logo
30 NİSAN 2026

İşte Avrupa Birliği bu!

01.05.2003 00:00:00
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Türkiye'nin siyasi koşulları yerine getirmesi halinde tam üyelik müzakerelerinin 2005 yılının ilk yarısında başlayabileceğini söyleyedursun, Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu'na sunulan bir rapor, bu siyasi koşulların hangi kaynaktan beslendiğini bir kez daha ortaya koydu.

Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu'nda (AFET) konuşan ve Kopenhag Zirvesi'nde verilen kararlar doğrultusunda Türkiye konusunda AB Komisyonu'nun 2004 yılında bir değerlendirme raporu hazırlayacağını hatırlatan Verheugen, "Türk reformlarını inceleyeceğiz. Eğer bu inceleme sonuçları pozitif olursa, siyasi koşullar yerine getirilirse, tam üyelik müzakereleri gecikmeden başlatılacak" dedi. Verheugen, "Bugünkü Türk hükümeti AB reformlarını çok ciddiye alıyor. Ülkede artık siyasi istikrar olduğu için reformlar hızlanarak devam ettirilebilecek. Türkiye'nin bugüne kadar yaptıklarını da görmek durumundayız" şeklinde konuştu.

Siyasi koşulların

kaynağı

Verheugen'ın, Türkiye'ye, Kopenhag'da bir siyasi yol haritası verildiğini, bu ülkenin Avrupa'ya yaklaşması için cesaretlendirilmesi gerektiğini, bu amaçla dengeli önerilerde bulunmanın yararlı olacağını da sözlerine eklediği konuşmasının üzerinden bir gün bile geçmeden aynı AB komisyonuna gelen bir rapor hem Verheugen'in "siyasi koşulları"na açıklık getiriyor, hem de bugünkü Türk hükümetinin hangi AB reformu için koşturduğunu ortaya koyuyor. Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu'nda görüşülmeye başlanan yıllık Türkiye raporunda, Komisyonu'n Hollandalı Hıristiyan Demokrat Grup Üyesi Arie Oostlander, şu ifadelere yer veriyor: "AB'nin siyasi değerleri, Hıristiyanlık ve Yahudilik kültürüne dayanıyor. Bu değerler İslam ağırlıklı toplum tarafından da kabul edilebilir." Yahudilerin kurduğu ülke olarak da bilinen Hollandalı Oostlander'in bu ifadeleri, "Türkiye siyasi koşulları yerine getirirse müzakereler 2005'te başlar" diyen Verheugen'in "siyasi koşulları"nın ne anlama geldiğini, AB'nin "siyasi değerler"den ne anladığını, bu "siyasi koşullar"ın kaynağını, "işte AB bu!" dedirtecek tarzda ortaya koyuyor.

İBB davasında 9 tutuklu sanık için tahliye talebi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davada duruşma savcısı Adem Soyketin'in de aralarında olduğu 9 tutuklu sanık için tahliye talebinde bulundu.

30.04.2026 14:42:00
Haber Merkezi
İBB davasında 9 tutuklu sanık için tahliye talebi
İBB davasında 9 tutuklu sanık için tahliye talebi
İBB'ye yönelik açılan yolsuzluk davasında  bugün 30. duruşma başladı.

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, dün savunma yapan tutuklu sanık Adem Başer'in çapraz sorgusunun yapılmasıyla devam etti.

MAHKEME BAŞKANI İLE İMAMOĞLU ARASINDA GERGİNLİK

İmamoğlu'nun söz istemesi üzerine mahkeme başkanı "Bir ayrıcalık tanımayacağız" dedi. Karara tepki gösteren İmamoğlu, "Dosyanın başına 'İmamoğlu suç örgütü' yazacaksınız. Ben özgürce gezen birisi değilim, 16 milyonun seçilmiş belediye başkanı olarak buradayım." ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanının, "Size ayrıcalık yapamam" sözleri üzerine İmamoğlu, "Ayrıcalığı iddianame yapmış zaten. Dosya üzerinden" yanıtını verdi.

Başkanın "Ekrem Bey, bu şekilde bağırmaya devam ederseniz sizi salondan çıkarmak zorunda kalacağım" sözleri üzerine İmamoğlu, "Bu dava böyle yürümez. Başka bir motivasyonla mı buradasınız siz. Ben burada yaşanan duyguları size aktarmak ile yükümlüyüm" dedi.

