logo
02 EKİM 2026

Hayber Fethi’nin ardındaki hikmetler -1

Hayber’in fethi; zuhuru ve yayılışında Yahudilerle Müslümanlar arasındaki münasebeti, en anlamlı bir şekilde ortaya koyan büyük bir tarihî olaydır

02.10.2026 00:35:00
Haber Merkezi
 
Hayber Fethi’nin ardındaki hikmetler -1
Hayber Fethi’nin ardındaki hikmetler -1
Hayber'in fethi; zuhuru ve yayılışında Yahudilerle Müslümanlar arasındaki münasebeti, en anlamlı bir şekilde ortaya koyan büyük bir tarihî olaydır. Bu fetihle Müslümanlar, ilk olarak bir ülkeyi İslam hâkimiyetine katmış oldular. Hayber'in fethi ile Resul-i Ekrem devrine ait Yahudi meselesi kapanmış oluyordu.

Yahudi fitnesi, İslam düşmanları içerisinde en başta gelir. Her ne kadar Resul-i Ekrem İslam'ın zuhuru ve yayılışında Mekke müşrikleriyle uğraşmışsa da, fitne çıkarmak, küfür güçleri bir araya toplamak, hile kurmak ve plan yapmak konusunda İslam'ın en şedit düşmanı Yahudiler olmuşlardır.

Bu gerçek, Kur'an-ı Kerim'in beyanatı ile de sabittir. Yahudiler, İslam'la başlıca üç şekilde savaşmışlardır:

1. Ehl-i küfürle işbirliği yaparak… Bunu Hendek Savaşı'nın hazırlanmasında, Hıristiyan Romalıların, Müslümanlar üzerine kışkırtılmasında ve bazı gayrimüslim Arap kabilelerin İslam'la mücadele etmek için tahrik edilmesinde açıkça görüyoruz.

2. Müslümanların içinde fitne ve karışıklık çıkararak… Bu durumu Uhud, Hendek, Tebük ve Mûte gibi savaşlarda çok açık olarak görüyoruz. Yahudiler, iç fitneyi oluşturmakta daha ziyade münafıkları kullanmışlardır.

3. Bizzat fiili olarak Müslümanlarla savaşa kalkarak… Bunun misali, Hendek Savaşı'nda görülmüş, Ben-i Kurayza Yahudilerinin, İslam ordusunu arkadan vuruşu ibretle müşahede edilmiştir.







Keza, Medine'de çıkardıkları fitne sonucu sürülen Ben-i Kaynuka ve Ben-i Nâdir gibi Yahudi kabileleri, Hayber şehrini merkezî üs olarak kabul etmişler ve Müslümanlara karşı fiili bir savaş hazırlığı başlatmışlardı. Bu kötü düşüncenin gereği olarak Bedevî Araplardan oluşan Gatafan kabilesi ile birleşip bir ordu tertip etmeyi ve bu ordu ile Medine üzerine yürümeyi planlıyorlardı. İşte Hayber Savaşı, bu tehlikeli planı engellemek için düzenlenmişti.

Yahudiler, bir yandan bazı kabilelerle birleşerek ordu kurmayı düşünürken, öte yandan gizli gizli münafıkların reisi ile buluşarak Müslümanları içten parçalamaya çalışıyorlardı.

Bunun yanında, Hıristiyan Bizans'ın desteğini temin ederek bütün küfrü, İslam'ın karşısında birleştirmeye çalışıyorlardı. Zaten, "Küfür tek millettir."

Burada önemli olan, Yahudilerin küfür ittifakının başını çekmiş olmalarıdır.

Bu gerçek, günümüzde de aynen böyledir. Günümüzde belki yer, zaman ve şahıslar değişmiş ancak senaryolar, art niyetler, menfur planlar, hakkı boğmak için yapılan gizli hesaplar değişmemiştir.

Maalesef bugün dünya beynelmilel Yahudiliğin (Siyonizm'in), bu insanlık celladı ideolojinin aleti yahut tahakküm vasıtası durumundadır.

Bugün insanlığı rahatsız eden birçok savaş yahut girişim mutlaka kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar sonucu oluşturulan ideolojik hesapların veya menfaat hesaplarının birer tezahürleri gibidir.

