logo
30 AĞUSTOS 2025


Hz. Hüseyin (a.s.)’ın kabri başındalar...

24.09.2018 00:00:00

Prof. Dr. Haydar Baş, "İmam Hüseyin" eserinde Hz. Hüseyin'in şehadetinden sonraki hadiseleri şöyle anlatıyor:


"Sonra oradan Hz. Hüseyin (a.s.)'ın kabrini ziyaret etmeye varınca, gözlerine türbe göründü, atlarından indiler. Ağlayıp figâna başladılar ve yakalarını yırttılar. Ve başlarına topraklar saçtılar. Çok çok feryad ettiler. Figânda bulundular.


"Esselamü aleyke, ey Peygamberimizin (s.a.v.) kızı Fâtıma (a.s.)'ın oğlu, şehid ve sadık İmam bin İmam (a.s.)! Ey zulümle, kahırla şehit edilmiş, ey ehl-i iyâli düşmanların elinde esir olmuş, nazik bedeni atlar altında kalmış, başını mızrakların ucuna takıp düşmanlarına armağan vermiş bizler, yüzü kara kişileriz. Ve yüzümüzün karası ile senden özür dileyerek geldik. Biz o günahkârlarız ki, seni düşman elinde koyduk, ahde vefâ etmedik. Ta ki, düşmanlar seni, çoluk-çocuğunu öldürdüler, senin kanın bizim üzerimizdedir. Hak Teala Hazretlerine tevbe eyledik. Atan Muhammed Mustafa (s.a.v.)'den utandık. Gerçi biz sana vefasızlık eyledik ama işte şimdi yoluna ve uğrunda öcünü almak için başımızı vermeye geldik. Umuyoruz ki, Hak Teala günahımızı bağışlar. Muhammed Mustafa (s.a.v.)'in şefaatinden mahrum bırakmaz bizi" dediler. 


Bu türlü o kadar yalvardılar ve ağlaştılar, hepsinin gözyaşları kumların üstüne aktı. Ve orada bir gün bir gece kaldılar, ağladılar, ağladılar... (Taberî, Tarih, Gürtunca tercümesi, c.4, s.136).


Orada bir gece ve gündüz kaldıktan sonra Kerbela bölgesinden ayrılırlar. El-Hassase'ye, el-Enbar'a, oradan da es-Sadud'a, son olarak da el-Kayyare'ye ulaşırlar. El-Kayyare bölgesinde Süleyman b. Sured'e, vali Abdullah b. Yezid'in bir mektubu ulaşır. Bu mektupta sayılarının azlığı nedeniyle başarısız olacaklarını söyleyerek Tevvabun ordusunun geri dönmesini ister. Ancak Süleyman b. Sured'in arkadaşlarına danışması sonucu çıkılan bu yoldan vazgeçmek istemezler. Amaçları bu niyet üzere ölseler de, İmam Hüseyin (a.s.)'ın kanını alma mücadelesinin sevabına ulaşmaktır.


Kûfe Valisi Abdullah b. Yezid'in gönderdiği mektup Kayyare'de Süleyman b. Sured'e ulaşır. Abdullah b. Yezid mektubunda şöyle demekte idi: "Bismillahirrahmanirrahim Abdullah b. Yezid'den Süleyman b. Sured'e ve yanındaki Müslümanlara… Selamün Aleyküm! İmdi, derim ki, bu yazım size öğüdü kulak tutulup dinlenir bir kişinizin yazısıdır. Sizin az bir kuvvetle pek çok bir kuvvete karşı gitmek istediğinizi haber aldım. Bu, kişinin dağları yerlerinden külünk ile kaldırması kabilindendir. Böylesinin aklı da, fiili de kınanır ve yerilir. 


Ey kavmimiz! Onlar size gelip gelirler. Sizi ya taşla vurup öldürürler, yahut kendi milletlerinin yanına yollarlar. O zaman temelli kurtulamazsınız. Ey kavmim! Bugün sizin için de, benim için de elbirliği etmek vardır. Sizin de, bizim de düşmanımız aynıdır. Bizler ne zaman sözlerimizi birleştirirsek düşmanımıza gâlip geliriz. Ne zaman ihtilafa, anlaşmazlığa düşersek, muhaliflerimize karşı kuvvet ve şevkimiz zayıflar. Ey kavmimiz! Nasihati minder altı etmeyiniz, emrime aykırı harekette bulunmayınız. Yazım size okununca geri dönüp geliniz. Allah sizi taatine getirsin, kendisine karşı günah işlemekten arkanıza döndürsün. Vesselam." (Taberî, Tarih'inde, İbn-i Kesir ve İbn'ül-Esir'de yer almaktadır).


Bu mektubu alan Süleyman b. Sured, yola çıktığı arkadaşlarına mektubu okuyarak yapılması gerekenle ilgili fikirlerini almıştır.


Abdullah b. Yezid'in mektubu Süleyman b. Sured ve arkadaşlarına okununca Süleyman b. Sured Tevbeciler ve Fedailer Birliği'ne, "Sizin bu husustaki görüşünüz nedir?" diye sordu.


