logo
19 EYLÜL 2026

Haliç’te tur teknesi köprü ayağına çarptı; denize düşen personelin cesedi bulundu

Haliç’te Atatürk Köprüsü’nün altından geçiş yaparken köprü ayağına çarpan tur teknesindeki gemi personeli Yasin Konya (32), dengesini kaybederek denize düştü

19.07.2026 20:20:00
Haber Merkezi
 
Haliç’te tur teknesi köprü ayağına çarptı; denize düşen personelin cesedi bulundu
Haliç’te tur teknesi köprü ayağına çarptı; denize düşen personelin cesedi bulundu
Haliç'te Atatürk Köprüsü'nün altından geçiş yaparken köprü ayağına çarpan tur teknesindeki gemi personeli Yasin Konya (32), dengesini kaybederek denize düştü. Denizde arama çalışmaları başlatan ekipler Konya'nın cesedini buldu. Cenaze, Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Olay, saat 10.30 sıralarında Fatih Atatürk Köprüsü üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mehmet P. yönetimindeki 'Hero' isimli tur teknesi Haliç'ten Eminönü istikametine ilerlemeye başladı. Tekne Atatürk Köprüsü'nün altından geçtiği sırada manevra yapamadı; ardından da iskele kısmından köprü ayağına çarptı. Çarpmanın etkisiyle teknenin baş kısmında bulunan gemi personeli Yasin Konya dengesini kaybederek denize düştü.

İhbar üzerine olay yerine Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleriyle Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi. Ekipler, denize düşen gemi personelini bulmak için bölgede su üstü ve su altı arama çalışması başlattı. Çalışmalarda Yasin Konya'nın cansız bedenine ulaşıldı. Konya'nın cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine operasyon: 201 kişi gözaltında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, yürütülen İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine yönelik operasyonda, hakkında çalışma yürütülen 248 şahıstan 201'i gözaltına alındı. Gözaltına alınan 201 kişinin 45'inin yabancı ülke vatandaşı olduğu, yabancı uyrukluların ise 20 farklı ülke vatandaşından oluştuğu belirlendi

19.09.2026 12:04:00
İHA
 
İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine operasyon: 201 kişi gözaltında
İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine operasyon: 201 kişi gözaltında
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) İstanbul Bölge Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine yönelik operasyon gerçekleştirildi.

Operasyon kapsamında hakkında çalışma yürütülen 248 şahıstan 201'i gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin uyruk bilgilerine ilişkin yapılan incelemede, 201 kişiden 45'inin yabancı ülke vatandaşı olduğu tespit edildi.

Yabancı uyruklu 45 şüphelinin 20 farklı ülke vatandaşından oluştuğu belirlendi. Buna göre gözaltına alınanlar arasında 9 İsrail, 11 Pakistan vatandaşı bulunurken, Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya ve Fas uyruklu 2'şer kişinin olduğu öğrenildi.

Öte yandan gözaltı listesinde Kazakistan, Filipinler, İran, Çin, Lübnan, Filistin, Meksika, Mısır, Mozambik, Arjantin ve Bangladeş uyruklu birer kişinin de bulunduğu kaydedildi.

9 İsrail vatandaşının isimleri belli oldu

Operasyon kapsamında gözaltına alınan 9 İsrail vatandaşının ise Anton Bihun, Ceni Caen, Hamsa Güneyli, İlker Hason, Karolin Hason, Sami Tovim, Yako Benhabib, Jak Levi ve Amid Ygal olduğu belirtildi.

Böylece operasyon kapsamında gözaltına alınan 201 kişinin 45'inin yabancı ülke vatandaşı olduğu, yabancı uyruklu şüphelilerin ise toplam 20 farklı ülke vatandaşından oluştuğu öğrenildi.

