logo
07 TEMMUZ 2026

Konut sektöründe gidişat umutsuz

23.09.2008 00:00:00
 
Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden inşaatta durgunluk devam ediyor. Yetkililer iki yıl daha sektörde bir canlılık olmayacağını ifade ediyorlar.

 

Uygulanan bağımlı politikalar sebebiyle hem iç talep daraldı hemde dış şoklara karşı hassasyetimiz arttı. Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Bekir Cumurcu, gayrimenkul sektöründe bir canlılık beklemediklerini, canlılığın en erken 2010'da başlayacağını belirtti. ABD'de bankaların, likidite bolluğundan dolayı kredibilitesine bakmaksızın çok yüksek fiyatlı konutlara kredi musluklarını açtığını ve bu balonun "söndüğünü" belirten Cumurcu, bu durum, global büyümedeki yavaşlama ve likidite sıkıntısından dolayı Türkiye'nin büyüme hızının ve tüketim harcamalarının yavaşlamasına, ihracat düşüşlerine neden olacak" dedi.

Dışa bağımlılığın faturasını ödüyoruzCumurcu, Türkiye'de dış ticaret açığının, özelleştirme gelirleri, doğrudan yabancı sermaye yatırımları ve portföy yatırımlarıyla finanse edildiğini, küresel finansal krizin Türkiye'de yaratacağı ekonomik parametrelerin, cari açığın finanse edildiği her üç alanda da daralmaya sebebiyet vereceğini söyledi. Cumurcu, Türkiye'ye gelen yabancı sermaye miktarının önemli miktarda azalacağını, portföy yatırımlarında ilave girişten bahsetmenin zor olduğunu ve çıkış riskiyle karşı karşıya bulunulduğunu belirtti.

Kırıkkale'de otobüste can pazarı


 
 
Kırıkkale'de devrilen yolcu otobüsündeki 41 kişi yaralandı. Yaralılardan üçünün durumu ağır.

07.07.2026 08:53:00
AA
 
Kırıkkale'de otobüste can pazarı
Kırıkkale'de otobüste can pazarı

Kırıkkale'de yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 41 kişi yaralandı.
Tekirdağ'dan Kayseri'ye seyreden 38 ADF 410 plakalı yolcu otobüsü, Kaman-Ankara kara yolu Karakeçili Devlet Hastanesi yakınında kontrolden çıkarak devrildi.
İhbar üzerine, olay yerine AFAD, itfaiye, sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.
Kazada 3'ü ağır 41 kişi yaralandı.


Zemin kırağı nedeniyle kayganlaşmış

Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, "38 yolcu, 2 şoför, 1 muavin toplam 41 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerinden hastanelere sevk edildi. 3 ağır yaralımızın olduğunu değerlendiriyoruz. Sabahın ilk kırağısıyla zemin kayganlaşmış. Yolun kaygan olması nedeniyle yaşanan bir kaza. Tekrar görüyoruz ki yolcu otobüslerimizde bütün yolcularımızın kemerlerini bağlaması gerekiyor" dedi. Yolculara geçmiş olsun dileklerini ileten Sarıibrahim, otobüs şoförünün gözaltına alındığını, kazayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü bildirdi. Vali Sarıibrahim, kaza yerinde incelemede bulunarak bilgi aldı.

Alkolün azı bile tansiyonu yükseltiyor


Yeni bir araştırmada, günde az miktarda dahi olsa alkol tüketiminin, tansiyon seviyelerini yükseltebileceği ortaya kondu.

07.07.2026 00:50:00
AA
 
Alkolün azı bile tansiyonu yükseltiyor
Alkolün azı bile tansiyonu yükseltiyor

Yeni bir araştırmada, günde az miktarda dahi olsa alkol tüketiminin, tansiyon seviyelerini yükseltebileceği ortaya kondu. Amerikan Kalp Derneğinin (AHA) bilimsel yayını 'Hypertension' dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında, ABD, Güney Kore ve Japonya'dan 19 bin 500'den fazla kişinin verileri yaklaşık 5 yıl incelendi.

