logo
19 MAYIS 2026

Hükümet ders almıyor

Hükümetin izlediği dış politika sınır komşumuz Suriye'de Türkiye'yi bile tehdit eden gelişmelere sebep oldu. Yaptığı yanlışlardan ders alıp doğru adımlar atmak yerine hükümet yeni yanlışlara fırsat kolluyor

30.06.2015 00:00:00
HABER MERKEZİTürkiye'nin yanlışlarla dolu Suriye politikasına yeni ve çok daha büyük bir halka eklemek üzere. Seçim yenilgisini unutturmak isteyen hükümetin şu ana kadar sessiz kaldığı ve hatta çok büyük oranda destek verdiği Suriye'nin kuzeyindeki olayları gündemine aldı. Hükümet ve Cumhurbaşkanı Erdoğan Türk Silahlı Kuvvetleri'ni bu açıklama Cerablus bölgesinden Suriye'ye sokmak istiyor. Askerin yeni hükümet kuruluna kadar böylesine kritik bir adıma yanaşmadığı ifade edilirken muhalefet de böylesine bir adıma karşı çıkıyor.Ankara'da yeni formüllerTBMM'nin yeni başkanı seçilip, Başkanlık Divanı oluşmadan, yeni bir hükümet kurulmadan TSK'nın adım atması beklenmiyor. Bu çerçevede, sınırda güvenlik tedbirlerinin yoğunlaştırılması, bölgeye askeri sevkiyat yapılması, bölgedeki istihbarat faaliyetlerinin artırılması, angajman kuralları çerçevesinde TSK unsurlarının teyakkuzda kalması gibi adımlar dışında bir adım atılmayacak. TSK hedef olmadıkça savaşa müdahil olmayacak.MGK operasyonu konuştuSuriye meselesi devletin zirvesinin de gündemindeydi. Milli Güvenlik Kurulu (MGK) dün bu ana gündemle toplantı. Ak Saray'da Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yapılan toplantıda Suriye sınırında yaşanan gelişmeler ve siyasi kanadın Suriye'ye girelim talebi değerlendirildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Başbakan Davutoğlu da "Türkiye, sınır güvenliğine bir halel gelecek olursa her türlü ihtimale karşı hazırlıklıdır ve bu hazırlık konusunda gerekli çalışmalar yapılmıştır" dedi.İsrail'den destek mi istendi?Hükümetin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye'ye girme planı büyük bir çılgınlık olarak değerlendirilirken bu konuda oldukça dikkat çekici iddialar da gündeme geliyor. Buna göre İtalya'nın başkenti Roma'da Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile İsrail Dışişleri Direktörü Dore Gold arasında yapılan gizli görüşmenin ana gündemi de bu konu oldu. Kamuoyuna 'Türkiye?İsrail ilişkilerini düzeltme görüşmesi' olarak yansıyan görüşmede Sinirlioğlu'nun Suriye operasyonu konusunda İsrail temsilcisi Gold'u bilgilendirdiği ve bu konuda İsrail'in kendilerine ses çıkarmaması için pazarlık yapıldığı iddia ediliyor.Kafalarda soru işaretleri varSuriye operasyonuna gelen eleştirilerden biri de hükümetin Şubat ayında yaptığı Süleyman Şah operasyonu. IŞİD tehlikesi iddiasıyla türbedeki askerleri geri çeken Ankara, Süleyman Şah'a ait kalıntıları da bir çuvala doldurarak Türkiye'ye getirmişti. Bu operasyonla birlikte hem uluslararası hukuka göre hem de Suriye ile Türkiye arasındaki ikili anlaşmalara göre Türk toprağı sayılan bölgeden Türkiye çekilmiş ve burası terör örgütlerine terk edilmişti. Yaklaşık 4 ay önce tehdit var diyerek bölgeden çekilen Ankara'nın şimdi aynı gerekçelerle Suriye topraklarına girmeye çalışması kafalarda soru işaretleri oluşmasına neden oluyor.

