logo
28 EYLÜL 2026

"İdmana 341T ile giderdim"

A Milli Futbol Takımı'nın 2020 Avrupa Şampiyonası Elemeleri H Grubu'danki şansını değerlendiren Aytemiz Alanyasporlu futbolcu Efecan Karaca, "Ben şansımızın çok yüksek olduğunu görüyorum. Başınızda Şenol Hoca varsa hedefiniz hiçbir zaman bitmez. Hep hedefiniz yukarıda olur" dedi

01.04.2019 00:00:00
 
"İdmana 341T ile giderdim"
"İdmana 341T ile giderdim"
Aytemiz Alanyaspor'da başarılı bir performans ortaya koyan ve 29 yaşında A Milli Takım'a seçilen Efecan Karaca, TamSaha dergisine açıklamalarda bulundu. Efecan'ın soru-cevap şeklinde gerçekleşen röportajı şöyle:  Galatasaray altyapısından yetişen ancak profesyonel hayatı uzun süre alt liglerde geçtikten sonra Alanyaspor'da değerini bulup 29 yaşında A Milli Takım'a seçilen Efecan Karaca'yı yakından tanımak istiyoruz. Nerede ve ne zaman dünyaya geldin, futbol topuyla ilk olarak nerede tanıştın?

İstanbul doğumluyum. Sarıyerliyim. Annem ev hanımı, babam tekstilci Anne tarafı, Rize kökenli... Baba tarafı, Sivas ama İstanbul doğumlu, Sarıyer Yenimahalle'den İki kardeşiz, bir de erkek kardeşim var. Haliç Üniversitesi'nde Spor Akademisi'nin antrenörlük bölümünü bitirdi. O da futbol oynadı, yetenekli ama üşengeç. Dedem, annemin babası, futbol oynamış. Annemin amcası da Sarıyer'de, Altay'da futbol oynamış; Mikro Mustafa (Pırnal) Fenerli Mikro değil ama Babam da amcam da futbol oynamış ama amatör. Futbola Sarıyer'de başladım. Sokakta oynuyorduk. Topumuz denize kaçardı, kayıkların bağlandığı halatlarla almaya çalışırdık.

Galatasaray için seni ilk keşfeden kimdi?

Kireçburnu altyapısında başladım. Babam amatör takımda antrenörlük yaptığı için orada başladım. Babam, Kireçburnu'nda bir yıl antrenörlük yapmış. Babamın adı Serhat, "Sarı Serhat" derlerdi. Sonra Sarıyer'de oynadım. Kireçburnu'nda Fatih Hoca vardı, Sarıyer'in altyapısına aldılar. Galatasaray ile Florya'da hazırlık maçı yapıyorduk. O zaman ilk defa görmüştük çim sahayı Gol atmıştım ben de. Rahmetli Zafer Koç ile Sefer Karaer beni aldılar. 12-13 yaşındaydım. Hatta babamı aramışlardı, ben inanamamıştım. Fatih Hoca, demişti ki: "Baban beni arasın!" Aradı babam. "Galatasaray seni istiyor" dedi. Şoke olmuştum. 341T vardı o zaman halk otobüsü; onunla Cevizlibağ'a gidiyordum, oradan da minibüsle Florya'ya Küçükken bazen annem, bazen babam, bazen de amcam 15 yaşıma kadar her gün beni götürüp getirdiler. Danone Kupası için Fransa'ya gitmiştik. İlk uluslararası tecrübem oradaydı.

Eğitimini nereye kadar sürdürebildin?

Ortaokula kadar Sarıyer'deydim. Sabah okula gidiyordum. Saat 1'de bitiyordu. İdmanlar da saat 4'te başlıyordu. 2'de yola çıkıyordum. İdmana 15 dakika kala Florya'da oluyordum. Liseyi Şehremini Lisesi'nde okudum. Bizim bütün Galatasaray altyapısı oradaydı. Çalışkan değildim ama efendiydim, usluydum. O yüzden de hocalar beni severdi. 14-16'da oynuyordum. Suat Kaya beni Süper Genç oynamadan PAF Takım'a çıkardı. O zaman PAF Takım'da oynamak çok zor. 86-87'liler oynuyor, ben 89'luyum. 2-3 yaş büyüklerle oynadım. Arda abiler vardı, Özgürcan'lar, Cafercan'lar, Mülayim abi, hepsi

Bize Galatasaray altyapısından söz eder misin? Orada nasıl bir eğitim aldın? Sana katkı sağlayan teknik adamlar kimlerdi?

