logo
19 TEMMUZ 2026

İzmir yemekleri kitap oldu

21.05.2001 00:00:00
 
Gazeteci-yazar Nedim Atilla, İzmir ve Ege yemeklerini konu alan "Tarihten günümüze İzmir mutfağı" isimli kitap hazırladı.

Atilla,İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplığı kapsamında basılan kitapta, geçmişten bugüne İzmir ve Ege yemeklerinin yer aldığını belirtti. Kitapta 183 yemek tarifine yer verebildiğini anlatan Atilla, bir toplumun kültürel zenginliğini belirleyen iki unsurdan birinin yemek, diğerinin ise müzik olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Göçebe bir toplum olan Türkler, Anadolu'ya yerleştiğinde inanılmaz birikimlerini, Anadolu kültürüyle yoğurmuş ve ortaya çok zengin bir kültür çıkmıştır. Bu kültürün önemli parçasını İzmir mutfağı oluşturuyor. Bu zengin mutfağın üzerine Türkan Kasapoğlu, Nezihe Araz ve ilk Türkçe yemek kitabı yazan Fahriye hanım çeşitli çalışmalar yapmışlar. Ben, hem bu kişilerin çalışmalarından yararlanarak, hem de kendi gözlemlerimle 2 binden fazla İzmir ve Ege yemek tarifi topladım. Ancak kitapta bunların 183'üne yer verebildim."

Kitapta "sirkeli sarmısaklı karaca yahnisi", "mercimek püreli keklik", "enderunkari" gibi tarihte kaybolmuş Türk yemeklerinin yanı sıra halen yapılabilecek yaşayan tariflerin de yer aldığını kaydeden Atilla, "Kitapta, İzmir ve Ege yemek kültürüyle ilgili her türlü bilgiye yer verdim"dedi.

Nedim Atilla, kitapta, 1968 yılında İzmir'de yer alan ünlü restoranlar hakkında da ayrı bir bölüm bulunduğunu ifade ederek, 2002 yılının yaz aylarında kitabın İngilizce ve Almanca'ya çevrilerek turistik tanıtım amacıyla kullanılacağını bildirdi.

Yöresel yemekler

Atilla, kitapta Ege bölgesine özgü yemeklerin yanı sıra İzmir'e göçetmiş Rum, Arnavut ve Boşnak asıllılara ait mutfakların özgün yemeklerinin de yer aldığını kaydederek, şunları söyledi: "Kitapta bulunan yemek tariferinin özellikle ev hanımlarından alınmasına özen gösterdim. Amacım, usta aşçıların değil, ev hanımlarının yaptığı yöresel yemeklerin biraraya getirilmesiydi. Bu konuda Yeni Asır gazetesinin açtığı yemek yarışması da bana ışık tuttu. Tariflerin üzerinde, tarifin kimden alındığı yazıyor. Bunu da vefa anlamında kitaba koyduk." İlk etapta 2 bin adet basılan kitabın, genişletilmiş ikinci baskısının yapılacağını belirten Atilla, ikinci basımda güncel yemek tarifi sayısının artırılacağını da sözlerine ekledi.

Başarı değil itiraf

İçişleri Bakanlığı'nın 30 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen "Gürz-25" operasyonlarında 119 DEAŞ şüphelisinin yakalandığını duyurması, iktidarın geçmişteki güvenlik iddialarını yeniden tartışmaya açtı

18.07.2026 20:13:00
Haber Merkezi
 
Başarı değil itiraf
Başarı değil itiraf
İçişleri Bakanlığı'nın 30 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen "Gürz-25" operasyonlarında 119 DEAŞ şüphelisinin yakalandığını duyurması, iktidarın geçmişteki güvenlik iddialarını yeniden tartışmaya açtı.

Yıllarca "Türkiye'de DEAŞ yok, marjinal gruplar var" ya da "Öfkeli çocuklar" denilerek tehlikesi görmezden gelinen bu yapılanmanın, bugün ülkenin 30 iline kadar yayılmış olması yürütülen yanlış politikaların faturasını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kamuoyu şimdi haklı olarak soruyor: Türkiye'de hani DEAŞ yoktu, bu hücreler 30 ile nasıl ve ne zaman yayıldı?