Dünyadaki güç dengeleri, bu dengelerin dünyayı nasıl parselledikleri, hususiyetle Ortadoğu'daki kargaşa incelendiğinde; Yahudi unsurunun fitnenin başını çektiği apaçık görülecektir.

Kur'an-ı Kerim'in lanetlemiş olduğu Yahudi kavminin kıyamete kadar fitne çıkaracağı beyan edilmiştir. Bu lanetleniş olayı, Kur'an'ın, Allah katından gönderilen bir mucize vahiy olduğuna delildir.

O halde, mü'minler günümüzde siyasî, ekonomik, sosyal vs. olayları tahlil ederken, bu hakikati hesaba katmak, buna göre tedbir almak zorundadırlar. Ayrıca, Allah Resulü'nün, düşmanlarına, hususiyle o zamanki Yahudilere karşı nasıl tedbirli ve uyanık bulunduğu ibretle incelenmeye değerdir.  







Hayber Yahudileri Gatafan kabilesi ile işbirliği yapıp Medine üzerine yürümeyi düşünürken ve bu yolda hazırlıklarını devam ettirirken Resul-i Ekrem durumu tespit etmiş, bu tehlikeyi önlemek için Yahudilerle anlaşma yapmak maksadıyla Revaha oğlu Abdullah'ı Hayber'e göndermişti.

Ancak, Yahudiler, niyetleri kötü ve planları tehlikeli olduğundan, sulha yaklaşmamışlar; öte yandan, münafıkların reisi de Yahudileri savaşa teşvik etmişti.

Burada İslam'ın barışa ne kadar önem verdiğini, savaşlarda daima haklı olmak mantığını esas aldığını görüyoruz. Hayber iyice tetkik edilir ve savaşın çıkış sebepleri incelenirse, bunun bir müdafaa savaşı olduğu görülecektir.

Resul-i Ekrem'in Hayber'e, Hudeybiye barışından sonra yönelmesi de, cepheyi büyütmeme gayesine yöneliktir. Bu yol, mü'minlerin her zaman dikkat edecekleri bir esası ortaya koyar.

Hudeybiye ile müşriklerin güneyden gelebilecek tehlikesi, geçici bir zaman için de olsa önlenmişti. Bu müdahale, siyasî ve askerî bir firasetin eseriydi. Zaten, Resulûllah Efendimizin bütün işleri İlahî bir yönlendirme olmakla beraber biz mü'minlerin de alacağı nice ders ve hikmetlerle doludur.







İslam ordusu ilk adımda, Hayber'le Gatafan arasında "Raci" mevkiini tuttu. Böylece, iki düşmanın birleşmelerini engellemiş oldu. Münafıkların haberi üzerine Yahudiler, olaydan haberdar olup Gatafan kabilesini yardıma çağırmışlarsa da artık vakit geç olmuş, Raci mevkiinde yol Müslümanlarca kesilmişti.

Böylece, Gatafan kabilesi kuvvetleri korkuya kapılarak geri dönmüştü. Yahudiler ise yapayalnız savaşmayı kabul etmek zorunda kalmışlardı. Burada, harp komutanlığındaki eşsiz dehayı, ince taktiği müşahade ediyoruz.

Yine, Hz. Peygamberin engin siyaset ve uzak görüşlülüğünün bir neticesi olarak; Şam ticaret yolunu da bu fetihle açtığını görmekteyiz. Zira Arapların ana ticaret merkezi Şam olup, Yahudiler de Şam yolu üzerinde bulunmaları ve burada güç toplamaları hasebiyle, İslam'ın yayılıp güç bulmasında büyük tehlike oluşturacaklardı.

Hayber'in fethiyle Resulullah Efendimiz, ileride zuhur edecek olan böyle bir tıkanıklığa da meydan vermemiş oldular." (Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmet-el lil Alemin eseri 2. Ciltten) 

Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde

Yalova'da geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden, kamuoyunda 'Güllü' adıyla tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması için Güllü'nün kızının arkadaşı Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'ne geldi

01.10.2026 13:30:00
İHA
 
Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde
Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde
Güllü'nün 26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık ilçesindeki evinin 6'ncı katındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında dava açılmıştı.






Davanın ilk duruşması bugün Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in 'tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davada, olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise 'yalan tanıklık' suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.