Her sanık için aynı prosedürü uyguladıklarını ifade eden mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasındaki gerginlik bir süre devam etti. Başkan, İmamoğlu'na pazartesi günü duruşmanın başında söz vereceklerini dile getirdi.

9 KİŞİ İÇİN TAHLİYE TALEBİ

Duruşma savcısı, 9 tutuklu sanık hakkında tahliye talebi istedi.

Tahliye talebinde bulunulan sanıklar:
"İBB Bilgi İşlem Çalışanı Emrah Yüksel, Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB çalışanı Mehmet Çağlar Kuru, İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz, İBB çalışanı Yusuf Utku Şahin, güvenlik kamerasını bantladığı iddia edilen Çağlar Türkmen, etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin, Beyoğlu Belediyesi çalışanı Seyhan Özcan, İstanbul Şube Sekreteri Nuri Cem Ceylan hakkında tahliye talep etti.

ALES giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/1) girecek adayların sınav giriş belgeleri erişime açıldı.
 

30.04.2026 13:37:00
AA
ALES giriş belgeleri erişime açıldı
ALES giriş belgeleri erişime açıldı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/1) girecek adayların sınav giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 10 Mayıs'ta uygulanacak 2026-ALES/1'e başvuran adayların, sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

2026-ALES/1 sınavı için adaylar, 10 Mayıs'ta saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

AKOM İstanbul için saat verdi: Yağış 5 gün sürecek

AKOM, İstanbul için kritik hava uyarısı yaptı. Akşam saatlerinden itibaren etkili olacak soğuk ve yağışlı havanın 4-5 gün süreceği belirtildi. Sıcaklıkların 4-6 derece birden düşmesi ve yer yer kuvvetli sağanak yağışların görülmesi bekleniyor.

30.04.2026 11:20:00
Haber Merkezi
AKOM İstanbul için saat verdi: Yağış 5 gün sürecek
AKOM İstanbul için saat verdi: Yağış 5 gün sürecek
AKOM, İstanbul'da beklenen hava değişimine ilişkin uyarıda bulundu. Buna göre, İstanbul akşam saatlerinden itibaren Balkanlar üzerinden gelecek soğuk ve yağışlı hava sisteminin etkisi altına girecek.
Bu süreçte kent genelinde aralıklı yağışların yanı sıra yer yer kuvvetli sağanak yağmur geçişlerinin yaşanması bekleniyor.

Sıcaklıklar 4-6 derece düşecek
Halen 16-19°C aralığında seyreden İstanbul hava durumu, yeni sistemle birlikte sert bir düşüş yaşayacak.
AKOM hava durumu değerlendirmesine göre sıcaklıkların 4-6 derece birden azalarak mevsim normallerinin altına gerilemesi öngörülüyor.
AKOM'un "dikkat" notuyla yayımladığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"İstanbul akşam saatlerinden itibaren Balkanlar üzerinden gelmesi beklenen soğuk ve yağışlı havaların etkisi altına giriyor. 4-5 gün süre ile bölgemizde etkisini sürdürmesi beklenen sistem nedeni ile halihazırda 16-19°C'ler aralığında bahar değerlerinde seyreden sıcaklıkların 4-6°C birden azalarak mevsim normalleri altına gerileyeceği, beraberinde aralıklı sağanak, yer yer kuvvetli sağanak yağmur geçişlerinin yaşanacağı değerlendiriliyor."

İBB soruşturmasında yeni gözaltılar

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, haklarında gözaltı kararı verilen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 2 şüpheli gözaltına alınırken, 1 şüpheliyi yakalama çalışması sürüyor

30.04.2026 09:39:00
AA
İBB soruşturmasında yeni gözaltılar
İBB soruşturmasında yeni gözaltılar

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İBB'ye yönelik "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Bunun üzerine polis ekipleri Zuhal Böcek ile 1 şüpheliyi gözaltına alırken, diğer şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor.

Aynı soruşturma kapsamında, Muhittin Böcek'in başdanışmanı, Antalya Büyükşehir Belediyesinde çalışan 2 personel ile 2 şoför tutuklanmıştı.

