özel’in, daha önce dile getirdiği, “Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız ” sözlerinin ilk somut adımı 27 Temmuz Pazartesi günü atılıyor

20.07.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
Tarih belli oldu; Özgür Özel’in “Yeni Parti” hamlesinde start veriliyor!
Tarih belli oldu; Özgür Özel’in “Yeni Parti” hamlesinde start veriliyor!
CHP'ye ilişkin mutlak butlan kararının ardından yeni yol haritasını hazırlayan CHP lideri Özgür Özel'in, daha önce dile getirdiği, "Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız " sözlerinin ilk somut adımı 27 Temmuz Pazartesi günü atılıyor. Özel'in öncülüğünde kurulacak partinin kuruluş dilekçesi pazartesi günü İçişleri Bakanlığı'na verilecek. Kuruluş süreci öncesinde Özel'in, yarın gerçekleştirilecek CHP grup toplantısında son kez CHP Grup Başkanı sıfatıyla kürsüye çıkması bekleniyor.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38'inci Kurultayının iptali ve parti yönetimine yönelik mutlak butlan kararı, üzerinden 56 gün geçtikten sonra 17 Temmuz Cuma günü Yargıtay'a ulaştı.

Yargıtay, bugün başlayan adli tatil öncesi dosyayı görüşmediği için Özgür Özel ve kendisini destekleyen milletvekillerinin yeni parti için çalışmaları bugün itibarıyla netlik kazandı. Özel'in "Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız" sözlerinin ilk somut adımı, 27 Temmuz Pazartesi günü atılacak. Edinilen bilgiye göre, Özel'in öncülüğünde kurulacak partinin kuruluş dilekçesi pazartesi günü İçişleri Bakanlığı'na verilecek.

Partinin adının "Yeni Parti" olacağı, kuruluş aşamasında yer alacak Kurucular Kurulu'nun ağırlıklı olarak milletvekillerinden oluşturulacağı öğrenildi.

Yarın son kez CHP grup toplantısı yapacak
Kuruluş süreci öncesinde Özgür Özel'in, yarın gerçekleştirilecek CHP Grup Toplantısı'nda son kez CHP Grup Başkanı sıfatıyla kürsüye çıkması bekleniyor. Özel'in konuşmasında mutlak butlan kararının ardından yaşanan süreci değerlendirmesi ve yeni döneme ilişkin mesajlar vermesi öngörülüyor.

Mutlak butlan kararının ardından yaptığı açıklamalarda mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Özel, parti kurulacağının işaretini "Ya bir yol açacağız ya bir yol bulacağız" diyerek vermişti. Parti kaynakları, kuruluş dilekçesinin verilmesiyle birlikte bu söylemin siyasi karşılığının hayata geçirilmiş olacağını değerlendiriyor.

En az 70 milletvekilinin geçmesi bekleniyor
Özel'in yeni parti için bu hafta bir dizi görüşme gerçekleştirmesi de bekleniyor. 21 Temmuz Salı günkü haftalık grup toplantısının ardından seçilmiş CHP il başkanlarıyla bir araya gelecek olan Özel; 22 Temmuz Çarşamba günü ise PM ve MYK toplantılarına başkanlık edecek. Özel'in bu hafta partisinin milletvekilleriyle de bir araya gelmesi bekleniyor.

Yeni partinin kuruluşunun ardından TBMM'de geniş çaplı bir geçiş süreci yaşanacak. İlk aşamada en az 70 milletvekilinin yeni partiye katılmasının beklendiği ifade ediliyor.

Kuruluş işlemlerinin tamamlanmasının ardından parti yönetimi ve Meclis grubunun oluşturulmasına ilişkin takvim de kamuoyuyla paylaşılacak.

Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan derneğin eski Yönetim Kurulu Üyesi ve Saymanı Hüseyin Küçük ve Fatih Eke'nin emniyet ifadesine ulaşıldı

 

20.07.2026 13:51:00
Anadolu Ajansı
 
Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı
Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde şüpheli Hüseyin Küçük, net tarihini hatırlamadığını, Ahbap Derneği Yönetim Kurulu'nda yer aldığını ve Mayıs 2024'ten sonra da ayrıldığını söyledi.

