logo
28 EYLÜL 2026

Koç’tan Trabzon ve bakanlara sert tepki

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Trabzonspor taraftarlarının Antalya maçında açtığı pankarta sessiz kalınmasına tepki gösterdi. Koç ayrıca bordo-mavililerin şampiyonluk kutlamalarına katılan bakanların Türk futboluna baskı uyguladığını vurguladı

06.05.2022 16:51:00
 
Koç’tan Trabzon ve bakanlara sert tepki
Koç’tan Trabzon ve bakanlara sert tepki
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, geçtiğimiz hafta Trabzonspor maçında açılan pankart ve şampiyonluk kutlamalarında yaşananlarla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Koç, düzenlediği basın toplantısında "Hiçbir şampiyonluğun başka takımları rahatsız etme, hukuku çiğneme özgürlüğü yoktur" dedi.

Trabzonspor'un Antalyaspor ile oynadığı karşılaşmaya işaret eden Ali Koç, "30 Nisan'daki maç Fenerbahçeliler'in tahammül sınırlarını aşmıştır. Bir takımın 38 yıl sonraki şampiyonluğu bizi ilgilendirmez. Hiçbir şampiyonluğun başka takımları rahatsız etme, hukuku çiğneme özgürlüğü yoktur." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mektubu gösterildi

Ali Koç, "2010-2011 şampiyonluğumuza göz diken kulübe cevaptan önce 3 hatırlatma yapmak istiyoruz" derken, salonda bulunan ekrandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 3 Temmuz Kumpası'nın 10. yıl dönümü nedeniyle Fenerbahçe Kulübü'ne yazdığı mektup gösterildi.

"Fenerbahçe o dik duruşu verirken tek başına verdi"

Ali Koç sözlerini şöyle sürdürdü: "Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi, bu sürecin hem canlı şahitlerinden hem de en büyük mağduru Fenerbahçe'dir diyor. Fenerbahçe o dik duruşu verirken tek başına verdi. Fenerbahçe o dik duruşu verirken tek başına verdi. Cumhurbaşkanlığı resmi internet sitesi tarafından 15 Temmuz ve 3 Temmuz bağı alenen sergileniyor. 2010 yılında HSYK'nın yapısındaki değişikliklerle örgüt ele geçirmiştir. Bu sayede Yargıtay üyelerinin büyük kısmını belirlemiştir. Tüm davalar ile sansasyon yaratmıştır. Bu kapsamda ülke dinamikleri örgüt lehine tasarlanmıştır diyor 96-97. sayfalarda..."

"Sayenizde hayali şampiyonluk da gördük"

"Trabzonspor'un yöneticilerine sesleniyorum diyen Ali Koç, "8 şampiyonluğunuz olduğunu ne kadar iddia ederseniz edin gelin ben size bir şeyleri hatırlatayım. Devlet kararları, dava kararları var. Bakın devletimizin suçu, mahkeme kararları, hepsinin ortak paydası 3 Temmuz'un bir FETÖ operasyonu olduğudur. Tüm Türkiye tarafından kabul görmüştür. Siz hariç... Tüm bunlar yetmediyse başka pencereden bakalım. Söz konusu kulübün 10 yıl boyunca tüm kapılardan reddedildiklerini hatırlatalım. CAS, UEFA, FIFA... Kapı kapı dolaştınız, avukatlara dünyanın parasını harcadınız. Hatta avukatlarınızın bazıları ise FETÖ'cü oldukları ortaya çıktı. 80'li yıllarda hayali ihracatçılar vardı, sayenizde hayali şampiyonluk da gördük. Hiçbir girişiminizden istediğiniz sonucu alamadınız çünkü haklı değildiniz. Haklı olsaydınız o kupa müzenizde olurdu. Her şeye rağmen 2010-2011 şampiyonuyuz diyerek, kendinizi kandırıyorsunuz. Bir an önce camianızı gerçeklerle tanıştırın."

"Bir suikast eylemine açtığınız pankartla sahip çıktınız"

Antalyaspor maçı öncesinde açılan pankarta değinen Koç, "Silah namlusu ucunda Fenerbahçe'yi temsil eden bir görsel ile tüm Türkiye'ye mesaj verdiniz. 7 yıl önce Fenerbahçe takım otobüsüne Trabzon il sınırları içinde yapılan, herkesi öldürmeye teşebbüs eden ve hala faili meçhul olan bir suikast eylemine açtığınız pankartla sahip çıktınız." dedi.