İstanbul merkezli "suç gelirlerinin aklanması" operasyonunda 11 zanlı yakalandı

30.04.2026 09:00:00
AA
İstanbul merkezli "suç gelirlerinin aklanması" operasyonunda 11 zanlı yakalandı
İstanbul merkezli "suç gelirlerinin aklanması" operasyonunda 11 zanlı yakalandı

İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda, örgütlü şekilde içki kaçakçılığı yaparak suçtan kaynaklanan gelirleri üçüncü kişiler ve çeşitli şirketler aracılığıyla kendi hesaplarına aktardıkları ve suç gelirlerinin kaynağını meşru göstermeye çalıştıkları belirlenen 11 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunun önlenmesi, şüphelilerin yakalanmasına yönelik Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürüttü.

Yapılan çalışmalarda ekipler, şüphelilerin, örgütlü şekilde içki kaçakçılığı yaparak suçtan kaynaklanan gelirleri üçüncü kişiler ve çeşitli şirketler aracılığıyla kendi hesaplarına aktardıklarını, bu yöntemle suç gelirlerinin kaynağını gizlemeye ve meşru göstermeye çalıştıklarını tespit etti.

Mali incelemelerde zanlılara ait hesaplarda yaklaşık 1,4 milyar lira tutarında finansal hareketlilik bulunduğunu belirleyen ekipler, İstanbul, Kırıkkale ve Kocaeli'de tespit edilen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı. Mali tedbirler kapsamında ise 7 taşınmaz, 8 taşınır mal varlığı ile 12 kişiye ait banka hesapları, 2 şirkete ait hisse ve hesaplara el konuldu.

Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü. 

MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı

MİT, Ayetullah Humeyni’nin 1964’teki Türkiye sürgünü sırasında Bursa’da “İranlı misafir” kod adıyla korunduğunu gösteren 11 Kasım 1964 tarihli “Çok Gizli” belgeyi kamuoyuyla paylaştı

29.04.2026 16:10:00
Haber Merkezi
MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı
MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), resmi internet sitesinin "Özel Koleksiyon" bölümünde yer alan "Belgeler" kısmına yeni bir arşiv belgesi ekledi. bugün kamuoyuna açılan belge, İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin (Ayetullah Humeyni) 1964-1965 yılları arasındaki Türkiye ikametiyle ilgili "çok gizli" ibareli bir emir yazısını içeriyor. Belge, dönemin Milli Emniyet Hizmeti Reisi Ziya Selışık'ın imzasıyla 11 Kasım 1964 tarihinde İstanbul Merkez Şefliği'ne gönderilmiş.

Belge, Humeyni'nin 4 Kasım 1964 ile 5 Ekim 1965 tarihleri arasında MİT'in (dönemin adıyla Milli Emniyet Hizmeti - MAH) gözetiminde Bursa'da ikamet ettiğini ortaya koyuyor. Yazıda "İranlı misafir" ifadesiyle anılan Humeyni için özel güvenlik ve lojistik önlemler alınmış. Tam metin şöyle:

"İranlı misafir Türkiye'ye gelmiş ve Bursa'da ikameti kararlaştırılmıştır. Misafirin kalacağı evin ve misafirle ilgili diğer işler Bursa Yuva Amirliğince bizzat tanzim edilecektir. Gerekli talimat yazılı ve şifahi olarak Bursa Yuva Amirliği'ne gönderilmiştir. Misafirle ilgili şifre ve diğer muhaberatta 'belli' takma adı kullanılacaktır. Bilgilerini rica ederim."

Bu talimatlarla Humeyni'nin konaklayacağı evin düzenlenmesi, tüm lojistik işlerin Bursa Yuva Amirliği tarafından doğrudan üstlenilmesi ve operasyonel güvenlik için "belli" kod adının kullanılması emrediliyor. Belge, Humeyni'nin Türkiye'deki varlığının yüksek gizlilik düzeyinde yönetildiğini gösteriyor.

Humeyni'nin Türkiye sürgünü

Ayetullah Humeyni, İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi rejimine karşı sert muhalefeti nedeniyle 1963'teki 15 Hordad ayaklanmasından sonra tutuklanmıştı. 1964'te Şah'ın "Beyaz Devrim" politikalarına ve özellikle ABD askeri personeline yargı muafiyeti tanıyan yasaya karşı verdiği hutbeler üzerine İran'dan sürgün edildi. 4 Kasım 1964'te Türkiye'ye gelen Humeyni, önce Ankara'ya, ardından Bursa'ya yerleştirildi.