Derneğin 2022 ile Mayıs 2024 arasında saymanlık görevini yürüttüğünü belirten Küçük, bu süreçte derneğe yapılan bağışların amacına uygun şekilde harcanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için çalıştığını öne sürdü.

Küçük, deprem döneminde bazı günler 50-60 sözleşme düzenleyip imzaladıklarını, yüzlerce alım işlemi gerçekleştirdiklerini anlatarak, alımların piyasa rayicinin altında olduğunu iddia etti. Küçük, denetimlerde de bu malzemelerin deprem bölgesindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığının ortaya konulduğunu savundu.

Ahbap Derneğinin topladığı yardım miktarına ilişkin Küçük, "Bildiğim kadarıyla 4 milyar TL civarında para toplandı. Bu para, depremin ilk gününden itibaren bölgeden gelen ihtiyaçlar çerçevesinde ve özellikle bölgedeki AFAD yetkililerinin, vali ve kaymakamların bize ilettiği ihtiyaç skalasına uygun olarak harcanmış ve deprem bölgesine ulaştırılmıştır." beyanında bulundu.

Küçük, derneğin faaliyetlerinin denetlendiğini öne sürerek, "Hem İstanbul Valiliği hem de İçişleri Bakanlığı tarafından bu süreçleri doğru ve düzgün yaptığımıza dair dernek incelenmiş ve raporlanmıştır. En son 2025 senesinde İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri incelemelerini yapmış, benim dernek yönetiminden ayrıldığım 2024 Mayıs ayı da dahil olmak üzere herhangi bir suistimal ve problem görmemişlerdir." ifadelerini kullandı.

Derneğe yönelik denetim sürecinde herhangi bir yönlendirmesinin bulunmadığını savunan Küçük, depremin ilk günlerinde Ahbap Derneğinin yoğun kamuoyu baskısıyla karşı karşıya kaldığını, bu nedenle yönetim kurulu olarak tedirginlik yaşadıklarını ve sürecin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için derneğin denetlenmesi gerektiğini düşündüklerini ifade etti.

"Bu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca çok sinirlendim"

Derneğin harcamalarının doğru şekilde denetlenmesi amacıyla Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) tarafından anlık denetim yapılmasını talep ettiklerini belirten Küçük, "Bu denetim tabii ki o dönemde çok detaylı bir denetim değildi. Biz gelen paranın doğru harcandığı denetlensin diye kendimiz istedik. Bir de uluslararası denetim olsun istedik. İsmini şu an hatırlamadığım bir şirket de denetime geldi. Bu gelen denetim elemanlarıyla önceden bir tanışıklığımız yoktur." ifadelerini kullandı.

Küçük, çek görüntülerinin telefonunda bulunmasına ilişkin ifadesinde şunları söyledi:

"Biz Ahbap Derneği yönetiminden ayrıldıktan sonra Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi adına Haluk Levent çek çıkartmış. Bu çekler bir sürü kendi ticari alacak verecek meselelerinde kullanılmış. Tabii ben hem avukat olmam hem Ahbap Derneği eski yönetim üyesi olmam ve Haluk Levent'i tanıyan biri olmam sebebiyle o dönemde bu çekleri Haluk Levent'ten alan bazı şahıslar benim numarama bir şekilde ulaşarak, çeklerin ödenmesi alınmayınca çeklerin görüntüsünü bana atarlardı. Ben de bu çeklerle ilgili bir bilgimin olmadığını söylerdim."

Çeklerin alacaklısıyla veya tarafıyla yan yana gelmediğini iddia eden Küçük, "Bu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca çok sinirlendim, hem Haluk Levent'e hem de cirosu olan Yeliz Kaya ile çok esaslı kavgalar ettim. Sadece ve sadece bu olayı doğru bulmadığım için bu tepkiyi gösterdim. Telefonumda bulunan çeklerin bir kısmı, daha sonra bu çekler ödenince Yeliz Kaya tarafından 'Abi bu çekleri toparlıyoruz.' diye bana göndermiş olabilir. Çeklerin kesildiği ve alındığı tarihte ben Ahbap Derneğinde bulunmuyordum." beyanında bulundu.

