logo
28 EYLÜL 2026

Kepekçi: “Bu kapı bir parti binasının değil, milletin kapısıdır”

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Teşkilat Başkanı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Afyonkarahisar Teşkilat Kampı'nın ardından Afyonkarahisar İl Başkanlığı'nın yeni hizmet binasının açılışına katıldı

09.07.2026 11:44:00
Hasan Gündoğdu
 
Kepekçi: “Bu kapı bir parti binasının değil, milletin kapısıdır”
Kepekçi: “Bu kapı bir parti binasının değil, milletin kapısıdır”
İl Başkanı Fazıl Ay'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen açılış programına teşkilat mensupları ve çok sayıda vatandaş yoğun ilgi gösterirken, MYK Üyeleri Ayhan İşi, Erdem Çelik, Musa Koç ve İbrahim Halil Çakın da programa katıldı.






Açılış töreninde kurdeleyi kesen Kepekçi, yeni il binasının yalnızca bir parti binası olmadığını belirterek, "Bu kapı, milletin kapısıdır. Milletin dert ve sorunlarına derman bulunacak kapıdır" dedi.






"Hedefimiz Milleti İktidar Etmektir"
 
Konuşmasında Bağımsız Türkiye Partisi'nin siyaset anlayışına dikkat çeken Kepekçi, partinin temel hedefinin makam ve mevki değil, milletin iradesini hâkim kılmak olduğunu ifade etti.







"Bağımsız Türkiye Partisi her zaman milleti iktidar etmeyi kendisine amaç edinmiş bir partidir. Bu nedenle bugün açılışını yaptığımız yer yalnızca bir il başkanlığı değildir. Burası, milletimizin derdine derman arayacak insanların buluşacağı bir merkez olacaktır."
 
Açılışın ardından yeni hizmet binasını gezen Kepekçi, teşkilat mensupları ve vatandaşlarla sohbet etti.







"Afyonkarahisar Davamıza Her Zaman Sahip Çıkan Bir Şehir Oldu"
 
İl binasında partililere hitap eden Kepekçi, Afyonkarahisar'ın Bağımsız Türkiye Partisi açısından özel bir yere sahip olduğunu belirterek, Prof. Dr. Haydar Baş'ın kültürel çalışmalarından itibaren Afyonkarahisar'ın her zaman davaya sahip çıkan şehirlerden biri olduğunu söyledi.
 
Afyonkarahisar ile uzun yıllara dayanan hatıraları bulunduğunu ifade eden Kepekçi, yeni İl Başkanı Fazıl Bey'in göreve gelmesiyle birlikte şehirde yeni bir dönemin başladığını belirtti.

"Afyonkarahisar'ın güçlü bir potansiyeli var. Şimdi bu potansiyeli sahaya taşıyacak bir il başkanımız var. Bunun ilk sonuçlarını da görmeye başladık. Afyonkarahisar önümüzdeki dönemde teşkilat çalışmalarıyla çok daha farklı bir noktaya gelecektir."







Sandıklı Vurgusu
 
Konuşmasında Sandıklı ilçesine de ayrı bir parantez açan Kepekçi, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Sandıklı ile olan hatıralarını hatırlatarak ilçede yeniden güçlü bir teşkilatlanma hedeflediklerini ifade etti.
 
Sandıklı'nın yalnızca bir ilçe olmadığını belirten Kepekçi, hareketin hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi ve burada yeniden bir ilçe binasının açılması yönünde çalışmaların hızlandırılacağını dile getirdi.







"Türkiye'nin Sorunu İktidar Değil, Çözümsüzlüktür"
 
Türkiye'nin zor bir süreçten geçtiğini belirten Kepekçi, mevcut siyasi tartışmaların ülkenin gerçek gündemini gölgelediğini ifade etti.
 
"Vatandaşın ekonomik sıkıntıları, üretim, gençlerin geleceği ve ülkenin bağımsızlığı konuşulması gerekirken, siyasetin büyük bölümünün koltuk mücadelelerine sıkıştığını" söyleyen Kepekçi, Bağımsız Türkiye Partisi'nin diğer partilerden en önemli farkının çözüm üreten bir fikre sahip olması olduğunu vurguladı.
 