İzmir'de 'galerici' görünümlü tefeci şebekesine operasyon

İzmir'de galericilik faaliyeti adı altında vatandaşlara yüksek faizle borç para verip, silah zoruyla senet imzalatarak yağma yaptıkları iddia edilen 10 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi. Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerden 8'i yakalanırken, 2'sinin cezaevinde olduğu belirlendi. Operasyonda 2 milyon TL nakit para ve çok sayıda silah ele geçirildi

19.09.2026 11:54:00 / Güncelleme: 19.09.2026 11:57:51
İHA
 
İzmir'de 'galerici' görünümlü tefeci şebekesine operasyon
İzmir'de 'galerici' görünümlü tefeci şebekesine operasyon
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından tefecilik suçuna yönelik geniş çaplı bir çalışma başlatıldı. Edinilen bilgiye göre, Otokent bölgesinde galericilik faaliyeti adı altında araç alım-satımı izi oluşturarak vatandaşlara yüksek faiz karşılığında borç para verdikleri değerlendirilen bir şebeke tespit edildi.

25'in üzerinde mağdur

Emniyet güçlerince gerçekleştirilen teknik ve fiziki takip, saha araştırmaları ve ilgili kurumlar nezdinde yapılan incelemeler sonucunda; şebeke üyelerinin çok sayıda vatandaşa yüksek faizle borç verdiği, alacaklarını tahsil etmek için mağdurları tehdit edip zorla senet imzalattıkları ve bazı mağdurlara yönelik silahla yağma eylemlerinde bulundukları ortaya çıktı. Yürütülen kapsamlı çalışmalar neticesinde 25'in üzerinde mağdur tespit edildi.



Eş zamanlı operasyonla yakalandılar

Elde edilen deliller doğrultusunda, haklarında gözaltı kararı verilen 10 şüpheliye yönelik operasyon düğmesine basıldı. Şüphelilerden 2'sinin farklı suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlenirken, 1 şüpheli Mersin'de yakalanarak İzmir'e getirildi. Diğer 7 şüpheli ise İzmir'de düzenlenen eş zamanlı baskınlarla gözaltına alındı.

Şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında yapılan aramalarda adeta küçük bir cephanelik ve ciddi miktarda nakit para bulundu. Yapılan aramalarda 6 adet ruhsatsız tabanca, bu tabancalara ait çok sayıda fişek, mağdurlara zorla imzalatıldığı değerlendirilen çok sayıda çek ve senet ile yaklaşık 2 milyon TL nakit paraya el konuldu.

Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi.

İddia ne?

‘Suikast hazırlığı’ iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında mahkeme ara kararını verdi. 8’i tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada 6 sanık tahliye edildi

19.09.2026 11:47:00
Haber Merkezi
 
İddia ne?
İddia ne?
'Suikast hazırlığı' iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında mahkeme ara kararını verdi. 8'i tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada 6 sanık tahliye edildi. Selahattin Yılmaz ve Cem Duman'ın tutukluluğu ise devam etti. Duruşma 5 Ekim'e ertelendi.

Aziz İhsan Aktaş'a yönelik silahlı saldırı hazırlığı yapıldığı iddiasıyla açılan davada ilk duruşma tamamlandı. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada 8'i tutuklu 19 sanık hakim karşısına çıktı.

Mahkeme, tutuklu sanıklardan Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz ve Özgür Kılıç'ın tahliyesine karar verdi.

Mahkeme, davanın iki önemli sanığı Selahattin Yılmaz ile Cem Duman'ın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Dava 5 Ekim 2026 tarihine ertelendi.

İddia ne?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Selahattin Yılmaz'ın liderliğini, avukat Cem Duman'ın ise yöneticiliğini yaptığı öne sürülen silahlı bir suç örgütünün Aziz İhsan Aktaş'a yönelik saldırı hazırlığında olduğu iddia ediliyor.

İddianameye göre saldırı hazırlığı, operasyon nedeniyle gerçekleşmeden teşebbüs aşamasında kaldı.

Savcılık, Yılmaz hakkında "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma" ve "tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından ceza talep ediyor. Cem Duman hakkında da örgüt yöneticiliği kapsamında benzer suçlamalar bulunuyor.

Dosyanın kilit noktası: "Opet Aziz İhsan Aktaş" mesajı

Soruşturmanın dikkat çeken delillerinden biri, iddianamede yer verilen bir WhatsApp mesajı.

Savcılık, Mehmet Tuğlu'nun 5 Şubat 2025'te Selahattin Yılmaz'a "Opet Aziz İhsan Aktaş" şeklinde mesaj gönderdiğini ve ertesi gün ikili arasında telefon görüşmesi yapıldığını belirtiyor.

