Hamsili Pilav: Karadeniz’in sabırla dokunan lezzeti
Karadeniz’in en zahmetli lezzeti hamsili pilav, her bir balığın kılçığı tek tek temizlenerek saatlerce emekle hazırlanıyor. Dışında çıtır hamsi, içinde baharatlı pilavla buluşan bu yemek, kış sofralarının vazgeçilmezi ve Karadeniz kültürünün en gururlu temsilcisi
27.01.2026 14:30:00
Eyüp Kabil
Eyüp Kabil





Karadeniz mutfağının en ikonik yemeklerinden hamsili pilav, taze hamsinin kılçıklarından tek tek arındırılıp pilavla sarılarak fırında pişirilen, hem zahmetli hem de büyüleyici bir yöresel başyapıt.
Trabzon ve Rize başta olmak üzere Doğu Karadeniz'in mutfak kültüründe özel yer tutan bu yemek, balık ile pirincin mükemmel uyumunu temsil ediyor.
İlk yazılı tarifi 1764 yılına uzanan hamsili pilav, asırlık bir sabır ve ustalık hikayesi anlatıyor.
Tarihçesi ve kökeni
Hamsili pilavın kökeni Karadeniz'in bereketli sularına dayanıyor. 18. yüzyılda yazılmış bir risalede tarifine rastlanan bu yemek, Laz ve Gürcü mutfaklarında da benzer versiyonlarıyla biliniyor. Karadeniz'in soğuk sularında bolca bulunan hamsi, kış aylarında en taze haliyle sofralara geliyor. Yörede "hamsi sezonu" geldiğinde evlerde toplu hazırlıklar yapılıyor; aileler bir araya gelip saatlerce hamsi temizliyor, pilavı hazırlıyor.
Hazırlanışındaki ustalık ve zahmet
Hamsili pilavın en çarpıcı yanı, hazırlanışındaki emek. Her hamsi tek tek ayıklanıyor, başı ve iç organları temizleniyor, kılçıkları dikkatlice çıkarılıyor.
Sonra hamsiler tencerenin tabanına balık pulları dışarı bakacak şekilde dairesel olarak diziliyor. Üzerine baharatlı, soğanlı, bazen kuş üzümlü veya dolmalık fıstıklı iç pilav yayılıyor. En üste yine hamsilerle kapak yapılıyor ve ters çevrilerek fırına veriliyor. Pişirme sırasında hamsilerin yağı pilava sızıyor, pilav ise hamsiye aroma veriyor. Sonuç: dışı çıtır çıtır, içi yumuşacık, mis gibi balık kokulu bir lezzet bombası.
Bu işlem o kadar ince işçilik gerektiriyor ki, usta ellerde bile saatler sürebiliyor. Birçok Karadenizli ailede "hamsili pilavı annemden öğrendim" denir; tarifler nesilden nesile aktarılıyor.
Lezzet profili ve servis önerileri
Hamsili pilav sıcak servis edildiğinde en güzel haliyle karşımıza çıkıyor. Üzerine limon sıkıldığında asiditesiyle dengeleniyor. Yanında turşu ve mısır ekmeği mükemmel tamamlıyor. Tadı tuzlu-balıklı, hafif baharatlı ve yağlı; ama Karadeniz'in o yemyeşil doğasını andıran ferah bir dokunuşu var.
Bazı yörelerde içine dereotu veya maydanoz eklenirken, Rize'de daha sade, Trabzon'da biraz daha zengin iç malzemeyle yapılıyor.
Kültürel ve sosyal önemi
Hamsili pilav sadece bir yemek değil, Karadeniz'in dayanışma ve paylaşım sembolü. Düğünlerde, sünnetlerde, misafir ağırlamada ve kış akşamlarında sofraların baş köşesinde yer alıyor. "Hamsi geçidi" gibi halk festivallerinde büyük tencerelerde pişirilip komşulara dağıtılıyor.
Birçok kişi için "Karadeniz'e gittim ama hamsili pilav yemedim" demek eksik kalmak demek. Bu yemek, bölgenin fakir ama bereketli sofrasının gururu; küçük bir balıkla büyük bir lezzet hikayesi anlatıyor.