Küçük, görev yaptığı dönemde Ahbap Derneği Yönetim Kurulunun toplumda saygınlığı bulunan, alanlarında başarılı isimlerden oluştuğunu savunarak, şunları kaydetti:

"2024 Mayıs ayına kadar Yönetim Kurulunun herhangi bir usulsüzlüğe izin vermesi mümkün değildir. Ekonomik durumları iyi, saygınlıkları üst düzey insanlardır. Zaten dosya kapsamında iddia edilen usulsüzlüklerin tamamı 2024 yılı tarihinden sonradır. Yeni Yönetim Kurulundaki kişilerin hepsi Ahbap çalışanlarından oluşturulmuştur. Daha doğrusu biz Yönetim Kurulundan gönderilerek kendisine 'hayır' diyemeyecek çalışanlardan oluşan bir Yönetim Kurulu oluşturmuştur. Olayın aslı budur. İş ve işleyişten anlayan biz deneyimli kişileri uzaklaştırıp, iş ve işleyişten uzak kendi kişisel işlerine hizmet edecek bir dernek yapısı oluşturduktan sonra, derneği kullanarak her türlü çek, senet, gayrimenkul işlerine girmiş ve birçok insanı mağdur etmiştir."

Fatih Eke'nin ifadesi

Şüpheli Fatih Eke de ifadesinde, bir dönem kripto borsası ile pay alım satımıyla ilgilendiğini belirterek, 2023 yılının sonlarına doğru reklam amacıyla kurduğu "Nigella Chain" isimli ekosistemi, Haluk Levent'in satın almak istemesi üzerine 2025 yılının başında kendisine sattığını söyledi.

Haluk Levent'in bu coinin ismini "HLK" olarak değiştirdiğini belirten Eke, "Bu satış ile ilgili Haluk Levent bana çekler verdi. Bu çeklerin de tamamının karşılığını alamadım. Bu konu ile ilgili dava açıldı ve Haluk Levent bu konudan dolayı ceza da almıştı. Bu coinler Türk borsasında yoktu. Zaten Türkiye dışına ve içine de transferi mümkün değildi. Bu işler için ücreti mukabilinde yazılımcı olarak çalışanlarım vardı. Ancak herhangi bir ortağım yoktu. Haluk Levent'e sattıktan sonra bu kripto işleri ile herhangi bir uğraş içerisinde bulunmadım." ifadelerini kullandı.

Şüpheli Eke, Haluk Levent ile coin satışı nedeniyle ticari ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda Yeliz Kaya aracılığıyla hesaplarına miktarını hatırlamadığı tutarlarda para gönderildiğini öne sürerek, kalan ödemenin çek karşılığında yapılmasının kararlaştırıldığını ancak bu tutarın yalnızca bir kısmını tahsil edebildiğini, geri kalanını ise halen alamadığını kaydetti.

Söz konusu satış için toplam 7 milyon dolar karşılığında anlaştıklarını öne süren Eke, kendisine yaklaşık 3 milyon dolar tutarında çek verildiğini, kalan 4 milyon doların ise yaklaşık 1 milyon dolarlık kısmının nakit ve banka hesabı üzerinden gönderildiğini ifade etti.

Eke, ifadesinde şunları söyledi:

"(Haluk Levent) Benim Ahbap Derneği için Hatay Samandağ'da bir okul yapmamı istemişti. Adı da Nigella Sörf Merkezi idi. Projeyi satın alınca 1,5 milyon dolar da okul için bu satış hesabında kendisi (Haluk Levent) düşüş yaptı. Geriye kalan 1,5 milyon dolar da yazılımcı ve diğer teknik tarafa borcum vardı. Bunları ödeyeceğini söyledi ama ödemedi. Ben kullandığım çeklerden ödenmeyen kısmını, kullandığım kişiler benden tahsil etmek istedi. Bu nedenle zor durumda kaldım. Bana küçük küçük paralar gönderiyordu. Bu sebepten dolayı işlerim zarar gördü. Ayrıca okul projesi de parası benden kesilmiş olmasına rağmen atıl kaldı. Ben okulun yapılmamasını öne sürerek parasını istediğimde de 250 bin dolar civarında ödeme yaptı. 'Üstünü de istemiyorum yeter ki bana vermiş olduğun çekleri öde.' dedim."

