İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
İsmail Kartal’ın 'dönmemek üzere' gittiği, Aziz Yıldırım’ın 'dönecek' demesine rağmen dönmediği ancak ertesi gün idmana çıktığı süreçte Fenerbahçe’nin psikolojisi bozuldu. Oyuncular 'Bugün var, yarın var mı?' diye soruyor
13.09.2026 17:38:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım ise kendisinin ikna edemediği Kartal'ın Cihan Kamer ve Oğuz Çetin tarafından ikna edilmesiyle karizmayı çizdirdi. Taraftar 'samimiyetsizlik' seziyor. Kartal ise ilk kötü sonuçta koltuğunun sallanacağından emin.

İsmail Kartal gitti, geldi. Gitti, yeniden geldi. Dün idmana çıkmayan Fenerbahçe Teknik Direktörü, bugün takımının başında Gaziantep maçı hazırlıklarına katıldı.
Kartal'ın "bir daha dönmemek üzere" gitmesine rağmen dönmesi; Aziz Yıldırım'ın "dönecek" demesine rağmen Kartal'ın dönmemesi ama kendisini Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'in ikna etmesi camiada, taraftarda ve futbolcular arasında değişik psikolojik bir ortam oluşturdu.

Bir gün önce "bir daha dönmemek üzere" veda edip antrenmana çıkmayan bir teknik adamın iki gün içinde geri dönmesinin, oyuncularda profesyonel güven kaybı yaratması muhtemel. Hoca ve oyuncular arasındaki otorite bağı zedelenirken, "Bugün var, yarın var mı?" düşüncesi takımdaki ciddiyeti ve odaklanmayı olumsuz etkileyebilir.

Yıldırım'ın "Dönecek" demesine rağmen hocanın ikna olmaması, ardından devreye Kamer ve Çetin gibi aracıların girmesiyle geri dönmesi, Yıldırım'ın otorite çatlağını ortaya çıkardı. Yönetimin kriz çözme becerisi bilmeden de olsa tartışmaya açıldı. Krizin farklı figürlerle çözülmesi iç dinamiklerdeki zafiyet olarak yansıdı.

Taraftar arasında tam bir "kaos ve samimiyetsizlik" havası hâkim. Bir yanda kulübe ve yönetime karşı derin bir güvensizlik oluşurken diğer yanda "kulübün profesyonellikle değil, hatır-gönül ve kişisel ilişkilerle yönetildiği" algısı pekişti. Bu da camiada umutsuzluk ve kutuplaşmayı artırdı.
İsmail Kartal ise karar alma süreçlerinde yönetimle zaman zaman görüş ayrılıkları yaşayarak hareket alanını daralttı. Sahaya çıktığında üzerindeki beklenti ve baskı çok daha yüksek olacak; olası bir puan kaybında bu yönetimsel süreçler yeniden gündeme gelecektir.
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Camia böyle devam ederse Galatasaray'ın 'korkunç' şampiyonsuz 14 sezonluk rekorunun kırılmasından korkuyor… Ancak Fenerbahçe camiası da ezeli rakiplerinin 1968-69'dan 1986-87'ye geçen dönemde yaptığı hataları birebir tekrarlıyor.
13.09.2026 16:53:00
Haber Merkezi
Galatasaray 14 sezon üst üste şampiyon olamadı... Fenerbahçe için de bu süre hızla aktı. En son şampiyon olunan 2013-14 sezonundan bu yana 12 sezon geçti. Ezeli rakibin korkunç rekorunu kırmak artık işten bile değil.

İsmail Kartal'ın gidip gelmesi, Aziz Yıldırım'ın "beceremiyor" dendikten sonra "kurtarıcı" gibi dönmesi Fenerbahçe'nin içinde olduğu kaosun belki de en net anlatımı oldu.
Peki geçmiş yıllara bakarsak Galatasaray o korkunç sarmalda Fenerbahçe'nin bugününe benzer şeyler yaşadı mı?