"Federasyon yöneticilerinin pankarttan haberinin olmaması mümkün değildir"

Konusu suç öven bu pankartı oraya asanlar, bu hadsizliği neye güvenerek yapıyorsunuz? Amacınız nedir? Kulüp yönetiminin bu durumdan habersiz olması söz konusu değildir. Maçın federasyon temsilcilerinin ve federasyon yöneticilerinin haberinin olmaması mümkün değildir. Maçın güvenliğinden mesul olan kamu görevlileri de bu yakışıksız durumu, amirleri ile amirlerinin de ilgili makamlarla paylaşmama ihtimali yoktur." dedi.

"Trabzonspor olduğu zaman neden kurallar işlemiyor?"

Trabzonspor Kulübü'nün şampiyonluk kutlamaları öncesinde taraftarlarına silahsız kutlama çağırısında bulunduğunu hatırlatan Ali Koç, "Kendi taraftarına silahsız sevinin çağrısında bulunup, o pankartı oraya asmak, sadece Fenerbahçe kompleksi değildir. Kimse durun, ne yapıyorsunuz demedi mi? 12 yaşındaki Hollandalı bir çocuk Ferdi hayranı, yabancı dilde 'formanı alabilir miyim' diyor. Bu pankartta ne dediği anlaşılamadığı için yetkililer stada sokmadı. Bir de şu paçavra pankarta bakın. Söz konusu Trabzonspor olduğu zaman neden kurallar işlemiyor? Emniyet güçlerinin kuralları şehirlere göre farklılık mı gösteriyor? Kuralları uygulamak isteyenler çekiniyorlar mı? Çekinip korkuyorlarsa, nereden çekiniyorlar?" şeklinde konuştu.

"Bu camia hiçbir zaman, kudretiyle bunlara müsaade etmez"

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç sözlerini şöyle sürdürdü: "Söz konusu paçavradaki aşağılık mesajlar açıktır. Bize bu mesajı verenlerin selamını aldık bir yere not ettik. Merak etmesinler, biz bu kavgaları vermekten geri durmayız. Bugün ben olurum, yarın başkası olur... Bu camia hiçbir zaman, kudretiyle bunlara müsaade etmez. Her kurumdan bulabildikleri maşaların hepsinin maskesini düşürürüz, yine ayakta kalırız. Devletimizin en üst makamlarına sesleniyorum artık müsaade etmeyin bu duruma gelmemizi. Düşünebiliyor musunuz böyle bir pankart bizim stadımızda açılabilir miydi?"

"Adil rekabet ortamının tamamen ortadan kalkmasına sebebiyet veriyorsunuz"

Siyasilerin Trabzonspor'un Antalyaspor maçını tribünden izlemesi ve sonrasındaki kutlamalarda katılmasına da tepki gösteren Koç, "Ne yazık ki maçta ve kutlamalarda verilen görüntüler sanki devletimizin de bu kutlamaların bir parçası, tarafı gibi algılanmasında ne yazık ki sebep oldu. Cumhurbaşkanımızı davet ettik, ben yalnızca Avrupa maçlarına gelirim demişti, ya siz? Herkesin olduğu gibi siyasetçilerimizin de bir takıma gönül vermeleri gayet normaldir. Ancak özellikle son yıllarda Trabzonspor'u tutan bakanlarımız, milletvekillerimiz bunu açıkça göstermeleri bu camianın kendini ayrıcalıklı hissetmesine sebep oluyor. Türk futboluna etki ve baskı uyguluyorsunuz. Hakemler, tüm paydaşları ve karar mekanizmalarını etkiliyorsunuz. Adil rekabet ortamının tamamen ortadan kalkmasına sebebiyet veriyorsunuz. Fenerbahçe'nin son dönemki duruşu sırf bu sebeptendir." ifadelerini kullandı.

"Trabzonsporlulaştırma çabasıyla karşı karşıyayız."

Kendisine neden hakemlere sahip çıkıyorsunuz şeklinde sorulduğunu belirten Koç, "Evet en çok muzdarip olan kulüp biziz. Biz TFF'nin köhnemiş, yozlaşmış yapısına karşıyız. Çünkü orada bir operasyon dönmektedir. Esas tehlike son yıllarda TFF'yi Trabzon hakimiyetine geçirme, bir nevi Trabzonspor'lulaştırma çabasıyla karşı karşıyayız." dedi.