Eke, kendi hesabından Yeliz Kaya'ya gönderilen paraların, Haluk Levent'in kendi şirketinin reklam yüzü olması nedeniyle Levent'in talimatıyla Kaya'nın hesabına aktarıldığını öne sürdü.

Şüpheli Fatih Eke, "Haluk Levent ile aramızda bir ticari ilişki gerçekleşmiştir ve bu ticari ilişkiden kaynaklı da mağdur olmuşumdur. Benim Ahbap Derneği ile herhangi bir bağlantım yoktur. Suçsuzum ve mağdurum." beyanında bulundu. 

DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası’na hareket etti

DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası’na hareket etti

20.07.2026 12:29:00
Haber Merkezi
 
 DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası’na hareket etti
 DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası’na hareket etti
DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na hareket etti.

DEM Parti Basın Bürosu tarafından yapılan açıklamada, heyetin Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştireceği bildirildi.

Görüşmenin içeriğine ve heyetin dönüş saatine ilişkin henüz bilgi paylaşılmadı.

Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasına ilişkin 10 şüpheli adliyede

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 10 şüpheli adliyeye sevk edildi

20.07.2026 09:03:00
AA
 
Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasına ilişkin 10 şüpheli adliyede
Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasına ilişkin 10 şüpheli adliyede

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş, Ersin Gökgün ve Özgür Ömer Güner'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Operasyon

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz'da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.

Şüphelilerden 1'i emniyetteki işlemlerinin ardından bırakılırken, adliyeye sevk edilen 25 şüpheliden aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 14'ü tutuklanmış, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 4'ünün tutuklanmasına, 8'i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Böylece soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 18'e yükselmişti.

Soruşturma kapsamında, derneğin ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştu.

Ayrıca soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı. 

KKTC'de Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü törenleri başladı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC), Kıbrıs Türk halkını özgürlüğe ve güvenliğe kavuşturan 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü dolayısıyla törenler başladı

20.07.2026 00:35:00
AA
 
KKTC'de Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü törenleri başladı
KKTC'de Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü törenleri başladı

KKTC'de "20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı" olarak kutlanılan Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünde başkent Lefkoşa'da 21 pare top atışı yapıldı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, kamu yayıncısı Bayrak Radyo Televizyon Kurumu'nda (BRT) bayram konuşması yaptı.

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kapsamında Kıbrıs Türkü'nün Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük ile Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ın anıt mezarlarında törenler düzenlendi.

Törenlere Cumhurbaşkanı Erhürman, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bazı bakanlar, askeri yetkililer ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

Girne'deki Boğaz Şehitliği'nde yapılan törende Erhürman anıt özel defterine şunları yazdı:

"20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 52'nci yılında, Kıbrıs Türk halkının varlığını, özgürlüğünü ve onurunu korumak uğruna verdiğiniz büyük mücadelenin önünde saygıyla eğiliyor, sizleri rahmet, minnet ve sonsuz şükranla anıyorum.

Sizler, Kıbrıs Türk halkının başı dik ve güven içinde yaşayabilmesi için canınızı feda ettiniz. Kıbrıs Türk halkı, sizlerin ve kahraman gazilerimizin fedakarlıklarını hiçbir zaman unutmayacaktır. Bizlere düşen en büyük görev, emanetinizi aynı kararlılıkla korumak ve çocuklarımıza barışın, adaletin ve güvenin hakim olduğu bir gelecek bırakmaktır."

Anıt özel defterine yazdığı yazıda, mücadelelerinin bu topraklarda bir daha acıların yaşanmaması, hiçbir çocuğun geleceğinden mahrum kalmaması ve halkın onuru ile yaşaması için olduğunu belirten Erhürman, şehitlerin manevi huzurunda saygı ile eğildiğini ifade etti. 

