logo
28 EYLÜL 2026

"Hollanda'nın şansı daha yüksek"

Cruyff'un kaptanlığını da yapan Ajax efsanesi Sjaak Swart, "Bana göre galibiyet için Hollanda'nın şansı daha yüksek. Çünkü Hollanda yeni jenerasyonu ile çok iyi bir takım oldu." dedi.

23.03.2021 12:20:00
 
"Hollanda'nın şansı daha yüksek"
"Hollanda'nın şansı daha yüksek"
Hollanda ve Ajax'ın unutulmaz isimlerinden 82 yaşındaki futbol adamı Sjaak Swart, yarın oynanacak Türkiye-Hollanda maçının çok çekişmeli geçmesini beklediğini söyledi.

Johan Cruyfflu Ajax'ın Avrupa futbolunu domine ettiği yıllarda Hollanda ekibinin kaptanlığını da yapan 82 yaşındaki Swart, yaptığı açıklamada, yarın Cruyff'un 5. ölüm yıl dönümünde oynanacak Türkiye-Hollanda karşılaşmasının kendileri için çok özel bir anlam taşıdığını aktardı.

Cruyff ile birlikte "Mr. Ajax" (Bay Ajax) unvanını taşıyan iki isimden biri olan Swart, 17 yıllık profesyonel futbol kariyerinde Ajax'tan başka bir takımın formasını giymedi. Swart, Hollanda ekibiyle 603 kez sahaya çıktı ve bu alanda halen kulüp rekorunu elinde tutuyor. Ajax'ta total futbolun doğuşuna katkı veren futbolculardan olan Swart, Hollanda ekibinin Avrupa futboluna damga vurduğu yıllarda da başroldeki isimlerden biriydi.

Ajax'ın üç yıl üst üste Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası (1971-1972-1973) ve iki yıl üst üste Avrupa Süper Kupası'nı (1972-1973) kazandığı yılları da anlatan efsane 8 numaranın, Türkiye-Hollanda maçındaki favorisi ise ülkesinin milli takımı.

Türk futbolunun tıpkı Hollanda gibi genç oyuncularıyla yeni bir ivme yakaladığının altını çizen Swart, "Türkiye'ye karşı deplasmanda oynamak her zaman zordur. Tabii ki maçın seyircisiz oynanacak olması Hollanda'nın avantajı. Seyircisiz maçlar hem oyuncular hem de izleyenler için zevksiz geçiyor. Türkiye'nin en büyük güçlerinden biri olan taraftar olmadığından dolayı beraberlik ya da Hollanda galibiyetini yakın görüyorum. Bana göre galibiyet için Hollanda'nın şansı daha yüksek. Çünkü Hollanda yeni jenerasyonu ile çok iyi bir takım oldu." ifadelerini kullandı.

"Cruyff'u her gün özlüyorum"

Hollandalı futbol adamı, Türkiye-Hollanda maçının, Cruyff'un ölüm yıl dönümüne denk gelmesiyle ilgili ise şunları kaydetti: "Türkiye maçının Cruyff'un ölüm yıl dönümünde oynanacak olması bizim için çok özel. Cruyff'u her gün özlüyorum. O benim en iyi dostumdu. Bizim jenerasyondan hayatta kalan bir tek ben varım. Cruyff ile son olarak, ölümünden 10 gün önce telefonda görüşmüştük. Vücudunun tamamen temizlendiğini ve iyi olduğunu söylemişti. Çok sevinmiştim. Ancak bu görüşmemizden yalnızca 10 gün sonra ölüm haberini aldım. Çok üzülmüştüm, yıkılmıştım, her gün onu özlüyorum. Onun kurmuş olduğu buradaki Cruyff Vakfının elçilerinden biriyim. Onun başlattıklarını elimden geldiğince devam ettirmeye çalışıyorum. Johann Cruyff, Pele, Maradona, Eusebio... Bunlar çok büyük futbolculardı. Artık günümüzde Ronaldo, Messi gibi oyuncular nadir geliyor. Bunları birebir görmek, yaşamak benim için büyük zevk ve gururdu." Swart, eski dostu Cruyff hakkında, "Cruyff'un yetenekleri ve kariyeri ile ilgili çok fazla bir şey söylememe gerek yok. Ajax'ta çok iyi arkadaştık, ondan sonra da hep dostluğumuz sürdü. İspanya'ya gittikten sonra eskisi gibi sık görüşemiyorduk. Amsterdam'a her geldiğinde mutlaka haber verir ve görüşürdük. Büyük futbolcular anlaşamaz gibi bir algı vardır ama biz farklıydık. Adeta kardeş gibiydik. Lider karakterde, kafasına koyduğunu yapan ve mükemmelliyetçi biriydi." değerlendirmesinde bulundu.