"İnşallah F.Bahçe bu mücadeleyi bundan sonra da yalnız vermek durumunda kalmaz"

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç açıklamalarına şöyle devam etti: "Bu söyleyeceklerimiz Türk futbolunu ilgilendirir. İnşallah Fenerbahçe bu mücadeleyi bundan sonra da yalnız vermek durumunda kalmaz. Tabii ki diğer takımları tutan devlet yetkilileri var. Ancak onlar olması gerektiği gibi tarafsız duruşları var. Hangi bakanı Beşiktaş'ın, Galatasaray'ın, Başakşehir'in stadında gördünüz. Yok mu bu takımları tutan siyasetçi? Sanki Trabzonspor'un menfaati her şeyin önünde olabilirmiş gibi bir görüntü oluşuyor. Milyonlarca vatandaşın sorumluluğunu taşıyan sizlerin Türkiye'ye yapılan bu suikast girişimini, 7 yıldır faili bulunamayan bu suikasti, FETÖ'cülerin saldırısını gösteren bu pankartı nasıl astırdığınızı biz merak ediyoruz!"

"Yazıklar olsun!"

"Milyonların rahatsızlığını farketmişsinizdir. Neden çıkıp suç teşkil eden bu pankart için bir şey yapmadınız? Neden toplumu rahatsız eden bu pankart için çıkıp bir şey söylemediniz? Her eylemi ile terör örgütü olarak kabul edilen bu yapı, söz konusu Fenerbahçe olunca mı meşrulaşıyor? Yapana, görene, müsaade edene, hepinize söylüyorum. Başta cumhurbaşkanımız olmak üzere devletin mücadelesine gölge düşürmüyor musunuz? Yazıklar olsun!

"Trabzonspor'un pervasızca sergilediği bu şımarıklık koruma kalkanından kaynaklanıyor"

"Bu hadsizliğin, şımarıklığın bir koruma kalkanından kaynaklandığına dikkat çekmiştim. Cuma günkü cezalar çıksın diye toplantıyı bu güne aldık. Disiplin sevklerinden göreceksiniz demiştim. Aynen tahmin ettiğimiz gibi çıktı. Doğru düzgün bir ceza yazalım diyemediniz. Şaşırmadık. Trabzonspor'un pervasızca sergilediği bu şımarıklık koruma kalkanından kaynaklanıyor."

"Lobi yaparak bu sezonun altyapısı hazırlanmıştır"

"Nasıl korunuyor? Birkaç örnek vereceğim. Önce nasıl geldik bu noktaya? Bildiğiniz gibi Trabzonspor'un uzun yıllardır şampiyon olamaması. 2010-11 sezonunda bize kaybettikleri şampiyonluğu hazmedememeleri, bazı siyasetçilerin gücünü kullanmaları, Trabzonspor lobisinin kibirli ve kural tanımaz hale gelmesine sebebiyet vermiştir. Yaklaşmışlar, bir kez daha kendi hatalarından dolayı 2019-20 sezonunda şampiyonluğu Başakşehir'e kaybetmişler. En agresif şekilde güçlerini kullanarak, TFF'ye, sisteme, Başakşehir'e saldırıya geçmişlerdir. Sonrasında sistematik bir şekilde daha da sert yüklenmeye devam ederek, lobi yaparak bu sezonun altyapısı hazırlanmıştır. Hakemlere kimse direkt gidip bunu yap şunu yapma demez. Ancak siz sistemi istediğiniz gibi kendinize yontarsanız, TFF'deki herkes bilinçaltında sorunlar yaşamaya başlar. Gördükleri şeyleri yanlış yorumlamaya başlar. Onlar artık kendilerine zarar geleceğini bildikleri için yönetimin istediği kalıba girer."

"Attığı her adımda skandal yaratmaya doymayan bir federasyondan bahsediyoruz"

"TFF'nin mevcut durumuna bir bakalım. Bu sezon özelinde yaşananlar hepinizin malumudur. Dünkü cezalarda gördüğünüz gibi attığı her adımda skandal yaratmaya doymayan bir federasyondan bahsediyoruz. TFF'nin özerkliği tartışılır hale gelmekten çok ötede bir durumdadır. TFF'de Trabzon'un ağırlığı herkesin bildiği bir durumdur. Trabzonlu olmayıp, rüzgara göre hareket eden yöneticiler sayesinde sağlanmaktadır. Bu durum pek çok konuda sergilenmektedir. Yıl 2015, Trabzonsopr- Galatasaray maçı, Denayer'in eline çarpıyor top, Cüneyt Çakır görmüyor. Dünyanın her yerinde maç yöneten Cüneyt Çakır 1612 gün Trabzonspor maçına atanmamıştır. Hangi federasyon için adil ve eşit diyebilirsiniz?  Bunu gören hakemler etkilenmiyor mu?"