Orada öncelikle iyi insan olmayı öğretiyorlar; iyi bir karakterinin olması, dürüstlük ve çalışkanlık Nitekim geldiğim noktada bunların payı çok büyük. Orada her şey çok farklıydı. Şartlar da çok olumluydu. 13-14 yaşında halı gibi bir çim sahada idman yapıyorsunuz. Bu bir avantaj Kendinizi havaya sokuyorsunuz. Bir de o zamanlar büyük takımdaki oyuncular hayaliniz. Çim sahada idman yapıyorsunuz, Galatasaray forması bir hava katıyor tabii ki.

İdollerin var mıydı? Hangi oyuncuları kendine örnek alıyordun?

Şimdi Milli Takım arkadaşım, Emre Belözoğlu'nu kendime örnek alırdım. Çok hayal ettiğim bir şeydi Emre abiyle tanışmak, oynamak. Allah'ıma da binlerce şükürler olsun. Merhabamız vardı ama takım arkadaşı olmak, oturup sohbet etmek çok farklı. O da inanılmaz bir insan. Çok mütevazı. Bu kadar büyük futbolcu olup da bu kadar mütevazı olmak, ilk defa görüyorum! Emre abi ayrı bir kişilik diyebilirim. Çok şükür Allah da bana nasip etti, onunla takım arkadaşı olmayı, oynamayı Bir de Okan Hoca, Okan Buruk Onun da futbolunu çok beğeniyordum. Bir de boy olarak onların seviyesindeyim!

Bugün çok yönü bir oyuncu olarak hem kanatlarda hem de orta alanda görev yapabiliyorsun. Başlangıçtaki mevkiin hangisiydi?

İlk başlarda forvet oynuyordum. Santrfor oynuyordum bu boyla. O zaman daha da ufaktım. Şimdi de ufağım da o zaman belki de 1.50 falandım. Yavaş yavaş fizikler geliştikçe mecburen sağ kanada geçtim. Sol da oynuyorum. Suat Hoca beni ilk kez PAF Takımı'nda oynattığında 6 ile 8 oynuyordum. Orta saha oynuyordum. Sonra kanada çekti beni. Her yerde oynadım. 4-5 maç sağ bek bile oynattı beni.

Suat Kaya sende ne gördü de 2-3 yaş büyüklerle oynattı?

Süper Genç'te 89'lular oynuyordu. Ama benim B Genç'e de yaşım tutuyordu. Beni Süper Genç'e almamışlardı. "Sen aşağıda oyna" demişlerdi. 15-20 maç oynadım. Çok iyi oynuyordum. Halim Hoca dedi ki: "PAF Takım'a gideceksin, yarın idmana çıkacaksın." Şoke olmuştum. A Takım'a çıkmak en üst seviye ama U21 de Arda'lar, Cafercan'lar, Mülayim'ler, Aydın Yılmaz'lar, Özgürcan'lar, Uğur Demirok'lar, anlatmakla bitmez. İlk maç kadroya girdim. Denizli maçıydı, hatırlıyorum. Arda abi oynuyordu. Suat Hoca, son 10 dakika oyuna aldı beni. Sonraki hafta Gençlerbirliği maçı vardı. Suat Hoca bana dedi ki, "Bundan sonra bizimle idmana çıkacaksın." 3 sene PAF Takım'da oynadım. A Takım'la idmanlara çıkıyordum. Hazırlık maçı yapıyordum. Devrenin son maçını Gençlerbirliği OFTAŞ'la oynuyorduk. Semih Kaya ile ben A Takım'a devre arası kampa gidecektik. Son maç 90+2'de kolum kırıldı. İki tane platin takıldı. İlk ameliyatımı oldum, yapamadılar. Sonra bir daha ameliyat oldum. 4-5 ay kaybetmiştim kolumdan dolayı.

2006 yılında U18 Milli Takımımıza davet edilerek ay-yıldızlı formayla tanışıyorsun. Bize milli formayı ilk kez giydiğin dönemdeki duygularını anlatır mısın? O dönemde gelecekle ilgili nasıl hayaller kuruyordun?

