HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 MAYIS 2021, PAZAR

Hazmetme kapasitesi ve müzakere tarihi

06.10.2005 00:00:00
Bilgi hazinemiz yeni bir kavram kazandı "hazmetme kapasitesi." Ömrümüz oldukça, bizdeki Avrupa kafalılar da oldukça, daha çok saçmalıklarla karşılaşacağız herhalde..."Hazmetme kapasitesi" diye bir kavramı çoğumuz, ilk olarak duyduk. Brüksel'den yapılan canlı yayınlarda Avrupalı dostlarımız(!) "Türkiye ile aramızda hazmetme kapasiteleri ölçülmeli" diye sözler etmeye başladılar. Efendim her ülke kendi menfaatleri adına bizi hazmedebilip, hazmedemeyeceğini ölçecekmiş(!) Eğer iş buna kaldıysa; bizi kimsenin hazmedebileceğini kimse aklından geçirmesin. Biz tarih yazmış, dünyaya medeniyet öğretmiş, çağlar açmış, çağlar kapatmış, aziz bir milletiz. Biz öyle kolay yutulacak lokma değiliz! TDK sözlük ve yazım kılavuzunda hazmetmek; sindirim, sindirme; benimsenme, kabul edilme olarak geçmektedir. Bu ifade her yönden aşağılayıcılık ifade etmektedir. Hiçbir yönden kabul edilmemeliydi. Ama Türk'ün onuruyla oynayanlar ve sebep olanlar, tarih önünde mutlaka hesap vereceklerdir.Müzakere tarihi verildi. Hakkımızda hayırlı olur mu? Elbette ki hayır! Zaten Avrupa bizim hakkımızda ne karar alırsa alsın, onlar bizim hayrımıza kararlar olmayacağı kesindir. Gelelim bizim onları hazmedebilip edemeyeceğimize. Şahsen biz de onları hazmetmeye çok meraklı değiliz. Ne dinleri, ne ahlakları, ne örfleri bize uyan; tarihleri kan ve işgal kokan bu milletleri hazmedemeyiz.Alınan müzakere tarihi çok uzun ve tehlikeli bir süreçtir. Ama maalesef, alınan müzakere tarihi milletimize sanki zafermiş gibi sunulmaktadır. Bu vesile ile hükümet aleyhinde oluşmuş tepkiler azaltılmaya çalışılacak, hükümet kendini kahraman ilan edecek, ama sakın ha sakın aldanmayın. AB bizi içine almış falan değil. Müzakere tarihi demek; bizim onları, onların bizi hazmedip hazmedemeyeceği, müzakere edilmeye başlanacakmış.Gelelim müzakerenin ne demek olduğuna: Şimdi her ülke kendi içinde birimler oluşturacak, her konu başlığını bizimle müzakere edecek. Her konu başlığı öncesinde, konulan şartların yerine getirilmesi istenecek. Sonra konular tartışılacak, bütün ülkelerle her konuda anlaşma sağlandıktan sonra, her ülke referandum yapacak. Yani kendi vatandaşına "Türkleri aranızda görmek istiyor musunuz?" diye soracak. Sadece bir ülkenin istememesi halinde "sizi almıyoruz" deyip yol gösterecekler. Okumakta olduğunuz makalemi yazarken, bir yandan televizyon seyrediyorum. Bizimkiler bayram ederken; Brüksel'den bağlanan AB'li parlamenterler hala zehir zemberek konuşmaya devam ediyorlar. Yabancı yorumcular tv'de açıkça şu beyanlarda bulunuyorlar: "Müzakere tarihi verildi fakat müzakere ucu açık olacak, yıllar sürecek olan müzakereler neticesinde beklide Türkler kendiliğinden vazgeçip, biz üye olmak istemiyoruz deyip ayrılabilirler." "Müzakereler en az 10 yıl sürecek bir süreçtir. Sonunda alınıp alınmayacağınızın da garantisi yok""Siyasileriniz halkına gerçekleri anlatmıyor. AB'ye girince bütün hayatları değişecek, yemelerine, içmelerine, seyahatlerine varıncaya kadar karışılacak. Eğer halk bunları bilse beklide kendiliğinden vazgeçecek.""Türk halkı için yeni bir dönem başladı. Önümüzdeki 10 yıl halk, AB'ye çalışmalıdır."Adamlar bize, "si-zi is-te-mi-yo-ruz" diye açıkça söylüyorlar, biz hala anlamak istemiyorsak, ne yapsınlar. Ülke olarak bu kadar teslimiyetçi politikalarla işimiz bayağı zor olacağa benziyor.Koca koca adamlar milletin gözüne bakarak yalan söylüyorlar. Ek protokolde bulunan tehlikeli maddeler, tv yorumcuları tarafından yorumlanırken; "evet bu madde bizim için pek de iç açıcı değil ama gene de iyi yönden bakmakta fayda var" diye konuşuyorlar. Yarabbi aklımıza sahip ol! Milletimiz bu medyadan haber alırsa, bu yorumculardan bilgi alırsa "karanlıkta mumsuz yakalanmamız" an meselesidir.
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.