"Teknik direktörümüz Rinus Michels, total futbolu adeta içimize işletti"

Sjaak Swart, "Ajax'ta sizin de oynadığınız yıllarda ortaya çıkan 'Total Futbol' anlayışı futbol dünyasında devrim yaptı. Total futbol nasıl ortaya çıktı?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Total futbolu dünyaya tanıtan ekibin en önemli parçalarından biri oldum. Mükemmel bir sistemi ortaya çıkardık. Bununla gurur duyuyoruz. Hiçbir takım bizimle başa çıkamıyordu. Hollanda ligini zaten domine etmiştik. Avrupa'da da üç yıl üst üste Şampiyon Kulüpler Kupası'nın sahibi olduk. Avrupa'nın, hatta dünyanın en iyi takımı durumuna geldik. Kazanılan bu başarıların sebebi, o güne kadar dünya futbolunda uygulanmamış bir anlayışı sahaya yansıtmamızdı. Teknik direktörümüz Rinus Michels, çok zeki bir adamdı. Ajax'taki tüm futbolculara bu yeni sistemi uzun uzun anlattı, total futbolu adeta içimize işletti. Artık tüm futbolcular, sahanın her yerinde bir görevi olduğunu biliyordu. Savunmacılar hücum, hücumcular da savunma yapması gerektiğinin farkına vardı. Yalnızca top ayağımıza geldiğinde hareketlenmiyorduk, hücumda ve savunmada her an birbirimize yakın oynuyorduk. Bu bizi çok güçlü bir hale getirdi. Hem dünya futboluna tempo kazandırdık hem göze daha hoş gelen bir oyun ortaya çıktı. Total futbolun bu kadar muazzam ortaya çıkmasında, muhteşem kadromuzun da payı çok büyüktü. Cruyff, Neeskens, Keizer, Krol... Rinus Michels ve Cruyff, daha sonra Barcelona'ya gitti. Barcelona'nın bugün oynadığı futbolun temelinde ve La Masia'nın kuruluşunda bu iki ismin imzası vardır."

Ajax altyapısının farkı

Swart, dünyaya çok önemli oyuncular kazandıran Ajax altyapısının farkıyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Ajax, bana göre dünyanın en iyi altyapı sistemidir. Altyapılarda büyük bir disiplin ve çalışma esastır. Çocuklara futbol topuyla tanıştıkları anda itibaren taktik bilgiler aşılanmaya başlar. Belirli bir yaşa geldiklerinde ise artık saha içinde duruşlarından, koşacakları yere kadar her şeyi otomatik bir şekilde yapmaya başlarlar. Taktik olarak Hollanda futbolu çok üst düzeyde. Ayrıca altyapılarda aynı teknik adamlarla uzun süre çalışmak da başarının bir başka sebebi. Hollanda futbolu uzun vadeli çalışmanın meyvelerini topluyor. 14-15 yaşındaki çocuklar için Avrupa'nın dev kulüpleri yarışıyor. Kendi dönemimdeki ve şu andaki Ajax altyapısı hakkında bir şey söylemem gerekirse; Ajax bizlere hem futbolculuğu öğretti hem de kişilik verdi. Marco van Basten, Frank Rijkaard, Edwin van der Sar ve Clarence Seedorf aklıma gelen ilk birkaç isim."

"Unutamadığım Türk oyuncu Metin Oktay'dır"

Hollandalı futbol adamı, Wesley Sneijder Galatasaray'a transfer olduktan sonra Türk futboluna ilgisinin de arttığını belirterek, "Sneijder'in babası çok yakın arkadaşım. O dönemde Galatasaray maçlarını elimden geldiği kadar izlemeye çalışıyordum. Sneijder, Galatasaray'ı sahiplendi. Galatasaray Kulübünü evi gibi gördü. Şu an bildiğim tek Türk oyuncu Arda Turan, daha önceden ise Hasan Şaş'ı hatırlıyorum. Hasan Şaş'ın futbol tarzı gözüme çok hoş geliyordu. Ama unutamadığım Türk oyuncu ise Metin Oktay'dır." ifadelerini kullandı.

Metin Oktay ile hiç karşı karşıya gelmediklerini ama futbolundan çok etkilendiğini aktaran Sjaak Swart, şöyle konuştu: "Metin Oktay'ın da forma giydiği, Hollanda'nın Türkiye ile tarihinde oynadığı ilk maça, 1958'de tanıklık etmiştim. O yıllarda henüz milli takım forması giymiyordum. Metin Oktay da Türkiye'nin en büyük kozuydu. Evimizde oynadığımız maçta penaltı golüyle 1-0 öne geçmiştik ama Metin Oktay iki dakika içinde attığı iki golle Türkiye'yi galibiyete taşımıştı. İnanılmaz bir futbolcuydu. Böyle bir golcüyü hayatım boyunca çok fazla görmedim. Amsterdam Olimpiyat Stadı'nda 60 binin üzerinde taraftarımız vardı ve maç sonunda ben de dahil tüm Hollandalılar, Türk takımını ayakta alkışlamıştık."

