logo
28 EYLÜL 2026

"Hakem arada kalacak gibi gözüküyor"

Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, "Başakşehir maçının getirisi 3 puan olduysa Beşiktaş galibiyetinin getirisi en az 10 puan olacak gibi gözüküyor" dedi.

23.02.2018 00:00:00
 
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, "Başakşehir maçının getirisi 3 puan olduysa Beşiktaş galibiyetinin getirisi en az 10 puan olacak gibi gözüküyor" dedi.

Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, bugün yapılan Beşiktaş maçı hazırlıkları öncesinde basın mensuplarıyla bir sohbet toplantısı gerçekleştirdi. İlk dört yılının Sakaryaspor'da geçtiğini ifade eden Kocaman, "O dönemde gençtik ve bu kadar göz önünde değildik. Yaptıklarım ve yapamadıklarımla 30-31 yıldır vitrindeki insanlardan biriyim. Hesap kitaplarla işi olmayan, evden işe işten eve giden bir insanım. Ancak söylediğim şeyler de göz çıkaracak kadar göze batan şeyler. 2010-2011 sezonunda ilk yarının son 3 maçında 3 tane maç skoru değiştiren penaltılar verildi. O zaman bir gazeteci ile yaptığım sohbetin yayımlanması benim çok ağrıma gitmiş ve beni çok üzmüştü. Bundan çok da utanmıştım. İki kişinin arasındaki konuşmayı izinsiz yazmak hoş değildi. Sonuçlarında Şenol Güneş'in ertesi gün yaptığı basın toplantısında muazzam bir atak geldi. Demek ki bir yere temas etmişiz. Basın toplantısında inanılmaz bir şekilde üstten bakan bir tavır vardı. Sınırlarını aşan, ağır bir basın toplantısı yapmıştı. Şimdi de fotoğraf çok net ortada. Son 2-3 yıldır ligin panoramasına bakılabilir. Ben baktığım zaman her şey o kadar aleni gözüküyor ki. Çok net bir fotoğraf var ama hemen hemen herkes bunu kabullenmiş gibi gözüküyor. Ancak ben itiraz ediyorum. Hiç kimsenin hakkında gözüm yok. Öbür taraftan da çalışıp çabalıyoruz, insanlara saygılı davranıyoruz. Kimsenin hakkımı yemesini istemiyorum. Bu kadar basit" diye konuştu.

"KİMSENİN HAKKIMIZI YEMESİNİ İSTEMİYORUM"

Futbolun zor ve yaşam sınırında oynanan oyunlardan bir tanesi olduğunu dile getiren Aykut Kocaman, "Her kafa vuruşu bir travma. Her ayağın topa sokulması, ciddi bir sakatlık riski barındırıyor. Temasın çok yüksek olduğu oyunlardan bir tanesi. Nabzın 200'leri geçtiği bir oyun. Bu oyunda hakemlerin hak denen şeye riayet etmesini istiyorum. Sorumluluğunu duyduğum takımım adına kimseden bir gram bir şey istediğim yok. Doğal, hatalar lehimize ve aleyhimize olacaktır ancak oyunların şeklini çevirecek hareketlere ne pahasına olursa olsun tahammülüm yok. Bunu yapabildiğim kadar seslendirmeye çalışacağım. Yarın bizim lehimize de olursa aynı şeyi seslendireceğimize söz veriyorum. Bizim lehimize güçle de yaşayamam. Bu, içselleştirdiğim bir şey. Kimsenin hakkında gözüm yok, kimsenin de hakkımızı yemesini istemiyorum" şeklinde konuştu.

"HAKEM ARADA KALACAK GİBİ GÖZÜKÜYOR"

Derbide iki takımın da durumunun düşünüldüğünde hakemin kim olursa olsun arada kalacağını dile getiren Kocaman, "Bazı takımların lehine iyi yönetildiği zaman hakemlere ne oluyor, bazı takımların da aleyhine yönettiği zaman neler oluyor? Esas güç dengeleri burada oluşuyor. Buraya bakmak lazım. 2015-2016 sezonunda Beşiktaş ile oynadığımız ve 2-0 kazandığımız derbiden sonra Cüneyt Çakır, Beşiktaş'ın hiçbir derbisini yönetmedi. Karşılaşmanın hemen ardından yapılan açıklamalara bakarsanız asıl fotoğrafı görebilirsiniz ve Cüneyt Çakır'ın neden Beşiktaş'ın hiçbir derbisini yönetemediğini anlarsınız. Her zamanki iyi niyetimle, insanlara duyduğum sonsuz güvenle sahaya çıkacağız. Hakemin sosyal çevresinin, ailesinin olduğunu, ondan beklentilerin olabileceğini bilerek, eğilmeden ve bükülmeden mesleki yanlışlar dışında doğru karar vermek için çaba göstereceğine inanıyorum. Her zamanki sonsuz güven duygumla maça böyle bakacağım. Umarım hiç kimsenin hakkına art niyet olmadan, kast edilmeden oynanan ve hak edenin kazandığı bir oyun olur" ifadelerini kullandı.

