logo
04 EYLÜL 2026

İçişleri Bakanlığı: 9 organizatör, 132 kaçak göçmen yakalandı

İçişleri Bakanlığı, İzmir ve Muğla'da Göçmen Kaçakçılığına yönelik Jandarma ve Sahil Güvenlik ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda; 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmenin yakalandığını bildirdi

10.08.2026 11:36:00
İHA
 
İçişleri Bakanlığı: 9 organizatör, 132 kaçak göçmen yakalandı
İçişleri Bakanlığı: 9 organizatör, 132 kaçak göçmen yakalandı
İçişleri Bakanlığı, İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığınca yasa dışı yollardan yurt dışına gitme girişiminde bulunan düzensiz göçmenlere yönelik gerçekleştirilen ortak operasyon sonucu 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmenin yakalandığını açıkladı.






Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "İzmir ve Muğla'da Göçmen Kaçakçılığına yönelik jandarmamız ve Sahil Güvenliğimiz tarafından düzenlenen ortak operasyonda; 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmen yakalandı. Göçmen kaçakçılığı organizatörlerinden 4'ü tutuklandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığınca yapılan ortak çalışmalar sonucu; yasa dışı yollardan yurt dışına gitme girişiminde bulunan düzensiz göçmenlere yönelik Jandarma ekiplerince karadan, Sahil Güvenlik botlarıyla denizden arama tarama faaliyetleri gerçekleştirildi. 






Arama tarama faaliyetleri sonrası düzenlenen operasyon sonucunda; İzmir ve Muğla'da 'Göçmen Kaçakçılığı' ağları ortaya çıkarıldı. Yakalanan düzensiz göçmenler İl Göç İdaresi Müdürlüklerine teslim edildi ve sınır dışı işlemleri başlatıldı. Yasa dışı göç ile mücadele kapsamında; teknolojinin sağladığı tüm imkanlardan etkin şekilde yararlanarak, göçmen kaçakçılığını organize eden ve bu faaliyetlere aracılık eden kişilere yönelik mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Sahil Güvenliğimizi, İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıklarını, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığını ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

KKTC'deki feribot faciasından kurtulan Adanalı gençler ailelerine kavuştu

KKTC'nin Girne açıklarındaki feribot faciasından kurtulan Adanalı 3 genç memleketlerine döndü. Faciadan kurtulan gençler yaşadıklarını anlattı

03.09.2026 20:59:00
İHA
 
KKTC'deki feribot faciasından kurtulan Adanalı gençler ailelerine kavuştu
KKTC'deki feribot faciasından kurtulan Adanalı gençler ailelerine kavuştu
Girne'deki feribot faciasından kurtulan arkadaşlar Sudenaz Sönmez, Burak Can Keskin ve Burak Arif Kaya, memleketleri Adana'ya havayoluyla döndü. AFAD ekipleri tarafından Çukurova Havalimanı'nda karşılanan gençler, ailelerine kavuştu. KKTC'deki feribottan kurtulan Sudenaz Sönmez'i, Kozan ilçesindeki Şevkiye Mahallesi'ndeki ailesi büyük sevinçle karşıladı. Ablası Gamze Sönmez, 4 gündür hiç uyumadığını, kız kardeşine kavuşmayı beklediğini söyledi.






"Gemi batarken ilk terk eden kaptandı"

Yaşadıklarını anlatan Sudenaz Sönmez, "Kaptanı ilk uyardıklarında Mersin Limanı'na kadar duramayacaklarının söylendiğini ve gemi batarken bile hala 'sakin olun, bir şey yok' dediler. Batarken ilk terk eden kaptan, yedek kaptandı. İnsanlar el uzatırken hepimiz bakıyorduk, hiçbir çalışan yoktu. El ele tutuşarak birbirimizi çıkardık. Ben Kozanlı arkadaşlarımızla limana inince bayıldım. Kayıplarımızın bulunması öncelik. Hukuki süreç devam ediyor. Cumhurbaşkanımızdan, AFAD'dan, Türk Konsolosluğu'ndan destekleri için ve Kozan Belediye Başkanımız Mustafa Atlı'ya çok teşekkür ederim. Annemi görünce o ağladı, eve çıkınca ben de ağladım" diye konuştu.