Swart, Cruyff'un İstanbul'da araba ittiği o günü anlattı

"Ajax forması ile Türk takımlarına karşı oynadığım tüm maçları kazandık." diyen Swart, "Beşiktaş'ı Türkiye'de benim de bir gol attığım maçta 2-1 yendik. 30 metreden Beşiktaş'a golü atmıştım. Hollanda'da da 2-0 mağlup etmiştik. Fenerbahçe'yi de hem İstanbul'daki olaylı maçta hem de Amsterdam'da 2-0'lık sonuçlarla yenmeyi başarmıştık." ifadelerini kullandı.

Sjaak Swart, "Fenerbahçe ile olaylı maç dediğiniz, Cruyff'un da karşılaşmadan önce İstanbul'da bir arabayı ittiği karşılaşma mıydı? O gün neler yaşanmıştı?" sorusunu ise "İstanbul'daki maç öncesinde inanılmaz bir yağmur yağmıştı. Stat zemini balçıkla kaplanmıştı ve maç bir gün sonraya ertelenmişti. Bir gün sonraki maça giderken de takım otobüsümüze bir araba çarptı ve uzun süre trafikte bekledik. Cruyff ve bazı takım arkadaşlarımız kaza yapan arabayı itmişlerdi. Trafikte kalmıştık ve yapacak başka bir şey yoktu. Bir gün sonra da saha zemini hiç iyi değildi, çamurun içinde oynanan maçı da kazanmayı başarmıştık." şeklinde yanıtladı.

"75 yaşımda, Cruyff ile birlikte son kez sahaya çıktık"

Swart, 75. yaş gününde düzenlenen organizasyonda Amsterdam Olimpiyat Stadı'nda kulübün efsaneleriyle birlikte sahaya çıktığını hatırlatarak, şunları kaydetti: "Hayatım boyunca unutamayacağım bir gündü. En yakın dostum Johan Cruyff'un yanı sıra Rijkaard, Sneijder, Koeman, Frank de Boer, Şota, Hiddink, Van der Vaart, Van der Sar, Kluivert herkes oradaydı. Cruyff ile yine klasik Ajax formamızı giydik. 75 yaşımda, Cruyff ile birlikte son kez sahaya çıktık. Sahaya çıkarken tüm futbolcuların yan yana dizilip beni alkışlamasını, yanan meşaleleri ve 'Mr. Ajax' pankartlarını unutamam. Tribünde eşim beni izliyordu. Maçın sonlarına doğru da yerimi torunum Justin Swart'a bıraktım. Maç sonunda herkes büyük bir coşku ile ayakta beni alkışladı. Üstü açık bir araba ile tüm torunlarımla attığım stat turu da çok keyifliydi." AA

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men

Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde

22.09.2026 22:21:00
Haber Merkezi
 
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde. Arjantin'de Icardi'nin ehliyetine el konulurken, İngiltere'de Trabzonspor'un yeni yıldızı Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı ve para cezası verildi.

Icardi'ye 2029'a kadar trafikten men

Arjantin'de Mauro Icardi hakkında dikkat çeken bir trafik yaptırımı uygulandı.

Buenos Aires Eyalet Ulaştırma Bakanlığı, Icardi'nin araç kullanırken görüntülendiği bir videoyu yayımladı. Bakanlık açıklamasında, futbolcunun süresi dolmuş ehliyetle araç kullandığı, araçta bulunan China Suarez'in emniyet kemerini çıkardığı ve Icardi'nin seyir halindeyken pencereden dışarı sarktığı belirtildi.

Açıklamaya göre Icardi'nin ehliyetine tedbir amacıyla el konuldu. Futbolcunun yeniden ehliyet alabilmesi için araç kullanmaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekiyor.

Arjantin basınında yer alan haberlere göre ise Icardi hakkında uygulanan trafikten men kararının 2029 yılına kadar geçerli olduğu öne sürüldü.

Salah'a 6 ay direksiyon yasağı

Sezon başında Süper Lig devi Trabzonspor'a transfer olan Mohamed Salah ise İngiltere'de hız sınırını aşması nedeniyle mahkeme tarafından cezalandırıldı.

Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı verilirken, ayrıca 660 sterlin para cezası uygulandı.

Mahkeme kararında Salah'ın ayrıca 120 sterlin mahkeme masrafı ve 264 sterlin mağdur ek ücreti ödemesine hükmedildi.

Salah'ın daha önce de trafik ihlali nedeniyle ceza aldığı ortaya çıktı. Mısırlı yıldız, 2022 yılında Stockport'ta hız sınırını aşması nedeniyle 200 sterlin para cezasına çarptırılmış ve ehliyetine 3 ceza puanı işlenmişti.

İki yıldız, iki farklı yaptırım

Icardi hakkında açıklanan yaptırım, ehliyetin tedbiren alınması ve yeniden ehliyet için sürüş uygunluğunun değerlendirilmesini içerirken, Salah hakkında mahkeme tarafından 6 aylık araç kullanma yasağı uygulanması dikkat çekti.

Bir tarafta 2029'a kadar uzandığı bildirilen men kararı, diğer tarafta 6 aylık direksiyon yasağı...

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.