Yol Geçen Hanına Dönen Sınırlar Terör Hücresi Doğurdu



AKP iktidarının Suriye iç savaşı başladığından bu yana izlediği kontrolsüz göç politikası, Türkiye'yi radikal terör unsurlarının arka bahçesi haline getirdi. Sığınmacıların yeterli arka plan ve güvenlik taramasından geçirilmeden şehirlere dağılması, istihbarat birimlerinin iç siyasete odaklanıp radikal hücreleri gözden kaçırması tehlikeyi büyüttü.

Operasyonun yapıldığı il sayısının 30'u bulması, bu ağın sınır kentlerinden çok öteye geçerek İstanbul'dan Ankara'ya, İzmir'den Anadolu'nun en ücra köşelerine kadar kök saldığını kanıtlıyor.

Siyasi Söylem Uyuşmazlığı

AKP yetkililerinin geçmişte DEAŞ'ı tanımlarken kullandığı esnek ve müsamahakar dil, örgütün Türkiye içinde taban bulmasını kolaylaştıran en büyük etkenlerden biriydi.

Reyhanlı, Ankara Garı ve Suruç katliamları hafızalarda tazeliğini korurken, zamanın başbakanlarının bu canileri "sosyolojik bir öfke patlaması yaşayan radikal gençler" olarak nitelendirmesi yargısal ve istihbari gevşekliği de beraberinde getirdi.

Bugün düzenlenen büyük operasyonlar, geçmişteki bu devasa siyasi körlüğün gecikmeli ve maliyetli bir itirafıdır.

Bu kez Ukrayna katliam yaptı


 
Rusya’nın Tambov ve Moskova bölgelerine düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırılarında 7 kişinin hayatını kaybettiği, 48 kişinin yaralandığı, bir petrol tesisi ile çeşitli lojistik merkezlerinde hasar meydana geldiği bildirildi. Saldırılar sonrası bölgeden yoğun duman yükseldi.
 

18.07.2026 14:29:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Bu kez Ukrayna katliam yaptı
 Bu kez Ukrayna katliam yaptı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın Tambov ve Moskova bölgelerinde iki lojistik merkezine saldırı düzenlediklerini bildirdi.
Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'nın şehirlerine yönelik saldırılarına karşılık olarak Rusya'daki bazı hedeflere saldırıları sürdürdüklerini belirtti.

Öte yandan Ukrayna Ordusu İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi, bu gece Rus gölge filosuna ait olduğunu öne sürdüğü 13 gemiye saldırılar düzenlediklerini bildirdi.

Rusya da öldürüyor

Ukrayna'nın Harkiv kentinde Rusya'ya ait bir "Banderol" füzesinin yola isabet ettiği saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi yaralandı. Ukrayna polisi, saldırının meydana geldiği bölgede inceleme yürüttü.

Malatya'da deprem


 
 Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

18.07.2026 06:36:00 / Güncelleme: 18.07.2026 07:14:58
Haber Merkezi
 
Malatya'da deprem
Malatya'da deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 06.20'de, merkez üssü Malatya merkezde bulunan ve ilin en kalabalık ikinci ilçesi olan Battalgazi'de 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin yerin 15.59 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.
 
Saha taramaları başladı
 
Malatya Valisi Seddar Yavuz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ekiplerin saha taramalarına başladığını, an itibarıyla olumsuz bir tespit ve ihbar alınmadığını bildirdi.
Yavuz, depremden etkilenenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Olumsuz bir durum yok
 
Öte yandan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen deprem sonrası olumsuz bir tespitin olmadığını, tüm ihbarları değerlendirdiklerini bildirdi. Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi: "Güzel Malatya'mıza geçmiş olsun. Battalgazi'de meydana gelen deprem sonrası şu an itibarıyla herhangi bir olumsuz tespit olmamakla birlikte tüm ihbarları değerlendiriyoruz."

Çevre illerde de hissedildi
 
AFAD, Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası olumsuz bir durumun bulunmadığını bildirdi.
AFAD'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de meydana gelen ve Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Şanlıurfa illerimizde hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."