Tuğberk'in ardından Sultan Ulu da ilk duruşma için Yalova Adliyesi'ne geldi. Davada görgü tanığı olarak yer alan Sultan Ulu'nun, olayla ilgili bildikleri ve tanıklığı duruşmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.








Sultan Ulu, ilk duruşma öncesinde adliyeye gelerek duruşmanın başlamasını beklemeye başladı.

Van'da sağanak vatandaşı hazırlıksız yakaladı

Van'da aniden bastıran sağanak yağış, kentte kısa süreliğine hayatı olumsuz etkiledi

01.10.2026 11:33:00
İHA
 
Van'da sağanak vatandaşı hazırlıksız yakaladı
Van'da sağanak vatandaşı hazırlıksız yakaladı
Kentte aniden bastıran yağmur nedeniyle birçok cadde ve sokak suyla kaplanırken, sürücüler ise trafikte zor anlar yaşadı. Yağışa hazırlıksız yakalanan vatandaşlar iş yerlerine ve bina girişlerine sığındı.






Meteoroloji 14. Van Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, bölge genelinde havanın parçalı ve çok bulutlu, yer yer aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağmurlu olacağı belirtildi. 






Açıklamada, "Bitlis çevreleri ile Muş merkez ve batı (Varto, Korkut ve Hasköy) ilçelerinin kuvvetli olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağmurlu olması beklenmektedir. Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın güneyli ve batılı yönlerden orta, yağış anında zaman zaman kuvvetli rüzgar şeklinde esmesi beklenmektedir. Yağışların, sabah saatlerinden itibaren Bitlis çevreleri ile Muş merkez ve batı (Varto, Korkut ve Hasköy) ilçelerinin kuvvetli sağanak ve yerel olarak gök gürültülü sağanak yağmurlu olması beklenmektedir. Yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.




















Motosiklet camiasının ‘Dayı’sına hüzünlü veda

Sosyal medyada "Motovlogcu Dayı" olarak tanınan ve İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trajik trafik kazasında hayatını kaybeden ünlü içerik üreticisi Cumhur Kahriman, İstanbul’da binlerce motosikletlinin katıldığı duygu dolu bir törenle son yolculuğuna uğurlandı

30.09.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Motosiklet camiasının ‘Dayı’sına hüzünlü veda
Motosiklet camiasının ‘Dayı’sına hüzünlü veda
Motosiklet dünyasının yakından tanıdığı, trafik güvenliği, kurallar ve kuryelerin yaşadığı sorunlara yönelik hazırladığı videolarla milyonların sevgisini kazanan 46 yaşındaki Cumhur Kahriman (Motovlogcu Dayı), 27 Eylül akşamı İzmir'in Dikili ilçesinde feci bir kaza geçirmişti.

34 GMM 853 plakalı motosikletiyle seyir halindeyken bir TIR ile çarpışan Kahriman, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yummuştu.

Florya'da binlerce motorcu bir araya geldi

İzmir Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerinin ardından ailesi tarafından teslim alınan Kahriman'ın cenazesi, İstanbul Küçükçekmece'deki evinin önünde helallik alınmasının ardından cenaze namazı için Florya Yeni Camii'ne getirildi. Öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazına; Kahriman'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ile Türkiye'nin dört bir yanından gelen binlerce motosiklet tutkunu katıldı.

Cami avlusuna sığmayan kalabalık sık sık gözyaşlarına boğulurken, dualar eşliğinde helallik alındı. Kılınan namazın ardından tabutu omuzlayan dostları ve takipçileri, Kahriman'ı defnedilmek üzere Esenyurt Gülbahçe Mezarlığı'na uğurladı.






Kilometrelerce uzanan duygu dolu kortej

Cenaze töreninin ardından, yüzlerce motosiklet sürücüsü cenaze aracının arkasında dev bir kortej oluşturdu. Florya'dan mezarlığa kadar uzanan yolda motorcular, camianın gür sesi olan "Dayı"larına kornalar basarak ve motorlarını bağırttırarak son görevlerini yerine getirdi.

"Bizim için devletle aramızda bir köprüydü"

Cenazede konuşan motosiklet camiasının önemli isimleri ve Kahriman'ın yakın arkadaşları, onun sadece bir fenomen değil, aynı zamanda motorcuların haklarını savunan bir lider olduğunu vurguladı.