Savcılık bu mesajlaşmayı saldırı hazırlığına ilişkin deliller arasında değerlendiriyor. Ancak Selahattin Yılmaz duruşmada mesajın suikast hazırlığıyla ilgisi olmadığını savundu.

Yılmaz'a göre mesaj, Aktaş'ın etkin pişmanlıktan yararlanarak ifade vermesinden aylar önce gönderilmişti. Yılmaz, Aktaş'ın daha sonra itirafçı olacağını o tarihte bilmesinin mümkün olmadığını söyleyerek suçlamayı reddetti.

Aktaş: "Şikayetçiyim"

Davanın müştekisi Aziz İhsan Aktaş ise mahkemede saldırı iddiasının operasyon nedeniyle tamamlanamadığını savundu.

Aktaş, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler nedeniyle hedef haline getirildiğini, kendisi ve ailesine yönelik silahlı saldırı hazırlığı bulunduğunun kendisine bildirildiğini söyledi.

Aktaş, sanıklardan şikayetçi olduğunu ve sorumluların cezalandırılmasını istedi.

Sanıklar suçlamaları kabul etmiyor

Duruşmada sanıkların önemli bölümü suçlamaları reddetti.

Emekli polis memuru Adem Kuru, Aktaş'ı hayatında görmediğini ve kendisiyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını söyledi.

Cem Çebi de Aktaş'ı tanımadığını, herhangi bir emir veya talimat almadığını savundu.

Bu savunmaların ardından mahkemenin 6 sanık hakkında tahliye kararı vermesi, dosyanın ilerleyen aşamalarında delillerin nasıl değerlendirileceği konusundaki tartışmayı da büyüttü. Şimdi gözler 5 Ekim'de

Renkler hastalık habercisi olabilir


 
 
Birçok hastalıkta vücudumuzun renkleri değişir. Hatta birçok hastalığın ilk belirtisi 'cildinizin renginin değişikliği' olabilir.

19.09.2026 04:20:00
Murat Çorbacı
 
 Renkler hastalık habercisi olabilir
 Renkler hastalık habercisi olabilir

Birçok hastalıkta vücudumuzun renkleri değişir. Hatta birçok hastalığın ilk belirtisi 'cildinizin renginin değişikliği' olabilir. Hekimler, vücudun hangi renklerde hangi hastalık ihtimallerinin olabileceğini ise şöyle sıralıyor:

Sarı/turuncu tonlar (sararma)

Ne anlatır? Genellikle karaciğer, safra yolları ve metabolizma ile ilişkilidir. Cildin renginin kırmızı ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları:
• Sarılık: Kanda bilirubin artışıyla cilt ve göz akları sararır. Karaciğer hastalıkları, safra yolu tıkanıklığı veya hepatit neden olabilir.
• Yeşilimsi sarılık: Bilirubin çok yükseldiğinde sarı renk yeşilimsi tona dönebilir.
• Karotenemi: Havuç, kabak gibi gıdaların fazla tüketimiyle oluşur. Deri sarı-turuncu olur, göz akı beyaz kalır (ayırt edici özellik).

Kırmızı tonlar

Dolaşım artışı, enflamasyon (yangı) veya bazı sistemik durumlar. Cildin renginin kırmızı ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları:
• Eritem: Ateş, egzersiz, güneş yanığı veya iltihabi hastalıklarda kızarıklık.
• Flushing (yüz kızarması): Alkol, ilaçlar, stres veya ince cilt yapısında geçici ya da kalıcı kızarma.
• Rosacea (gül hastalığı): Yüzde kalıcı kızarıklık ve hassasiyet.
• Polisitemi vera: Kanda kırmızı hücre artışı; yüzde dolgun kırmızı görünüm olabilir.
• Alkol flush reaksiyonu: Alkol sonrası ani kızarma.

Koyu kahverengi/siyah tonlar

Hormonlar, metabolizma, kronik hastalıklar öne çıkar. Cildin renginin kahverengi ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları;
• Addison Hastalığı: Böbreküstü bezi yetmezliğinde cilt koyulaşır.
• Böbrek Yetmezliği: Cilt 'toprak rengi' kahverengimsi görünüm alabilir.
• Acanthosis nigricans: Boyun ve koltuk altında koyulaşma, insülin direnci göstergesi olabilir.