Bursa'da yaklaşık 11 ay kalan Humeyni, MİT mensubu Albay Ali Çetiner'in evinde ağırlanmış ve güvenlik nedeniyle "Urfalı kayınpeder" gibi örtü hikayeleriyle korunmuştu. Bu dönemde Humeyni, bazı önemli eserlerini kaleme aldı ve devrim düşüncelerini olgunlaştırdı. 5 Ekim 1965'te Türkiye'den ayrılarak Irak'ın Necef kentine geçti; buradan 1978'de Fransa'ya, 1979'daki İran İslam Devrimi'yle de ülkesine döndü.

MİT'in paylaştığı belge, Türkiye'nin o dönemki istihbarat teşkilatının (MAH) Humeyni'ye hem koruma hem de gözetim sağladığını belgeliyor. "Çok gizli" ibaresi ve kod adı kullanımı, olayın hassasiyetini gözler önüne seriyor.

MİT'in arşiv şeffaflığı

MİT, son yıllarda "Özel Koleksiyon" projesiyle tarihi istihbarat belgelerini kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyor. Daha önce 1940'lı yıllara ait başka "acele" ve gizli yazılar da erişime açılmıştı. Bu uygulamayla Türkiye'nin yakın tarihine ışık tutulması ve genç nesillerin istihbarat tarihine ilgisinin artırılması hedefleniyor.

Bugün paylaşılan Humeyni belgesi, hem İran Devrimi'nin kökenlerine hem de Türkiye-İran ilişkilerinin gizli sayfalarına dair önemli bir arşiv niteliği taşıyor. Belge, MİT'in resmi sitesinden (mit.gov.tr) doğrudan incelenebiliyor.

Ali Demirçalı görevden uzaklaştırılmıştı; Yüreğir Belediye Başkanvekili belli oldu

Yargılandığı davada "rüşvet vermek" suçundan 5 yıl 3 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı'nın görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan başkanvekili seçimini CHP'li meclis üyesi Cafer Boyraz kazandı. 

29.04.2026 14:23:00
Haber Merkezi
Ali Demirçalı görevden uzaklaştırılmıştı; Yüreğir Belediye Başkanvekili belli oldu
Ali Demirçalı görevden uzaklaştırılmıştı; Yüreğir Belediye Başkanvekili belli oldu
Yüreğir Belediye Meclisi, Meclis Başkanvekili Ceyda Faruk Balkan'ın başkanlığında belediye binasındaki Meclis Salonu'nda toplandı.

Basına kapalı gerçekleştirilen oturumda, başkanvekili seçimi için CHP grubu Cafer Boyraz'ı, AKP ve MHP grupları ise AKP'li meclis üyesi Tarık Özünal'ı aday gösterdi.

Cumhuriyet'te yer alan habere göre, salt çoğunluğun arandığı süçüncü turda Boyraz 21, Özünal da 15 oy aldı aldı, 1 oy ise geçersiz sayıldı. Başkanvekili seçilen CHP'li Boyraz, meclis üyelerine teşekkür etti.

Oturumu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, CHP milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Güngör Geçer ile CHP İl Başkanı Anıl Tanburoğlu da takip etti.

BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Bursa'da 158 yıllık Memleket Hastanesi'nin özelleştirme kapsamına alınmasını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla eleştiren BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
 

28.04.2026 16:35:00
Ahmet Turan Yiğit
BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Bursa'da Padişah Abdülaziz döneminde kurulan 158 yıllık Memleket Hastanesi'nin özelleştirme kapsamına alınmasını değerlendirdi. İktidarın özelleştirmelerle adeta bir mirasyedi gibi davrandığına dikkati çeken BTP lideri Baş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelereyer verdi: "Farkındaysanız uzun süredir karşı çıktığımız ve zararlarını anlattığımız özelleştirmelerin son zamanlarda hız kazandığını görüyoruz. Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, bir yandan vergilerle halka daha çok yüklenirken öte yandan özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor. Özelleştirdikçe daha çok paraya ihtiyaç duyuyorsunuz, daha çok paraya ihtiyaç duydukça özelleştiriyorsunuz. Böyle bir paradoks…"

YDS sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Yabancı Dil Seviye Tespit Sınavı'nın (YDS) açıklandığını duyurdu

28.04.2026 15:47:00
İHA
YDS sonuçları açıklandı
YDS sonuçları açıklandı
ÖSYM tarafından yapılan açıklamada, "5 Nisan tarihinde uygulanan 2026 Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı'nın (2026-YDS/1) değerlendirme işlemleri tamamlanmıştır.