Gıda raflarına bakanlık ayarı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda israfını önlemek için Son Tüketim Tarihi ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi uygulamalarını ayırdı. Son tüketim tarihi geçen riskli ürünler raftan tamamen menedilirken, tavsiye edilen tüketim tarihi geçen gıdalar indirimli özel reyonlarda satılabilecek

19.05.2026 17:43:00
Haber Merkezi
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerindeki tarih kargaşasını önlemek ve gıda israfının önüne geçmek amacıyla market raflarında tarihi geçmiş ürünlerin satışına yönelik radikal bir düzenlemeyi hayata geçirdi.

81 ildeki gıda esnafına, sanayicilere ve belediyelere gönderilen yeni talimat doğrultusunda, marketlerde Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) yönetimi tamamen birbirinden ayrılıyor ve TETT'si geçen bazı ürünlerin israf edilmemesi için "özel reyon" şartı getiriliyor.

Yeni prosedür

Bakanlığın attığı bu adım, tüketicilerin en çok yanıldığı iki kavram arasındaki çizgiyi kesin olarak netleştiriyor.

Süt, peynir, yoğurt, tereyağı, et ve et ürünleri gibi mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve halk sağlığı riski taşıyan gıdalarda STT kriteri tavizsiz uygulanacak. Son Tüketim Tarihi bir gün bile geçmiş ürünlerin rafta bulundurulması kesinlikle yasak olup, tespit edilen işletmelere ağır idari para cezaları kesilecek.

Bakliyat, makarna, un, şeker, bitkisel sıvı yağlar ve çay gibi kolay bozulmayan, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi geçtiğinde sadece aroma veya tazelik gibi kalite kaybı yaşayan gıdalar için ise yeni bir formül geliştirildi. Bu ürünler, tadı ve kokusu bozulmamış olmak kaydıyla marketlerde kurulacak "özel reyonlarda" uygun fiyatlarla halka arz edilebilecek.

Amaç, tonlarca gıda israfını önlemek

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilendirici kılavuzlarda, tüketicilerin sadece Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ibaresi geçtiği için aslında tamamen güvenilir ve yenilebilir olan tonlarca gıdayı çöpe attığı vurgulanıyor. Bu düzenleme ile hem milyarlarca liralık ekonomik kaybın önüne geçilmesi hem de dar gelirli vatandaşların güvenilir gıdaya daha uygun fiyatlarla ulaşması hedefleniyor.

Ambalajlarda bilgi şeffaflığı artıyor

Düzenleme sadece reyon ayrımıyla sınırlı kalmıyor. Bakanlık, tüketicilerin etiketleri okurken yanılgıya düşmemesi için gıdanın adı ve net miktarının ambalajın en görünür yerinde (temel görüş alanında) yer almasını zorunlu kıldı. Tüketicinin doğrudan görebileceği bu yeni tasarım formatına uymayan eski etiketli ürünler, raf ömrüne bakılmaksızın 31 Aralık 2026 tarihinden sonra piyasada barındırılmayacak.

Gıda denetim ekipleri, 81 ilde marketlerin bu kurallara uyup uymadığını, özel reyonların standartlarını ve Son Tüketim Tarihi takibini sıkı abluka altına almış durumda.

Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in kullandığı 3 makam aracı ile Tunceli İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği’ne ait 2 araç, gizli tanık iddiaları doğrultusunda DNA ve kriminal inceleme yapılmak üzere Ankara Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderildi

19.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme
Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı ve Tunceli merkezli yürütülen soruşturmada, bugüne kadar yalnızca şahsi araçlar odak noktasındayken son adımla resmi filolar da mercek altına alındı.

Eski vali Tuncay Sonel'in kullanımındaki 3 makam otosu ve İl Özel İdaresi'ne kayıtlı 2 araç farklı nakil araçlarına yüklenerek Ankara'ya ulaştırıldı.

Uzman ekipler araçlar içinde biyolojik iz, saç, kıl, temas kalıntıları ile olası bir dezenfekte işlemine karşı kimyasal temizlik kalıntılarını araştırıyor.