"Ben sahaya atlayıp böyle bir şey yapsaydım ne kadar ceza alırdım?"

"2-2 biten Alanyaspor maçı. Oradaki kayıp şampiyonluğa büyük etkisi olmuştu. Sayın başkan o maçtan sonra sahaya atlamış, hoş olmayan görüntülere sebebiyet vermiştir. Hepimize olan bir şey bu ama kurallar var. Fiziki saldırıda bulunmuş Alanyaspor çalışanlarına... Aylarca en az 6 ay ceza alması gerekirken sadece 15 gün ceza almıştır. Ben sahaya atlayıp böyle bir şey yapsaydım ne kadar ceza alırdım? Temsilci raporları çok çok önemli. Talimatla temsilci raporları düzenlenmiştir."

"TFF tarihinde çok ender görülmüş bir sevk"

"Daha da garip bir olay var. O haftanın disiplin sevkleri 24 Haziran'da yapılıyor Bu hadiseye özel olarak sevk yapılıyor. TFF tarihinde çok ender görülmüş. Bu olayın sevki, tek başına bir gün sonra yapılıyor. Herhalde bu olayı kılıfına uydurmak için 1 gün daha gerekti."

"TFF kendi hakemini, MHK'yı savunamıyor. Korkuyor..."

"Alanyaspor-Trabzonspor maçı 1-1 bitiyor. Hakem, sezon içinde hakemliği bıraktırılacak olan Halis Özkahya. Trabzonspor'un oyuncusu haklı şekilde oyundan atılıyor. Trabzonspor çok sert bir açıklama yapıyor. Trabzonspor açıklamasından bir bölüm şöyle, 'Bizim tepkimiz hırsızları kullanan, kollayan zihniyetledir. Yüzüne tükürüldüğünde ya Rabbi şükür diyecek insanlardır. Biz biliyoruz ki Halis Özkahya burada yalnız değil. Onu yönlendiren birileri var. Bu karanlık sistem içinde kendine yer edinmiş, Trabzonspor'un yükselişine ket vuran birileri var.' Eşi benzeri görülmemiş bu açıklamaya TFF cevap bile veremiyor. Fenerbahçe'nin her açıklamasına anında cevap veren bu korkak zihniyet, bu açıklamaya cevap dahi veremiyor. Söz konusu Trabzonspor olduğu için kendi hakemini, kendi kurumu olan MHK'yı savunamıyor. Korkuyor..."

"Atama için baskı kuruyorlar"

"Bu aslında TFF'nin kulüplere karşı olan farklı yaklaşımın pek çok örneğinden bir tanesidir. Niye böyle sert çıkış yapıyorlar? Bir sonraki maç Fenerbahçe ile. O meşhur Kim Min Jae'nin atıldığı maç. Baskıyı kuruyorlar atama için. Tecrübesi son derece yetersiz bir hakem atanıyor maça. Temsilciler konusunu inceleyin. Başkanı kimdir? Bu toplantıda girecektim ama o kadar çok malzeme var ki süre yetmez. İsimlerden bağımsız temsilciler sistemi çok farklı çalışıyor. Disiplin kararları Hukuk Müşavirliği ile ilişkilendirilse de esasen temsilci raporu ile değerlendirilir. Temsilci o gece raporu hazırlar. Salı günü sormuştum güvenlik kameraları incelendi mi diye ama maçtan yarım saat sonra TFF, Trabzonspor'a tebrik mesajı yolluyor."

"Temsilci raporundan sonra Hukuk Müşavirliği direkt PFDK'ya sevk eder. PFDK gerekli cezaları verir. Bu maçta seyircilerin müthiş bir tahakkümü olduğu bellidir. Bu tahakkümün sonucu ne yazık ki ülkemizde böyle değil. Garip, standartı olmayan saçma sapan cezalar ortaya çıkar. Temsilci atamalarında müthiş torpil sistemi dönmektedir. Futbolla alakası olmayan insanlar atanmaktadır. Bunların hepsini Abdurrahman Arıcı'ya ayıracağımız bir toplantıda aktaracağım"