Hakkı Topal (Arkadaşı): "Cumhur abimiz bizim sorunlarımızı dinler, yoldaki çukurları, eksiklikleri dile getirirdi. Adeta devletle aramızda bir bağlantı kurardı. Bugün trafikte motosikletliler olarak çok büyük zorluklar yaşıyoruz, o bu zorlukların aşılmasında hep öncüydü. Bir kolumuz koptu diyebiliriz."

Burçim Özsayar (Osmanlı Motosiklet Derneği Başkanı): "Motosiklet camiasının sorunlarını en yüksek sesle kamuoyuna duyuran liderlerden biriydi. Bu kazayı bir cinayet olarak görüyoruz. Motosikletlerin trafikte fark edilmesi için artık devletimizden yeni düzenlemeler bekliyoruz."






Kazadaki süreç takip ediliyor

Cenazeye katılan motorcular, kazaya karışan TIR sürücüsünün gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldığı ve ardından yeniden gözaltına alındığı yönündeki iddiaları hatırlatarak sürecin takipçisi olacaklarını ve adaletin yerini bulmasını istediklerini belirtti.

YouTube'da paylaştığı sürüş deneyimleri, mizahi videoları ve trafik farkındalığı içerikleriyle 35 milyonun üzerinde izlenmeye ulaşan "Motovlogcu Dayı", arkasında yollarda daha güvenli sürüş yapılabilmesi adına adanmış binden fazla eğitici video ve yasa boğulmuş bir camia bıraktı.

Aniden yola çıkan TIR'ın dorsesine çarptı

İzmir-Çanakkale kara yolunda seyir halinde olan Kahriman, aniden yola çıkan ve geniş açıyla manevra yapan bir TIR'ın dorsesine arkadan çarptı. Selektör yaparak durumu engellemeye çalışsa da çarpışmadan kaçamayan ünlü motorcu, olay yerinde yaşamını yitirdi. Kazanın ardından olay yerinden kaçan TIR sürücüsü jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.

Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı

İzmir'de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden motosiklet tutkunu sosyal medya fenomeni Cumhur Kahraman İstanbul'da düzenlenen cenaze törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Kahraman'ı son yolculuğunda yalnız bırakmayan motosiklet tutkunlarının oluşturduğu konvoy havadan görüntülendi

30.09.2026 15:47:00
İHA
 
Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı
Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı
İzmir'in Dikili ilçesinde tırla çarpışması sonucu hayatını kaybeden "Motovlogcu Dayı" lakaplı Cumhur Kahraman için İstanbul Florya Yeni Camii'nde bir cenaze töreni düzenlendi. Cenaze törenine Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Kahraman'ın ailesi, yakınları ve çok sayıda motosiklet tutkunu katıldı. Kahraman'ı son yolculuğunda yalnız bırakmayan motosiklet tutkunları konvoy oluşturdu. Oluşturulan konvoy havadan görüntülendi. Cumhur Kahraman, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası, toprağa verilmek üzere Esenyurt Gülbahçe Mezarlığı'na götürüldü.






"Cumhur arkadaşımızın tıra vurduğu söyleniyor, böyle bir şey yok"

Cumhur Kahraman'ın arkadaşı Cemal Dalyan, "Cumhur Kahraman arkadaşımız çok bilinçli bir sürücüydü. Kesinlikle hız kurallarına, trafik kurallarına uyan bir arkadaşımızdı. Hiçbir zaman hız yapmazdı. Birçok arkadaşımız hız yapar, o kesinlikle yapmazdı. Soma Motosiklet Festivali'nde beraberdik. Festivalden sonra İzmir'de bir arkadaşını ziyarete geçti. Daha sonra Çanakkale'de bir arkadaşımız vardı, onun yanına gitmek için yola çıktı ve bu kaza gerçekleşti. Cumhur arkadaşımızın tıra vurduğu söyleniyor, böyle bir şey yok. Kamera görüntülerini gördük. Görüntüde tırın sol şeride kontrolsüz bir şekilde aniden girmesi sonucu dorsenin savrulmasından dolayı sol şeritte olan arkadaşımıza çarpmıştır" dedi.
Görkem Akbulak isimli motosiklet tutkunu ise, "Cumhur abimiz motosiklet camiasına çok emek veren bir insandı. Elinden gelen her şeyi yapardı. Aşırı derecede milliyetçi, cumhuriyetçi bir insandı. Her şeye değer veren, kanunu bilen bir insandı. Maalesef bizi üzdü, erkenden aramızdan ayrıldı. Çok üzgünüz. Allah geride kalanlara sabır ihsan eylesin" diye konuştu.