Anne Selcan Sönmez, kızına gözyaşları içinde sarılarak, "Kızıma kavuştuğum için çok mutluyum. Ailesini kaybedenlere başsağlığı diliyorum. Biz çok kötüydük, onları düşünemiyorum bile" diye konuştu.








"Camı kırarak çıktım çok dalga vardı"

Arkadaşlarının yanına ziyarete giden ve feribotta birlikte dönerken faciayı yaşayan Burak Can Keskin ise, "Allah bir daha göstermesin. Biz gittiğimizde yerler ıslaktı. Herkes kaptana bildirmiş ama 'ben burada yıllardır kaptanım' demiş. Camı kırarak çıktım. Çok dalga vardı, o can havliyle bilsen de kurtulamazdın. Herkes kendi canının derdine düştü. Zaten durdu ve geminin batması ile durması bir oldu" diye konuştu.

Feribot faciasından kurtulan Burak Can Keskin'in annesi Gülfidan Keskin de, "Oğlum aradı. 'Anne, biz ölüyoruz. Hakkını helal et anne' diye feryat etti. Oğlumun sesi ve diğerlerinin sesi. 'Anne seni seviyorum, hakkını helal et' demesi ile ben bittim. O kaptanlar da aynı acıyı tatsın. Bir de 'Haklarını helal etsin' diyorlar mı' Asla hakkımızı helal etmiyoruz" dedi.
Baba Cem Keskin ise, oğlunun şaka yaptığını düşündüğünü belirterek, "'Baba, gemi batıyor' demesi ile 'Yelek, bot yok mu'' dedim. 'Helal olsun oğlum' dedim. Limana varınca haber verdi, büyük sevinç yaşadık" diye konuştu.








"8 aylık hamile kadını pencereden ayaklarından çıkardım"

7 kişiyi camı kırarak kurtardığını söyleyen Burak Arif Kaya ise, "Gemiye bindik. İlk bastığımızda su vardı. Kaptana sordum, 'cıvatalardan su alıyor' dedi. 'Emin misin, batmadan gideceğimize'' dedim. Bana, 'sen 5 yıllık okul okuyorsun, ben 10 yıllık okul okuyorum' dedi bana. Gemiden çıktım, 'kalkıyoruz' dediler, gemiye geri bindim. 8-9 kilometre gittik gitmedik. Yardımcı kaptan, 'Sakin olun, bir şey yok' dedi. 2 dakika geçti, geminin içi su dolmaya başladı. Yanımda ufak çocuk, 'gemi batacak' dedi. İlerledik, ses gelince gemi her yerden su alıyor, kapılar kilitli. 'Benim de annem babam var' diyerek elde imkan varken kurtardım. 8 aylık hamile kadını pencereden ayaklarından çıkardım. Kolumla vura vura çıkardım. 3 çocuk ve yaşlı bir amcayı çıkarmaya çalıştık. Mazotlu su, kayıyordu. Cumhurbaşkanımızdan ve belediye başkanımızdan Allah razı olsun" şeklinde konuştu.




















Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Başakşehir'de inşaat alanında yaşanan göçükte toprak altında kalan işçinin hayatını kaybettiği belirlendi. İşçinin cenazesi itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. Olayla ilgili 4 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

03.09.2026 13:53:00
İHA
 
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir Şamlar Mahallesi Zerafet Konakları inşaatında yaşanan istinat duvarı çalışması sırasında göçük yaşanmış, 2 işçi toprak altında kalmıştı. Bölgeye sevk edilen AFAD ve itfaiye ekipleri, toprak altında kalan işçilerin kurtarılması için çalışma başlattı.






Göçük altında kalan Tolga Yahşi, toprak altından çıkartılarak sağlık ekiplerince hastaneye sevk edilirken, Ferdi Yahşi'nin (27) hayatını kaybettiği belirlendi. Yahşi'nin cansız bedeni, ekiplerin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. 






Yahşi'nin cenazesi Cumhuriyet Savcısı'nın incelemesinin ardından Adil Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Olay yerine gelen Ferdi Yahşi'nin yakınları sinir krizleri geçirdi.








4 kişi hakkında gözaltı kararı

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Soruşturma kapsamında müteahhit, şantiye şefi, iş güvenliği uzmanı ve kepçe operatörü hakkında gözaltı kararı verildi.

Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor

Karadeniz'de küresel ısınma, kirlilik ve aşırı avcılığın etkisiyle deniz ekosistemindeki dengeler değişirken, balıklar ve diğer deniz canlılarının hayatını sürdürebildiği oksijence zengin su alanlarının giderek daraldığı belirtildi

02.09.2026 13:47:00
İHA
 
Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor
Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor
KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi tarafından, Karadeniz'in biyolojik zenginliğinin tanınması ve korunmasına yönelik yürütülen AB BIOBLACK Projesi kapsamında çalıştay düzenlendi. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya'dan proje ortakları ile paydaşların katıldığı çalıştayda, Karadeniz'e kıyısı bulunan ülkelerde gerçekleştirilen araştırmalar değerlendirildi. Katılımcılar, kendi ülkelerindeki mevcut durum ve önümüzdeki dönemde izlenecek yol haritaları hakkında sunum yaptı. Programda ayrıca deniz ekosisteminin korunmasına yönelik ülkeler arasında geliştirilebilecek iş birlikleri ve ortak projeler üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu.






"Oksijenli su kütlesi daralıyor"

Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığının küresel ısınmaya bağlı olarak hızla arttığını belirten KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, geçmişte yaklaşık 200 metre derinliğe kadar uzanan oksijence zengin ulus su kütlesinin bazı bölgelerde 100 metreye kadar daraldığını söyledi.

Erüz, iklim değişikliği, aşırı avcılık ve kirliliğin Karadeniz'deki canlı yaşamını ciddi şekilde tehdit ettiğini ifade ederek, "Biyoçeşitliliği etkileyen kısa faktörler var. Birincisi insan etkisiyle Karadeniz'in ekosistemi bozuluyor. Özellikle fiziksel yapıda ciddi bir değişim var. Küresel ısınmaya bağlı olarak Karadeniz'in deniz suyu sıcaklığı hızla artış gösteriyor. Bu sıcaklaşmada buharlaşmanın fazla olması ve tuzunun artmasıyla birlikte Karadeniz'in dip ve üst tabakası arasındaki etkileşim artmaya başladı. Bu Karadeniz'de balık ve diğer üstyapı organizmalarının yaşayabileceği oksijenli su kütlesinde daralmalar başladı. Daha önce 200 metreye kadar olan derindeki sular oksijence zengin sular iken şimdi bu derinlik yer yer 100 metrelere kadar çıkabiliyor. Balık ve diğer canlıların yaşayabileceği su kütlesini daraltıyor. Bunun üzerine insan baskısını yani aşırı avcılık ve kirliliği eklediğiniz zaman Karadeniz'deki balık ve diğer canlıların yaşama şansı iklim değişikliği ile birlikte çok zorlandı. Yeni bir planlama ve stratejiye gitmemiz gerekiyor. Aksi halde Karadeniz'de gerçekten hızla tehdit altına giren bir deniz. Alınması gereken en önemli etken bütün ülkelerin birlikte inorganik kirleticilerin denize girişini mutlaka keskin bir şekilde kontrol altına almamız gerekiyor. Bizim balık kaynaklarımızın başında Karadeniz geliyor. Eğer biz Karadeniz'i koruyamazsak gelecek nesillerimizin besin kaynağı zarar görecek. Isınması yetiştiricilik ve avcılığa etki edecek" dedi.








KTÜ'den Karadeniz biyoçeşitliliğinin takibi için mobil uygulama

Karadeniz'de nesli tehlike altındaki canlılar ile yabancı türlerin dağılımının belirlenmesine yönelik mobil uygulama geliştirildi. Uygulamayla denizdeki türlerin daha yakından takip edilmesi ve elde edilen verilerin biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalarda kullanılması hedefleniyor.

KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Hacer Sağlam, uygulamanın proje kapsamında geliştirildiğini belirterek, kullanım alanının genişletilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Sağlam, "Proje kapsamında mobil uygulama geliştirdik. Bu uygulamanın amacı özellikle nesli tehlike altında ve yabancı türlerin dağılımını belirlemekti. Uygulama kullanımını yaygınlaştırmak istiyoruz. Karadeniz'deki canlılar aşırı avcılık, hayalet ağlar, yasa dışı avcılık, deniz çöpleri, yabancı türler gibi bir çok tehdit altında" ifadelerini kullandı.