Zayıflama iğnesi kullanmak isteyenler, iki kere düşünsün!


eslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal, "Sadece zayıflama iğnelerine güvenerek kilo kaybetmek önemli riskleri beraberinde getirebiliyor. Bu risklerden en önemlisi hızlı kilo kaybı ile birlikte kas dokusunun da kaybedilmesi" dedi. 

18.07.2026 02:06:00
MURAT ÇORBACI
 
Zayıflama iğnesi kullanmak isteyenler, iki kere düşünsün!
Zayıflama iğnesi kullanmak isteyenler, iki kere düşünsün!

Obezite uzun yıllar boyunca yalnızca fazla yemek yemek ya da irade eksikliğiyle açıklanmaya çalışıldı. Oysa obezite; hormonlardan genetik yatkınlığa, bağırsak-beyin iletişiminden metabolizmaya kadar birçok mekanizmanın birlikte rol oynadığı kronik ve karmaşık bir hastalık. Son yıllarda tüm dünyada büyük ilgi gören GLP-1 reseptör agonistleri yani zayıflama iğneleri de bu bakış açısını değiştiren önemli gelişmeler arasında. Bu ilaçların sadece iştahı azaltmaya yardımcı olmadığını, ayrıca kişinin gün boyu zihnini meşgul eden, sürekli ne yiyeceğini düşündüren ve bilim dünyasında 'yemek gürültüsü - food noise' olarak tanımlanan içsel dürtüyü de baskılayabildiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal, "GLP-1 ilaçları kilo verme sürecinde önemli bir destek sağlayabilir. Ancak bu ilaçlar yağları yakan bir mucize değil; doğru beslenme, düzenli hareket ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları oluşturabilmek için biyolojik bir fırsat sunuyor. Longevity (uzun ve sağlıklı yaşam) yaklaşımında hedef yalnızca kilo vermek değil, metabolik sağlığı ve kas kütlesini koruyarak uzun yıllar sağlıklı yaşayabilmektir" dedi.

Yaşam tarzı değişikliği şart

Ardal, "Elde edilen sonuçlar yalnızca ilacın değil, yaşam tarzı değişikliğinin de başarısını yansıtıyor" ifadelerini kullandı. İlacın bırakılmasının ardından kaybedilen kilonun korunmasının tamamen yaşam alışkanlıklarına bağlı olduğunu belirten Ardal, "Sadece zayıflama iğnelerine güvenerek kilo kaybetmek önemli riskleri beraberinde getirebiliyor. Bu risklerden en önemlisi hızlı kilo kaybı ile birlikte kas dokusunun da kaybedilmesi. Direnç egzersizleri ve yeterli protein alımıyla desteklenmeyen kilo kaybı, metabolizma hızının yavaşlamasına, vücut kompozisyonunun bozulmasına ve ilacın bırakılmasının ardından kiloların daha hızlı geri alınmasına neden olabilir" uyarısında bulundu.

Doğal yolu var mı?

GLP-1 hormonunun her öğünden sonra vücudumuz tarafından doğal olarak da salgılandığını vurgulayan Ardal, "GLP-1'i artıran tek bir mucize besin ya da sihirli bir yöntem yok. Asıl önemli olan, vücudun bu hormonu doğal olarak üretebileceği metabolik ortamı oluşturabilmek. Şunlar yapılabilir:

1. Sofranızı hormonlarınız için hazırlayın: Zeytinyağı, avokado ve tahin gibi sağlıklı yağlar; yumurta, yoğurt, balık ve kaliteli protein kaynakları ile liften zengin, özellikle prebiyotik özellik taşıyan soğan, pırasa ve hindiba gibi sebzeler GLP-1 salınımını destekleyebiliyor. Ayrıca öğünlerde lif, protein ve sağlıklı yağları karbonhidrattan önce tüketmek hem tokluk hormonlarının daha etkili çalışmasına hem de kan şekeri kontrolünün iyileşmesine katkı sağlayabiliyor.