"Başarı, Milletin Yüzünün Gülmesidir"
 
Siyasi başarıyı ekonomik göstergelerle değil, vatandaşın yaşam kalitesiyle ölçtüğünü belirten Kepekçi şöyle konuştu:
 
"Bir hükümetin başarısı; vatandaşının yüzünün gülmesiyle ölçülür. İnsanlar her gün 'Kiramı nasıl ödeyeceğim, kredi kartımı nasıl kapatacağım?' diye düşünüyorsa orada başarıdan söz edilemez. Bağımsız Türkiye Partisi'nin hedefi; anaların, babaların, esnafın, emeklinin ve gençlerin yüzünün güldüğü bir Türkiye'yi inşa etmektir."
 
"İşgaller Artık Tankla Değil, Ekonomiyle Yapılıyor"
 
Konuşmasının devamında Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığına dikkat çeken Kepekçi, günümüzde işgal kavramının değiştiğini belirterek çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
 
Yabancı para birimlerinin ekonomide belirleyici hâle gelmesini, stratejik madenlerin ham madde olarak ihraç edilmesini, üretimin dışa bağımlı hâle gelmesini ve tarımdaki gerilemeyi örnek gösteren Kepekçi, bunların ekonomik bağımsızlığın zayıfladığının göstergeleri olduğunu söyledi.
 
"Afyon Mermeri'nin Kaymağını Afyonkarahisarlı Yemeli"
 
Konuşmasında Afyonkarahisar'ın en önemli ekonomik değerlerinden biri olan mermer sektörüne de değinen Kepekçi, Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar önce verdiği çarpıcı bir örneği hatırlattı.
 
Afyonkarahisar'da çıkarılan mermerlerin ham madde olarak yurt dışına gönderildiğini, işlendikten sonra ise yüksek katma değerle yeniden dünya pazarına sunulduğunu belirten Kepekçi, bunun Türkiye'nin yıllardır yaşadığı üretim anlayışının en somut örneklerinden biri olduğunu söyledi.
 
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Medine'de yaşadığı bir hatırayı aktaran Kepekçi, Mescid-i Nebevî'de kullanılan mermerlerin Afyon mermeri olduğunu öğrendiğini, ancak bu mermerlerin önce İtalya'ya gönderilip işlendiğini, daha sonra tekrar Medine'ye getirilerek döşendiğini anlattı. Türk işçilerinin ise kendi ülkelerinden çıkan mermeri, yabancı bir firmanın adına asgari ücretle döşemek zorunda kaldığını ifade etti. 
 
Bu örneğin Türkiye'nin üretim modelindeki temel sorunu ortaya koyduğunu belirten Kepekçi, şunları söyledi:
 
"Mermer Afyon'dan çıkıyor ama kazancını başkaları elde ediyor. Afyonkarahisarlı ise o zenginliğin kaymağını değil, mermerin tozunu soluyor. Bağımsız Türkiye Partisi'nin iktidarında ise bu anlayış değişecek. Afyon'da çıkan mermer yine Afyon'da işlenecek, burada fabrikalar kurulacak, burada istihdam oluşturulacak ve katma değer Afyonkarahisar'da kalacak. Afyonlu sadece mermeri çıkarmayacak; mermerin kazancına da ortak olacak." 
 
Kepekçi, Milli Ekonomi Modeli'nin temel hedeflerinden birinin ham madde ihraç eden değil, üreten ve işleyerek katma değer oluşturan bir Türkiye inşa etmek olduğunu vurgulayarak, "Afyon mermerinin kaymağını Afyonkarahisarlı yiyecek." ifadelerini kullandı.
 
"Hedefimiz Üye Sayısını En Az Üç Katına Çıkarmak"
 
Konuşmasının sonunda teşkilat mensuplarına seslenen Kepekçi, Genel Başkan Hüseyin Baş'ın ortaya koyduğu 120 bin üye hedefini hatırlatarak tüm illere çağrıda bulundu.
 
Afyonkarahisar'ın mevcut üye sayısını en az üç katına, mümkünse beş katına çıkarması gerektiğini ifade eden Kepekçi, aynı hedefin tüm teşkilatlar için geçerli olduğunu söyledi.
 
"Bu hedef yalnızca bir sayı değildir. Bu, daha fazla vatandaşımıza ulaşmak, daha fazla gönle dokunmak ve Bağımsız Türkiye Partisi'nin fikirlerini Türkiye'nin dört bir yanına taşımaktır." diyerek teşkilat mensuplarına yeni dönem için başarılar diledi.

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.