Hastanede çöpte bebek bulundu: Anne 16 yaşında

Mersin'in Erdemli ilçesindeki devlet hastanesi tuvaletinde dünyaya gelen ve çöpe atılan bebek sağ olarak temizlik görevlisi tarafından bulunarak tedavi altına alındı. Yapılan çalışmada bebeğin annesinin 16 yaşındaki H.E.Y. olduğu tespit edildi. H.E.Y., tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

31.08.2026 12:24:00
İHA
 
Hastanede çöpte bebek bulundu: Anne 16 yaşında
Hastanede çöpte bebek bulundu: Anne 16 yaşında
Olay, 27 Ağustos'ta Erdemli Devlet Hastanesi'ndeki bir tuvalette yaşandı. İddiaya göre, 16 yaşındaki H.E.Y., rahatsızlanarak annesi R.H. ile birlikte hastaneye geldi. Hastanede kanaması başlayan H.E.Y., tuvalete giderek doğum yaptı.






Doğum sonrası bebeği çöp kutusuna atan H.E.Y., hastanede tedavi altına alındı. Bu sırada tuvalete giden bir temizlik görevlisi, çöp kutusundaki sağ olan bebeği fark etti. Görevlinin dikkati sayesinde bebek tedavi altına alındı. Durumun bildirilmesi üzerine Mersin ve Erdemli Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatıyla polis çalışma yaptı. 






Çalışmada çocuk anne tespit edilerek hastanede gözaltına alındı. 2 gün süren tedavi sonrası H.E.Y. ile onu hastaneye getiren annesi R.H. adliyeye sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüpheli H.E.Y. 'Kasten Öldürmeye Teşebbüs' suçundan tutuklandı, R.H. ise adli kontrol şartı ile serbest kaldı.

Bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu ve tedavisinin sürdüğü, olayla ilgili babanın da belirlendiği soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı

Bakırköy'de bir güzellik merkezinde kadınların haberi olmadan mahrem görüntülerinin kaydedilerek dijital platformlarda ücret karşılığında yayımlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 1 şüpheli daha yakalandı. Soruşturma kapsamında daha önce yakalanan 2 şüpheli ise tutuklandı

30.08.2026 11:55:00 / Güncelleme: 30.08.2026 12:00:16
İHA
 
Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı
Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce, bir iş yerinde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesine yönelik yürütülen çalışmalarda, 28 Ağustos tarihinde müracaatta bulunan 4 kadın şahsın, daha önce hizmet aldıkları Bakırköy ilçesi Zuhuratbaba Mahallesi'nde bulunan bir güzellik merkezinde kendilerinden habersiz şekilde mahrem görüntülerinin kaydedildiği ve söz konusu görüntülerin dijital platformlar üzerinden ücret karşılığında yayımlandığı yönündeki beyanları üzerine inceleme başlatıldı.






Yapılan incelemeler kapsamında söz konusu iş yerinde gerçekleştirilen aramalarda, gizli kamera düzeneği bulunan aktif 1 cihaz, daha önce iş yerinden söküldüğü belirlenen 6 cihaz ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Konu kapsamında iş yeri yetkilisi F.Ö. isimli kadın şüpheli bahse konu iş yerinde, kamera ve güvenlik sistemlerinin kurulumunu gerçekleştirdiği belirlenen E.S.C. isimli şüpheli ise Kağıthane ilçesindeki ikametinde yakalandı.








Çalışmaların devamında, görüntülerin dijital platformlar üzerinden yayımlanmasıyla bağlantılı olduğu tespit edilen A.Ç. (30) isimli şüpheli de 29 Ağustos tarihinde Küçükçekmece ilçesindeki ikametinde yakalandı. Yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyallere el konuldu.








F.Ö. ve E.S.C., "Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Verilmesi veya Ele Geçirilmesi" ve "Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali" suçlarından 29 Ağustos tarihinde sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi.

A.Ç.'nin de aynı suçlardan 30 Ağustos 2026 tarihinde adli makamlara sevk edileceği öğrenildi.

Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı

Yolsuzluk ve kayırmacılık yalnızca ekonomik kayıplara yol açan sorunlar değil; adalet duygusunu, devlet kurumlarına güveni ve toplumsal huzuru da aşındıran ciddi meseleler

30.08.2026 08:56:00
Yaşar Cebesoy
 
Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı
Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı
Yolsuzluk ve kayırmacılık yalnızca ekonomik kayıplara yol açan sorunlar değil; adalet duygusunu, devlet kurumlarına güveni ve toplumsal huzuru da aşındıran ciddi meseleler.

