logo
28 EYLÜL 2026

Kene kabusu geri geldi: Bu sene popülasyon daha fazla olabilir

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Çetin, kış ve sonbahar aylarında etkili olan yoğun yağışların ardından bahar aylarına girilmesiyle birlikte kene popülasyonunda artış yaşanabileceğini söyleyerek, özellikle Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski bulunan bölgelerde erken tedbirlerin hayati önem taşıdığı vurguladı

31.03.2026 12:42:00
İHA
 
Kene kabusu geri geldi: Bu sene popülasyon daha fazla olabilir
Kene kabusu geri geldi: Bu sene popülasyon daha fazla olabilir
Havaların ısınmasıyla birlikte doğada kene hareketliliği yeniden artmaya başladı. Özellikle kırsal alanlarda ve hayvancılıkla uğraşılan bölgelerde görülen keneler, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı açısından risk oluşturuyor.






Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Çetin, özellikle hayvancılıkla uğraşan vatandaşların erken dönemde önlem almasının önemli olduğunu belirterek, kenelerin yumurtadan çıktığı nisan ortası ile mayıs ortası arasındaki sürecin kritik olduğuna dikkat çekti. Çetin, bu dönemde yapılacak ilaçlama çalışmalarının hem bahar hem de yaz aylarında kene yoğunluğunu azaltabileceği ifade etti.






Hayvanlarla temas halinde olan kişilerin düzenli olarak hayvanlarını kontrol etmesi gerektiği, kene tespit edilmesi durumunda ise elle müdahale etmek yerine uygun ilaçlarla mücadele edilmesinin önemli olduğu vurgulayan Çetin, ayrıca ahır, ağıl ve çevresinde hijyenin sağlanması da alınacak önlemler arasında yer aldığını söyledi. Prof. Dr. İlhan Çetin, bu yıl yağışların fazla olmasının kene popülasyonunda artışa neden olabileceğini belirterek, "Tabi ki yağışlar özellikle tabiattaki bitki örtüsünün daha fazla olmasından dolayı da ortam kene popülasyonunun artmasında önemli bir rol oynadığını biliyoruz. Bundan dolayı da bu yıl biz bölgemizde kene popülasyonunun daha fazla olacağına tahmin ediyoruz" dedi.






"Popülasyonun daha fazla olacağını tahmin ediyoruz"

İlhan Çetin, kene ile tedbirlerin erken alınmasında fayda olduğunu söyleyerek, "Bu yıl özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinden sonra bahar aylarında KKKA hastalığının görüldüğü, endemik olduğu bölgemizde bulunuyoruz. İç Anadolu'nun Orta ve Karadeniz Bölgesi'nin güney kısmı hem kar olarak hem de yağmur olarak çok ciddi bir yağış aldı. Tabi ki yağışlar özellikle tabiattaki bitki örtüsünün daha fazla olmasından dolayı da ortam kene popülasyonunun artmasında önemli bir rol oynadığını biliyoruz. Bundan dolayı da bu yıl biz bölgemizde kene popülasyonunun daha fazla olacağına tahmin ediyoruz. Bundan dolayı da tedbirlerin özellikle erkenden alınması noktasında da daha aktif çalışılmasını öngörüyoruz. Özellikle risk bölgeleri olan, hayvancılıkla uğraşan ve kırsal kesimlerde ilaçlamanın kenelerin yumurtadan çıktığı dönem olan Nisan ayının ortasından Mayıs ayının ortasına kadar olan tarihlerde kene mücadelesinin yapılması önemli ve değerlidir. Bu dönemde yapacağımız mücadele bizim hem bahar aylarını hem de yaz aylarını daha rahat geçirebileceğimizi düşünüyoruz. Bundan dolayı da gerekli müdürlüklerin bu konuda almış oldukları tedbirlere dikkat etmek ve bunları da uygulamak lazım" dedi.






"Tedbirler önemli"

Hayvanların üzerine yapışan kenelerin elle çıkartılmaması gerektiğini söyleyen Çetin, "Hayvancılık yapan kişilerin mutlaka bu dönemlerde hayvanları üzerindeki kene muayenesini yapması lazım. Eğer hayvanı kene taramışsa, bunların bir an önce ve hızlı bir şekilde ve ilaçlarla müdahale edilmesi lazım. Yani elle kırmak veyahut da başka bir yöntemle çıkartmak yerine ilaçlarla bertaraf edilmesi gerekiyor. Yıl boyunca kene kaynaklı KKKA hastalığının daha az görülmesi konusunda da biz bu hususların önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle hayvancılık yapan, hayvanları besleyen, temizleyen, sağan insanların bu noktada daha da dikkatli olmasında fayda var diyoruz. Bu dönemlerde de özellikle dışarıda yapılacak etkinliklerde bu piknik, tabiat gezisi ve özellikle vahşi hayatla yan yana olan alanlarda yapılacak etkinliklerde mutlaka ortamda bir kene yoğunluğunun olup olmadığının değerlendirilmesi ve ona göre hareket edilmesi gerekir. Bunun için de o bölgeye açık renkli bir bez serip üzerinde hafif hafi zıplamak suretiyle bir titreşim oluşturup, kenelerin o bölgeye doğru gelip gelmediğini hatta o bezin üzerine tarayıp taramadığını kontrol edebiliriz. Ondan sonra da o bölgede bir etkinlik yapıp yapmamaya karar vermekte fayda var" diye konuştu.






"İlk 5 gün önemlidir"

Kene ısırmasından kaynaklı hastalık bulaştırıp bulaştırılmadığının da kontrol edilmesi gerektiğini ifade eden Çetin, "Kenelerin vücuda asıl ve yüzde 70 yetmiş oranında giriş noktası pantolon paçalarından gelmektedir. Eğer bu tür bir tabiatta etkinlik yapılacaksa mutlaka pantolon paçalarını, çorapların içerisine konması ve mutlaka açık renk giysiler giyilmesi gerekir. Eğer bir kene yapışmışsa onu biz kendimiz değil, özellikle profesyonel olarak bu konuda yetiştirilmiş olan sağlık personelinin, acillerin bulunduğu yerde çıkarılmasının da biz çok önemli ve değerli buluyoruz. Herhangi bir şekilde kene ısırdıktan sonraki ilk 5 gün önemlidir. İlk 5 günde mutlaka eğer herhangi bir şekilde kene ısırmış ve düşmüş olabilir. Mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidip, kan tahlili verip herhangi bir şekilde kenenin ısırmasından kaynaklanan hastalık bulaştırıp bulaştırılmadığının da kontrol edilmesi gerekir. Tedavisinin yapılmasında fayda var" şeklinde konuştu.

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.