Uzmanların verileri analizinde, 'az miktarda' alkol tüketen kişilerde bile tansiyonun yükseldiği görüldü.
Araştırmada, büyük tansiyonun, günde ortalama 12 gram (yaklaşık bir kadeh) alkol tüketen kişilerde yaklaşık bir birim arttığı gözlendi.

Günlük alkol tüketimi 48 grama çıkan kişilerde ise bu artışın yaklaşık 5 birime ulaştığı belirlenirken, küçük tansiyonda ise erkeklerde artış gözlenirken, kadınlarda belirgin bir değişim saptanmadı.

Araştırmanın başyazarı Boston Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu Öğretim Üyesi Prof. Marco Vinceti, elde ettikleri bulguların şaşırtıcı olduğunu belirterek, "Düşük miktarda bile olsa alkol tüketiminin zaman içinde tansiyon artışıyla ilişkili olduğunu fark ettik. Alkol alımını sınırlamak tavsiye edilir ancak tamamen kaçınmak çok daha iyidir" değerlendirmesinde bulundu. Yüksek tansiyon, kalp krizinden felce, böbrek yetmezliğinden vasküler demansa (damarsal bunama) kadar birçok ciddi sağlık sorununa yol açabiliyor.

Okullar kapandı, en tehlikeli maraton başladı!


 
Okullar kapandı, sınav stresi sona erdi. Milyonlarca genç ve çocuk yaz tatiline başladı. Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, tatilin kontrolsüz ekran kullanımına dönüşmesinin çocuk ve gençlerin hem bedenini hem de ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceği konusunda aileleri uyarıyor.

07.07.2026 00:46:00 / Güncelleme: 07.07.2026 00:49:49
MURAT ÇORBACI
 
Okullar kapandı, en tehlikeli maraton başladı!
Okullar kapandı, en tehlikeli maraton başladı!

Çocuk ve gençlerin stresli YKS ve LGS sürecini arkalarında bırakmalarının ardından okulların kapanmasıyla uzun yaz tatili de başlamış oldu. Dersler, ödevler ve sınav telaşı geride kalırken çocukların günlük yaşamında önemli bir değişiklik yaşanıyor. Boş zamanın artmasıyla birlikte telefon, tablet, bilgisayar ve oyun konsolları günün büyük bölümünü kaplamaya başlayabiliyor.

Kontrolsüz kullanım riskli

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu İsmail Anıl Usta, yaz tatilinde ekran kullanımındaki artışın çoğu zaman fark edilmeden günlük yaşamın merkezine yerleştiğini belirterek, "Sorun teknoloji değil; teknolojinin çocuğun hayatındaki yerinin kontrolsüz şekilde büyümesidir" dedi. Teknolojinin artık yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Usta, çocukların dijital dünyanın içine doğduğunu ve ekranları tamamen yasaklamanın ne gerçekçi ne de sağlıklı bir yaklaşım olduğunun altını çiziyor. Usta, önemli olanın ekranın varlığı değil, kullanım süresi ve kullanım amacı olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: "Ekran, öğrenmeyi destekleyen bir araç da olabilir, zamanı tüketen bir alışkanlık da... Belirleyici olan çocuğun ekran karşısında ne yaptığı ne kadar süre geçirdiği ve bunun günlük yaşamını nasıl etkilediğidir. Kontrolsüz ekran kullanımı sadece zaman kaybına neden olmuyor; çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimini de önemli ölçüde etkiliyor. Saatlerce ekran karşısında oturan çocuklarda fiziksel aktivite azalıyor. Bunun sonucunda kilo artışı, duruş bozuklukları, kas-iskelet sistemi sorunları ve göz yorgunluğu gibi problemler daha sık görülebiliyor."

Sağlıklı ekran kullanımı nasıl olmalı?

• Günlük ekran süresi çocukla birlikte belirlenmeli
• Ebeveynlerin rol model olması sebebiyle evde birlikte geçirilen zaman diliminde de teknoloji kısıtlamasına gidilmeli
• Teknoloji tamamen yasaklanmamalı ancak sınırsız da bırakılmamalı
• Spor, sinema, sanat ve kitap okuma günlük rutinin parçası haline getirilmeli
• Yemek saatleri ve aile sohbetlerinde masadan telefonlar uzaklaştırılmalı
• Yatmadan en az bir saat önce telefon, tablet ve bilgisayar kullanımı sonlandırılmalı
• Yaz tatili djital değil, gerçek hayatla hatırlanmalı.