Kamu kaynaklarının kişisel çıkar için kullanılması ve liyakat yerine yakınlık ilişkilerinin öne çıkması, toplumda "ne yaparsam yapayım hakkımı alamam" duygusunu güçlendirebiliyor.







Adalet duygusu yaralanınca öfke büyüyor

Bir toplumun istikrarını sağlayan en önemli unsurlardan biri, vatandaşların hukukun ve kamu düzeninin herkese eşit uygulandığına inanmasıdır. Yolsuzluk ve kayırmacılık algısının güçlenmesi ise tam tersine, vatandaşın devlet ve kurumlarla kurduğu güven ilişkisini zedeliyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü de yolsuzluğun hukuka olan güveni azalttığına, toplumun ekonomik ve siyasi yapısını olumsuz etkilediğine ve devlet-toplum güvenini zedeleyebildiğine dikkat çekiyor.







"Benim hakkım neden yok?" sorusu

Kayırmacılığın en tehlikeli sonucu yalnızca bir kişinin haksız biçimde işe alınması ya da bir başkasının avantaj elde etmesi değildir.

Asıl tehlike, haksızlığın normalleşmesidir.

Bir genç, eğitimine ve emeğine rağmen işe giremediğini; buna karşılık torpili bulunan bir kişinin önüne geçtiğini düşünüyorsa, zamanla sisteme olan inancını kaybedebilir.

"Çalışmanın anlamı yok."

"Liyakat önemli değil."

"Kurallara uyan kaybediyor."

gibi düşünceler yaygınlaştıkça toplumsal dayanışmanın yerini öfke ve güvensizlik almaya başlar.







Kayırmacılık liyakati çözer

Devlet kurumlarının güçlü olabilmesi için görevlendirmelerde liyakat, ehliyet ve objektif ölçütlerin esas alınması gerekir.

Kayırmacılık ise bunun tersidir. Bir kişinin sahip olduğu bilgi, beceri ve tecrübeden ziyade siyasi, akrabalık, hemşehrilik veya kişisel bağlantılarının belirleyici olduğu düşüncesini doğurur.

Akademik çalışmalar da kayırmacılığın toplumsal adalet, toplumsal barış, güven ve kurumların işleyişi üzerinde önemli etkileri bulunduğuna dikkat çekiyor.







Yolsuzluk ekonomiden fazlasını çalar

Yolsuzluğun bedeli yalnızca devlet bütçesinden eksilen para değildir.

Yolsuzluk; kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına, rekabetin bozulmasına, gelir dağılımındaki adaletsizliğin büyümesine, vatandaşın devlete güveninin azalmasına, kurumların itibar kaybetmesine neden olabilir.

Bu nedenle yolsuzlukla mücadele, yalnızca ekonomik bir mesele değil, hukuk ve devlet yönetimi meselesidir.







Öfke ne zaman tehlikeli hale gelir?

Toplumlarda adaletsizlik algısının sürekli büyümesi, bireysel tepkilerin ötesinde daha geniş bir toplumsal öfke yaratabilir. Ancak burada kritik nokta, hak arama ile şiddet arasındaki ayrımın korunmasıdır.

Yolsuzluk ve kayırmacılığa karşı oluşan tepkinin demokratik hukuk yollarına, denetime, özgür basına, bağımsız yargıya ve hesap verebilirliğe yönelmesi gerekir. Öfkenin şiddete veya hukuk dışı eylemlere dönüşmesi ise sorunu çözmek yerine yeni mağduriyetler doğurur.

Çözüm: Şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik

Toplumsal güvenin yeniden güçlenmesi için kamu yönetiminde şeffaflık, denetim, liyakat ve hesap verebilirlik temel ilkeler olmalıdır.

Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde son yıllarda mal bildirimi, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadeleyi güçlendirmeye yönelik çeşitli kanun teklifleri de gündeme geldi.

Çünkü vatandaşın devlete güvenebilmesi için yalnızca suçluların cezalandırılması değil, haksızlığın ortaya çıkmasını engelleyecek güçlü kurumların kurulması gerekir.

