logo
19 HAZİRAN 2026

Yanlışta ısrar etmek

12.06.2026 00:00:00
'Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah'tan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.' (Hud, 113)

Maalesef yıllardır çeşitli adlarda ve misyonlarda faaliyet gösteren siyasi partilerin iktidar olduktan sonra savundukları ideolojiler ile icraatları farklı olunca halkın şirazesi kaydı.

Bu sosyalist dediler, oy verdiler kapitalisten kötü çıktı. Bu milliyetçi dediler, oy verdiler 50 bin insanımızı şehit eden teröristleri baş tacı yaptı, üniter yapıyı neredeyse paramparça yaptı. Bu hocadır dediler, oy verdiler, kadından imam mı olur diyen hoca kadını başına imam yaptı. İsrail'le 12 tane stratejik anlaşmalar imzaladı. Bu dindardır, bir yüzüğü var dediler, ona oy verdiler, milletin neticede bir donu kaldı, ne kadar dinsizlik varsa yaptı. Allah'a hakaret edercesine Allah'ın düşmanı, şeytanın yuvası olan kiliseleri besmele ile açtı. Allah'ın haram kıldığı zinayı insanlar işlesin, domuzu da yesinler diye serbest bıraktı. Nerede papaz, haham varsa onlarla iftarlar verdi ve dualarına âmin dedi. Kafir ordusu ABD'yi coğrafyamıza bela etti. Irak'ta 1 milyon Müslümanı katlederek 60 bin Müslüman kadına tecavüz eden ABD askerlerine, burunları kanamadan vatanlarına dönsünler diye de dualar etti. Bir yüzükle yola çıktılar karun kadar zengin oldular. Bunları destekleyen zümre neden sormuyor, yahu senin aldığın maaşla bu kadar serveti nasıl yaptın, biz de yapalım madem maaşla servet ediliyor paranın dişisini bulduysan bize de söyle biz de çoğaltalım demez mi?

Bu siyasileri deneye deneye halk da artık Allah'a değil de desteklediği siyasi partisine kul olmaya başladı. O yaptıysa vardır bir nedeni. O mecbur kaldı, o çaldıysa Allah için çaldı gibi  ifadeler Müslüman Türk milletinin düşüncesi, zikri ve ahlakı olmaz, bu yozlaşmanın neticesidir. O kadar yozlaşma var ki, adamlar genel başkanlarını hâşâ Peygamber, partilerini de din olarak görüyorlar! Bunlardan olmadın mı sen dinsiz, imansızsın. Ülkenin hali bu, satılacak bir şey kalmadı, dağlara, ormanlara saldırıyorlar, güzelim tabiatımızı da para uğruna yok ediyorlar. Size soruyorum bu memleket senin olsa onu tarumar mı edersin, abat mı edersin?

İnsanın yaradılış gayesi Allah'a olan kulluğudur. İnsanın Allah'a kulluğunu ispat etmesidir. Bu gayeyi unutan insan hiç ölmeyecekmiş ve hiç Allah'a hesap vermeyecekmiş gibi hayat yaşar. Bu tür insanların idealleri genelde dünyada makam sahibi, mal ve mülk sahibi olmak olur. Bu ideal uğruna önlerine gelen her engeli aşmak için sınır tanımaz olurlar. Milli, dini ve ahlaki bütün ölçüler tamamen hiç sayılır bu tip insanların ölçüsü, nefsi arzu ve istekleridir.

Nefsi arzu ve istekleri doğrultusunda ilerlerken hiç bir kuralı tanımaz hale gelirler ve yanlışını fark etse bile ısrarla aynı yanlışı savunmaya devam eder. Hataları onlara söylendiği zaman asla kabul etmeyerek, yalanı başka bir yalan ve bahane ile kapatmaya çalışırlar. Bu tür insanlar yanlışından dönecek cesareti ve erdemi kendinde bulamayan insanlardır. Fakat hiç düşünmezler ki bir gün babam, dedem gibi ben de bu fani dünyadan göçeceğim ve huzuru mahşerde Allah (c.c) önünde hesap vereceğim. Allah'a hesap verirken size sorduğu zaman neden, niçin bu yanlışları yaptın diye ne diyeceksin? Dünyada insanlara anlattığın yalan bahanelerden oluşan hikâyeleri yüce Allah'a da anlatacak mısın, elbette yok! Allah'a anlatamayacaksan ve sonunda Allah'a hesap vereceğini biliyorsan neden ilk olarak kendini ve sonra insanları aldatıyorsun.

Dünyalık çıkarları için insanlara batılı hak, hakkı batıl olarak göstererek, onlara bu yanlışın doğru olduğu hususunda çeşitli oyunlarla, bahanelerle süsleyerek insanları aldatmak ve kendi hatasının üzerini kapatmak için başka insanlara iftara atarak olayları manipüle etmek, ancak şeytanın işidir veya şeytanlaşmış insanın işidir. Hatasının ortaya çıkacağını anlayınca nasıl bu işten sıyrılırım, duyulmadan evvel alt yapı hazırlayarak temiz, günahsız insanlara suç isnat ederek olayları manipüle edenler Allah (c.c) sizi görmüyor mu sanıyorsunuz? Belki de hiç Allah'a iman etmiyorsunuzdur. Bu ahlaktaki insanlara uyan ve onlara gerçekler anlatıldığı zaman anladıkları halde inatla yanlış yapan insanı savunmak için aynen onun kullandığı metotla yanlışın üzerini örtmeye çalışmaları onların da aynı ahlakta olduklarını göstermektedir.

'Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah'tan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.' (Hud, 113)

"Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar." (Bakara, 9)

"Kalplerinde hastalık vardır. Allah da onların hastalığını arttırmıştır. Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azap vardır." (Bakara, 10)

Kısaca şunu söylemek gerek, nefsi hatalarımızın üzerini kapatmak için insanlara karşı yalandan bahaneler ile yanlışı savunmamalıyız çünkü huzuru mahşerde bu hataları Allah (c.c) bize sorduğu zaman o yalan bahanelerimiz işe yaramayacaktır. O halde, son nefes için yaşamalıyız. Muvakkati olarak geldiğimiz bu dünyadan ebedi vatana göçeceğiz. İki gün misafir kaldığımız bu mekâna âşık olmak ve onun için geldiğimiz yeri unutmak, bizi yaradan Rabbimizi unutmak bize yakışmaz.
 
Gökhan Demir / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.