Beyaz/soluk tonlar

Pigment eksikliği veya kan hastalıkları öne çıkar. Cildin renginin beyaz ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları şöyle:
• Anemi (kansızlık): Melanin pigmentinin yokluğudur. Normalde derinin rengini veren farklı miktarlardaki melanin pigmentidir. Genetik olarak doğumdan itibaren melanin yoksa genel olarak beyaz renkli bir ten rengi olur. Saçlar, kaşlar kirpiklerde beyaz renklidir.
• Vitiligo: Önceden varolan melanin pigmenti, çeşitli nedenlerle daha sonra bölgesel olarak kaybolursa buna vitiligo denir.
• Albinizm: Doğuştan melanin eksikliği... Saç, kaş, kirpikler beyazdır.

Mavi/mor tonlar

Oksijen yetersizliği, dolaşım bozuklukları veya kanama öne çıkar. Cildin renginin maviı ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları:
• Siyanoz: Dudak, parmak uçlarında morarma; kalp veya akciğer hastalıklarını düşündürür.
• Kalp Yetmezliği / KOAH / Şok: Oksijenlenme ve dolaşım bozulduğunda mavi-mor renk oluşabilir.
• Hemoglobin hastalıkları: Oksijen taşıma kapasitesi azalır, morarma görülür.

Kandil’den bitmeyen şartlar!

Terörsüz Türkiye sürecinde Kandil'den peş peşe yeni talepler geliyor

18.09.2026 22:10:00
Haber Merkezi
 
Kandil’den bitmeyen şartlar!
Kandil’den bitmeyen şartlar!
Terörsüz Türkiye sürecinde Kandil'den peş peşe yeni talepler geliyor. KCK Eş Başkanı Cemil Bayık, Öcalan özgür bırakılmadan silah bırakmayacaklarını ve Türkiye'ye dönmeyeceklerini söyledi.

Bunun yanında siyasi faaliyet hakkı, yasal değişiklikler, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve KCK heyetinin İmralı'ya gitmesini istedi. Peki silah bırakma gerçekten bir hedef mi, yoksa her aşamada yeni şartların önüne konulduğu bir pazarlık başlığı mı?

ÖCALAN ÖZGÜR DEĞİLSE SİLAH YOK!

Bayık'ın açıklamasındaki en kritik ifade açık:

"Apo özgür olmazsa silahları bırakmayız ve Türkiye'ye gitmeyiz."

Bayık ayrıca silah bırakmaları halinde "demokratik siyaset faaliyeti yürütme hakkı" verilmesini ve yasaların değiştirilmesini istedi.

Bu açıklama, silah bırakmanın koşulsuz ve doğrudan bir taahhüt olarak değil, bir dizi siyasi ve hukuki talebe bağlandığını ortaya koyuyor.

TALEP LİSTESİ GENİŞLİYOR

Kandil'in açıklamasında yalnızca Öcalan'ın özgürlüğü yok.

Bayık;

Öcalan'ın süreci yürütebilmesi için daha geniş imkânlar sağlanmasını,

Mevcut yasal düzenlemelerin değiştirilmesini,

Siyasi tutukluların serbest bırakılmasını,

Terör listelerinde değişiklik yapılmasını,

Kayyım uygulamalarının sona ermesini,

Örgüt mensuplarının demokratik siyaset yapabilmesinin önünün açılmasını istedi.

"KCK da İmralı'ya gitsin"

Taleplerin bir diğer başlığı ise doğrudan İmralı.

Bayık, yalnızca gazetecilerin, akademisyenlerin ve siyasetçilerin değil, KCK yöneticilerinin de İmralı'ya giderek Öcalan'la görüşmesi gerektiğini savundu.

"Bizim de Apo'nun yanına gitmemiz gerekiyor. Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez" dedi.

Burada da kritik soru ortaya çıkıyor:

Silah bırakma sürecinin merkezinde neden sürekli yeni siyasi ve hukuki şartlar beliriyor?

YASA DA YETMEDİ

Bayık, TBMM'de kabul edilen çerçeve düzenlemesinin de örgütün taleplerini karşılamadığını savundu.