Eğer yolunuz Karadeniz'e düşerse, bir tepsi hamsili pilavı mutlaka deneyin. Çünkü bu tat, sadece damakta değil, hafızada da uzun süre kalıyor.
Trabzon ve Rize başta olmak üzere Doğu Karadeniz'in mutfak kültüründe özel yer tutan bu yemek, balık ile pirincin mükemmel uyumunu temsil ediyor.
İlk yazılı tarifi 1764 yılına uzanan hamsili pilav, asırlık bir sabır ve ustalık hikayesi anlatıyor.
Tarihçesi ve kökeni
Hamsili pilavın kökeni Karadeniz'in bereketli sularına dayanıyor. 18. yüzyılda yazılmış bir risalede tarifine rastlanan bu yemek, Laz ve Gürcü mutfaklarında da benzer versiyonlarıyla biliniyor. Karadeniz'in soğuk sularında bolca bulunan hamsi, kış aylarında en taze haliyle sofralara geliyor. Yörede "hamsi sezonu" geldiğinde evlerde toplu hazırlıklar yapılıyor; aileler bir araya gelip saatlerce hamsi temizliyor, pilavı hazırlıyor.
Hazırlanışındaki ustalık ve zahmet
Hamsili pilavın en çarpıcı yanı, hazırlanışındaki emek. Her hamsi tek tek ayıklanıyor, başı ve iç organları temizleniyor, kılçıkları dikkatlice çıkarılıyor.
Sonra hamsiler tencerenin tabanına balık pulları dışarı bakacak şekilde dairesel olarak diziliyor. Üzerine baharatlı, soğanlı, bazen kuş üzümlü veya dolmalık fıstıklı iç pilav yayılıyor. En üste yine hamsilerle kapak yapılıyor ve ters çevrilerek fırına veriliyor. Pişirme sırasında hamsilerin yağı pilava sızıyor, pilav ise hamsiye aroma veriyor. Sonuç: dışı çıtır çıtır, içi yumuşacık, mis gibi balık kokulu bir lezzet bombası.
Bu işlem o kadar ince işçilik gerektiriyor ki, usta ellerde bile saatler sürebiliyor. Birçok Karadenizli ailede "hamsili pilavı annemden öğrendim" denir; tarifler nesilden nesile aktarılıyor.
Lezzet profili ve servis önerileri
Hamsili pilav sıcak servis edildiğinde en güzel haliyle karşımıza çıkıyor. Üzerine limon sıkıldığında asiditesiyle dengeleniyor. Yanında turşu ve mısır ekmeği mükemmel tamamlıyor. Tadı tuzlu-balıklı, hafif baharatlı ve yağlı; ama Karadeniz'in o yemyeşil doğasını andıran ferah bir dokunuşu var.
Bazı yörelerde içine dereotu veya maydanoz eklenirken, Rize'de daha sade, Trabzon'da biraz daha zengin iç malzemeyle yapılıyor.
Kültürel ve sosyal önemi
Hamsili pilav sadece bir yemek değil, Karadeniz'in dayanışma ve paylaşım sembolü. Düğünlerde, sünnetlerde, misafir ağırlamada ve kış akşamlarında sofraların baş köşesinde yer alıyor. "Hamsi geçidi" gibi halk festivallerinde büyük tencerelerde pişirilip komşulara dağıtılıyor.
Birçok kişi için "Karadeniz'e gittim ama hamsili pilav yemedim" demek eksik kalmak demek. Bu yemek, bölgenin fakir ama bereketli sofrasının gururu; küçük bir balıkla büyük bir lezzet hikayesi anlatıyor.
Eğer yolunuz Karadeniz'e düşerse, bir tepsi hamsili pilavı mutlaka deneyin. Çünkü bu tat, sadece damakta değil, hafızada da uzun süre kalıyor.



















































