"Hala şaka gibi geliyor"

Nur Köseoğlu arkadaşı ise, "Çok üzgünüm. Cumhur'u ben çok eskiden beri tanıyorum. Camiamızın önemli değerlerinden biriydi. Motosiklet camiasına çok fazla şey yaptı. Yani sürekli, ben de bir motosiklet eğitmeniyim, özellikle gençlere çok önem verirdi. Biz eski motorcuların hepsi gençlerimizi korumak için üstümüze düşen görevleri yapıyoruz. O bunu fazlasıyla yapıyordu ve bunu sosyal medyada dile getiriyordu, esprili yollarla. Şaka yaptığını düşündüm. Daha önceden bu tarz şakaları vardı. Hâlâ şaka gibi geliyor" şeklinde konuştu.



























Bartın Irmağındaki köpüklenmede tarım ilacı şüphesi

Bartın Irmağının Çağlayan mevkiinde hemen her şiddetli yağışta meydana gelen köpüklenmenin çevredeki tarım arazilerinde kullanılan ilaçlardan kaynaklandığı tahmin ediliyor. Ekiplerce sudan numune alındı

30.09.2026 13:56:00
İHA
 
Bartın Irmağındaki köpüklenmede tarım ilacı şüphesi
Bartın Irmağındaki köpüklenmede tarım ilacı şüphesi
Bartın kent merkezinden geçerek Karadeniz'e dökülen Bartın Irmağının Çağlayan mevkiinde bentten dökülen suların köpürmesi dikkat çekti. Oluşan köpükler ırmak yüzeyinin büyük bölümünü kapladı. Köpüklenmenin ırmağa karışan atık ve kimyasallardan kaynaklandığı ihtimali üzerine ise Çevre ve Şehircilik bakanlığı ekiplerince inceleme başlatıldı.






 Çamur renginde akan ırmaktaki köpüklenmeyi fotoğraflayan ekipler, suyun memba ve mansap kısımlarından örnekler aldı. Irmaktan alınan numuneler, laboratuvarda incelenmek üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na gönderildi.








Irmağın çevresini de dolaşan ekipler, yaptıkları ilk tespitlerde ırmak kenarında kimyasal atık karıştırabilecek bir işletme yada atık deşarj hattına rastlamadı. Hemen her şiddetli yağmurda yaşanan köpüklenmenin çevredeki tarım arazilerinde kullanılan ilaçlardan kaynaklandığı tahmin ediliyor. Daha önce de bir çok kez ırmaktan alınan numunelerin bakanlık laboratuvarında yapılan incelemelerde, yoğun azot bileşenlerine rastlanıldığı ve bu durumun da tarım arazilerinde kullanılan ilaçları işaret ettiği öğrenildi.

Alınan son numune sonuçlarının ise önümüzdeki günlerde çıkacağı öğrenildi.

Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Beykoz Acarkent'te bulunan, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan'a ait olduğu belirlenen, üçüncü kişiler adına kayıtlı 5 lüks villaya el konuldu

30.09.2026 02:00:00
İHA
 
Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu
Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan'a ait olduğu tespit edilen ancak üçüncü kişiler adına kayıtlı bulunan, toplam piyasa değeri yaklaşık 1,2 milyar TL olan 5 lüks villaya el konuldu. Soruşturma dosyasında yer alan taşınmazlara yönelik incelemelerde, villaların güncel piyasa değerlerinin toplamının yaklaşık 23 ila 24,5 milyon dolar arasında olduğu değerlendirildi. Soruşturma kapsamında villaların yalnızca mevcut mülkiyet durumları değil, geçmiş yıllardaki devir ve satış işlemleri de araştırmaya dahil edildi. Taşınmazların kimler tarafından ve hangi süreçlerle edinildiği incelenirken, mülkiyet değişiklikleri ile soruşturma konusu mali hareketler arasındaki bağlantılar da inceleme altına alındı.