"Türkiye devleti bu yasayı daha çok kendi çıkarlarına göre çıkardı, bizim taleplerimize göre değil" diyen Bayık, mevcut düzenlemede Kürt sorununun çözümünün temellerinin bulunmadığını ileri sürdü.

Yani Meclis'ten geçen düzenleme bile Kandil açısından yeterli görülmüyor.

KAMUOYUNUN CEVAP BEKLEYEN SORUSU

Türkiye yıllardır terörün sona ermesini, silahların bırakılmasını ve örgüt mensuplarının silahsız şekilde siyasete dönmesini tartışıyor.

Ancak bugünkü açıklama yeni bir tabloyu gündeme getiriyor:

Önce Öcalan'ın özgürlüğü…

Sonra yasal değişiklikler…

Ardından siyasi haklar…

Cezaevleri…

Terör listeleri…

İmralı'ya KCK heyeti…

Ve bütün bunların yanında: "Bunlar olmazsa silah bırakmayız."

Bu nedenle kamuoyunun sorması gereken soru açık:

Silah bırakmak için şartlar mı artıyor, yoksa silah bırakma hedefi yeniden mi tanımlanıyor?

Bayık'ın açıklaması, silah bırakmanın hangi somut ve doğrulanabilir koşullarda gerçekleşeceğine ilişkin tartışmayı yeniden gündemin merkezine taşıdı.

İsrail bağlantılı forex şebekesine operasyon!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT ve İstanbul Emniyeti, İsrail bağlantılı olduğu değerlendirilen uluslararası forex dolandırıcılığı şebekesinin Türkiye yapılanmasına operasyon düzenledi

18.09.2026 21:16:00
Haber Merkezi
 
İsrail bağlantılı forex şebekesine operasyon!
İsrail bağlantılı forex şebekesine operasyon!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT ve İstanbul Emniyeti, İsrail bağlantılı olduğu değerlendirilen uluslararası forex dolandırıcılığı şebekesinin Türkiye yapılanmasına operasyon düzenledi. 31 firmaya ait 40'tan fazla ofisin hedef alındığı operasyonda, şebekenin Türkiye'deki yapılanması ve mağdurları dolandırmak için kullandığı yöntemler deşifre edildi.

Sahte yatırım, gerçek para

Soruşturma kapsamında şebekenin, paravan şirketler ve çağrı merkezleri kurarak farklı ülkelerin vatandaşlarını hedef aldığı belirlendi. Çalışanların yaklaşık bir hafta eğitimden geçirildiği, kendilerine kod adlar ve sahte hayat hikâyeleri verildiği tespit edildi.

Mağdurlar ise bulundukları ülkeye ait yerel telefon numaralarıyla aranıyordu. Gerçek yatırım şirketleri izlenimi oluşturmak için farklı isimlerde yatırım platformları kullanılırken, bu platformlara ait olduğu öne sürülen sahte lisansların da kullanıldığı aktarıldı.

Önce kazandırdılar, sonra parayı kilitlediler



Sistemin en dikkat çekici yöntemi ise mağdurun güvenini kazanmak üzerine kuruluydu. İlk aşamada bazı mağdurların hesaplarından para çekmesine izin verildi. Böylece güven oluşturulduktan sonra daha yüksek miktarlarda para yatırmaları sağlandı.

Ardından ekranda sahte kazanç ve kayıplar oluşturuldu. Gerçekte herhangi bir finansal işlem yapılmadığı, mağdurların yatırım yaptığını sandığı paraların gerçek piyasalarda değerlendirilmediği belirtildi. Para çekmek isteyen mağdurların hesapları ise bir anda zarar etmiş veya eksi bakiyeye düşmüş gibi gösterildi.

Ofislerde olağanüstü gizlilik

Şebekenin ofislerinde çalışanların telefon taşımasının yasak olduğu, dışarıdan konuşmaların duyulmaması için sürekli yüksek sesli müzik kullanıldığı ve İbranice konuşulmasının yasaklandığı tespit edildi. Çalışanların ayrıca belirli aralıklarla yalan makinesi testine tabi tutulduğu bildirildi.

İsrail vatandaşları hedef dışında tutuldu

Soruşturmadaki dikkat çekici tespitlerden biri de şebekenin İsrail vatandaşlarını hedef almama kuralı oldu. Buna karşılık Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerindeki kişilerin hedef seçildiği ve elde edilen suç gelirlerinin kripto para ve soğuk cüzdanlar üzerinden İsrail'e aktarıldığının değerlendirildiği bildirildi.