"TEMELDEKİ SORUN DEĞİŞEMEZ"

Futbolda temeldeki sorunların değişemeyeceğini söyleyen tecrübeli teknik adam, "Temel sorun, güvensizlik üzerine inşa edilmiş. Bu güvensizliğin oluşmasının öncesinde onlarca yıl var. Bunu kökünden değiştirme şansına sahip değiliz. Hakemler de maç aldıkları sürece onore ediliyor ve kazanıyorlar. A takımının maçlarını yönetirkenki davranışlarından sonra ödül veya ceza, B takımınınkilerden de farklı ceza veya ödüle götürmeyecek bir düzene doğru gitmeli. Galatasaray uzun zamandır bu tip söylemlerde bulunmuyordu ama onlar da başladı. Ortada gözüken bir fotoğraf var. O güçlerin bizim bunun farkında olduğumuzu bilmeleri çok önemli. Kamuoyu da bu bilince sahip olursa bu kadar fütursuz bir şekilde yapılmayacağını düşünüyorum. Artık çok fütursuz hale geldi. Biraz daha dengelenmesinde fayda var" dedi.

"BAŞAKŞEHİR GALİBİYETİ AVANTAJ SAĞLADI"

Başakşehir galibiyetinin, fikstürün dönüşü açısında pek çok avantaj sağladığı gibi takıma güven tazelediğini de belirten Kocaman, "Ondan sonra kağıt üstünde göreceli olarak avantajlı gibi gözüken bir durum söz konusu olacak. Pazar günkü maçta en büyük getirisi, kazanacağımız 3 puandan fazla olacak. Başakşehir maçından getirisi 3 puan olduysa, Beşiktaş galibiyetinin getirisi en az 10 puan olacak gibi gözüküyor. Beşiktaş'ı istekli, mutlak kazanmak zorunda olduğu maçta yenebilmenin getirdiği haz duygusu ve camianın geç kalmış da olsa hedefe doğru kilitlenme güdüsü olacak" açıklamasını yaptı.

"ŞENOL GÜNEŞ YANIMA GELMEZSE..."

'Şenol Güneş yanınıza gelmeyecekmiş. Bununla ilgili tavrınız ne olacak?' sorusuna cevap veren Aykut Kocaman, "Bana çeşitli yakıştırmalar yapılıyor ama duygularını çok net gösteren bir insanım. 2010-2011 sezonunda Fenerbahçe - Trabzonspor maçında ben gitmemiştim ama hoca gelmişti. O zaman 'Beni mahçup etmişti' demiştim. Ben o zaman kendi adıma bir tepki koymuştum. Oraya misafir olarak gideceğiz. Ev sahibinin tutumuna bağlı" diye konuştu.

"Şenol Güneş yanınıza gelmezse siz gider misiniz?" şeklindeki soru üzerine, "Bunu yapabileceğimi düşünmüyorum" dedi.

"AMACIMIZ 34. HAFTA SONUNDA ÖNDE OLMAK"

Temel amaçlarının 34. hafta sonunda önde olmak olduğunu vurgulayan 52 yaşındaki teknik direktör, "Puan ortalaması geçen sezonlara göre biraz daha aşağıdan seyrediyor. Bundan sonra kalan 12 haftada artacağından emin değilim. Kuvvetli kadrolar var. İçeride, dışarıda şampiyonluğa oynayan takımların puan almasını önleyen takımlar var. Puan ortalamasının düşük olacağını söyleyebiliriz. Ne zaman öne geçeceğimizi söyleyemem" değerlendirmesini yaptı.

"EN TUTKULU FENERBAHÇE TARAFTARI"

"Bu ülkenin en tutkulu taraftarı Fenerbahçeliler" diyen Kocaman, "Bu aynı zamanda tepkiselliği de getiriyor. Birkaç senedir taraftarın takıma karşı tepkisi var. Ben geldikten sonra taraftar bize ciddi bir kredi verdi. Vardar maçındaki düşük halimiz onları çok kırdı ama en büyük kırılma Kayserispor maçında oldu. Şu anda yapabileceğimiz şey, özellikle son haftalardaki oyunların sayısını fazlalaştırmak. Onların takıma sunduğu kredi ve güveni artırabilmek. Beşiktaş maçıyla güçlü oyunumuzu tekrar taraftara gösterebilmek. Sonraki haftalar bir nevi şampiyonluk adımları olacak. O ortamı sağlamak bizim elimizde. Bunun için çaba göstereceğiz. Taraftara bir serzenişte bulunmanın anlamı yok" diye konuştu.