Toplanan bulgular, Diyarbakır'da DNA örneği veren anne Bedriye Doku ve baba Halit Doku'nun profilleriyle eşleştirilecek.

Gizli tanık beyanı ve şüpheli araç trafiği

Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli etkenlerden biri, dosyaya giren gizli tanık ifadeleri ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları oldu. İddialara göre, Tuncay Sonel'in "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanan oğlu Mustafa Türkay Sonel ve arkadaşı Umut Altaş, Gülistan'ın kaybolduğu gece BMW marka bir araçla şehir içi ve şehir dışında şüpheli bir trafik sergiledi. Gizli tanık, genç kızın cansız bedeninin bu hareketlilik sırasında araçla nakledildiğini öne sürdü.

Plaka aynı, araç farklı çıktı

Soruşturma ekibi, Mustafa Türkay Sonel'in olay döneminde kullandığı BMW marka aracın izini sürdüğünde çarpıcı bir detayla karşılaştı. Şüphelinin o dönemki aracı birkaç yıl önce sattığı, yerine aynı marka, model ve renkte yeni bir araç alarak eski plakasını bu yeni araca taktığı belirlendi. Olay gününe ait gerçek eski araç yeni sahibinden alınarak İstanbul'da ilk incelemeden geçirildi, somut bulgu alınamayınca o araç da kesin sonuç için Ankara'ya gönderildi.

Süreçte ne olmuştu?

6 yıldır "kayıp şahıs" olarak yürütülen dosya, Nisan 2026'da "cinayet" şüphesiyle baştan aşağı yenilendi. Yapılan teknik incelemelerde Gülistan Doku'nun kaybolmadan önce Tunceli Devlet Hastanesi'ne yaptığı girişlerin ve POLNET kayıtlarının HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) üzerinden profesyonelce silindiği belgelendi. Bu kapsamda eski Başhekim Çağdaş Özdemir gözaltına alınırken, dönemin Valisi Tuncay Sonel "suç delillerini yok etme ve gizleme" iddialarıyla İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınıp 21 Nisan 2026'da tutuklandı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 12'ye yükselmiş durumda.

Ankara Kriminal Daire Başkanlığı'ndan gelecek rapor, 6 yıllık sır perdesini aralayacak en somut delil niteliğini taşıyor.

'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'

Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklanmasıyla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi

19.05.2026 14:00:00
AA
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunun arkasında ciddi bir mali takip olduğunu belirterek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Gürlek, operasyonun arkasında ciddi bir mali takibin olduğunu vurguladı.

Bakan Gürlek, Kütahyalı'nın yasa dışı bahisten tutuklandığını hatırlatarak, ​"Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor. O da bu para hareketleri esnasında MASAK takibine takılmış durumda. İllegal bahis sitelerine para gönderme, aracılık etme gibi iddialar var. Başsavcılığımız mali hareketleri inceleyerek kendi takdiri doğrultusunda bu kararı verdi" ifadesini kullandı.

Gürlek ayrıca, mevcut kanunlara göre, yasa dışı bahsi oynatan, buna aracılık eden, yer ve imkan sağlayan ya da bu sitelere para transferi gerçekleştirenlerin eylemlerinin "suç teşkil ettiğini" anımsattı.

Yasa dışı bahis organizasyonlarında adı geçen ve yurt dışında bulunan şüphelilere yönelik adli süreçlerin kesintisiz sürdüğünü ifade eden Gürlek, dijital mecralara yönelik yaptırımların da kararlılıkla uygulandığını belirtti.

Kırmızı Bülten çıkarıldı

Akın Gürlek, firari isimler ve erişim engelleriyle ilgili olarak ise "Kamu düzenini ilgilendirdiği için bu sitelere yönelik hızlıca erişim engelleme kararları alınıyor. Yurt dışındaki şüphelilerin, aralarında adı geçen eski futbolcuların da bulunduğu isimlerin hepsine yönelik kırmızı bülten çıkarıldı" diye konuştu.

Adalet Bakanı Gürlek, yasa dışı bahisle mücadelenin kararlılıkla süreceğini bildirdi.

Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı

Elazığ'da dün 23 şüphelinin gözaltına alındığı özel sağlık kuruluşlarına yönelik operasyon çerçevesinde Medikal Hospital'da yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların cihazlara bağlı olmadığı ve tüm cihazların hasta varmış gibi açık gösterildiği ortaya çıktı

19.05.2026 13:25:00
İHA
Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı
Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı
Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Elazığ İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Elazığ Medikal Hospital, Eyşan Özgü Bakım Merkezi ve Dünya Diyaliz Merkezi mercek altına alındı. Yapılan çalışmada, kuruluşların mevzuata aykırı işlemler yaptığı, kamu zararına sebebiyet verdiği ve haksız kazanç sağladığı belirlendi. Ardından jandarma ekipleri tarafından düğmeye basıldı ve dün düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda aralarında doktor, hemşire, hastane çalışanı ve kamu personelinin de olduğu 23 şüpheli gözaltına alındı. 18 ev ve 3 iş yerinde detaylı aramalar yapılarak tüm evraklara el konuldu. Ayrıca devam eden soruşturma kapsamında Elazığ Medikal Hospital ve Özel Doğu Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Ali Ş.'de dün akşam saatlerinde Kırıkkale'de ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı.






Elazığ Medikal Hospital'ın yoğun bakımda bir personel tarafından cep telefonu ile çekilen görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde yoğun bakımda yatan hastaların cihaza bağlı olmadığı ve diğer tüm cihazların da hasta varmış gibi gösterilerek çalıştırıldığı görüldü.








"Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok"

Personelin ise çekim yaparken, "Bunlar bir yolunu bulur. Kaç kişi geldi çıktı kaç kişi parasını aldı. Benim içerde 3 aylık param var. Ağlamayana mama yok. Kapıda gördüm, ben pazartesi Dünya Diyalize gitmem. Saat 09.00'da buradan çıkacağım. Sabah 5'te uyandım. Diyor ki 'Hayır gideceksin' Ne yapacağım o zaman ekmeğimden olacağım. Bu istifa ettirmek için mobing. Makineye bağlı falan değil. Buda makineye bağlı değil. Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok" ifadelerini kullandığı duyuldu.

Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi

CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 23 Aralık 2025'te Ankara'da düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı dâhil 8 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazasına ilişkin sabotaj iddialarını güçlendiren çok kritik uçuş kayıtlarını paylaştı

19.05.2026 11:20:00
Haber Merkezi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
23 Aralık 2025 tarihinde Ankara sınırları içinde düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Ahmed el-Haddad ile beraberindeki heyetin ölümüne yol açan uçak kazasıyla ilgili gizem perdesi aralanıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kazanın arkasında bir sabotaj ihtimalini doğrudan güçlendiren resmi uçuş belgelerini ve çarpıcı radar kayıtlarını kamuoyu ile paylaştı.

Yavuzyılmaz'ın FlightRadar verilerine dayandırdığı belgelere göre, olay günü havalimanında uluslararası havacılık kuralları çiğnenerek yan yana getirilen yabancı jetlerden şüphelisinin, kazanın hemen ardından İsrail'e gittiği kesinleşti.

'Kör noktada' şüpheli buluşma

Haber kaynağı olan açıklamalara göre, olayın kronolojik gelişimi ve güvenlik ihlalleri zinciri şu şekilde gerçekleşti:

1 No'lu Apron Yerine 5 No'lu Apron: Libya Genelkurmay Başkanını taşıyan uçak, 22 Aralık'ta Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptığında, teamüllere göre yabancı devlet yetkililerinin ağırlandığı güvenli "1 No'lu apron" yerine; havalimanının en uzak ve adeta kör noktası olarak bilinen "5 No'lu aprona" park ettirildi.

İsrail Jeti Aynı Apronda: 23 Aralık günü Libya askeri heyeti ve mürettebatı otelde istirahat ederken, diplomatik ilişkisi bulunmayan düşman bir ülkeye ait 4X-CNA tescil numaralı şüpheli bir jet de aynı 5 No'lu aprona giriş yaptı.