Adaylar, sınav sonuçlarına 28 Nisan tarihinden itibaren ÖSYM'nin https://sonuc.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle erişebilecektir" ifadelerine yer verildi.

Sosyal medyada kurallar değişiyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesiyle sosyal ağ sağlayıcılara yaş doğrulama sistemi getirileceğini, 1 milyondan fazla kullanıcısı olan platformlarda temsilci bulundurulmasını ve uygunsuz içeriklerin 1 saat içinde kaldırılmasını istediklerini bildirdi

28.04.2026 14:41:00 / Güncelleme: 28.04.2026 14:49:00
AA
Sosyal medyada kurallar değişiyor
Sosyal medyada kurallar değişiyor
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Nüfus konusunda uzun süredir çalıştıklarını belirterek 2024-2028 Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı'nı anımsatan Bakan Göktaş, Türkiye'de doğurganlıkla ilgili saha çalışmaları yapıldığını; doğurganlık oranlarının en yüksek ve en düşük olduğu 12 ilde bizzat ailelerle ve annelerle görüştüklerini söyledi.

Çalışmalar kapsamında ihtiyaçlara yönelik tespitleri göz önünde bulundurduklarını ifade eden Göktaş, ailelerin ve özellikle çalışan annelerin taleplerinden birinin doğum izinlerinin uzatılması olduğunu belirtti. Göktaş, "Biz de bu talebe yönelik bir çalışma gerçekleştirdik. Biliyorsunuz anneler için emzirmek, özellikle ilk 3 ayda anne ve çocuk arasındaki o güçlü bağı oluşturmak adına çok kıymetli. Bu minvalde de yasal düzenlememizle 16 hafta olan doğum izinlerimizi 24 haftaya yükselttik. Ailelerimize, annelerimize bunu müjdeledik geçtiğimiz haftaki düzenlememizde." dedi.

Türkiye'nin doğum izni sürelerinde OECD ülkeleri arasında ilk 10'da yer aldığını söyleyen Bakan Göktaş, "Avrupa Birliği ülkelerinin de üzerine yerleştik. Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama 21 hafta olan süre bizde 24 hafta. Bu, gerçekten ailelerimizi destekleyen, aileyi koruyan ve güçlendiren bir adım." ifadesini kullandı.

Babalık izniyle ilgili de bir düzenleme yaptıklarını anlatan Göktaş, "İşçi babaların 5 gün olan doğum sonrası babalık iznini 10 güne çıkararak memurlar ile eşitledik. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın babalara yönelik çağrısı kapsamında, bakım yükünün çoğunlukla annelerin üzerinde olduğu gerçeğinden hareketle, ilk 10 günde babaların annelerin yanında olmasını sağlayacak çok kıymetli bir adım attık." diye konuştu.

Göktaş, Türkiye'nin nüfus artış hızındaki düşüşe yönelik Bakanlık tarafından alınan tedbirlere ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

"Tabii şimdi biz yaşlanıyoruz. Türkiye yaşlanıyor, dünya yaşlanıyor. Doğurganlık hızının azalması, aslına baktığımız zaman nüfusun yaş oranının artması demektir. 65 yaş üstü vatandaş oranımız yüzde 11,1'e yükseldi. Doğurganlık hızımız 1,48'dir. Bizim buradaki amacımız, hem bu tedbirlere yönelik güçlü bir mekanizma oluşturmaktır. Türkiye'nin en güçlü kalesi aile olduğu için aileyi koruyan ve güçlendiren bir yapı kuruyoruz. Aile bizim güvenli limanımızdır. Biz bu çalışmalara Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı'yla başladıktan sonra, geçtiğimiz yılı biliyorsunuz Aile Yılı olarak ilan ettik. Aile yılında evlenmek isteyen gençlere evlilik kredisi uygulamasını başlattık ve bunu 81 ilimize yaygınlaştırdık. Sayın Cumhurbaşkanı'mız bunu ilan etti. 200 bin gencimiz şu güne kadar bu evlilik kredisinden faydalandı. Bununla beraber yeni doğum yapan her anneye bir destek sunduk. İlk bebek için 5 bin liralık tek seferlik bir destek; iki ve sonraki çocuklar için çocuk 5 yaşını tamamlayana kadar, ikinci çocuk için 1500 lira, 3 ve sonraki çocuklar için 5 bin lira olacak şekilde kalıcı bir destek mekanizması oluşturduk. Tabii biz bunları aile yılında başlattık. Çalışmak isteyen, annelik veya babalık izninde olan, yeni çocuk sahibi olmuş memurlara yönelik de yarı zamanlı çalışma esnekliği getirdik. O da çocuklar 6 yaşını tamamlayana kadar sürecek. Diğer yandan bütün Türkiye'de kreş seferberliği başlattık. Bu kapsamda da çok yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Nüfus Politikaları Kurulu'yla beraber tedbirlerimize sadece kalıcı değil, orta ve uzun vadeli olarak büyük bir projeksiyonla bakıyoruz."