Villaların devir geçmişleri incelendi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında MASAK tarafından hazırlanan raporların incelenmesi sonucunda, yüksek tutarlı üçüncü kişi transferleri, yurt dışına gönderimler, yatırım kuruluşları arasındaki mali hareketler ile yakın tarihli taşınır ve taşınmaz satışlarının, soruşturma konusu suçlardan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi ve malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler bakımından kuvvetli şüphe oluşturduğu değerlendirildi.









Bu kapsamda Beykoz Acarkent'te bulunan villaların tapu kayıtları araştırıldı

Yapılan incelemede bir villanın Muhammed Yarız tarafından 27 Şubat 2026 tarihinde Mehmet Bozdağ'dan devralındığı, 9 Eylül 2026 tarihinde ise Bolkan Bekçi'ye devredildiği ve halen Bolkan Bekçi adına kayıtlı olduğu belirlendi.
 
Başka bir villanın Enis Bulut tarafından 17 Aralık 2025 tarihinde Serdar Arslaner'den devralındığı ve halen Enis Bulut adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Bir diğer villanın Ömer Bedir Çetinel tarafından 25 Aralık 2025 tarihinde Efes Milletlerarası Nakliyat Anonim Şirketi'nden devralındığı ve halen Çetinel adına kayıtlı olduğu belirlendi. Söz konusu villalardan birinin ise Pusula İnvest Gayrimenkul Anonim Şirketi tarafından 6 Ağustos 2025 tarihinde Yeliz Işık'tan devralındığı ve halen şirket adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Ayrıca villanın da Esra Alkış tarafından 10 Şubat 2025 tarihinde Esra Özmen'den devralındığı, 17 Temmuz 2025 tarihinde ise KL Taahhüt İnşaat Anonim Şirketi'ne devredildiği ve halen şirket adına kayıtlı olduğu belirlendi.
 
 







Villalar boş ve tadilat halinde çıktı

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince villaların bulunduğu Acarkent Sitesi'nde de inceleme yapıldı.
 
Saat 16.08 sıralarında kontrol edilen villanın tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde herhangi bir kişinin ikamet etmediği belirlendi. Yine bir diğer villanın da tadilat aşamasında olduğu ve boş bulunduğu tespit edildi.
 
Aynı gün içinde kontrol edilen villanın dış kapısının tahta bir levhayla kapatıldığı, araç giriş kısmından yapılan incelemede tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde kimsenin bulunmadığı belirlendi. Kontrol edilen başka bir villanın ise boş olduğu, cam bölmelerden dışarıdan yapılan incelemede içerisinde herhangi bir eşya bulunmadığı görüldü. Villada herhangi bir kişinin ikamet etmediği tespit edildi.
 
 







Villalara yaklaşık 23-24,5 milyon dolar değer biçildi

Soruşturma kapsamında 5 villanın değerinin belirlenmesi için Acarkent Sitesi içerisindeki emlak satış ofislerinden bilgi alındı. Buna göre söz konusu villaların sırayla 8-8,5 milyon dolar, 3-3,5 milyon dolar, 5 milyon dolar, 4 milyon dolar, ise 3-3,5 milyon dolar değerinde olabileceği bilgisine ulaşıldı.
 
Bildirilen yaklaşık değerlerin toplamının 23-24,5 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtildi. Ancak söz konusu rakamların kesin değer olmadığı, villaların konumu, yüzölçümü, emsal satışları ve fiziki özelliklerinin tam olarak belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi gerektiği kaydedildi. Site yönetiminde villaların geçmiş satışlarına ilişkin emsal satış belgeleri ile kira bedellerini gösteren belgelerin bulunmadığı da bildirildi.
 
 







Savcılık el koyma talebinde bulundu

Savcılık, Muhammed Yarız'ın daha önce üzerine kayıtlı bulunan ve daha sonra Bolkan Bekçi'ye devredilen A2 numaralı villa ile Serdar Turhan ve Mehmet Salih Turhan'ın yetkilisi olduğu Bainbridge Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki taşınmazın da aralarında bulunduğu malvarlığı değerlerine el konulmasını talep etti.
 
Soruşturma kapsamında taşınmazların suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi veya malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler kapsamında değerlendirilerek el koyma tedbirine konu edildiği belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.