Yanlış bir: “Bizden bir şey olmaz”.
Yanlış iki: “Bize bir şey olmaz”.
Rahmetten umut kesmek yanlış olduğu gibi, azaptan emin olmak ta yanlıştır, tıpkı bunun gibi, bizden, kendimizden, özümüzden, milletimizden umut kesmek te yanlıştır ama biz büyük milletiz bize bir şey olmaz mantığı da yanlıştır.
Hem bizden bir şey olur, bizden çok şey olur, geçmişimiz ortada, dedelerimizin eserleri ortada, hem de bize bir şey olur, eğer tedbir almazsak, eğer kulağımızın üstüne yatarsak, eğer kulağımızın dibinde patlayan top seslerini oyuncak zannedersek…
Bizden bir şey olmaz mantığı açıktır ki yerli bir düşünce ürünü değildir, millete umutsuzluğu, kendine güvensizliği aşılamak için kiralık kalemler, kiralanmış vicdanlar tarafından gençliğin dimağına ekilmiş fitne-fesat tohumudur.
Bir milletin geleceği demek olan gençliğine böyle ham, böyle ifsat edici fikirleri aşılayarak hemen arkasından ecnebi hayranlığını yerleştirmişlerdir. En tehlikeli ve bulaşıcı hastalıktan nasıl kaçmak gerekiyorsa böylesi düşüncelerden ve akımlardan da genç nesillerimizi fersah fersah kaçırmamız, uzak tutmamız gerekmektedir.
En az bunun kadar tehlikeli olan ise “bize bir şey olmaz” kolaycılığı ve umursamazlığıdır.
Bu düşüncenin de bize ait, bu topraklara, bu coğrafyaya ait bir düşünce olmadığı açıktır.
Milleti tembelliğe, vurdumduymazlığa, aymazlığa, umursamazlığa, boşvermişliğe alıştırmak için uydurulmuş bir kuruntudur.
Böyle düşünen ve konuşanlara hemen sormak lazım; sekiz yüz elli sene ömrü olan Endülüs Emevi Devleti nerde?
Yaklaşık altı yüz elli sene ömür süren ve üç kıtaya hükmeden, gittiği yerlere adalet, insanlık, medeniyet, sanat ve şahserler götüren koca Osmanlı nerede?
Daha doksanıncı yılını idrak edememiş genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başına gelenler, getirilmek istenenler ortadadır.
“Bizden bir şey olmaz” demek ne kadar yanlış ise “bize bir şey olmaz” deyip her şeyi boş vermek te o kadar yanlıştır.
Bu konuda ölçüyü milli şairimiz merhum Akif iki mısra ile koymuştur:
“Sahipsiz memleketin batması haktır
Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır”.
Yanlış iki: “Bize bir şey olmaz”.
Rahmetten umut kesmek yanlış olduğu gibi, azaptan emin olmak ta yanlıştır, tıpkı bunun gibi, bizden, kendimizden, özümüzden, milletimizden umut kesmek te yanlıştır ama biz büyük milletiz bize bir şey olmaz mantığı da yanlıştır.
Hem bizden bir şey olur, bizden çok şey olur, geçmişimiz ortada, dedelerimizin eserleri ortada, hem de bize bir şey olur, eğer tedbir almazsak, eğer kulağımızın üstüne yatarsak, eğer kulağımızın dibinde patlayan top seslerini oyuncak zannedersek…
Bizden bir şey olmaz mantığı açıktır ki yerli bir düşünce ürünü değildir, millete umutsuzluğu, kendine güvensizliği aşılamak için kiralık kalemler, kiralanmış vicdanlar tarafından gençliğin dimağına ekilmiş fitne-fesat tohumudur.
Bir milletin geleceği demek olan gençliğine böyle ham, böyle ifsat edici fikirleri aşılayarak hemen arkasından ecnebi hayranlığını yerleştirmişlerdir. En tehlikeli ve bulaşıcı hastalıktan nasıl kaçmak gerekiyorsa böylesi düşüncelerden ve akımlardan da genç nesillerimizi fersah fersah kaçırmamız, uzak tutmamız gerekmektedir.
En az bunun kadar tehlikeli olan ise “bize bir şey olmaz” kolaycılığı ve umursamazlığıdır.
Bu düşüncenin de bize ait, bu topraklara, bu coğrafyaya ait bir düşünce olmadığı açıktır.
Milleti tembelliğe, vurdumduymazlığa, aymazlığa, umursamazlığa, boşvermişliğe alıştırmak için uydurulmuş bir kuruntudur.
Böyle düşünen ve konuşanlara hemen sormak lazım; sekiz yüz elli sene ömrü olan Endülüs Emevi Devleti nerde?
Yaklaşık altı yüz elli sene ömür süren ve üç kıtaya hükmeden, gittiği yerlere adalet, insanlık, medeniyet, sanat ve şahserler götüren koca Osmanlı nerede?
Daha doksanıncı yılını idrak edememiş genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başına gelenler, getirilmek istenenler ortadadır.
“Bizden bir şey olmaz” demek ne kadar yanlış ise “bize bir şey olmaz” deyip her şeyi boş vermek te o kadar yanlıştır.
Bu konuda ölçüyü milli şairimiz merhum Akif iki mısra ile koymuştur:
“Sahipsiz memleketin batması haktır
Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır”.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yüz yıl sonrasına bir mektubum var / 21.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Ey ahali! Haliniz nicedir? / 07.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Ey ahali! Haliniz nicedir? / 07.06.2026

























