"Yaşlanıyoruz, doğurganlık hızımız azalıyor"

Bakan Göktaş, nüfusun kendini yenileme oranının 2,1 olduğunu, Türkiye'de ise bunun 1,48'de bulunduğunu belirterek, hızlı ve net bir düşüş olduğunu söyledi.

Bunda salgın ve depremin etkisinin olduğunu kaydeden Bakan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:

"Dijitalleşmenin hayatımızda bu konuda gerçekten önemli bir payı oldu; zira dijitalleşme ile beraber yalnızlaşıyoruz ve bireyselleşiyoruz. Bu kapsamda da insanlar sosyalleşmediği için aile değerlerini ön plana çıkaran içerikler aslında gitgide azalıyor. Ancak mevcut durumlarla beraber biz bu konuda önemli çalışmalar yürütüyoruz. Amacımız öncelikle bu düşüşü durdurmaktır. Dolayısıyla bu çocuk teşvikleriyle beraber bütüncül bir yaklaşımı ele almak zorundayız. Şu anda Türkiye'de hanelerin yüzde 57'sinde çocuk bulunmuyor; bu çok büyük bir rakamdır. Bu şekilde gidersek TÜİK'e göre önümüzdeki 5 yıl içinde ilkokuldaki çocuk oranımız 900 bin azalacak. O yüzden biz bu tedbirleri çok hızlı ve öncü bir şekilde alıyoruz. Diğer yandan bildiğiniz üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız TOKİ aracılığıyla çok önemli bir çalışma yürüterek sosyal konut projesi başlattı ve bu projede çocuk sahibi ailelere öncelik tanındı. Aslında biz bu çalışmaları bütüncül bir perspektifle ele alıyoruz ve önümüzdeki süreçte de sürdüreceğiz. Biz Avrupa'ya göre genç ve dinamik bir nüfus yapısına sahibiz. Evet yaşlanıyoruz, doğurganlık hızımız azalıyor, ancak bu fırsat penceresini kapatmamak adına pek çok çalışmaları, tedbirleri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz."

Bakan Göktaş, 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlaması düzenlemesine ilişkin soru üzerine, 2024 yılından bu yana bu konu üzerinde çalıştıklarını, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı'nın en önemli başlıklarından birinin de dijital çağda aileyi korumak ve güçlendirmek olduğunu belirtti. Göktaş, "Bir yandan ailelerde dijital okuryazarlık farkındalığı oluşturmayı hedefliyoruz ancak diğer yandan çocuklarımızı algoritmaların, büyük şirketlerin, dijital ve teknoloji şirketlerinin insafına bırakmayacağız. Zira onların bu ortamlarda aslında para kazandıklarını ve çocuklarımız üzerinden çok ciddi kar elde ettiklerini çok iyi biliyoruz." dedi.

2024 yılında dijital bağımlılıkla ilgili çalıştay düzenlediklerini anımsatan Bakan Göktaş, anne, baba, çocuk ve uzmanları dinlediklerini, çocukları dijital dünyadan korumaya yönelik de bir çalıştay düzenlediklerini söyledi.

Çocukların, özellikle oyun oynarken daha karanlık, daha güçlü, elinde silah bulunduran karakterleri tercih ettiklerini ve zaman zaman kendilerini gerçek dünyada da onunla bağdaştırdığını söylediklerini kaydeden Bakan Göktaş, bunun çok önemli ve çok çarpıcı olduğuna dikkati çekti.

Ekran süresinin hızla arttığına işaret eden Bakan Göktaş; çocukların sosyal medyaya giriş yaşının 6'ya kadar düştüğünü belirtti.