"Özetle hukuk kurallarına gelene kadar yıllardır disiplin cezalarını maç oynanırken bile değiştirebilecek bir sistemden bahsediyorum. Ne yazık ki temsilci raporları temsilci işleri direktörü kara kutu olarak bilinen Baki Şahin'in onayından geçmektedir. Müdahaleye açıktır. Raporlar sisteme girmeden önce birilerinin filtresinden geçmektedir. Bize göre de müdahaleye açık demektir. Futbolun hukuki tarafında da bazı görünmeyen kişiler kara düzenlerini devam etmektedir. Bundan yararlanmak isteyen bir kulüp de mevcuttur. TFF'de 311 temsilcimiz var. Bunların 107'si emniyet müdürü. Bunların dışında milletvekilliği yapmış insanlar da var. Tabii o tabloları gördüğünüz zaman insanlar da 30 kere düşünmek zorundalar. O raporlara göre çıkıyor. Temsilcilere hakim olmak bugün müthiş bir rekabet avantajı sağlamaktadır."

"1 yıl men cezası alan kişinin bugün olduğu konuma bakın"

Şimdi Temsilciler kurulunda bir başkan vekili var. 2015 yılında Trabzonspor'da yönetici. Trabzonspor-Gaziantep maçında, hakemleri saatlerce soyunma odasında rehin tutması nedeniyle 28 Ekim 2015 tarihinde 1 yıl men cezası alıyor ve bugün olduğu konuma bakın. Daha da kötüsü disiplin talimatlarına göre 6 aydan fazla cezası olan hiçbir kişinin TFF'de görev alması yasaktır. Bu arkadaşı atıyorlar sonra bu kişi TFF'ye başvuruyor ve sessiz sedasız bu kişinin dosyasını temizliyorlar. Şimdi ise bundan sonraki başkan olarak düşünülüyor. O olay başlı başına skandalken, başkan olarak düşünenler var. Kurulda bir kişi daha var, 2018 yılına kadar yani kurul üyesi olana kadar FB şike yapmıştır diye paylaşım yapan biri temsilciler kurulu üyesidir. Biz daha ne yapalım? Bu kişi aynı zamanda bir bakanımızın da iletişim danışmanıdır. Daha ne diyeyim..."

"Böyle bir dönem Türk futbolunda hiç olmamıştır"

"Bu sadece Fenerbahçe'ye olan bir tehlike değil. Temsilciler kurulunda hakimiyet sağlamanın bu kadar büyük bir rekabet avantajı yarattığı bir dönem Türk futbolunda hiç olmamıştır."

"Tatil edilmesi gereken maç tatil edemiyor"

"8 puan 6'ya inecekti 3 hafta kala. Adana Demirspor maçındaki kimse penaltıdır diyemez.... Cumartesi günkü maça gelelim. Maçın bitimine birkaç dakika var taraftarlar sahaya giriyor. Antalyaspor başkanına göre birkaç oyuncusu darp ediliyor. Normalde hakem maçı tatil etmeli. Tatil etse kimse bir şey diyemez normalde. Tabii ki tatil edilmesi gereken maç tatil edemiyor. Düşünsenize son dakikada Antalyaspor gol atsa ne yaşanırdı? O Antalyalı futbolcular binlerce Trabzonsporlu taraftarın arasında kalınca ne düşündüler? Onları kutluyorum dik durdular. Antalyaspor kaos yaratmadı. Orada doğru olanı yapmak kaos yaratacaktı. Ama onlar yapmadı. İçinde bulunduğumuz durumda maçı tatil edecek bir tane hakem var mıydı? 2013-14 Beşiktaş-Galatasaray maçı. Seyirciler sahaya girdiği için hakem tatil ediyor maçı. Ve Beşiktaş'a 4 maç seyircisiz oynama cezası veriyor ve hükmen kaybediyorlar. Yine burada kupa maçı. Saha olaylarından dolayı maç hakem tarafından tatil ediliyor... Örnekler var... Hangi babayiğit kuralları uygulayabilir bu ortamda."

"Ben olsam takımı sahadan çekerdim"

"Tekrar Antalyaspor'u tebrik ediyorum. Kolay değil. Ben olsam sahadan çekerdim. Oradaki psikolojik baskı ortada. Oyuncular darp dilmesine rağmen sahadan ayrılmıyor. Zaten Antalyaspor Başkanı da Türk futbolunun kaosa sürüklenmemesi için takımı sahadan çekmedim diyor. Zaten hakemin çekmesi lazımdı."

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.