AKP’den önce NATO, Türkiye’ye gelmiyordu

Türkiye, 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi’nin ardından tam 22 yıl sonra yeniden bir NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor

06.07.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
AKP’den önce NATO, Türkiye’ye gelmiyordu
AKP’den önce NATO, Türkiye’ye gelmiyordu
Türkiye, 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi'nin ardından tam 22 yıl sonra yeniden bir NATO Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor. İktidar blokunun aylardır "diplomatik zafer" ve "küresel gövde gösterisi" olarak sunduğu 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, başkent Ankara'da devasa bir güvenlik kuşatması altında başladı.

Ancak madalyonun diğer yüzü, bu zirvenin Türkiye'nin çıkarlarından ziyade, Batı ittifakının bölgedeki tıkanıklıklarını aşma çabası olduğunu gösteriyor.

Neden Şimdi?



Zirvenin tam da bugün Ankara'da toplanması tesadüf değil. Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'da tırmanan bölgesel krizler nedeniyle NATO'nun askeri lojistik ve mühimmat ihtiyacı zirve yapmış durumda. Batı dünyası "NATO 3.0" adını verdiği yeni konseptle askeri ve mali yükü ABD'nin üzerinden alıp müttefiklerin sırtına yüklemeyi amaçlıyor.

Türkiye ise tam bu noktada, hem coğrafi konumu hem de son yıllarda cephede test edilmiş savunma sanayii kapasitesi nedeniyle ittifak için "vazgeçilmez bir tedarikçi ve cephe ülkesi" olarak yeniden masaya çağrılıyor. Esasen bu davet, Türkiye'nin diplomatik gücünden ziyade, müttefiklerin mühimmat ve askeri üretim darboğazını aşma ihtiyacından kaynaklanıyor.

"Milli Beka" Söyleminin Gölgesinde Ağır Eleştiriler



Zirve, muhalefet çevreleri ve bağımsız analistler tarafından "halkın gerçek gündemini örtbas eden bir şov" olarak nitelendiriliyor. İktidarın zirveyi iç siyasette bir propaganda malzemesi olarak kullandığını belirten eleştirmenler, şu can alıcı soruları yöneltiyor:

Ekonomik krizin pençesindeki ülkede, binlerce yabancı delege ve 56 binden fazla güvenlik personeli için harcanan devasa bütçeler halkın sırtına ek yük bindiriyor.

Zirvenin ana gündem maddelerinden biri, üye ülkelerin savunma harcamalarını GSYİH'nın yüzde 5'ine çıkarması. Zaten ağır bir ekonomik konjonktürden geçen Türkiye'nin, bütçesinden silaha ve mühimmata daha fazla pay ayıracak olması sosyal refahın iyice gerilemesi anlamına geliyor.



Yıllardır S-400, F-35 krizleri ve CAATSA yaptırımları nedeniyle Batı tarafından bypass edilmeye çalışılan Türkiye, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara ziyaretiyle bir gecede yeniden "sadık müttefik" ilan ediliyor. Eleştirmenler, Türkiye'nin çıkarlarının yine batılı emperyalist güçlerin bölgesel operasyonlarına ipotek edilmesinden endişeli.

Zirve gerekçesiyle başkentin ana arterlerinin günlerce trafiğe kapatılması, askeri tedbirler ve sokağa çıkma kısıtlamalarını aratmayan barikatlar Ankara halkının günlük yaşamını adeta felç etmiş durumda.

Sonuç olarak; 22 yıl sonra Ankara'da kurulan bu lüks masa, Türkiye'ye eşit bir ortak gibi değil, küresel çatışma haritalarında riskli görevleri üstlenecek bir "cephe ülkesi" rolünü yeniden dayatıyor. Ankara'daki diplomasi trafiği parıldarken, sokaktaki vatandaş faturanın yine kendisine kesileceğinin farkında

NATO Genel Sekreteri Zirve öncesi konuştu

36. NATO Liderler Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın toplantısı düzenleyen Genel Sekreter Mark Rutte, savunma harcamalarının artırılacağını belirterek, "Türkiye ittifak için vazgeçilmez bir güç, savunma malzemelerimizi Türk savunma sanayisi sağlıyor" dedi

06.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
NATO Genel Sekreteri Zirve öncesi konuştu
NATO Genel Sekreteri Zirve öncesi konuştu
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşecek tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Göreve geldikten sonraki en kritik zirvelerden birine Türkiye'nin ev sahipliğinde çıktıklarını belirten Rutte, küresel savunma harcamalarından Ukrayna savaşına, Türk savunma sanayisinin rolünden "NATO 3.0" vizyonuna kadar pek çok önemli başlıkta kritik mesajlar verdi.

