Terörsüz Türkiye sürecinde Kandil'den peş peşe yeni talepler geliyor. KCK Eş Başkanı Cemil Bayık, Öcalan özgür bırakılmadan silah bırakmayacaklarını ve Türkiye'ye dönmeyeceklerini söyledi.
Bunun yanında siyasi faaliyet hakkı, yasal değişiklikler, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve KCK heyetinin İmralı'ya gitmesini istedi. Peki silah bırakma gerçekten bir hedef mi, yoksa her aşamada yeni şartların önüne konulduğu bir pazarlık başlığı mı?
ÖCALAN ÖZGÜR DEĞİLSE SİLAH YOK!
Bayık'ın açıklamasındaki en kritik ifade açık:
"Apo özgür olmazsa silahları bırakmayız ve Türkiye'ye gitmeyiz."
Bayık ayrıca silah bırakmaları halinde "demokratik siyaset faaliyeti yürütme hakkı" verilmesini ve yasaların değiştirilmesini istedi.
Bu açıklama, silah bırakmanın koşulsuz ve doğrudan bir taahhüt olarak değil, bir dizi siyasi ve hukuki talebe bağlandığını ortaya koyuyor.
TALEP LİSTESİ GENİŞLİYOR
Kandil'in açıklamasında yalnızca Öcalan'ın özgürlüğü yok.
Bayık;
Öcalan'ın süreci yürütebilmesi için daha geniş imkânlar sağlanmasını,
Mevcut yasal düzenlemelerin değiştirilmesini,
Siyasi tutukluların serbest bırakılmasını,
Terör listelerinde değişiklik yapılmasını,
Kayyım uygulamalarının sona ermesini,
Örgüt mensuplarının demokratik siyaset yapabilmesinin önünün açılmasını istedi.
"KCK da İmralı'ya gitsin"
Taleplerin bir diğer başlığı ise doğrudan İmralı.
Bayık, yalnızca gazetecilerin, akademisyenlerin ve siyasetçilerin değil, KCK yöneticilerinin de İmralı'ya giderek Öcalan'la görüşmesi gerektiğini savundu.
"Bizim de Apo'nun yanına gitmemiz gerekiyor. Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez" dedi.
Burada da kritik soru ortaya çıkıyor:
Silah bırakma sürecinin merkezinde neden sürekli yeni siyasi ve hukuki şartlar beliriyor?
YASA DA YETMEDİ
Bayık, TBMM'de kabul edilen çerçeve düzenlemesinin de örgütün taleplerini karşılamadığını savundu.
"Türkiye devleti bu yasayı daha çok kendi çıkarlarına göre çıkardı, bizim taleplerimize göre değil" diyen Bayık, mevcut düzenlemede Kürt sorununun çözümünün temellerinin bulunmadığını ileri sürdü.
Yani Meclis'ten geçen düzenleme bile Kandil açısından yeterli görülmüyor.
KAMUOYUNUN CEVAP BEKLEYEN SORUSU
Türkiye yıllardır terörün sona ermesini, silahların bırakılmasını ve örgüt mensuplarının silahsız şekilde siyasete dönmesini tartışıyor.
Ancak bugünkü açıklama yeni bir tabloyu gündeme getiriyor:
Önce Öcalan'ın özgürlüğü…
Sonra yasal değişiklikler…
Ardından siyasi haklar…
Cezaevleri…
Terör listeleri…
İmralı'ya KCK heyeti…
Ve bütün bunların yanında: "Bunlar olmazsa silah bırakmayız."
Bu nedenle kamuoyunun sorması gereken soru açık:
Silah bırakmak için şartlar mı artıyor, yoksa silah bırakma hedefi yeniden mi tanımlanıyor?
Bayık'ın açıklaması, silah bırakmanın hangi somut ve doğrulanabilir koşullarda gerçekleşeceğine ilişkin tartışmayı yeniden gündemin merkezine taşıdı.