Dün akşam İcmal Gençliği İslam dünyasının birliği ve Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) fitnesinin önünün kesilmesi adına çok önemli bir hizmet gerçekleştirdi.
Baştan sona ilahi bir muhabbetle devam eden programda iman ve aşk ocağı Ehl-i Beyt’in nefesi her dem hissedildi.
Yurt dışından gelen Ehl-i Beyt sevdalılarının konuşmalarının da yer aldığı muhteşem programda, Ehl-i Beyt’in şemsiyesi altında bir ve beraber olunduğunda nasıl bir manevi lezzet alındığı tüm dünyaya fiili olarak gösterildi.
Kurra Hafız Mustafa Yıldırım’ın Kur’an ziyafeti, İcmal Gençliğine temsilen Hüseyin Turan’ın konuşması, İcmal dergisi ve Yenimesaj gazetesinin önemli yazarlarından Muharrem Bayraktar’ın konuşması, değerli yazarlarımız Abdullah Terzi, Müslim Karabacak, Ahmet Erimhan beylerin güzide konuşmaları, Ehl-i Beyt sevdalısı Mehdi Aksu beyin tespitleri geceye damgasını vurdu, izleyenlere coşkulu anlar yaşattı.
Ve gecenin onur konuğu Prof. Dr. Haydar Baş’ın tarihe damgasını vuran muhteşem konuşması…
İslam dünyasının BOP tezgahında paramparça edilmek istendiği, fitnecilerin Şii-Sünni çatışmasını başlatmak için ellerinden geleni yaptıkları, Müslüman’ın Müslüman’la kapışmasının zemininin hazırlandığı günümüzde Ehl-i Beyt çizgisinde buluşmanın ne kadar önemli olduğunu misalleriyle ortaya koydu.
Sayın Baş, “Şii-Sünni kardeştir demek, aslında BOP’a ve Arap Baharı’na ‘oyun bozuldu’ demektir” dedi. Çünkü BOP’un en büyük hedefi Şii-Sünni çatışması çıkarmaktır.
İslam dünyasında kalıcı bir barışın ve huzurun sağlanması ancak Ehl-i Beyt’in gemisine binmekle mümkündür.
Prof. Dr. Haydar Baş, “Ehl-i Beyt sevgisi Şii-Sünni kardeşliğinin temelidir. Ehl-i Beyt sevgisi yanında olanı kendinden ayrı görmemektir” diyerek birliğin mayasının Ehl-i Beyt olduğunu bir kez daha vurguladı.
Gençlik tarihi bir program yapar da programda gençler olmaz mı?
İcmal gençliği yaptıkları organizasyonla, okudukları Ehl-i Beyt şiirleriyle, Prof. Dr. Haydar Baş’ın yazdığı Gençliğe Mesaj şiirini sunum tarzıyla, anlattıkları Ehl-i Beyt menkıbeleriyle özünde Ehl-i Beyt sevdası olan bir gençliğin nasıl olması gerektiğini pratik olarak ortaya koydu.
Bilal Demiryürek ve Grup Nefes okudukları kaside ve ilahilerle geceye ayrı bir renk kattılar, katılanlara duygu dolu anlar yaşattılar.
Cenab-ı Hak, bir kutsi hadisi şerifte, “Ben sevdiğim bir kulumun anıldığı yere rağbet ederim” buyurmaktadır.
Bizler programın onur konuğu Prof. Dr Haydar Baş, İcmal Gençliği ve diğer değerli katılımcılar vesilesiyle insanlık tarihinin Allah tarafından en seçilmiş ve en sevilmiş şahsiyetleri olan Ehl-i Beyt’i andık ve yaşadık ki Cenab-ı Hak her dem nazar etti, rağbet etti.
Bunu o çatı altında bulunan herkes iliklerine kadar hissetti.
Programda Şii, Sünni ve Alevi’nin Ehl-i Beyt çatısı altında buluştuğunda, nasıl tek bilek tek yürek olduğuna şahit olduk.
Dileriz ki bu programlar sadece bununla sınırlı kalmaz, her zaman yapılır da bizler de bu manevi atmosferden doya doya istifade ederiz.
Bu programların Türkiye’nin her ilinde hatta diğer İslam ülkelerinde de tertip edilmesi emin olun ki Batı’nın BOP fitnesinin kökünü kazıyacaktır.
Bizleri bu duyguları yaşamamıza vesile olan ve birlik adına önemli bir çığırı açan İcmal İstanbul Gençliği’ne gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.
Baştan sona ilahi bir muhabbetle devam eden programda iman ve aşk ocağı Ehl-i Beyt’in nefesi her dem hissedildi.