"BAYERN MAÇI İLE DERBİYİ İLİŞKİLENDİRMEDİM"

Bayern Münih - Beşiktaş maçı ile derbi maçı çok fazla ilişkilendirmediğini dile getiren Kocaman, "Beşiktaş ile ilgili olarak önümüzde son 2 yıl var. Vodafone Park'taki maç sonuçları ve oyun şekli var. Şampiyonlar Ligi'nde olmak isteyen Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Başakşehir gibi takımların geçiş yeri lig. Bayern Münih karşılaşmasındaki skorun, oyunun veya eksik kalmanın olumlu ya da olumsuz etkisi bu maçta 10 dakika sürer. 10. dakikadan sonra sonra her şey doğal seyrine döner. Biz o doğal seyirde neler olabileceğini hesaplamaya çalışıyoruz. Beşiktaş açısından bu maç, kırılma maçı olarak gözüküyor" şeklinde konuştu.

"JANSSEN'İN DIŞINDA EKSİK OYUNCUMUZ YOK"

Valbuena'nın kasığıyla ilgili bir problemi olduğunu ama sıkıntının maça yansımayacağını söyleyen Aykut Kocaman, "İsmail bu hafta her antrenmana çıktı. Geçen hafta sakatlığı olduğu için değil antrenman eksiğini kapatması için kadroya almamıştım. Skrtel, dün yüzde 100 antrenmana çıktı. Yarınki antrenmandan sonra kendisiyle konuşacağız. O görüşmeye göre kadroya alacağız. Mehmet Ekici, antrenmanlara çıkıyor. Beşiktaş maçının kadrosunda yer alacak" dedi.

"YENMEK ZORUNDAYIZ"

Beşiktaş maçını kazanmak zorunda olduklarını anlatan Kocaman, "Maç stratejisi oluşturacağız. Sonuçta uygulayıcılar oyuncular. Başakşehir maçında mükemmel uyguladılar. Yapabildiklerini gösterdiler. Karşımızda da son 2 yılın şampiyonu Beşiktaş var. Kayba hiç tahammülleri yok. Onların maça odaklanmalarını görebiliyorum. Yüzde 100 kazanmak için oynayacağız. Sahadaki sınırlar içinde bütün hesaplarımızı ona göre yapıyoruz. Mümkün olduğu kadar ibrenin bize dönmesini sağlamaya çalışacağız ama oradan kaybetmeden dönmek de çok kötü sonuç olmaz. Temel stratejimiz kazanmak üzerine olacak" açıklamasında bulundu.

"FUTBOLU İYİ VE GÜZEL OYUNLA NİTELENDİRMİYORUM"

Futbolu iyi ve güzel oyunla nitelendirmediğini söyleyen Kocaman, "Kazanan takımlar var. Kazanmak için doğruları yapan takımlar var. Ligde doğru oynayan takımlar var ama bence üstteki takımlar içinde en doğru oyunu Başakşehir ve Fenerbahçe oynuyor" ifadelerini kullandı.

"İLK YARIDAKİ BEŞİKTAŞ MAÇINI BİR KEZ DAHA İZLEDİM"

Dün akşam tesadüfen ilk yarıdaki Beşiktaş maçını bir kez daha izlediğini belirten Kocaman, şöyle konuştu: "Hakem hatalarından yakınması gereken bizmişiz. Bunu bir kere daha gördüm. Beşiktaş'ı hakem hatasıyla değil, çok net bir şekilde hakemle değil hakkımızla yenmişiz. Yine Vodafone Park'a gideceğiz. Çok değerli bir rakiple karşılaşacağız ve hakkımızla yenmek için bütün gücümüzü ortaya koyacağız."

"GERGİN ATMOSFERİ OLUŞTURACAK TAKIM BİZ OLMAYACAĞIZ"

Kocaman, gergin atmosferi oluşturacak takımın kendileri olmayacağını vurgulayarak, "Ne benim öyle bir niyetim ve arzum var ne de oyuncularımın. Eğer buraya doğru götürülürse ona da karşı duracak gücümüz var. Derbiyle alakalı en zor iş hakemlerin olacak. Ondan sonra da teknik direktörlerin işi zor" dedi.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.