Ay-yıldızlı formayı giymek benim için bu vatanın evladı olarak en üst seviye diyebilirim. Tabii ki milli duygular çok farklı. Kulüp de önemli ama Milli Takım en önemlisidir. Ay-yıldızlı formayı giymek büyük gurur. Aileme gurur verdi. İnanılmaz mutlu oldum.  Sendeki ışık henüz 17 yaşındayken keşfedilmiş ancak sonrasında hep alt liglerde forma giyiyorsun. Galatasaray'da yetiştikten ve daha 2006 yılında milli formayla tanıştıktan sonra bu alt liglere gidiş-geliş seni nasıl etkiledi? Büyük ümitler beslerken umduklarını bulamamak ümit kırıcı olmalı

Genç Milli Takım'a geldiniz, düşünüyorsunuz; "Büyük takımda oynar mıyım, oynamaz mıyım?" Süper Lig'de oynama hayalleri kuruyorsunuz. Tabii ki de hayatta bazı şeyler var, kadere de inanacaksınız. Kader sizi bazı yerlere götürüyor. Ama demek ki o zamanlar ben elimden gelenin en iyisini yapmadığım için belki de bocaladım. Ben kimseye suç atmam bu hayatta. Demek ki geç kaldıysam hata bende. Demek ki ben bir şeyleri yanlış yapmışım. Demek ki ekstra çalışmadım. Yoksa kendime güvenim çok fazla yok muydu? Ya da hep böyle oynamadığım zaman karşımdaki hocalarımda buldum kabahati. Demek ki bunları yanlış yapmışım. Hoca sizi kaç maç yanlış oynatabilir ki? İki maç yanlış oynatabilir en fazla. İstediği kadar sevmesin, iki maç! Bindiği dalı keser mi hoca! Hayatta kesmez. Demek ki hata her zaman bende Şapkamı önüme koyduğumda, ben hata yapmışım ki buraları geç yakalamışım. PAF Takımı'nda oynarken kolum kırıldığında sezon bitimine yakın 2-3 maç oynamıştım. Suat Hoca, PAF Takımı'ndan Gaziantep Belediye'ye gitmişti. Oraya transfer etti beni. Suat Hocanın katkısı bende çok büyüktür. Hep güvendi bana. PAF Takımı'ndan bir oyuncuyu, kolu kırılmış, 5 ay oynamamış bir oyuncuyu transfer etmek risk almaktır. Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'da kupalarla birlikte 37 maç oynadım. Aslında orada sezon çok iyi geçti. Hatta Gaziantepspor da istemişti beni, Süper Lig'deydi.

Sonra Galatasaray'a geri geldim. Kartal'a transfer oldum. Hocamız rahmetli Kadir Özcan, Şenol Güneş Hocamızın da takım arkadaşıydı. Allah rahmet eylesin, inanılmaz katkısı vardır bana. Çok iyi bir insandı. Çok severdi beni. Çok da iyi bir hocaydı. Kartal'dan sonra Süper Lig'e gidecektim ama bu sefer de menajerimin gadrine uğradım diyebilirim. Menajer şanssızlığı diyebiliriz. Oyaladılar bizi. Adanaspor'a gittim, yarım sezon oynadım. Oradan da ayrılmak zorunda kaldım. Adana Demirspor'da da yarım sezon oynadım. Oradan da ayrılmak zorunda kaldım, Sarıyer'e geldim. Sonra Kartal'a döndüm. Dönüm noktam da Kartal transferim oldu diyebilirim. Son 6 maçta takımın başına Mehmet Altıparmak gelmişti. Onun da bendeki yeri çok ayrıdır. Zaten küme düşmüş gibiydik. Üç tane maç kazandık. Mehmet Altıparmak gelmeden önce hiç oynamıyordum. Geldi, bana direkt dedi ki "Seni oynatacağım." Mehmet Hocayı hiç tanımam, o beni tanıyormuş. Güvendi bana, oynattı. Ben de çok iyi oynamıştım. Küme düştük ama 6 maçta 3 asist yaptım, 1 gol attım. Sağ kanat oynatıyordu beni. Sezon bitti, beni 1. Lig'den bir tek Fethiye istedi. Mehmet Hoca da 2. Lig'den Alanyaspor'a gitmişti. Beni aradı, "Gel" dedi. "Hocam, 1. Lig'den istiyorlar beni" dedim. Babamı bile aradı Mehmet Hoca. Allah razı olsun, iyi ki aramış. Babam dedi ki, "Git oğlum, görüş!" Sonra gittik, anlaştık. Çok güzel bir ortam. Kulüp gelişime açık. Daha yeni borçlarını bitirmiş bir Alanyaspor'du o zaman. Çok şükür ki şampiyon olduk. Emre Akbaba ile 4 sene beraber oynadık. Karakter olarak üst düzey bir insan, futbolcu olarak üst düzey bir futbolcu. 1. Lig'deki ilk sezonumuzda play-off oynadık ama kaçırdık.