Dijital ayak izine değinen Göktaş, "Dijital ayak izini çok ihmal ediyoruz. Önümüzdeki yıllarda 15 yaş altındaki çocukların, küçük yaştaki çocukların sadece belli paylaşımları yaptıklarından dolayı önümüzdeki yıllarda karşılarında farklı farklı davalar çıkabilir. Ve bunu aslında görünmez bir yüzü fakat biz bu anda şu anda görüyoruz, bizim karşımıza geliyor bu davalar. 14 yaşındaki çocukların sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlardan dolayı 17-18 yaşlarında karşılarına çıkıyor ve aslında hayatlarını zor durumda bırakabilecek kararlar, bazı hukuki sonuçlarla karşılaşabilirler. Bunlar da çok tehlikeli. Ebeveynler bunun farkında olması lazım." dedi.

"Amacımız denetlemek ve çocuklara daha güvenli bir dijital ortam sağlamak"

Bakan Göktaş, dünyada da benzer düzenlemelerin gündemde olduğunu vurgulayarak, "Avrupa Birliği şu anda önemli düzenlemeler hayata geçirdi. Avustralya ilk ülke, Fransa, İspanya... Biz Avustralya'nın raporunu aldık. Bu raporda eksik olan taraflarını gördük. Dolayısıyla biz kendi ülkemize özgü bir model gerçekleştirdik. 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesiyle sosyal ağ sağlayıcılara yaş doğrulama sistemi getiriyoruz. 1 milyondan fazla kullanıcı varsa özellikle bir temsilci bulundurulmasını istiyoruz. Uygunsuz içeriklerin 1 saat içerisinde kaldırılmasını istiyoruz, aldatıcı reklamların kaldırılmasını istiyoruz, ebeveyn kontrol araçlarının da güçlendirilmesini istiyoruz." diye konuştu.

Oyunlarla ilgili ilk defa bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini belirten Göktaş, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda oyun platformunun tanımını da eklediğimiz 5651 sayılı kanunumuzla beraber, 100 binden fazla kullanıcısı olan oyunların da Türkiye temsilcisi bulundurmasını istiyoruz. Yaptırımlarımız mevcuttur. Bir yönetmelik çıkacaktır. 6 ay içerisinde bu yönetmelik düzenlemeye geçtiğinde, inşallah tüm Türkiye'de sosyal medya düzenlememiz fiilen hayata geçmiş olacak. Bu düzenleme için 6 aylık bir süre gerekiyor, yani bir yönetmelik çıkması gerekiyor. Yönetmelik çalışmalarında BTK ve Siber Güvenlik dairesinin yanı sıra uzmanlar ve diğer paydaşlar da yer alacak. Biz de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak kendi görüşlerimizi vereceğiz; zira çocuklarımızı korumak aslında bir zorunluluktur. Sadece bizim için değil, aileleri de bu sürecin bir parçası haline getirmemiz lazım. Amacımız denetlemek ve çocuklara daha güvenli bir dijital ortam sağlamaktır. Yani biz burada çocuklarımızın daha güvenli bir dijital ortamda var olmasını ve orada güçlendirilmesini istiyoruz ancak bir bağımlılık oluşacaksa bunun da önüne geçmek istiyoruz. Biz bir norm oluşturuyoruz."

"Bütün ülkeler benzer bir süreçten geçiyor"

Göktaş, geçen hafta çocukların dijital ortamda korunmasına ilişkin uluslararası zirveye ev sahipliği yaptıklarını ve UNICEF'le ortak bir bildiri yayımladıklarını hatırlatarak, şunları söyledi:

"Bütün ülkeler benzer bir süreçten geçiyor. Yani bu zirvede özellikle öne çıkan konulardan bir tanesi bir ülkenin tek başına bununla mücadele etmesinin de mümkün olmadığının farkındayız, zira teknoloji hızla gelişiyor. Bu bildiride şunu söylüyoruz teknoloji firmalarına da, oyun yaptığınız andan itibaren veya bir içerik sağladığınız andan itibaren özellikle çocuklara yönelik zararlı içerikleri önleyici bir şekilde icra etsinler. Bir de yaş doğrulama sistemini hayata geçiriyoruz. Aslında çok kapsamlı bir politika ve güvenli. Türkiye bu konuda öncü ülkelerden bir tanesi. Amacımız çocukları korumak, daha güvenli bir dijital ortam sağlamak, aileleri de bu süreçte yalnız bırakmamak."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.