2. GLP-1 sadece mutfakta desteklenmiyor: Kısa yürüyüşler, kaliteli uyku, etkili stres yönetimi ve gece boyunca sindirim sistemine dinlenme fırsatı veren düzenli beslenme aralıkları da bağırsak-hormon dengesini olumlu yönde etkiliyor." 

Hulusi Akar, Washinton'da konuştu


 
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD'de bulunan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "F-35 programının durdurulmasının gerekçesi S-400, o kalkınca zaten doğrudan F-35 başlayacak" dedi.
 

18.07.2026 01:04:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Hulusi Akar, Washinton'da konuştu
Hulusi Akar, Washinton'da konuştu

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD'ye gitti. Akar ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Üyesi milletvekilleri, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği konutunda basın mensuplarının sorularını cevapladı. Burada konuşan Akar, Washington'a yaptıkları ziyaretle, ülkeler arasında, Amerika gibi yakın ilişki içerisinde oldukları ülkelerdeki diyaloğun güçlendirilmesine, karşılıklı güvenin pekiştirilmesine önem verdiklerini söyledi.

Kongre üyeleri ile de görüştüler

Beraberlerindeki heyetle, ABD Kongre üyeleri ve farklı düşünce kuruluşlarıyla görüşmeler yaptıklarını belirten Akar, "Burada savunma ve güvenlik konuları, bizim Amerika'yla olan ilişkilerimizdeki en önde gelen konulardan biri. Burada işbirliğimizi bölgesel ve küresel gelişmeler kapsamında ele aldık. Bütün görüşmelere genel olarak baktığımızda gerçekten son derece pozitif, son derece verimli, son derece yapıcı bir atmosferde gerçekleşti." ifadelerini kullandı. Akar, askeri, savunma ve bilimsel anlamda Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin her zamankinden çok daha önemli olduğunu muhataplarına söylediklerini aktardı.
Ankara NATO Zirvesi'nin başarısının ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkilerin, ziyaret için olumlu bir zemin oluşturduğuna dikkati çeken Akar, görüşmelerinde, Türkiye-ABD arasındaki savunma, güvenlik ve işbirliğinin yalnızca iki ülke için değil, NATO'nun caydırıcılığı, NATO bakımından da önemli olduğunu, Avrupa Atlantik Güvenliği açısından da stratejik öneme sahip olduğunu dile getirdiklerini söyledi.

S-400 konusu bir şekilde çözülecek

ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA), S-400 ve F-35'e ilişkin Akar, liderlerin bu konuda görüşmeler yaptığını ve belli bir çerçeve çizildiğini belirterek, şöyle devam etti: "Bu 'S-400 BAE'ye gidiyor falan' demedik biz, demiyoruz. Bunun bir an önce çözülmesi için, bir an önce bir yola konulması için mutabakat sağlandığını ve yakın bir zamanda bazı gelişmelerin olabileceğini, aramızdaki bu sıkıntı olan hususun çözüleceğini kendileriyle konuştuk, görüştük. Bu konuda zaten onların kendi kanallarından aldıkları bilgiler var. O bilgiler çerçevesinde bize pozitif cevaplar verdiler.
S-400 konusu bir şekilde çözülecek. Bu konuda birtakım gelişmeler bekliyoruz, umuyoruz, temenni ediyoruz ve olacak gibi görünüyor. Bunun sonunda da önemli ve pozitif gelişmeler olacak şekilde niteliyoruz S-400 konusunu. F-35 programının durdurulmasının gerekçesi S-400, o kalkınca zaten doğrudan F-35 başlayacak. F-35 konusunda bizim elimiz çok güçlü aslında. Şundan güçlü, biz F-35'in bin yani rakam olarak gerçekten tam bin parçasını yapan bir millettik, yapan bir devlettik, yapan bir ülkeydik. Biz bunu bir şekilde çözeceğiz. Çözülecek görünüyor."


Patriot'lar gelecek

Akar, Türkiye'deki hava savunma sistemlerine yönelik Çelik Kubbe Projesi üzerinde çalışmaların devam ettiğini aktardı. "NATO ve ikili anlaşmalar kapsamında bir-iki Patriot bataryası geldi-geliyor Türkiye'ye." diyen Akar, bu konuda farklı ülkelerle de görüşmelerin sürdüğünü belirtti.