1 Saat 41 Dakikalık Gizemli Süre: Uluslararası güvenlik ve havacılık protokollerine tamamen aykırı olan bu durum neticesinde, iki uçak apronda tam 1 saat 41 dakika boyunca yan yana kaldı.

Ard Arda Kalkış ve Kaza: Sürenin dolmasıyla birlikte önce şüpheli jet Esenboğa'dan havalandı. Ondan kısa bir süre sonra kalkış yapan Libya heyetini taşıyan uçak ise havalandıktan yalnızca 15 dakika sonra Ankara'nın Haymana ilçesi yakınlarında düşerek çakıldı. Kazada uçaktaki 8 kişiden kurtulan olmadı.

Uçuş kayıtları İsrail'i işaret ediyor

Deniz Yavuzyılmaz, daha önce gündeme getirdiği bu güvenlik ihlallerinin ardından, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) kameralarının da olay günü çalışmadığını iddia etmişti. Yavuzyılmaz, sabotaj iddialarını bir üst boyuta taşıyan son uçuş kayıtlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Sabotaj ihtimalinin gündeme geldiği bu güvenlik ihlallerinin ardından; İşte bu şüpheli jetin, Libya uçağının düştüğü olay günü, Esenboğa'dan çıkış yapıp hangi ülkeye gittiğini tespit ettik. İsrail'e! Kaynak: 23.12.2025 tarihli Flight Radar 4X-CNA tescil no'lu jetin uçuş kayıtları."

Güvenlik zafiyeti Meclis gündeminde

Daha önceki araştırmalarında bu şüpheli jetin Ankara'ya gelmeden önce Kudüs'teki üçlü ittifak toplantısıyla ilişkili olarak Tel Aviv, Atina ve Larnaka hatlarında uçuş yaptığını da belgeleyen CHP'li Yavuzyılmaz, hükümete güvenlik protokollerinin neden işletilmediği konusunda sert sorular yöneltti.

Uluslararası diplomatik ve askeri dengeleri sarsacak nitelikteki bu iddiaların ardından, havacılık uzmanları ve adli makamların Esenboğa'daki kaza kırım ve radar kayıtlarına ilişkin incelemelerini derinleştirmesi bekleniyor.


23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı


 
Cumhurbaşkanı Kararı ile 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı. Karar detaylı olarak Resmi Gazete'de yer aldı. Özellikle Muğla'nın Fethiye ve Marmaris ilçeleri dikkat çekiyor. Diğer illerde ise maden yatakları öne çıkıyor. 

19.05.2026 09:52:00 / Güncelleme: 19.05.2026 10:14:17
HASAN GÜNDOĞDU
 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı
 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı

FOTO ALTI: Marmaris'te Çamlı Mahallesi

Artvin, Aydın, Balıkesir, Bingöl, Bursa, Denizli, Elazığ, Gümüşhane, Karabük, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak ve Zonguldak illerinde bazı alanların orman sınırları dışına çıkarılması kararlaştırıldı.
Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yeni ormanlar yapılacak

Orman sınırları dışına çıkarılan alanların iki katından az olmamak üzere devletin hüküm ve tasarrufu altında veya hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlardan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek üzere tahsis yapılacak.

Kararda neler var?

Resmi Gazete'nin 19 Mayıs nüshasında kararın krokileri de yer alyor. Buna göre Muğla'nın Fethiye ilçesinde Patlangıç Mahallesi'ndeki ormanlık alan ortadan kaldırılacak. Yine Marmaris'ın doğa harikası Çamlı ve Çetibeli mahallelerinde de benzer bir durum yaşanacak. Bu alanlara turizm tesisinin kurulup kurulmayacağı şimdilik bilinmiyor. Muğla'da Seydikemer İlçesi'nde Uğurlu Mahallesi, Yatağan İlçesi Yukarıyayla Mahallesi de karar kapsamında yer alıyor.
Trabzon'da ise Akçaabat İlçesi Kirazlık Mahallesi, Araklı İlçesi Kayacık Mahallesi, Tonya İlçesi İskenderli Mahallesi de karar kapsmında bulunuyor.