Bir ülkede vatandaş "hakkımı ararsam sonuç alırım" diyorsa devlet güçlüdür. "Torpilim yoksa hakkımı alamam" düşüncesi yaygınlaşıyorsa, sorun artık tek tek yolsuzluk olaylarını aşmış, toplumsal güven meselesine dönüşmüştür.

Ve toplumsal barışın en sağlam temeli, insanların aynı kuralların herkes için geçerli olduğuna inanmasıdır.

İki kişinin ölümüne yol açan sürücü adliyede


 
Zeytinburnu'nda, İETT otobüsünün Büyükyalı Sitesi'nin bahçe duvarına çarpması sonucu 2 kişinin öldüğü, 1'i ağır 16 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü gözaltına alındı. R.S.F. adlı sürücü adliyeye sevk edildi.

29.08.2026 16:10:00 / Güncelleme: 29.08.2026 16:20:43
Haber Merkezi/AA
 
 İki kişinin ölümüne yol açan sürücü adliyede
 İki kişinin ölümüne yol açan sürücü adliyede

Zeytinburnu'nda, İETT otobüsünün Büyükyalı Sitesi'nin bahçe duvarına çarpması sonucu 2 kişinin öldüğü, 1'i ağır 16 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü gözaltına alındı. R.S.F. adlı sürücü adliyeye sevk edildi.
Kennedy Caddesi Bakırköy istikametinde seyreden İETT otobüsünün, Kazlıçeşme mevkisinde bir sitenin bahçe duvarına çarptığı kazaya ilişkin soruşturma sürüyor.







Kameralardan kaçamadı

Soruşturma kapsamında, şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü R.S.F. gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli sürücü, adliyeye sevk edildi.

Ne olmuştu?

Dün Kennedy Caddesi Bakırköy istikametinde seyreden İETT otobüsü, Kazlıçeşme mevkisinde bir sitenin bahçe duvarına çarpmış, kazada 2 kişi hayatını kaybetmiş, 1'i ağır 16 kişi yaralanmıştı.
Güvenlik kamerasınca kaydedilen kaza anına ilişkin görüntülerde, aynı istikamette seyreden bir otomobilin şerit değiştirmek için İETT otobüsünün önüne doğru manevra yapması üzerine sağa yönelen otobüsün yoldan çıkarak sitenin bahçe duvarına çarpması yer almıştı.







İETT'den açıklama


Kazayla ilgili İETT'den yapılan açıklamada, BN1 hattında görev yapan otobüsün saat 16.48'de Zeytinburnu mevkisinde önündeki sivil otomobilin aniden şerit değiştirmesi sebebiyle kaza yapmamak için manevra yaptığı sırada yoldan çıkarak site duvarına çarptığı kaydedildi. Açıklamada, "Söz konusu özel halk otobüsü kazası ile ilgili kurumumuz ve emniyet birimlerince gerekli idari ve adli soruşturma başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi.

İstanbul Valisi Davut Gül, yaralıları ziyaret etti

İstanbul Valiliğinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Vali Gül'ün, Zeytinburnu'nda İETT otobüsünün bir sitenin bahçe duvarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralıları tedavi gördükleri Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'nde ziyaret ettiği belirtilerek, "Vali Gül, yaralı vatandaşlarımızın sağlık durumları hakkında doktorlardan bilgi alarak geçmiş olsun dileklerini iletti" ifadelerine yer verildi. Ayrıca, valilikten yapılan açıklamada Vali Gül'ün, yaralananların tedavi gördüğü Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi ile İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi ile Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ziyaret ettiği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da bilgi aldı

Öte yandan, Vali Gül'ün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmiş olsun dileklerini yaralı vatandaşlara ilettiği ve sağlık durumları hakkında doktorlardan bilgi aldığı kaydedildi.