İsrail şımarıklaştı

Akar, ABD'nin Türkiye'nin müttefiki olduğunu, ABD ile çalışmaya gayret gösterdiklerini vurgulayarak, İsrail'in ABD'de yapmaya çalıştığı Türkiye karşıtlığına ilişkin şunları kaydetti: "Amerika'nın dikkat etmesi gereken konuları var. Bir dost olarak kendilerine, bu İsrail konusunu, İsrail'in çok şımarık davrandığını, İsrail'in Amerika'yı istismar ettiğini, İsrail'in Amerikan parasıyla birtakım işler yapmaya çalıştığını, binlerce insanın ölümüne sebep olduğunu, 70 binden fazla insanın ölmesine sebep olduğunu, binlerce gazeteci, binlerce sağlık personeli, binlerce Birleşmiş Milletler personeli olduğunu, dolayısıyla Amerika'nın bu konuda artık İsrail'in bu şımarıklığına bir 'dur' demesi gerektiğini, bölgedeki istikrarın, bu çatışmanın yayılması, önlenmesi bakımından da bunun şart olduğu, bir şekilde bunun tedbir alması gerektiğini de ifade ettik."

Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı

Yunan yönetimi, 2026-2027 eğitim yılı öncesi Resmi Gazete’de yayımlanan kararla 8 Türk azınlık ilkokulunun kapısına kilit vurdu. Bölgedeki Türk okullarının sayısı 76’ya gerilerken, Türk azınlık temsilcileri Lozan Antlaşması’na aykırı uygulamalara tepki gösteriyor

17.07.2026 23:30:00
Haber Merkezi
 
Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı
Yunanistan 8 Türk okulunu daha kapattı
Yunanistan, Batı Trakya'daki Türk azınlığın eğitim haklarını sistematik olarak kısıtlamaya devam ediyor. TRT Avaz'ın aktardığına göre, Yunan Eğitim Bakanlığı'nın kararıyla Rodop, İskeçe ve Meriç illerinde faaliyet gösteren 8 Türk azınlık ilkokulu kapatıldı.

Karar, Yunan Resmi Gazetesi'nde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu gelişmeyle birlikte bölgedeki Türk azınlık ilkokullarının toplam sayısı 76'ya düştü. Yunanistan makamları, okulların "öğrenci yetersizliği" nedeniyle kapatıldığını savunurken, azınlık temsilcileri bu gerekçeyi kabul etmiyor.

Uzun yıllardır devam eden politika

Batı Trakya Türk azınlığı, Lozan Antlaşması ile eğitim ve kültürel hakları uluslararası güvence altına alınmış bir topluluk. Ancak son 20 yılda Türk okullarının sayısı dramatik biçimde azaldı. 2000'li yılların başında 200'ün üzerinde olan azınlık ilkokulu sayısı, ardışık kapatma kararlarıyla hızla eridi.

Önceki yıllarda da benzer gerekçelerle okullar kapatılmıştı. Azınlık dernekleri ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği, kararların azınlıkla istişare edilmeden alındığını ve asimilasyon politikası taşıdığını belirtiyor. Düşük öğrenci sayısının gerekçe gösterilmesi, ebeveynlerin çocuklarını Yunan okullarına yönlendirmesi sonucu ortaya çıkan bir durum olarak değerlendiriliyor.

Azınlığın tepkisi ve uluslararası boyut

Federation of Western Thrace Turks in Europe (ABTTF) gibi kuruluşlar, kararın Lozan Antlaşması'na aykırı olduğunu vurgulayarak Yunanistan'ı eleştirdi. Azınlık temsilcileri, okulların kapatılmasının Türk dilinde eğitimin ve kültürel kimliğin korunmasını tehdit ettiğini ifade ediyor.

Türkiye tarafı ise konuyu yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlar, geçmişteki benzer gelişmelerde Yunanistan'a çağrıda bulunmuştu. Konunun Avrupa Birliği ve uluslararası insan hakları platformlarında da gündeme getirilmesi bekleniyor.