Zirvenin "alınan kararların uygulamaya geçirilmesi" aşaması olduğunu vurgulayan Rutte, müttefiklerin savunma bütçelerini gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5'i seviyesine çıkarma hedefine odaklanacaklarını duyurdu.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Türkiye'ye teşekkür ediyorum"

Konuşmasına ev sahipliğinden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibine teşekkür ederek başlayan Rutte, "Bu muhteşem salonda bizi ağırladıkları için minnettarım. Şimdiye kadar her şey mükemmel. Türk halkının misafirperverliğinden çok etkilendim" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin askeri gücünün altını çizen Genel Sekreter, şu açıklamalarda bulundu:

"Türkiye, NATO içindeki en iyi silahlı kuvvetlerden birine sahip ve ittifak noktasında çok önemli bir rol oynuyor. Geçtiğimiz 10 yılda savunma sanayisini çok net bir şekilde yukarı taşıdı. Savunma için ihtiyaç duyduğumuz kritik malzemeleri Türk Savunma Sanayii karşılıyor. İstanbul ve Ankara bizim için, tüm ittifak için hayati öneme sahip."

"Savunma harcamalarında yeni hedef: Yüzde 5"

NATO Ankara Zirvesi'nin en temel finansal gündem maddelerinden birinin bütçe planlamaları olduğunu kaydeden Rutte, müttefiklerin inandırıcı planlar sunması gerektiğini söyledi. Geçen yıl Lahey'de önemli kararlar aldıklarını belirten Genel Sekreter, "Herkes yüzde 5 bütçe hedefi konusunda anlaştı. Şimdi Ankara'da bu sözlerin somut sonuçlarını izliyoruz. Paramızı işe, füzelere ve savunma kapasitesine dönüştürüyoruz. Avrupalı müttefiklerimiz ve Kanada, harcamalarını ABD seviyesine eşitleme aşamasında. Güçlü bir Avrupa, güçlü bir NATO demektir" dedi.

"Putin'in saldırıları çaresizliğini gösteriyor"

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarına sert tepki gösteren Rutte, Ukrayna'ya desteğin kesintisiz devam edeceğini yineledi. Dün akşam saatlerinde Ukrayna kentlerine düzenlenen hava saldırılarına değinen Genel Sekreter, şu cümleleri kaydetti:

"Rusya masum Ukrayna halkını vurmaya devam ediyor ancak bu saldırılar Putin'in ne kadar çaresiz olduğunu gösteriyor. Ukrayna ordusu, Rusya ekonomisini mahvediyor. Geçtiğimiz aylarda cephede ilerleyen bir Rusya vardı, şimdi ise durum başabaş gidiyor. Verdiğimiz hava savunma destekleriyle Ukrayna tarih yazıyor ve ihtiyaçları olan her şeyi onlara sağlamaya kararlıyız. Ukrayna'nın güvenliği bizim doğrudan kendi güvenliğimizdir."

"Trump ile Hürmüz Boğazı konusunda anlaştık"

Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Mark Rutte, transatlantik ilişkilerdeki bütçe uyumuna dikkat çekti. Trump'ın müttefiklerin savunma harcamalarını artırması yönündeki kararlılığını öven Rutte, "Geçtiğimiz hafta Umman'da da bir araya geldik. Ticaret yollarının güvenliği açısından kritik olan Hürmüz Boğazı'nda özgür dolaşımın sürdürülmesi konusunda kendisiyle tam bir mutabakata vardık" dedi.