Galatasaray, 1968-1969 sezonundaki şampiyonluğunun ardından 1986-1987 sezonuna kadar süren ve tam 14 sezonluk o meşhur şampiyonluk hasreti sırasında, İsmail Kartal'ın dönüp dolaşıp göreve gelmesi gibi, Coşkun Özarı, Turgay Şeren ve Fethi Demircan gibi isimleri defalarca göreve getirdi.

Galatasaray o yıllarda kadroda sık sık revizyon yaptı. Büyük umutlarla transfer edilen yıldız isimler kısa sürede gözden düşüp takımdan ayrıldı. Takım olgusu yaratmak yerine sürekli yenilenen kadrolarla sezona başlandı.

Şampiyonlukların kıl payı kaçtığı veya puan kayıplarının yaşandığı dönemlerde camia, başarısızlığın merkezine hakem kararlarını ve federasyon yönetimlerini koyan yoğun bir algı üretti.
10. yıldan sonra taraftar arasında "Ne yapsak olmuyor" düşüncesi hâkim oldu. Son haftalara yarışta girilse bile tribünlerde şampiyonluğun yine kaçacağına dair karamsar bir atmosfer oluştu.
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan şu ana kadar Galatasaray'a doğrudan maç kaybettirmedi; doğrudan gole sebebiyet veren büyük bir hatası da yok. Ancak 7.16'lık ortalama reytingi ve özellikle Sporting ile Çorum FK maçlarındaki düşük performansı, ritim kaybının Dünya Kupası'ndan beri sürdüğünü gösteriyor.
13.09.2026 16:50:00
Haber Merkezi
Uğurcan Çakır, geçen sezon transfer olduğu Galatasaray'da beklentilerin de üzerine çıkarak şampiyonlukta pay sahibi olmuştu. Ancak özellikle Dünya Kupası'nda kötü oynaması ve o dönemde başlayan performans düşüklüğü bu sezona da sirayet etti.

Uğurcan Çakır belki de şu ana kadar bariz hatalar yapmadı, Galatasaray'a maç kaybettirmedi; ancak bu sezon hiçbir maçta öne çıkıp maç kazandıran isim de olmadı.
Çıktığı maçlarda 11 şutun 4'ünü gol olarak kalesinde gördü. Kurtarış yüzdesinin %63.6 seviyesinde kalması, kalesine gelen neredeyse her üç şuttan birinin golle sonuçlandığını gösteriyor.

Engellenen gol beklentisi verisi -0.24 (diğer veride -1.23) olarak ölçülmüş. Bu tablo, Uğurcan'ın yememesi gereken veya çıkarabileceği pozisyonlarda ekstra bir hamle yapıp "maç kazandıran" kurtarış üretemediğini doğruluyor.
Kalesinde gördüğü 4 golün 2'si ceza sahası dışından. Üst düzey bir kalecinin ceza sahası dışı şutlarda bu oranda gol yemesi, konsantrasyon ve reaksiyon süresindeki düşüşe işaret ediyor.

Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal'a şaşırtan söz
İstifa kararının arkasında duran İsmail Kartal'ın Aziz Yıldırım'ı değil de Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'i dinlemesinin arkasında bambaşka bir sözün olduğu iddia edildi. İddiaya göre Kamer ve Çetin, Kartal'a, 'Başkan artık takıma karışmayacak' sözü verdi
12.09.2026 17:17:00 / Güncelleme: 12.09.2026 17:19:43
Haber Merkezi
İsmail Kartal, AS Roma beraberliğinden sonra "Dönüş yok" dedi, bıraktı gitti. Aziz Yıldırım kendisiyle konuştu, "Gidemezsin" dedi. O anda bu işi tatlıya bağladığını sanıyordu. Ancak eski çamlar bardak olmuştu. Kartal'ın ne kadar kendisinden emin istifa ettiğinden habersizdi. Kartal dün idmana çıkmadı. Herkes Kartal'ın kararının arkasında durduğunu sanıyordu. Ancak yönetici Cihan Kamer ve eski takım arkadaşı Futbol Direktörü Oğuz Çetin evine kadar giderek İsmail Kartal'ı ikna etti.
Gelen bilgilere göre Kamer ve Çetin, Kartal'a yalnız olmadığı, yönetim kurulunun ve camianın arkasında duracağı yönünde güçlü güvenceler verdi. Kararlarında ve teknik konularda daha fazla özerklik verileceği, tesislerdeki ve takımdaki huzursuzluk yaratan unsurların giderileceği söylendi. Asıl bomba iddia ise Kamer ve Çetin'in, "Başkan işine karışmayacak" sözü vermesi oldu.
Aziz Yıldırım ile yaşanabilecek olası fikir ayrılıklarında Kamer ve Çetin'in tampon görevi üstleneceği ve Kartal'ı doğrudan baskılara karşı koruyacakları garantisi sunuldu.
Galatasaray bu kadar parayı bunun için mi harcadı?
Galatasaray’ın Sporting’e yenildiği maçı CBS kanalı için yorumlayan İngiliz milli takımının iki eski oyuncusu Troy Deeney ve Mike Grella, sarı-kırmızılıların harcadığı parayı dillerine doladı
11.09.2026 11:51:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın Sporting karşısındaki kazanmaya yakınken kaybedişi, Şampiyonlar Ligi grup aşamasının ilk maç gününün en önemli anlarından biri oldu... İngiliz yorumcu, eski futbolcu Troy Deeney'e göre Portekiz ekibi kadrosunu güçlendirmek için milyonlarca euro harcayan bir takıma karşı "karakter" gösterdi.

CBS Sports'ta yapılan yayında eski İngiltere milli futbolcusu Mike Grella da özellikle oyuncuların fiziksel ve teknik yetenekleri göz önüne alındığında Sporting'in hücumunu durdurmanın zorluklarını ele aldı.

Deeney, Sporting'i "Sisteme inanıyorlar, projeye inanıyorlar. Sadece kazanarak değil, Galatasaray'dan maçı alarak da muazzam bir karakter sergilediler" sözleriyle övdü. "Galatasaray'ın sahip olduğu tüm yeteneklere rağmen para Sporting'in tarafına harcanmış gibiydi, tersi değil. Harika oynadılar" açıklamasını yaptı.

Mike Grella ise "Eğer bir defans oyuncusu olsaydım, özellikle dörtlü savunmada Sporting'e karşı oynamak istemezdim. Hızlı tempolu, tek dokunuşlu bir futbol oynuyorlar ve futbol da böyle olmalı. Oyun daha hızlı, daha atletik, daha teknik ve onların da bunların hepsi var. Oynama şekilleri çok iyiydi" açıklamasını yaptı.
Olaitan'ı Beşiktaş'ta bırakmayacaklar
Beşiktaş'ın yıldız adayı Junior Olaitan her hafta üstüne koya koya gidiyor... Öyle ki daha şimdiden pek çok Avrupa devini sıraya dizdi. Siyah-beyazlılar, Beninli oyuncusunu devre arasında olmasa bile sezon sonunda çok ciddi bir rakama satabilir
11.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ın Göztepe'den sadece 5 milyon euroya transfer ettiği Junior Olaitan, her geçen hafta biraz daha parlıyor... Son olarak Fenerbahçe derbisini izlemek için Avrupa'nın değişik yerlerinden gelen gözlemciler, derbinin en iyileri arasında gördükleri Beninli oyuncu için raporlar hazırlamaya başladılar.

Öyle ki şu an için İtalya, İngiltere ve Almanya'dan birden fazla takımın Olaitan'ı daha devamlı şekilde izleme konusunda karar aldığı gelen bilgiler arasında.