Bu son kapatma kararının, Batı Trakya'daki yaklaşık 150 bin kişilik Türk azınlığın geleceğini olumsuz etkileyeceği endişesi hakim. Türk okulların yeniden açılması ve yeni okulların kurulması için mücadelelerini sürdüreceğini belirtiyor.

Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Güvenpark’ta eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi yapan er şehit aileleri ve gazileri ziyaretinde, "Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete, devlet denmez" dedi

17.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları için Güvenpark'ta başlattıkları oturma eylemi sürüyor. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, eylemin beşinci gününde şehit yakınları ve gazileri ziyaret etti. Dervişoğlu'na İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları Şenol Sunat ile Kevser Ofluoğlu ve partililer eşlik etti.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, "3 bin 800 er gazimiz var. 85 milyonluk ülke 5 bin tane vatan evladına bakamıyorsa, eğer bu duruma düşürüyorsa herkesin elini vicdanına koyup düşünmesi gerek" ifadesini kullandı.

"BU SORUNUN PEŞİNDEYİZ"

Dervişoğlu da er şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini belirterek, ilk günden itibaren milletvekilleri ve parti yöneticilerinin eylem alanında bulunduğunu söyledi. Sorunun çözümü için TBMM'de çalışma yürüttüklerini ve kanun teklifi hazırlandığını aktaran Dervişoğlu, "Genel Merkezimizle, Ankara milletvekillerimiz ve diğer milletvekillerimizle birlikte bu sorunun peşindeyiz" dedi.

Hak arama mücadelesinin doğru yöntemlerle sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, "Haklıyken haksız duruma düşmemek lazım. Önce problemin çözülmesine yönelik adımları doğru bir biçimde atmaya muvaffak olabilmeliyiz" diye konuştu.

"ERE GÖRE AYRI GAZİLİK, ŞEHİTLİK OLMAZ"

Gazilik ve şehitliğin rütbeye göre ayrıştırılamayacağını dile getiren Dervişoğlu, "Gazilik önemli bir rütbe zaten. Şehitlik de en yüce mertebe. Bunun rütbelerle birbirinden ayrılması acı olan. Ere göre ayrı gazilik, ere göre ayrı şehitlik, subaya göre ayrı şehitlik olmaz. Erin ailesiyle subayın ailesi memlekete verilmiş can bakımından birbirinden ayrı değerlendirilemez. Kurşun nasıl adres sormuyorsa gazilik de şehitlik de rütbe olarak ayrılamaz ve farklı muameleye tabi tutulamaz" değerlendirmesinde bulundu.

"BİZ O SORUMLULUĞU YERİNE GETİRECEĞİZ"

Dervişoğlu, ziyaretlerinin sembolik olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ziyaretimizi anlık bir ziyaret olarak değerlendirmeyin. Bu bizim yerine getirdiğimiz bir sorumluluktur. Milletimiz sizin yanınızdadır. Bundan emin olmanızı istiyorum. Milletimiz size müteşekkirdir. Hem milletimizin yüreğindesiniz hem de dualarındasınız. Biz isteriz ki devlet görev ve sorumluluğunu yerine getirsin. Görev ve sorumluluğunu yerine getiremeyenler varsa, sizlerin huzurunda ve Allah'ın huzurunda söz veriyorum; biz o sorumluluğu yerine getireceğiz ve ne gerekirse yapacağız."

Konuşmasında ziyareti siyasallaştırmak istemediğini belirten Dervişoğlu, "Burada bulunmam sadece farkındalığı artırmak içindir. Asıl yerine getirdiğim insani sorumluluğumdur. Buradaki insanların durumundan dolayı herkese insani bir sorumluluk düşüyor. Ankara halkını da bu sorumluluğu yerine getirmeye davet ediyorum. Gazilerimiz ve şehit ailelerimiz yalnız değildir. Türk milleti onların yanındadır. Ankara onların yanındadır. Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete devlet denmez" şeklinde konuştu.

Konuşmasını dinleyen bir gaziye seslenen Dervişoğlu, "Senin ayağına sağlık. Senin ayağına kurban olayım ben. Hepiniz müsterih olun. Ne zaman ne emriniz olursa sonuna kadar amadeyim" ifadelerini kullandı.

Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı


 
Kuralsız araç kullanmaları nedeniyle sürücülerin korkulu rüyasına dönüşen hafriyat kamyonları bu kez Ankara'da dehşet saçtı. Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde freni patlayan hafriyat kamyonunun, 2 kamyona çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti.
 

17.07.2026 19:33:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı
 Freni patlayan hafriyat kamyonu dehşet saçtı

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde freni patlayan hafriyat kamyonunun, 2 kamyona çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti.

Ankara Büyükşehir Belediyesince İvedikköy Mahallesi 3832. Cadde'de yürütülen yol açma çalışmaları sırasında, freni patlayan Ömer Sütçü (36) yönetimindeki 06 DY 4311 plakalı hafriyat kamyonu, Emre Çelik'in (40) kullandığı 06 COS 880 ve Mustafa Sandıklı idaresindeki 06 DU 7291 plakalı kamyonlara çarptı.

İhbar üzerine, kaza yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Çarpışmanın etkisiyle alev alan Çelik'in içinde bulunduğu kamyon, itfaiye ekiplerinin uğraşları sonucu söndürüldü.

Kazada Ömer Sütçü ve Emre Çelik, hayatını kaybetti. Sütçü ve Çelik'in cenazeleri Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

İstanbul'da toplu ulaşıma zam


 
stanbul'da toplu ulaşıma yüzde 10 zam yapıldı. Elektronik tam bilet 42 liradan 46.20 liraya, "Mavi Kart" aylık abonman ücreti 3 bin 298 liradan 3 bin 628 liraya, okul servislerinde 0 ile 1 kilometre arasındaki mesafe ücreti ise 4 bin 51 liradan 4 bin 456 liraya yükseltildi.

17.07.2026 19:25:00
HABER MERKEZİ/AA
 
İstanbul'da toplu ulaşıma zam
İstanbul'da toplu ulaşıma zam

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde kentte otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 10 zam yapılmasına ilişkin teklif, AK Parti grubunun "hayır" oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul edildi.
İBB Meclisi temmuz ayı toplantılarının üçüncü oturumu Meclis 2. Başkanvekili Gencay Özcan başkanlığında Saraçhane'deki belediye binasında yapıldı.

İşte zamlı tarife

Bu kapsamda, elektronik tam biletin 42 liradan 46.20 liraya, öğrenci biletinin 20.50 liradan 22.55 liraya, "Mavi Kart" aylık abonman ücretinin 3 bin 298 liradan 3 bin 628 liraya, öğrenci aylık abonman ücretinin 593 liradan 653 liraya çıkarılması istendi. Metrobüste 1 duraklık yolculuk ücreti 30.07 liradan 33.08 liraya, 34-43 ve üstü duraklık yolculuk ücreti 62.35 liradan 6859 liraya çıkarılması teklifte yer aldı.

Marmaray da zamlandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın işlettiği Marmaray'da ise 1-3 istasyon arası yolculuk ücretinin 34 liradan 37.40 liraya, 36-43 istasyon arası yolculuk ücretinin ise 74.70 liradan 82.17 liraya yükseltilmesi önerildi.
Deniz yolu taşımacılığında Üsküdar-Eminönü seferinin ücretinin 53.20 liradan 58.52 liraya, Kadıköy-Eminönü ile Kadıköy-Beşiktaş seferlerinin ücretinin 59.28 liradan 65.21 liraya, Bostancı-Adalar sefer ücretinin 156.26 liradan 171.89 liraya çıkarılması teklif edildi.