Kizirnos neden listede?

Araklı'da Kayacık Mahallesi (eski adı 
Kizirnos) Araklı ilçe merkezine ise 30 kilometre mesafede bulunuyor. Mahallenin ekonomisi ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığa dayanıyor. Maden yatağı var mı? Var... Araklı'da altın, bakır yatakları mevcut... 
 
Altın İşletmeleri üç yıl önce Araklı ilçesindeki Karadere Vadisi'nde birbirine üçer kilometre mesafede üç ayrı maden projesi için başvuru yapmıştı. Altın İşletmeleri'nin ÇED süreci için hazırladığı proje dosyasına göre, Çiftepınar ve Sularbaşı mahalleleri sınırları içinde 18 bin 930 dönümlük işletme ruhsatı alanı içerisindeki 182 dönümlük alanda açılacak maden işletmesinde bakır ve demir cevheri çıkarılacak
 
 

Kapadokya'da balon turlarına hava engeli


 
 
Kapadokya'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Türk bayrakları ile gerçekleştirilecek balon turu da olumsuz hava koşullarından dolayı iptal edildi.

19.05.2026 08:53:00
AA
 Kapadokya'da balon turlarına hava engeli
 Kapadokya'da balon turlarına hava engeli

Kapadokya'da sıcak hava balonu turları olumsuz hava koşulları nedeniyle 3 gündür gerçekleştirilemiyor.
Nevşehir ve çevresinde aralıklarla etkili olan yağmur ve rüzgar, balon turlarına engel oldu. Turistlerin bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerini gökyüzünden izlemelerine olanak sunan balon turları 17 Mayıs'tan beri yapılamıyor.
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla sepetlerine asılacak Türk bayrakları ile uçuş yapmak üzere hazırlanan balonlar, sabah gün doğumu vaktinde Göreme beldesindeki uçuş alanlarına sevk edildi.

Tur, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) Nevşehir Koordinatörlüğünün değerlendirmesinin ardından olumsuz hava koşullarından dolayı iptal edildi. Değerlendirme sonucunu bekleyen ekipler daha sonra araçlarla alandan ayrıldı.
Balon turlarının hava koşullarının normalleşmesinin ardından yeniden bölge semalarını renklendirmesi bekleniyor.

Bölgede uygun hava koşullarında yılda ortalama 220 gün yapılabilen sıcak hava balonu turları, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı SHGM Nevşehir Koordinatörlüğünün değerlendirmesi sonucu, hava şartlarının elverişli olması durumunda verilen izinle gerçekleştiriliyor.

BTP, Ankara'da dev bir gençlik şöleniyle 19 Mayıs'ı kutladı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında başkent Ankara'da görkemli bir "Gençlik Şöleni" gerçekleştirdi. Türkiye'nin dört bir yanından gelen gençlerin akın ettiği programda, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın katılımıyla milli bayram coşkusu doruğa ulaştı

19.05.2026 06:31:00 / Güncelleme: 19.05.2026 12:14:57
Hasan Gündoğdu
BTP, Ankara'da dev bir gençlik şöleniyle 19 Mayıs'ı kutladı
BTP, Ankara'da dev bir gençlik şöleniyle 19 Mayıs'ı kutladı
Kahramanmaraş, Manisa, Trabzon, Bursa, İstanbul, Hatay ve Ankara başta olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinden gelen BTP Gençlik Kolları üyeleri, salonu hıncahınç doldurarak birlik ve beraberlik mesajı verdi.






Marşlar eşliğinde büyük coşku
 
Ellerinde Türk bayraklarıyla salonu kırmızı-beyaza boyayan gençler, hep bir ağızdan söylenen marşlara coşkuyla eşlik etti. Cumhuriyet'in temellerinin atıldığı 19 Mayıs ruhunun derinden hissedildiği programda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları minnet ve özlemle anıldı.