Hollandalı gazetecinin "demokrasi" sorusuna yanıt

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde Hollandalı bir gazetecinin, Ankara'daki güvenlik önlemleri ve muhalif figürlere yönelik hukuki süreçleri hatırlatarak sorduğu "Ankara liberal demokrasilerin toplanması için doğru yer mi?" sorusu üzerine Rutte, evrensel demokrasi ilkelerine vurgu yaptı.

Demokrasinin sadece seçim sandığından ibaret olmadığını ifade eden Rutte, "Demokrasi, seçimden çok daha fazlasıdır. Aynı zamanda bağımsız ve özgür medya demektir. Gazetecilerin istediği soruyu sorabilmesi, istediği araştırmayı yapabilmesi ve medyanın bu tür zirvelere serbestçe erişebilmesi demokrasinin temel şartıdır" yanıtını verdi.

Ankara Zirvesi'nde gözler "NATO 3.0" vizyonunda

7-8 Temmuz tarihleri arasında yürütülecek oturumlarda 32 üye ülkenin lideri, ittifakın yeni askeri ve teknolojik dönüşüm evresi olan "NATO 3.0" vizyonunu inşa edecek. Zirvenin ilk gününde müttefikler, tarihin en kapsamlı NATO Savunma Sanayi Forumu kapsamında bir araya gelerek milyarlarca dolarlık yeni ortak projeleri imzalayacak.

Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in müfredat ve tarih anlatısına yönelik "Kurtuluş Savaşı demeyeceğiz" çıkışına sosyal medya hesabından sert yanıt verdi. Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarması sayesinde bugün fetihlerin kutlanabildiğini hatırlatan Baş, "Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir" dedi

06.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'
Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın yeni eğitim müfredatı ve tarih dersi içeriklerine yönelik tartışmalar siyasetin gündemindeki yerini koruyor. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin kullanımına yönelik eleştirilerine, sosyal medya X hesabı üzerinden tarihi gerçekleri hatırlatarak sert bir dille tepki gösterdi.

"Hangi Osmanlı? Sevr'e imza atan Osmanlı!"

Bakan Tekin'in "Neyden kurtuluyormuşuz, önce Osmanlı varmış" şeklindeki yaklaşımını eleştiren BTP lideri Hüseyin Baş, Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışından önceki dönemin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. "Evet Sayın Bakan, bir Osmanlı vardı ama hangi Osmanlı?" diye soran Baş, şu ifadeleri kullandı:

"Viyana kapılarına dayanan Osmanlı mı, Sevr'e imza atan Osmanlı mı? Cevap çok açık: Sevr'e imza atan Osmanlı! Payitahtı işgal altında olan bir Osmanlı! Kurucusu Osman Gazi'nin sandukası Yunan askeri tarafından tekmelenen Osmanlı! Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır. Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır."

"Neyden kurtulduğumuzu söyleyeyim: Haçlı çizmelerinden!"

Tarihin siyasi mülahazalarla değiştirilemeyeceğini ifade eden Baş, Türkiye Cumhuriyeti'nin hangi şartlarda kurulduğunu tek tek sıralayarak, "Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim" dedi ve ekledi:

"Sevr'den kurtulduk! İstanbul'daki İngiliz işgalinden kurtulduk. Gaziantep'teki Fransız zulmünden, Ege'deki Yunan zulmünden, Doğu'daki Ermeni zulmünden kurtulduk. Asırlık Türk yurdunun Haçlı çizmeleriyle çiğnenmesinden kurtulduk. Tekrarlayalım: Atatürk, yüce Türk milletiyle bir Millî Mücadele vermiştir ve bu mücadelenin adı Kurtuluş Savaşı'dır."

"İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak Atatürk sayesindedir"

Açıklamasında altı çizilmesi gereken bir kronoloji uyarısında bulunan Hüseyin Baş, Atatürk'ün imzasını taşımayan bir son zafer olmasaydı geçmişteki hiçbir zaferin yâd edilemeyeceğini belirtti. Baş, "Bugün İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak bunu Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarmasına borçluyuz. O yüzden tarihi tarihçilere bırakıp temelinde farklı hesaplar olan ucuz işlerle uğraşmamalıyız. Hele de bu konulara eğitimi asla karıştırmamalıyız!" diyerek Millî Eğitim Bakanlığı'nın ajandasını eleştirdi.