Yurt dışından gelen Ehl-i Beyt sevdalılarının konuşmalarının da yer aldığı muhteşem programda, Ehl-i Beyt’in şemsiyesi altında bir ve beraber olunduğunda nasıl bir manevi lezzet alındığı tüm dünyaya fiili olarak gösterildi.
Kurra Hafız Mustafa Yıldırım’ın Kur’an ziyafeti, İcmal Gençliğine temsilen Hüseyin Turan’ın konuşması, İcmal dergisi ve Yenimesaj gazetesinin önemli yazarlarından Muharrem Bayraktar’ın konuşması, değerli yazarlarımız Abdullah Terzi, Müslim Karabacak, Ahmet Erimhan beylerin güzide konuşmaları, Ehl-i Beyt sevdalısı Mehdi Aksu beyin tespitleri geceye damgasını vurdu, izleyenlere coşkulu anlar yaşattı.
Ve gecenin onur konuğu Prof. Dr. Haydar Baş’ın tarihe damgasını vuran muhteşem konuşması…
İslam dünyasının BOP tezgahında paramparça edilmek istendiği, fitnecilerin Şii-Sünni çatışmasını başlatmak için ellerinden geleni yaptıkları, Müslüman’ın Müslüman’la kapışmasının zemininin hazırlandığı günümüzde Ehl-i Beyt çizgisinde buluşmanın ne kadar önemli olduğunu misalleriyle ortaya koydu.
Sayın Baş, “Şii-Sünni kardeştir demek, aslında BOP’a ve Arap Baharı’na ‘oyun bozuldu’ demektir” dedi. Çünkü BOP’un en büyük hedefi Şii-Sünni çatışması çıkarmaktır.
İslam dünyasında kalıcı bir barışın ve huzurun sağlanması ancak Ehl-i Beyt’in gemisine binmekle mümkündür.
Prof. Dr. Haydar Baş, “Ehl-i Beyt sevgisi Şii-Sünni kardeşliğinin temelidir. Ehl-i Beyt sevgisi yanında olanı kendinden ayrı görmemektir” diyerek birliğin mayasının Ehl-i Beyt olduğunu bir kez daha vurguladı.
Gençlik tarihi bir program yapar da programda gençler olmaz mı?
İcmal gençliği yaptıkları organizasyonla, okudukları Ehl-i Beyt şiirleriyle, Prof. Dr. Haydar Baş’ın yazdığı Gençliğe Mesaj şiirini sunum tarzıyla, anlattıkları Ehl-i Beyt menkıbeleriyle özünde Ehl-i Beyt sevdası olan bir gençliğin nasıl olması gerektiğini pratik olarak ortaya koydu.
Bilal Demiryürek ve Grup Nefes okudukları kaside ve ilahilerle geceye ayrı bir renk kattılar, katılanlara duygu dolu anlar yaşattılar.
Cenab-ı Hak, bir kutsi hadisi şerifte, “Ben sevdiğim bir kulumun anıldığı yere rağbet ederim” buyurmaktadır.
Bizler programın onur konuğu Prof. Dr Haydar Baş, İcmal Gençliği ve diğer değerli katılımcılar vesilesiyle insanlık tarihinin Allah tarafından en seçilmiş ve en sevilmiş şahsiyetleri olan Ehl-i Beyt’i andık ve yaşadık ki Cenab-ı Hak her dem nazar etti, rağbet etti.
Bunu o çatı altında bulunan herkes iliklerine kadar hissetti.
Programda Şii, Sünni ve Alevi’nin Ehl-i Beyt çatısı altında buluştuğunda, nasıl tek bilek tek yürek olduğuna şahit olduk.
Dileriz ki bu programlar sadece bununla sınırlı kalmaz, her zaman yapılır da bizler de bu manevi atmosferden doya doya istifade ederiz.
Bu programların Türkiye’nin her ilinde hatta diğer İslam ülkelerinde de tertip edilmesi emin olun ki Batı’nın BOP fitnesinin kökünü kazıyacaktır.
Bizleri bu duyguları yaşamamıza vesile olan ve birlik adına önemli bir çığırı açan İcmal İstanbul Gençliği’ne gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Milli Ekonomi Modeli ‘dinamik’ bir model / 12.02.2026
- 11. MEM Kongresi, tebliğ hazırlayan ve sunan bilim insanları, konular / 11.02.2026
- 11. MEM Kongresi bu hafta sonu Viyana’da / 04.02.2026
- ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı? / 03.02.2026
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- 11. MEM Kongresi, tebliğ hazırlayan ve sunan bilim insanları, konular / 11.02.2026
- 11. MEM Kongresi bu hafta sonu Viyana’da / 04.02.2026
- ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı? / 03.02.2026
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026




























