Olaitan bu sezon hem lige hem de UEFA Avrupa Ligi'ne fırtına gibi başladı. Henüz golü bulunmuyor (0.12 xG), ancak asıl gücünü oyun kurma aşamasında gösteriyor. Olaitan'ın 287 dakikada ürettiği 1.04 xA ve yaptığı 2 asist, pas kalite derecesinin son derece yüksek olduğunu gösteriyor. Sahada kaldığı süre boyunca 9 kilit pas ve 3 net gol pozisyonu yaratmış durumda. Bu da maç başına ortalama 3 şans yaratma sıklığına denk geliyor.

Denediği paslarda %89.9 (124/138) isabet oranı yakalayarak oyun ritmini soğukkanlılıkla yönettiğini kanıtlıyor. %90.9 (10/11) gibi olağanüstü bir uzun top isabetiyle oynuyor. Sahayı genişletme ve yön değiştirme konusunda takıma büyük esneklik kazandırıyor. Toplamda 18 ikili mücadele kazanmış (%54.5). Boy/fizik dezavantajına rağmen hava topu mücadelelerinde de %57.1 gibi başarılı bir oran yakalamış.
Roma'nın hocasından şok eden Fenerbahçe iddiası
Gasperini'nin iddiası, Fenerbahçe'nin topu rakibe bırakıp rakip ceza sahasına girmekte zorlanması ve düşük xG üretmesi açısından istatistiksel olarak destekleniyor. Ancak üretilen 1.20 xA ve yaratılan 2 net gol pozisyonu, bu savunma ağırlıklı tercihin tamamen pasif kalmaktan ziyade geçiş odaklı bir planın parçası olduğunu gösteriyor
11.09.2026 11:23:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe dün akşam sahasında AS Roma ile 1-1 berabere kaldı. Ortalık yıkıldı. İsmail Kartal istifa etti, Aziz Yıldırım kabul etmedi. Camiada kaos var, ne olacağını kimse bilmiyor. Ancak konuk takımın hocası Gasperini, "Fenerbahçe belki de daha önce hiç görmediğim kadar savunma ağırlıklı bir maç oynadı. Fenerbahçe hızlandığında tehlikeli bir takım, biz de risk almayı kabul ettik ve ilk yarıda çok iyi iş çıkardık," diyerek yeni bir dedikodunun fitilini ateşledi.

Peki bu açıklamanın altı dolu mu?
13 Savunma Katkısı & 16 Sahipsiz Top Kazanma: Takımın savunma aksiyonlarında (7 müdahale, 2 pas arası kesme, 4 uzaklaştırma) oldukça yüksek sayıya ulaşması, oyunu geride kabullenmek zorunda kaldığını ve defansif eforun arttığını doğruluyor.

%87,9 Pas İsabeti & 145 Başarılı Pas: Fenerbahçe pas kalitesini korusa da 216 topla buluşma sayısının sadece 9 tanesinin rakip ceza sahasında gerçekleşmesi, topun büyük oranda kendi 1. ve 2. bölgesinde kaldığını kanıtlıyor.

1.20 xA & 5 Şans Üretimi: Üretilen şanslar ve kullanılan uzun toplardaki %100 isabet, takımın Gasperini'nin de belirttiği gibi alan bulduğunda tehlikeli bir kontratak takımı olarak kalabildiğini gösteriyor.
Fred ve Talisca'yı satarsan İsmail Kartal ne yapsın?
İsmail Kartal, Roma karşısında hamle yapamayarak 1 gole razı oldu. Fred ve Talisca takımda kalmış olsaydı, Fenerbahçe çok daha üretken bir kadroyla sahada yer alacaktı
11.09.2026 11:20:00
Haber Merkezi
İsmail Kartal; Roma karşısında 1.64 xG üretilmesine rağmen kulübeden hamle yapamayarak 1 gole razı oldu. Fred'in orta sahadaki maestro rolü ve Talisca'nın ceza sahası içi bitiriciliği takımda kalmış olsaydı, Fenerbahçe çok daha efektif, üretken ve dinamik bir kadroyla sahada yer alacaktı. Ancak Fenerbahçe yönetiminin İsmail Kartal'ı dinleyecek hali yoktu.