Onlar, "Senin görüşün nedir? Biz böyle bir şeye yanaşmayacağımızı şehrimizin ve ailemizin içinde size de, onlara da açıklamıştık. Şimdi yola çıkmış, kendimizi cihada bağlamış, düşmanımızın toprağına yaklaşmış bulunuyoruz. Bu hususta daha ne görüş olur?" dedikten sonra, "Sen ne düşünüyorsun?" diye bağırdılar.


Süleyman b. Sured, "Benim reyim, görüşüm, vallahi siz şu iki iyilikten; şehitlik veya zaferden birine hiçbir zaman bugünkünden daha yakın olamayacaksınız. Allah sizi hak üzere topladıktan, fazl-u keremiyle onu size istettikten sonra sizin geri döneceğinizi sanmıyorum. Biz İbn-i Zübeyr'in yanında cihada davet ediliyoruz. Kanatimce İbn-i Zübeyr'in yanında yapacağımız çarpışma, cihad değil, ancak dalalettir. Biz bu işi arkamıza ve ehline bırakalım. Eğer mağlup olur ve ölürsek, niyetlerimize göre günahlarımızdan tevbe edici olarak ölmüş oluruz." (Taberî Tarih'inde, İbn-i Kesir ve İbn'ül-Esir'de yer almaktadır).


Tevvabun yola devam ederken Karkisiya bölgesine ulaşır. Burada Zufer b. el-Hâris el-Kilabî Tevvabun askerlerine yemek yedirir, ihtiyaçlarını temin eder. "Burada kalın" teklifine rağmen, yollarına devam ederek nihayet Aynu'l-Verde bölgesine ulaşırlar."

Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Gökhan Demir / diğer yazıları
İşte en kurak bölgelerimiz!
Kuraklık Anadolu'yu vuruyor
Değiştirilemez faktörleri değiştirmek mümkün
Kalp hastalıklarının en bariz 10 nedeni
Onlar sefa sürüyor
Reel sektör kan ağlıyor
Zafer Partisi’nden olağanüstü kongre kararı
3. olağanüstü tüzük kongresi 13 Eylül’de
İslam dünyası bakıyor... Gazze'de resmi can kaybı 63 bini geçti
Yardım dağıtım bölgelerinde ölenlerin sayısı 2 bin 203'e yükseldi
TBMM'de Filistin tezkeresi kabul edildi
Bildik vurgu, tespit ve tepkilerin dışında bir şey yok
Türk-İş açlık ve yoksulluk sınırı açıklandı
Yoksulluk sınırı 27 bin TL'yi geçti
CHP İstanbul Kongresi iddianamesi hazırlandı
10 isme hapis istendi
Fenerbahçe'nin, Avrupa Ligi'ndeki rakipleri belli oldu
İlk maçlar 24-25 Eylül'de
Bursa'da barajlardaki su, geçen yıla göre yüzde 42 azaldı
Bursa artık su şehri değil
Kaçak pırlanta operasyonu genişliyor
Gözaltı sayısı 43'e yükseldi
Hakan Fidan'ın sözleri komşuyu kızdırdı
Yunan basını manşete taşıdı
Gram altında yeni rekor
4 bin 500 TL'yi aştı
Gerçek işsizlik oranı yüzde 29.6
TÜİK işsizlik verilerini açıkladı
Şöhretini sahaya yansıtamadı, tepkilerin odağı oldu
Fenerbahçe, Jose Mourinho’yu gönderdi
İşte en kurak bölgelerimiz!
Kuraklık Anadolu'yu vuruyor
Değiştirilemez faktörleri değiştirmek mümkün
Kalp hastalıklarının en bariz 10 nedeni
Onlar sefa sürüyor
Reel sektör kan ağlıyor
Zafer Partisi’nden olağanüstü kongre kararı
3. olağanüstü tüzük kongresi 13 Eylül’de
İslam dünyası bakıyor... Gazze'de resmi can kaybı 63 bini geçti
Yardım dağıtım bölgelerinde ölenlerin sayısı 2 bin 203'e yükseldi
TBMM'de Filistin tezkeresi kabul edildi
Bildik vurgu, tespit ve tepkilerin dışında bir şey yok
Türk-İş açlık ve yoksulluk sınırı açıklandı
Yoksulluk sınırı 27 bin TL'yi geçti
CHP İstanbul Kongresi iddianamesi hazırlandı
10 isme hapis istendi
Fenerbahçe'nin, Avrupa Ligi'ndeki rakipleri belli oldu
İlk maçlar 24-25 Eylül'de
Bursa'da barajlardaki su, geçen yıla göre yüzde 42 azaldı
Bursa artık su şehri değil
Kaçak pırlanta operasyonu genişliyor
Gözaltı sayısı 43'e yükseldi
Hakan Fidan'ın sözleri komşuyu kızdırdı
Yunan basını manşete taşıdı
Gram altında yeni rekor
4 bin 500 TL'yi aştı
Gerçek işsizlik oranı yüzde 29.6
TÜİK işsizlik verilerini açıkladı
Şöhretini sahaya yansıtamadı, tepkilerin odağı oldu
Fenerbahçe, Jose Mourinho’yu gönderdi
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.