Kuzenini öldürdü: "Delikanlıysan vur" sözü cezasını 18 yıla düşürdü

Konya'da yaklaşık 3 yıl önce 5 bin liralık alacak meselesi nedeniyle kuzenini tüfekle vurarak öldüren 50 yaşındaki sanığın yargılandığı davada yeni bir gelişme yaşandı. İlk olarak müebbet hapis cezasına çarptırılan sanığın cezası, kuzeninin olay sırasında söylediği belirtilen "Delikanlıysan vur" sözü ve olay öncesindeki tartışmalar nedeniyle uygulanan haksız tahrik indirimiyle 18 yıla düşürüldü. Karar, Yargıtay tarafından da onandı

29.08.2026 11:49:00 / Güncelleme: 29.08.2026 11:56:20
İHA
 
Kuzenini öldürdü: "Delikanlıysan vur" sözü cezasını 18 yıla düşürdü
Kuzenini öldürdü: "Delikanlıysan vur" sözü cezasını 18 yıla düşürdü
Olay, yaklaşık 3 yıl önce merkez Meram ilçesi Gödene Mahallesi 17343. Sokak'ta meydana geldi. Amcasının yanında çalışan 50 yaşındaki Ömer Parlak, uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle işten çıkarıldı. Bir süre sonra aynı iş yerinde çalışan kuzeni 30 yaşındaki Muhammet Bilal Parlak'ı telefonla arayan Ömer P., yaklaşık 5 bin liralık alacağının kendisine ödenmediğini iddia etti.






İkili arasında telefonda başlayan tartışmanın ardından Muhammet Bilal Parlak, kuzeninin evine gitti. Ancak Ömer P. kapıyı açmadı. Çevrede bulunanların müdahalesiyle sakinleşen Muhammet Bilal Parlak, daha sonra aracına yöneldi. Bu sırada evinden tüfekle çıkan Ömer P., kuzeni Muhammet Bilal Parlak'a ateş etti.

Ağır yaralanan Muhammet Bilal Parlak, olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan Ömer P., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada sanık Ömer Parlak, "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.








"Delikanlıysan vur" sözü haksız tahrik kapsamında değerlendirildi

Karara yapılan itirazın ardından dosyanın incelenmesi sırasında, Muhammet Bilal Parlak'ın olay öncesinde kuzenine yönelik "Vur beni, delikanlıysan" şeklinde söz söylediğine ilişkin tanık beyanları dikkate alındı. Ayrıca tarafların olaydan önce telefonla tartıştığı, Muhammet Bilal Parlak'ın sanığın evine gittiği ve sanığın kendisine hakaret edildiği yönündeki savunmasının aksini ortaya koyan bir delil bulunmadığı değerlendirildi.








Mahkemece bu hususlar, sanık lehine haksız tahrik çerçevesinde değerlendirilerek müebbet hapis cezasında indirime gidildi. Sanık Ömer P.'nin cezası 18 yıl hapse düşürüldü. Sanık hakkında ayrıca iyi hal indirimi uygulanmadı. Karara yönelik itirazın ardından dosya Yargıtay'a taşındı. Yargıtay incelemesinin ardından verilen karar onanarak kesinleşti.

Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü

Gaziantep'te bir restoranda çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile söndürüldü. Yangının çıktığı ilk anlar cep telefonu kamerasına yansırken yangın sonrası küle dönen restoranın içi görüntülendi

29.08.2026 11:04:00
İHA
 
Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü
Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü
Yangın, Şahinbey ilçesi Bey Mahallesi'nde bulunan Gece Gündüz isimli restoranda sabah erken saatlerde çıktı. İddiaya göre, bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın kısa sürede büyüyerek restoranı tamamen sardı.






Yangını fark edenlerin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarıyla olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, 30 personel ve 14 itfaiye aracıyla alevlere müdahale etti. Yangın, ekiplerin müdahalesi sonrası söndürüldü.








Alevler cep telefonu kamerasında, yangın sonrası restoran kül oldu

Ekiplerin yer yer soğutma çalışmaları devam ederken yangının ilk çıktığı anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde, restoranı saran alevler dikkat çekerken yangın sonrası restoranda büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Yangının söndürülmesinin ardından küle dönen restoran içi görüntülendi.








Yaralananın olmadığı yangının çıkış nedeni ile ilgili soruşturma başlatıldı.

Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı

Zeytinburnu'nda T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Kazada 9 kişi yaralandı

29.08.2026 00:10:00
İHA
 
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Yolcuların büyük panik yaşadığı kazada 9 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.






Polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. Yaralanan 9 kişi ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Ekiplerin olay yerinde çalışmaları devam ediyor.









Metro İstanbul yaptığı açıklamada, "T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda geçici bir süre için seferler Kabataş-Çapa ve Cevizlibağ-Bağcılar istasyonları arasında yapılmaktadır" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.