logo
08 AĞUSTOS 2026

Kene kabusu geri geldi: Bu sene popülasyon daha fazla olabilir

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Çetin, kış ve sonbahar aylarında etkili olan yoğun yağışların ardından bahar aylarına girilmesiyle birlikte kene popülasyonunda artış yaşanabileceğini söyleyerek, özellikle Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski bulunan bölgelerde erken tedbirlerin hayati önem taşıdığı vurguladı

31.03.2026 12:42:00
İHA
 
Kene kabusu geri geldi: Bu sene popülasyon daha fazla olabilir
Kene kabusu geri geldi: Bu sene popülasyon daha fazla olabilir
Havaların ısınmasıyla birlikte doğada kene hareketliliği yeniden artmaya başladı. Özellikle kırsal alanlarda ve hayvancılıkla uğraşılan bölgelerde görülen keneler, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı açısından risk oluşturuyor.






Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Çetin, özellikle hayvancılıkla uğraşan vatandaşların erken dönemde önlem almasının önemli olduğunu belirterek, kenelerin yumurtadan çıktığı nisan ortası ile mayıs ortası arasındaki sürecin kritik olduğuna dikkat çekti. Çetin, bu dönemde yapılacak ilaçlama çalışmalarının hem bahar hem de yaz aylarında kene yoğunluğunu azaltabileceği ifade etti.






Hayvanlarla temas halinde olan kişilerin düzenli olarak hayvanlarını kontrol etmesi gerektiği, kene tespit edilmesi durumunda ise elle müdahale etmek yerine uygun ilaçlarla mücadele edilmesinin önemli olduğu vurgulayan Çetin, ayrıca ahır, ağıl ve çevresinde hijyenin sağlanması da alınacak önlemler arasında yer aldığını söyledi. Prof. Dr. İlhan Çetin, bu yıl yağışların fazla olmasının kene popülasyonunda artışa neden olabileceğini belirterek, "Tabi ki yağışlar özellikle tabiattaki bitki örtüsünün daha fazla olmasından dolayı da ortam kene popülasyonunun artmasında önemli bir rol oynadığını biliyoruz. Bundan dolayı da bu yıl biz bölgemizde kene popülasyonunun daha fazla olacağına tahmin ediyoruz" dedi.






"Popülasyonun daha fazla olacağını tahmin ediyoruz"

İlhan Çetin, kene ile tedbirlerin erken alınmasında fayda olduğunu söyleyerek, "Bu yıl özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinden sonra bahar aylarında KKKA hastalığının görüldüğü, endemik olduğu bölgemizde bulunuyoruz. İç Anadolu'nun Orta ve Karadeniz Bölgesi'nin güney kısmı hem kar olarak hem de yağmur olarak çok ciddi bir yağış aldı. Tabi ki yağışlar özellikle tabiattaki bitki örtüsünün daha fazla olmasından dolayı da ortam kene popülasyonunun artmasında önemli bir rol oynadığını biliyoruz. Bundan dolayı da bu yıl biz bölgemizde kene popülasyonunun daha fazla olacağına tahmin ediyoruz. Bundan dolayı da tedbirlerin özellikle erkenden alınması noktasında da daha aktif çalışılmasını öngörüyoruz. Özellikle risk bölgeleri olan, hayvancılıkla uğraşan ve kırsal kesimlerde ilaçlamanın kenelerin yumurtadan çıktığı dönem olan Nisan ayının ortasından Mayıs ayının ortasına kadar olan tarihlerde kene mücadelesinin yapılması önemli ve değerlidir. Bu dönemde yapacağımız mücadele bizim hem bahar aylarını hem de yaz aylarını daha rahat geçirebileceğimizi düşünüyoruz. Bundan dolayı da gerekli müdürlüklerin bu konuda almış oldukları tedbirlere dikkat etmek ve bunları da uygulamak lazım" dedi.






"Tedbirler önemli"

Hayvanların üzerine yapışan kenelerin elle çıkartılmaması gerektiğini söyleyen Çetin, "Hayvancılık yapan kişilerin mutlaka bu dönemlerde hayvanları üzerindeki kene muayenesini yapması lazım. Eğer hayvanı kene taramışsa, bunların bir an önce ve hızlı bir şekilde ve ilaçlarla müdahale edilmesi lazım. Yani elle kırmak veyahut da başka bir yöntemle çıkartmak yerine ilaçlarla bertaraf edilmesi gerekiyor. Yıl boyunca kene kaynaklı KKKA hastalığının daha az görülmesi konusunda da biz bu hususların önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle hayvancılık yapan, hayvanları besleyen, temizleyen, sağan insanların bu noktada daha da dikkatli olmasında fayda var diyoruz. Bu dönemlerde de özellikle dışarıda yapılacak etkinliklerde bu piknik, tabiat gezisi ve özellikle vahşi hayatla yan yana olan alanlarda yapılacak etkinliklerde mutlaka ortamda bir kene yoğunluğunun olup olmadığının değerlendirilmesi ve ona göre hareket edilmesi gerekir. Bunun için de o bölgeye açık renkli bir bez serip üzerinde hafif hafi zıplamak suretiyle bir titreşim oluşturup, kenelerin o bölgeye doğru gelip gelmediğini hatta o bezin üzerine tarayıp taramadığını kontrol edebiliriz. Ondan sonra da o bölgede bir etkinlik yapıp yapmamaya karar vermekte fayda var" diye konuştu.






"İlk 5 gün önemlidir"

Kene ısırmasından kaynaklı hastalık bulaştırıp bulaştırılmadığının da kontrol edilmesi gerektiğini ifade eden Çetin, "Kenelerin vücuda asıl ve yüzde 70 yetmiş oranında giriş noktası pantolon paçalarından gelmektedir. Eğer bu tür bir tabiatta etkinlik yapılacaksa mutlaka pantolon paçalarını, çorapların içerisine konması ve mutlaka açık renk giysiler giyilmesi gerekir. Eğer bir kene yapışmışsa onu biz kendimiz değil, özellikle profesyonel olarak bu konuda yetiştirilmiş olan sağlık personelinin, acillerin bulunduğu yerde çıkarılmasının da biz çok önemli ve değerli buluyoruz. Herhangi bir şekilde kene ısırdıktan sonraki ilk 5 gün önemlidir. İlk 5 günde mutlaka eğer herhangi bir şekilde kene ısırmış ve düşmüş olabilir. Mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidip, kan tahlili verip herhangi bir şekilde kenenin ısırmasından kaynaklanan hastalık bulaştırıp bulaştırılmadığının da kontrol edilmesi gerekir. Tedavisinin yapılmasında fayda var" şeklinde konuştu.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.