"Tarihimizi birbiriyle çarpıştırmayın"

Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti'nin birbirinin zıttı değil, aynı zincirin halkaları olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, açıklamasını şu sağduyu çağrısıyla tamamladı:

"Unutmayalım: Osmanlı da bizim, Türkiye de bizim, hatta daha önceki Selçuklu da bizim! Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir."

Bakanlığın tarih terminolojisine getirmek istediği değişikliklere karşı muhalefet kanadından tepkiler yükselmeye devam ederken, Hüseyin Baş'ın bu kapsamlı tarihi çıkışı sosyal medyada kısa sürede büyük etkileşim aldı.


Aziz İhsan Aktaş davasının 44. duruşması tamamlandı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 44. duruşması sona erdi

06.07.2026 17:34:00
Anadolu Ajansı
 
Aziz İhsan Aktaş davasının 44. duruşması tamamlandı
Aziz İhsan Aktaş davasının 44. duruşması tamamlandı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmalar alındı.

Tutuksuz sanıklardan Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, savcılığın mütalaasında 2 suç yönünden beraatinin, 1 suçtan ise cezalandırılmasının istendiğini söyledi.

İddia makamının "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlamasını kabul etmediğini savunan Ateşçi, "İhalede kanuna aykırı bir husus yoktur. Ben suç işlesem bunu kabul ederim ancak birinin hatası üzerine tutuklandım. Ben bir memurum, devletin personeliyim." diyerek beraat talebinde bulundu.

Duruşmada, sanık avukatlarının da mütalaaya karşı beyanları alındı.

Avukatlar, müvekkillerinin üzerlerine atılı suçlamaları reddederek, beraatlerine karar verilmesini istedi.

Duruşma, yarına ertelendi.

TEM Otoyolu'nda 10 kaçak göçmen yakalandı

Büyükçekmece TEM Otoyolu üzerinde polis ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda, yasa dışı yollarla yurda girdiği tespit edilen 5'i kadın 10 düzensiz göçmen yakalandı

06.07.2026 10:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
TEM Otoyolu'nda 10 kaçak göçmen yakalandı
TEM Otoyolu'nda 10 kaçak göçmen yakalandı
Büyükçekmece TEM Otoyolu üzerinde polis ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda, yasa dışı yollarla yurda girdiği tespit edilen 5'i kadın 10 düzensiz göçmen yakalandı. Göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen şüpheli sürücü tutuklandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığı suçunun önlenmesine yönelik önceki gün yürütülen çalışmalarda, bir grup kaçak kişiyi tespit etti.



Büyükçekmece ilçesi TEM Otoyolu Edirne istikametinde şüphe üzerine durdurulan hafif ticari tipi araçta yapılan kontrollerde, 5'i erkek, 5'i kadın olmak üzere toplam 10 düzensiz göçmen ile araç sürücüsü B.Y. (29) isimli şüpheli yakalandı.

Yakalanan düzensiz göçmenlerin, Avrupa ülkelerine gitmek üzere organizatör şahıslarla para karşılığında anlaştıkları ve söz konusu aracın kendilerini sınıra götürmek amacıyla gönderildiği anlaşıldı. Kaçak göçmen sevkiyatında kullanılan araca ve 2 adet cep telefonuna el konuldu.

Yakalanan şüpheli B.Y. 'göçmen kaçakçılığı' suçundan işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. 10 illegal sığınmacı ise sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne teslim edildi.

Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı

Japon Deprem Uzmanı Moriwaki: "Çanakkale Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi"

06.07.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye ve Çanakkale'nin deprem riskini değerlendirdi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu ve bunun için her zaman tedbirli olunması gerektiğini vurguladı. Kentsel dönüşümün büyük önemine değinen Yoshinori Moriwaki; binanın sağlamlığının, baktığı cephe ve metrekaresinden daha önemli olduğunu söyledi. Çanakkale'nin risk değerlendirmesini yapan Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var. Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi" dedi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var.

Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi. Hocalar yeni keşifleriyle fay hatlarının fazla olduğunu söylüyor. Evet böyle ama Japonya'da bakıldığında da mutlaka fay hattı sayıları artıyor. Bunlar yeni de olabiliyor önceki fay hatlarının bölünmüş kolları da olabilir. Bu hocaların bu konuları bulup haberleştirmesiyle deprem riski arttı mı diye sorarsanız hayır derim. Teknolojinin gelişmesiyle görebildiğimiz fay oranları arttı" diye konuştu.

Yoshinori Moriwaki, sözlerine şöyle devam etti: "Kentsel dönüşüm devlet ve belediye tarafından yapılmaya çalışılıyor. Ama Japonya'ya baktığımızda depremde zarar gören bir bina hemen mühürleniyor.

Japonya'da tek tarafın kararı ile mühürlenirken Türkiye'de 2 tarafın yüzde 50 yüzde elli imkanı var. Kentsel dönüşüm için sadece devlet ve belediye değil vatandaşlara da yardım yapmak lazım. Ben de Japonya'da eski bir evde yaşadım. Eskiden güney tarafa bakıyordu şimdi doğu tarafına bakıyor ya da metrekare küçülebiliyor. İleride büyük deprem geldiğinde sıkıntı var ama bina sağlam bunu herkesin kabul etmesi gerekiyor."

Balıkesir'de üç ayrı noktada yangın

Balıkesir'de üç ayrı noktada çıkan yangınlara itfaiye, orman ve ilçe belediyeleri koordineli bir şekilde müdahale ediyor

06.07.2026 00:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Balıkesir'de üç ayrı noktada yangın
Balıkesir'de üç ayrı noktada yangın
Balıkesir'de üç ayrı noktada çıkan yangınlara itfaiye, orman ve ilçe belediyeleri koordineli bir şekilde müdahale ediyor.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, aynı gün üç farklı noktada çıkan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen yangınlar üzerine hızlı bir şekilde olay yerine intikal etti. Türkiye'nin dördüncü büyük itfaiye teşkilatı olan Balıkesir İtfaiyesi, AFAD, Jandarma Komutanlığı, Emniyet Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü ve ilçe belediyeleriyle tam bir koordinasyon içinde Kepsut'ta orman yangınına, Altıeylül ve Karesi ilçelerinde de arazi yangınlarına müdahale ediyor.



Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi (AKOM) koordinesindeki çalışmalarda Kepsut'taki orman yangını ve Karesi ilçesindeki arazi yangınını kontrol altına alan ekipler, Altıeylül'deki arazi yangınını da kontrol altına almak için özverili bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.

Kepsut ilçesinde Sarıfakılar, Gedikler, Karaağaç mahallelerinde rüzgarın etkisiyle büyüyen orman yangınına Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait arazöz ve hava araçları, Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Toma'lar, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 8 itfaiye aracı, 2 su tankeri, 1 dozer, BASKİ'ye ait 1 su tankeri, Altıeylül Belediyesi'ne ait 1 su tankeri, 1 kepçe, Kepsut Belediyesi'ne bağlı 2 iş makinası ile müdahale ediliyor. Yangının etkilediği mahallelerdeki vatandaşların ihtiyaç halinde tahliyesi için Büyükşehir Belediyesi 2 otobüs gönderirken, yangın kontrol altına alındı.



Altıeylül ilçesinde Bereketli ve Taşköy mahallelerinde çıkan arazi yangını da rüzgarın etkisiyle büyüyerek yayıldı. Yangına Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait arazöz ve hava araçları, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 7 itfaiye aracı, 3 su tankeri, 2 iş makinası, BASKİ'ye ait 2 su tankeri, Altıeylül Belediyesi'ne ait 1 su tankeri, 1 iş makinası ile müdahale ediliyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından ihtiyaç durumunda vatandaşların tahliyesi için 4 otobüs gönderildi.

Karesi ilçesinde Ortaca ve Kavaklı mahallelerinde meydana gelen arazi yangınında alevler, rüzgarın etkisiyle ZSR Mühimmat Fabrikası'nun bulunduğu bölgeye doğru ilerledi. Yangına Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait arazöz ve hava araçları, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 9 itfaiye aracı, 2 su tankeri, 1 iş makinası, Karesi Belediyesi'ne ait 1 su tankeri, BASKİ'ye ait 3 su tankeri ve 1 iş makinesi ile müdahale edildi. Bölgedeki yangın kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.