Fenerbahçe o kadar zayıf bir transfer dönemi geçirdi ki Guendouzi'nin cezalı, Asensio'nun sakat olduğu Roma karşılaşmasında İsmail Kartal orta sahaya Bartuğ'u atmak zorunda kaldı. Aziz Yıldırım'ın Beşiktaş maçından sonra ipini çektiği Semedo kulübeye giderken Mert Müldür 11'de başladı. Takımı Roma karşısında 1.64'lük gol beklentisi yaratmasına rağmen sadece 1 gol bulabilen Kartal, yedek kulübesinin yetersizliği yüzünden 3 oyuncu değiştirebildi.

5 oyuncu değişikliği bile yapamadı. Oyunu değiştirecek İrfan Can Kahveci ve Dorgeles Nene'yi oyuna atmadı. Transfer döneminde Kartal; Fred ile Talisca'nın satılmayacağını açıklamıştı, ancak yönetim bu iki ismi sattı. Eğer kalsalardı Bartuğ'un yerinde Fred, Muriqi'nin yerinde de Talisca ile Fenerbahçe çok daha efektif bir orta saha ve hücum hattı kurabilirdi.

Al-Jazira'ya gönderilmeden önce Fenerbahçe formasıyla bu sezon görev aldığı maçlarda 7 şut ve 4 isabet üreten Talisca, rakiplere 0.76 xG ve 1.65 xGOT (kaleyi bulan şut kalitesi) ile gözdağı verdi. Ceza sahasında 8 kez topla buluşan Brezilyalı, Muriqi'nin yanında skoru değiştirecek anahtar rolü üstlenebilirdi.

Bu sezon Fenerbahçe formasıyla oynadığı 228 dakikada Fred; 145 başarılı pas (%87.9 isabet), %100 isabetli uzun top (4/4) ve yarattığı 5 gol fırsatı (1.20 xA) ile oyun kurulumunu tek başına üstlendi. Ayrıca 19 ikili mücadele ve 16 sahipsiz top kazanımı ile savunma hattını da ayakta tuttu.
Fenerbahçe'de kaos erken başladı
İsmail Kartal cephesinde Roma maçında kafasına gelen su şişesiyle ipler tamamen kopmuşken, Aziz Yıldırım zoraki ve otoriter tutumuyla bu birlikteliği teknik olarak devam ettirmeye çalıştı… Fenerbahçe'de yaşanan süreç mental olarak kırılmış bir yapıyı işaret etmekte. 21 yıl başkanlık yapan Yıldırım'ın dönüşünde kaos çok erken başladı
11.09.2026 11:14:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe, 18 yıl sonra döndüğü Şampiyonlar Ligi'nde AS Roma ile sahasında 1-1 berabere kaldı... İsmail Kartal maç sonunda "Bu akşam görevimi bıraktım. Kulübümün önünü açmak için ben böyle bir karar aldım. Yol yakınken istifa ettim, bir daha geri dönmemek kaydıyla..." diyerek rest çekti.

Başkan Aziz Yıldırım ise "İsmail Hoca aniden istifa etti, hiç beklemiyorduk ki. Siz yazıyorsunuz istifa edecek diye, siz yazmayın bakalım istifa edecek mi" diyerek faturayı başka yere çıkardı.
Ancak söylemler incelendiğinde bu tablo kesin bir geri dönüşten ziyade, krizi kontrol altına alma ve süreci İsmail Kartal ile götürme dayatması olarak öne çıktı.

Kartal'ın "bir daha geri dönmemek kaydıyla" ifadesi son derece net ve radikal. Yaşanan psikolojik yıpranmayı, stresi ve tepkileri ("İlaç alıyorum" vurgusu) gerekçe göstererek bağları tamamen kopardı.
Psikolojik ve sosyolojik olarak değerlendirildiğinde Yıldırım, Kartal'ın kararına taktiksel veya duygusal bir zeminde değil; patronaj ve büyüklük hiyerarşisi üzerinden müdahale etmek ("Ben onun büyüğüyüm, devam edeceksin dedim bitti", "Ben ayrılana kadar gidemez") istedi.

