HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

İstanbul'a en yüksek noktadan bakmak

10.11.2008 00:00:00
Bugün Türk mühendis ve mimarlarının başarısını yansıtan iki mimari esere değineceğim. Biri İstanbul Levent'teki İstanbul Sapphire, diğeri Ankara Bilkent'teki Doğramacızade Ali Paşa Camii. Her ikisini de geçen hafta görme fırsatı buldum, her ikisinden de etkilendim.Önce İstanbul Sapphire'den başlayayım. İstanbul'un en yüksek noktası doğal yükselti olarak Sefa Tepesi diye de bilinen Büyük Çamlıca Tepesi'dir... Üzerindeki televizyon kanalları ile GSM operatörlerinin vericileriyle dikkatleri çeken tepenin denizden yüksekliği 268 metredir. Oysa şimdilerde 261 metrelik yüksekliği ile Levent'te İstanbul'un siluetine yeni bir görünüm kazandıran bir bina dikkatleri çekiyor. İstanbul Sapphire'in denizden yüksekliği Büyük Çamlıca Tepesi'nden yaklaşık 100 metre daha fazla. Kronometre tuttum, İsveç malı Alımak marka yük asansörüyle 3 dakika 49 saniyede 226 metreye çıktık! İksan başlangıçta korkuyor ama bir süre sonra alışıyorsunuz. 236 metre ile 6 metre arasında fark kalmıyor.Büyük Çamlıca Tepesi'nden İstanbul manzarası doyumsuzdur. Bundan ötürü bu tepede çok sayıda turistik tesis bulunmaktadır. Büyük Çamlıca'ya nazaran kentin daha merkezi noktasında yer alan Sapphire'in sunduğu İstanbul manzarası ise bambaşka. Bir kere 360 derecelik bir açıyla şehre bakabiliyorsunuz. Marmara Denizi'nden başlayarak İstanbul Boğazı'nı bütünüyle temaşa edip iki gözünüzle Karadeniz'e açılabiliyorsunuz, dahası aynı açıyla İstanbul'un kuzeybatısını süsleyen ormanların temiz havasını sanal olarak da olsa içinize çekiyorsunuz. Burada mola verip, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün kuzeyinde inşa edilecek bir 3. köprünün kentin akciğerini nasıl tarumar edeceğini zihninizde canlandırıyorsunuz. Sapphire'den bakarak Çeliktepe'den Kağıthane'ye; Alibeyköy'den Gaziosmanpaşa'ya dünyanın başkenti İstanbul'un nasıl 'betonkent'e dönüştüğünü, nasıl yeşil alandan mahrum bırakıldığını üzülerek temaşa ediyorsunuz. Bir taraftan tarihi yarımadada yer alan Süleymaniye, Ayasofya, Sultan Ahmet, Fatih camileri ve şaheser minareleri, öte yandan çarpık çurpuk yapılar. İnsanlığın kent zevki gelişiyor mu, geriye mi gidiyor? Tartışılacak bir soru. İstanbul Sapphire'i Kiler Holding inşa ediyor. Kiler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Kiler'in binayı anlatırken büyük bir zevk aldığını hissediyorsunuz. Avrupa'nın ve Türkiye'nin en yüksek binası olan Sapphire'i para kazanmak için değil de, bir amaç uğruna inşa ettiğini hemen farkediyorsunuz. Bu amaç bence, Türklerin de dünya çapında modern binalara imza atabileceğini göstermek olarak öne çıkıyor. Sapphire'i tasarlayan mimar Murat Tabanlıoğlu'na Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'daki en yüksek katı 378 metre olan Petronas Kuleleri ya da çatıya kadar olan 460 metrelik yüksekliği ile dünyanın tamamlanmış en yüksek binası unvanını elinde bulunduran Tayvan'daki Taipei 101'in bir benzerinin Türkiye'de Türk mimar ve mühendislerce yapılıp yapılamayacağını soruyorum. Aldığım cevap 'evet' şeklinde ancak ona göre, İstanbul'da bu amaca hizmet edebilecek arsa pek yok. Çünkü burada hem zemin sağlam olacak, hem de konum böylesine pahalı bir yapının satışını kolaylaştıracak. Gerçi şu anda dünyanın en yüksek binası Dubai'de yükseliyor: Burc Dubai. 26 Eylül 2008 itibariyle 707 metreye yükselmiş, 2009'da tamamlandığında 818 metre olacak. Maliyeti 4.1 milyar doları bulacak. Taipei 101'inki ise 1.6 milyar dolar. Dünyanın en yüksek 97. binası olan Sapphire İstanbul'unki arsa bedeli hariç 200 milyon dolar. İstanbul Sapphire'in pek çok özelliği var: Mesela 163 metrede golf sahası. 480 metrekarelik rezidanslarda 33 metrekarelik kütüphane odası gibi. Binada depreme dayansın diye köprü inşaatlarında kullanılan C60 tipi beton kullanılmış. Kolonlar kalın mı kalın. Cephe camları çelikle güçlendirilmiş. Dahası Türkiye'de ilk defa çift cephe sistemi uygulanmış. Birinci cephe ile ikinci cephe arası balkon ya da doğal bahçe. Fiyatı da ona göre. Ankara'nın yeni simgesi Doğramacızade Ali Paşa Camii ile geçtiğimiz hafta gittiğim Ankara'da tesadüfen tanıştım. Bilkent'teki cami birçok özelliği ile dikkat çekiyor. 1300 kişinin aynı anda ibadet edebildiği caminin abdesthanesi, kullanılan malzeme açısından 5 yıldızlı otellerin lavabolarından geri kalmıyor. Burada en kaliteli armatürler kullanılmış. Sıcak su akıyor. Oturaklar ve ayakların konulduğu yerler özel olarak tasarlanmış. Caminin içi, dışı, avlusu mermerden. Camide neyin nerede olduğu levhalarla gösteriliyor. Halılar en kalitelisinden, avizeler göz alıcı. Duvarlardaki 'hat'lar çok büyük, estetik ve dikkat çekici. Ayakta namaz kılamayacak cemaat için ahşaptan minderli sabit koltuklar yapılmış. Caminin mimarisi, Mimar Vedat Dalokay'ın Pakistan'ın başkenti İslamabad'da tasarladığı avlusu dahil 300 bin kişinin aynı anda ibadet edebildiği Faysal Camii'ni andırıyor. Bakım ve koruma masrafları yüksek olduğu için camiyi Diyanet'e devretmeyip vakfa bağlayan Doğramacı ailesi bu eser için 10 milyon dolar harcamış. Bir ay önce ibadete açılan camide bahçe düzenlemesi sürüyor. İmamı ise iki hafta önce geçici olarak göreve başlamış genç bir delikanlı. Sürekli vazife görecek imam ise daha sonra Diyanet tarafından atanacak. Vakıf imama Ankara'nın en lüks konutlarından sayılan Bilkent konutlarından lojman ve bir de araba tahsis edecek. Kısaca etkilenmemek mümkün değil. Caminin Mimarı Erkut Şahinbaş'ı da bu vesile ile tebrik ediyorum.
 
Recep Bahar / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.