İkinci sezonumuzda da şampiyonluğu kaçırdık ama Allah'tan play-off'tan Süper Lig'e çıktık. Hocamız Hüseyin Kalpar, Sportif Direktörümüz Taner Savut, Başkanımız Hasan Çavuşoğlu, onlara da teşekkür ederim. Sayın Bakanımız Mevlut Çavuşoğlu'nun bana katkısı çok büyük. Her maçtan önce, her maçtan sonra arar beni. Milli Takım'a gelmeden önce de tebrik etti, başarılar diledi. Süper Lig'de 14 yabancı oyuncumuz vardı. Futbolda pasaportun değil de aslında sahaya yüreğini verenin, çok çalışanın oynadığını gösterdim diyebilirim.

Alanyaspor'la Süper Lig'de geç de olsa oynamayı nasıl başardın?

Babam, ailem beni hep motive ediyordu. Bana hep, "Kendine güven, sen iyi bir futbolcusun. Yukarıdakiler kadar kendine güvenirsen sen de orada oynayabilirsin" derlerdi. Mehmet Hoca da "Kendine güven, sen yaparsın" diyordu. Demek ki özgüven ve tecrübeyle alakalı. Yaşanması gerekiyordu, yaşamışız. İnşallah genç oyuncular erken idrak eder. Gençlere birinci tavsiyem dürüstlük ve çok çalışmak. İkincisi de sabır. Oynamadığın zaman suçu hocada değil de kendinizde aramalısınız. Hoca sizi en fazla iki hafta oynatmayabilir. Üçüncü hafta oynatır, çok çalışıyorsanız, pes etmiyorsanız, sabır gösteriyorsanız başarırsınız. Süper Lig'e çıktığımızda 10 maç kadroya girememiştim. Sabrettim. Hep çalışıyordum. 10 maçtan sonra kadroya girdim. Hüseyin Kalpar beni oyuna aldı 10 dakika. Hiçbir zaman inancımı kaybetmedim. Samsunspor'da oynayan Erhan (Kartal) var, "Abi" diyordu, "Ne işin var burada! Git 1. Lig'de para kazan." Ona, "Paradan daha önemli şeyler var. Benim Süper Lig'de oynama hayalim var. Bunu da gerçekleştireceğim" demiştim. Hiçbir zaman pes etmedim. Her zaman çalıştım. Hoca oynatmadı, kadroya almadı. Daha çok çalıştım. O 10 maçta kadroya giremediğimde, eşim o zaman kız arkadaşımdı, onun da inanılmaz katkısı oldu. Şimdi de Allah bize bir kız çocuğu nasip etti, bir aylık bir çocuğumuz var. Adı Defne 10 maç kadroya giremediğim dönemde Tuğba ile tanışmıştım. Allah razı olsun, onun da bana katkısı çok büyük. Bu üç yıldaki yükselişimde, buralara gelmemde onun katkısı inanılmaz. Kötü zamanımda da iyi zamanımda da bana destek oldu.

A Milli Takım'ı hayal etmeye ne zaman başladın?

Safet Susic gelmişti devre arasında. Yardımcıları Elvir Baliç, Emrah Eren ve Fevzi Layiç'ti. Emrah Hoca bana diyordu ki, "Milli Takım'a gidersin, Böyle devam et." O zamanlar, "Nerede hocam, yaş 27-28, çok zor" diyordum. Sergen Hoca (Yalçın) geldikten sonra "Aynen devam et böyle, Milli Takım'a gidersin" diyordu. İkinci yarı başladığından beri hissediyordum aslında. Şenol Hocaya (Güneş) da çok teşekkür ederim, 29 yaşımda bana bu fırsatı verdiği için.

Birlikte çalıştığın teknik adamlar senin en çok hangi özelliklerini beğeniyor?