Taksiler ve minibüsler de artık zamlı

Taksimetre açılış ücretinin 65.40 liradan 71.94 liraya, mesafe ücretinin kilometre başına 43.56 liradan 47.92 liraya, zaman tarifesi ücretinin saatte 544.45 liradan 598.90 liraya, kısa mesafe ücretinin ise 210 liradan 230 liraya yükseltilmesi talep edildi.
Minibüslerde "indi-bindi" diye tarif edilen kısa mesafe ücretinin 4 kilometreye kadar olan mesafede 39 liradan 43 liraya, 4 ila 7 kilometre arasında 41 liradan 45 liraya, 7 ila 11 kilometre arasında 42 liradan 46 liraya, 11 ila 15 kilometre arasında 43 liradan 47 liraya, 15 ila 20 kilometre arasında 47 liradan 52 liraya, öğrenci ücretinin ise 25 liradan 28 liraya yükseltilmesi istendi.
Okul servis ücretlerinde 0 ila 1 kilometre arası mesafe ücretinin 4 bin 51 liradan 4 bin 456 liraya, personel servis ücretlerinin ise 2 bin 284.54 liradan 2 bin 512.99 liraya yükseltilmesi talebi söz konusu gündem maddesinde yer alırken yeni tarifenin 20 Temmuz'dan itibaren geçerli olacağı kaydedildi. Megakentte toplu ulaşıma 12 Şubat 2026 tarihinde yüzde 20 zam yapılmıştı.

Araç çekme ve yediemin otopark ücreteri de arttı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde, yediemin otopark ve araç çekme ücretlerine yüzde 25 ila 42.86 arasında değişen oranlarda zam yapılmasına karar verildi. Buna göre, araç çekme ücretinin yüzde 38.90 zamla 1800 liradan 2 bin 500 liraya, 5 kilometreye kadar özel taşıma ücretinin 1800 liradan 2 bin 500 liraya, ilave kilometre ücretinin ise yüzde 42.86 zamla 70 liradan 100 liraya yükseltilmesi istendi. Yediemin otoparklarının günlük ücret tarifesinin motorlu bisikletlerde yüzde 40 zamla 50 liradan 70 liraya, motosikletlerde yüzde 30 zamla 100 liradan 130 liraya, otomobillerde yüzde 25 zamla 200 liradan 250 liraya çıkarılması istendi.

Kreşlerdeki yeni tarife

İBB Meclisi'nde ayrıca belediyenin işlettiği kreşlerin 5 bin lira olan aylık ücretinin yüzde 60 zamla 8 bin liraya yükseltilmesi kararlaştırıldı. Zamlı tarife, 1 Eylül'den itibaren geçerli olacak.

'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) tarafından yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesindeki Türkiye'ye yönelik atıfların stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksun olduğunu belirterek, "Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" dedi

17.07.2026 10:21:00 / Güncelleme: 17.07.2026 10:26:26
İhlas Haber Ajansı
 
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, AB tarafından 15 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Belgedeki Türkiye'ye yönelik ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Avrupa Birliği tarafından 15 Temmuz tarihinde yayımlanan 'Ortak Anlayış' belgesindeki ülkemize yönelik atıflar stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksundur. Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.

Keçeli, belgenin NATO Ankara Zirvesi'nin ardından yayımlanmasına dikkati çekerek, "Bahse konu belgenin, Avrupalı müttefiklerin NATO bünyesinde kayda değer ilave sorumluluklar üstlendikleri yeni dönemin temellerinin atıldığı ve Türkiye'nin vazgeçilmez rolünün teyit edildiği tarihi NATO Ankara Zirvesi akabinde, bu gerçeği gölgelemeye çalışan bir üslupla kaleme alındığı görülmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

"AB, ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamamıştır"

Belgede Doğu Akdeniz'e ilişkin yer alan ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Belgede Doğu Akdeniz bağlamında dile getirilen asılsız iddialar, AB'nin ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamadığına işaret etmektedir" dedi.

"Kıbrıs meselesinde çözüm Rum tarafınca engellenmiştir"

Kıbrıs meselesinde yaşanan süreçleri hatırlatan Keçeli, şunları kaydetti:

"Kıbrıs meselesi açısından ise çözümün, 2004 yılında Kıbrıs Türk tarafının kabul ettiği BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddeden ve 2017 yılındaki Kıbrıs Konferansı'nda uzlaşmaz bir tutum benimseyerek sürecin sonuçsuz kalmasına sebebiyet veren Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğini bir kez daha hatırlatırız. AB'yi gerçekçi ve her iki tarafın menfaatlerine uygun bir vizyon ve söylem benimsemeye davet ediyoruz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.