Soruşturma kapsamında ayrıca şebekenin uluslararası bağlantıları, finansal hareketleri ve farklı ülkelerdeki yapılanmaları mercek altına alındı. İsrail bağlantılarına ilişkin değerlendirmeler soruşturma makamlarının tespitleri olarak yer alırken, bunların yargısal süreçte kesinleşmiş hüküm olmadığı da önem taşıyor.

Manisa'da 110 bin hap ele geçirildi, 2 kişi tutuklandı

Manisa'nın Akhisar ilçesinde polisin iki ayrı ikamete düzenlediği operasyonda 110 bin 60 adet sentetik ecza hap ele geçirilirken, adliyeye sevk edilen 3 şüpheliden 2'si tutuklandı

18.09.2026 21:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa'da 110 bin hap ele geçirildi, 2 kişi tutuklandı
Manisa'da 110 bin hap ele geçirildi, 2 kişi tutuklandı
Manisa'nın Akhisar ilçesinde polisin iki ayrı ikamete düzenlediği operasyonda 110 bin 60 adet sentetik ecza hap ele geçirilirken, adliyeye sevk edilen 3 şüpheliden 2'si tutuklandı.

Manisa Valiliği koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Akhisar Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekipleri, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan şahıslara yönelik sokak çalışmalarını sürdürüyor.

Edinilen bilgiye göre, Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda 17 Eylül tarihinde A.Y. (42), Y.G. (41) ve S.N.Y. (21) isimli şahıslara ait iki farklı ikamete operasyon düzenlendi. Adreslerde yapılan aramalarda tam 110 bin 60 adet sentetik ecza hap ele geçirildi.

Emniyetteki sorgularının ardından "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçlamasıyla mahkemeye sevk edilen şüphelilerden A.Y. ve S.N.Y. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Y.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ünlüler Adli Tıp Kurumuna sevk edildi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ünlülere yönelik 'uyuşturucu madde kullanma ve temini', 'fuhşa aracılık etme', 'şantaj' ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal etme' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheli, işlemleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edildi

18.09.2026 17:30:00 / Güncelleme: 18.09.2026 21:25:49
İhlas Haber Ajansı
 
Ünlüler Adli Tıp Kurumuna sevk edildi
Ünlüler Adli Tıp Kurumuna sevk edildi
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, ünlü isimlere yönelik uyuşturucu soruşturması başlatılmıştı. Sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda, aralarında oyuncu Aras Bulut İynemli, "Sefo" lakaplı şarkıcı Seyfullah Sağır, oyuncu Melis Sezen'in de bulunduğu bazı ünlü isimler gözaltına alınmıştı.

Şüpheliler Adli Tıp Kurumuna sevk edildi

'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında gözaltına alınan oyuncu Aras Bulut İyinemli, "Sefo" lakaplı şarkıcı Seyfullah Sağır, oyuncu Melis Sezen, oyuncu Nilperi Şahinkaya, Hande Demir, futbolcu antrenörü Hasan Şaş, Melis İşiten, Yeşim Yeşilçimen, Anıl Durmuş, Sayat Zurnacı, Yağız Sabuncuoğlu, Aytaç Kart, Muhammet Kahyaoğlu, Aydan Osmanoğlu ile Melisa Şenolsun, işlemleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edildi.

Öte yandan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'uyuşturucu madde kullanma ve temini', 'fuhuşa aracılık etme', 'şantaj' ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal etme' suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada ise 6 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüpheliler, Volkan Akçıray, Zeynep Akçıray, Eda Güzelcik, Sezer Çakır, Hazal Filiz Küçükköse ile Yeliz Tuba da işlemleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edildi.

Yenilik Partisi'nin "isim benzerliği" başvurusu üzerine Yargıtay’dan ihtar alan YENİ Parti, verilen 30 günlük yasal sürede isim değişikliğine gitmedi

Yenilik Partisi'nin "isim benzerliği" başvurusu üzerine Yargıtay’dan ihtar alan YENİ Parti, verilen 30 günlük yasal sürede isim değişikliğine gitmedi. YENİ Parti yönetimi olası bir iptal kararına karşı A ve B planlarını hazırladı. Peki kulislerde konuşulan alternatif isimler ne oldu?