Eskiden oyunu tek yönlü oynuyordum. Şimdi oyunumu geliştirdim. Sergen Hoca, bana çok katkı sağladı o yönden. Günümüzün kanat oyuncusunun defansa da yardım etmesi lazım. Her maç 11 kilometre üstü koşmam gerektiğini söyledi bana. Ben de 11-11.5 kilometre koşuyorum her maç. Çabukluğum, adam eksiltmem ve araya koşularım önemli. Sergen Hoca hep bana der, "Araya koş, seni kimse yakalayamaz. At pası koş, daha çok koş. Ya da orta saha ile göz göze geldin mi araya koşunu at. Stoperin arkasında seni yakalayamazlar." Ben de kendi özelliğime göre oynamaya çalışıyorum.

Kariyer planlamanda bundan sonra neler var?

Hiçbir zaman hedeflerimi kaybetmeyen bir insanım. Hep hedef koyuyorum kendime. Şimdi Alanyaspor'dayım. Bir röportajımda "İnşallah Milli Takım'a giderim" demiştim. Milli Takım'dayım Allah'a çok şükür. Şimdi daha çok çalışmam lazım. Kaç milyonun hayalini kurduğu yerdeyim. Büyük takımlar neden olmasın! Sonuçta 29-30 yaşından sonra da gidenler var büyük takımlara. Ama en önemli hedef, Milli Takım'da kalıcı olmak

Milli Takımımızın gruptaki şansını nasıl değerlendiriyorsun?

Burada herkes çok iyi, çok mütevazı. Çok hızlı oynanan bir oyun var. İdmanda bile öyleydi, tempoluydu. Ben ilk defa bu kadar tempolu idman gördüm diyebilirim. Hatta ilk 10 dakikada bocaladım. Ben şansımızın çok yüksek olduğunu görüyorum. Başınızda Şenol Hoca varsa hedefiniz hiçbir zaman bitmez. Hep hedefiniz yukarıda olur. Avrupa Futbol Şampiyonası'na mutlaka gitmemiz lazım. Bizim takım başarır. Çünkü çok yetenekli oyuncular var."



Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men

Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde

22.09.2026 22:21:00
Haber Merkezi
 
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde. Arjantin'de Icardi'nin ehliyetine el konulurken, İngiltere'de Trabzonspor'un yeni yıldızı Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı ve para cezası verildi.

Icardi'ye 2029'a kadar trafikten men

Arjantin'de Mauro Icardi hakkında dikkat çeken bir trafik yaptırımı uygulandı.

Buenos Aires Eyalet Ulaştırma Bakanlığı, Icardi'nin araç kullanırken görüntülendiği bir videoyu yayımladı. Bakanlık açıklamasında, futbolcunun süresi dolmuş ehliyetle araç kullandığı, araçta bulunan China Suarez'in emniyet kemerini çıkardığı ve Icardi'nin seyir halindeyken pencereden dışarı sarktığı belirtildi.

Açıklamaya göre Icardi'nin ehliyetine tedbir amacıyla el konuldu. Futbolcunun yeniden ehliyet alabilmesi için araç kullanmaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekiyor.

Arjantin basınında yer alan haberlere göre ise Icardi hakkında uygulanan trafikten men kararının 2029 yılına kadar geçerli olduğu öne sürüldü.

Salah'a 6 ay direksiyon yasağı

Sezon başında Süper Lig devi Trabzonspor'a transfer olan Mohamed Salah ise İngiltere'de hız sınırını aşması nedeniyle mahkeme tarafından cezalandırıldı.

Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı verilirken, ayrıca 660 sterlin para cezası uygulandı.

Mahkeme kararında Salah'ın ayrıca 120 sterlin mahkeme masrafı ve 264 sterlin mağdur ek ücreti ödemesine hükmedildi.

Salah'ın daha önce de trafik ihlali nedeniyle ceza aldığı ortaya çıktı. Mısırlı yıldız, 2022 yılında Stockport'ta hız sınırını aşması nedeniyle 200 sterlin para cezasına çarptırılmış ve ehliyetine 3 ceza puanı işlenmişti.

İki yıldız, iki farklı yaptırım

Icardi hakkında açıklanan yaptırım, ehliyetin tedbiren alınması ve yeniden ehliyet için sürüş uygunluğunun değerlendirilmesini içerirken, Salah hakkında mahkeme tarafından 6 aylık araç kullanma yasağı uygulanması dikkat çekti.

Bir tarafta 2029'a kadar uzandığı bildirilen men kararı, diğer tarafta 6 aylık direksiyon yasağı...

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.