Genel Başkan Hüseyin Baş'tan tarihi kapanış konuşması
 
Programın kapanış konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, salondaki coşkulu gençliğin sevgi seliyle karşılaştı. Gençlere seslenen Baş, 19 Mayıs'ın Türk milleti için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.







Konuşmasında Atatürk'ün vizyonuna ve gençliğe bıraktığı mirasa dikkat çeken Hüseyin Baş, şu ifadeleri kullandı:
 
"Bugün burada, Türkiye'nin dört bir yanından gelen inançlı, kararlı ve vatan sevdalısı gençliğimizle bir aradayız. 19 Mayıs, sadece bir takvim yaprağı değil; bağımsızlığın günüdür. Atatürk ve silah arkadaşlarının yaktığı o meşale, bugün BTP gençliğinin elinde geleceği aydınlatmaya devam etmektedir. Bizler, bu ülkenin yarınları değil, bugünleriyiz. Milli mücadele ruhunu her an diri tutarak, tam bağımsız Türkiye idealimizden asla vazgeçmeyeceğiz."







Şölen, Genel Başkan Hüseyin Baş'ın konuşmasının ardından salondaki gençlerin yoğun tezahüratları ve hatıra fotoğrafları çekimiyle son buldu.













İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!


 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi. 

19.05.2026 00:55:00 / Güncelleme: 19.05.2026 00:58:37
AA
İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!
İklim değişikliği fındıkta bile sulamayı zorunlu hale getirdi!

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi.

Prof. Dr. Demir, "Meyvecilikte, fındık üretiminde krizler yaşadık. Eskiden Karadeniz Bölgesi'nde fındıkta sulamaya ihtiyaç yok gibi bir algı vardı. Ama özellikle küresel ısınmayla ve küresel iklim değişimiyle beraber bu algı değişmeye başladı. Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan bu süreç fındıkta da sulamayı zorunlu hale getirmiştir. Yani fındıkta sulama artık bir lüks değil, zorunlu bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi.


Prof. Dr. Demir, yapılan araştırmalar sonucunda fındıkta sulamayla verimde yaklaşık yüzde 20 ile 60 arasında artış gözlemlendiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Tabii bu arazinin coğrafyasına, topografik eğime, ürettiğimiz ürünün çeşidine ve iklim faktörlerine bağlı olarak değişmektedir. Fındıkta sulama yapmadığımız zaman sadece verim düşüklüğü değil, aynı zamanda üretilen ürünlerde kalite, ürün iriliğinde, tane çapında, boş fındık oranının artması gibi pek çok problemle karşılaşıyoruz. Onun için de bizim mutlak suretle artık özellikle Samsun başta olmak üzere Karadeniz'in sahil kesimi öncelikle yani 450 metre rakımın altındaki bölgeler öncelikle olmak üzere önümüzdeki süreçlerde sıcak yaz aylarında ciddi anlamda sulamayı düşünmek ve projelerini almak durumundalar."

Çorlu şehitlerini binler uğurladı

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde uğradıkları saldırı sonucu şehit olan polis memurları Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç için cenaze namazı kılındı. Şehit polisler, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuklarına uğurlandı   

18.05.2026 14:49:00
İHA
Çorlu şehitlerini binler uğurladı
Çorlu şehitlerini binler uğurladı
Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan şehit polis memurları Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç için ilk olarak Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde resmi tören düzenlendi. Ardından şehitler için Çorlu ilçesindeki Hacı Mehmet Şirikçi Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı.

Cenaze törenine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, milletvekilleri, protokol üyeleri, emniyet personeli ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cenaze namazının ardından şehit polisler, dualar eşliğinde uğurlandı. Cadde boyunca toplanan binlerce vatandaş, şehitleri son yolculuklarına uğurladı.

Şehit Polis Memuru Emrah Koç'un naaşı, defnedilmek üzere Çorlu Hava Meydan Komutanlığı'ndan Van iline gönderildi. Şehit Polis Memuru Erkan Tütüncüler ise Çorlu Şehitliği'nde toprağa verilecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.