18.09.2026 14:25:00
Haber Merkezi
 
 Yenilik Partisi'nin "isim benzerliği" başvurusu üzerine Yargıtay’dan ihtar alan YENİ Parti, verilen 30 günlük yasal sürede isim değişikliğine gitmedi
 Yenilik Partisi'nin "isim benzerliği" başvurusu üzerine Yargıtay’dan ihtar alan YENİ Parti, verilen 30 günlük yasal sürede isim değişikliğine gitmedi
Yenilik Partisi ile YENİ Parti arasında patlak veren ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihtar kararıyla tırmanan tabela krizinde kritik aşamaya geçildi. Yargıtay'ın isim değişikliği için tanıdığı 30 günlük sürenin dolmasına rağmen adım atmayan YENİ Parti, stratejisini Anayasa Mahkemesi'nin vereceği nihai karara göre belirledi.

Parti kurmayları, yüksek mahkemenin isim benzerliği iddiasını reddedeceği görüşünde... Milliyet Gazetesi'ne AYM'nin geçmiş içtihatlarını incelediklerini belirten partili bir üst düzey yetkili, şu değerlendirmede bulundu: "Yargıtay Başsavcılığı ihtarı gönderdiğine göre konuyu otomatikman AYM'ye taşıyacaktır. Yasa gereği AYM bir ay içinde karar vermek zorunda. Biz talebin reddedileceğini düşünüyoruz. Örnek vermek gerekirse; 2023 seçimlerinde 'Türkiye Komünist Partisi' ile 'Türkiye Komünist Hareketi' birlikte seçime girdi ve AYM bunu iltibas (karışıklık) kabul etmedi. YENİ Parti ile Yenilik Partisi ise birbirine karıştırılacak yapılar değil."

KULİSLERDE ÖNE ÇIKAN ALTERNATİF İSİMLER
Anayasa Mahkemesi'nin terkin (ismin sicilden silinmesi) kararı vermesi durumunda kararın bağlayıcı olacağını vurgulayan parti yönetimi, seçimlere girme hakkını riske atmamak adına B planını da hazır tutuyor.

Aleyhte bir karar çıkması halinde Kurucular Kurulu veya Olağanüstü Kurultay toplanarak "YENİ" ifadesini bünyesinde barındıran yeni bir isim benimsenecek. Parti kulislerinde masada olduğu konuşulan alternatif isimler ise şöyle:

Türkiye'nin YENİ Partisi
YENİ Değişim Partisi
YENİ Türkiye Partisi
Yargıtay Başsavcılığı'nın başvurusuyla başlayacak AYM sürecinin önümüzdeki haftalarda netleşmesi bekleniyor.

CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi

CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi

18.09.2026 14:21:00
Haber Merkezi
 
 CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi
 CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi
CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi.

İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2 Eylül 2025 tarihli ara kararda uygulanmasına karar verilen ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına hükmetti. Böylece Gürsel Tekin'in tedbiren yürüttüğü CHP İstanbul İl Başkanlığı görevi sona ermiş oldu. Kararın bir suretinin İstanbul İl Seçim Kuruluna, Sarıyer 1. İlçe Seçim Kuruluna ve İstanbul Valiliğine gönderilmesine karar verildi.

Kararın ardından gözlerin çevrildiği Gürsel Tekin'den açıklama geldi. Görevinin sona ermediğini ifade eden Tekin, mahkemenin tedbir kararından sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirtti.

Gürsel Tekin şunları söyledi: "Tedbiren göreve gelmemiz üstüne verilen karar kalktığı için bu noktada görevimiz sonlandı. Kemal bey sonradan il başkanı olarak atadığı için 'atanmış' sıfatıyla görevim devam ediyor."

Gürsel Tekin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise şu ifadeleri kullandı:

"Bizim için görevler gelip geçicidir; Cumhuriyet Halk Partisi'ne olan sorumluluğumuz ve mücadelemiz kalıcıdır. Partimizin birliğini, hukukunu ve geleceğini korumak için üzerimize düşen her sorumluluğu, dün olduğu gibi bugün de yerine getirmeye devam edeceğiz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.