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli'den Yunanistan'a tepki: Batı Trakya'da Türk azınlık okullarının kapatılması Lozan Antlaşması'nın ihlalidir

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk azınlığına ait sekiz ilkokulu daha kapatmasını kınayarak, kararın Lozan Barış Antlaşması'nın ihlali olduğunu belirtti ve Atina'yı uluslararası yükümlülüklerine uymaya çağırdı

19.07.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli'den Yunanistan'a tepki: Batı Trakya'da Türk azınlık okullarının kapatılması Lozan Antlaşması'nın ihlalidir
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli'den Yunanistan'a tepki: Batı Trakya'da Türk azınlık okullarının kapatılması Lozan Antlaşması'nın ihlalidir
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk azınlığına ait sekiz ilkokulu daha kapatmasını kınayarak, kararın Lozan Barış Antlaşması'nın ihlali olduğunu belirtti ve Atina'yı uluslararası yükümlülüklerine uymaya çağırdı.

Keçeli, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Yunanistan'ın, öğrenci sayısının yetersizliği bahanesiyle Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait sekiz ilkokulu kapatma kararını kınıyoruz. Bu son kararla birlikte Azınlık ilkokullarının sayısı 76'ya düşürülmüştür. İskeçe 1'inci Türk Azınlık İlkokulu'nda birinci sınıfa kayıtlarda yeni engellerin çıkarılması da Batı Trakya Türk Azınlığı'nın eğitim haklarının aşındırılmasına yönelik sistematik uygulamaların bir diğer örneğidir. Bu baskıcı karar ve uygulamalar, Lozan Barış Antlaşması hükümlerinin ihlali niteliğindedir.

Batı Trakya Türk Azınlığı'yla ilgili hak ihlallerini tespit eden uluslararası mahkeme kararlarını ve başlıca Avrupa kurumlarının tavsiyelerini uygulamaktan kaçınan Yunanistan'ı bir kez daha azınlık ve temel insan haklarına ilişkin ahdi yükümlülükleri doğrultusunda hareket etmeye davet ediyoruz. Türkiye, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın hak ve hukuk mücadelesini kararlılıkla desteklemeye devam edecektir."

İyi Parti Genel Başkanı Dervişoğlu'ndan KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'a ziyaret

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti

19.07.2026 20:40:00
Haber Merkezi
 
İyi Parti Genel Başkanı Dervişoğlu'ndan KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'a ziyaret
İyi Parti Genel Başkanı Dervişoğlu'ndan KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'a ziyaret
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Erhürman, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 52'nci yıl dönümü dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan İyi Parti Genel Başkanı Dervişoğlu ve beraberindeki heyet ile görüştü.

Erhürman, ziyaretten memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Dervişoğlu da Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünde, KKTC'de bulunmaktan dolayı mutluluk duyduklarını söyledi.

Konuk heyet ziyarette Erhürman'a hediye verdi.

Haliç’te tur teknesi köprü ayağına çarptı; denize düşen personelin cesedi bulundu

Haliç’te Atatürk Köprüsü’nün altından geçiş yaparken köprü ayağına çarpan tur teknesindeki gemi personeli Yasin Konya (32), dengesini kaybederek denize düştü

19.07.2026 20:20:00
Haber Merkezi
 
Haliç’te tur teknesi köprü ayağına çarptı; denize düşen personelin cesedi bulundu
Haliç’te tur teknesi köprü ayağına çarptı; denize düşen personelin cesedi bulundu
Haliç'te Atatürk Köprüsü'nün altından geçiş yaparken köprü ayağına çarpan tur teknesindeki gemi personeli Yasin Konya (32), dengesini kaybederek denize düştü. Denizde arama çalışmaları başlatan ekipler Konya'nın cesedini buldu. Cenaze, Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Olay, saat 10.30 sıralarında Fatih Atatürk Köprüsü üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mehmet P. yönetimindeki 'Hero' isimli tur teknesi Haliç'ten Eminönü istikametine ilerlemeye başladı. Tekne Atatürk Köprüsü'nün altından geçtiği sırada manevra yapamadı; ardından da iskele kısmından köprü ayağına çarptı. Çarpmanın etkisiyle teknenin baş kısmında bulunan gemi personeli Yasin Konya dengesini kaybederek denize düştü.

İhbar üzerine olay yerine Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleriyle Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi. Ekipler, denize düşen gemi personelini bulmak için bölgede su üstü ve su altı arama çalışması başlattı. Çalışmalarda Yasin Konya'nın cansız bedenine ulaşıldı. Konya'nın cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.