Burada Kartal'ın iradesinden ziyade başkanlık otoritesinin dayatması söz konusu. Yıldırım'ın temel amacı, sezon ortasında/kriz anında hocanın kendi kararıyla ayrılmasının kulüp otoritesini zayıflatmasını engellemek. Çünkü biliyor ki şimdi yapılacak bir teknik adam değişikliği yönetimini çok zor durumda bırakacak.
Yıldırım, dış unsurları (sosyal medya, basın, taraftar baskısı) suçlayarak içerideki krizi yatıştırmaya çalıştı. Kartal'ın görevde kalması "gönüllü bir birliktelik" veya uzun vadeli bir projenin başlangıcından çok, yönetimin yeni bir alternatif oluşturana veya süreci stabil hale getirene kadar kullandığı bir kalkan niteliğinde.
Mason Greenwood etkisiyle Solskjaer Fenerbahçe'ye
İsmail Kartal istifa etti, Aziz Yıldırım kabul etmedi
11.09.2026 11:05:00
Haber Merkezi
İsmail Kartal istifa etti, Aziz Yıldırım kabul etmedi. Ancak pek çoklarına göre bu geçici bir süreç ve yeni teknik direktör gelene kadar devam edecek. Fenerbahçe yönetiminin, en değerli varlığı Mason Greenwood'u en efektif şekilde kullanacak teknik direktörü arayacağı iddiası var. Şimdiye kadar İngiliz yıldızı en iyi kullanan isim Ole Gunnar Solskjaer oldu.

İsmail Kartal istifa etti... Aziz Yıldırım kabul etmedi. Ancak uzmanlara göre bu dakikadan sonra Fenerbahçe'de Kartal ile Yıldırım arasındaki ilişki kolay kolay dikiş tutmaz. Birkaç hafta üst üste başarı gelse bile Kartal'ın ilk beraberliğinde yeniden istifa çağrıları olacağı için yönetimin alttan alttan teknik direktör arayışlarına başlayacağı, hatta ön görüşmelere şimdiden başlandığı öngörülüyor.

Herhangi bir fikrimiz ya da öngörümüz yok; ancak piyasada serbest statüde olan, Fenerbahçe'nin yıldızlarıyla çalışmış ve Türkiye'yi tanıyan bir teknik adamın ismi ön plana çıkabilir: Beşiktaş'ta başarısız olduğu için gönderilen Ole Gunnar Solskjaer.

Fenerbahçe yönetiminin en değerli varlığı Mason Greenwood. Geçen sezon Marsilya formasıyla yaptıklarını yapması kendisinden bekleniyor. Ancak Greenwood'u Greenwood yapan; Manchester United'ın başındayken kendisine büyük şanslar veren ve parlatan Solskjaer olmuştu.
İngiliz oyuncu kariyeri boyunca en fazla Solskjaer (119 maç) ile çalıştı; bu süreçte 33 gol atıp 11 asist yaptı.

Norveçli teknik adam zamanında Greenwood için, "O sadece gol atan bir oyuncu değil; futbolu çok iyi anlayan doğal bir yetenek. Hücum hattının her yerinde (sağ kanat, sol kanat, forvet veya 10 numara) oynayabilecek kapasiteye ve zekaya sahip." demişti.

İngiliz oyuncu da Solskjær'i, "Ole bana ilk günden itibaren inandı ve oynamam için gerekli özgüveni verdi. Eski bir forvet olduğu için bir hücum oyuncusunun neye ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyor. Ceza sahası içindeki pozisyon almam ve bitiriciliğim konusunda bana verdiği tavsiyeler kariyerim için paha biçilemez." sözleriyle övmüştü.